Politika
Bakan Kacır: İnsansız Hava Araçlarında Türkiye Bugün Dünya Lideri

Açıklama:
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın açıklamalarıyla Türkiye, İHA-SİHA teknolojilerinde nasıl dünya liderliğine ulaştı? Teknolojik gelişmeler, savunma sanayindeki dönüşüm ve gelecek vizyonu üzerine detaylı inceleme.
Giriş
Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde ve özellikle insansız hava araçları (İHA/SİHA) alanında kaydettiği ilerlemelerle küresel arenada adından sıkça söz ettiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yaptığı açıklamalarda “İnsansız hava araçlarında, robot uçaklar diyebileceğimiz İHA-SİHA teknolojisinde Türkiye bugün açık ara dünya lideri” diyerek ülkenin bu alandaki başarısını vurguladı. Bu makalede, Türkiye’nin İHA teknolojilerindeki üstünlüğünü, ilgili stratejileri, araştırma geliştirme çalışmaları ve savunma sanayisindeki dönüşümü ayrıntılı olarak ele alacağız.
Türkiye’nin İnsansız Hava Araçlarındaki Başarısı
Dünya Liderliğinin Temel Göstergeleri
-
%68’lik Pazar Payı:
Bakan Kacır’ın da belirttiği gibi, küresel İHA pazarının yüzde 68’i Türk markalarına ve Türk sistemlerine ait. Bu rakam, Türkiye’nin hem üretim kapasitesini hem de teknolojik alt yapısını gözler önüne seriyor. -
Yerli ve Milli Üretim:
İHA ve SİHA teknolojilerinde kullanılan sistemler, tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştiriliyor. Bu durum, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltarak savunma sanayisinde stratejik bir avantaj sağlıyor.
Teknoloji ve İnovasyonda Öncülük
-
AR-GE ve Teknoparklar:
Son 22 yılda AR-GE insan kaynağı 29 binden 292 bine çıkarıldı. Teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoparklar, ülkenin inovasyon kapasitesini artırarak yüksek teknoloji ihracatında da önemli bir rol oynuyor.
Örneğin, iktidara geldiğinde sadece 2 olan teknopark sayısı bugün 106’ya yükseltilmiştir. -
Yüksek Teknoloji İhracatı:
Türkiye, 22 yıl öncesinde 10 milyar dolar yüksek teknoloji ihracatı yaparken bugün bu rakam 100 milyar doların üzerinde. Savunma sanayiindeki bu başarı, diğer sektörlere de ilham kaynağı oluyor.
Bakan Kacır’ın Açıklamaları ve Stratejik Vizyon
Savunma Sanayinde Dönüşüm
-
Dışa Bağımlılığın Azaltılması:
Avrupa Birliği ülkelerinde savunma sanayisinde dışa bağımlılık yüzde 80 iken, Türkiye bu oranı yüzde 20’ye düşürdü. Hava, kara ve deniz platformlarında ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, stratejik bağımsızlığın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. -
Genç ve Dinamik İnsan Kaynağı:
Savunma sanayinde insan kaynağının yaş ortalaması 29-30 olarak belirtilirken, Amerika’daki savunma şirketlerinde bu ortalama 50’nin üzerinde. Yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesinde genç mühendis ve teknisyenlerin rolü, Türkiye’nin rekabet gücünü artırıyor.
Geleceğe Yönelik Projeler
-
2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde açıklanan 2030 strateji belgesi, yüksek teknoloji, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, küresel entegrasyon ve yapısal dönüşüm başlıklarında atılacak adımları içeriyor. Bu strateji, sadece savunma sanayisine değil, otomotiv, biyoteknoloji, yapay zeka ve kuantum teknolojileri gibi alanlara da yaygınlaştırılacak. -
Uzay ve Haberleşme Teknolojileri:
Türkiye, kendi haberleşme uydusunu üretme kapasitesine sahip 11 ülke arasında yer alıyor. 4 bin 250 kilogramlık bir uydunun 36 bin kilometre yörüngeye yerleştirilmesi, ülkenin uzay ve haberleşme teknolojilerindeki başarısını simgeliyor. -
Salda Gölü’nde Bilim Merkezi:
Dünya çapında ilgi odağı olan Salda Gölü’nün yanı başında, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ile birlikte TÜBİTAK desteğiyle uzay bilimleri odaklı bir bilim merkezinin hayata geçirileceği duyuruldu. Bu proje, Türkiye’nin inovasyon ve bilim alanındaki potansiyelini daha da artıracak.
Savunma Sanayiinde Türkiye’nin Yükselişi
Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümü, sadece İHA teknolojilerinde değil; aynı zamanda otomotiv, enerji ve diğer yüksek teknoloji ürünlerinde de kendini gösteriyor.
-
Üretim Gücü:
Ülkemiz, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve endüstri bölgeleri sayesinde, sanayide çalışan sayısını 3,9 milyon kişiden 6,7 milyona çıkardı. -
Küresel Üretim Üssü:
Türkiye’nin yükselen OSB’leri ve endüstri bölgeleri, Avrupa’nın da önemli üretim üsleri arasında yer alıyor.
Bu kapsamlı dönüşüm, Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini sağlamlaştırırken, gelecekte yeni teknolojilerle ve inovasyon projeleriyle adından daha da fazla söz ettireceğine işaret ediyor.
Sonuç
Türkiye, savunma sanayisi ve yüksek teknoloji alanında gerçekleştirdiği atılımlarla, İHA ve SİHA teknolojilerinde dünya liderliğini elinde bulunduruyor. Bakan Kacır’ın açıklamaları, sadece mevcut başarıların bir yansıması değil; aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik vizyonun ve inovasyonun da göstergesidir. 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi kapsamında atılacak adımlar, Türkiye’nin teknolojik dönüşümünü hızlandırarak, ülkenin küresel arenada rekabet gücünü daha da artıracaktır.
Politika
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti
· Haber Tarihi: 23 Mart 2025
· Saat: 12:30

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Silivri’de bir araya geldi. Saat 09.00’da başlayan görüşme 3 saat sürdü; Özel, açıklama yapmadan saat 12.00’de cezaevinden ayrıldı.
Türkiye siyaseti tarihi bir dönemeçten geçerken, gözler Silivri’ye çevrildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek üzere Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi. Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) aktardığı bilgilere göre, kritik ziyaretin perde arkası merak konusu oldu.
SABAH 09.00’DA BAŞLADI, 3 SAAT SÜRDÜ
Fatihdoğanmedya Haber Merkezi’nin CHP lideri Özgür Özel’in konvoyu, sabah saat tam 09.00 sıralarında Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na giriş yaptı. Genel Başkan Özel’in, beraberindeki parti kurmaylarıyla birlikte yoğun güvenlik önlemleri altında cezaevi kampüsüne alındığı öğrenildi.
Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasındaki görüşme tam 3 saat sürdü. Kritik zirvenin ardından CHP lideri, saat 12.00 sıralarında cezaevinden ayrıldı.
BASINA KAPALI, AÇIKLAMAYA KAPALI
Ziyaret sonrası cezaevi çıkışında gazetecilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Özgür Özel, herhangi bir açıklama yapmadı. Basın mensuplarının “Görüşme nasıl geçti?”, “Kamuoyuna bir mesajınız olacak mı?” ve “Partinin yol haritası netleşti mi?” şeklindeki sorularını yanıtsız bırakan Özel, yüzünde ciddi bir ifadeyle aracına binerek Silivri’den ayrıldı.
Açıklama yapılmaması, siyasi kulislerde “Erken seçim stratejisi”, “İmamoğlu’nun adaylık durumu” ve “Parti içi yeni dönem planlaması” sorularını gündeme getirdi. Siyasi analistler, 3 saatlik uzun görüşmenin yalnızca bir moral ziyareti olmadığını, CHP’nin önümüzdeki günlerde atacağı kritik adımlara dair kapsamlı bir yol haritasının ele alındığını değerlendirdi.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA SONRASI İLK YÜZ YÜZE TEMAS
Bu ziyaret, Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasının ardından iki lider arasındaki ilk yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçti. CHP’deki “Değişim” hareketinin iki önemli aktörü olan Özel ve İmamoğlu’nun bu buluşması, özellikle erken seçim tartışmalarının yoğunlaştığı ve siyasi gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle büyük önem taşıyor.
Parti içinde dayanışma mesajı olarak yorumlanan ziyaretin, sessizlikle sonuçlanması ise stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. CHP cephesinin, önümüzdeki saatlerde veya günlerde bu görüşmeye ilişkin daha geniş bir kamuoyu açıklaması yapması bekleniyor.
Politika
CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”
CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”
Tarih: 21 Nisan 2026, Pazartesi | Saat: 18:30

ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında iktidara yönelik dozunu artırdığı bir meydan okumada bulundu. Uzun süredir “ara seçim” çağrılarını yineleyen Özel, bu kez resti daha da büyüterek, “Ara seçimin tarihini ilan edin, 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına sandık koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir” ifadelerini kullandı. Özel’in bu çıkışı, siyasi kulislerde “erken seçim için düğmeye basıldığı” yorumlarına yol açarken, iktidar kanadından ise “seçim gündemimizde yok” yanıtı geldi.
“Çakallık Yapmayın, Seçimden Kaçmayın”
TBMM’deki grup toplantısında kürsüye gelen Özgür Özel, sözlerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarını hatırlatarak başladı. Ardından asıl gündemi olan ara seçim konusuna geçen CHP lideri, iktidar kanadının seçimden kaçtığını savundu. Mevcut Anayasa’ya göre Meclis’te 30 sandalyenin boşalması halinde ara seçimin zorunlu hale geldiğini belirten Özel, iktidarın çeşitli “çakallıklarla” bu süreci engellemeye çalıştığını iddia etti.
Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan seslendiği konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Ara seçimin tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı tüm istifaları kabul edeceğinizi, orada çeşitli çakallıklarla ve birtakım numaralarla ara seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin; 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına ara seçim sandığı koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir. Hodri meydan. Buradan büyük bir özgüvenle söylüyoruz. Ara seçime de varız, genişletilmiş ara seçime de varız. Erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız biz.”
CHP liderinin bu sözleri, partisinin sadece zorunlu sayı olan 30’a razı olmadığını, seçimin coğrafi temsiliyetini genişletmek adına 50’nin üzerinde milletvekilini gözden çıkarabileceğini gösteren en güçlü sinyal olarak yorumlandı.
Yasal Çerçeve ve Siyasi Denklem
Peki ara seçim hangi şartlarda yapılabiliyor? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 78. maddesine göre, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmiş olması ve genel seçimlere bir yıldan fazla süre bulunması gerekiyor. Mevcut takvim bu şartları karşılarken, en kritik eşik TBMM’de 30 milletvekilliğinin boşalması. Şu anda Meclis’te 8 sandalye boş durumda. Yani 22 milletvekilinin daha istifa etmesi durumunda ara seçim zorunlu hale geliyor.
CHP’de daha önce 22 milletvekilinin istifa ettirileceği konuşulurken, Özel’in bugünkü çıkışıyla bu sayıyı 50-55 bandına çıkarması, partinin seçim konusunda “her şeyi göze aldığı” şeklinde yorumlandı.
Özel, grup toplantısının ardından ara seçim gündemiyle yarın (22 Nisan) saat 14.30’da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir görüşme gerçekleştireceğini de duyurdu. Ancak Kurtulmuş daha önce yaptığı açıklamada, ara seçim kararının Meclis Başkanlığı’nın değil, TBMM Genel Kurulu’nun yetkisinde olduğunu vurgulamıştı.
İktidar Cephesinden Yanıtlar: “Gündemimizde Yok”
Özgür Özel’in meydan okumasına iktidar cephesinden yanıt gecikmedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Özel’in ara seçim söylemini “takıntılı” olarak nitelendirirken, “Türkiye’nin ara seçim diye bir gündemi söz konusu değil” açıklamasında bulundu. Yazıcı ayrıca Özel’in, Erdoğan’ın 2003’te ara seçimle Meclis’e geldiği iddiasının “zırva” olduğunu, bu seçimin ara seçim değil, yenileme seçimi olduğunu savundu.
MHP lideri Devlet Bahçeli ise aynı gün kendi grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Vakitsiz seçim çağrısı basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır” diyerek ara seçim iddialarına kapıyı kapatmıştı. Özel, Bahçeli’nin bu sözlerine yanıt olarak ise, “Sayın Bahçeli ittifakın bileşendir, AK Parti-MHP oyunun eski AK Parti oyunu vermediğini bilmektedir. Yapılacak seçimin kayıp olduğunu görmektedir” ifadelerini kullandı.
Grup Toplantısının Diğer Gündem Başlıkları
Özel’in konuşması yalnızca ara seçimle sınırlı kalmadı. CHP lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamalarını “hadsiz” olarak nitelendirdi. Barrack’ın Ortadoğu’da “işe yarayan tek modelin monarşi olduğu” yönündeki sözlerini eleştiren Özel, “Bu topraklarda güçlü lider monarşisi gerektiği söylenirken sessiz kalanlara sesleniyorum; aslında saflar netleşiyor” diye konuştu.
Ayrıca madencilere destek veren ve iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, okullarda yaşanan şiddet olaylarını da “sosyal çöküşün göstergesi” olarak yorumladı.
Politika
Netanyahu’dan Erdoğan’a Sert Eleştiri: “İran ve Vekil Güçleriyle Mücadelemiz Sürecek”
Netanyahu’dan Erdoğan’a Sert Eleştiri: “İran ve Vekil Güçleriyle Mücadelemiz Sürecek”
HABER MERKEZİ – FATİHDOGANMEDYA | 11 Nisan 2026 Cuma, 22:30

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki savaş suçları iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından aranırken, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran ve müttefikleriyle mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Netanyahu, aynı paylaşımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da hedef alarak sert ifadeler kullandı.
ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NİN ARADIĞI İSİM: NETANYAHU
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 21 Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında tutuklama kararı çıkarmıştı. Mahkeme, Netanyahu ve Gallant’ın söz konusu eylemlerden cezai olarak sorumlu olduklarına dair “makul nedenler” bulunduğuna hükmetmişti.
İsrail’in UCM’nin yetkisini tanımaması nedeniyle Netanyahu hakkındaki tutuklama kararı şimdiye kadar uygulanamazken, UCM’ye taraf ülkelerde Netanyahu’nun seyahat etmesi durumunda gözaltına alınması gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Gazze’deki savaş suçları iddiaları nedeniyle aranan Netanyahu’nun serbestçe seyahat etmesinin “adaletin engellenmesi” anlamına geleceğini açıklamıştı.
NETANYAHU’DAN SERT PAYLAŞIM: “İRAN’LA MÜCADELE SÜRECEK”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, İran ve müttefikleriyle mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Netanyahu paylaşımında, “Benim liderliğim altında İsrail, İran’ın terör rejimi ve onun vekil güçleriyle savaşmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.
Netanyahu’nun bu açıklaması, ABD-İran arasında devam eden müzakere süreci ve bölgedeki ateşkes çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi. İsrail Başbakanı, bölgede geri adım atmayacaklarını vurgularken, açıklamasının devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da hedef aldı.
ERDOĞAN’A AĞIR SÖZLER: “KENDİ KÜRT VATANDAŞLARINI KATLETTİ”
Netanyahu, sosyal medya paylaşımında Erdoğan’a yönelik olarak, “Erdoğan’ın aksine, o bu yapılarla uyum sağlıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti” ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin iç politikalarına ilişkin eleştirilerde bulunarak Erdoğan’ın İran ve müttefikleriyle uyum içinde hareket ettiğini öne sürdü.
Netanyahu’nun orijinal İngilizce paylaşımında, “Israel under my leadership will continue to fight Iran’s terror regime and its proxies, unlike Erdogan who accommodates them and massacred his own Kurdish citizens” sözleri yer aldı.
Bu sert açıklama, Türkiye-İsrail ilişkilerinde zaten gergin olan tansiyonu daha da yükseltecek nitelikte. Son dönemde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, karşılıklı suçlamalar ve artan jeopolitik gerilimler nedeniyle bozulmaya devam ediyor.
ERDOĞAN’DAN NETANYAHU’YA SERT YANITLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamalarda Netanyahu’yu “Firavun” olarak nitelendirmiş ve İsrail hükümetinin politikalarını sert bir dille eleştirmişti. Erdoğan, geçtiğimiz aylarda “Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla ABD-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz” açıklamasında bulunmuştu.
Ayrıca Erdoğan, İsrail’e yönelik eleştirilerinde “Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran’ı hedef almıyor, Lübnan’ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor” demişti. Erdoğan, eleştiri sınırlarını aşan ifadeleri sineye çekmeyeceklerini ve cevabını misliyle vermekten geri durmayacaklarını da vurgulamıştı.
ULUSLARARASI TEPKİLER VE UCM SÜRECİ
Netanyahu’nun UCM tarafından aranması, uluslararası alanda geniş yankı bulmaya devam ediyor. Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da, Netanyahu’nun savaş suçları ve soykırımdan arandığına dair afişler asılmıştı. Macaristan’da parlamento, UCM’nin kararına rağmen Netanyahu’nun ülkeye girişine izin veren bir düzenlemeyi kabul etmiş, HRW ise Macaristan’a Netanyahu’yu tutuklama çağrısı yapmıştı.
ABD yönetimi ise UCM’nin İsrail’in itirazını reddeden iki yargıcına yaptırım kararı almıştı. Netanyahu hakkında tutuklama kararı veren UCM yargıcı Nicolas Guillou’nun, ABD yaptırımları sonrası finansal kısıtlamalarla karşılaştığı ve kredi kartlarının iptal edildiği bildirilmişti.
FATİHDOGANMEDYA DEĞERLENDİRME
Netanyahu’nun hem UCM tarafından aranırken hem de ABD-İran müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde yaptığı bu sert açıklama, İsrail’in bölgesel politikalarında geri adım atmayacağının güçlü bir sinyali olarak değerlendiriliyor. Erdoğan’a yönelik ağır ithamlar ise Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir krizin habercisi olabilir.
Uzmanlar, Netanyahu’nun bu çıkışının iç politikada yaşadığı baskıları dengelemeye yönelik olabileceğine dikkat çekiyor. ABD-İran ateşkesi sonrası yeniden başlayacak yolsuzluk davasının ertelenmesini isteyen Netanyahu’nun, dikkatleri dış politikaya çekmek istediği yorumları yapılıyor.
İki lider arasındaki söz düellosunun önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği ve bunun bölgesel dengelere etkisi merakla bekleniyor.
-
Gündem5 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem1 hafta önceHalı çırpma ve gürültü kavgası… Yaşlı çift öldürüldü! Önce vurdular, sonra KADES’e bastılar
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem4 gün önce -
Gündem4 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Magazin1 hafta önceSokakta Kan Donduran Anlar! ‘Karagül’ Lakaplı Fenomen Canlı Yayında Kadını Bıçakladı
-
Gündem4 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
-
Magazin5 gün önceSON DAKİKA | ‘Uyuşturucu’ soruşturmasında tutuklanan spiker Ela Rümeysa Cebeci tahliye edildi

