Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

SON DAKİKA | İsrail Al Jazeera Muhabirini Öldürdü! Ateşkese Rağmen Saldırılar Sürüyor

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | İsrail Al Jazeera Muhabirini Öldürdü! Ateşkese Rağmen Saldırılar Sürüyor

09 Nisan 2026, Çarşamba | 05:40

İsrail ordusunun Gazze’de düzenlediği hava saldırısında, Al Jazeera muhabiri Muhammed Samir Vişah hedef alınarak öldürüldü. Al Jazeera saldırıyı “vahşi bir suç” olarak nitelendirirken, öldürülen gazeteci sayısı 262’ye yükseldi.

GAZZE – İsrail ordusu, 8 Nisan 2026 Salı günü Gazze Şeridi’nin batısındaki Reşid Caddesi’nde sivil bir aracı hedef alarak Al Jazeera Mubasher muhabiri Muhammed Samir Vişah’ı (Mohammed Wishah) katletti. Saldırıda Vişah ile birlikte bir Filistinli sivil daha hayatını kaybederken, bir kadın yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

İsrail Ordusu Gazeteci Aracını Hedef Aldı

Edinilen bilgilere göre, İsrail ordusu Gazze kentinin batısında seyir halindeki sivil bir araca hava saldırısı düzenledi. Araçta bulunan Al Jazeera muhabiri Muhammed Samir Vişah, olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırının, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.

Gazze’deki Sivil Savunma Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ekiplerin saldırıya uğrayan araçtan 2 kişinin cansız bedeni ile yaralı bir kadını çıkardığı aktarıldı. Yaralı kadın Gazze kentindeki Kudüs Hastanesi’ne sevk edildi.

Al Jazeera’dan Sert Tepki: “Kasıtlı ve Hedefli Bir Suç”

Katar merkezli Al Jazeera televizyonundan yapılan yazılı açıklamada, Vişah’ın öldürülmesinin tesadüfi bir olay olmadığı, bunun gazetecileri sindirmeyi amaçlayan “kasıtlı ve hedefli bir suç” olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Al Jazeera Medya Ağı, Gazze Şeridi’nin batısında seyahat ettiği aracın hedef alınması sonucu Al Jazeera Mubasher muhabiri Muhammed Samir Vişah’ın öldürülmesini, bu vahşi suçu güçlü şekilde kınamaktadır.”

Al Jazeera ayrıca olaydan İsrail güçlerinin tamamen sorumlu tutulduğunu belirtti.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nden Kınama

Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Filistinli gazetecileri kasıtlı bir şekilde hedef alması, öldürmesi ve suikast düzenlemesi sert şekilde kınandı.

Ofis, uluslararası topluma ve çeşitli kuruluşlara çağrıda bulunarak, işgal güçlerinin suçlarının kınanması, caydırılması ve faillerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasını talep etti.

Ayrıca dünya genelindeki basın kuruluşlarına, Gazze’de gazetecilere ve medya çalışanlarına karşı işlenen kasıtlı suçları kınama çağrısı yapıldı.

RSF’den de Tepki Gecikmedi

Merkezi Paris’te bulunan uluslararası basın özgürlüğü kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de olayı kınadı. RSF, Vişah’ın isminin Gazze’de İsrail güçleri tarafından son iki buçuk yılda öldürülen 200’ü aşkın gazeteci arasına katıldığını bildirdi.

RSF’nin açıklamasında, bu gazetecilerden en az 70’inin görevlerini icra ettikleri sırada öldürüldüğü belirtildi.

Gazze’de Öldürülen Gazeteci Sayısı 262’ye Ulaştı

Vişah’ın ölümüyle birlikte, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde öldürdüğü gazeteci sayısı 262’ye yükseldi. İsrail’in saldırılarında bugüne kadar yaklaşık 12 Al Jazeera muhabiri hayatını kaybetti.

İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybı 72 bin 315’e, yaralı sayısı ise 172 bin 137’ye yükseldi.

Ateşkes İhlalleri Devam Ediyor

İsrail’in 10 Ekim 2025’te varılan ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana İsrail’in saldırılarında 736 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 35 kişi yaralandı ve enkaz altından 759 cenaze çıkarıldı.

Gündem

Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Coşkusu: Nevruz Parkı’nda On Binler Tek Yürek Oldu

Yayımlandı

üzerinde

Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Coşkusu: Nevruz Parkı’nda On Binler Tek Yürek Oldu

Haber Giriş Tarihi: 19.04.2026 – 17:30

Diyarbakır’da Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın düzenlediği Mevlid-i Nebi etkinliği on binlerce kişiyi Nevruz Parkı’nda buluşturdu.

Diyarbakır’da Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından “Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliği, yoğun katılımla gerçekleşti. Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı Miting Alanı’nda sabahın erken saatlerinde başlayan programda birlik, kardeşlik ve İslam dünyasındaki gelişmelere dikkat çekildi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında organize ettiği ve 19 Nisan 2026 Pazar günü saat 13.30’da başlayan etkinlik, Diyarbakır’ın yanı sıra çevre illerden ve yurt dışından gelen on binlerce kişiyi bir araya getirdi.

Alan Saatler Öncesinden Doldu

Sabahın erken saatlerinden itibaren Nevruz Parkı’na akın eden vatandaşlar, ellerinde tevhid ve Filistin bayraklarıyla alanı doldurdu. Yoğun katılım nedeniyle güvenlik kontrolleri sıkı tutulurken, kadın ve erkekler için ayrı giriş noktaları oluşturuldu. Alanda sağlık çadırları, kermes alanı, kayıp eşya ve çocuk noktaları da kurularak katılımcıların ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirildi.

Programın rahat takip edilebilmesi için dev ekranlar ve güçlü bir ses sistemi kurulurken, kentin farklı noktalarından ücretsiz servisler kaldırılarak vatandaşların ulaşımı kolaylaştırıldı. Alanda Türkçe ve Kürtçe “hoş geldiniz” pankartları da yer aldı.

Kuran Tilavetiyle Başladı, İlahilerle Devam Etti

Etkinlik, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Türkçe ve Kürtçe mevlit ve ilahiler seslendirildi; katılımcılar hep bir ağızdan ezgilere eşlik ederek manevi bir atmosfer oluşturdu. Programda İslam coğrafyasındaki gelişmelere dikkat çekilirken, Gazze başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşanan olaylara ilişkin mesajlar içeren görseller de alanda sergilendi. Katılımcılar, Filistin ve İran lehine sloganlar atarak İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını kınadı.

Geniş Katılımlı Protokol

Etkinliğe çok sayıda din alimi, kanaat önderi, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Irak Kürdistanı Bizutnawa İslami ve Yekgirtu partisi yetkilileri, İTTİHADUL ULEMA Başkanı Molla Enver Kılıçarslan ile kurum üyeleri programa iştirak eden isimler arasında yer aldı. Ayrıca Suriye, Gazze, Mısır, Bangladeş, Sudan, Bulgaristan ve Afganistan’dan gelen İslam alimleri de etkinlikte hazır bulundu.

“Müslümanlar Çekişmekten Vazgeçmeli” Çağrısı

Peygamber Sevdalıları Vakfı yetkilileri, etkinlikte yaptıkları konuşmalarda Müslümanların birbirleriyle çekişmekten vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Vakfın Başkanı Molla Beşir Şimşek’in programlarla ilgili daha önce yaptığı açıklamada, “Peygamberimizi sadece kitaplardan okumayın; hayatınızda ona yer açın!” sözleriyle etkinliklerin amacına dikkat çektiği biliniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı

Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | 15:30

Gülistan Doku soruşturması kapsamında “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesine ulaşıldı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Sonel, “Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Tecavüz iddiası iğrenç bir durumdur” dedi. Öte yandan Sonel’in ifadesi, baz kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişiyor

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (20) kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir dönüm noktası yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki suçlamaları reddederken verdiği ifadede bazı dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.

“Gülistan Doku’yu tanımıyorum”

Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını, kendisiyle bir iletişiminin olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.

“Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir.”

Sonel, bu ifadeleriyle, Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesiyle ilgili çelişkili bir durum ortaya koydu. Doku’nun çalıştığı kafede Sonel’e ait baz kayıtlarının bulunması, savcılığın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

“Ben bu tabancayla birisini vurdum” iddiasına yalanlama

Mustafa Türkay Sonel, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadesinde geçen iddialara da sert tepki gösterdi. Celal Altaş, jandarmada verdiği ifadede, oğlu Umut’un kendisine “Ben bu tabancayla birisini vurdum” dediğini öne sürmüştü.

Sonel, bu iddiayı kesin bir dille reddetti:

“Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi.”

Tecavüz iddialarına sert tepki

Sonel, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz iddialarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur.”

Sonel, jandarmada verdiği ifadede ise “Benim de kız kardeşim var, bu tecavüz kelimesini duydukça iğreniyorum” dedi. Ayrıca silahlara merakı olmadığını, bahsedilen Uzi veya Akrep tarzı silahların aracında bulunmadığını belirtti.

“Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar”

Sonel, ifadesinde Doku ailesine yönelik duygusal ifadeler de kullandı:

“Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.”

Tutuklama süreci ve soruşturmadaki son durum

Mustafa Türkay Sonel, 14 Nisan 2026’da İstanbul’da gözaltına alınmış, 18 Nisan’da ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklanmıştı. Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar 15 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski polis memuru Gökhan Ertok ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov gibi isimler de bulunuyor.

Baz kayıtları ve tanık ifadeleriyle çelişkiler

Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi, soruşturma dosyasındaki bazı delillerle çelişiyor. Sonel, Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesine rağmen Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia ediyor. Ayrıca Sonel’in, 5 Ocak 2020 günü firari şüpheli Umut Altaş ile aynı araçta olduğu PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları da dosyada yer alıyor.

Sonel, 5 Mayıs 2020 tarihinde Elazığ’dan Tunceli’ye gelişinin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli’den Elazığ’a çıkışının görülmediği hususunda ise “bir diyeceğim yok” demekle yetindi.

Arka plan: Gülistan Doku’nun kayboluşu

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla dosya yeniden açıldı ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla işlem yapılırken, Mustafa Türkay Sonel hakkında ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamaları yöneltiliyor.

Fatih Doğan Medya – Güvenilir haberciliğin adresi.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı

Tarih: 19 Nisan 2026
Saat: 16:30

ERZURUM – Türkiye’nin yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturması kapsamında Elazığ’da gözaltına alınarak Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in emniyetteki sorgusu devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla karşı karşıya olan Sonel’in gözaltı süresinin 1 gün daha uzatıldığı öğrenildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı gönderilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan 2026 akşam saatlerinde Elazığ’da gözaltına alınmış ve 18 Nisan sabahı karayoluyla Erzurum’a getirilmişti.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161’inci maddesi uyarınca, vali ve kaymakamların kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olduğu için Sonel’in adli işlemleri Erzurum’da yürütülüyor.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğunu değerlendiriyor.Sonel’in Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürerken, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Erzurum Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor.

Soruşturmada şu ana kadar 10 kişi tutuklanırken, Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme” suçlamalarıyla, koruma polisi Şükrü Eroğlu ise “suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla başlatılan soruşturma sonrası halen Mülkiye Başmüfettişi olan Sonel, 17 Nisan’da açığa alınmıştı.

Öte yandan, soruşturma kapsamında Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri de devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar