Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sağlık

Akneye Karşı Devrim: mRNA Aşısı ile Sivilce Tedavisinde Yeni Dönem

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması:

Sanofi öncülüğünde geliştirilen mRNA tabanlı akne aşısı, Cutibacterium acnes’in patojenik suşlarını hedefleyerek uzun süreli korunma ve azaltılmış yan etki profili vaat ediyor. Klinik Faz I/II sonuçları ve geleceğe dair öngörüler burada.

Bu makalede, aknenin (sivilcenin) temel nedenlerinden biri olan Cutibacterium acnes bakterisinin patojenik suşlarına karşı geliştirilen ilk mRNA temelli aşı çalışmaları ele alınacaktır. Sanofi’nin öncülüğünde Nisan 2024’te başlayan Faz I/II klinik denemeleri, 18–45 yaş arası orta ve şiddetli akne hastalarında güvenlik, etkinlik ve immünojenisiteyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır . Bu yaklaşım, mevcut antibiyotik ve retinoid tedavilerinin ötesinde, uzun süreli korunma potansiyeli sunarak aknede devrim yaratma vaadi taşımaktadır

Giriş

Akne vulgaris, ergenlik çağından yetişkinliğe kadar %70–95 oranında görülen kronik bir deri hastalığıdır . Mevcut tedaviler genellikle iltihabı ve sebum üretimini azaltmaya odaklanırken; uzun dönem kullanımda cilt kuruluğu, hormonal dengesizlik ve antibiyotik direnci gibi yan etkiler doğurabilmektedir . Bu zorluklar, patojenik C. acnes suşlarını hedef alan yenilikçi bir aşı yaklaşımını gündeme getirmiştir.

mRNA Aşı Teknolojisinin Temelleri

mRNA aşıları, vücut hücrelerine belirli bir proteinin sentezlenmesi için genetik talimat gönderir ve böylece bağışıklık sistemini eğitir Akne aşısında ise hedef, C. acnes’in virülans faktörlerini kodlayan mRNA’nın vücuda verilmesiyle bu bakteriye özgü antikor yanıtı oluşturmaktır  Bu yöntem, bakterinin sağlıklıda bulunan suşları etkilemeden sadece patojenik suşlara karşı spesifik yanıt geliştirilmesini sağlar .

Klinik Denemeler ve Faz I/II Çalışması

  • Başlangıç ve Katılımcılar: Klinik çalışmanın başlangıç tarihi Nisan 5, 2024 olup; 18–45 yaş arası, orta ve şiddetli yüz aknesi olan 260 katılımcı hedeflenmiştir .

  • Dizayn: Üç farklı doz seviyesinde intramüsküler enjeksiyon; plasebo kontrollü, çift kör dizayn .

  • Amaçlar: Birincil hedefler güvenlik ve tolere edilebilirlik; ikincil hedefler ise lezyon sayısındaki azalma ve immün yanıt ölçümleridir .

  • Beklenen Süre: Deneme Şubat 2026’ya kadar devam edecek şekilde planlanmıştır .

Mevcut Tedavilere Göre Avantajlar

  1. Hedefe Özgü Bağışıklık: Yalnızca C. acnes’in patojenik enzim varyantlarına yönelik antijen sunumu sayesinde yan etki profili daralır .

  2. Antibiyotik Direncini Azaltma: Sistemik antibiyotik kullanım ihtiyacının düşmesi, direnç gelişimini yavaşlatabilir

  3. Uzun Süreli Koruma: Geleneksel tedavilerin aksine birkaç doz sonrası aylar hatta yıllar boyu koruma potansiyeli söz konusudur .

Gelecek Perspektifi

Sanofi, ORI-001 gibi rekombinant protein aşı adaylarını da içeren portföyünü mRNA platformuyla genişletiyor . Faz III çalışmaları için doz seçimi ve rejimi optimize edildikten sonra 2027–2028 döneminde onay başvuruları planlanıyor . Ayrıca, daha hafif akne vakalarını kapsayacak ek denemeler de gündemde .

Sonuç

mRNA tabanlı akne aşısı geliştirme çalışmaları, sivilce tedavisinde köklü bir değişim vaad ediyor. Klinik verilere bağlı olarak birkaç yıl içinde piyasaya sürülmesi halinde, aknenin hem fizyolojik hem psikososyal yükünü azaltarak milyonlarca hastaya umut kaynağı olacağı öngörülmektedir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulaması zorunlu hale getiriliyor

Yayımlandı

üzerinde

Restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulaması zorunlu hale getiriliyor

Tarih: 01 Temmuz 2026
Saat: 00:10

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulamasına geçişin zorunlu hale getirileceğini duyurdu. Artık sipariş verirken yemeklerin içindeki malzemeler, alerjenler ve kalori değerleri menülerde, dijital ekranlarda veya QR kodlarla tüketiciye sunulacak.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeme-içme sektöründe tüketici haklarını korumaya yönelik önemli bir adım attı. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulamasının zorunlu hale getirileceğini açıkladı.

Bakan Yumaklı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Restoran ve kafelerde şeffaf menü uygulamasına geçişi zorunlu hale getiriyoruz. Artık sipariş verirken yemeğinizin içindeki malzemeleri, alerjenleri ve enerji (kalori) değerlerini menülerden, dijital ekranlardan veya QR kodlarla şeffafça görebileceksiniz. Sağlığınız ve kişisel tercihleriniz için en doğru seçimi yapabilmeniz adına denetim artık sizin de elinizde.”

Yeni düzenleme neler getiriyor?

Yeni uygulama ile birlikte tüketiciler, sipariş vermeden önce yiyecek ve içeceklerin içeriği hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabilecek. Fiziksel menüler, dijital ekranlar veya QR kodlar aracılığıyla hayata geçirilecek sistem sayesinde:

· Yemeklerin içindeki tüm malzemeler
· Alerjen bilgileri
· Kalori (enerji) değerleri

tüketicilerin erişimine sunulacak.

Bakan Yumaklı, uygulamanın hayata geçirilmesindeki temel amacın, vatandaşların sofrasına gelen ürünün içeriğini bilmesinin en temel hak olduğu vurgusunu yaptı.

Denetimde vatandaşa aktif rol

Bakan Yumaklı, açıklamasında denetim sürecinde vatandaşın da aktif rol alacağının altını çizdi. “Denetim artık sizin de elinizde” diyen Yumaklı, tüketicilerin şeffaflık konusunda gözlemci ve denetleyici konumunda olacağını belirtti.

Uygulama ile birlikte içerik bilgisi almak için garsonlar üzerinden mutfağa iletilen soru trafiğinin de sona erdirilmesi hedefleniyor.

Geçiş süreci

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni düzenleme ile restoran ve kafelerde “şeffaf menü” dönemi resmen başlıyor. İşletmelere 1 Temmuz’a kadar hazırlıklarını tamamlama süresi verildiği belirtiliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

DSÖ: Avrupa’da yüksek sıcaklıklar can aldı! 21 Haziran’dan bu yana 1300’den fazla kişi hayatını kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

DSÖ: Avrupa’da yüksek sıcaklıklar can aldı! 21 Haziran’dan bu yana 1300’den fazla kişi hayatını kaybetti

Tarih: 29 Haziran 2026
Saat: 00:08

DHA

FatihDoğanMedya

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Avrupa’yı kasıp kavuran aşırı sıcak hava dalgasında 21 Haziran’dan itibaren 1300’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Ghebreyesus, “Sıcaklık stresi sessiz katildir” uyarısında bulundu.

İSVİÇRE, (DHA) – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Avrupa’da etkili olan sıcak hava dalgasına ilişkin sosyal medya hesabından önemli açıklamalarda bulundu. Avrupa’nın küresel ortalamanın iki katı hızla ısınan dünyanın en hızlı ısınan kıtası olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, bölgede 150 milyon insanın aşırı sıcaklara maruz kaldığını belirtti.

DSÖ Genel Direktörü, 21 Haziran’dan bu yana yüksek sıcaklıklara bağlı olarak 1300’den fazla ölüm kaydedildiğini açıkladı. Ghebreyesus, iklim krizi ve küresel ısınmanın etkisiyle daha önce “nesilde bir kez görülen” sıcak hava dalgalarının artık neredeyse her yıl yaşandığına dikkat çekerek, “Bu konuda daha önce de uyarılar yaptık” ifadelerini kullandı

“SICAKLIK STRESİ SESSİZ KATİLDİR”

Aşırı sıcakların yalnızca ölümlere değil, günlük hayatın felce uğramasına da yol açtığını belirten Ghebreyesus, okulların kapatıldığını ve elektrik şebekelerinin çökmeye başladığını aktardı. DSÖ’nün üye devletler ve ortaklarıyla birlikte hazırlık, önleme ve daha güçlü sağlık sistemi yanıtlarına odaklanarak aşırı sıcaklığın sağlık tehditlerini ele almak için çalıştığını söyleyen Ghebreyesus, Avrupa ülkelerini sıcaklık sağlığı eylem planlarını uygulamaya teşvik ettiklerini vurguladı.

Ghebreyesus açıklamasının devamında, “Sıcaklık stresi, genellikle ‘sessiz katil’ olarak adlandırılır. Avrupa’daki evler, iş yerleri ve okullar, bu sıcaklıklara göre inşa edilmemiştir” değerlendirmesinde bulundu.

AVRUPA’DA SICAKLIK KRİZİ BÜYÜYOR

Uzmanlar, iklim değişikliğine bağlı olarak aşırı sıcak hava dalgalarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekiyor. Avrupa’nın küresel ortalamadan çok daha hızlı ısındığını belirten bilim insanları, önümüzdeki yıllarda benzer tabloların daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

DSÖ yetkilileri, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin aşırı sıcaklardan en çok etkilenen gruplar olduğunu belirterek, ülkelerin acil eylem planlarını devreye alması gerektiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Yaz Aylarında Vücut Sağlığını Korumak: Doğru Bilinen 5 Hata

Yayımlandı

üzerinde

Yaz Aylarında Vücut Sağlığını Korumak: Doğru Bilinen 5 Hata

Yayın Tarihi: 27 Haziran 2026, 01 :15

FatihDoğanMedya

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, değişen beslenme düzeni ve tatil telaşı sağlığımızı tehdit eden riskleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak havalarda vücut sağlığını korumak için yapılan bazı hataların sandığımızdan daha ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. İşte yaz aylarında doğru bilinen ve sıklıkla yapılan 5 önemli hata…

1. Susamayı Bekleyerek Su İçmek

Yaz aylarında en sık yapılan hataların başında susamayı bekleyerek su içmek geliyor. Vücut susuz kaldığında susama hissi devreye girer ancak bu, vücudun zaten su kaybına uğradığının bir işaretidir. Uzmanlar, susama hissi oluşmadan düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yetersiz sıvı alımı halsizlik, baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve ödem gibi sorunlara zemin hazırlayabilir. Sıcak havalarda terleme yoluyla vücuttan daha fazla su ve mineral kaybı yaşanır. Bu nedenle gün içerisinde susamayı beklemeden, düzenli aralıklarla su içmek hayati önem taşır. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul, yaz aylarında 2,5-3 litre su tüketiminin altına inilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Uzman Görüşü: Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kafeinli içeceklerin suyun yerini tutmadığını vurgulayarak, “Su içmek elzemdir. Eğer sade su içmeyi sevmiyorsanız içine dilimlenmiş meyveler ekleyerek tüketebilirsiniz” diyor. Uzman Diyetisyen Asya Naz Al ise “Yazın beslenme düzeni vücuttaki su ve elektrolit dengesini korumaya yönelik olmalıdır” uyarısında bulunuyor.

2. Geç Saatte Yemek Yeme Alışkanlığı

Yazın günlerin uzamasıyla birlikte akşam yemek saatleri giderek geç saatlere kayıyor. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul’a göre, geç saatte yemek yeme alışkanlığı yaz aylarında kilo alımının en önemli nedenlerinden biri.

Vücudun biyolojik bir saati vardır ve metabolizma belirli saatlerde en çok enerji harcar. Geç saatlerde alınan besinler, vücut tarafından depolanmaya yönlendirilir ve bu da özellikle alt karın bölgesinde yağlanmaya neden olur. Uzmanlar, uykuya geçmeden en az 4 saat önce yemek yemenin sonlandırılmasını ve uyku saatinin 23.30’u geçmemesini öneriyor.

Uzman Görüşü: İç hastalıkları uzmanları, yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde özellikle yaşlılar, çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı olanların dışarı çıkmamalarını önerirken; beslenme uzmanları bu dönemlerde su tüketimine odaklanılmasını, hafif ve sulu besinlerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.

3. En Sıcak Saatlerde Egzersiz Yapmak

Sağlıklı bir yaşam için egzersiz yapmak elbette önemli ancak yaz aylarında en sıcak saatlerde spor yapmak ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşe çıkmak ve bu saatlerde egzersiz yapmak oldukça tehlikeli.

Sıcak ve nemli havada yapılan egzersizler vücut sıcaklığının daha da artmasına neden olabilir. Bu durumda vücut kendini soğutmak için terlemeye başlar ancak aşırı terleme ile birlikte ciddi sıvı ve mineral kaybı yaşanır. Uzmanlar, yaz aylarında egzersiz saatlerinin sabah erken veya akşam serin saatlere kaydırılması gerektiğini vurguluyor.

Uzman Görüşü: Spor hekimliği uzmanları, yaz aylarında egzersiz yaparken sabah erken veya akşam serin saatlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca sporcuların egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında düzenli olarak su içmesi hayati önem taşıyor.

4. Güneş Kremi Kullanımındaki Yanlışlar

Güneş koruyucu krem kullanmak yaz aylarının olmazsa olmazı ancak yanlış güneş kremi kullanımı cilt sağlığını tehdit eden önemli bir hata. En sık yapılan hataların başında yeterli miktarda ürün kullanmamak geliyor. Dermatologlar, yüz için yaklaşık bir çay kaşığı güneş kremi kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Bir diğer yaygın hata ise güneş kremini yalnızca yaz aylarında kullanmak. UV ışınları yazın olduğu kadar kışın da cilde zarar verir. Ayrıca güneş koruyucunun her 2-3 saatte bir yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Güneş kremini aracın içinde veya doğrudan güneş altında bırakmak da ürünün koruyucu etkisini yok eden bir diğer hatadır.

Uzman Görüşü: Dermatologlar, güneş kremi seçerken geniş spektrumlu, en az SPF 30 koruma faktörüne sahip ürünleri tercih etmenizi öneriyor. Uzmanlar ayrıca güneş kreminin sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.

5. Klima Kullanımını Abartmak

Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezi klima, bilinçsiz kullanıldığında sağlığımızı tehdit eden en büyük risklerden biri haline geliyor. Klimanın önünde uzun süre durmak veya klimayla uyumak kas, boyun ve sırt ağrıları, eklem tutulmaları, boğaz enfeksiyonu, sinüzit, alerji hatta zatürre gibi ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor.

Ani sıcaklık değişimleri solunum yolu rahatsızlıklarına ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Klima kullanırken ortam sıcaklığının dış ortam sıcaklığı ile arasındaki farkın 7-8 dereceyi geçmemesine dikkat edilmeli ve doğrudan hava akımına maruz kalınmamalıdır.

Uzman Görüşü: Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Pınar Yıldız, doğru klima kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. “Dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkı 6-8°C’yi geçmemeli” diyen Doç. Dr. Yıldız, klima üfleme yönünün doğrudan insana değil, tavana veya yan duvarlara doğru ayarlanması gerektiğini ifade ediyor. Çocuk ve yaşlılar için 23-26°C aralığının en güvenli seçenek olduğunu belirten uzman, klimaların uzun süreli kullanımında filtrede bakteri ve küf birikimi olabileceğini ve bunun ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabileceğini vurguluyor. Ayrıca bakımsız klimaların Lejyoner Hastalığı riskini beraberinde getirdiği uyarısında bulunuy

Yaz aylarında sağlıklı ve zinde kalmanın yolu, doğru bilinen bu yanlışlardan uzak durmaktan geçiyor. Unutmayın, sağlığınızı korumak için küçük önlemler büyük farklar yaratır.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar