Sağlık
Bangladeş’te Kızamık Felaketi: 500’den Fazla Çocuk Hayatını Kaybetti, Salgın Kontrolden Çıkıyor
Bangladeş’te Kızamık Felaketi: 500’den Fazla Çocuk Hayatını Kaybetti, Salgın Kontrolden Çıkıyor
Tarih: 23 Mayıs 2026, Cumartesi
Saat: 23:10

Güney Asya ülkesi Bangladeş, son yılların en ölümcül kızamık salgınıyla sarsılıyor. Mart ayı ortasından bu yana 512 çocuk yaşamını yitirirken, başkent Dakka’daki hastaneler yoğun bakım yetersizliğiyle mücadele ediyor. UNICEF ve hükümetin başlattığı dev aşılama kampanyasına rağmen ölümler durmuyor.
Bangladeş Sağlık Bakanlığı’nın 23 Mayıs 2026 Cumartesi günü açıkladığı verilere göre, yalnızca son 24 saatte 13 çocuk daha kızamık nedeniyle hayatını kaybetti. 15 Mart’tan bu yana tutulan kayıtlara göre toplam can kaybı 512’ye yükseldi. Salgının merkez üssü konumundaki başkent Dakka’da hastaneler, özel kızamık servisleri oluşturmasına rağmen yetersiz yoğun bakım kapasitesi nedeniyle zor anlar yaşıyor.
“Çocuklar Hastaneye Geldiğinde Zaten Kritik Durumdaydı”
Dakka’daki Shaheed Suhrawardy Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan çocuk doktoru Ainul Islam Khan, AFP’ye yaptığı açıklamada, gelen çocukların büyük bölümünün solunum sıkıntısı, göz, boğaz ve akciğer enfeksiyonlarıyla başvurduğunu belirtti. Khan, “Kızamık son derece bulaşıcı olsa da, komplikasyonsuz ve sağlıklı bir bebek asgari ilaçla hayatta kalabilir. Ancak buradaki çocukların çoğu zaten kritik halde geldi” ifadelerini kullandı.
Salgının Anatomisi: 6 Ay-5 Yaş Arası Risk Altında
Yetkililer, vakaların büyük çoğunluğunun 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü bildiriyor. Kızamığın özel bir tedavisi bulunmazken, hastalık özellikle yetersiz beslenen veya aşılanmamış çocuklarda zatürre, beyin iltihabı gibi ağır komplikasyonlara ve ölüme yol açabiliyor. Ülke genelinde 15 Mart’tan bu yana 60 bine yakın şüpheli vaka kaydedilirken, laboratuvar onaylı enfeksiyon sayısı 8 bin 329’a ulaştı.
2024’teki Kaos Aşılamayı Vurdu
UNICEF Bangladeş Temsilcisi Rana Flowers, aşılama kampanyasının şu ana kadar 18 milyon çocuğa ulaştığını açıkladı. Ancak uzmanlar, 2024 yılında hükümeti deviren öğrenci ayaklanmasının yol açtığı kaosun rutin bağışıklama programlarını sekteye uğrattığını ve çok sayıda çocuğu korunmasız bıraktığını vurguluyor. UNICEF, gelecekte benzer felaketlerin önlenmesi için aşılama programlarının güçlendirilmesi ve sağlık tesislerine yönelik fonların artırılması çağrısında bulundu.
Hükümet “Kontrol Altında” Diyor Ama…
Bangladeş hükümeti salgının kontrol altına alındığını ve daha önce ağır etkilenen bazı bölgelerde vaka sayılarında düşüş görüldüğünü duyursa da, sağlık departmanı aşılamanın tam etkisinin aylar alacağını kabul ediyor. Küresel Antibiyotik Direnci Ortaklığı’nın perşembe günü yayımladığı politika notu ise aşılamadaki boşlukların Bangladeş’te antimikrobiyal direnci daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulundu.
Sağlık
DSÖ’den Kritik Uyarı: Yolcu Gemisinde Hantavirüs Alarmı! 12’nci Vaka Hollanda’da Tespit Edildi
DSÖ’den Kritik Uyarı: Yolcu Gemisinde Hantavirüs Alarmı! 12’nci Vaka Hollanda’da Tespit Edildi
Haber Tarihi: 23 Mayıs 2026
Saat: 03.30

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Atlantik’te seyreden bir yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs salgınıyla ilgili yeni bir uyarı yaptı. Hollanda’da 12’nci vakanın tespit edildiğini duyuran Ghebreyesus, tüm ülkelere ‘yolcuları izlemeye devam edin’ çağrısında bulundu. İşte dünyayı alarma geçiren salgının korkutan detayları…
Ghebreyesus’tan Kritik Çağrı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, Hollanda bandıralı “MV Hondius” isimli yolcu gemisindeki hantavirüs salgınıyla ilgili son gelişmeleri paylaştı. Ghebreyesus, tüm ülkeleri gemide bulunan yolcuları izlemeye ve kalan karantina süresi boyunca “dikkatli hareket etmeye” çağırdı.
DSÖ Başkanı, yaptığı açıklamada, “Hollandalı bir mürettebat üyesinin testi pozitif çıktı ve şu anda izolasyonda. Bu, toplam pozitif vaka sayısını 12’ye çıkardı” dedi
3 Ölüm, 600’den Fazla Temaslı Takip Ediliyor
Salgında şu ana kadar 3 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin bir Hollandalı çift ve bir Alman vatandaşı olduğu açıklandı. Ghebreyesus, 2 Mayıs’tan bu yana yeni bir ölüm vakası bildirilmediğini vurguladı.
Öte yandan, 30 ülkede 600’den fazla temaslı kişi takip edilmeye devam ediyor. Ghebreyesus, “Az sayıda yüksek riskli temaslının yer tespit çalışmaları sürüyor” ifadelerini kullandı.
1 Nisan’da Başlayan Yolculuk Kabusa Döndü
MV Hondius gemisi, 1 Nisan 2026’da Arjantin’in Ushuaia kentinden yola çıktı. Antarktika, Falkland Adaları ve Atlas Okyanusu rotasını takip eden gemi, Yeşil Burun Adaları (Cabo Verde) açıklarına ulaştığında salgın patlak verdi.
İlk vaka 6 Nisan’da belirtiler göstermeye başladı. 70 yaşındaki Hollandalı bir erkek yolcu, ateş, baş ağrısı ve hafif ishal şikayetleriyle hastalandı. 11 Nisan’da solunum yetmezliği nedeniyle gemide hayatını kaybetti. Eşi ise 25 Nisan’da ülkesine dönmeye çalışırken Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde fenalaşarak yaşamını yitirdi.
DSÖ’nün araştırmalarına göre, ilk vakanın Arjantin’de kuş gözlem faaliyetleri sırasında kemirgenlere maruz kalarak virüsü kaptığı ve gemide insandan insana bulaşın başladığı düşünülüyor.
Hollanda’dan Resmi Açıklama: “Risk Çok Düşük”
Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü (RIVM), yaptığı yazılı açıklamada, “Hollanda’da karantinada olan bir kişide Andes virüsü tespit edildi. Hasta tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı ve izolasyonda” dedi.
Açıklamada, “Bu haberin soru işaretlerine veya endişeye yol açabileceğinin farkındayız. Ancak Hollanda’da daha fazla yayılma ihtimali çok düşük” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, Rotterdam Limanı’na 18 Mayıs’ta ulaşan gemideki 27 kişinin tamamının testleri negatif çıktı. Hollanda Sağlık Bakanı Sophie Hermans, “Hiçbirinde enfeksiyon belirtisi görülmüyor” açıklamasını yaptı.
42 Günlük Sıkı Karantina Protokolü
DSÖ, salgının kontrol altına alınması için 10 Mayıs’ta başlayan ve 21 Haziran’a kadar sürmesi önerilen 42 günlük bir karantina protokolü başlattı.
Bu kapsamda, Hollanda’daki Radboud Üniversitesi Hastanesi’nde görevli 12 sağlık çalışanı, bir hastaya kan alma işlemi sırasında sıkı protokol yerine standart prosedür uyguladıkları için tedbir amaçlı karantinaya alındı.
Türk Yolculara Müjde: Testler Negatif
Sağlık Bakanlığı, MV Hondius gemisinde seyahat eden 5 Türk vatandaşının hantavirüs testlerinin negatif çıktığını açıkladı.
Bakanlık açıklamasında, “Hiçbirinde klinik belirti ya da semptoma rastlanmadı. Ancak önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklar” denildi. Gemide bulunan YouTube yayıncısı Ruhi Çenet ile kuş gözlemcisi ve rehber Emin Yoğurtçuoğlu, sosyal medya hesaplarından gemide olduklarını duyurmuştu.
DSÖ, Saint Helena Adası’na inen yolcularla ilgili olarak Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 ülkeye bilgilendirme yaptı.
Hantavirüs Nedir? Nasıl Bulaşır?
Uzmanlar, hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden (fare, sıçan) bulaşan bir hastalık olduğunu belirtiyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs; ateş, yorgunluk, kas ağrısı gibi grip benzeri semptomlarla başlıyor.
Kuluçka süresi 2 hafta ile 6 hafta arasında değişiyor. Hastalık ilerledikçe solunum yetmezliği, akut solunum sıkıntısı sendromu ve şoka yol açabiliyor.
Ancak DSÖ yetkilileri, hantavirüsün yeni bir pandemi başlangıcı olmadığını ve küresel riskin “düşük” olarak değerlendirildiğini vurguladı
“Covid-19 ile Karşılaştırılmamalı”
DSÖ Sağlık Acil Durumları Programı Direktörü Maria Van Kerkhove, bu salgının Covid-19 pandemisinin ilk günleriyle karşılaştırılmaması gerektiğini belirtti.
DSÖ yetkilisi Abdirahman Sheikh Mahamud ise, “Kapalı bir alanda yakın temasta bulunan bir gruptan söz ediyoruz. Üye devletlerimizin sahip olduğu deneyim ve aldıkları önlemlerle büyük bir salgın beklemiyoruz” dedi.
Geminin Rotası ve Son Durum
MV Hondius gemisi, tahliyelerin tamamlanmasının ardından 18 Mayıs’ta Hollanda’nın Rotterdam kentine ulaştı. Gemide şu anda sadece 25 mürettebat ve 2 sağlık personeli bulunuyor.
Geminin işletmecisi Oceanwide Expeditions, kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerinin ardından MV Hondius’un 13 Haziran’da yeniden seferlere başlamasının planlandığını duyurdu.
Öne Çıkan Gelişmeler:
Gelişme Detay
Toplam Vaka 12 (6’sı laboratuvar onaylı)
Ölüm 3 (2 Hollandalı, 1 Alman)
Karantina Süresi 42 gün (10 Mayıs – 21 Haziran)
Temaslı Takibi 30 ülkede 600’den fazla kişi
Risk Seviyesi Küresel: Düşük / Gemidekiler: Orta
Bulaş Yolu Kemirgenler + İnsandan insana (Andes türü)
Sağlık
SON DAKİKA | DSÖ ‘Acil Durum’ İlan Etti: Ebola Paniği Büyüyor, 3 Ülkeye Kapılar Kapatıldı!
SON DAKİKA | DSÖ ‘Acil Durum’ İlan Etti: Ebola Paniği Büyüyor, 3 Ülkeye Kapılar Kapatıldı!
Tarih: 19 Mayıs 2026, Salı | 21:10
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Ebola salgınını küresel çapta “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan etmesinin ardından, virüsün yayılma korkusu ülkeleri peş peşe önlem almaya itiyor. Küresel endişeye yol açan ilk resmi seyahat yasağı hamlesi Orta Doğu’dan geldi. Bahreyn, virüsün sıçradığı 3 Afrika ülkesine kapılarını kapattı.
Bahreyn Havacılık İdaresi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre; Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Güney Sudan menşeli tüm yabancı yolcuların ülkeye girişi 30 gün süreyle askıya alındı. Karar, DSÖ’nün güncel verileri ve bölgedeki epidemiyolojik gelişmeler gerekçe gösterilerek bugünden itibaren yürürlüğe girdi. Kısıtlama yalnızca bu ülkelerden doğrudan gelenleri değil, aynı zamanda son 30 gün içinde bu ülkelerde bulunmuş veya transit geçiş yapmış tüm yabancı uyruklu yolcuları kapsıyor.
Bahreyn vatandaşları ve oturum izni sahipleri yasağın dışında tutulurken, onların da ülkeye kabul edilmeden önce zorunlu tıbbi tarama ve belirlenen sağlık protokollerine tabi tutulacağı belirtildi. Yetkililer, salgının seyrine göre yasaklı ülke listesinin güncellenebileceğinin de altını çizdi.
DSÖ’den Kritik Uyarı: Vaka Sayıları Endişe Veriyor
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaptığı yazılı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’daki Ebola salgınının uluslararası bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin güncel raporlarına göre, yalnızca Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 336 Ebola vakası tespit edilirken, 87 kişi yaşamını yitirdi.
Uzmanlar, bu salgının tarihte üçüncü kez görülen Ebola’nın “Bundibugyo” türünden kaynaklandığını belirtiyor. Yüksek ateş ve iç kanamaya yol açan bu tür, uluslararası seyahatlerle kontrolsüz bir şekilde yayılma riski taşıyor.
Küresel Seyahatte Domino Etkisi Bekleniyor
Bahreyn’in aldığı bu radikal kararın, başta diğer Körfez ülkeleri olmak üzere birçok ülkeyi benzer seyahat kısıtlamalarına yönlendirebileceği konuşuluyor. Uluslararası havayolu şirketleri, özellikle Afrika hattındaki uçuş rezervasyonlarında ani düşüşler ve iptal talepleriyle karşı karşıya kalmaya başladı.
Sağlık otoriteleri, paniğe kapılmamakla birlikte temel hijyen kurallarına azami dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Tarihte ilk kez 1976’da ortaya çıkan ve adını Kongo’daki Ebola Nehri’nden alan virüs, 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika’da 30 bin kişiye bulaşmış ve 11 binden fazla insanın ölümüne neden olmuştu.
Sağlık
DOKTORLAR DİLİMDEKİ ‘AFTI’ ÖNEMSEMEDİ – SONRA NEREDEYSE BENİ ÖLDÜRÜYORDU
DOKTORLAR DİLİMDEKİ ‘AFTI’ ÖNEMSEMEDİ – SONRA NEREDEYSE BENİ ÖLDÜRÜYORDU
Yayın Tarihi: 15 Mayıs 2026, 22:30

“Basit bir aft” deyip geçtiğiniz o yara, aslında sinsi bir tümörün ilk habercisi olabilir. İngiltere’de yaşayan 30 yaşındaki Grace Brand’in dramatik hikâyesi, “Nasılsa geçer” diyerek önemsenmeyen bir dil yarasının nasıl bir ölüm kalım savaşına dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
İLK AĞRI “STRESTENDİR” DEDİ, 6 HAFTA BOYUNCA GÖRMEZDEN GELDİ
Grace Brand, 2025 yılının Nisan ayında dilinin sağ tarafında, arka dişlerinin yakınında hafif bir ağrı hissetmeye başladı. Yeni bir eve taşınmanın ve uzun çalışma saatlerinin getirdiği yoğun stres nedeniyle ortaya çıkan “inatçı bir aft” olduğunu düşünerek aynada kontrol etme gereği bile duymadı. Ne var ki günler haftaları kovaladı, ağrı azalmak bir yana giderek şiddetlendi ve konuşmasını etkilemeye başladı.
ECZACI SAYESİNDE KIRILMA ANI
Aradan tam 6 hafta geçmesine rağmen yaranın iyileşmediğini fark eden Brand, bir eczaneye giderek ağrı kesici bir ilaç almak istedi. Eczacının “Aftlar genellikle 3 hafta içinde iyileşir, hemen bir doktora görünmelisiniz” uyarısı, genç kadının hayatını kurtaran dönüm noktası oldu. Eczacının ısrarıyla doktora başvuran Brand, hızla biyopsi ve ileri görüntüleme tetkiklerine yönlendirildi.
TEŞHİS: 2. EVRE DİL KANSERİ
Yapılan biyopsi ve taramalar sonucunda 29 Temmuz 2025’te Grace Brand’e 2. evre dil kanseri teşhisi kondu. Tümör dilin yan yüzeyine yerleşmiş ve çevre dokulara yayılım potansiyeli taşıyordu. Doktorları, kanserli dokuyu temizlemek için dilinin yaklaşık yarısının alınmasını gerektiren bir cerrahi operasyon planlamak zorunda kaldı.
UZMANLARDAN KRİTİK “2 HAFTA” UYARISI
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Melih Güven Güvenç, dil kanserinin erken tanısı için en önemli kriteri şöyle özetliyor:
“Eğer dilinizin üzerinde kenarları düzensiz, ülserleşmiş bir yara çıkmışsa ve söz konusu yara haftalar hatta aylar boyunca gerilemiyor, aksine daha da büyüyorsa mutlaka bir Kulak Burun Boğaz Uzmanı’na başvurmalısınız.”
Prof. Dr. Güvenç, basit aftların genellikle birkaç gün içinde gerileyip iyileştiğini, 2 haftayı aşan her türlü ağız yarasının mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
DİL KANSERİNİN 5 ÖNEMLİ BELİRTİSİ
1. Dilde iyileşmeyen yara: 2 haftadan uzun süren, kenarları düzensiz ve ülserleşmiş yaralar
2. Boyunda şişlik: Tümörün lenf bezlerine sıçramasıyla ortaya çıkan, giderek büyüyen şişlik
3. Yutkunma ve çiğnemede zorlanma: Özellikle yemek yerken kulağa vuran ağrı
4. Dilde hissedilen anormal sertlik: Tümörün mukoza altından ilerlemesiyle oluşan sert doku hissi
5. Konuşma bozuklukları ve ses değişiklikleri: Dilin hareket kabiliyetinin kısıtlanmasına bağlı gelişen artikülasyon sorunları
“SAĞLIKLIYIM” RAPORUNDAN 1 HAFTA SONRA KANSER TEŞHİSİ
Grace Brand’in yaşadıkları münferit bir vaka değil. ABD’nin Denver kentinde yaşayan 36 yaşındaki Mark, yıllık rutin sağlık kontrolünden “tamamen sağlıklı” raporu aldıktan sadece 1 hafta sonra dil kanseri teşhisi aldı. Standart kan ve idrar testlerinin tamamen normal çıkmasına rağmen, geçmeyen ağız yarası için ısrarla biyopsi talep etmesi sayesinde hastalığı 1. evrede yakalanabildi. Operasyonda dilinin bir bölümü ve boynundaki 41 lenf nodu alınan Mark, “Kendinizi herkesten ve her test sonucundan daha iyi tanırsınız – ısrarcı olun” mesajını veriyor.
ERKEN TEŞHİS İLE İLERİ EVRE ARASINDAKİ YAŞAM FARKI
Bilimsel veriler, dil kanserinde erken teşhisin yaşamsal önemini net rakamlarla ortaya koyuyor:
· Erken evrede (Evre 1): 5 yıllık sağ kalım oranı %80’in üzerinde
· İleri evrede: 5 yıllık sağ kalım oranı %50’nin altına düşüyor
· Genel ortalama: Oral kanserlerde genel 5 yıllık sağ kalım oranı sadece %56 seviyesinde (Birleşik Krallık verileri)
TÜRKİYE’DE DE TABLO FARKSIZ
Türkiye’de de dil ve ağız kanserlerinde geç tanıya bağlı dramatik artış dikkat çekiyor. İstanbul’da yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Güvenaltun, kırık dişinin neden olduğu bir yarayı aylarca önemsemedi. Yara zamanla kansere dönüştü ve boyundaki lenflere sıçradı. Geç kalındığı için ağrıdan uyuyamaz, konuşamaz ve yemek yiyemez hale gelen Güvenaltun’un hikâyesi, “basit bir yara” denilerek geçiştirilen belirtilerin nelere mal olabileceğinin Türkiye’deki çarpıcı bir örneği oldu.
DİL KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ
· Tütün ve alkol kullanımı: En önemli risk faktörleri (sigara, pipo, tütün çiğneme)
· HPV (Human Papilloma Virüsü): Özellikle genç hastalarda artıştan sorumlu tutuluyor
· Kötü ağız hijyeni ve kronik travma: Kırık dişler, uyumsuz protezler ve diş taşları sürekli tahrişe yol açarak risk oluşturuyor
· Genetik yatkınlık: Ailede baş-boyun kanseri öyküsü
UZMANINDAN ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYELER
Prof. Dr. Melih Güven Güvenç’in uyarıları:
1. 2 hafta kuralı: Ağızda 14 günden uzun süren her yara mutlaka KBB uzmanına gösterilmeli
2. Ayna kontrolü: Haftada bir kez iyi bir ışık altında dilin tüm yüzeylerini kontrol edin
3. Biyopsi şart: Kesin tanı ancak yaradan alınan parçanın patolojik incelemesiyle konur
4. Görüntüleme: MR, BT ve PET tetkikleri kanserin yaygınlığını belirlemede kullanılır
Editörün Notu: Grace Brand’in yaşadıkları, hepimizin “basit bir aft” diyerek geçiştirdiği ağız yaralarına bakışımızı sorgulamamız gerektiğini gösteriyor. Geçmeyen bir yaranız varsa, lütfen beklemeyin – yarın çok geç olabilir.
-
Gündem5 gün önce19 Mayıs Bisiklet Turu Heyecanı İçin İstanbul’da Yollar Kapanıyor!
-
Gündem1 hafta önceNevşehir’de Yürekleri Ağızlara Getiren Olay: Düşen Kardeşine Bakmak İsterken O da Balkondan Düştü
-
Spor1 hafta önceGalatasaray’dan “Dört Dörtlük” Şampiyonluk Kutlaması
-
Gündem1 hafta önceŞanlıurfa’da Kayıp Miraç (5) 11 Saat Sonra Evinin Damında Ölü Bulundu
-
Teknoloji1 hafta önceEski CIA Danışmanından Sarsıcı İddia: “Düşen UFO’lardan 4 Ayrı Uzaylı Türü Çıkarıldı, ABD Hükümeti Gizliyor”
-
Sağlık1 hafta önceDOKTORLAR DİLİMDEKİ ‘AFTI’ ÖNEMSEMEDİ – SONRA NEREDEYSE BENİ ÖLDÜRÜYORDU
-
Gündem6 gün önceÇekyattan düşen Bertuğ öldü, sinir krizi geçirip hastaneden ayrılan babası kazada hayatını kaybetti
-
Ekonomi1 hafta önceBursa’da Su Faturalarına Dev İndirim: Yeni Kademe Sistemi ve Kaldırılan Bedellerle Vatandaşın Yüzü Güldü
