Kayınvalidesinin Cenazesine Katılmayan Eşe Mahkemeden Tam Kusur Kararı: Yargıtay Onadı
Tarih: 12 Ağustos 2026
Saat: 11:54
Okuma Süresi: 2 dakika
DHA

Ankara’da 20 yıllık bir evlilik, eşin kayınvalidesinin cenazesine katılmamasıyla noktalandı. İş insanı N.Y.’nin (58), annesinin cenaze töreninde yer almayan eşi S.Y.’ye açtığı boşanma davasında mahkeme kadını tam kusurlu bularak çifti boşadı. Yerel mahkemenin kararı, Yargıtay tarafından da onanarak kesinleşti.
2024 yılında hayatını kaybeden kayınvalidenin cenazesine katılmayan gelin, eşinin açtığı dava ile karşı karşıya kaldı. Davacı N.Y., dava dilekçesinde eşinin sadece cenazeye değil, uzun süredir düğün gibi sosyal organizasyonlara da kendisine eşlik etmediğini belirtti. Son olarak annesinin cenazesinde yaşanan bu tutumun “ağır yük” oluşturduğunu ifade eden N.Y., evliliğin temel dayanaklarının sarsıldığını savundu.
Davalı S.Y. ise savunmasında eşini sevdiğini, asıl husumetinin kayınvalidesiyle olduğunu öne sürdü. Kayınvalidesinin kendisinden habersiz eve gelmesi üzerine çıkan tartışmada, “Ne ölüme ne dirime gel” dediğini iddia eden S.Y., davanın reddini talep etti.
Ankara Aile Mahkemesi, bu savunmayı yeterli görmedi. Kararda, davalı kadının bu söylemi nedeniyle eşinin annesinin cenazesine katılmadığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu vurgulandı. Davacı kocaya atfedilebilecek herhangi bir kusurun kanıtlanamadığı belirtilerek çiftin boşanmasına hükmetti.
Avukat Yılmazel: “Bardağı Taşıran Son Damla”
Davacı N.Y.’nin avukatı Senem Yılmazel, müvekkilinin kararını cenazeden yaklaşık bir ay sonra aldığını belirtti. Yılmazel, taraflar arasında uzun süredir sosyal ve kültürel farklılıklar nedeniyle geçimsizlik yaşandığını ve gelin-kaynana geriliminin de bu sürece eklendiğini söyledi. Avukat, “Müvekkilimin annesi vefat etti. Karşı taraf cenazeye katılmadığı için müvekkil boşanmaya karar verdi” dedi.
Emsal Niteliğinde Karar
Yılmazel, kararın emsal niteliğinde olduğuna dikkat çekerek, “Burada sadece anne, kayınvalide diyemeyiz. Kardeşin cenazesine katılmama da, en yakın arkadaşının cenazesine katılmama da bir boşanma nedenidir. Aslında buradaki mevzu, eşi yalnız bırakmaktır. İyi günde, kötü günde yalnız bırakmama yükümlülüğü” ifadelerini kullandı.
Avukat, Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesine atıfta bulunarak, “Taraflar birbirlerine sadakatli olmak, aynı evde yaşamak ve yardımcı olmakla yükümlüdür” dedi. Eşinin bu yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirten Yılmazel, kararı hukuken haklı bir boşanma nedeni olarak değerlendirdiklerini söyledi.











