Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ekrem İmamoğlu Hakim Karşısında: 7 Yıl 4 Aya Kadar Hapis İstemiyle İddianame Detayları

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Giriş

İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Ekrem İmamoğlu, başsavcı Akın Gürlek ve ailesine yönelik açıklamaları nedeniyle açılan dava kapsamında bugün Silivri’de hakim karşısına çıktı. İddianamede; “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret”, “tehdit” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlarından 2 yıl 8 aydan 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemi öne sürülüyor. Bu durum, siyasi ve hukuki çevrelerde tartışmalara yol açarken, kamuoyunun ve medya organlarının yakından takip ettiği bir dava halini almış durumda


Dava Sürecinin Arka Planı

İddianamenin Hazırlanması ve Suçlamalar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı bir panelde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve ailesine yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle suç içerikli sözler söylemekle suçlandığı bildiriliyor. İddianamede suçlamalar şu başlıklar altında toplanıyor:

  • Kamu Görevlisine Karşı Alenen Hakaret: İmamoğlu’nun, görevde bulunan başsavcının itibarını zedeleyecek ifadeler kullandığının belirtildiği.

  • Tehdit: İddia edilen ifadelerin, başsavcı Gürlek ve ailesi üzerinde korku yaratmaya yönelik olduğu öne sürülüyor.

  • Terörle Mücadelede Görev Alanları Hedef Gösterme: Söylemlerin, terörle mücadelede görev almış kişilere yönelik yapıcı olmayan ve caydırıcı nitelikte olduğu savunuluyor.

Buna ek olarak, iddianamede İmamoğlu’nun memuriyet hizmetlerinden yoksun bırakılması talebi de yer almakta; yani, işlediği suç nedeniyle kamu görevlerinde çalışmasının engellenmesi isteniyor.


Mahkeme Görüşmeleri ve Duruşma Detayları

İlk Duruşma ve Güvenlik Önlemleri

Duruşmanın Silivri Cezaevi yakınlarındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi içinde bulunan duruşma salonunda gerçekleşti. Duruşma öncesinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında, jandarma köpekleri ve sıkı giriş kontrolleri ile salon çevresi dikkatle denetlendi. Bu önlemler, davanın yüksek öneme sahip olması ve olası protesto ya da gerginlik durumlarının engellenmesi amacıyla hayata geçirildi.

Suçlamaların Ayrıntılı İncelenmesi

Mahkemede, iddianamedeki suç tanımlamalarının detaylı bir şekilde tartışıldığı belirtildi. Savcılar, İmamoğlu’nun:

  • “Kamu Görevlisine Karşı Alenen Hakaret” ifadesinin, mağdur sıfatıyla bildirilen başsavcı Akın Gürlek’in kişisel ve mesleki itibarını zedelemeyi hedef aldığını,

  • “Tehdit” suçlaması kapsamında, kullanılan ifadelerin, mağdur üzerinde korku yaratabilecek nitelikte olduğunu,

  • “Terörle Mücadelede Görev Alanları Hedef Gösterme” suçuyla ilgili olarak ise, söz konusu konuşmanın terörle mücadele kapsamındaki görevli kişilere yönelik sistematik bir küçümseme ve tehdit içerdiği ileri sürüldü.

Mahkemenin sonunda, İmamoğlu’nun 2 yıl 8 aydan 7 yıl 4 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılması ve memuriyet hizmetlerinden men edilmesi isteniyor.


İddianamenin İçeriği ve Hukuki Tartışmalar

Dili Aşan İfadeler ve Hukuki Değerlendirme

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun kamuoyunda konuştuğu panelde kullandığı ifadelerin, düşünceyi açıklama özgürlüğünün ötesine geçerek saldırgan ve küçültücü bir nitelik taşıdığı değerlendiriliyor. Savcılar, kullanılan ifadelerin yalnızca eleştiri sınırlarını aşmakla kalmadığını, aynı zamanda kişilerin saygınlığını hedef aldığını ve bu nedenle ifade hürriyeti kapsamında hukuki koruma altına alınamayacağını savunuyor.

Politik ve Siyasi Sonuçlar

Dava, yalnızca hukuki anlamda değil, aynı zamanda siyasi arenada da büyük yankı uyandırdı. İmamoğlu’nun daha önceki görevden uzaklaştırılması ve tutuklanma süreçleri ışığında, bu dava; muhalefetin iddiasına göre, siyasi baskı ve yargı bağımsızlığının sorgulanması yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. İmamoğlu’nun açıklamalarında, davanın “başsavcının yardımcısı” tarafından hazırlandığının belirtilmesi, sürecin siyasi etkilendiği yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.


Davanın Güncel Seyri ve İlgili Diğer Dava Süreçleri

Ek İdari ve Hukuki Süreçler

İmamoğlu hakkında yürütülen dava, yalnızca Akın Gürlek’e yönelik açıklamalarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda geçmişteki belediye başkanlığı dönemindeki diğer davalarla paralel seyrediyor. Özellikle, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin ihale davası ve CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda kaydedilen “para sayma” görüntüleriyle ilgili davalar da aynı gün hukuk sahnesinde yer alıyor. Bu durum, kamuoyunda İmamoğlu’nun üzerine kurulan hukuki baskının sistematik olduğuna dair tartışmaları beraberinde getiriyor.

Siyasi Yasak ve Memuriyet Hizmetlerinden Men

İddianamede, yalnızca hapis cezası değil, aynı zamanda İmamoğlu’nun siyasi hayatta ve kamu görevlerinde bulunmasının engellenmesi talep ediliyor. Bu tür yaptırımlar, hem ceza infazı hem de gelecekteki siyasi faaliyetler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, suç işleyen kişilerin kamu görevlerinden men edilmesi talep ediliyor.


Halk ve Siyasi Çevrelerden Gelen Tepkiler

Kamuoyu ve Medya Yaklaşımları

Dava hakkında yayınlanan haberler, hem destekleyen hem de eleştiren görüşlerin yoğunlukta olduğunu gösteriyor. Bazı siyasi çevreler, davayı siyasi bir baskı olarak nitelendirirken; muhalefet ve bazı sivil toplum kuruluşları ise, yargı bağımsızlığının zedelendiğini ve bu davanın demokrasiye zarar verdiğini savunuyor. Sosyal medya platformlarında İmamoğlu’nun savunması, ifade özgürlüğü ve siyaset üzerindeki etkiler konusunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı.

Uluslararası Tepkiler

Uluslararası arenada, özellikle Avrupa’daki bazı siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları, davanın siyasi motivasyonlu olduğunu belirterek eleştirilerini dile getiriyor. Avrupa’daki bazı büyükşehir belediye başkanları, İmamoğlu’ya destek çağrıları yaparken, davanın adil bir yargılamaya tabi tutulması gerektiğini vurguluyorlar.


Son Gelişmeler ve Gelecek Beklentileri

Duruşma Sonrası İfade ve Açıklamalar

Mahkeme salonundan çıkan İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada; “Başsavcı incindi diye hakkımda hazırlanan iddianame, iktidar medyasının panik yaratma çabalarının bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hem destekçileri hem de eleştirmenler arasında geniş yankı uyandırdı.

Geleceğe Yönelik Hukuki Süreç

İmamoğlu, mahkemenin vermiş olduğu kararın temyiz aşamasına götürüleceğini belirterek, davanın siyasi yansımalarını da göz önünde bulundurduğunu söyledi. Şu an itibariyle, ceza ve siyasi yasak kararının kesinleşmemiş olması, İmamoğlu’nun savunma sürecine ve gelecekteki siyasi faaliyetlerine etkisini sürdürecek.

Siyasi Arenada Beklentiler

Bu davanın siyasi arenada yaşattığı çalkantılar, Türkiye’de seçmen davranışları ve siyasi kutuplaşma üzerinde uzun vadeli etkiler yapabilir. Özellikle yaklaşan yerel ve genel seçimler öncesinde, davayla ilgili gelişmelerin siyasi kampanyalara yön verecek nitelikte olması bekleniyor.


Sonuç

Ekrem İmamoğlu’nun hakim karşısına çıkışı, sadece kişisel bir dava olmanın ötesinde, Türkiye’de ifade özgürlüğü, siyasi baskı ve yargı bağımsızlığı konularında geniş çaplı tartışmalara yol açan önemli bir süreç olarak değerlendiriliyor. İddianamede öne sürülen 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası, siyasi yasak ve kamu görevlerinden men talepleri, davanın yalnızca hukuki yönünü değil, aynı zamanda siyasi arenadaki yansımalarını da gözler önüne seriyor.

Bu gelişmeler ışığında, davanın temyiz süreci ve ilerleyen aşamalarının, Türk siyasi hayatı ve demokrasi tartışmaları üzerinde belirleyici etkiler yapması bekleniyor. Hem ulusal hem de uluslararası kamuoyu, bu süreci yakından takip etmeye devam ederken, adil ve bağımsız bir yargılamanın teminat altına alınması gerekliliği üzerine vurgu yapılıyor.


Ek Bilgiler ve Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru: İmamoğlu’nun hangi suçlamalarla yargılanıyor?
Cevap: İmamoğlu, “kamu görevlisine karşı alenen hakaret”, “tehdit” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Soru: Hangi cezalar isteniyor?
Cevap: İddianamede, İmamoğlu’nun 2 yıl 8 aydan 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası alması, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılması ve memuriyet hizmetlerinden men edilmesi talep ediliyor.

Soru: Duruşma nerede gerçekleşiyor?
Cevap: Duruşma, Silivri Cezaevi yakınlarındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılıyor.

Soru: Bu dava ne gibi siyasi sonuçlar doğurabilir?
Cevap: Dava, Türkiye’de ifade özgürlüğü, siyasi baskı ve yargı bağımsızlığı konularında geniş tartışmalara yol açarken, yaklaşan seçimler öncesinde siyasi kutuplaşmayı da artırabilecek potansiyele sahip.


Son Söz

Ekrem İmamoğlu davası, hukuk ve siyaset kesişiminde yaşanan gelişmelerin ne kadar çetin ve tartışmalı olduğunu gözler önüne seriyor. Gerek mahkeme süreci gerekse kamuoyundaki tartışmalar, Türkiye’de demokrasinin ve ifade özgürlüğünün korunması noktasında önemli bir sınav olarak değerlendirilebilir. Gelişmeleri yakından takip etmek, hem siyasi hem de hukuki perspektiften kritik önem taşımaktadır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Son Dakika: Ahbap Derneği soruşturmasında şok iddia! İş adamı Hüseyin Başaran’ın Haluk Levent hakkındaki şikayet dilekçesi ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Son Dakika: Ahbap Derneği soruşturmasında şok iddia! İş adamı Hüseyin Başaran’ın Haluk Levent hakkındaki şikayet dilekçesi ortaya çıktı

Tarih: 13 Temmuz 2026
Saat: 18:30

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmada flaş bir gelişme yaşandı. Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran’ın avukatı aracılığıyla Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu şikayet dilekçesi ortaya çıktı. Dilekçede, yaklaşık 60 milyon dolar değerindeki 22 gayrimenkulün Haluk Levent ve diğer şüpheliler tarafından “planlı ve sistematik bir şekilde” ele geçirildiği öne sürüldü.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent gözaltına alınırken, İstanbul’da müteahhitlik yapan Bayram Doğan da ünlü sanatçı hakkında dolandırıcılık iddiasıyla savcılığa başvurdu.

60 milyon dolarlık devasa mal varlığı

Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran’ın avukatı Fatih Erdöl tarafından hazırlanan dilekçede, güncel değeri yaklaşık 60 milyon dolar olan 22 adet gayrimenkulün, Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu şüpheliler tarafından hileli yollarla devralındığı iddia edildi.

Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Güncel değeri yaklaşık 60 milyon Amerikan Doları bulan devasa malvarlığını haksız ve hileli yollarla ele geçirmek amacıyla son derece planlı, sistematik ve organize bir suç örgütü mantığıyla hareket etmişlerdir.”

Dilekçede müşteki olarak Can Başaran, Başaran Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş., Başaran Trabzon Çimento San. Tic. A.Ş. ve Bordo Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yer alırken; Haluk Levent, Y.K. ve E.Ö.Ç. şüpheli olarak gösterildi.

“Kimsesiz kız çocuklarına yurt” vaadiyle kandırıldı iddiası

Dilekçedeki en dikkat çekici iddialardan biri, Haluk Levent’in Hüseyin Başaran’ı “kimsesiz kız çocuklarına yurt yaptırmak” vaadiyle ikna ettiği yönünde. Başaran’ın geçmişte uçak kazasında kaybettiği kızının anısına bu projeye sıcak baktığı belirtilirken, Levent ve beraberindekilerin önce senetle ödeme teklif ettikleri, reddedilince de ABD ve Avrupa Birliği’nden gelecek fonlarla ödeme yapacaklarını vaat ettikleri aktarıldı.

Dilekçede, taşınmazların fon yetkilisi olduğu söylenen Y.K. adına devredilmesi gerektiği bahanesiyle tapu işlemlerinin gerçekleştirildiği, ancak 22 taşınmazdan sadece 1’i için tapu bedelinin çok altında ödeme yapıldığı, diğer 21’i için ise hiçbir ödeme yapılmadığı iddia edildi.

“Kamuoyu güvenini kötü emellere siper ettiler”

Dilekçede Haluk Levent ve Ahbap Derneği’nin toplum nezdindeki güvenilir imajının “kötü emellere siper” edildiği vurgulandı. Avukat Fatih Erdöl, dilekçede şu ifadeleri kullandı:

“En sarsıcı ve tehlikeli gerçek, ülkemizde milyonlarca insanın güvendiği bir ismin ve derneğin bu iğrenç dolandırıcılık planına alet edilmesidir. Şüpheli Haluk Levent ve onun kurucusu olduğu AHBAP Derneği, toplumun en hassas olduğu zamanlarda yardım faaliyetleriyle ön plana çıkmış birer güven sembolüdür.”

Dilekçede şüpheliler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından kamu davası açılması talep edildi.

Bayram Doğan’dan da dolandırıcılık şikayeti

Ahbap Derneği soruşturması kapsamında Haluk Levent ile ilgili bir iddia daha gündeme geldi. İstanbul’da müteahhitlik yapan Bayram Doğan, 23 Haziran 2026’da Ataşehir’de bulunan 11 dairenin satışı için 233 milyon TL’lik sözleşme imzaladığını, ancak ödemelerin yapılmadığını belirterek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Doğan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Haluk Levent bize 33 milyon TL’lik şahsi senetlerini vermişti ve 8 milyon lira da nakit ödeme yapacaktı. Nakit olan kısmı ödemedi. Ahbap Derneği’ne ait 233 milyon lira kefalet senedi verdi. Bugün sabah itibarıyla savcılığa dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduk.”

Doğan, tapuları devrettiği 4 dairenin karşılığını alamadığını ve Haluk Levent’in kendilerini sürekli oyaladığını iddia etti.

Gözaltı süreci devam ediyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu 26 şüpheli gözaltına alındı. Levent’in 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL tutarında bahis oynadığı iddiası da gündeme gelirken, soruşturmanın dernek bağışlarının amaç dışı kullanılıp kullanılmadığına odaklandığı belirtiliyor.

Gelişmeleri takip etmek için FatihDoğanMedya’yı takipte kalın!

Okumaya Devam Et

Gündem

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 17 yıl sonra 25 gözaltı! Eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltına alındı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 17 yıl sonra 25 gözaltı! Eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltına alındı

Yayın Tarihi: 13 Temmuz 2026.  14: 00

ANKA 


BBP’nin kurucu liderinin 2009’daki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüpheliler arasında eski emniyet amiri Dursun Özmen ve FETÖ hükümlüleri de yer alıyor.

Son dakika: Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında kritik operasyon

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ta meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Sabah saat 05.00 itibarıyla Ankara merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalıya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da belirlenen adreslere baskın yapıldı.

Operasyon neticesinde 25 şüpheli gözaltına alındı. Savcılık, olayda “Silahlı Terör Örgütü Kurmak, Yönetmek ve Üye Olmak” ile “Tasarlayarak Kasten Adam Öldürme” suçlarını işledikleri yönünde somut deliller bulunan 29 şüpheli tespit etti.

Eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltında

Gözaltına alınan isimler arasında Yazıcıoğlu dosyasında daha önce “evrakta sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” iddialarıyla yargılanan eski emniyet amiri Dursun Özmen de bulunuyor.

Dursun Özmen, dönemin Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesinde emniyet amiri olarak görev yapıyordu. 2021 yılında “görevi kötüye kullanma” suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırılan Özmen, yeniden başlatılan soruşturmanın kapsamının genişlediğini gösteriyor.

FETÖ hükümlüleri de şüpheliler arasında

Soruşturma kapsamında dikkat çeken bir diğer gelişme ise şüpheliler arasında FETÖ’nün askeri yapılanması davasından hükümlü isimlerin bulunması oldu.

Helikopterin enkazından GPS cihazlarını sökerken görüntülenen Davut Uçum ile Aydın Özsıcak’ın cezaevinde olduğu kaydedildi.

Gözaltına alınan diğer şüpheliler arasında Ahmet Turhan, Bekir Cerikci, Cemal Şahin, Ebubekir S. Yüksekkaya, Sedat Kılıçaslan, Nedim Bakırhan, Ersöz Sağlam, Nusret Memiş, Ferudun Seren, Gülseren Özişik, Halil İbrahim Açan, Hikmet Tanıl, Recep Ercan, İsmail Kaya, Kerem Mumcuoğlu, Mehmet Çağlar, Mehmet Sevdim, Melike Sinem Uçum ve Suat yer alıyor.

Adalet Bakanı Gürlek’ten açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Gürlek, 12 Haziran 2026’da Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilen soruşturmanın, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nce yürütülen çalışmalar neticesinde bu aşamaya geldiğini ifade etti.

Operasyon kapsamında 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin ise yurt dışında olduğu belirlenirken, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

17 yıl sonra adalet arayışı

Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen, olayın aydınlatılamaması kamuoyunda uzun süredir tartışma konusuydu. Yeniden başlatılan ve Ankara’ya devredilen soruşturma kapsamında 10 ilde düzenlenen bu operasyon, dosyada yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.


Fatih Doğan Medya

Fatih Doğan Medya
Hızlı • Tarafsız • Güvenilir Haber

Türkiye ve dünyadan en güncel gelişmeleri en hızlı, doğru ve tarafsız şekilde sizlere ulaştırıyoruz.

Gündemi kaçırmamak için resmi sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Fatih Doğan Medya

Doğru Haber • Güvenilir Kaynak • Tarafsız Yayıncılık

 

© 2026 Fatih Doğan Medya. Tüm hakları saklıdır.

Okumaya Devam Et

Gündem

Avrupa’yı kavuran sıcak hava dalgası can aldı: Haziran sonunda 10 bin kişi hayatını kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Avrupa’yı kavuran sıcak hava dalgası can aldı: Haziran sonunda 10 bin kişi hayatını kaybetti

Tarih: 13 Temmuz 2026

Saat: 12:45

FatihDoğanMedya 

Avrupa’yı etkisi altına alan rekor sıcak hava dalgası haziran ayının son haftasında 10 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Uzmanlar, ölümlerin büyük kısmının 65 yaş üstü kişiler olduğunu ve bu durumun “olağan dışı” olduğunu belirtti.

BRÜKSEL – Avrupa ülkeleri, haziran ayının son haftasında yaşanan rekor sıcak hava dalgası sırasında 10 binden fazla “fazladan ölüm” kaydetti. Resmi verilere göre, hayatını kaybedenlerin 9 binden fazlası 65 yaş ve üzerindeki kişilerden oluşuyor.

Veriler, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından desteklenen EuroMOMO ağı tarafından yayımlandı. 27 Avrupa ülkesinin ulusal ölüm istatistiklerinden derlenen veriler, 22-28 Haziran tarihleri arasında, sıcak hava dalgasının Fransa, İspanya, İngiltere ve diğer ülkelerde zirve yaptığı haftada 10 bin 650 kişilik bir ölüm artışına işaret ediyor.

“Bu kadar yüksek olması gerçekten olağan dışı”

EuroMOMO’yu yöneten Danimarka’daki Statens Serum Institut’un Başhekimi Lasse Vestergaard, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Yılın bu zamanında bu tür bir fazlalık yaşanması olağan dışı. Gerçekten çok yüksek” dedi. Vestergaard, bu yüksek fazla ölüm oranını aşırı sıcaklıklar dışında bir şeyle açıklamanın zor olduğunu vurguladı.

Bilim insanları, haziran sonundaki sıcak hava dalgasının insan kaynaklı iklim değişikliği olmadan “neredeyse imkânsız” olacağını ve iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını daha sık ve daha yoğun hale getirdiğini belirtiyor.

Fransa ve Belçika’da “çok yüksek” alarmı

EuroMOMO, ülke bazında fazla ölüm verilerini yayımlamasa da, Fransa ve Belçika’nın haziran ayının son haftasında “çok yüksek” fazla ölüm oranı kaydeden iki ülke olduğu bildirildi. Belçika’da fazla ölüm oranının, 2000 yılına kadar uzanan kayıtlardaki herhangi bir sıcak hava dalgası sırasında kaydedilen en yüksek seviyede olduğu açıklandı.

Ayrıca, Pazartesi günü yayımlanan ayrı bir bilimsel çalışma, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak hava dalgalarında yalnızca İngiltere ve Galler’de 2 bin 700 kişinin sıcakla bağlantılı nedenlerden hayatını kaybettiğini tahmin ediyor. Bu ölümlerin yüzde 42’sinin, küresel ısınmanın sıcak hava dalgalarına eklediği aşırı sıcaktan kaynaklandığı belirtiliyor.

İklim krizi can almaya devam ediyor

Aşırı sıcaklar, sıcak çarpmasının yanı sıra kardiyovasküler ve solunum yolu hastalıklarını şiddetlendirerek ölümlere yol açıyor. Özellikle yaşlılar bu durumdan en çok etkilenen grup olarak öne çıkıyor.

Haziran sonundaki aşırı sıcak hava dalgası, Avrupa’da enerji arzında kesintilere neden olmuş, okullar kapatılmış ve Fransa, İspanya ile İngiltere’de sıcaklık rekorları kırılmıştı.


Fatih Doğan Medya

Fatih Doğan Medya
Hızlı • Tarafsız • Güvenilir Haber

Türkiye ve dünyadan en güncel gelişmeleri en hızlı, doğru ve tarafsız şekilde sizlere ulaştırıyoruz.

Gündemi kaçırmamak için resmi sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Fatih Doğan Medya

Doğru Haber • Güvenilir Kaynak • Tarafsız Yayıncılık

 

© 2026 Fatih Doğan Medya. Tüm hakları saklıdır.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar