Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

İspanya, 287,5 Milyon Euro’luk 1.680 Misilsavar Füzesi Alımını İptal Etti

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması:
İspanya Savunma Bakanlığı, İsrail lisanslı 1.680 Spike LR2 misilsavar füzesi ve 168 ateşleme sistemi alımını 287,5 milyon euro bedelle iptal etti. Karar, ülkenin askeri teknolojide bağımlılığını azaltma stratejisinin ve İsrail’le silah iş birliğini sonlandırma politikasının bir parçası olarak alındı.

Giriş

3 Haziran 2025 tarihinde İspanya Savunma Bakanlığı, İsrail lisanslı 1.680 adet Spike LR2 misilsavar füzesi ve 168 adet ateşleme ünitesi satın alma sözleşmesini iptal etti. Toplam bedeli 287,5 milyon euro olan bu alım, Madrid merkezli Pap Tecnos tesislerinde üretilecekti. Alımın iptali, hükümetin İsrail’le askeri teknolojideki bağımlılığı “kademeli olarak” azaltma kararı kapsamında atılan en somut adım olarak öne çıktı .


İptal Kararının Arka Planı

1. Teknolojik Bağımlılığı Azaltma Stratejisi

İspanya yönetimi, Ekim 2023’teki Hamas saldırıları ve devam eden Gazze çatışmaları sonrası İsrail’e silah satışlarını durdurduğunu açıklamıştı. Buna paralel olarak, İsrail menşeili askeri teknoloji ürünlerine olan bağımlılığı da azaltma kararı aldı. Özellikle Rafael Advanced Defense Systems’a bağlı Pap Tecnos aracılığıyla yürüyecek projelerde Eski Kıta’nın “yerli alternatifler geliştirme” hedefi ön plana çıktı .

2. Sözleşmenin Detayları

  • Ürün: 1.680 adet Spike LR2 misilsavar füzesi

  • Ateşleme Sistemleri: 168 adet lisanslı ateşleme platformu

  • Üretici: Rafael Advanced Defense Systems’ın İspanya’da faaliyet gösteren iştiraki Pap Tecnos

  • Bedel: 287,5 milyon euro

  • Amaç: İspanya ordusunun zırhlı muharebe araçlarına yeni nesil tanksavar kabiliyetleri kazandırmak

  • Onay Tarihi: 2023 yılı sonlarında, Ekim ayı başında resmi imzalar atıldı

Bu sözleşme, dönemin hükümet yetkilileri tarafından “ülkenin savunma kabiliyetini güçlendirecek stratejik bir adım” olarak tanımlanmıştı . Ancak siyaset, hukuk ve kamuoyundaki baskılar, projenin iptaline kadar giden süreci tetikledi.


İptal Gerekçeleri ve Politik Dinamikler

1. Hukuki ve Siyasi Baskı

Ekim 2023 sonrasında İspanya Parlamentosu’nda Sumar ve Birleşik Sol gibi sol eğilimli partiler, İsrail’le silah ticaretine kesin bir ambargo uygulanmasını talep etti. İptal kararının resmi gerekçesi olarak;

  • Uluslararası Hukuk İhlalleri: İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonların “insan hakları ihlalleri” olarak nitelendirilmesi

  • İç Politika Baskısı: Koalisyon ortakları arasında ortaya çıkan “siyasi güven bunalımı” ve erken seçim tehdidi

  • Teknolojik Bağımsızlık: Yerli savunma sanayiinin güçlendirilmesi yönündeki uzun vadeli strateji

Gerekçeler arasında ayrıca, sözleşmenin “İspanya’nın ulusal çıkarlarıyla örtüşmediği” ve “haksız rekabet” oluşturduğu iddiaları da öne çıktı .

2. SILAM Projesine Etkisi

İptal edilen Spike LR2 sözleşmesinin yanı sıra, SILAM (High Mobility Artillery Rocket System) olarak adlandırılan çok namlulu roketatar sisteminde de İsrail teknolojisinin kullanımı durduruldu. Hükümet, SILAM’ın tamamen “yerli tasarım ve üretime” dayalı bir modele evrilmesi için çalışmalar başlattı. Bu değişiklikler,

  • Proje Gecikmeleri: SILAM’ın test ve entegrasyon süreçlerinde 6–12 aylık ek süre gerektirecek

  • Ek Maliyetler: İzole bileşen tedariki ve mühendislik revizyonları nedeniyle yaklaşık %10–15 oranında maliyet artışı beklentisi

Oluşabilecek gecikme ve ek bütçe ihtiyacının gölgesinde, bakanlık “geçici sıkıntıların uzun vadede stratejik bağımsızlığı pekiştireceğini” savunuyor .


Mevcut ve Devam Eden Sözleşmeler

İptal edilen 1.680 füzeli alımın aksine, İspanya hükümeti şu anda bazı İsrail menşeili savunma projelerini sürdürüyor:

  • 46 Lazer Hedef Gösterici: 207,1 milyon euro bedelle alım süreci tamamlandı. Bu sözleşme, 2024 yılı başında imzalandı ve ödemeler “kısmen ön ödemeli” yapıldı. Resmi açıklamaya göre, bu cihazlar “yerli versiyon alternatifleri” henüz geliştirilmediği için devam edecek

  • Komuta Kontrol ve Taktik Radyo Sistemi: Yaklaşık 150 milyon euroluk proje için ihale hazırlık aşamasında. Ancak yeni teknolojik ayıklama politikaları nedeniyle geleceği belirsiz.

Bunlara ek olarak, İspanya’nın elinde halihazırda “İsrail menşeili ancak İspanya’da yerel entegrasyona tabi” birkaç savunma teknolojisi bulunuyor. İptal edilen sözleşmedeki füzeler, bu gruba dahildi; dolayısıyla projeler tamamlanamamış durumda .


Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar

1. İspanya’nın AB ve NATO İlişkileri

İptal kararı, Avrupa Birliği ve NATO nezdinde “uluslararası etik değerler” vurgusunu güçlendiren bir hamle olarak yorumlandı.

  • AB Ortak Savunma Politikası: Fransa ve Almanya gibi ülkeler, İspanya’nın bu tutumunu “doğru bir siyasi refleks” olarak karşıladı.

  • NATO İçi Denge: İspanya, ittifak içinde “İsrail’in bölgesel politikalarına mesafeli” bir tavır alarak, savunma sanayinde alternatif tedarikçi arayışını hızlandırdı.

AB’nin savunma fonları, yerli üreticileri destekleyecek şekilde revize edilirken, İspanya da bu hibe ve kredilerden daha fazla pay almayı hedefliyor .

2. İsrail-Türkiye ve Ortadoğu’ya Etkisi

İspanya’nın kararı, Ortadoğu’daki dengeleri doğrudan etkilemese de şöyle karşılık buldu:

  • İsrail’in Tepkisi: Rafael ve İsrail Savunma Bakanlığı, iptal kararından önceden haberdar edilmediklerini belirterek diplomatik protestoya hazırlandıklarını açıkladı.

  • Türkiye’nin Yakın İzlemi: Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İspanya’nın “uluslararası hukuka bağlı savunma stratejisini” memnuniyetle karşıladığını belirtse de “siyasi duruşun bölgedeki krizlerin çözümüne olumlu yansımalarını” da takip edeceklerini açıkladı .


İptalin Ekonomik ve Endüstriyel Boyutu

1. Pap Tecnos ve Yerli Sanayi

Pap Tecnos, Rafael’in İspanya’da kurduğu tesis olup, İspanya Savunma Bakanlığı projelerinin merkezi konumundaydı. İptal sonrasında:

  • İstihdam: Yaklaşık 250–300 mühendis ve teknisyenin iş güvencesi belirsizliğe girdi.

  • Yerli Alternatifin Geliştirilmesi: İspanya’da üretim yapan SENER ve Indra gibi şirketler, “Spike LR2’ye muadil sistem” geliştirme teklifleri sundu. Yaklaşık 18 ay içinde prototipin hazır olması bekleniyor.

  • Tedarik Zinciri: Bileşen tedariklerinde kullanılan optik ve elektro-optik parçalar, Fransa, İtalya ve Kanada merkezli tedarikçilerden karşılanacak. Bu da maliyetleri %12–18 oranında artıracak.

Uzmanlar, “Geçici zorlukların uzun vadede İspanya’nın savunma ihracat potansiyelini artıracağı” görüşünde .

2. Bütçe ve Mali Yaptırım

İptal edilen sözleşme bedeli 287,5 milyon euro olmasına rağmen,

  • Erken Fesih Bedeli: Rafael’e “ceza ödemesi” yapılması ihtimali, yaklaşık 15–20 milyon euro arasında gösteriliyor.

  • Alternatif Proje Finansmanı: Yeni tasarım ve prototip aşamaları için ek olarak 60–75 milyon euroluk kaynak aktarımı planlanıyor.

  • Toplam Mali Maliyet: 2025–2027 bütçe döneminde savunma harcamalarında yaklaşık %4 oranında artış projeksiyonu yapılıyor.

Bu finansal parametreler, Savunma Bakanlığı’nın gelecek dönemde “stratejik tasarruf” politikalarını sıkılaştıracağı anlamına geliyor .


Kamuoyu ve Sivil Toplumun Tepkisi

İptal kararı, İspanya’da hem destek hem de eleştiri aldı:

  • Destekleyenler: Barış savunucuları, insan hakları örgütleri ve sol partiler, “İnsani normların gözetilmesi” ve “barış diplomasisinin” gerekliliği vurgusuyla kararı olumlu buldu.

  • Eleştirenler: Muhalefetteki sağ ve aşırı sağ partiler, “İspanya’nın savunma kabiliyetini zayıflatma riskine” dikkat çekti. Ayrıca, “yerli sanayinin gecikmeye tahammülü yok” argümanı öne çıkarıldı.

  • Sivil Toplum: CENTRE DELÀS gibi barış araştırma kuruluşları, İspanya’nın 2023’te İsrail’den 861 milyon euro değerinde silah satın aldığı raporunu hatırlatarak “tutarlılık” çağrısı yaptı .


Sonuç ve Değerlendirme

İspanya’nın 1.680 adet misilsavar füzesi alımını iptal etme kararı, ülkenin iç politikadaki hassas dengelerini, savunma sanayi stratejisini ve uluslararası hukuka bağlı duruşunu açıkça ortaya koydu.

  • Stratejik Özgürlük: Yerli savunma sanayiine yatırım yapma ve bağımsız bir teknoloji ekosistemi kurma hedefi güçlendi.

  • Siyasi Mesaj: AB ve NATO nezdinde “etik değerlere bağlılık” sinyali verilirken, İsrail’le silah iş birliğinde kesinti resmileşti.

  • Ekonomik Maliyet: Kısa vadede ilave bütçe baskısı ve proje gecikmeleri olsa da, uzun vadede “yayılmacı askeri teknolojilere bağımlılıktan kurtulma” yolunda önemli adım atıldı.

Önümüzdeki dönemde, SILAM ve lazer hedef gösterici projelerinin seyri, yeni yerli füze sistemlerinin geliştirme hızı ve bütçe performansı, İspanya’nın savunma sanayiindeki rasyonalizasyonu açısından kritik önem taşımaktadır.

Politika

SON DAKİKA: RESMİ GAZETE’DE KAPSAMLI ATAMA KARARLARI! EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ, 4 İLE YENİ VALİ ATANDI

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: RESMİ GAZETE’DE KAPSAMLI ATAMA KARARLARI! EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ, 4 İLE YENİ VALİ ATANDI

· Yayın Tarihi: 30 Nisan 2026
· Saat: 05:15


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kritik kararname ile İçişleri Bakanlığı’nın üst düzey kadrolarında deprem etkisi yaratan değişiklikler yaşandı. Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alınarak merkeze çekilirken, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan getirildi. Kararnameyle Ankara, Aydın, Adıyaman ve Nevşehir’in valileri değişti; 7 ilin emniyet müdürü için yeni görevlendirmeler yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan ve 30 Nisan 2026 tarihli 33239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/123 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gece yarısı yayımlanan kararname, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki en kritik görevlerde köklü bir değişimin sinyalini verdi.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BAYRAK DEĞİŞİMİ: ALİ FİDAN DÖNEMİ

Türkiye’nin emniyet teşkilatının başına sürpriz bir isim getirildi. Mevcut Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, İçişleri Bakanlığı emrine alınarak pasif bir göreve çekildi. Demirtaş’ın yerine ise 23 Mayıs 2023’ten bu yana Nevşehir Valiliği görevini yürüten deneyimli mülki idare amiri Ali Fidan atandı.

Peki, yeni Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan kimdir? 1970 Bolu/Gerede doğumlu olan Fidan, 1992’de İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Kariyerinde dikkat çeken en önemli detay ise daha önce Milli Savunma Bakanlığı’nın ilk sivil müsteşarı olarak görev almış olması. Uzun yıllar İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında çeşitli kademelerde bulunan Fidan, Düzce Valiliği’nin ardından Nevşehir Valiliği görevini sürdürüyordu.

DOMİNO ETKİSİYLE 4 İLİN VALİSİ DEĞİŞTİ

Kararname, valiliklerde tam bir domino etkisi yarattı. Görev yeri değişen valiler ve yeni görev yerleri şöyle:

MEVCUT GÖREVİ                                      ADI SOYADI                                YENİ GÖREVİ
Emniyet Genel Müdürü                         Mahmut Demirtaş.                    İçişleri Bakanlığı Emri
Nevşehir Valisi                                        Ali Fidan                                     Emniyet Genel Müdürü
Aydın Valisi                                             Yakup Canbolat                          Ankara Valisi
Adıyaman Valisi                                     Osman Varol                               Aydın Valisi
İstanbul Güngören Kaymakamı        Abdullah Küçük                          Adıyaman Valisi
Göç İdaresi Başkanı                             Hüseyin Kök                                 Nevşehir Valisi

Ankara’nın Yeni Valisi Yakup Canbolat: Kamuoyunun yakından takip ettiği Ankara Valiliği’ne, Aydın Valisi Yakup Canbolat atandı. Daha önce Hakkari ve Konya valilikleri de yapan Canbolat, başkentin yeni mülki idare amiri oldu. Canbolat’ın boşalttığı Aydın Valiliği koltuğuna ise Adıyaman Valisi Osman Varol oturdu.

Yeni Atanan İsimler Dikkat Çekti: Osman Varol’un yerine Adıyaman’a, İstanbul’un Güngören ilçesinde kaymakamlık yapan Abdullah Küçük getirilerek önemli bir terfi aldı. Ali Fidan’ın Emniyet Genel Müdürü olmasıyla boşalan Nevşehir Valiliği’ne ise bürokrasinin güçlü isimlerinden Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök atandı.

7 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ İLE İLGİLİ KRİTİK KARARLAR

Atama kararları sadece valiliklerle sınırlı kalmadı. Emniyet teşkilatında da kapsamlı bir revizyon yapıldı. Ankara, Mersin ve Siirt İl Emniyet Müdürleri doğrudan Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınarak pasif görevlere çekildi. İşte illere göre yeni emniyet müdürleri:

· Ankara İl Emniyet Müdürü: Maksut Yüksek (Eski Konya Emniyet Müdürü)
· Konya İl Emniyet Müdürü: Necmettin Koç (Eski Yozgat Emniyet Müdürü)
· Mersin İl Emniyet Müdürü: Fahri Aktaş (Eski Manisa Emniyet Müdürü)
· Manisa İl Emniyet Müdürü: Adnan Karayel (Eski Elazığ Emniyet Müdürü)
· Elazığ İl Emniyet Müdürü: Aydın Karan (Polis Başmüfettişi)
· Yozgat İl Emniyet Müdürü: Tuncay Pekin (Polis Başmüfettişi)
· Siirt İl Emniyet Müdürü: Mehmet Özdemir (Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü)

BAKANLIK MERKEZ TEŞKİLATI VE MGK’DA DA DEĞİŞİM

Kararname bunların yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın kritik birimlerinde de değişiklik öngördü. Personel Genel Müdürlüğü’ne Mehmet Gökhan Zengin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne ise Mehmet Levent Kepçeli getirildi. İki isim de yardımcılıktan terfi ederek bu görevlere atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde boş bulunan iki genel sekreter yardımcılığı pozisyonuna Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.

2026/123 SAYILI KARARIN PERDE ARKASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla 29 Nisan 2026’da alınan ve 30 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan bu kararlar, devlet kademelerinde “rutin revizyon” olarak nitelense de, üst düzey bürokrasideki hareketlilik dikkat çekici boyutta. Özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü gibi stratejik bir kuruma, MSB kökenli ve mülki idare tecrübesi ağır basan bir ismin atanması, güvenlik politikalarında yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Yetkililer, yeni göreve gelen tüm bürokratlara başarılar dilerken, devir-teslim törenlerinin bugün itibarıyla başlaması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti

Yayımlandı

üzerinde

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti

· Haber Tarihi: 23 Mart 2025
· Saat: 12:30

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Silivri’de bir araya geldi. Saat 09.00’da başlayan görüşme 3 saat sürdü; Özel, açıklama yapmadan saat 12.00’de cezaevinden ayrıldı.

Türkiye siyaseti tarihi bir dönemeçten geçerken, gözler Silivri’ye çevrildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek üzere Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi. Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) aktardığı bilgilere göre, kritik ziyaretin perde arkası merak konusu oldu.

SABAH 09.00’DA BAŞLADI, 3 SAAT SÜRDÜ

Fatihdoğanmedya Haber Merkezi’nin  CHP lideri Özgür Özel’in konvoyu, sabah saat tam 09.00 sıralarında Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na giriş yaptı. Genel Başkan Özel’in, beraberindeki parti kurmaylarıyla birlikte yoğun güvenlik önlemleri altında cezaevi kampüsüne alındığı öğrenildi.

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasındaki görüşme tam 3 saat sürdü. Kritik zirvenin ardından CHP lideri, saat 12.00 sıralarında cezaevinden ayrıldı.

BASINA KAPALI, AÇIKLAMAYA KAPALI

Ziyaret sonrası cezaevi çıkışında gazetecilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Özgür Özel, herhangi bir açıklama yapmadı. Basın mensuplarının “Görüşme nasıl geçti?”, “Kamuoyuna bir mesajınız olacak mı?” ve “Partinin yol haritası netleşti mi?” şeklindeki sorularını yanıtsız bırakan Özel, yüzünde ciddi bir ifadeyle aracına binerek Silivri’den ayrıldı.

Açıklama yapılmaması, siyasi kulislerde “Erken seçim stratejisi”, “İmamoğlu’nun adaylık durumu” ve “Parti içi yeni dönem planlaması” sorularını gündeme getirdi. Siyasi analistler, 3 saatlik uzun görüşmenin yalnızca bir moral ziyareti olmadığını, CHP’nin önümüzdeki günlerde atacağı kritik adımlara dair kapsamlı bir yol haritasının ele alındığını değerlendirdi.

GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA SONRASI İLK YÜZ YÜZE TEMAS

Bu ziyaret, Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasının ardından iki lider arasındaki ilk yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçti. CHP’deki “Değişim” hareketinin iki önemli aktörü olan Özel ve İmamoğlu’nun bu buluşması, özellikle erken seçim tartışmalarının yoğunlaştığı ve siyasi gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle büyük önem taşıyor.

Parti içinde dayanışma mesajı olarak yorumlanan ziyaretin, sessizlikle sonuçlanması ise stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. CHP cephesinin, önümüzdeki saatlerde veya günlerde bu görüşmeye ilişkin daha geniş bir kamuoyu açıklaması yapması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”

Yayımlandı

üzerinde

CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”

Tarih: 21 Nisan 2026, Pazartesi | Saat: 18:30

ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında iktidara yönelik dozunu artırdığı bir meydan okumada bulundu. Uzun süredir “ara seçim” çağrılarını yineleyen Özel, bu kez resti daha da büyüterek, “Ara seçimin tarihini ilan edin, 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına sandık koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir” ifadelerini kullandı. Özel’in bu çıkışı, siyasi kulislerde “erken seçim için düğmeye basıldığı” yorumlarına yol açarken, iktidar kanadından ise “seçim gündemimizde yok” yanıtı geldi.

“Çakallık Yapmayın, Seçimden Kaçmayın”

TBMM’deki grup toplantısında kürsüye gelen Özgür Özel, sözlerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarını hatırlatarak başladı. Ardından asıl gündemi olan ara seçim konusuna geçen CHP lideri, iktidar kanadının seçimden kaçtığını savundu. Mevcut Anayasa’ya göre Meclis’te 30 sandalyenin boşalması halinde ara seçimin zorunlu hale geldiğini belirten Özel, iktidarın çeşitli “çakallıklarla” bu süreci engellemeye çalıştığını iddia etti.

Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan seslendiği konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Ara seçimin tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı tüm istifaları kabul edeceğinizi, orada çeşitli çakallıklarla ve birtakım numaralarla ara seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin; 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına ara seçim sandığı koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir. Hodri meydan. Buradan büyük bir özgüvenle söylüyoruz. Ara seçime de varız, genişletilmiş ara seçime de varız. Erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız biz.”

CHP liderinin bu sözleri, partisinin sadece zorunlu sayı olan 30’a razı olmadığını, seçimin coğrafi temsiliyetini genişletmek adına 50’nin üzerinde milletvekilini gözden çıkarabileceğini gösteren en güçlü sinyal olarak yorumlandı.

Yasal Çerçeve ve Siyasi Denklem

Peki ara seçim hangi şartlarda yapılabiliyor? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 78. maddesine göre, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmiş olması ve genel seçimlere bir yıldan fazla süre bulunması gerekiyor. Mevcut takvim bu şartları karşılarken, en kritik eşik TBMM’de 30 milletvekilliğinin boşalması. Şu anda Meclis’te 8 sandalye boş durumda. Yani 22 milletvekilinin daha istifa etmesi durumunda ara seçim zorunlu hale geliyor.

CHP’de daha önce 22 milletvekilinin istifa ettirileceği konuşulurken, Özel’in bugünkü çıkışıyla bu sayıyı 50-55 bandına çıkarması, partinin seçim konusunda “her şeyi göze aldığı” şeklinde yorumlandı.

Özel, grup toplantısının ardından ara seçim gündemiyle yarın (22 Nisan) saat 14.30’da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir görüşme gerçekleştireceğini de duyurdu. Ancak Kurtulmuş daha önce yaptığı açıklamada, ara seçim kararının Meclis Başkanlığı’nın değil, TBMM Genel Kurulu’nun yetkisinde olduğunu vurgulamıştı.

İktidar Cephesinden Yanıtlar: “Gündemimizde Yok”

Özgür Özel’in meydan okumasına iktidar cephesinden yanıt gecikmedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Özel’in ara seçim söylemini “takıntılı” olarak nitelendirirken, “Türkiye’nin ara seçim diye bir gündemi söz konusu değil” açıklamasında bulundu. Yazıcı ayrıca Özel’in, Erdoğan’ın 2003’te ara seçimle Meclis’e geldiği iddiasının “zırva” olduğunu, bu seçimin ara seçim değil, yenileme seçimi olduğunu savundu.

MHP lideri Devlet Bahçeli ise aynı gün kendi grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Vakitsiz seçim çağrısı basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır” diyerek ara seçim iddialarına kapıyı kapatmıştı. Özel, Bahçeli’nin bu sözlerine yanıt olarak ise, “Sayın Bahçeli ittifakın bileşendir, AK Parti-MHP oyunun eski AK Parti oyunu vermediğini bilmektedir. Yapılacak seçimin kayıp olduğunu görmektedir” ifadelerini kullandı.

Grup Toplantısının Diğer Gündem Başlıkları

Özel’in konuşması yalnızca ara seçimle sınırlı kalmadı. CHP lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamalarını “hadsiz” olarak nitelendirdi. Barrack’ın Ortadoğu’da “işe yarayan tek modelin monarşi olduğu” yönündeki sözlerini eleştiren Özel, “Bu topraklarda güçlü lider monarşisi gerektiği söylenirken sessiz kalanlara sesleniyorum; aslında saflar netleşiyor” diye konuştu.

Ayrıca madencilere destek veren ve iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, okullarda yaşanan şiddet olaylarını da “sosyal çöküşün göstergesi” olarak yorumladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar