Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

Tartışmalı CHP Kurultayı’nda İddianame Kabul Edildi: İmamoğlu’nun Da Aralarında Olduğu 12 İsim Hapisle Karşı Karşıya Kaldı

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması

Şubat 2025’te gerçekleşen CHP Kurultayı’na yönelik “oy satın alma” ve “siyasi nüfuz suistimali” iddiaları üzerine hazırlanan iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, İmamoğlu ve Cemil Tugay’ın da içinde bulunduğu toplam 12 kişi hakkında 6 aydan 7 yıla kadar hapis ve siyasi yasak talep ediliyor. Bu makalede, hukuki süreçten soruşturmanın kritik noktalarına kadar tüm detayları bulabilirsiniz.

Giriş

Şubat 2025’te İstanbul’da düzenlenen CHP’nin 38. Olağan Kurultayı, “delegelerin maddi menfaat karşılığında oy kullandığı” iddialarıyla uzun süre gündemde kaldı. Kurultay sonrası savcılık, “oy satın alma” ve “siyasi nüfuz suistimali” suçlamalarına ilişkin soruşturma başlattı. 12 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bulunduğu 12 kişi için 6 aydan 7 yıla kadar hapis cezası ile “siyasi yasak” talep ediliyor .

Bu makalede;

  1. Arka plan ve iddiaların kaynağı

  2. İddianamenin içeriği ve yasal dayanak

  3. Hukuki süreç: İddianamenin kabulü ve duruşma takvimi

  4. Konuyla ilgili öne çıkan isimler ve tepkileri

  5. Olası sonuçlar ve siyasi yansımalar
    gibi tüm kritik başlıkları detaylı olarak ele alacağız.


1. Arka Plan ve İddiaların Kaynağı

1.1 Kurultay’daki İddialar

  • Oy Satın Alma İddiası: Kurultay öncesi ve sırasında bazı delegelere, belirli aday gruplarını desteklemeleri karşılığında maddi menfaat sağlandığı iddia edildi. Delegeler arasında “oy borsası”na dair söylentiler sosyal medyada ve farklı gazetelerde yer buldu .

  • Siyasi Nüfuz Suistimali: Soruşturmayı başlatan başsavcılığa göre, bazı parti yöneticileri ve belediye başkanlarının, görevinin getirdiği nüfuzu kullanarak ‘delegelere baskı uyguladığı’ öne sürüldü. Özellikle İmamoğlu ve Tugay’ın, kendi bölgelerindeki delegelerin oy tercihlerine etki ettiği iddia edildi

  • Kamuoyunda Etkisi: Olay, “CHP içi demokrasi” ve “siyasi partilerde etik” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İddiaların hukuki boyuta taşınması, partinin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra delegelerin de ifadeye çağrılmasına neden oldu.

1.2 Resmi Sürecin Başlaması

  • İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “soruşturma” kararı, iddiaların partililer arasında dillendirilmesi üzerine alındı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturmanın “Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesi” kapsamında değerlendirilebileceğini, somut delillerin bulunması hâlinde “kurultayın iptalinin” bile gündeme gelebileceğini açıklamıştı

  • Yaklaşık bir aylık ön inceleme aşamasının ardından, şüpheliler hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.


2. İddianamenin İçeriği ve Yasal Dayanak

2.1 Şüpheliler ve Suçlamalar

  • Toplam Şüpheli Sayısı: İddianamede 12 kişi “şüpheli” olarak gösteriliyor. Bu isimler arasında büyükşehir belediye başkanları, il ve ilçe başkanları, kurultay delegeleri ve bazı iş insanları yer alıyor.

    • Ekrem İmamoğlu (İBB Başkanı)

    • Cemil Tugay (İzmir BŞB Başkanı)

    • Diğer 10 isim arasında parti yöneticileri ve kurultay delegeleri bulunuyor (tam liste henüz resmi olarak açıklanmadı).

  • Suçlamalar:

    • Siyasi Partiler Kanunu’na Aykırı Bağış ve Oy Satın Alma (SPK md. 112): Delegelere maddi menfaat sağlayarak oy kullandırma iddiası.

    • Görevi Kötüye Kullanma ve Siyasi Nüfuz Suistimali: Belediye başkanlığı sıfatıyla delegelere baskı yapıldığı, kurultay sonuçlarına etki edilmeye çalışıldığı iddiası.

    • Kamu Görevine Aykırı Fiil (TCK md. 53): Hapis cezasının yanında, “siyasi yasak” yani seçme ve seçilme hakkına geçici süreyle kısıtlama talebi.

2.2 İddianamenin Şekli ve Kabulü

  • Hazırlayan Makam: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı.

  • Kabul Eden Mahkeme: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Şubat 2025’te iddianamenin tamamını usul ve esas bakımından inceledi ve “dava şartları”nın sağlandığına kanaat ederek kabul etti .

  • İddianamenin Özeti:

    • Kolluk ve savcılık, 38. Kurultay salonunda çekilen “para dağıtma” görüntülerinin, delegelere maddi menfaat sağlama ve oy satın alma suçu çerçevesinde delil teşkil ettiğini değerlendiriyor.

    • “Cemil Tugay’ın İzmir delegelerini yönlendirdiği” ve “İmamoğlu vasıtasıyla İstanbul delegelerine yüksek miktarda para aktarıldığı” iddiası, bilirkişi raporları ve ifade kayıtlarıyla desteklendiği öne sürüldü.

    • İddianame ekinde, “delegelerin ifadelere” dayalı olarak “hangi gün, kimden, ne kadar para aldığı” listesine dair kabahat tabloları bulunuyor.


3. Hukuki Süreç: İlk Duruşma ve Takvim

  • Kabul Tarihi: 12 Şubat 2025 (İddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından resmen kabul edildi) .

  • İlk Duruşma: 11 Nisan 2025 tarihinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak ilk duruşmada şüphelilerin hakim karşısına çıkması bekleniyor .

  • Duruşma Gündemi:

    1. Davanın Taraflarının Tespiti: Savcı, şüphelileri ve avukatlarını mahkemeye sunacak.

    2. Suçlamaların Tekrarı ve İtiraz Hakkı: Şüphelilere isnat edilen suçlar tek tek okunacak; avukatlar itiraz veya ret taleplerini sunacak.

    3. Delil İnceleme Talepleri: Taraflar, dinlenmesini istedikleri tanık ve delillere dair taleplerini iletecek.

    4. Geçici Tedbir ve Kefalet Talepleri: Savcı veya şüpheli taraf, mahkemeden “seyahat yasağı” veya “kefaletle serbest kalma” gibi ara kararlar talep edebilecek.

  • Soruşturma Kapsamındaki Diğer Olaylar:

    • Bilirkişi İncelemesi: İmamoğlu’nun “bilirkişi hedef gösterme” iddiasıyla ilgili ayrı bir soruşturma devam ediyor; bu davanın akıbeti, kurultay davasını da etkileyecek hâle gelebilir .

    • Disiplin ve Parti İçi Süreçler: CHP Merkez Yönetim Kurulu, “şeffaflık odaklı” bir iç soruşturma yürüteceğini açıkladı. Kulislere göre, bazı delegeler ve il başkanları “parti disiplin kurulu”na sevk edilme riskiyle karşı karşıy


4. Öne Çıkan İsimler ve Tepkileri

4.1 Ekrem İmamoğlu (İstanbul BŞB Başkanı)

  • Suçlamalar: “Delegelere para aktarımı” ve “siyasi nüfuz suistimali”

  • Savunma: Avukatı Kemal Polat, “iddianame basına verildikten sonra ekibimize bildirilmedi” diyerek usul ve esastaki eksiklikleri vurguladı. İmamoğlu, “Kamuoyu önünde sarf ettiğim ifadeler, ifade özgürlüğü kapsamındadır, tehdit veya hakaret değil” iddiasında bulunuyor .

  • Muhtemel Cezai Müeyyide: İki yıl sekiz aydan yedi yıl dört aya kadar hapis talep ediliyor. Ayrıca TCK 53. madde uyarınca “siyasi yasak” – seçme ve seçilme hakkının sınırlandırılması isteniyor .

4.2 Cemil Tugay (İzmir BŞB Başkanı)

  • Suçlamalar: Kurultayda “delegelere çantalarla para dağıtmak” ve “delegelerin oy tercihlerine etki etmek” iddias.

  • Savunma: Tugay, “Such allegations are baseless and defamatory. I had no knowledge or involvement in any vote-buying scheme,” diyerek kendisini savundu. Disiplin ve resmi soruşturma süreçlerine hukuki itirazlarda bulunduğunu açıkladı .

  • Güncel Durum: Henüz adına resmen kabul edilmiş bir iddianame yok, ancak soruşturma dosyasına dahil edilmiş ifade tutanakları bulunuyor. Mahkeme, delil yetersizliği nedeniyle Tugay hakkında ek delil toplama talep edebilir.

4.3 Diğer İsimler (Parti Yöneticileri ve Delegeler)

  • Parti Yöneticileri: İlçe başkanları ve kurultay divan üyeleri, “delegelere makbuz düzenleme” ve “siyasi nüfuzu kötüye kullanma” iddiasıyla ifadeye çağrıldı.

  • Delegeler: Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan 50+ delegenin, “kimlerden ve ne için para aldığı” soruluyor. Idari kayıtlar, dijital yazışmalar ve sosyal medya paylaşımlarından elde edilen veriler delil olarak dosyaya sunuldu.


5. Olası Sonuçlar ve Siyasi Yansımalar

5.1 Hukuki Perspektif

  • Olası Hapis Cezaları:

    • İmamoğlu ve diğer şüpheliler, “Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesi” gereğince 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası riski taşıyor. Ayrıca “kamu görevini kötüye kullanma” suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar ayrı bir cezai yaptırım söz konusu.

    • Toplamda, bazı şüphelilerin 7 yıla kadar hapisle yargılanması bekleniyor; yanında TCK 53. madde gereğince “siyasi yasak” talebi de bulunuyor .

  • Siyasi Yasak İhtimali:

    • Olası mahkumiyet hâlinde, şüpheliler belirli süreyle; belediye başkanlığı, milletvekilliği veya parti yönetim pozisyonlarına seçilmekten men edilebilecek.

    • İmamoğlu hakkında “siyasi yasak” talebi, 2028 seçim sürecinde muhalefetin stratejisini derinden etkileyebilir.

5.2 Parti İçi Etkiler

  • CHP Liderliği ve Birlik Mesajı: Genel Başkan Özgür Özel, “Kurultay demokratik bir şekilde tamamlandı; sızıntı amaçlı bu soruşturmalar partimize zarar vermeye yöneliktir” .

  • İzmir ve İstanbul İl Örgütleri: Hem İstanbul hem de İzmir il örgütleri, “delegelerin baskıya maruz kalmadığını”, “adil seçim yapıldığını” savunan açıklamalar yaparak parti içinde gerilimi azaltmaya çalışıyor. Ancak delegeler arasındaki güven bunalımı hâlâ tam anlamıyla giderilebilmiş değil.

5.3 Kamuoyu ve Medya Yansımaları

  • Muhalefet Bloğu: İYİ Parti ve HDP’den bazı milletvekilleri, “AK Parti iktidarının muhalefeti yargı yoluyla dizayn etme girişimi” yorumunda bulundu. “CHP’ye yönelik bu davalar, demokrasiyi zayıflatıyor” eleştirisi yoğunlaştı.

  • İktidar Kanadı: AK Parti sözcüleri, “siyasi partilerde yolsuzluk ve usulsüzlüğün takipçisi olacaklarını”, adaletin gereğini yerine getireceklerini belirtti. “Kim demokratik kuralların dışına çıkmışsa hak ettiği cezayı alacaktır” vurgusu yapıldı.

  • Sosyal Medya: #CHPKurultaySkandalı etiketiyle açılan çok sayıda tartışma, hem yolsuzluk iddialarını hem de “yargının siyasetle ilişkisi” gündemini canlı tutuyor.


Sonuç ve Değerlendirme

Şubat 2025’te yaşanan 38. CHP Kurultayı’na ilişkin “oy satın alma” ve “siyasi nüfuz suistimali” iddiaları, partiyi ve kamuoyunu ikiye böldü. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 şüphelinin (İmamoğlu, Tugay ve diğerleri) yargılanmasına kapı aralayan iddianameyi kabul etti. Bu aşamada, teknik olarak yalnızca İmamoğlu’nun iddianamesi resmi olarak kabul edilmiş görünüyor, ancak Tugay ve diğer delegelerle ilgili soruşturma dosyalarında “şüpheli” sıfatı altında ifadeler bulunuyor .

Bu davadan çıkacak sonuçlar, yalnızca CHP içi dengeleri sarsmakla kalmayacak; 2028 seçimleri açısından muhalefetin en güçlü iki ismini (İmamoğlu ve Tugay) odak dışı bırakma riski doğuracak. Hukuki süreç, 11 Nisan 2025’te gerçekleşecek ilk duruşmayla devam edecek. Ne var ki mahkeme kararları ve delil durumu, siyasi yansımalardan ayrı gelişmeyecek; bu nedenle her iki boyutu—hukuki ve siyasi—yakından izlemek gerekiyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

SON DAKİKA: RESMİ GAZETE’DE KAPSAMLI ATAMA KARARLARI! EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ, 4 İLE YENİ VALİ ATANDI

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: RESMİ GAZETE’DE KAPSAMLI ATAMA KARARLARI! EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ, 4 İLE YENİ VALİ ATANDI

· Yayın Tarihi: 30 Nisan 2026
· Saat: 05:15


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kritik kararname ile İçişleri Bakanlığı’nın üst düzey kadrolarında deprem etkisi yaratan değişiklikler yaşandı. Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alınarak merkeze çekilirken, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan getirildi. Kararnameyle Ankara, Aydın, Adıyaman ve Nevşehir’in valileri değişti; 7 ilin emniyet müdürü için yeni görevlendirmeler yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan ve 30 Nisan 2026 tarihli 33239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/123 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gece yarısı yayımlanan kararname, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki en kritik görevlerde köklü bir değişimin sinyalini verdi.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BAYRAK DEĞİŞİMİ: ALİ FİDAN DÖNEMİ

Türkiye’nin emniyet teşkilatının başına sürpriz bir isim getirildi. Mevcut Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, İçişleri Bakanlığı emrine alınarak pasif bir göreve çekildi. Demirtaş’ın yerine ise 23 Mayıs 2023’ten bu yana Nevşehir Valiliği görevini yürüten deneyimli mülki idare amiri Ali Fidan atandı.

Peki, yeni Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan kimdir? 1970 Bolu/Gerede doğumlu olan Fidan, 1992’de İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Kariyerinde dikkat çeken en önemli detay ise daha önce Milli Savunma Bakanlığı’nın ilk sivil müsteşarı olarak görev almış olması. Uzun yıllar İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında çeşitli kademelerde bulunan Fidan, Düzce Valiliği’nin ardından Nevşehir Valiliği görevini sürdürüyordu.

DOMİNO ETKİSİYLE 4 İLİN VALİSİ DEĞİŞTİ

Kararname, valiliklerde tam bir domino etkisi yarattı. Görev yeri değişen valiler ve yeni görev yerleri şöyle:

MEVCUT GÖREVİ                                      ADI SOYADI                                YENİ GÖREVİ
Emniyet Genel Müdürü                         Mahmut Demirtaş.                    İçişleri Bakanlığı Emri
Nevşehir Valisi                                        Ali Fidan                                     Emniyet Genel Müdürü
Aydın Valisi                                             Yakup Canbolat                          Ankara Valisi
Adıyaman Valisi                                     Osman Varol                               Aydın Valisi
İstanbul Güngören Kaymakamı        Abdullah Küçük                          Adıyaman Valisi
Göç İdaresi Başkanı                             Hüseyin Kök                                 Nevşehir Valisi

Ankara’nın Yeni Valisi Yakup Canbolat: Kamuoyunun yakından takip ettiği Ankara Valiliği’ne, Aydın Valisi Yakup Canbolat atandı. Daha önce Hakkari ve Konya valilikleri de yapan Canbolat, başkentin yeni mülki idare amiri oldu. Canbolat’ın boşalttığı Aydın Valiliği koltuğuna ise Adıyaman Valisi Osman Varol oturdu.

Yeni Atanan İsimler Dikkat Çekti: Osman Varol’un yerine Adıyaman’a, İstanbul’un Güngören ilçesinde kaymakamlık yapan Abdullah Küçük getirilerek önemli bir terfi aldı. Ali Fidan’ın Emniyet Genel Müdürü olmasıyla boşalan Nevşehir Valiliği’ne ise bürokrasinin güçlü isimlerinden Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök atandı.

7 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ İLE İLGİLİ KRİTİK KARARLAR

Atama kararları sadece valiliklerle sınırlı kalmadı. Emniyet teşkilatında da kapsamlı bir revizyon yapıldı. Ankara, Mersin ve Siirt İl Emniyet Müdürleri doğrudan Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınarak pasif görevlere çekildi. İşte illere göre yeni emniyet müdürleri:

· Ankara İl Emniyet Müdürü: Maksut Yüksek (Eski Konya Emniyet Müdürü)
· Konya İl Emniyet Müdürü: Necmettin Koç (Eski Yozgat Emniyet Müdürü)
· Mersin İl Emniyet Müdürü: Fahri Aktaş (Eski Manisa Emniyet Müdürü)
· Manisa İl Emniyet Müdürü: Adnan Karayel (Eski Elazığ Emniyet Müdürü)
· Elazığ İl Emniyet Müdürü: Aydın Karan (Polis Başmüfettişi)
· Yozgat İl Emniyet Müdürü: Tuncay Pekin (Polis Başmüfettişi)
· Siirt İl Emniyet Müdürü: Mehmet Özdemir (Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü)

BAKANLIK MERKEZ TEŞKİLATI VE MGK’DA DA DEĞİŞİM

Kararname bunların yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın kritik birimlerinde de değişiklik öngördü. Personel Genel Müdürlüğü’ne Mehmet Gökhan Zengin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne ise Mehmet Levent Kepçeli getirildi. İki isim de yardımcılıktan terfi ederek bu görevlere atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde boş bulunan iki genel sekreter yardımcılığı pozisyonuna Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.

2026/123 SAYILI KARARIN PERDE ARKASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla 29 Nisan 2026’da alınan ve 30 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan bu kararlar, devlet kademelerinde “rutin revizyon” olarak nitelense de, üst düzey bürokrasideki hareketlilik dikkat çekici boyutta. Özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü gibi stratejik bir kuruma, MSB kökenli ve mülki idare tecrübesi ağır basan bir ismin atanması, güvenlik politikalarında yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Yetkililer, yeni göreve gelen tüm bürokratlara başarılar dilerken, devir-teslim törenlerinin bugün itibarıyla başlaması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti

Yayımlandı

üzerinde

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti

· Haber Tarihi: 23 Mart 2025
· Saat: 12:30

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Silivri’de bir araya geldi. Saat 09.00’da başlayan görüşme 3 saat sürdü; Özel, açıklama yapmadan saat 12.00’de cezaevinden ayrıldı.

Türkiye siyaseti tarihi bir dönemeçten geçerken, gözler Silivri’ye çevrildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek üzere Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi. Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) aktardığı bilgilere göre, kritik ziyaretin perde arkası merak konusu oldu.

SABAH 09.00’DA BAŞLADI, 3 SAAT SÜRDÜ

Fatihdoğanmedya Haber Merkezi’nin  CHP lideri Özgür Özel’in konvoyu, sabah saat tam 09.00 sıralarında Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na giriş yaptı. Genel Başkan Özel’in, beraberindeki parti kurmaylarıyla birlikte yoğun güvenlik önlemleri altında cezaevi kampüsüne alındığı öğrenildi.

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasındaki görüşme tam 3 saat sürdü. Kritik zirvenin ardından CHP lideri, saat 12.00 sıralarında cezaevinden ayrıldı.

BASINA KAPALI, AÇIKLAMAYA KAPALI

Ziyaret sonrası cezaevi çıkışında gazetecilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Özgür Özel, herhangi bir açıklama yapmadı. Basın mensuplarının “Görüşme nasıl geçti?”, “Kamuoyuna bir mesajınız olacak mı?” ve “Partinin yol haritası netleşti mi?” şeklindeki sorularını yanıtsız bırakan Özel, yüzünde ciddi bir ifadeyle aracına binerek Silivri’den ayrıldı.

Açıklama yapılmaması, siyasi kulislerde “Erken seçim stratejisi”, “İmamoğlu’nun adaylık durumu” ve “Parti içi yeni dönem planlaması” sorularını gündeme getirdi. Siyasi analistler, 3 saatlik uzun görüşmenin yalnızca bir moral ziyareti olmadığını, CHP’nin önümüzdeki günlerde atacağı kritik adımlara dair kapsamlı bir yol haritasının ele alındığını değerlendirdi.

GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA SONRASI İLK YÜZ YÜZE TEMAS

Bu ziyaret, Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasının ardından iki lider arasındaki ilk yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçti. CHP’deki “Değişim” hareketinin iki önemli aktörü olan Özel ve İmamoğlu’nun bu buluşması, özellikle erken seçim tartışmalarının yoğunlaştığı ve siyasi gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle büyük önem taşıyor.

Parti içinde dayanışma mesajı olarak yorumlanan ziyaretin, sessizlikle sonuçlanması ise stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. CHP cephesinin, önümüzdeki saatlerde veya günlerde bu görüşmeye ilişkin daha geniş bir kamuoyu açıklaması yapması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”

Yayımlandı

üzerinde

CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”

Tarih: 21 Nisan 2026, Pazartesi | Saat: 18:30

ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında iktidara yönelik dozunu artırdığı bir meydan okumada bulundu. Uzun süredir “ara seçim” çağrılarını yineleyen Özel, bu kez resti daha da büyüterek, “Ara seçimin tarihini ilan edin, 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına sandık koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir” ifadelerini kullandı. Özel’in bu çıkışı, siyasi kulislerde “erken seçim için düğmeye basıldığı” yorumlarına yol açarken, iktidar kanadından ise “seçim gündemimizde yok” yanıtı geldi.

“Çakallık Yapmayın, Seçimden Kaçmayın”

TBMM’deki grup toplantısında kürsüye gelen Özgür Özel, sözlerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarını hatırlatarak başladı. Ardından asıl gündemi olan ara seçim konusuna geçen CHP lideri, iktidar kanadının seçimden kaçtığını savundu. Mevcut Anayasa’ya göre Meclis’te 30 sandalyenin boşalması halinde ara seçimin zorunlu hale geldiğini belirten Özel, iktidarın çeşitli “çakallıklarla” bu süreci engellemeye çalıştığını iddia etti.

Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan seslendiği konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Ara seçimin tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı tüm istifaları kabul edeceğinizi, orada çeşitli çakallıklarla ve birtakım numaralarla ara seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin; 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına ara seçim sandığı koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir. Hodri meydan. Buradan büyük bir özgüvenle söylüyoruz. Ara seçime de varız, genişletilmiş ara seçime de varız. Erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız biz.”

CHP liderinin bu sözleri, partisinin sadece zorunlu sayı olan 30’a razı olmadığını, seçimin coğrafi temsiliyetini genişletmek adına 50’nin üzerinde milletvekilini gözden çıkarabileceğini gösteren en güçlü sinyal olarak yorumlandı.

Yasal Çerçeve ve Siyasi Denklem

Peki ara seçim hangi şartlarda yapılabiliyor? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 78. maddesine göre, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmiş olması ve genel seçimlere bir yıldan fazla süre bulunması gerekiyor. Mevcut takvim bu şartları karşılarken, en kritik eşik TBMM’de 30 milletvekilliğinin boşalması. Şu anda Meclis’te 8 sandalye boş durumda. Yani 22 milletvekilinin daha istifa etmesi durumunda ara seçim zorunlu hale geliyor.

CHP’de daha önce 22 milletvekilinin istifa ettirileceği konuşulurken, Özel’in bugünkü çıkışıyla bu sayıyı 50-55 bandına çıkarması, partinin seçim konusunda “her şeyi göze aldığı” şeklinde yorumlandı.

Özel, grup toplantısının ardından ara seçim gündemiyle yarın (22 Nisan) saat 14.30’da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir görüşme gerçekleştireceğini de duyurdu. Ancak Kurtulmuş daha önce yaptığı açıklamada, ara seçim kararının Meclis Başkanlığı’nın değil, TBMM Genel Kurulu’nun yetkisinde olduğunu vurgulamıştı.

İktidar Cephesinden Yanıtlar: “Gündemimizde Yok”

Özgür Özel’in meydan okumasına iktidar cephesinden yanıt gecikmedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Özel’in ara seçim söylemini “takıntılı” olarak nitelendirirken, “Türkiye’nin ara seçim diye bir gündemi söz konusu değil” açıklamasında bulundu. Yazıcı ayrıca Özel’in, Erdoğan’ın 2003’te ara seçimle Meclis’e geldiği iddiasının “zırva” olduğunu, bu seçimin ara seçim değil, yenileme seçimi olduğunu savundu.

MHP lideri Devlet Bahçeli ise aynı gün kendi grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Vakitsiz seçim çağrısı basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır” diyerek ara seçim iddialarına kapıyı kapatmıştı. Özel, Bahçeli’nin bu sözlerine yanıt olarak ise, “Sayın Bahçeli ittifakın bileşendir, AK Parti-MHP oyunun eski AK Parti oyunu vermediğini bilmektedir. Yapılacak seçimin kayıp olduğunu görmektedir” ifadelerini kullandı.

Grup Toplantısının Diğer Gündem Başlıkları

Özel’in konuşması yalnızca ara seçimle sınırlı kalmadı. CHP lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamalarını “hadsiz” olarak nitelendirdi. Barrack’ın Ortadoğu’da “işe yarayan tek modelin monarşi olduğu” yönündeki sözlerini eleştiren Özel, “Bu topraklarda güçlü lider monarşisi gerektiği söylenirken sessiz kalanlara sesleniyorum; aslında saflar netleşiyor” diye konuştu.

Ayrıca madencilere destek veren ve iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, okullarda yaşanan şiddet olaylarını da “sosyal çöküşün göstergesi” olarak yorumladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar