Sağlık
Yaz Aylarında Vücut Sağlığını Korumak: Doğru Bilinen 5 Hata
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Yaz Aylarında Vücut Sağlığını Korumak: Doğru Bilinen 5 Hata
Yayın Tarihi: 27 Haziran 2026, 01 :15
FatihDoğanMedya

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, değişen beslenme düzeni ve tatil telaşı sağlığımızı tehdit eden riskleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak havalarda vücut sağlığını korumak için yapılan bazı hataların sandığımızdan daha ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. İşte yaz aylarında doğru bilinen ve sıklıkla yapılan 5 önemli hata…
1. Susamayı Bekleyerek Su İçmek
Yaz aylarında en sık yapılan hataların başında susamayı bekleyerek su içmek geliyor. Vücut susuz kaldığında susama hissi devreye girer ancak bu, vücudun zaten su kaybına uğradığının bir işaretidir. Uzmanlar, susama hissi oluşmadan düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yetersiz sıvı alımı halsizlik, baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve ödem gibi sorunlara zemin hazırlayabilir. Sıcak havalarda terleme yoluyla vücuttan daha fazla su ve mineral kaybı yaşanır. Bu nedenle gün içerisinde susamayı beklemeden, düzenli aralıklarla su içmek hayati önem taşır. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul, yaz aylarında 2,5-3 litre su tüketiminin altına inilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Uzman Görüşü: Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kafeinli içeceklerin suyun yerini tutmadığını vurgulayarak, “Su içmek elzemdir. Eğer sade su içmeyi sevmiyorsanız içine dilimlenmiş meyveler ekleyerek tüketebilirsiniz” diyor. Uzman Diyetisyen Asya Naz Al ise “Yazın beslenme düzeni vücuttaki su ve elektrolit dengesini korumaya yönelik olmalıdır” uyarısında bulunuyor.
2. Geç Saatte Yemek Yeme Alışkanlığı
Yazın günlerin uzamasıyla birlikte akşam yemek saatleri giderek geç saatlere kayıyor. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul’a göre, geç saatte yemek yeme alışkanlığı yaz aylarında kilo alımının en önemli nedenlerinden biri.
Vücudun biyolojik bir saati vardır ve metabolizma belirli saatlerde en çok enerji harcar. Geç saatlerde alınan besinler, vücut tarafından depolanmaya yönlendirilir ve bu da özellikle alt karın bölgesinde yağlanmaya neden olur. Uzmanlar, uykuya geçmeden en az 4 saat önce yemek yemenin sonlandırılmasını ve uyku saatinin 23.30’u geçmemesini öneriyor.
Uzman Görüşü: İç hastalıkları uzmanları, yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde özellikle yaşlılar, çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı olanların dışarı çıkmamalarını önerirken; beslenme uzmanları bu dönemlerde su tüketimine odaklanılmasını, hafif ve sulu besinlerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.
3. En Sıcak Saatlerde Egzersiz Yapmak
Sağlıklı bir yaşam için egzersiz yapmak elbette önemli ancak yaz aylarında en sıcak saatlerde spor yapmak ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşe çıkmak ve bu saatlerde egzersiz yapmak oldukça tehlikeli.
Sıcak ve nemli havada yapılan egzersizler vücut sıcaklığının daha da artmasına neden olabilir. Bu durumda vücut kendini soğutmak için terlemeye başlar ancak aşırı terleme ile birlikte ciddi sıvı ve mineral kaybı yaşanır. Uzmanlar, yaz aylarında egzersiz saatlerinin sabah erken veya akşam serin saatlere kaydırılması gerektiğini vurguluyor.
Uzman Görüşü: Spor hekimliği uzmanları, yaz aylarında egzersiz yaparken sabah erken veya akşam serin saatlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca sporcuların egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında düzenli olarak su içmesi hayati önem taşıyor.
4. Güneş Kremi Kullanımındaki Yanlışlar
Güneş koruyucu krem kullanmak yaz aylarının olmazsa olmazı ancak yanlış güneş kremi kullanımı cilt sağlığını tehdit eden önemli bir hata. En sık yapılan hataların başında yeterli miktarda ürün kullanmamak geliyor. Dermatologlar, yüz için yaklaşık bir çay kaşığı güneş kremi kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Bir diğer yaygın hata ise güneş kremini yalnızca yaz aylarında kullanmak. UV ışınları yazın olduğu kadar kışın da cilde zarar verir. Ayrıca güneş koruyucunun her 2-3 saatte bir yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Güneş kremini aracın içinde veya doğrudan güneş altında bırakmak da ürünün koruyucu etkisini yok eden bir diğer hatadır.
Uzman Görüşü: Dermatologlar, güneş kremi seçerken geniş spektrumlu, en az SPF 30 koruma faktörüne sahip ürünleri tercih etmenizi öneriyor. Uzmanlar ayrıca güneş kreminin sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.
5. Klima Kullanımını Abartmak
Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezi klima, bilinçsiz kullanıldığında sağlığımızı tehdit eden en büyük risklerden biri haline geliyor. Klimanın önünde uzun süre durmak veya klimayla uyumak kas, boyun ve sırt ağrıları, eklem tutulmaları, boğaz enfeksiyonu, sinüzit, alerji hatta zatürre gibi ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor.
Ani sıcaklık değişimleri solunum yolu rahatsızlıklarına ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Klima kullanırken ortam sıcaklığının dış ortam sıcaklığı ile arasındaki farkın 7-8 dereceyi geçmemesine dikkat edilmeli ve doğrudan hava akımına maruz kalınmamalıdır.
Uzman Görüşü: Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Pınar Yıldız, doğru klima kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. “Dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkı 6-8°C’yi geçmemeli” diyen Doç. Dr. Yıldız, klima üfleme yönünün doğrudan insana değil, tavana veya yan duvarlara doğru ayarlanması gerektiğini ifade ediyor. Çocuk ve yaşlılar için 23-26°C aralığının en güvenli seçenek olduğunu belirten uzman, klimaların uzun süreli kullanımında filtrede bakteri ve küf birikimi olabileceğini ve bunun ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabileceğini vurguluyor. Ayrıca bakımsız klimaların Lejyoner Hastalığı riskini beraberinde getirdiği uyarısında bulunuy
Yaz aylarında sağlıklı ve zinde kalmanın yolu, doğru bilinen bu yanlışlardan uzak durmaktan geçiyor. Unutmayın, sağlığınızı korumak için küçük önlemler büyük farklar yaratır.
Sağlık
Sigarayı Bırakanlara Devlet Desteği: 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç! Esenlik Merkezleri Geliyor
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Sigarayı Bırakanlara Devlet Desteği: 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç! Esenlik Merkezleri Geliyor
Haber Tarihi: 4 Temmuz 2026
Yayın Saati: 02:30
ANKA

ANKARA – Sağlık alanında iki önemli düzenleme birden Resmi Gazete’de yayımlandı. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara müjde niteliğindeki Cumhurbaşkanı Kararı ile tedavi gören en fazla 1 milyon hastaya, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz ilaç desteği sağlanacak. Aynı gün yürürlüğe giren Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile de koruyucu ve geliştirici sağlık hizmetlerinin sunulacağı esenlik merkezleri ve üniteleri kurulacak.
Sigara Bırakma Tedavisinde Yeni Dönem
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, sigarayı bırakma tedavisi alan hastalar, sayıları 1 milyonu geçmemek şartıyla ve herhangi bir sosyal güvencelerinin olup olmadığına bakılmaksızın, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ilaçlardan ücretsiz faydalanabilecek.
Düzenleme kapsamında hastalara; Nikotin Replasman Preparatları ile Bupropion HCl, Vareniklin ve Sitizin içerikli ilaçlar, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri aracılığıyla ulaştırılacak. Söz konusu ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtılacak. Kararın uygulanmasından Sağlık Bakanı sorumlu olacak.
Uzmanlar, bu adımın Türkiye’de tütün bağımlılığıyla mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Sigarayı bırakmak isteyen ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi olamayan binlerce vatandaşın bu destekten yararlanması bekleniyor.
Esenlik Merkezleri ile Sağlıklı Yaşam Hizmetleri Yaygınlaşıyor
Aynı gün Resmi Gazete’de yayımlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile tedavi amacı taşımayan koruyucu, geliştirici, destekleyici ve rehabilite edici sağlıklı yaşam hizmetleri için yeni bir model oluşturuldu. Bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini geliştirmeye yönelik bu hizmetler, “esenlik merkezi” veya “esenlik ünitesi” adı altında sunulacak.
Merkezler Nerede Açılacak?
Esenlik merkezleri ve üniteleri; konaklama tesisleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli bakım merkezleri ve spor kulüpleri bünyesinde açılabileceği gibi müstakil binalarda da faaliyet gösterebilecek. Müstakil olarak açılacak merkezlerin en az 500 metrekare, ünitelerin ise en az 300 metrekare kapalı alana sahip olması gerekecek. Ruhsatlandırma işlemleri il sağlık müdürlükleri tarafından yapılacak.
Hangi Hizmetler Sunulacak?
Esenlik merkezlerinde sunulacak uygulamalar, bireyin yaşı, genel sağlık durumu, yaşam tarzı ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek. Yönetmelik kapsamında sunulacak hizmetler arasında şunlar yer alıyor:
· Dil ve konuşma terapisi
· Egzersiz ve fiziksel aktivite hizmetleri
· Çamur terapisi
· Fizyoterapi hizmetleri
· Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları (GETAT)
· Psikolojik destek hizmetleri
· Deniz suyu ve deniz kaynaklı tedavi yöntemleri
· Hiperbarik oksijen tedavisi
· Rehabilitasyon hizmetleri
· Sanat terapileri
· Güneş terapisi
· Termal sağlık terapileri (kaplıca)
· Tuz terapisi
Hekim Zorunluluğu ve Güvenlik Önlemleri
Esenlik merkezlerinde tam zamanlı hekim bulunması zorunlu olacak ve hekimlerden biri merkezin sorumlu hekimi olarak görev yapacak. Olası acil durumlar için merkezler, bir hastane veya tıp merkeziyle iş birliği içinde çalışacak ve bünyelerinde acil müdahale odası bulunduracak. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri ise hizmet alımı yoluyla sağlanabilecek.
Sağlık Turizmine Katkı Hedefleniyor
Yeni modelle, dünyada giderek yaygınlaşan “sağlıklı ve kaliteli yaş alma” (longevity) uygulamalarının Türkiye’ye kazandırılması ve bu alanda sağlık turizmi hizmetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, Türkiye’nin termal kaynaklar ve doğal güzelliklerle birleşen bu yeni hizmet modeliyle sağlık turizminde önemli bir çekim merkezi haline gelebileceğini belirtiyor.
Sağlık
Zayıflama İğnesi Hamile mi Bırakıyor? “Ozempic Bebekleri” Tartışması Nedir?
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Zayıflama İğnesi Hamile mi Bırakıyor? “Ozempic Bebekleri” Tartışması Nedir?
Tarih: 01.07.2026
Saat: 17:30
Euronews
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Son yıllarda kilo verme amacıyla Ozempic ve benzeri zayıflama iğnelerini kullanan bazı kadınların beklenmedik şekilde hamile kaldıklarını sosyal medyada paylaşması, “Ozempic bebekleri” tartışmasını alevlendirdi. Peki bu iddiaların arkasında yatan gerçek ne? Zayıflama iğneleri gerçekten hamile bırakıyor mu? İşte uzman görüşleri ve bilimsel veriler ışığında konunun detayları…
Kilo Kaybı Doğurganlığı Artırıyor Olabilir
Doktorlara göre, fazla kilo özellikle kadınlarda doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Fazla kilo, insülin direnci ve polikistik over sendromu (PCOS) gibi durumlar kadınlarda adet düzensizliği ve yumurtlama sorunlarına yol açabiliyor.
Cleveland Clinic uzmanları, vücut kitle indeksindeki artışın doğurganlığı azalttığını, kilo kaybının ise üreme sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Funda Göde de bu görüşü destekleyerek, “Kilo kaybı yumurtlama düzenini toparlayabilir. Zayıflama ile birlikte hormonal denge sağlandığında, özellikle polikistik over hastalarında yumurtlama düzenli hale gelebilir” dedi.
Araştırmacılar ayrıca zayıflama iğnelerinde bulunan bileşenlerin erkeklerde de doğurganlık üzerinde olumlu etkileri olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu konuda kesin bilimsel kanıt bulunmuyor.
Doğum Kontrol Haplarının Etkisini Azaltabilir
Bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli ihtimallerden biri, zayıflama iğnelerinin doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesi. Zayıflama iğneleri mide boşalmasını yavaşlatarak yiyeceklerin sindirim sisteminde daha uzun süre kalmasını sağlıyor. Aynı mekanizmanın ağız yoluyla alınan bazı ilaçların kana karışma sürecini de etkileyebileceği düşünülüyor.
Geçmiş bir araştırmada, zayıflama iğnelerinin bazı ilaçların kandaki en yüksek seviyeye ulaşma zamanını ve miktarını değiştirebildiği görüldü. Bunlar arasında doğum kontrol haplarının yanı sıra kan sulandırıcılar ve kolesterol ilaçları da yer aldı. Özellikle bazı etken maddelerin, doğum kontrol hapının emilimini yaklaşık dört saat geciktirdiği ve etkin maddelerden birinin kandaki düzeyini yüzde 20 azalttığı tespit edildi.
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), Mounjaro gibi ilaçların doğum kontrol haplarını daha az etkili hale getirebileceği uyarısında bulunarak, kadınların implant veya rahim içi araç (RİA) gibi oral olmayan doğum kontrol yöntemleri kullanmalarını tavsiye ediyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Uzmanlar, beklenmedik gebeliklerin tek nedeninin ilaçlar olduğunun henüz kanıtlanmadığını vurguluyor. Cambridge Üniversitesi’nden metabolizma uzmanı Prof. Giles Yeo, milyonlarca kişinin zayıflama iğnesi kullandığı düşünüldüğünde, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda beklenmedik gebelik sayısının artmasının normal olduğunu söylüyor.
Imperial College London’da üreme endokrinolojisi araştırmacısı Dr. Channa Jayasena ise, “Obezite kadınlarda doğurganlığı azaltır. Bu nedenle, GLP-1 ilaçları alan obezite hastası kadınların hamile kalma olasılığı, kilo vermeden önceki hallerine göre daha yüksektir” diyerek durumu özetliyor.
Doç. Dr. Funda Göde de benzer şekilde, “Kilo kaybı sonrası hormonal denge sağlandığında, özellikle PCOS’ta yumurtlama düzeni hızla geri dönebilir. Bu durum gebelik isteyenler için olumlu görünse de korunma yöntemleri kullanılmadığında plansız gebelik riskini artırabilir” uyarısında bulunuyor.
İlaç Üreticisinden Açıklama
Ozempic’in üreticisi Novo Nordisk, “semaglutid” etken maddesinin gebelik döneminde kullanılmaması gerektiğini belirterek, hamilelik planlayan kadınların ilacı en az iki ay önceden bırakmasının tavsiye edildiğini açıkladı. Uzun süre etkili GLP-1 ilaçları, bırakıldıktan sonra vücutta ortalama 5-6 hafta aktif kalmaya devam ettiği için planlı gebelikten en az 2 ay önce kesilmesi uluslararası kılavuzlarda öneriliyor.
Şirket ayrıca Ozempic’teki etken maddelerin doğum kontrol haplarının emilimini anlamlı düzeyde azalttığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığını ileri sürdü. Bununla birlikte, zayıflama iğneleri kullanan kişilerin diğer ilaçlarla olası etkileşimler konusunda doktorlarına bilgi vermeleri gerektiği vurgulandı.
Hamilelere ve Emzirenlere Uyarı
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), hamileleri ve emzirme döneminde olan kadınları zayıflama iğnelerinden uzak durmaları konusunda uyardı. Kurum, ilacın bebekleri etkileyip etkilemeyeceğini bilmek için yeterli güvenlik verisi olmadığını kaydetti. “Bu ilaçları kullanırken hamile kalan herkes sağlık uzmanıyla konuşmalı ve ilacı mümkün olan en kısa sürede bırakmalı” ifadelerine yer verildi.
Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Uzmanlar, zayıflama iğneleri kullanan kadınların mutlaka prezervatif gibi ek korunma yöntemleri kullanmalarını öneriyor. Doç. Dr. Funda Göde, “Hekimlerin yönlendirmesiyle doğum kontrol haplarının etkisini azaltan ilaçları kullananlar, tedavinin başlangıcında ve her doz artışından sonra 4 hafta boyunca ek korunma yöntemleri tercih etmelidir” diyerek uyarıyor.
Özetle: Zayıflama iğnelerinin doğrudan hamile bıraktığına dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Ancak kilo kaybının doğurganlığı artırması ve ilaçların doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesi, plansız gebelik riskini yükseltebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, zayıflama iğnesi kullanan kadınların mutlaka doktorlarına danışarak ek korunma yöntemleri kullanmalarını tavsiye ediyor.
Sağlık
Restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulaması zorunlu hale getiriliyor
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulaması zorunlu hale getiriliyor
Tarih: 01 Temmuz 2026
Saat: 00:10

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulamasına geçişin zorunlu hale getirileceğini duyurdu. Artık sipariş verirken yemeklerin içindeki malzemeler, alerjenler ve kalori değerleri menülerde, dijital ekranlarda veya QR kodlarla tüketiciye sunulacak.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeme-içme sektöründe tüketici haklarını korumaya yönelik önemli bir adım attı. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulamasının zorunlu hale getirileceğini açıkladı.
Bakan Yumaklı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Restoran ve kafelerde şeffaf menü uygulamasına geçişi zorunlu hale getiriyoruz. Artık sipariş verirken yemeğinizin içindeki malzemeleri, alerjenleri ve enerji (kalori) değerlerini menülerden, dijital ekranlardan veya QR kodlarla şeffafça görebileceksiniz. Sağlığınız ve kişisel tercihleriniz için en doğru seçimi yapabilmeniz adına denetim artık sizin de elinizde.”
Yeni düzenleme neler getiriyor?
Yeni uygulama ile birlikte tüketiciler, sipariş vermeden önce yiyecek ve içeceklerin içeriği hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabilecek. Fiziksel menüler, dijital ekranlar veya QR kodlar aracılığıyla hayata geçirilecek sistem sayesinde:
· Yemeklerin içindeki tüm malzemeler
· Alerjen bilgileri
· Kalori (enerji) değerleri
tüketicilerin erişimine sunulacak.
Bakan Yumaklı, uygulamanın hayata geçirilmesindeki temel amacın, vatandaşların sofrasına gelen ürünün içeriğini bilmesinin en temel hak olduğu vurgusunu yaptı.
Denetimde vatandaşa aktif rol
Bakan Yumaklı, açıklamasında denetim sürecinde vatandaşın da aktif rol alacağının altını çizdi. “Denetim artık sizin de elinizde” diyen Yumaklı, tüketicilerin şeffaflık konusunda gözlemci ve denetleyici konumunda olacağını belirtti.
Uygulama ile birlikte içerik bilgisi almak için garsonlar üzerinden mutfağa iletilen soru trafiğinin de sona erdirilmesi hedefleniyor.
Geçiş süreci
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni düzenleme ile restoran ve kafelerde “şeffaf menü” dönemi resmen başlıyor. İşletmelere 1 Temmuz’a kadar hazırlıklarını tamamlama süresi verildiği belirtiliyor.
-
Gündem4 gün önceÇanakkale’de Dehşet: Eşini 50 Bıçak Darbesiyle Yaralayan Doktor Tutuklu, “Tahliyemi İstiyorum” Dedi
-
Son Dakika1 hafta önceBüyükada Viranbağ Plajı’nda Yangın Paniği
-
Gündem1 hafta önceMersin’de dehşet anları: Erkek arkadaşı tarafından yerde sürüklenip araca bindirilen kadını başka bir kadın kurtardı
-
Gündem2 gün önceKırklareli’nde Eski Koca Dehşeti! Parkta Silahlı Saldırı: Anne Katledildi, 4 Yaşındaki Kızı Ağır Yaralandı
-
Magazin3 gün önceECE İRTEM’İN ÖLÜM NEDENİ ORTAYA ÇIKTI: KANINDA 395 MG/DL ALKOL ÇIKTI
-
Gündem1 hafta önceÇatalca’da Korkunç Olay: Boşanma Aşamasındaki Kadın Millet Bahçesi’nde Boğazından Bıçaklandı
-
Ekonomi1 hafta önceEn düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin teklif TBMM’ye sunulacak
-
Ekonomi1 hafta önceALTINDA FED RÜZGARI! Haftalık Kayıplar Silindi, Yatırımcı Yüzde 5 Kazandı
