Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ekrem İmamoğlu Hakim Karşısında: 7 Yıl 4 Aya Kadar Hapis İstemiyle İddianame Detayları

Yayımlandı

üzerinde

Giriş

İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Ekrem İmamoğlu, başsavcı Akın Gürlek ve ailesine yönelik açıklamaları nedeniyle açılan dava kapsamında bugün Silivri’de hakim karşısına çıktı. İddianamede; “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret”, “tehdit” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlarından 2 yıl 8 aydan 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemi öne sürülüyor. Bu durum, siyasi ve hukuki çevrelerde tartışmalara yol açarken, kamuoyunun ve medya organlarının yakından takip ettiği bir dava halini almış durumda


Dava Sürecinin Arka Planı

İddianamenin Hazırlanması ve Suçlamalar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı bir panelde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve ailesine yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle suç içerikli sözler söylemekle suçlandığı bildiriliyor. İddianamede suçlamalar şu başlıklar altında toplanıyor:

  • Kamu Görevlisine Karşı Alenen Hakaret: İmamoğlu’nun, görevde bulunan başsavcının itibarını zedeleyecek ifadeler kullandığının belirtildiği.

  • Tehdit: İddia edilen ifadelerin, başsavcı Gürlek ve ailesi üzerinde korku yaratmaya yönelik olduğu öne sürülüyor.

  • Terörle Mücadelede Görev Alanları Hedef Gösterme: Söylemlerin, terörle mücadelede görev almış kişilere yönelik yapıcı olmayan ve caydırıcı nitelikte olduğu savunuluyor.

Buna ek olarak, iddianamede İmamoğlu’nun memuriyet hizmetlerinden yoksun bırakılması talebi de yer almakta; yani, işlediği suç nedeniyle kamu görevlerinde çalışmasının engellenmesi isteniyor.


Mahkeme Görüşmeleri ve Duruşma Detayları

İlk Duruşma ve Güvenlik Önlemleri

Duruşmanın Silivri Cezaevi yakınlarındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi içinde bulunan duruşma salonunda gerçekleşti. Duruşma öncesinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında, jandarma köpekleri ve sıkı giriş kontrolleri ile salon çevresi dikkatle denetlendi. Bu önlemler, davanın yüksek öneme sahip olması ve olası protesto ya da gerginlik durumlarının engellenmesi amacıyla hayata geçirildi.

Suçlamaların Ayrıntılı İncelenmesi

Mahkemede, iddianamedeki suç tanımlamalarının detaylı bir şekilde tartışıldığı belirtildi. Savcılar, İmamoğlu’nun:

  • “Kamu Görevlisine Karşı Alenen Hakaret” ifadesinin, mağdur sıfatıyla bildirilen başsavcı Akın Gürlek’in kişisel ve mesleki itibarını zedelemeyi hedef aldığını,

  • “Tehdit” suçlaması kapsamında, kullanılan ifadelerin, mağdur üzerinde korku yaratabilecek nitelikte olduğunu,

  • “Terörle Mücadelede Görev Alanları Hedef Gösterme” suçuyla ilgili olarak ise, söz konusu konuşmanın terörle mücadele kapsamındaki görevli kişilere yönelik sistematik bir küçümseme ve tehdit içerdiği ileri sürüldü.

Mahkemenin sonunda, İmamoğlu’nun 2 yıl 8 aydan 7 yıl 4 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılması ve memuriyet hizmetlerinden men edilmesi isteniyor.


İddianamenin İçeriği ve Hukuki Tartışmalar

Dili Aşan İfadeler ve Hukuki Değerlendirme

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun kamuoyunda konuştuğu panelde kullandığı ifadelerin, düşünceyi açıklama özgürlüğünün ötesine geçerek saldırgan ve küçültücü bir nitelik taşıdığı değerlendiriliyor. Savcılar, kullanılan ifadelerin yalnızca eleştiri sınırlarını aşmakla kalmadığını, aynı zamanda kişilerin saygınlığını hedef aldığını ve bu nedenle ifade hürriyeti kapsamında hukuki koruma altına alınamayacağını savunuyor.

Politik ve Siyasi Sonuçlar

Dava, yalnızca hukuki anlamda değil, aynı zamanda siyasi arenada da büyük yankı uyandırdı. İmamoğlu’nun daha önceki görevden uzaklaştırılması ve tutuklanma süreçleri ışığında, bu dava; muhalefetin iddiasına göre, siyasi baskı ve yargı bağımsızlığının sorgulanması yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. İmamoğlu’nun açıklamalarında, davanın “başsavcının yardımcısı” tarafından hazırlandığının belirtilmesi, sürecin siyasi etkilendiği yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.


Davanın Güncel Seyri ve İlgili Diğer Dava Süreçleri

Ek İdari ve Hukuki Süreçler

İmamoğlu hakkında yürütülen dava, yalnızca Akın Gürlek’e yönelik açıklamalarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda geçmişteki belediye başkanlığı dönemindeki diğer davalarla paralel seyrediyor. Özellikle, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin ihale davası ve CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda kaydedilen “para sayma” görüntüleriyle ilgili davalar da aynı gün hukuk sahnesinde yer alıyor. Bu durum, kamuoyunda İmamoğlu’nun üzerine kurulan hukuki baskının sistematik olduğuna dair tartışmaları beraberinde getiriyor.

Siyasi Yasak ve Memuriyet Hizmetlerinden Men

İddianamede, yalnızca hapis cezası değil, aynı zamanda İmamoğlu’nun siyasi hayatta ve kamu görevlerinde bulunmasının engellenmesi talep ediliyor. Bu tür yaptırımlar, hem ceza infazı hem de gelecekteki siyasi faaliyetler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, suç işleyen kişilerin kamu görevlerinden men edilmesi talep ediliyor.


Halk ve Siyasi Çevrelerden Gelen Tepkiler

Kamuoyu ve Medya Yaklaşımları

Dava hakkında yayınlanan haberler, hem destekleyen hem de eleştiren görüşlerin yoğunlukta olduğunu gösteriyor. Bazı siyasi çevreler, davayı siyasi bir baskı olarak nitelendirirken; muhalefet ve bazı sivil toplum kuruluşları ise, yargı bağımsızlığının zedelendiğini ve bu davanın demokrasiye zarar verdiğini savunuyor. Sosyal medya platformlarında İmamoğlu’nun savunması, ifade özgürlüğü ve siyaset üzerindeki etkiler konusunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı.

Uluslararası Tepkiler

Uluslararası arenada, özellikle Avrupa’daki bazı siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları, davanın siyasi motivasyonlu olduğunu belirterek eleştirilerini dile getiriyor. Avrupa’daki bazı büyükşehir belediye başkanları, İmamoğlu’ya destek çağrıları yaparken, davanın adil bir yargılamaya tabi tutulması gerektiğini vurguluyorlar.


Son Gelişmeler ve Gelecek Beklentileri

Duruşma Sonrası İfade ve Açıklamalar

Mahkeme salonundan çıkan İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada; “Başsavcı incindi diye hakkımda hazırlanan iddianame, iktidar medyasının panik yaratma çabalarının bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hem destekçileri hem de eleştirmenler arasında geniş yankı uyandırdı.

Geleceğe Yönelik Hukuki Süreç

İmamoğlu, mahkemenin vermiş olduğu kararın temyiz aşamasına götürüleceğini belirterek, davanın siyasi yansımalarını da göz önünde bulundurduğunu söyledi. Şu an itibariyle, ceza ve siyasi yasak kararının kesinleşmemiş olması, İmamoğlu’nun savunma sürecine ve gelecekteki siyasi faaliyetlerine etkisini sürdürecek.

Siyasi Arenada Beklentiler

Bu davanın siyasi arenada yaşattığı çalkantılar, Türkiye’de seçmen davranışları ve siyasi kutuplaşma üzerinde uzun vadeli etkiler yapabilir. Özellikle yaklaşan yerel ve genel seçimler öncesinde, davayla ilgili gelişmelerin siyasi kampanyalara yön verecek nitelikte olması bekleniyor.


Sonuç

Ekrem İmamoğlu’nun hakim karşısına çıkışı, sadece kişisel bir dava olmanın ötesinde, Türkiye’de ifade özgürlüğü, siyasi baskı ve yargı bağımsızlığı konularında geniş çaplı tartışmalara yol açan önemli bir süreç olarak değerlendiriliyor. İddianamede öne sürülen 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası, siyasi yasak ve kamu görevlerinden men talepleri, davanın yalnızca hukuki yönünü değil, aynı zamanda siyasi arenadaki yansımalarını da gözler önüne seriyor.

Bu gelişmeler ışığında, davanın temyiz süreci ve ilerleyen aşamalarının, Türk siyasi hayatı ve demokrasi tartışmaları üzerinde belirleyici etkiler yapması bekleniyor. Hem ulusal hem de uluslararası kamuoyu, bu süreci yakından takip etmeye devam ederken, adil ve bağımsız bir yargılamanın teminat altına alınması gerekliliği üzerine vurgu yapılıyor.


Ek Bilgiler ve Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru: İmamoğlu’nun hangi suçlamalarla yargılanıyor?
Cevap: İmamoğlu, “kamu görevlisine karşı alenen hakaret”, “tehdit” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Soru: Hangi cezalar isteniyor?
Cevap: İddianamede, İmamoğlu’nun 2 yıl 8 aydan 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası alması, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılması ve memuriyet hizmetlerinden men edilmesi talep ediliyor.

Soru: Duruşma nerede gerçekleşiyor?
Cevap: Duruşma, Silivri Cezaevi yakınlarındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılıyor.

Soru: Bu dava ne gibi siyasi sonuçlar doğurabilir?
Cevap: Dava, Türkiye’de ifade özgürlüğü, siyasi baskı ve yargı bağımsızlığı konularında geniş tartışmalara yol açarken, yaklaşan seçimler öncesinde siyasi kutuplaşmayı da artırabilecek potansiyele sahip.


Son Söz

Ekrem İmamoğlu davası, hukuk ve siyaset kesişiminde yaşanan gelişmelerin ne kadar çetin ve tartışmalı olduğunu gözler önüne seriyor. Gerek mahkeme süreci gerekse kamuoyundaki tartışmalar, Türkiye’de demokrasinin ve ifade özgürlüğünün korunması noktasında önemli bir sınav olarak değerlendirilebilir. Gelişmeleri yakından takip etmek, hem siyasi hem de hukuki perspektiften kritik önem taşımaktadır.

Gündem

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Yayımlandı

üzerinde

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…

İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.

Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.

Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?

Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.

Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu

Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.

Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.

Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı

Okumaya Devam Et

Gündem

Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular

Yayımlandı

üzerinde

 

Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 20:11


İngiltere’nin başkenti Londra’da 50 yaşını geçmiş 26 kadın, yalnız yaşlanma korkusunu yenmek ve dayanışma içinde bir hayat sürmek için yıllar süren bir arayışın ardından ‘New Ground’ adını verdikleri yaşam kooperatifini kurdu. 10 yıldır birlikte yaşayan kadınlar, hem özgürlüklerinden hem de arkadaşlıklarından ödün vermeden örnek bir ortak yaşam modeline imza attı.

Modern dünyanın hızla yaygınlaştırdığı yalnızlaşma ve bireyselleşme, özellikle yaşlı bireyleri derinden etkiliyor. Oysa Londra’da 50 yaş üstü 26 kadın, bu tabloya boyun eğmeyerek kendi elleriyle bambaşka bir gerçekliğin kapılarını araladı. “New Ground” (Yeni Zemin) adını verdikleri kooperatifte bir araya gelen kadınlar, yaşlılığı yalnız geçirmek zorunda olmadıklarını tüm dünyaya gösteriyor.

Özellik Açıklama
Proje Adı New Ground Cohousing
Konum High Barnet, Kuzey Londra / İngiltere
Sakin Sayısı 26 kadın (yaş aralığı 50 – 97)
Kuruluş Yılı 2016 (10 yıldır yaşanıyor)
Konut Tipi 25 bağımsız daire (1 evli çift) + ortak kullanım alanları
Yönetici Kadınların kendileri (tamamen öz yönetim)
Ziyaretçi Erkekler kalıcı olarak kalamaz, ancak ziyaret edebilir

 Feminist Bir Ütopya: New Ground’un Hikayesi

Londra’nın kuzeyindeki Chipping Barnet bölgesinde, göz alıcı bir pasajın üst katında yer alan New Ground, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ortak çalışma alanını andırıyor. Oysa burası, İngiltere’de 50 yaş üstü kadınlar için kurulmuş ilk ve tek ortak yaşam topluluğu olma özelliğini taşıyor.

Birbirini tanıyan ve yıllarca “Beraber yaşasak ne güzel olurdu” hayali kuran bu kadınlar, uygun bir yer bulabilmek için tam 18 yıl mücadele etti. 2016 yılında Londra’nın kuzeyindeki High Barnet’te hareketli bir ana caddenin arka sokağına gizlenmiş büyük bir arazi üzerindeki üç katlı eski tuğla binayı satın alarak yeniledi ve yeniden tasarladı.

Bugün 25 bağımsız dairede 26 kadın yaşıyor (içlerinden biri evli olduğu eşiyle birlikte kalıyor). Yaşları 50 ile 97 arasında değişen kadınlar, her biri kendi özel alanına sahip olsa da, ortak bir mutfak, geniş bir bahçe ve ortak etkinlikler için tasarlanmış bir yaşam alanını paylaşıyor.

En büyükleri 97 yaşında olan bu cesur kadınlar, yalnız yaşlanmayı değil; kahkahaları, yemekleri ve hayatı birlikte paylaşmayı seçti.

 Dayanışma ve Özgürlük El Ele

New Ground’da yaşam, hiçbir şekilde bir huzurevini andırmıyor. Kadınlar kendi dairelerinde tamamen özgür ve bağımsız; ancak ihtiyaç duyduklarında birbirlerine her an destek olabilecekleri sıcacık bir komşuluk ağına sahipler.

Ortak alanda haftada bir düzenlenen akşam yemekleri, film geceleri (Bill Nighy filmleri favori), “sandalyede değil, gerçek yoga” dersleri ve bahçede yapılan hasat partileri, kadınların birbirleriyle bağlarını güçlendiriyor.

96 yaşındaki Hedi Argent, bu dayanışmanın en güzel örneklerinden birini şöyle anlatıyor:

“92 yaşındaki arkadaşım Angela yeni aldığı kıyafetin etiketini kesmeyi unutmuştu. Onu fark edince hep birlikte kahkahalara boğulduk. Hemen bir arkadaşımız koşa koşa makas getirdi. İşte bu, yalnız olmadığını bilmek ve her an birinin seni fark etmesi demek.”

Kadınlar dayanışmanın yanı sıra, hayatlarının kontrolünün kendi ellerinde olmasına da büyük önem veriyor. Bu yüzden erkeklerin New Ground’da kalıcı olarak yaşamasına izin verilmiyor. Ancak erkek ziyaretçiler (baba, oğul, kardeş, sevgili) elbette buyur ediliyor. Hatta kadınlardan biri bu kuralı esprili bir dille şöyle yorumluyor:

“Çok sevgili bir partnerim olsa bile, ona ‘Üzgünüm canım, seninle yaşayamam ama hafta sonları harika vakit geçirebiliriz’ demek için harika bir bahanem olur!”

Bu yaklaşım, kadınların dayanışmadan ödün vermeden, romantik ilişkilerini de özgürce yaşayabileceklerini gösteriyor.

 Geleceğe Bir Model: “Keşke Biz de Yapabilsek”

New Ground’un başarısı, sadece bu 26 kadının hayatını değiştirmekle kalmadı; aynı zamanda İngiltere’de ve dünyada alternatif yaşlanma modellerine ilham kaynağı oldu. İngiltere’de 65 yaş üstü 3,64 milyon kişi yalnız yaşıyor ve bunların yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, New Ground gibi projelerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kadınlar, yaşadıkları deneyimi başkalarıyla paylaşmak ve bu modelin yaygınlaşmasına öncülük etmek için gönüllü olarak kapılarını açıyor. New Ground’un resmi internet sitesinde, benzer bir kooperatif kurmak isteyenlere rehberlik edecek kaynaklar ve tarihçe paylaşılıyor.

Projenin mimarlarından Jude Tisdall (71), yalnız yaşlanma korkusunun üstesinden gelmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade ediyor:

“Birileri buraya gelip ‘Evet, hepimiz aynı yaşlardayız’ diye düşünebilir. Ama bizi ‘yaşlı’ diye tanımlayamazsınız. Çoğumuz hâlâ çalışıyor, gönüllü faaliyetlerde bulunuyor ve topluluğumuzda aktifiz. Önemli olan yaş değil, nasıl yaşadığın.”

Haberin Özeti

Madde Açıklama
1️⃣ Yalnızlığa meydan okuma: 26 kadın, yalnız yaşlanmak istemedi.
2️⃣ 18 yıllık mücadele: Uygun bir yer bulmak için yıllarca aradılar.
3️⃣ Tamamen kadınlara özel: Erkekler kalıcı olarak kalamaz, sadece ziyaret edebilir.
4️⃣ Özgür ve bağımsız yaşam: Kendi dairelerinde özel alanları var, ancak güçlü bir komşuluk ağı mevcut.
5️⃣ Dayanışma kültürü: Ortak yemekler, film geceleri, yoga dersleri ve bahçe işleri.
6️⃣ İlham kaynağı: Bu model, dünyadaki diğer yaşlı bireylere ve topluluklara örnek oluyor.
7️⃣ Gelecek vizyonu: Kadınlar, bu modelin yaygınlaşması için rehberlik ediyor.

 Sonuç: Yaşlanmak Paylaşılınca Güzel

New Ground, yaşlılığı sadece fiziksel bir süreç olmaktan çıkarıp, anlamlı ilişkilerle, kahkahalarla ve dayanışmayla dolu bir döneme dönüştürüyor. Bu 26 kadının hikayesi, yalnız yaşlanmak zorunda olmadığımızın; sevgiyi, arkadaşlığı ve desteği her yaşta yeniden inşa edebileceğimizin kanıtı.

Belki de ilerleme dediğimiz şey, her şeyi tek başımıza yapabilmek değil; ihtiyaç duyduğumuzda birbirimize yaslanabilecek bağlar kurabilmektir. Yaşlılıkta en büyük zenginlik, sağlıklı bir beden kadar, arkadaşlarla paylaşılan bir kahkaha ve omuz omuza verilen bir destektir.

Okumaya Devam Et

Gündem

Şanlıurfa’daki yangında 1 iş yeri ile 8 daire zarar gördü

Yayımlandı

üzerinde

Şanlıurfa’daki yangında 1 iş yeri ile 8 daire zarar gördü

15 Haziran 2026 – 14:10

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesindeki 10 katlı bir apartmanın giriş katında başlayan yangın, hızla yayılarak korku dolu anlar yaşattı. Olayda bir iş yeri ve 8 daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen 7 kişi hastaneye kaldırıldı.

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde bulunan 10 katlı Beyaz İnci Sitesi, adeta alevlere teslim oldu. Edinilen bilgiye göre, sitenin zemin katında bulunan bir inşaat, yapı ve dekorasyon malzemeleri satış mağazasında, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Hafta sonu nedeniyle kapalı olan ve içerisinde birçok yanıcı malzeme bulunan iş yerinde başlayan alevler, kısa sürede binanın üst katlarına da sıçradı.

Yangının büyümesiyle birlikte apartman sakinleri büyük bir panik yaşadı. Dumanı fark eden vatandaşlar, kendi imkânlarıyla ve çevredekilerin yardımıyla binayı tahliye etmeye çalıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Alevlerin hızla yayılması ve itfaiye araçlarının yangına müdahalede yetersiz kalması üzerine, polis ve jandarmaya ait TOMA’lar da söndürme çalışmalarına destek verdi.

 Yaklaşık 4 Saat Süren Kahramanca Müdahale

Ekiplerin yoğun çabasıyla yangın, yaklaşık 4 saatlik bir mücadelenin ardından kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü. Soğutma çalışmaları sürerken, olay yerinde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Yapılan ilk incelemelerde yangının çıktığı iş yerinin tamamen kullanılamaz hale geldiği, binadaki toplam 8 dairenin ise yoğun duman ve alevlerden ciddi şekilde zarar gördüğü belirlendi.

Olayda, biri itfaiye personeli olmak üzere toplam 7 kişi dumandan etkilenerek çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu ve tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Yangında can kaybı yaşanmaması teselli kaynağı oldu.

 Vali Şıldak ve Başkan Gülpınar Olay Yerinde

Yangının ardından bölgeye gelen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bina sakinleri ve iş yeri sahiplerine geçmiş olsun dileklerini ileterek yetkililerden yangınla ilgili detaylı bilgi aldı.

Yangının çıkış nedeni ile ilgili olarak yetkililer tarafından geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı bildirildi. Kesin hasar oranı ve yangının çıkış sebebi, yapılacak teknik çalışmaların ardından netlik kazanacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar