Gündem
Bilinmeyenlerin Mezarlığı — Gazze’de Kimliği Tespit Edilemeyen Cesetler Toplu Defin Ediliyor
Bilinmeyenlerin Mezarlığı — Gazze’de Kimliği Tespit Edilemeyen Cesetler Toplu Defin Ediliyor
FatihDoganMedya | 11 Kasım 2025 — 14:12 (TSİ) · Okuma süresi: 4 dk
İsrail saldırıları ile cezaevlerinde hayatını kaybettiği bildirilen Filistinlilerin kalıntıları arttıkça, Gazze yetkilileri birçok cenazenin kimliğini tespit edemiyor ve bu kişileri “bilinmeyenler” olarak toplu mezarlara defnetmek zorunda kalıyor. Yerel sağlık ve sivil savunma kaynakları, ceset alışverişleri ve iade edilen kalıntıların çoğunda kimlik tespiti için gereken şartların sağlanamadığını bildiriyor.

Kimler gömülüyor, neden tespit edilemiyor?
Gaza Sağlık Bakanlığı ve sivil savunma ekipleri, İsrail tarafından teslim edilen kalıntılar arasında çürümüş, ağır hasarlı veya kimlik tespiti için gerekli aile verileriyle eşleştirilemeyen çok sayıda beden bulunduğunu söylüyor. Bazı dosyalarda, ölülerin üzerinde işkence izlerine dair raporlar da yer alıyor; bu durum adli tıp incelemelerini ve kimlik tespitini daha da zorlaştırıyor.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası sağlık örgütleri, Gazze’deki adli tıp altyapısının ve soğuk zincirin büyük ölçüde zarar gördüğünü, bu nedenle yoğun bozunma ve eksik otopsi imkânlarının kimlik tespitini engellediğini belirtiyor. Ayrıca ailelerin de savaş ve yer değiştirmeler nedeniyle yakınlarını arama süreçlerinde ciddi güçlüklerle karşılaştığı aktarılıyor.
Son rakamlar ve değişim mekanizması
ABD destekli ateşkes kapsamında uygulanan ceset değişimi mekanizması çerçevesinde İsrail, belirli aralıklarla Gazze’ye ölülerin kalıntılarını teslim ediyor. Yerel kaynaklar ve uluslararası yayınlar, şu ana kadar teslim edilen yüzlerce kalıntı arasında yalnızca sınırlı sayıda cesedin kesin olarak kimliklendirilebildiğini bildiriyor. Bazı haber ajanslarına göre teslim edilen kalıntıların toplamı ve kimliklendirme sayıları farklılık gösteriyor; resmi rakamlar ve kesin identifikasyon süreçleri halen belirsiz
Nerelere gömülüyor — “Bilinmeyenler Mezarlığı”
Gazze’nin merkezi bölgelerinde, özellikle Deir el-Balah ve Khan Younis civarında, kimliği tespit edilemeyen kalıntılar için ayrılan toplu mezarlar oluşturuldu. Sağlık ve sivil savunma ekipleri, sınırlı alan ve kaynak nedeniyle bazı definleri toplu olarak gerçekleştirmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Cenaze törenleri genellikle kısıtlı katılımla ve hızlı bir şekilde yapılıyor; birçok aile ise kimlik tespit edilemediği için ferdî defin yapamıyor.
Uluslararası boyut ve hukuki çağrılar
Geçmişte Nasser ve al-Shifa hastanelerindeki toplu mezar vakaları uluslararası toplumun dikkatini çekmiş; BM ve insan hakları kuruluşları bağımsız soruşturmalar çağrısında bulunmuştu. Bugün yeniden gündeme gelen kimliği tespit edilemeyen cenazeler meselesi, insani hukuk ve savaş suçları iddialarını yeniden tartışmaya açıyor. Uluslararası aktörler adli tıp ekiplerinin Gazze’ye erişimi, cesetlerin korunması ve tarafsız soruşturmaların yapılması konusunda çağrılar yapıyor.
Gazze yetkililerinin kapasite sorunu
Yerel yetkililer, ailelerin defin hakkı ve kimlik tespiti sürecini mümkün kılmak için daha fazla adli tıp malzemesi, soğuk hava depoları ve eğitimli personel talep ediyor. Mevcut koşullar altında, yetkililer “onurlarına uygun defin” sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını ancak kaynakların yetersiz olduğunu yineliyor.
Ne yapılıyor / ne yapılmalı?
-
Uluslararası adli tıp ekiplerinin ve Kızıl Haç gibi tarafsız kurumların erişiminin sağlanması,
-
Soğuk zincir ve laboratuvar altyapısının acil güçlendirilmesi,
-
Teslim edilen kalıntıların kayıt altına alınması ve ailelerle eşleştirme süreçlerinin şeffaflaştırılması uzmanlar tarafından öncelik olarak gösteriliyor.
Küçük not: Bu haber, Gazze’den uluslararası ajansların ve yerel makamların bildirdiği raporlar, saha fotoğrafları ve sağlık yetkililerinin açıklamaları temel alınarak hazırlanmıştır. Farklı kaynaklarda rakam ve ayrıntıların değişiklik gösterdiği noktalar olabilir; gelişmeler oldukça güncelleme yapılacaktır.
Gündem
Evlerinde öldürülmüş halde bulunan çift toprağa verildi
Evlerinde öldürülmüş halde bulunan çift toprağa verildi
AYDIN — 10.02.2026 • 16:30

Aydın Efeler’de 79 yaşındaki Turgut ve Nuran Çakaloğlu çifti evlerinde bıçaklanarak hayatını kaybetti. Çiftin cenazesi bugün kılınan namazın ardından toprağa verildi. Soruşturmayı yürüten ekipler, olayla ilgili 5 ayrı özel ekip oluşturdu; evde zorla giriş izine rastlanmadı, 2 kesedeki altınların çalındığı belirlenirken, çiftin üzerindeki takılara dokunulmadı.

Aydın’ın Efeler ilçesi Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi’ndeki iki katlı müstakil evde yaşayan 79 yaşlarındaki Turgut ve Nuran Çakaloğlu çifti, önceki gün akşam saatlerinde evlerinde ölü bulundu. Çiftin cesetlerini ilk bulan kişi oğulları Dr. Ahmet Çakaloğlu oldu; ihbar üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemede çiftin vücutlarının baş, boyun ve karın bölgelerinde çeşitli yerlerden bıçaklanma sonucu yaşamını yitirdiği tespit edildi. Cesetler kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Bulgu ve soruşturma
İncelemede; Turgut Çakaloğlu’nun evin girişinde, vücudunda yaklaşık 15 bıçak darbesi bulunduğu; Nuran Çakaloğlu’nun ise üst kattaki yatak odasında ve yaklaşık 10 bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği belirlendi. Olayın aydınlatılması için Aydın Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından 5 ayrı özel ekip kuruldu. Ekipler, ev yakınında güvenlik kamerası olmadığı, kapıda zorla giriş işaretine rastlanmadığını aktardı. Polis, şüpheli ya da şüphelilerin mağdurları tanıyor olabileceği, cinayetin hırsızlık gibi gösterilmeye çalışılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Ayrıca evde iki kesedeki bazı altınların alınmış olduğu; ancak Nuran Çakaloğlu’nun üzerindeki kolye, küpe, yüzük ve bileziklere dokunulmadığı bildirildi.
Cenaze töreni
Otopsi işlemleri tamamlanan çift için Aydın Bey Camisi’nde cenaze namazı kılındı. Törene yakınları ve Efeler Belediye Başkanı’nın da aralarında bulunduğu isimler katıldı; oğulları Ahmet ve Serhat Çakaloğlu taziyeleri kabul etti. Çiftin cenazeleri öğle vakti kılınan namazın ardından Germencik Hıdırbeyli Mahallesi’ndeki mezarlığa defnedildi. Oğullardan biri olayın “cinayet” olduğunu belirtirken, diğer oğul “hunharca işlendi” ifadelerini kullandı. Soruşturma Aydın Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği koordinasyonunda sürüyor.
Gündem
Annesini, kızını ve eşini öldürüp intihar eden hükümlü, cezaevinden 11 günlüğüne izinli çıkmış
Annesini, kızını ve eşini öldürüp intihar eden hükümlü, cezaevinden 11 günlüğüne izinli çıkmış
Tarih.Saat: 10.02.2026 — 15:35 (Güncelleme: 10.02.2026 — 15:35)
Yazar: FatihDoganMedya Haber Merkezi

Ankara — Kocaeli Açık Cezaevi’nden izinli çıkan hükümlü, aile fertlerini öldürüp intihar etti
Kocaeli Açık Cezaevi’nde hükümlü bulunan Recep Cengiz (35), 2 Şubat’ta 11 gün süreyle verilen izin kapsamında cezaevinden çıktıktan sonra, Ankara’daki evlerine giderek annesi Azize Cengiz (57), kızı Azra Cengiz (8) ile boşanma sürecindeki eşi Beyzanur Uçan Cengiz (28)’i silahla öldürdü; daha sonra aynı silahla yaşamına son verdi.

Görgü ve güvenlik kamera kayıtları ile ; Recep Cengiz önce Keçiören Kuşcağız Mahallesi’ndeki evden annesini ve kızını alarak hafif ticari araca götürdü. Araçta annesi ve kızına ateş ettiği, daha sonra cansız bedenleri bagaja koyduğu belirtildi. Ardından boşanma aşamasındaki eşinin yaşadığı binaya giderek kapıyı “kurye” kılığında açtırdı; eşiyle birlikte evde bulunan çocukların gözü önünde eşi vurulduktan sonra Cengiz’in aynı silahla intihar ettiği ifade edildi. Olay yerinde, güvenlik kamerası kayıtlarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verildiği de tespit edildi.

Adli süreç ve soruşturma
Ölenlerin otopsi işlemlerinin Ankara Adli Tıp Kurumu’nda devam ettiği, küçük Azra’nın cenazesinin Ahmet Efendi Camisi’nde kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildiği bildirildi. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma sürüyor; polis ekipleri, delil toplama ve inceleme çalışmalarını yürütüyor.

Komşuların ifadesi
Olay yerindeki komşu ifadelerine göre (Nizamettin Karagöz), Cengiz’in eşiyle yakın zamanda yeniden evlendiği, aralarında anlaşmazlık bulunduğu ve zanlının kapı açılmayacağını düşünerek kask takıp kurye kılığında içeri girdiği aktarıldı. Komşu, olay anında evde bulunan çocukların tanıklığına da dikkat çekti.
Gündem
2 bin yıllık Kale Kapısı burçları tramvay titreşimleri yüzünden tehlikede
2 bin yıllık Kale Kapısı burçları tramvay titreşimleri yüzünden tehlikede
FatihDoganMedya / Antalya
Tarih: 10 Şubat 2026 • Saat: 12:05

Antalya Kale Kapısı yakınındaki Roma Dönemi’ne ait yaklaşık 2 bin yıllık burçların, nostaljik tip tramvayların—günde ~64 kez geçiş—oluşturduğu yoğun titreşimler nedeniyle çökme riski taşıdığı teknik raporlarla ortaya çıktı. Uzmanlar acil önlem çağrısı yapıyor.
Antalya’nın simge yapılarından Saat Kulesi’nin batısında yer alan ve Selçuklu kitabelerini de barındıran Kale Kapısı burçları, nostaljik tramvay hattına çok yakın konumda bulunduğu için her tramvay geçişinde yapıda kayda değer titreşimler oluştuğu belirlendi. Son yağış ve fırtınalarla beraber riskin kritik düzeye çıktığı vurgulanıyor.

Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden tarihi yapılar uzmanı Prof. Dr. Ferit Çakır’ın 2023 tarihli teknik inceleme raporunda, Saat Kulesi ve batısındaki burç ile sur kalıntılarının “günde 64 geçiş”e kadar ulaşan tramvay yoğunluğunun yarattığı tekrarlı titreşimler nedeniyle zaman içinde yıkılma tehlikesi taşıyabileceği kaydedildi. Prof. Dr. Çakır, rayların altına izolasyon uygulanarak titreşimin hızla azaltılabileceğini önerdi.
Koruma-restorasyon uzmanı ve eski Antalya Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürü Cemil Karabayram da Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne dilekçe göndererek burçların üst örtüsündeki eski kiremitlerin mukavemet kaybı ve tramvay titreşimleri nedeniyle “acil tedbir” gerektiğini bildirdi. Karabayram, geçici tedbir olarak üst örtüde çelik hasır tespitinin ve ray aralarına titreşim azaltıcı malzeme uygulanmasının önemine dikkat çekti.

Uzmanların önerileri özetle şunlar: rayların altına elastik/izole katman yapılması, tramvay hattında titreşim sönümlendiriciler kullanılması, gerektiğinde nostaljik araçların geçiş sıklığının azaltılması ve burçların üzerindeki koruyucu üst örtünün güçlendirilmesi. Bu önlemler hayata geçirilmezse, turist ve yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgedeki taş döşeme ve kiremitlerin zaman içinde koparak can ve mal güvenliği riski yaratabileceği uyarısı yapılıyor.
-
Gündem7 gün önceKomşusunu 6 Parçaya Bölüp Dere Yatağına Attı
-
Gündem4 gün önceEmekli polis dehşet saçtı: Eşini ve MHP Karapürçek İlçe Başkanı’nı öldürdü
-
Gündem2 gün önceMuğla’da gece kiraladıkları teknede kalan Bahar Taş ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceBolu’da akran zorbalığı kamerada: “Önce para istediler, sonra parka götürüp dövdüler”
-
Gündem3 gün önceSel sularına kapılan otomobilden kaçan şüpheli aranıyor
-
Gündem6 gün önceİzmir’de tarımsal kalkınma kooperatiflerine operasyon: 13 gözaltı
-
Gündem1 hafta önceEşinin kaldırım taşıyla darbettiği Nazlı: “Çıkarsa yarım bıraktığı işi tamamlar”
-
Gündem1 hafta önceSenegalli öğrencileri taşıyan minibüs alt yola uçtu: 17 yaralı
