Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

ABD ve Çin gerilimi ekonomiyi tehdit ediyor

Yayımlandı

üzerinde

ile arasındaki büyük güç rekabetinden kaynaklanan gerilimler, son aylarda gümrük tarifeleri, teknoloji kısıtlamaları ve kritik ham maddelerin kontrolü konusundaki anlaşmazlıklarda düğümlenen kritik tırmanma noktasına ulaşmış durumda.

İki ülke, bir yanda karşılıklı tarife artışlarıyla tırmanan ticaret geriliminin çözümü için müzakereler yürütürken diğer yanda çip sektöründen yapay zekaya, nadir toprak elementlerinden soya fasulyesi ihracatına, limanlarda gemilere uygulanacak ücretlerden hava yolu şirketlerinin hangi üçüncü ülke rotalarını kullanacağına kadar çok sayıda cephede ihtilaf yaşıyor.

Yalnızca bu hafta içinde olup bitenler dahi iki ülkenin ne kadar çok ve çeşitli alanda birbirine karşı hamleler içinde olduğunu gösteriyor.

Pekin yönetimi, 9 Eylül’de nadir toprak elementleri ve üretim teknolojilerinin ihracatına yeni kısıtlamalar getirirken 10 Eylül’de aralarında ABD’li savunma firmalarının bulunduğu şirket ve kuruluşları yaptırım listesine aldı ve Amerikan çip üreticisi Qualcomm hakkında anti-tekel soruşturması başlattı.

Öte yandan, ABD Başkanı Trump, ‘in nadir toprak elementleri konusunda attığı adımları ağır sözlerle eleştirirken bu tutumunu sürdürmesi halinde Çin’den ithal edilen tüm ürünlere 1 Kasım’dan itibaren yüzde 100 ek gümrük tarifesi getireceklerini, ayrıca tüm kritik yazılımların ihracatını durduracaklarını bildirdi.

NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ

Çin Ticaret Bakanlığı, 9 Eylül’de yaptığı bir dizi duyuruda ulusal güvenlik açısından hassas görülen bazı malzeme ve ürün çeşitlerine yönelik yeni kısıtlamalar açıkladı.

Kısıtlamaların odağında sanayide özellikle elektrikli araçlardan akıllı telefonlara, uzay araçlarından silah sistemlerine dek ileri teknoloji cihaz ve donanımların üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri ve bağlantılı üretim teknolojileri yer aldı.

Nadir toprak elementlerini çıkarma, eritme, ayırma işlemleri, mıknatıs malzemelerinin imalatı ile bu elementlerin ikincil kaynak olarak kullanımı ve geri dönüşümüyle bağlantılı teknolojilerin ihracatı kısıtlanırken işlendikleri tesislerde montaj hatlarının kurulması, tamir, hata giderme, bakım ve güncelleme işlemlerine ilişkin teknolojilerin transferi de kontrol kapsamına alındı.

Ayrıca, Çin’de üretilen nadir toprak elementlerini ihraç eden yabancı şirketlere sivil ve askeri ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatı için Ticaret Bakanlığından lisans alma zorunluluğu getirildi.

Öte yandan Bakanlık, Çin’in ihracat kontrolü uygulanan kritik mineraller listesini genişletirken batarya imalatında kullanılanlar ile süper sert metaller içeren bazı ürünlere de ihracat kısıtlaması getirdi.

APEC ZİRVESİ’NDE YAPILACAK GÖRÜŞME ÖNCESİNE DENK GELDİ

Kararın, ABD ile Çin arasında devam eden tarife müzakerelerinin sürdüğü ve iki ülke liderlerinin bu ayın sonunda Güney Kore’de düzenlenecek Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında yüz yüze görüşmeye hazırlandığı dönemde alınması dikkati çekti.

Çin, ABD’nin çip sektörü başta olmak üzere teknoloji alanında uyguladığı kısıtlamalara karşılık, küresel arzın büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerine daha önce de kısıtlama ve kontroller getirmişti.

ABD’nin önceki Başkanı Joe Biden’ın Aralık 2024’te çip sektörüne getirdiği ihracat kısıtlamalarına galyum, germanyum ve antimon ihracatını kısıtlayarak karşılık veren Çin, yeniden göreve gelen Başkan Donald Trump’ın şubat ayındaki ilk tarife artışına karşılık tungsten, tellür, bizmut, molibden ve indiyum ihracatına kontrol getirmişti.

Pekin yönetimi, Trump’ın nisanda duyurduğu “karşılıklı tarifeler” kapsamındaki tarife artışına karşı samaryum, gadolinyum, terbiyum, disprosyum, lütesyum, skandiyum, itriyum ve alaşımlarının olduğu 7 kategorideki nadir toprak elementini ihracat kontrol listesine almıştı.

ÇİN, KÜRESEL ÜRETİMİN YAKLAŞIK YÜZDE 69’UNU KARŞILIYOR

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumunun (USGS) verilerine göre 2024’te dünya genelinde nadir toprak elementi üretimi 390 bin tona ulaştı, bunun 270 bin tonu Çin’de üretildi.

17 tür metal oksitten oluşan nadir toprak elementlerinin yaklaşık yüzde 69’unu imal eden, işleme kapasitesi küresel pazarın yüzde 85’ine ulaşan Çin, ABD’nin teknoloji kısıtlamaları ve tarife hamlelerine bu alandaki ihracat kontrolleriyle karşılık vererek küresel pazardaki hakimiyetini ekonomik koza çevirme niyetini ortaya koyuyor.

TRUMP’IN TEPKİSİ

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Çin’in nadir toprak elementleri konusunda attığı adımları eleştirirken çok sayıda ülkenin Pekin yönetiminden nadir toprak elementleri üretiminin her unsuruna, Çin’de üretilmese dahi ihracat kontrolü uygulama niyetini bildiren mektuplar gönderdiğini belirtti ve böyle bir tutumun dünya piyasasını tıkayacağı ve çok sayıda sanayi kolunda küresel üretime zarar vereceği uyarısında bulundu.

Çin’in tutumunu “sinsi” ve “düşmanca” diye niteleyen Trump, “Dünyanın Çin’i esir almasına asla izin veremeyiz.” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı, bu tutuma karşılık 1 Kasım’dan itibaren Çin’e yüzde 100 ek gümrük tarifesi uygulayacaklarını, ayrıca tüm kritik yazılımların ihracatını durduracaklarını bildirdi.

Trump, başta Şi ile ay sonunda APEC Zirvesi’nde yapacakları görüşmenin bu şartlarda anlamlı olmadığını belirterek görüşmeyi iptal edeceğinin sinyalini verse de daha sonra yaptığı açıklamada görüşmeye açık kapı bıraktı.

ŞİRKETLERE YAPTIRIMLAR

Çin Ticaret Bakanlığı, 10 Eylül’de aralarında dronsavar teknolojileri geliştiren firmaların bulunduğu ABD ve Kanada’dan 14 şirket ve kuruluşa Çin’in güvenliği ve kalkınma çıkarları aleyhine faaliyet yürüttükleri gerekçesiyle yaptırım uygulayacağını bildirdi.

Bu şirket ve kuruluşların, Tayvan ile askeri-teknik işbirliğine girerek Çin’i karalayan beyanlarda bulunarak, yabancı ülkelerin Çinli şirketlere baskı uygulamasına yardım ederek, Çin’in egemenliğine, güvenliğine ve kalkınma çıkarlarına zarar verdiğini savunan Pekin yönetimi, bunları “güvenilmez varlık” listesine aldı.

Çin, daha önce de ABD’nin Çinli şirketleri ulusal güvenlik gerekçesiyle hedef alan yaptırımlarına karşılık savunma sanayisi başta olmak üzere çok sayıda Amerikan şirketine benzer gerekçelerle yaptırımlar uygulamıştı.

QUALCOMM’A SORUŞTURMA

Aynı gün Çin Devlet Piyasa Düzenleme İdaresi, ABD’li çip üreticisi Qualcomm hakkında anti-tekel soruşturmasının başlatıldığını açıkladı.

Soruşturmada Qualcomm’un, İsrailli otomobil çipleri ve iletişim çözümleri geliştiricisi Autotalks’u devralma sürecinin, Çin’in tekelleşme karşıtı düzenlemelerini ihlal edip etmediğinin inceleneceği belirtildi.

Ürettiği “Snapdragon” mobil cihaz çipleriyle tanınan ve gelirinin yüzde 46’sını dünyanın en büyük akıllı telefon pazarı Çin’den sağlayan Qualcomm, Nvidia’nın ardından Çin’de anti-tekel soruşturması başlatılan ikinci ABD’li çip üreticisi oldu.

Nvidia hakkında 9 Aralık 2024’te başlatılan soruşturmada da şirketin 2019’da satın aldığı İsrailli ağ bağlantı ürünleri ve çözümleri geliştiricisi Mellanox’u devralma süreci inceleme konusu yapılmıştı.

Yürütülen soruşturmanın ardından 15 Eylül’de Nvidia’nın, Çin hükümetinin devir işlemine verilen onayın şartlarına aykırı davrandığının belirlendiği, bu yüzden şirket hakkındaki anti-tekel soruşturmasının derinleştirileceği duyurulmuştu.

ÇİP SAVAŞI

ABD’de önceki Başkan Joe Biden’ın liderliğindeki hükümet, ulusal güvenliği tehdit edebilecek kilit teknolojilerin transferini önlemeyi, Çin ile rekabet stratejisinin merkezine koymuştu.

Biden’ın onayıyla 10 Ağustos 2022’de yürürlüğe giren Çip ve Bilim Yasası, Çinli üreticilerin ileri çip teknolojilerine erişimine getirdiği kısıtlamalarla Washington’ın, Çin’in bu sektördeki teknolojik kabiliyetine set çekme niyetini açık etmişti.

ABD Ticaret Bakanlığına bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), 7 Ekim 2022’de aralarında Çin’in en büyük hafıza çipi üreticisi Yangzte Memory Technologies ve en büyük yarı iletken donanım üreticisi Naura Technology Group’un bulunduğu 31 şirket ve kurumun İhracat Kontrol Listesi’ne alındığını bildirmişti.

Öte yandan Biden, ihracat kısıtlamalarına ek olarak, 10 Ağustos 2023’te Çip ve Bilim Yasası’nın kabulünün yıl dönümünde imzaladığı Başkanlık kararnamesiyle, yarı iletkenler ve mikro-elektronik, kuantum bilgi teknolojileri ile yapay zeka sistemlerinin olduğu üç kritik teknoloji alanında Amerikan şirketlerinin Çin’de girişim sermayesi ve hisse ortaklığı yatırımları yapmasına kısıtlama getirmişti.

Biden yönetimi, son olarak 2 Aralık 2024’te 24 tür çip üretim donanımı ile yarı iletkenlerin geliştirilmesinde kullanılan 3 kategorideki yazılıma Çin’e ihracat kısıtlaması getirildiğini bildirmişti.

Biden’ın ardından bu yılın başında yeniden iktidara gelen Trump yönetimi, Biden yönetiminin Çin’e yönelik çip kısıtlamalarını korumuş, öte yandan yapay zeka çiplerinin ihracatına kontrol getirmiş, çip tasarımında kullanılan yazılımların Çin’e satışını durdurmuştu.

TARİFE RESTLEŞMESİ

ABD Başkanı Trump’ın bu yılın başında yeniden göreve gelmesinin ardından uyguladığı tarife politikasıyla küresel ticareti ülkesi lehine yeniden biçimlendirme çabaları da iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari gerilimleri tırmandırıcı etki yaratıyor.

Trump, 2 Nisan’da aralarında Çin’in de olduğu ticaret ortaklarına ek gümrük vergileri açıklamıştı. Çin’in karşılık vermesiyle iki ülke arasında başlayan tarife restleşmesi sonunda ABD, Çin’e uyguladığı tarifeyi yüzde 145’e, Çin de ABD’ye uyguladığı tarifeyi yüzde 125’e çıkarmıştı.

Tırmanan ticari gerilim sonrasında ABD’li ve Çinli yetkililer, 10-11 Mayıs’ta tarife müzakereleri için İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelerek gümrük vergilerini 90 gün karşılıklı düşürme kararı almıştı.

Görüşmenin ardından 14 Mayıs itibarıyla ABD’nin, Çin mallarına uyguladığı gümrük vergisini 90 gün için yüzde 145’ten 30’a, Çin’in de ABD mallarına uyguladığı vergiyi yüzde 125’ten 10’a düşürmesi kararlaştırılmıştı.

İki ülke heyetleri, müzakerelerin ikinci turu için 9-10 Haziran’da İngiltere’nin başkenti Londra’da bir araya gelerek önceki görüşmelerde varılan mutabakatın uygulanmasına yönelik tedbirlerin çerçevesi konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.

Heyetler, 28-29 Temmuz’da da İsveç’in Stockholm şehrinde yürüttükleri üçüncü tur müzakerelerde tarifeler konusunda varılan geçici uzlaşmanın 12 Ağustos’tan itibaren 90 gün daha uzatılması konusunda anlaşmıştı.

En son 14-15 Eylül’de İspanya’nın başkenti Madrid’de müzakere yürüten heyetlerin, geçici uzlaşmanın süresinin dolacağı 10 Kasım öncesinde yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

YILIN İLK ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI

Yayımlandı

üzerinde

YILIN İLK ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI

03 Şubat 2026, 10:10 — FatihDoganMedya ·

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ocak’ta aylık %4,84, yıllık %30,65 artış gösterdi; 12 aylık ortalama ise %33,98 olarak

  • Aylık artış: Ocak 2026’da TÜFE bir önceki aya göre %4,84 arttı.

  • Yıllık artış: Ocak 2026 itibarıyla yıllık enflasyon %30,65.

  • 12 aylık ortalama (kira tavanı göstergesi): %33,98 — kira artış tavanı hesaplamalarında baz alınan oran olarak kamuoyu tarafından takip ediliyor.

Enflasyona katkı veren başlıca kalemler

  • Gıda ve alkolsüz içecekler: Yıllık %31,69 artış; enflasyona yıllık 7,82 puan katkı sağladı.

  • Ulaştırma: Yıllık %29,39 artış; yıllık katkı 4,64 puan.

  • Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar: Yıllık %45,36 artışla en yüksek yıllık artış görülen grup oldu; enflasyona 6,74 puan katkı verdi.

(Bu grubun güçlü yükselişi, hanehalkı bütçesindeki temel giderleri doğrudan zorlayan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.)

Piyasa beklentileri ve karşılaştırma

  • Ekonomistler ve anketlerdeki medyan beklentilerin bir kısmı Ocak ayı için daha ılımlı bir artış öngörürken, açıklanan %4,84 aylık artış verisi beklentilerin üzerine çıktı; ekonomistler bu verinin para politikası ve reel ücretler üzerinde baskı oluşturacağını belirtiyor.

  • Aralık 2025 verisiyle kıyaslandığında (Aralık 2025’te aylık değişim ve yıllık oran farklı seviyelerdeydi), Ocak ayındaki hızlanma dikkat çekiyor. (TÜİK’in önceki bültenlerine bakılabilir.

Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından açıklanan “e-TÜFE” serisi Ocak için farklı bir tablo gösterdi: ENAG’ın verilerine göre aylık artış yaklaşık %6,3, yıllık artış ise %53,4 civarında açıklandı — TÜİK ile ENAG arasındaki metodoloji farkları nedeniyle rakamlar önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Bu iki veri seti arasındaki makas, politika tartışmalarında sıkça referans veriliyor.

Ne anlama geliyor? Kısa analiz

  • Hane halkı bütçesi üzerindeki baskı artıyor: Gıda ve konut kalemlerindeki yüksek yıllık artışlar, temel yaşam maliyetlerini yukarı çekiyor; düşük ve sabit gelirli gruplar için reel gelir baskısı sürebilir.

  • Para politikası boyutu: Beklentilerin üzerinde gelen veriler, merkez bankası ve politika yapıcılar açısından sıkılaştırma gerekliliği tartışmasını yeniden gündeme taşıyabilir. Analistler, verinin para politikasında manevra alanını etkileyebileceği uyarısını yapıyor.

Kira artışlarında uygulanan tavan genellikle 12 aylık ortalamaya göre belirleniyor; bu bağlamda %33,98’lik 12 aylık ortalama kira tavanı açısından önemli bir referans olarak gündemde.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Şubat ayı kira artış oranı belli oldu — Tavan zam yüzde 33,98

Yayımlandı

üzerinde

Şubat ayı kira artış oranı belli oldu — Tavan zam %33,98

Tarih / Saat: 03 Şubat 2026, 10:30 
Yayın: FatihDoganMedya

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2026 enflasyon verileri açıklandı. TÜFE aylık %4,84, yıllık %30,65 artış gösterirken, on iki aylık ortalamalara göre kira artış tavanı %33,98 oldu. Bu oran hem konut hem de çatılı işyeri kiralarında yasal tavan olarak uygulanıyor.

Kira artışı, uygulamanın yapılacağı aydan bir önceki ayın TÜFE 12 aylık ortalamasındaki değişime göre belirlenir. Pratik olarak, mevcut kira bedeli ile TÜFE 12 aylık ortalama oranı çarpılıp 100’e bölünerek artış tutarı bulunur.

Örnek hesaplamalar (rakamlar basitçe yuvarlanmıştır)

  • Mevcut kira: 10.000 TL
    Artış = 10.000 × 33,98% = 10.000 × 0,3398 = 3.398 TL
    Yeni kira = 10.000 + 3.398 = 13.398 TL.

  • Mevcut kira: 5.000 TL
    Artış = 5.000 × 0,3398 = 1.699 TL → Yeni kira 6.699 TL.

  • Mevcut kira: 2.500 TL
    Artış = 2.500 × 0,3398 = 849,50 TL → Yeni kira 3.349,50 TL.

(Hesaplama örnekleri bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmede farklı hüküm varsa ona göre hareket edilir.)

Ev sahipleri ve kiracılar için dikkat edilmesi gerekenler

  • Tavan oran: Ev sahibi, yasal tavanı aşan bir artış yapamaz; daha düşük zam yapması ise mümkündür.

  • Yazılı bildirim: Kira artışı uygulamak isteyen ev sahibinin yeni kira döneminden en az 30 gün önce kiracıya yazılı bildirimde bulunması (ihtar/ihbar) tavsiye ediliyor; bu süre ve şekil sözleşmeye göre farklılık gösterebilir. Hukuki süreçlerde noter veya PTT ile yapılan yazılı bildirimler kanıt niteliği taşır.

  • Anlaşmazlık durumunda: Taraflar anlaşamazsa kiracı veya ev sahibi sulh hukuk mahkemesinde kira tespiti/uyarlama davası açabilir; sözleşmede hüküm varsa farklı kurallar uygulanabilir.

Şubat’taki tavan zam oranının %33,98 olarak belirlenmesi, kiracının aylık bütçesini doğrudan etkileyebilir; işyeri kiralarında maliyetlerin artması işletmelerin fiyatlama ve kârlılık hesaplarını zorlayabilir. Aynı zamanda ev sahibi- kiracı ilişkilerinde yazılı prosedürlere uyulmaması hukuki ihtilafları artırabilir.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

2026 Ramazan pidesi fiyatları belli oldu

Yayımlandı

üzerinde

2026 Ramazan pidesi fiyatları belli oldu

FATİHDOGANMEDYA | 03 Şubat 2026, 11:00

Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun açıkladığı 2026 Ramazan pidesi tarifesine göre, ramazan pidesinin azami kilogram satış fiyatı 100 TL olarak belirlendi. Büyükşehirlerde 250 gramlık pide 25 TL, 350 gramlık pide ise 35 TL’den satışa sunulacak. Açıklamayı Federasyon Başkanı Halil İbrahim Balcı yaptı.

Pide fiyatlarında son durum — hangi şehirde ne kadar?

  • Türkiye geneli (azami kg fiyatı): 100 TL. Bu rakam geçen yıla göre yaklaşık %23 artış olarak verildi.

  • İstanbul & Ankara (örnek büyükşehir tarife):

    • 250 gram pide → 25 TL.

    • 350 gram pide → 35 TL.
      (Federasyonun belirlediği gramaj-fiyat eşleştirmesine göre büyükşehirlerde bu tarifeler uygulanacak.)

Federasyon yetkilileri, tarifelerde halkın alım gücü ve enflasyonun göz önünde bulundurulduğunu; fırıncı esnafının da bir miktar fedakârlık yaptığı bilgisini paylaştı.

  • Türkiye Fırıncılar Federasyonu ülke geneli için kilogram bazında azami fiyat ilan etti; fakat il, ilçe ve fırın düzeyinde uygulanacak gramaj seçenekleri ve ek ücretlendirmeler (ör. yumurtalı, susamlı, çifte pide) yerel odaların kararlarıyla çeşitlenebiliyor. Bazı illerde farklı gramaj/ücret tarifeleri (ör: 160 g, 320 g vb.) yerel oda kararlarına göre bildirildi.

  • Ekmek fiyatları: Federasyon açıklamasında ekmek satış fiyatlarında şu an için (genel olarak) bir değişiklik yapılmadığı; mart sonuna doğru yeniden değerlendirme yapılabileceği ifade edildi.

  • Vatandaşlara ve fırıncılara notlar

  1. Tüketiciler alışveriş yaparken gramajı kontrol etsin — ilan edilen tarife kilogram üzerinden azami fiyattır; bazı fırınlar farklı gramajda çeşit sunabilir.

  2. Fırıncılar il/ilçe oda kararlarına göre uygulama yapacak; şikayet/uyumsuzluk durumunda ilgili ilçe/il fırıncı odalarına başvurulabilir.

  3. Kısa analiz

    Son 12 ayda girdi maliyetlerindeki (un, enerji, işçilik, yağ vb.) artış ve genel enflasyon baskısı, ramazan pidesine de yansımış durumda. Geçen yıla kıyasla ilan edilen %23 civarı kilogram artışı, iftar sofralarının simgesel ürünü üzerinde hissedilir bir fiyat artışı anlamına geliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar