Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sağlık

Sivilce İlacı Minosiklin’in Karanlık Yüzü: 27 Yaşındaki Elle Dunn’ın Organ İflasıyla Sonuçlanan DRESS Sendromu Kabusu

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması

15 yaşında yazıldığı minosiklin antibiyotiği, sivilce sorununu çözmek yerine hayatını tehlikeye atarak organ yetmezliğine yol açtı. DRESS sendromunun belirtileri, risk grupları ve koruyucu önlemler hakkında bilinmesi gerekenler.

Giriş

Sivilce tedavisi amacıyla dermatoloğu tarafından reçete edilen yaygın bir antibiyotik, 27 yaşındaki Elle Dunn’ın neredeyse hayatına mal oldu. Minosiklin kullanmaya başladıktan kısa süre sonra vücudunda şiddetli reaksiyonlar gelişen Dunn, sonunda DRESS (Drug Reaction with Eosinophilia and Systemic Symptoms) sendromuna yakalandı ve organ yetmezliği yaşadı makalede; DRESS sendromunun ne olduğu, risk faktörleri, erken belirtiler ve korunma stratejileri detaylı şekilde ele alınacaktır.


Minosiklin Nedir ve Neden Yazılır?

  • Minosiklin, tetrasiklin sınıfından geniş spektrumlu bir antibiyotiktir.

  • Dermatologlar tarafından, özellikle orta ve şiddetli akne (sivilce) vakalarında, inflamasyonu baskılamak ve bakteriyel çoğalmayı durdurmak için sıkça reçete edilir.

  • Önemli Not: Tetrasiklin antibiyotikleri, diğer faydalı mikropları da etkileyebildiği için uzun süreli kullanımlarda mikrobiyom dengesini bozabilir .


DRESS Sendromu Nedir?

  • Tam Adı: Drug Reaction with Eosinophilia and Systemic Symptoms

  • Belirtiler: Yüksek ateş, yaygın döküntü, yüzde ve boyunda şişme, karaciğer veya böbrek fonksiyon bozuklukları, eozinofil yükselmesi.

  • Sıklık: Nadiren görülen, ancak hayatı tehdit edebilen bir immün reaksiyondur.

  • Organ Tutulumu: Karaciğer, böbrek, akciğer ve kalp gibi hayati organlar etkilenebilir.


Elle Dunn Vakası: Kabustan Uyanış

  1. Tedavi Başlangıcı: 15 yaşındayken, ablasının düğünü öncesi cilt temizliği için minosiklin reçetesi aldı.

  2. İlk Semptomlar: İlaç başladıktan birkaç gün sonra; çene ağrısı, yaygın kaşıntılı döküntüler ve halsizlik gelişti.

  3. Kritik Dönem: Düğün günü aniden yükselen ateş ve yaygın kızarıklıklarla hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde yaklaşık 30 dakika klinik olarak “ölü” sayıldı .

  4. Yanlış Tanı ve Gecikme: Başlangıçta parvovirüs (beşinci hastalık) şüphesiyle takip edildi; gerçek neden ancak altı hafta sonra DRESS sendromu olarak belirlendi .

  5. Tedavi ve İyileşme: Yüksek doz kortikosteroidlerle bağışıklık sistemi baskılandı; uzun süren rehabilitasyonun ardından hayata döndü.


Milyonlarca Kişiyi Bekleyen Risk

  • Dünyada her yıl milyonlarca hastaya dermatologlar tarafından tetrasiklin sınıfı antibiyotikler reçete ediliyor.

  • Farkındalık Eksikliği: DRESS sendromu nadir olması nedeniyle, hem hastalar hem de hekimler tarafından çoğu zaman gözden kaçıyor.

  • Uzun Vadeli Etkiler: Bazı hastalarda organ hasarı kalıcı olabilir; saç dökülmesi, kronik yorgunluk ve böbrek yetmezliği gibi kalıcı sorunlar görülebiliyor .


Uzmanlardan Uyarılar ve Öneriler

  1. Doktor-Hasta İletişimi: İlaç başlamadan önce potansiyel riskler hakkında detaylı bilgi alın.

  2. Erken Belirti Takibi: Cilt döküntüsü, yüksek ateş veya şiddetli ağrı gibi ilk semptomlarda vakit kaybetmeden hekime başvurun.

  3. Alternatif Tedaviler: Topikal retinoidler, benzoyl peroksit veya hormonal düzenleyiciler gibi daha az sistemik risk taşıyan yöntemler değerlendirilebilir.

  4. İkinci Görüş: Şüpheli vakalarda alerji veya immünoloji uzmanından ek görüş almak faydalı olabilir.


Sonuç: İlacın Güvenli Kullanımı İçin Farkındalık Şart

Elle Dunn’ın yaşadığı trajik deneyim, yaygın reçete edilen bir ilacın bile ölümcül olabileceğini gösteriyor. Hem sağlık profesyonellerinin hem de hastaların, ilaçların nadir yan etkilerine karşı tetikte olması; erken teşhis ve müdahale ile benzer vakaların önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi

Yayımlandı

üzerinde

30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi

Tarih — Saat: 13 Şubat 2026 — 11:36

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yıllardır yatağa bağımlı yaşayan ve halk arasında “fil hastalığı” olarak bilinen lenfödem nedeniyle yaklaşık 300 kiloya ulaşan Engin Akbadal, tedavi için Ankara’ya sevk edildi. Evden çıkarılabilmesi için bazı duvarlar sökülürken, yaklaşık 30 kişilik ekip ve özel obez ambulansıyla nakli gerçekleştirildi.

Sarıoğlan’daki yaşamını tek odada sürdüren Akbadal, 12 yıl önce başlayan kilo artışı sonucu yürüyemez hale geldi ve son 5 yıldır evden çıkamıyordu. DHA haberine göre, tedavisi için yapılan koordinasyon sonucunda hasta etli müdahale ekipleriyle güvenli şekilde ambulansa yerleştirilip Ankara’ya sevk edildi.

Sarıoğlan’da yaşayan ve geçimini zamanında hamallık yaparak sağlayan Akbadal’ın durumu yıllar içinde ağırlaştı; teşhis sürecinin uzaması ve uygun tedaviye ulaşamaması sonucu vücut ağırlığı yaklaşık 300 kiloya çıktı. Evden çıkarma sırasında, hastanın rahatça dışarı alınabilmesi için evdeki bazı duvarlar genişletildi; mobil ekip, gönüllüler ve sağlık personelinden oluşan yaklaşık 30 kişi birlikte çalıştı. Nakil, özel tasarlanmış obez ambulansıyla yapıldı; yolculuk hedefi Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ydi.

Hastanın sözleri ve destek çağrısı

Akbadal, DHA’ya yaptığı açıklamada tedavi için umutlu olduğunu, eş ve çocuklarıyla dışarı çıkıp normal hayata dönmeyi arzuladığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan videonun ardından yardım talepleri artmış; yerel ve ulusal ölçekte destek verenler sayesinde sevk kararı alındı. (Muhabir: Furkan Kavuklu).

Tedavi ve sonraki adımlar

Sağlık ekipleri, lenfödem (lymphoedema) tedavisinin multidisipliner yürütülmesi gerektiğini belirtiyor: cerrahi girişimler, fizyoterapi, ödem kontrol programları ve süreklilik gerektiren bir izlem planı söz konusu. Akbadal’ın Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ndeki (referans hastane: Etlik Şehir Hastanesi) değerlendirme ve tedavi planı sonrası uzun dönem rehabilitasyon ihtiyacı doğabilir.

Yerel dayanışma

Hastanın ailesine ve nakil sürecine destek verenler arasında adı geçen yerel aktörlerden biri Baki Ersoy olarak belirtildi; sosyal medya ve yerel kanallar vasıtasıyla sürece destek verildi. Olay, yerel dayanışmanın ve sosyal medyanın gerçek yaşamı değiştirebilen etkisini gösterdi. Baki Ersoy

Okumaya Devam Et

Sağlık

İç organları göğüs kafesinde doğan bebek ameliyatla sağlığına kavuştu

Yayımlandı

üzerinde

İç organları göğüs kafesinde doğan bebek ameliyatla sağlığına kavuştu

Niğde / Kayseri — 07 Şubat 2026, 12:50

Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A. isimli erkek bebek, diyafram yırtığı (konjenital diyafram hernisi) nedeniyle karın içi organlarının göğüs boşluğunda doğması üzerine Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Çocuk cerrahisi ekibinin başarılı ameliyatı ve yenidoğan yoğun bakım takibiyle bebek sağlığına kavuşup taburcu edildi.

Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A.’nın yapılan kontrollerinde diyafram kasında yırtık saptandı; ince bağırsak, kalın bağırsak, mide ve karaciğerin bir kısmı göğüs boşluğuna (toraks) çıkmış durumda bulundu. Acil olarak Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edilen bebek, pediatrik cerrahi ekibi tarafından ameliyata alındı.

Ameliyat ve takip

Cerrahi müdahalede göğüste bulunan organlar karın boşluğuna geri alınarak diyafram kası dikildi. Operasyonun ardından yenidoğan ve pediatri birimleriyle koordineli bakım sürdürüldü; başarılı operasyonun ve üst düzey yenidoğan bakımının ardından M.A.A. taburcu edildi.

Uzmanlardan notlar

Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Erman Dörterler, diyafram hernisinin anne karnında da tespit edilebildiğini, doğan bebeklerin çoğunun solunum sıkıntısı yaşadığını ve kayıpların olabildiğini vurguladı. Ayrıca, hastanede pediatriyle sıkı iş birliğiyle ameliyat sonrası bakımın hayati önem taşıdığını belirtti.

Kayseri Şehir Hastanesi Yenidoğan Klinik Şefi Prof. Dr. Ahmet Özdemir ise merkezde 57 kuvözle 4. düzey yenidoğan yoğun bakım kapasitesi bulunduğunu, fetal ultrason ve fetal ekokardiyografi ile ön tanı koyulduğunda doğumun daha hazırlıklı gerçekleştiğini anlattı.

Bilmeniz gerekenler

  • Konjenital diyafram hernisi (diyafram yırtığı) nadir görülen bir durumdur; yaklaşık 10 bin doğumda 1 oranında rapor edilir. Risk faktörleri kesin olmamakla birlikte erken gebelik, annelik yaşı, uygunsuz ilaç kullanımı ve sigara gibi etkenler daha sık gözlenebilir.

  • Gebelik takibinin düzenli yapılması ve fetal incelemelerin zamanında olması erken teşhis ve yönlendirme açısından kritiktir.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Sigara yasağı genişliyor: “Kırmızı hat” geliyor

Yayımlandı

üzerinde

Sigara yasağı genişliyor: “Kırmızı hat” geliyor

Tarih/Saat: 07 Şubat 2026, 11:00:

Sağlık politikalarında yeni adım: Taslak düzenlemeye göre “yarı açık” alanların bir kısmı artık kapalı alan sayılacak, bina girişlerinde en az 5 metre mesafe kuralı getirilecek; çocuk parkları ile sahil/plaj şeritleri ise “kırmızı hat” kapsamında tamamen sigarasız bölge ilan edilecek. Uygulama kapsamında sistemde kayıtlı sigara kullanıcılarına bilgilendirme SMS’i gönderilmesi planlanıyor.

Ne değişiyor?

  • Yarı açık alanların statüsü netleşiyor: Üstü açılıp kapanabilen tenteli bölümler, kış bahçeleri ve açılır-kapanır tavanlı mekânlar “kapalı alan” kapsamında değerlendirilecek; bu alanlarda tütün ürünleri kullanımı yasaklanacak.

  • 5 metre kuralı geliyor: Kamu binaları, AVM’ler ve restoranların ana giriş kapılarından itibaren en az 5 metre mesafede sigara içilmesine izin verilmeyecek. Amaç, kapı önlerinde oluşan pasif içiciliği azaltmak.

  • Kırmızı hat — çocuk parkları ve sahiller: Taslağa göre çocuk parkları “kırmızı hat” kapsamına alınarak tamamen sigarasız bölge ilan edilecek. Ayrıca bazı sahil şeritleri/plajlar pilot uygulama kapsamında sigarasız alanlar arasına katılacak.

Neden yapılıyor?

Yetkililer ve sağlık uzmanları, açık alanlarda bile çocuklar ve ailelerin pasif içiciliğe maruz kaldığını; bunun solunum yolu hastalıkları, astım ve enfeksiyon riskini artırdığını belirtiyor. Yeni düzenlemenin temel hedefi çocukları tütün dumanından korumak ve dumansız kamu alanlarını genişletmek.

Uygulama nasıl ilerleyecek?

  • Mevzuat taslağı tamamlandığında TBMM gündemine sunulması bekleniyor; yasalaşma halinde ülke genelinde denetimler sıkılaştırılacak ve cezai yaptırımlar genişletilecek.

  • Bakanlık tarafından kayıtlı sigara kullanıcılarına düzenleme hakkında SMS ile bilgilendirme yapılacağı ifade ediliyor; uygulamanın ayrıntıları ve pilot bölgeler önümüzdeki günlerde netleşecek.

Kimleri etkiler?

  • Restoran, kafe ve işletme sahipleri (yarı açık alan uygulamalarına göre düzenleme yapacak),

  • Plaj/tesis işletmecileri ve belediyeler (sahil şeritlerinin düzenlenmesi),

  • Vatandaşlar ve özellikle çocuk sahibi aileler (açık alanlarda daha geniş dumansız alan garantisi).

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar