Teknoloji
Güçlü büyüyen Turkcell’den güçlü yatırım

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, 2024 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 30’uncu yılında güçlü büyümesini devam ettiren Turkcell’in mobil faturalı abone sayısı, son 15 yılın rekorunu kırarak 1,9 milyon büyüdü ve 29,1 milyonu aştı. FAVÖK marjı, yıllık bazda %41,9 seviyesinde gerçekleşti. 2024 yılı grup gelirleri %7,8 artarak 166,7 milyar TL’ye ulaşırken; net kâr ise Ukrayna operasyonunun satışının da katkısıyla 23,5 milyar TL seviyesinde kaydedildi.
“Başarılarla dolu bir yılı geride bıraktık”
Turkcell’in başarılarla dolu bir yılı geride bıraktığını vurgulayan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şu mesajları verdi: “30. yılımızda, köklü temellerimiz ve yenilikçi vizyonumuzla paydaşlarımız için sürdürülebilir değer oluşturma hedefimize kararlılıkla ilerledik. Küresel ekonomideki dalgalanmalar ve belirsizliklere rağmen müşteri odaklı yaklaşımımız ve stratejik aksiyonlarımız sayesinde güçlü bir performans sergiledik. Varlıklarımızdan değer oluşturma odağı çerçevesinde Ukrayna’daki şirketlerimizin satışını tamamlayarak jeopolitik risklerimizi azalttık ve nakit pozisyonumuzu daha da güçlendirdik. Ayrıca, olağan genel kurul toplantısında temettü politikamız doğrultusunda alınan karar uyarınca, toplam brüt 6,3 milyar TL kâr payı dağıtımını gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl da stratejik hamlelerle tüm paydaşlarımız için yine sürdürülebilir bir değer ortaya koymayı hedefliyoruz.”
Mobil faturalı abonede son 15 yılın rekoru
Mobil segmentin lideri olarak uzun vadeli ve sürdürülebilir büyümeye öncelik verdiklerini belirten Dr. Ali Taha Koç, “Turkcell olarak izlediğimiz strateji ile ARPU artışı ve abone bazını büyütme dengesini sağlıklı bir şekilde yönettik. Toplam abone bazımız yıllık 578 bin artışla 43,1 milyon oldu. Mobil faturalı abone bazımız ise, son 15 yılın rekoruyla 1,9 milyon büyüyerek 29,1 milyonu aştı. Faturalı abone oranı yıllık bazda 5 puan yükselerek %76 seviyesinde gerçekleşti. Faturalı abone bazındaki genişleme sayesinde, Mobil ARPU %10,4 artış gösterdi” dedi.
Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: “Yaptığımız fiber yatırımlarını aboneye dönüştürme konusunda ise oldukça başarılı bir yıl geçirdik. Sabit genişbant segmentinde, uçtan uca fiber hizmetimizi daha fazla aboneye ulaştırma hedefimizi sürdürdük. Bu kapsamda, Turkcell fiber abone bazımız 2024 yılında 168 bin artış göstererek 2,5 milyon seviyesinde gerçekleşti. Fiber segmentinde abone dönüşüm oranı yıllık bazda 1,7 puan artış göstererek %42,7 seviyesine ulaştı. Bir kez daha belirtmek isterim ki; Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun fiber altyapıda imtiyaz sözleşmesi için yaptığı çağrıyı memnuniyetle karşıladık. Bu çağrıyı ve rekabet koşullarını gözeterek yapılacak ihaleye katılmayı bir görev olarak kabul ediyoruz. Türkiye’nin Turkcell’i olarak mobil iletişimde verdiğimiz dünya standartlarındaki hizmeti, fiber altyapı alanında da ülkemize sunmaya ve bu milli sorumluluğu üstlenmeye hazırız.”
“Veri merkezi işletmeciliğinde liderliğimizi sürdürüyoruz”
Dr. Ali Taha Koç, “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalsın” ilkesiyle yola çıktıkları veri merkezi işletmeciliği işinin gelirleri hakkında da bilgi verdi: “Pazar lideri olduğumuz veri merkezi işimize bu zamana kadar 467 milyon Euro yatırım yaptık. Yüksek kapasite ve üstün teknolojik altyapımız sayesinde 2024 yılında veri merkezi ve bulut hizmetleri gelirlerimiz %46 büyüme kaydetti. Yıl sonu itibarıyla 41,4 MW aktif IT kapasitesine ulaşan veri merkezlerimize 2025 yılı içerisinde yeni modüller ekleyerek, 8,4 MW yeni kapasite kurmayı hedefliyoruz. Uptime Institute tarafından dizayn, uygulama ve operasyon alanında verilen Tier III sertifikalarını aynı anda almaya hak kazanan Türkiye’deki ilk şirket olarak, veri merkezi işletmeciliğinde standartları belirliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu alandaki yatırımlarımıza devam ederek, pazardaki liderliğimizi pekiştirmeyi amaçlıyoruz.”
Techfin segmentinin gruba güçlü katkısı (Kutu 1)
Paycell ve Financell markalarından oluşan techfin segmentinin 2024 yılını güçlü büyümeyle kapattığı bilgisini paylaşan Dr. Ali Taha Koç, şunları söyledi: “Sunduğu yenilikçi ödeme servisleri ile tüketicilerin alışkanlıklarını değiştiren Paycell, hizmet verdiği tüm dikeylerde büyüme sergiledi ve yıllık bazda %25 büyüme kaydederek gelirlerini 3,9 milyar TL seviyesine çıkardı. FAVÖK marjı 0,5 puan iyileşerek %43 seviyesinde gerçekleşti. Öte yandan, bireysel ve ticari finansman alanında faaliyet gösteren Financell, büyüyen kredi portföyü sayesinde 2024 yılında gelirlerini %32,8 yükseltti. Kredi portföyünün büyümesinde, bu yıl devreye aldığımız kişiye özel faiz uygulamamız sayesinde daha kapsamlı müşteri segmentlerine hizmet verebilmemiz önemli rol oynadı. Böylece, 2024 yılında da mikrokredi alanında lider finansman şirketi konumumuzu devam ettirdik.”
“Arazi tipi 3 güneş enerjisi santralimizi devreye aldık”
Turkcell için sürdürülebilirliğin stratejik bir odak alanı olduğunu hatırlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “Turkcell olarak, sadece insanlara değil, tüm canlılara ve yaşadığımız çevreye de değer veriyor, gelecek nesillerin dünyasının daha yaşanabilir olması amacıyla hareket ediyoruz. Bu kapsamda teknolojinin gücünü kullanarak tüm işlerimizi daha çevreci, verimli ve sürekliliği olan bir modele dönüştürmek adına sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlarımızı hızlandırdık. Enerji yoğun bir sektörde faaliyet gösteren bir şirket olarak, elektrik ihtiyacımızın yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji sertifikalı kaynaklardan karşılıyoruz. Ayrıca, 2024 yıl sonu itibarıyla 54 MW kapasiteye sahip arazi tipi güneş enerjisi santrallerimizin (GES) kurulumunu tamamlayarak Uşak ve Van’da 3 sahamızı devreye aldık. Toplamda 7 farklı ilde ve 11 lokasyondaki GES’lerimizin kurulu gücünü 2026 yılı sonuna kadar 300 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz. İzmir Karadağ’da faaliyet gösteren 18 MW kurulu güce sahip rüzgâr enerjisi santralimiz de sürdürülebilirlik stratejimize katkı sağlıyor. Bu yatırımlarımız doğrultusunda, 2050 yılında net sıfır şirket olma hedefimiz kararlılıkla devam ediyor.
Son 10 yılda sosyal fayda projelerine 300 milyon dolardan fazla yatırım
“Çevreye olan etkimizi en aza indirip çocuklarımıza çok daha yaşanabilir bir dünya emanet etmek adına var gücümüzle çalışıyoruz. 2019’dan beri devam eden ‘Eğitime Dönüştür’ projesi bu bilincin çok anlamlı bir yansıması oldu. Bu proje kapsamında 14 tonu 2024 yılında olmak üzere, toplamda yaklaşık 50 ton tekno atık toplayarak geri dönüşüme kazandırdık ve yüzlerce çocuğun eğitimine destek olduk.
Bunun yanında 2016 yılından bu yana devam eden Turkcell Zekâ Gücü projemiz kapsamında, Türkiye’nin 55 şehrinde hayata geçirdiğimiz 87 teknoloji sınıfıyla her yıl 66 binden fazla öğrenciye ulaşıyoruz. Projeyle öğrenciler bugüne kadar ulusal ve uluslararası yarışmalarda 400’den fazla ödül ve şampiyonluk kazandı. Zekâ Gücü, çocuklarımızın teknolojiyi sadece tüketen değil aynı zamanda üreten, farkındalığı yüksek bireyler olarak yetişmesine büyük katkı sağlıyor.
Birçok sosyal sorumluluk projelerimizin yanı sıra; sporun, kültür ve sanatın herkes tarafından eşit erişilebilir olması için çalışıyoruz. Kadın-erkek, çocuk-yaşlı ve dezavantajlı bireylerin tüm spor ve kültür sanat aktivitelerine erişimi için sponsorluklar gerçekleştiriyoruz. Milli Takım sponsorluklarımız ve spor federasyonlarımıza verdiğimiz desteklere de devam ediyoruz” dedi.
2025’te yüzde 42 FAVÖK marjı hedefi
5G ihalesinin yapılacağı 2025 yılı, Turkcell’in yatırımlarına hız verdiği, telekom faaliyetlerinin yanı sıra veri merkezi işletmeciliği ve sürdürülebilir enerji odağına yoğunlaştığı bir faaliyet yılı olacak. Bu yıl için %7-%9 reel gelir büyümesi ve %41-%42 FAVÖK marjı gerçekleştirmeyi hedefleyen Turkcell; yatırımlarının gelirlerine oranının ise yaklaşık %24 seviyesinde olmasını öngörüyor.
Turkcell’e yabancı yatırımcıdan yoğun ilgi, yüksek güven (Kutu 2)
Dr. Ali Taha Koç, 2024 performansına dair şu değerlendirmeleri yaptı: “Hem şirketimiz hem de ülkemiz için önemli bir başarıya imza atarak, toplam 1 milyar dolar değerinde, Turkcell tarihinin en büyük uluslararası tahvil ihracını gerçekleştirdik. Ocak ayında ihraç ettiğimiz nominal değeri 500 milyon dolar olan 5 yıl vadeli tahvil ile 500 milyon dolar nominal değerli 7 yıl vadeli ilk sürdürülebilir tahvil, zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırımcılardan büyük bir ilgi gördü. Bu başarı, Turkcell’in finansal gücünü ve uluslararası yatırımcıların şirketimize ve ülkemize duyduğu güveni bir kez daha ortaya koydu. Elde ettiğimiz bu fonu, dijital altyapımızı daha da güçlendirmek ve sürdürülebilir projelerimizi hayata geçirmek için kullanacağız.
Teknoloji
TikTok Sansür İddiaları ile Sallantıda: UpScrolled Yükselişe Geçti
TikTok Sansür İddiaları ile Sallantıda: UpScrolled Yükselişe Geçti
Tarih: 1 Şubat 2026. 00:01

Popüler kısa video platformu TikTok, son dönemde siyasi içeriklere yönelik sansür ve manipülasyon iddialarıyla gündemde. Özellikle Filistin-İsrail çatışmasına dair içeriklerde tarafsızlığını koruyamadığı öne sürülen platform, kullanıcılarını hızla kaybediyor. Bu boşluğu doldurmak için Filistin kökenli bir geliştirici tarafından hayata geçirilen UpScrolled adlı yeni uygulama ise büyük ilgi görerek Apple App Store’da TikTok’un önüne geçti ve bir numaraya yerleşti.
TikTok’ta Sansür Fırtınası
TikTok, uzun süredir özellikle İsrail-Filistin çatışması başta olmak üzere siyasi içerikler konusunda eleştirilerin odağındaydı. Çok sayıda kullanıcı ve içerik üreticisi, platformun Filistin yanlısı ve İsrail karşıtı paylaşımların görüntülenme oranlarını kasıtlı olarak düşürdüğünü iddia ediyor.
· Oracle Faktörü: TikTok’un ABD’deki operasyonlarını satın alan Oracle şirketinin İsrail yanlısı bir tutum sergilediği biliniyor. Bu durum, sansür iddialarını güçlendiren önemli bir faktör olarak görülüyor.
· Siyasi İçerik Engeli: Platform, yalnızca Orta Doğu’ya yönelik içeriklerle sınırlı kalmadı. TikTok, ABD’nin Minnesota eyaletinde düzenlenen gösterilerde, dönemin Başkanı Donald Trump’ı eleştiren içerikleri engellemekle de suçlandı.
Bu iddialar, platformun “tarafsız bir içerik evreni” vaadini sorgulatırken, birçok kullanıcının gözünü alternatif arayışlara çevirmesine neden oldu.
UpScrolled’ın Yıldızı Parlıyor
TikTok’taki güven erozyonu, yeni bir rakibin hızla yükselmesine zemin hazırladı. Filistin kökenli Avustralyalı yazılım geliştirici Issam Hijazi tarafından kurulan UpScrolled, “özgür ve sansürsüz paylaşım” sloganıyla kullanıcıların karşısına çıktı.
Uygulama, TikTok’un aksine siyasi ve toplumsal içeriklere müdahale etmeyeceğini taahhüt ediyor. Kullanıcı algoritmalarının şeffaflığına vurgu yapan UpScrolled, kısa sürede özellikle TikTok’tan memnun olmayan kitlenin ilgisini çekmeyi başardı.
Bu ilgi, somut bir başarıya dönüştü. UpScrolled, Apple’ın App Store listelerinde TikTok’u geride bırakarak “En Çok İndirilenler” kategorisinde bir numaraya oturdu. Bu ani yükseliş, sosyal medya kullanıcılarının içerik moderasyonu konusundaki hassasiyetlerini ve alternatif arayışlarının ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdi.
Sosyal Medyanın Geleceği ve Kullanıcı Tercihleri
UpScrolled’ın bu ani başarısı, sosyal medya ekosistemi için önemli soruları da beraberinde getiriyor. Kullanıcılar artık yalnızca eğlence odaklı içerikler değil, aynı zamanda özgürce fikirlerini paylaşabilecekleri ve tartışabilecekleri platformlar arıyor.
· Güven ve Şeffaflık: UpScrolled gibi platformlar, büyük teknoloji şirketlerinin içerik politikalarına duyulan güvensizliği fırsata çeviriyor.
· Pazarın Parçalanması: Bu gelişmeler, tek bir dominant platformun hükmettiği sosyal medya düzeninden, niş ve ilkelere sahip alternatif platformlara doğru bir kayışın habercisi olabilir.
TikTok’un bu krizi nasıl yöneteceği ve kullanıcı güvenini yeniden kazanıp kazanamayacağı merak konusu. Ancak şu an için rakamlar, birçok kullanıcının “terk et” tuşuna bastığını ve yeni oluşumlara şans verdiğini gösteriyor.
bilim ve teknoloji
Bilim dünyasını sarsan iddia: Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün olabilir!
Bilim dünyasını sarsan iddia: Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün olabilir!
27 Ocak 2026 Saat: 02:00

Gizemli “kozmik sicimler”, geçmişe yolculuğun anahtarı mı? Fizikçiler, evrenin doğuşundan kalan bu izlerin sırrını çözmeye çalışıyor.
Zamanda yolculuk, yıllardır bilim kurgunun en popüler konularından biri. Peki, bu hayal gerçeğe dönüşebilir mi? Son dönemde fizikçiler, evrenin doğuşundan kalan ve “kozmik sicim” adı verilen gizemli yapıların, teorik olarak zaman yolculuğunu mümkün kılabileceğini tartışıyor. Bu iddia, bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken, gözler gökyüzüne çevrildi.
Kozmik Sicim Nedir?
Kozmik sicimler, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı sıcak ve yüksek enerjili halinden bugünkü daha düşük enerjili yapıya geçerken, uzay-zaman dokusunda oluştuğu düşünülen kalıntılar. Bilim insanları, bu yapıları hızla genişleyen deride oluşan çatlaklara ya da donan buzun içindeki kırıklara benzetiyor. Proton kadar ince, inanılmaz derecede yoğun ve ışık yılları boyunca uzanabilen bu yapılar, evrenin en büyük gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Zamanda Yolculuk Nasıl Mümkün Olabilir?
Teorik fizikçilere göre, iki paralel ve sonsuz uzunluktaki kozmik sicim birbirinin yanından geçerse, uzay-zamanı bükerek “kapalı zaman benzeri eğriler” oluşturabilir. Bu eğriler, teoride bir kişinin uzayda belirli bir yolu izleyerek, yola çıktığı andan daha erken bir zamana geri dönmesini sağlayabilir. Bu fikir ilk olarak 1991’de Princeton Üniversitesi’nden fizikçi J. Richard Gott tarafından ortaya atıldı. En çarpıcı nokta ise, bu tür zaman döngülerinin Einstein’ın genel görelilik denklemlerinin kabul ettiği matematiksel çözümler arasında yer alması. Yani mesele sadece bilim kurgudan ibaret değil; en azından teorik olarak fizik yasalarına aykırı değil.
Pratikteki Engeller Neler?
Tufts Üniversitesi’nden fizikçi Prof. Ken Olum, heyecanı fazla abartmamak gerektiği konusunda uyarıyor. Böyle bir senaryonun çalışması için ışık hızına yakın hareket etmek gerekiyor ki, bu bugünkü teknolojiyle neredeyse imkansız. Ayrıca, Gott’un modelinde sicimlerin “sonsuz uzunlukta” olması şartı pratikte büyük bir çıkmaz yaratıyor. “Kimse sonsuz uzunlukta bir şey inşa edemez” diyen Olum, bu yüzden modelin birebir uygulanabilir olmadığı görüşünde.
Kozmik Sicimler Gerçekten Var Mı?
Tüm bu tartışmaların kilit noktası, kozmik sicimlerin henüz doğrudan gözlemlenmemiş olması. Ancak bilim dünyası umutlu. Kuzey Amerika Nanohertz Yerçekimi Dalgaları Gözlemevi (NANOGrav), milisaniyelik pulsar adı verilen yıldızların sinyallerindeki küçük sapmaları inceleyerek uzay-zamandaki titreşimleri ölçüyor. 2020’de tespit edilen bir sinyal, kara delik kaynaklı yerçekimi dalgalarına benzemediği için dikkat çekmişti. Olum’a göre bu sinyal, “kozmik süpersicimler” ile uyumlu olabilir. Eğer gelecekte NANOGrav ya da 2034’te fırlatılması planlanan uzay tabanlı gözlemevi LISA, kozmik sicimlerin varlığını doğrularsa, bu keşfin etkisi devrimsel olabilir.
Bilim İnsanları Ne Diyor?
Cornell Üniversitesi’nden emekli fizik profesörü Henry Tye, kozmik sicimlere diğer zaman yolculuğu fikirlerine (örneğin solucan delikleri) kıyasla daha sıcak bakıyor. “Zaman yolculuğu olası görünmüyor, ama tamamen imkânsız da demem” diyen Tye, geçmişe yolculuğun teorik olarak hala tamamen dışlanmadığını söylüyor.
Sonuç
Zamanda yolculuk henüz gerçek değil, ancak kozmik sicimler gibi evrenin en eski kalıntıları, bu hayali teorik fizik düzleminde mümkün kılıyor. Bilim insanları, gözlemevleriyle evreni tarayarak bu gizemli yapıları arıyor. Eğer bir gün kozmik sicimler keşfedilirse, sadece zaman yolculuğu değil, evrenin doğuşuna dair tüm bildiklerimiz de değişebilir.
Teknoloji
Dünya’nın Mevsim Düzeni Sanıldığı Gibi Değil: Yan Yana Bölgeler Bile Farklı Ritimlerle Yaşıyor
Dünya’nın Mevsim Düzeni Sanıldığı Gibi Değil: Yan Yana Bölgeler Bile Farklı Ritimlerle Yaşıyor
Bilim insanları, doğanın takviminin dört mevsim şablonuna sığmayacak kadar karmaşık olduğunu 20 yıllık uydu verileriyle kanıtladı.
🌍 Haber Tarihi: 22 Aralık 2025 – 21:30 | ⏱️ Okuma Süresi: 4 dk

Son yapılan çığır açıcı bir araştırma, Dünya’nın mevsimsel döngülerinin okulda öğretildiği gibi düzenli ve senkronize olmadığını ortaya koydu. California Üniversitesi Berkeley ekibi tarafından 20 yıllık uydu verileri kullanılarak hazırlanan yeni küresel harita, ilkbahar-yaz-sonbahar-kış döngüsünün birçok bölgede, hatta yan yana alanlar arasında bile aynı anda yaşanmadığını gösteriyor.
Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı ve basit mevsim şablonlarına dayalı iklim modellerinin, tarım planlamasının ve ekolojik tahminlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Doğanın Karmaşık Takvimi: Yan Yana, Ama Farklı Ritimde
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, coğrafi olarak çok yakın bölgelerin bile “farklı doğa saat dilimlerinde” yaşayabilmesi. Yani aynı enlemde, benzer rakımda veya aynı yarımkürede olmak, mevsimsel değişimlerin senkron ilerleyeceği anlamına gelmiyor.
Çarpıcı bir örnek: ABD’deki Phoenix ve Tucson
· Mesafe: Sadece 160 kilometre civarı.
· Fark: Tucson, yaz musonunun etkisiyle yağışı yaz aylarında daha belirgin yaşarken, Phoenix’in yağış dağılımı farklı bir takvim izleyebiliyor.
· Etki: Bu fark, sadece hava durumunu değil; bitkilerin canlanma zamanını, polen dönemlerini ve böceklerden kuşlara kadar birçok türün davranışını zincirleme şekilde etkiliyor.
Biyoçeşitlilik Sıcak Noktaları ile Çakışıyor
Harita, bu “uyumsuz mevsim” bölgelerinin önemli bir kısmının, dünyanın biyoçeşitlilik açısından en zengin ve en hassas bölgeleri olan “biyoçeşitlilik sıcak noktaları” ile çakıştığını ortaya koydu. Bu bir tesadüf değil.
Araştırmacılara göre, kaynakların (yağış, yeşerme, çiçeklenme) yakın mesafelerde farklı zamanlarda ortaya çıkması, türlerin beslenme ve üreme düzenini değiştirerek uzun vadede ekosistemleri şekillendiriyor, evrimi etkileyebiliyor.

Akdeniz İklim Kuşağında İki Aylık Gecikme
Çalışma, dünyanın Akdeniz iklimi görülen beş ana bölgesinde (Kaliforniya, Şili, Güney Afrika, Güney Avustralya ve Akdeniz Havzası) şaşırtıcı bir desen tespit etti.
Bu bölgelerdeki ormanların büyüme döngülerinin zirvesi, diğer birçok ekosisteme göre yaklaşık 2 ay gecikmeli gerçekleşiyor. “Ilıman ve yağışlı kış, sıcak ve kurak yaz” kalıbı, burada doğanın takvimini farklı ayarlıyor.
Tarım ve Ekonomiye Doğrudan Etkileri
Araştırma, bu düzensizliğin sadece doğal yaşamı değil, insan ekonomisini de etkilediğini gösteriyor.
Kolombiya’daki kahve bölgelerinde, dağların iki yakasında, bir günlük yol mesafesindeki çiftlikler arasında hasat ve çiçeklenme döngüleri aylarca sapma gösterebiliyor. Bu durum, tarımsal planlamayı ve üretimi doğrudan etkiliyor.
İklim Modelleri ve Gelecek Uyarısı
Araştırmacılar, bu bulguların mevcut iklim modelleri ve öngörüler için önemli bir uyarı taşıdığını vurguluyor. Bugün birçok ekolojik tahmin, tarım planlaması ve hastalık modelleri, “genel mevsim şablonları” üzerinden ilerliyor.
Oysa yan yana bölgeler farklı doğa takvimleriyle çalışıyorsa, iklim krizinin etkilerini (kuraklık, zararlı türlerin yayılımı, orman yangınları) anlamak ve öngörmek için çok daha ince detaylı ve yerel verilere dayalı modellemeler şart.
Araştırmanın Önemli Çıkarımları
· Mevsim, tek bir takvim değil: Coğrafya, bitki örtüsü ve yerel iklim dinamiklerinin birlikte yazdığı karmaşık bir program.
· Biyoçeşitlilikle bağlantı: Mevsimsel uyumsuzluk, biyolojik çeşitliliğin oluşumunda ve sürdürülmesinde kilit bir rol oynuyor olabilir.
· Tarım ve ekonomi etkilenir: Çiçeklenme ve hasat zamanlarındaki yerel farklılıklar, gıda üretimini ve güvenliğini doğrudan etkileyebilir.
-
Gündem4 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem1 hafta önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
