Politika
10. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi: Hukuk Sistemine Getirilen Yenilikler

Açıklaması:
10. Yargı Paketi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek idari yargıda “ivedi yargılama” uygulamasından cezai yaptırımlara kadar pek çok yeniliği hayata geçirdi. Detaylar ve yürütme takvimi.
Giriş
-
Yargı Paketi, 3 Haziran 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Paket, idari yargıda “ivedi yargılama usulü”nü düzenleyen maddelerden aile ve çocuk suçlarına yönelik cezai yaptırımlara kadar geniş kapsamlı düzenlemeler içeriyor. Bu makalede, paketin içeriği, getirdiği temel değişiklikler ve yürürlüğe giriş takvimi ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
1. Paket’in Kapsamı ve Yürürlüğe Giriş Tarihleri
-
Yasalaşma Tarihi: TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildiği 3 Haziran 2025 tarihinde paket, Resmî Gazete’de yayımlanmasının akabinde yürürlüğe girecek.
-
Geçiş Süreçleri:
-
Sulh ceza mahkemelerinin kaldırılmasına ilişkin düzenleme yürürlüğe girdiğinde, 20 gün içinde sulh ceza hakimlikleri kurulacak ve mevcut dava dosyaları bir ay içinde yetkili asliye ceza mahkemelerine devredilecek.
-
Bölge idare mahkemelerinin yeniden yapılandırılmasına dair hükümler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde yeni mahal mahkemelerinin faaliyetlerine başlanmasını öngörüyor.
-
2. İdari Yargıda “İvedi Yargılama Usulü”
2.1. İvedi Yargılama Usulü’nün Kapsamı
-
Paket, idari yargıda ivedi yargılama usulü kavramını ilk kez tanımlıyor. Buna göre, aşağıdaki uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulü uygulanacak:
-
İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri,
-
Acele kamulaştırma işlemleri,
-
Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları,
-
Turizmi Teşvik Kanunu’na göre yapılan satış/tahsis/ kiralama işlemleri,
-
Çevre Kanunu uyarınca verilen idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi kararı,
-
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun çerçevesindeki Bakanlar Kurulu kararlarına ilişkin uyuşmazlıklar.
2.2. İvedi Yargılamanın İşleyişi
-
Bu usulde, dava açma süresi 30 gün olarak belirleniyor.
-
Dava dilekçesi ve ekleri tebliğe çıkarılacak, ilk inceleme kararı 7 gün içinde verilecek.
-
Savunma süresi, dilekçenin tebliğinden itibaren 15 gün, bir defaya mahsus en fazla 15 gün uzatma hakkı tanınacak.
-
Yürütmenin durdurulması taleplerine ilişkin verilen kararlara itiraz yolu kapalı olacak.
-
Dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunlu tutuluyor.
2.3. İstinaf ve Temyiz Hakkındaki Düzenlemeler
-
İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına, farklı kanunlarda aksi belirtilmiş olsa bile, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilecek.
-
Ancak; konusu 5.000 TL’yi aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları kesin sayıldığı için istinaf edilemeyecek.
3. Yargı Mekanizmalarında Yapısal Düzenlemeler
3.1. Bölge İdare Mahkemelerinin Kurulması
-
Yasayla, mevcut bölge idare mahkemeleri yeni kurulan mahkemelere üye ve dosya devirleri gözetilerek kademeli biçimde taşınacak.
-
Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde tüm yeni bölge idare mahkemeleri göreve başlayacak.
3.2. Sulh Ceza Mahkemeleri ve Hakimliklerine İlişkin Değişiklikler
-
Paketle sulh ceza mahkemeleri kaldırılıyor; 20 gün içinde sulh ceza hakimlikleri kurulacak.
-
Sulh ceza mahkemelerindeki dosyalar bir ay içinde yetkili asliye ceza mahkemelerine aktarılacak.
-
Sulh ceza hakimlikleri faaliyete geçene kadar, söz konusu mahkemelerin alanına giren tüm kararları kaldırılan sulh ceza mahkemelerinin yerine yetkili hâkimlikler verecek.
3.3. Yargıtay ve Hâkim Atamalarına Dair Düzenlemeler
-
Paket, Yargıtay’ın yapısını doğrudan değiştirmese de, bölge idare mahkemelerindeki yeni işbölümüne yönelik uygulamaların Yargıtay iş yükünü dolaylı olarak etkilemesi bekleniyor.
-
Ayrıca, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun yeni hâkim dağılımına dair tasarıları 30 gün içinde hazırlayıp Yargıtay Büyük Genel Kurulu’na sunması öngörülüyor
3.4. Adalet Bakanlığı Personeline Eğitim Merkezi Kurulması
-
Paketle birlikte Personel Eğitim Merkezleri kurulacak; bu merkezlerde Adalet Bakanlığı personeline adaylık, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimler ücretsiz olarak verilecek.
-
Adli ve idari yargıdaki hâkim ve savcılara yönelik meslek içi eğitim faaliyetleri de burada yürütülecek.
4. Ceza Hukukunda Getirilen Yenilikler
4.1. Cinsel İstismar, Ensest ve Cinsel Taciz Suçları
-
Cinsel istismarın; çocuklara karşı cebir veya tehdit, silah kullanma suretiyle işlenmesi hâlinde, cezalar yarı oranında artırılacak.
-
Cinsel istismar amacıyla başvurulan cebir ve şiddetin ağır neticelere (mağdurun bitkisel hayata girme veya ölüm) sebebiyet vermesi durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülüyor.
-
Ensest suçlarında, 15 yaşını geçmiş çocukla rıza olsa dahi cinsel ilişkide bulunan kişiye şikayet hâlinde 2–5 yıl hapis; mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde bakım yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet aranmaksızın 10–15 yıl hapis cezası verilece
-
Cinsel taciz suçu: Mağdurun şikayeti üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası; çocuklara karşı işlenmesi hâlinde bu ceza 6 aydan 3 yıla kadar yükseltiliyor.
-
Suçun; kamu görevinin, eğitim/koruma ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak, aynı işyerinde çalışmanın kolaylığından faydalanarak, elektronik haberleşme araçlarıyla veya teşhir suretiyle işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılacak.
-
Bu suçlar nedeniyle mağdur işi bırakmak, okul veya aileden ayrılmak zorunda kalmışsa, verilecek ceza bir yıldan az olamayacak
4.2. Hırsızlık Suçlarında Cezai Artışlar
-
Nitelikli hırsızlık suçunun alt sınırı 3 yıldan 5 yıla, üst sınırı 7 yıldan 10 yıla çıkarıldı.
-
Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından, doğal afet veya toplumsal kargaşa ortamından yararlanarak, bilişim sistemlerini kullanarak veya resmi sıfat takınarak işlenen hırsızlıklar nitelikli hırsızlık kapsamına giriyor.
-
Hırsızlık sonucu kamu hizmetlerinin (haberleşme, enerji, demiryolu, havayolu) aksaması hâlinde, cezalar “yarı oranından iki katına kadar” artırılabilecek.
-
Gece vakti işlenen hırsızlıkta ceza üçte bir oranında artırılıyor.
4.3. Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları
-
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal eden/ithal eden/ihraç eden kişiye verilen “10 yıldan az olmamak üzere hapis” cezası, “20–30 yıl” aralığına çıkarıldı.
-
Uyuşturucu madde satan/verme fiilini çocuklara karşı işleyenlere verilecek alt sınır ceza 15 yıldan az olamaz kuralı getirildi.
-
Ülke içinde satan/verme/taşıma/depolama suçlarında alt sınır 10 yıl olarak korunurken, çocuklara yönelik fiillerde 15 yıl olarak belirlendi.
-
Bu suçların 3 veya daha fazla kişiyle işlenmesi durumunda ceza yarı oranda, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde ceza bir kat artırılacak.
-
Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma veya özendirme suçu için mevcut “2–5 yıl hapis” cezası, “5–10 yıl” aralığına yükseltildi. Kullanmak için satın alan veya bulunduranlar 2–5 yıl hapis alacak.
-
Soruşturma aşamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ertelendi.
-
“Koşullu salıverilme” süreleri, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasının önemli bölümlerini cezaevinde geçirenler için yeniden düzenlendi; çocuklara yönelik cinsel saldırı suçları da bu kapsamda değerlendirilecek. akparti.org.tr
5. Elektronik Tebligat ve İdari Para Cezaları
-
“Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi” ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi” kanunlarına göre yapılacak tebligatlar elektronik ortamda yapılabilecek; elektronik tebligata elektronik ortamda cevap verme imkânı getirildi.
-
Elektronik tebligat yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi/kurumlara her tespit için 10.000 TL idari para cezası uygulanacak; bir yıl içindeki toplam ceza 250.000 TL’yi aşamayacak.
-
Banka ve finans kuruluşlarının, müşterilerinin kimlik tespitini yapmama veya şüpheli durumu bildirmeme yükümlülüğünü ihlal etmesi hâlinde, her bir yükümlülük için iki kat idari para cezası uygulanacak. Bu cezalar 2.000.000 TL’yi, diğer yükümlüler için 500.000 TL’yi aşamayacak.
-
Beş yıl geçtikten sonra idari para cezası uygulanamayacak.
6. Uygulama Takvimi ve Beklenen Sonuçlar
-
Yürürlüğe Giriş:
-
3 Haziran 2025 (Resmî Gazete’de yayımlanma sonrası)
-
Sulh ceza mahkemeleri kalkış 20 gün, dosya devirleri bir ay içinde tamamlanacak.
-
Bölge idare mahkemeleri üç ay içinde yeniden yapılandırılacak.
-
-
Eğitim ve Altyapı Hazırlıkları:
-
Personel Eğitim Merkezleri’nin kurulumu için Adalet Bakanlığı’nın üç aylık hazırlık süreci bulunacak.
-
İdari yargıda ivedi yargılama altyapısı, hâkim ve yazı işleri personeline yönelik eğitimle desteklenecek.
-
-
Ceza Hukuku Düzenlemeleri:
-
Cinsel suçlar ve uyuşturucu maddelere ilişkin cezai artışlar, paket yürürlüğe girdiği anda geçerli olacak.
-
Nitelikli hırsızlık ve cinsel taciz suçlarına dair düzenlemeler, ilgili hâkimlik ve savcılıklara kılavuz yürürlüğe girdiğinde derhal uygulanacak.
-
Beklenen Etkiler:
-
İdari yargıda hızlı çözüm mekanizmaları sayesinde, devlet-vatandaş uyuşmazlıklarında karar süreci kısalacak.
-
Yeni cezai yaptırımlar, özellikle çocuklara yönelik suçlar ve organize hırsızlık/uyuşturucu trafiği alanında caydırıcılığı artıracak.
-
Elektronik tebligat uygulamaları ile yargı süreçlerinde gecikmeler azalacak, adımların takibi şeffaflaşacak.
Sonuç
-
Yargı Paketi, idari yargıda “ivedi yargılama usulü”nü hayata geçirerek hızlı ve etkin adalet ilkelerini güçlendiriyor. Aynı zamanda cinsel suçlardan uyuşturucuya, hırsızlıktan elektronik tebligat sistemine kadar geniş yelpazede cezai ve yapısal düzenlemeler getiriyor. Paket, uzun vadede hem yargı süreçlerinin hızlanmasını hem de toplum güvenliğinin artmasını hedefliyor. Yürürlüğe giriş takvimi ile birlikte Adalet Bakanlığı’nın koordinasyonunda yapılacak eğitim ve altyapı hazırlıkları, bu değişikliklerin sahada etkin biçimde uygulanmasını sağlayacaktır.
Politika
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Haber Detayları
-
Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.
-
Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı
Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.
Kısa Özgeçmiş
(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.
Politika
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.
Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Beyaz Saray ve uluslararası tepki
-
Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.
-
Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.
Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)
Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.
-
Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.
-
Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.
-
Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.
Politika
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.
İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.
Tarafların pozisyonları
-
Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.
-
Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.
Neden “15 gün” vurgusu önemli?
İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.
-
Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.
-
Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Gündem2 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
