Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

ABD ve Çin gerilimi ekonomiyi tehdit ediyor

Yayımlandı

üzerinde

ile arasındaki büyük güç rekabetinden kaynaklanan gerilimler, son aylarda gümrük tarifeleri, teknoloji kısıtlamaları ve kritik ham maddelerin kontrolü konusundaki anlaşmazlıklarda düğümlenen kritik tırmanma noktasına ulaşmış durumda.

İki ülke, bir yanda karşılıklı tarife artışlarıyla tırmanan ticaret geriliminin çözümü için müzakereler yürütürken diğer yanda çip sektöründen yapay zekaya, nadir toprak elementlerinden soya fasulyesi ihracatına, limanlarda gemilere uygulanacak ücretlerden hava yolu şirketlerinin hangi üçüncü ülke rotalarını kullanacağına kadar çok sayıda cephede ihtilaf yaşıyor.

Yalnızca bu hafta içinde olup bitenler dahi iki ülkenin ne kadar çok ve çeşitli alanda birbirine karşı hamleler içinde olduğunu gösteriyor.

Pekin yönetimi, 9 Eylül’de nadir toprak elementleri ve üretim teknolojilerinin ihracatına yeni kısıtlamalar getirirken 10 Eylül’de aralarında ABD’li savunma firmalarının bulunduğu şirket ve kuruluşları yaptırım listesine aldı ve Amerikan çip üreticisi Qualcomm hakkında anti-tekel soruşturması başlattı.

Öte yandan, ABD Başkanı Trump, ‘in nadir toprak elementleri konusunda attığı adımları ağır sözlerle eleştirirken bu tutumunu sürdürmesi halinde Çin’den ithal edilen tüm ürünlere 1 Kasım’dan itibaren yüzde 100 ek gümrük tarifesi getireceklerini, ayrıca tüm kritik yazılımların ihracatını durduracaklarını bildirdi.

NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ

Çin Ticaret Bakanlığı, 9 Eylül’de yaptığı bir dizi duyuruda ulusal güvenlik açısından hassas görülen bazı malzeme ve ürün çeşitlerine yönelik yeni kısıtlamalar açıkladı.

Kısıtlamaların odağında sanayide özellikle elektrikli araçlardan akıllı telefonlara, uzay araçlarından silah sistemlerine dek ileri teknoloji cihaz ve donanımların üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri ve bağlantılı üretim teknolojileri yer aldı.

Nadir toprak elementlerini çıkarma, eritme, ayırma işlemleri, mıknatıs malzemelerinin imalatı ile bu elementlerin ikincil kaynak olarak kullanımı ve geri dönüşümüyle bağlantılı teknolojilerin ihracatı kısıtlanırken işlendikleri tesislerde montaj hatlarının kurulması, tamir, hata giderme, bakım ve güncelleme işlemlerine ilişkin teknolojilerin transferi de kontrol kapsamına alındı.

Ayrıca, Çin’de üretilen nadir toprak elementlerini ihraç eden yabancı şirketlere sivil ve askeri ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatı için Ticaret Bakanlığından lisans alma zorunluluğu getirildi.

Öte yandan Bakanlık, Çin’in ihracat kontrolü uygulanan kritik mineraller listesini genişletirken batarya imalatında kullanılanlar ile süper sert metaller içeren bazı ürünlere de ihracat kısıtlaması getirdi.

APEC ZİRVESİ’NDE YAPILACAK GÖRÜŞME ÖNCESİNE DENK GELDİ

Kararın, ABD ile Çin arasında devam eden tarife müzakerelerinin sürdüğü ve iki ülke liderlerinin bu ayın sonunda Güney Kore’de düzenlenecek Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında yüz yüze görüşmeye hazırlandığı dönemde alınması dikkati çekti.

Çin, ABD’nin çip sektörü başta olmak üzere teknoloji alanında uyguladığı kısıtlamalara karşılık, küresel arzın büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerine daha önce de kısıtlama ve kontroller getirmişti.

ABD’nin önceki Başkanı Joe Biden’ın Aralık 2024’te çip sektörüne getirdiği ihracat kısıtlamalarına galyum, germanyum ve antimon ihracatını kısıtlayarak karşılık veren Çin, yeniden göreve gelen Başkan Donald Trump’ın şubat ayındaki ilk tarife artışına karşılık tungsten, tellür, bizmut, molibden ve indiyum ihracatına kontrol getirmişti.

Pekin yönetimi, Trump’ın nisanda duyurduğu “karşılıklı tarifeler” kapsamındaki tarife artışına karşı samaryum, gadolinyum, terbiyum, disprosyum, lütesyum, skandiyum, itriyum ve alaşımlarının olduğu 7 kategorideki nadir toprak elementini ihracat kontrol listesine almıştı.

ÇİN, KÜRESEL ÜRETİMİN YAKLAŞIK YÜZDE 69’UNU KARŞILIYOR

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumunun (USGS) verilerine göre 2024’te dünya genelinde nadir toprak elementi üretimi 390 bin tona ulaştı, bunun 270 bin tonu Çin’de üretildi.

17 tür metal oksitten oluşan nadir toprak elementlerinin yaklaşık yüzde 69’unu imal eden, işleme kapasitesi küresel pazarın yüzde 85’ine ulaşan Çin, ABD’nin teknoloji kısıtlamaları ve tarife hamlelerine bu alandaki ihracat kontrolleriyle karşılık vererek küresel pazardaki hakimiyetini ekonomik koza çevirme niyetini ortaya koyuyor.

TRUMP’IN TEPKİSİ

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Çin’in nadir toprak elementleri konusunda attığı adımları eleştirirken çok sayıda ülkenin Pekin yönetiminden nadir toprak elementleri üretiminin her unsuruna, Çin’de üretilmese dahi ihracat kontrolü uygulama niyetini bildiren mektuplar gönderdiğini belirtti ve böyle bir tutumun dünya piyasasını tıkayacağı ve çok sayıda sanayi kolunda küresel üretime zarar vereceği uyarısında bulundu.

Çin’in tutumunu “sinsi” ve “düşmanca” diye niteleyen Trump, “Dünyanın Çin’i esir almasına asla izin veremeyiz.” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı, bu tutuma karşılık 1 Kasım’dan itibaren Çin’e yüzde 100 ek gümrük tarifesi uygulayacaklarını, ayrıca tüm kritik yazılımların ihracatını durduracaklarını bildirdi.

Trump, başta Şi ile ay sonunda APEC Zirvesi’nde yapacakları görüşmenin bu şartlarda anlamlı olmadığını belirterek görüşmeyi iptal edeceğinin sinyalini verse de daha sonra yaptığı açıklamada görüşmeye açık kapı bıraktı.

ŞİRKETLERE YAPTIRIMLAR

Çin Ticaret Bakanlığı, 10 Eylül’de aralarında dronsavar teknolojileri geliştiren firmaların bulunduğu ABD ve Kanada’dan 14 şirket ve kuruluşa Çin’in güvenliği ve kalkınma çıkarları aleyhine faaliyet yürüttükleri gerekçesiyle yaptırım uygulayacağını bildirdi.

Bu şirket ve kuruluşların, Tayvan ile askeri-teknik işbirliğine girerek Çin’i karalayan beyanlarda bulunarak, yabancı ülkelerin Çinli şirketlere baskı uygulamasına yardım ederek, Çin’in egemenliğine, güvenliğine ve kalkınma çıkarlarına zarar verdiğini savunan Pekin yönetimi, bunları “güvenilmez varlık” listesine aldı.

Çin, daha önce de ABD’nin Çinli şirketleri ulusal güvenlik gerekçesiyle hedef alan yaptırımlarına karşılık savunma sanayisi başta olmak üzere çok sayıda Amerikan şirketine benzer gerekçelerle yaptırımlar uygulamıştı.

QUALCOMM’A SORUŞTURMA

Aynı gün Çin Devlet Piyasa Düzenleme İdaresi, ABD’li çip üreticisi Qualcomm hakkında anti-tekel soruşturmasının başlatıldığını açıkladı.

Soruşturmada Qualcomm’un, İsrailli otomobil çipleri ve iletişim çözümleri geliştiricisi Autotalks’u devralma sürecinin, Çin’in tekelleşme karşıtı düzenlemelerini ihlal edip etmediğinin inceleneceği belirtildi.

Ürettiği “Snapdragon” mobil cihaz çipleriyle tanınan ve gelirinin yüzde 46’sını dünyanın en büyük akıllı telefon pazarı Çin’den sağlayan Qualcomm, Nvidia’nın ardından Çin’de anti-tekel soruşturması başlatılan ikinci ABD’li çip üreticisi oldu.

Nvidia hakkında 9 Aralık 2024’te başlatılan soruşturmada da şirketin 2019’da satın aldığı İsrailli ağ bağlantı ürünleri ve çözümleri geliştiricisi Mellanox’u devralma süreci inceleme konusu yapılmıştı.

Yürütülen soruşturmanın ardından 15 Eylül’de Nvidia’nın, Çin hükümetinin devir işlemine verilen onayın şartlarına aykırı davrandığının belirlendiği, bu yüzden şirket hakkındaki anti-tekel soruşturmasının derinleştirileceği duyurulmuştu.

ÇİP SAVAŞI

ABD’de önceki Başkan Joe Biden’ın liderliğindeki hükümet, ulusal güvenliği tehdit edebilecek kilit teknolojilerin transferini önlemeyi, Çin ile rekabet stratejisinin merkezine koymuştu.

Biden’ın onayıyla 10 Ağustos 2022’de yürürlüğe giren Çip ve Bilim Yasası, Çinli üreticilerin ileri çip teknolojilerine erişimine getirdiği kısıtlamalarla Washington’ın, Çin’in bu sektördeki teknolojik kabiliyetine set çekme niyetini açık etmişti.

ABD Ticaret Bakanlığına bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), 7 Ekim 2022’de aralarında Çin’in en büyük hafıza çipi üreticisi Yangzte Memory Technologies ve en büyük yarı iletken donanım üreticisi Naura Technology Group’un bulunduğu 31 şirket ve kurumun İhracat Kontrol Listesi’ne alındığını bildirmişti.

Öte yandan Biden, ihracat kısıtlamalarına ek olarak, 10 Ağustos 2023’te Çip ve Bilim Yasası’nın kabulünün yıl dönümünde imzaladığı Başkanlık kararnamesiyle, yarı iletkenler ve mikro-elektronik, kuantum bilgi teknolojileri ile yapay zeka sistemlerinin olduğu üç kritik teknoloji alanında Amerikan şirketlerinin Çin’de girişim sermayesi ve hisse ortaklığı yatırımları yapmasına kısıtlama getirmişti.

Biden yönetimi, son olarak 2 Aralık 2024’te 24 tür çip üretim donanımı ile yarı iletkenlerin geliştirilmesinde kullanılan 3 kategorideki yazılıma Çin’e ihracat kısıtlaması getirildiğini bildirmişti.

Biden’ın ardından bu yılın başında yeniden iktidara gelen Trump yönetimi, Biden yönetiminin Çin’e yönelik çip kısıtlamalarını korumuş, öte yandan yapay zeka çiplerinin ihracatına kontrol getirmiş, çip tasarımında kullanılan yazılımların Çin’e satışını durdurmuştu.

TARİFE RESTLEŞMESİ

ABD Başkanı Trump’ın bu yılın başında yeniden göreve gelmesinin ardından uyguladığı tarife politikasıyla küresel ticareti ülkesi lehine yeniden biçimlendirme çabaları da iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari gerilimleri tırmandırıcı etki yaratıyor.

Trump, 2 Nisan’da aralarında Çin’in de olduğu ticaret ortaklarına ek gümrük vergileri açıklamıştı. Çin’in karşılık vermesiyle iki ülke arasında başlayan tarife restleşmesi sonunda ABD, Çin’e uyguladığı tarifeyi yüzde 145’e, Çin de ABD’ye uyguladığı tarifeyi yüzde 125’e çıkarmıştı.

Tırmanan ticari gerilim sonrasında ABD’li ve Çinli yetkililer, 10-11 Mayıs’ta tarife müzakereleri için İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelerek gümrük vergilerini 90 gün karşılıklı düşürme kararı almıştı.

Görüşmenin ardından 14 Mayıs itibarıyla ABD’nin, Çin mallarına uyguladığı gümrük vergisini 90 gün için yüzde 145’ten 30’a, Çin’in de ABD mallarına uyguladığı vergiyi yüzde 125’ten 10’a düşürmesi kararlaştırılmıştı.

İki ülke heyetleri, müzakerelerin ikinci turu için 9-10 Haziran’da İngiltere’nin başkenti Londra’da bir araya gelerek önceki görüşmelerde varılan mutabakatın uygulanmasına yönelik tedbirlerin çerçevesi konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.

Heyetler, 28-29 Temmuz’da da İsveç’in Stockholm şehrinde yürüttükleri üçüncü tur müzakerelerde tarifeler konusunda varılan geçici uzlaşmanın 12 Ağustos’tan itibaren 90 gün daha uzatılması konusunda anlaşmıştı.

En son 14-15 Eylül’de İspanya’nın başkenti Madrid’de müzakere yürüten heyetlerin, geçici uzlaşmanın süresinin dolacağı 10 Kasım öncesinde yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Bursa’da Su Faturalarına Dev İndirim: Yeni Kademe Sistemi ve Kaldırılan Bedellerle Vatandaşın Yüzü Güldü

Yayımlandı

üzerinde

Bursa’da Su Faturalarına Dev İndirim: Yeni Kademe Sistemi ve Kaldırılan Bedellerle Vatandaşın Yüzü Güldü

FatihDoğanMedya | 15 Mayıs 2026, 03:30

BUSKİ Genel Kurulu’nda alınan kritik kararlar doğrultusunda Bursa’da su faturalarında önemli oranda indirime gidildi. Su tüketim kademeleri yeniden düzenlenirken, bakım bedeli ile evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleri de tamamen kaldırıldı. Yeni uygulama 1 Haziran 2026 itibarıyla hayata geçiyor.

 

BURSA – Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba başkanlığında toplandı. Toplantıda, vatandaşın bütçesini rahatlatacak ve su faturalarını düşürecek bir dizi karar oy birliğiyle kabul edildi. Alınan kararlarla birlikte su tarifesinde kademe değişikliğine gidilirken, ek bedellerin kaldırılmasıyla hanelerin aylık su giderlerinde hissedilir bir azalma sağlanacak.

Kademe Sistemi Yeniden Yapılandırıldı

Genel kuruldan çıkan en kritik karar, su tüketim kademelerinin vatandaş lehine genişletilmesi oldu. Daha önce 0-12 metreküp (m³) olarak uygulanan birinci kademe, artık 0-15 m³ olarak güncellendi. Bu değişiklikle birlikte düşük ve orta düzeyde su tüketen milyonlarca abone, birim fiyatı daha uygun olan birinci kademeden faydalanabilecek.

· Eski Sistem: 1. Kademe: 0-12 m³, 2. Kademe: 13-20 m³, 3. Kademe: 21 m³ ve üzeri.
· Yeni Sistem: 1. Kademe: 0-15 m³, 2. Kademe: 16-20 m³, 3. Kademe: 21 m³ ve üzeri (sabit).

İkinci kademe ise 13-20 m³ aralığından 16-20 m³ seviyesine çekildi. Bu sayede daha önce ikinci kademe sınırına takılan ve daha yüksek tarifeden ücretlendirilen birçok kullanıcı, birinci kademe avantajlarından yararlanacak. Üçüncü kademede ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

İndirim Oranları Yüzde 35’lere Kadar Ulaşıyor

Yeni kademe sistemi ve ek bedellerin kaldırılmasıyla birlikte su faturalarına yansıyacak indirim oranları da netleşti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın verdiği bilgilere göre:

· 15 m³ su tüketen bir aboneye: %28 oranında indirim sağlanacak.
· Daha az su tüketen (düşük tüketimli) abonelere: İndirim oranı %35’i bulacak.
· 25 m³ ve üzerinde yüksek tüketim yapanlara: %13 oranında bir indirim uygulanacak.

Başkan Vekili Biba’nın Açıklamaları: “15 metreküpe kadar su kullanan kişi sayısı nüfusun yüzde 87’sine denk geliyor. Bu da neredeyse Bursa’nın tamamıdır. Çok abartılı şekilde su kullanan, 25 metreküp üzerinde tüketim yapanlara da yüzde 13 indirim yapıldı. Bu, meclisimizin bir başarısıdır.”

Bakım ve Katı Atık Bedelleri Tamamen Kaldırıldı

Vatandaşların uzun süredir şikâyet konusu olan ve su faturalarında ek maliyet oluşturan iki önemli kalem de Genel Kurul kararıyla kaldırıldı:

· Bakım Bedeli: Fatura kalemleri arasında yer alan ve düzenli olarak tahsil edilen bakım bedeli tamamen kaldırıldı.
· Evsel Katı Atık Toplama ve Bertaraf Bedeli: 1 Ocak 2026 tarihinde su faturalarına dahil edilen ve BUSKİ tarafından tahsil edilerek ilçe belediyelerine aktarılan bu bedel, artık su faturalarında yer almayacak.

Bu iki kalemin kaldırılmasıyla birlikte, özellikle düşük tüketim yapan hanelerin faturalarında aylık bazda önemli bir azalma olması bekleniyor.

Yeni Uygulama Ne Zaman Başlayacak?

Alınan tüm kararlar, 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren yapılacak sayaç endeks okumalarıyla birlikte geçerli olacak. Bursalı vatandaşlar, bu tarihten sonraki ilk su faturalarında indirimli tarifeyle karşılaşacak.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Yaş Çay Alım Bedeli 35 TL Olarak Belirlendi: İşte 2026 Yılı Üretici Beklentileri ve Detaylar

Yayımlandı

üzerinde

Yaş Çay Alım Bedeli 35 TL Olarak Belirlendi: İşte 2026 Yılı Üretici Beklentileri ve Detaylar

Tarih: 12 Mayıs 2026, 23:15

Tarım ve Orman Bakanlığı, milyonlarca çay üreticisinin merakla beklediği 2026 yılı yaş çay alım fiyatını açıkladı. Geçtiğimiz yıl kilogram başına 25,44 TL olan yaş çay bedeli, bu yıl için yüzde 37,6 oranında artırılarak 35 TL’ye yükseltildi. Peki bu fiyat artışı üretici maliyetlerini karşılıyor mu? Sektör temsilcileri ve çay üreticileri ne diyor? İşte 2026 yaş çay sezonuna dair tüm ayrıntılar…

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025 yılında 25,44 TL olarak uygulanan yaş çay alım bedelinin 2026 yılı için 35 TL olarak belirlendiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, üreticilere “hayırlı ve bereketli olsun” temennisinde bulunuldu. Bu artışla birlikte yaş çay fiyatına son iki yılda toplamda yüzde 84’ün üzerinde zam yapılmış oldu. Peki bu rakam üreticinin yüzünü güldürecek mi? Gelin, yeni fiyatın piyasa gerçekleri ve maliyetler karşısındaki durumuna yakından bakalım.

Bakanlıktan Kritik Açıklama: Rekolte ve Alım Hedefleri Netleşti

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, yalnızca fiyat artışına değil, sektöre ilişkin önemli verilere de yer verildi. Buna göre:

· 2025 yılında Türkiye genelinde toplam yaş çay rekoltesi 1 milyon 340 bin ton olarak gerçekleşti.
· ÇAYKUR, 49 yaş çay fabrikasında 2025 yılında 823 bin ton yaş çay alımı yaptı ve bu yıl da benzer miktarda alım yapmayı hedefliyor.
· “2025 yılında 25,44 TL olan yaş çay bedeli 2026 yılı için 35 TL olarak belirlenmiştir. Üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını dileriz” ifadeleri kullanıldı.

Bakanlık açıklamasında, yeni fiyatın belirlenmesinde üretim maliyetleri ve üreticinin refah payının gözetildiği vurgulandı. Ancak destekleme primlerine ilişkin herhangi bir detaya yer verilmemesi, üretici cephesinde soru işaretlerine neden oldu.

Fiyat Artışı Detaylandırıldı: Yüzde 37,6 Oranında Zam

2025 yılında kilogram başına 25,44 TL olan yaş çay alım fiyatı, 2026 yılı için 35 TL’ye yükseltildi. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 37,6 oranında bir artışa işaret ediyor. Son üç yılın verileri ise şöyle:

Yıl Yaş Çay Fiyatı (TL/KG) Artış Oranı
2024 19,00 TL –
2025 25,44 TL %33,9
2026 35,00 TL %37,6

Öte yandan, çay sektöründe piyasa beklentisi fiyatın 33-34 TL bandında olacağı yönündeydi. Trabzon Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Yavuz Selim Çakıroğlu, artışın “enflasyon oranında” kalacağını öngörürken, ek desteklerle birlikte rakamın 35 TL’ye çıkabileceğini belirtmişti. Açıklanan fiyat, piyasa beklentileriyle örtüşürken, üretici kesiminden gelen taleplerin oldukça altında kaldı.

Üretici Cephesinde Tepkiler: “44 TL Olmalıydı”

Yaş çay alım fiyatının 35 TL olarak açıklanmasının ardından üretici temsilcilerinden ilk tepkiler gecikmedi. Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, fiyat açıklanmadan kısa süre önce yaptığı basın açıklamasında, 2026 yılı için yaş çay taban fiyatının en az 40 TL, destekleme primiyle birlikte toplamda 45 TL olması gerektiğini duyurmuştu.

Meclis temsilcisi Kamil Kadıoğlu, yaptığı açıklamada üreticinin içinde bulunduğu zor durumu şu sözlerle özetledi: “Daha dün 1 kilo çay satarak evimize götürdüğümüz peyniri, zeytini, ekmeği, tarlaya attığımız gübreyi ve motora koyduğumuz mazotu bugün 3 kilo çay satarak bile yerine koyamıyoruz. Biz kimseden lütuf ya da sadaka istemiyoruz. Anayasal haklarımızı istiyoruz”.

Üreticiler, 1 kilogram yaş çay üretim maliyetinin 30,90 TL’ye ulaştığını belirterek, insanca yaşam için bu rakama en az yüzde 30 refah payı eklenmesi gerektiğini ifade ediyor.

Yeniden Refah Partisi Rize İl Başkanı Mehmet Akif Zerderci de fiyat açıklanmadan önce yaptığı çağrıda, yaş çay taban alım fiyatının 40 TL + 4 TL destekleme primiyle birlikte 44 TL olması gerektiğini söylemiş, “44 TL’nin altı üreticiyi ezmek demektir” ifadelerini kullanmıştı.

AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu ise yaptığı açıklamada fiyat artışını savunarak, “Yıllık enflasyon oranının üzerinde yapılan bu artışla birlikte üreticimizin alın teri korunmuş, çay müstahsillerimizin yanında olunduğu bir kez daha ortaya konmuştur” dedi. Mertoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çay üreticileri adına şükranlarını sundu.

Maliyetler ve Ekonomik Gerçekler

Sektör temsilcilerine göre çay üretiminde maliyetler her geçen yıl artıyor. Gübre fiyatlarındaki astronomik yükseliş, mazot giderleri, işçilik ücretleri ve nakliye masrafları üreticinin belini büküyor. Bölgedeki üreticiler, 2026 yılı yaş çay kilogram fiyatının 35-40 TL arasında olması gerektiğini aylar öncesinden dile getirmeye başlamıştı.

Rize, Trabzon, Giresun ve Artvin illerinde yaklaşık 205 bin çay üreticisi, hükümet tarafından açıklanan yeni sezon yaş çay fiyatına odaklanmış durumda. Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi’nin yaptığı basın açıklamasına Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu’nun da destek vermesi, yerel yönetimlerin de üreticinin yanında olduğunu gösterdi.

Çay Sezonu Ne Zaman Başlıyor?

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 2026 yılı yaş çay alım kampanyası 15 Mayıs 2026 tarihinde başlayacak. Karadeniz Bölgesi’nde binlerce üretici için büyük önem taşıyan sezon öncesinde hazırlıklar hız kazanırken, çay bahçelerinde yoğun mesai başladı.

Üreticiler, ilk sürgün döneminin kaliteli ürün açısından kritik olması nedeniyle hem hava şartlarını hem de açıklanan fiyatların piyasaya etkisini yakından takip ediyor.

Sektörün Geleceği: Destekleme Primleri Bekleniyor

Belirlenen 35 TL’lik fiyatın ardından gözler, Bakanlığın destekleme primi konusunda atacağı adımlara çevrildi. Geçtiğimiz yıl askıya alınan destekleme primlerinin piyasada dengesizlik oluşturduğu belirtilirken, üreticiler bu yıl destekleme ödemelerinin yeniden verilmesini talep ediyor.

Bakanlığın fiyat açıklamasında destekleme primlerine yer verilmemesi, önümüzdeki günlerde bu konuda yeni bir düzenleme yapılabileceği beklentisini doğurdu. Uzmanlar, taban fiyat ve destekleme primlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Sonuç: 35 TL Yeterli mi?

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2026 yılı için açıklanan 35 TL’lik yaş çay alım fiyatı, her ne kadar geçtiğimiz yıla göre önemli bir artışa işaret etse de, üreticilerin talep ettiği 40-45 TL bandının oldukça altında kaldı. Destekleme primlerinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor.

Çay sektörü temsilcileri, üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalabilmesi için fiyat artışının yanı sıra yapısal reformların da hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Çay üreticisi, “sadaka değil emeğinin karşılığını” talep ediyor.

Önümüzdeki günlerde ÇAYKUR’un yapacağı detaylı açıklama ve Bakanlığın destekleme primi konusunda atacağı adımlar, sektörün 2026 yılı karnesini belirleyecek en kritik faktörler olacak.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Kurban Bayramı Öncesi İstanbul’a Hayvan Girişleri Başladı: Riva’da Sıkı Denetim

Yayımlandı

üzerinde

Kurban Bayramı Öncesi İstanbul’a Hayvan Girişleri Başladı: Riva’da Sıkı Denetim

Tarih: 12 Mayıs 2026, Salı | Saat: 02:30

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Türkiye’nin dört bir yanından gelen kurbanlık hayvanlar İstanbul’a ulaşmaya başladı. 11 Mayıs 2026 itibarıyla resmen başlayan sevkiyatlar, Kuzey Marmara Otoyolu üzerindeki Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda oluşturulan özel ekiplerce anbean denetleniyor. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, bu yıl alınan yeni tedbirler ve güncel fiyat bilgileriyle ilgili kamuoyunu bilgilendirdi.

7/24 Esasıyla Çalışan Denetim Noktası: “Amaç Sağlıklı ve Ekonomik Kurban”

Riva’daki kontrol noktasında gazetecilere açıklamalarda bulunan İl Müdürü Suat Parıldar, 12 Mayıs 2026 gecesi itibarıyla Anadolu’dan İstanbul ve Trakya’ya kurban sevklerinin başladığını duyurdu. Parıldar, Anadolu’dan Avrupa Yakası’na geçiş yapan tüm kamyonların bu noktada vize işlemlerini yaptırmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Tarım ve Orman Bakanlığımız, İl Müdürlüğümüz ve Hayvancılık Genel Müdürlüğü ile birlikte yol kontrollerini yürütüyoruz. Hayvanların veteriner sağlık raporlarını, sevk belgelerini ve varış noktalarını hem sistem üzerinden hem de fiziki olarak kontrol ediyoruz.”

Veteriner hekimlerin kamyonlardaki tüm hayvanları sağlık taramasından geçirdiğini belirten Parıldar, bu kontrollerin özellikle Trakya’nın şap hastalığından ari bölge statüsünü korumak için hayati önem taşıdığını söyledi.

Devrim Niteliğinde Sistem Değişikliği: Büyükbaş Geçişleri Yıl Boyu Serbest

Parıldar, 1 Ocak 2026’dan itibaren Bakan İbrahim Yumaklı’nın talimatıyla devrim niteliğinde bir karar alındığını ve büyükbaş hayvanların yıl boyunca Trakya’ya geçişine belirli şartlar altında izin verildiğini açıkladı. Bu kararın, hem bölgedeki kurban arz sistemini iyileştirmeyi hem de vatandaşların daha uygun fiyatlı ve sağlıklı kurbana erişimini kolaylaştırmayı hedeflediğini belirten Parıldar, “Anadolu’daki yetiştiricilerimizin işlerini sürdürülebilir kılmak da temel hedeflerimizden biri” dedi.

Çarpıcı Rakamlar: 2025’te 174 Bin Hayvan Kesildi, 2026 Beklentisi Benzer

Geçtiğimiz yıl Riva kontrol noktasında 750 kamyonun denetlendiğini ve 38 yetkisiz araca yasal işlem uygulandığını hatırlatan Parıldar, 2025 verilerini de paylaştı:

· 20 bin büyükbaş ve 26 bin küçükbaş hayvanın kontrolden geçtiğini,
· Geçiş izni verilmeyen 373 büyükbaş ve 1151 küçükbaş hayvana el konulduğunu,
· İstanbul genelinde ise 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş olmak üzere toplam 174 bin hayvanın kesildiğini belirtti.

Parıldar, “Bu yıl da benzer rakamlarda bir kurban kesimi bekliyoruz” dedi.

 

Güncel Fiyatlar: İstanbul’da Kurbanlık Piyasası

2026 yılı için İstanbul’da geçerli olan kurbanlık fiyat aralıkları şu şekilde oluştu:

Hayvan Türü Fiyat Aralığı (TL)
Büyükbaş (Tam) 140.000 – 400.000
Büyükbaş (1/7 Hisse) 30.000 – 55.000
Küçükbaş (Koyun/Keçi) 18.000 – 45.000

Bu fiyatlar, hayvanın yaşına, kilosuna ve ırkına göre değişiklik göstermektedir. Yetkililer, vatandaşları kayıt dışı satışlara karşı uyararak, mutlaka Kurban Hizmetleri Komisyonu tarafından belgelendirilmiş satış noktalarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

İstanbul’da 12 Hayvan Pazarı Hizmette, Gebe Hayvan Kesimi Yasak

Suat Parıldar, İstanbul’da 12 hayvan pazarının belediyelere bağlı olarak hizmet vermeye başladığını duyurdu. Geçen yıl 1.275 işletmenin geçici kurban satış ve kesim yeri belgesi aldığını belirten Parıldar, “2026’da da benzer sayıda işletmenin belge almasını bekliyoruz” dedi.

Öte yandan, gebe hayvanların, damızlık vasfını yitirmemiş dişi hayvanların ve sağlığından şüphe duyulan hayvanların kurban olarak kesilmesine kesinlikle müsaade edilmeyeceği uyarısında bulundu.

Vatandaşlara Altın Öneriler: Küpe Kontrolü ve Dijital Sorgulama

Vatandaşların mağdur olmaması için önemli uyarılarda bulunan Parıldar, şu tavsiyeleri sıraladı:

1. Kulak Küpesi Şart: Kurbanlık alırken mutlaka küpeli hayvanları tercih edin. Küpe, hayvanın kayıtlı ve denetimli olduğunun kanıtıdır.
2. Pasaport ve Sağlık Raporu: Hayvanın pasaportunu ve veteriner hekim tarafından düzenlenmiş sağlık raporunu kontrol edin.
3. Yaş Şartı: Büyükbaş hayvanların 2 yaşını, küçükbaş hayvanların ise 1 yaşını doldurmuş olması gerekiyor.
4. Dijital Sorgulama: “Tarım Cebimde” mobil uygulamasından “Hayvansal Üretim” sekmesine girerek kulak küpesi numarasıyla hayvanın cinsi, ırkı, doğum tarihi ve aşı bilgilerini anında sorgulayabilirsiniz. Bu hizmet, kurbanlık seçiminde en büyük yardımcınız olacak.

Bayram Süresince 7/24 Hizmet

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin, Kurban Bayramı süresince ve sonrasında 7 gün 24 saat boyunca sahada olacağını belirten Parıldar, “Tüm vatandaşlarımıza güvenilir bir kurban dönemi yaşatmak için son derece titiz bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

2026 Kurban Bayramı Ne Zaman?

Diyanet İşleri Başkanlığı takvimine göre, Kurban Bayramı 27 Mayıs 2026 Çarşamba günü başlayacak, arefe günü ise 26 Mayıs 2026 Salı olacak. Bayram, 30 Mayıs 2026 Cumartesi akşamı sona erecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar