Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

“İlişkilerde Sağlıksız Tercihler: Kadınlar Neden Bazen Kendilerine Zarar Verebilecek Partnerlere Yönelebilir?”

Yayımlandı

üzerinde

İlişkilerde Sağlıksız Tercihler: Kadınlar Neden Bazen Kendilerine Zarar Verebilecek Partnerlere Yönelebilir?

İlişki dinamikleri karmaşıktır ve “kadınlar neden hep yanlış kişileri seçer?” sorusu, popüler kültürde sıkça karşımıza çıkar. Ancak, bu soruyu “ahlaksızlık” veya “tembellik” gibi yargılayıcı ve genelleyici kavramlarla açıklamak hem gerçeği yansıtmaz hem de bireylerin yaşadığı gerçek psikolojik ve sosyal zorlukları görmezden gelir. Bu makalede, bazı kadınların kendileri için uygun olmayan, hatta zarar verici olabilecek partnerlere yönelmesinin altında yatan karmaşık psikolojik ve sosyolojik nedenleri ele alacağız.

1. Bağlanma Stillerinin Derin Etkisi

Çocukluk Deneyimleri: Erken çocukluk döneminde ebeveynlerle kurulan ilişki, yetişkinlikteki romantik bağlanma stillerini şekillendirir.

Kaygılı Bağlanma: Tutarsız, reddedici veya ilgisiz bir ebeveynle büyüyen bireyler, yetişkinlikte genellikle “kaygılı bağlanma” stili geliştirebilir. Bu kişiler partnerlerine aşırı bağımlılık duyabilir, terk edilme korkusuyla sağlıksız ilişkilere tutunabilir veya partnerlerinin ilgisini sınamak için bilinçsizce zorlayıcı davranışlar sergileyen kişilere yönelebilir. Sevgiyi “istikrarsız” veya “koşullu” olarak öğrenmişlerdir.
Kaçıngan Bağlanma: Duygusal olarak ulaşılamaz ebeveynler, kişinin “kaçıngan bağlanma” geliştirmesine yol açabilir. Bu kişiler, duygusal olarak ulaşılamaz partnerleri (örneğin, işe kendini aşırı veren, duygularını paylaşmayan, bağlanmaktan kaçınan) bilinçsizce “tanıdık” bulup kendilerini rahat hissederler. Bu tanıdıklık, sağlıklı olandan daha rahat gelebilir.

 2. Kendini Değersiz Hissetme ve İçselleştirilmiş İnançlar

Düşük Öz-Değer: Kendini yeterince değerli, sevilmeye layık veya yeterince “iyi” hissetmeyen bireyler, kendilerine kötü davranan, ilgi göstermeyen veya sorumluluk almaktan kaçınan partnerleri kabul edebilir. “Ben zaten daha iyisini hak etmiyorum” veya “Bu ilişki, benim layık olduğum tek şey” gibi içselleştirilmiş inançlar bu tercihlere yol açabilir.
Kurtarıcı/Kurtarılma Fantazisi: Bazı bireyler partnerlerini “kurtarma” veya “düzeltme” ihtiyacı hissedebilir. İşsiz, hedefsiz veya sorunlu bir partneri “düzeltmek”, kendilerini değerli, güçlü ve ihtiyaç duyulan biri hissettirebilir. Ancak bu dinamik, genellikle tükenmişliğe ve hayal kırıklığına yol açar. Diğer taraftan, “kurtarılmayı” bekleyen bir tutum da benzer şekilde sağlıksızdır.

3. Travma Bağları ve Tanıdık Acı

Travmatik Bağlanma (Trauma Bonding): Özellikle duygusal, fiziksel veya ekonomik şiddet içeren ilişkilerde, şiddet döngüsünün (gerginlik birikimi – patlama – pişmanlık/balayı) bir parçası olan “balayı” evreleri, yoğun bir bağlılık ve bağımlılık yaratabilir. Kurban, partnerinin “iyi” haline tutunur ve onu değiştirebileceğine inanır. Bu bağ, rasyonel olmaktan çok travmatik bir bağdır.

Tanıdık Olanın Rahatlığı: İstikrarsız, kaotik veya duygusal olarak soğuk bir aile ortamında büyüyen bireyler, benzer dinamikleri yetişkin ilişkilerinde bilinçsizce arar. Bu kaos ve istikrarsızlık, rahatsız edici olsa bile “tanıdık” ve dolayısıyla bir anlamda “güvenli” gelir. Sağlıklı, istikrarlı ve sakin bir ilişki ise yabancı ve hatta sıkıcı hissedilebilir.

4. Toplumsal Baskılar ve Kalıp Yargılar

: “Kadının Görevi” KalıplarıBazı geleneksel kalıplar, kadının erkeği “idare etmesi”, “eğitmesi” veya “annelik” yapması gerektiğini dayatabilir. Bu, sorumluluk almaktan kaçınan partnerlerle ilişkiyi normalleştirebilir veya kadının kendini bu rolü üstlenmekle yükümlü hissetmesine neden olabilir.
Ekonomik Bağımlılık Korkusu: Bazı kadınlar, kendi ekonomik özgürlüklerini kaybetme korkusuyla (örneğin, çocuk bakımı nedeniyle kariyere ara vermek), ilişkiyi sürdürmek için partnerlerinin olumsuz davranışlarını tolere edebilir. Bu, bir “tercih” değil, çaresizlik durumudur.
Yalnız Kalmak” Korkusu: Toplumda, özellikle belli bir yaşın üzerindeki kadınlar için “yalnız kalma” korkusu yoğun bir baskı oluşturabilir. Bu korku, mevcut ilişki ne kadar sağlıksız olursa olsun, onu sürdürmek için güçlü bir motivasyon olabilir.

5. Yanlış “Güçlü Erkek” Algısı ve Manipülasyon

Manipülatif Davranışların Yanlış Yorumlanması:ontrolcü, kıskanç, aşırı talepkar veya duygusal manipülasyon (gaslighting) yapan erkekler, bu davranışları bazen “aşırı sevgi”, “ilgi” veya “güçlü karakter” gibi yanlış algılanabilir. Özellikle genç veya deneyimsiz bireyler, bu davranışları “tutku” veya “bağlılık” zannedebilir.

Kısa Vadeli “Heyecan”ın Cazibesi: Bazı sağlıksız partnerler, ilişkinin başında yoğun bir heyecan, tutku ve ilgi sunabilir (love bombing). Bu, uzun vadeli istikrar, güven ve karşılıklı saygı sunan ama daha sakin başlayan bir ilişkiden daha çekici gelebilir.

Sonuç ve Sağlıklı İlişki İçin Öneriler

“Kadınlar neden ‘yanlış’ kişileri seçer?” sorusunun tek ve basit bir cevabı yoktur. Bu durum, kişinin geçmiş travmaları, bağlanma şekli, öz-değer algısı, içselleştirdiği toplumsal mesajlar ve mevcut yaşam koşulları gibi birçok faktörün karmaşık etkileşimi sonucu ortaya çıkabilir. Bu bir “ahlaksızlık” veya “tembellik” meselesi değil, genellikle derin psikolojik ihtiyaçlar, öğrenilmiş davranış kalıpları ve dış baskıların sonucudur.

Sağlıklı Bir İlişkiye Yönelmek İçin:

1. Kendini Tanı ve Sev: Öz-değerinizi güçlendirin. Kendi ihtiyaçlarınızın, sınırlarınızın ve değerlerinizin farkında olun.
2. Geçmişi Anla: Çocukluk deneyimlerinizin ve bağlanma stilinizin şu anki ilişki tercihlerinizi nasıl etkilediğini düşünün. Profesyonel destek (terapi) bu konuda çok etkilidir.
3. Sınırları Belirle ve Koru: Net, sağlıklı sınırlar koymayı ve bunları korumayı öğrenin. Sınırlarınızı sürekli ihlal eden bir ilişki sağlıklı değildir.
4. “Kurtarıcı” Rolünden Kaçın: Partnerinizin sorunlarını çözmek sizin göreviniz değildir. Her yetişkin kendi sorumluluğunu almalıdır.
5. İstikrar ve Güveni Önceliklendirin: Tutkulu başlangıçlardan çok, uzun vadede istikrar, karşılıklı saygı, güven ve açık iletişim sunan ilişkileri arayın.
6.  Baskılara Boyun Eğmeyin: “Evlenmeli”, “Çocuk sahibi olmalı”, “Yalnız kalmamalı” gibi dış baskılar yerine, kendi mutluluğunuzu ve iyiliğinizi merkeze alın.

Unutmayın: Sağlıklı bir ilişki, karşılıklı saygı, güven, destek, açık iletişim ve her iki partnerin de bireyselliğini koruyabildiği bir ortamda gelişir. Kendinizi anlamak ve değer vermek, “doğru” kişiyi seçme yolundaki en önemli adımdır.

HAZIRLAYAN EDİTÖR : FATİH DOĞAN

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Uzman Erbaş Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi

Yayımlandı

üzerinde

Uzman Erbaş Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi

Tarih: 2 Temmuz 2026 | Saat: 23:06

FatihDoğanMedya 

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ilişkin önemli düzenlemeleri içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Teklifle birlikte sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu istihdamından askeri mahal tanımının genişletilmesine kadar birçok kritik başlıkta yeni düzenlemeler hayata geçirildi.

Kamuda Yüzde 10 Kontenjan Ayrılacak

Yeni düzenlemeyle, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 hizmet yılını tamamlayıp görevinden ayrılanlara kamuda istihdam yolu açıldı. Bu kişiler, ilgili mevzuattaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları halinde belirli kadro ve sözleşmeli pozisyonlara atanabilecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, personel alımlarında bu kapsamdaki sözleşmeli erbaş ve erler için yüzde 10’luk kontenjan ayırmak zorunda olacak. Düzenleme kapsamında istihdam edilebilecek kadrolar şöyle sıralanıyor:

· İnfaz ve koruma memuru
· Çarşı ve mahalle bekçisi
· Orman muhafaza memuru
· İdari gözetim personeli
· Koruma ve güvenlik görevlisi
· Zabıta memuru
· İtfaiye eri
· Şoför ve destek personeli

Başvurular her yıl alınacak. İçişleri Bakanlığı veya Milli Savunma Bakanlığı, başvuran personele ilişkin bilgileri ekim ayı sonuna kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirecek, kamu kurumları da o yıl yapacakları alımlarda ayrılan kontenjanları aralık ayı sonuna kadar Bakanlığa iletecek.

Atama Süreci Kura ve Sözlü Sınavla Yürütülecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bildirilen kontenjanlar için her yıl 1 Mart’a kadar sözlü sınava tabi tutulacak adayları belirleyecek. Kontenjanın 4 katı kadar aday, tercihleri dikkate alınarak kura yöntemiyle belirlenecek.

Sözlü sınavda adaylar; genel kültür ve genel yetenek, ifade kabiliyeti, muhakeme gücü, liyakat, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu, öz güven, ikna kabiliyeti ve bilimsel-teknolojik gelişmelere açıklık gibi kriterler üzerinden değerlendirilecek.

Ataması yapılan personel, göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından yararlanacak. Sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri de derece ve kademe hesabında dikkate alınacak. Bu kapsamda memur kadrolarına atananlar, en az 4 yıl başka bir unvana atanamayacak.

Uzman Erbaşlığa ve Astsubaylığa Geçiş Şartları Belirlendi

Sözleşmeli erbaş ve erlerin uzman erbaşlığa geçişine ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlendi. Geçişte fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve/veya mülakat sınavlarında başarılı olma şartı aranacak:

· Yazılı sınav: 100 tam puan üzerinden en az 50 puan
· Fiziki yeterlilik testi: Her testten en az 50 puan, ortalamanın en az 60 olması
· Mülakat: En az 70 puan

Ayrıca uzman erbaşların astsubay çavuşluğa nasbedilmesine ilişkin usul, esas ve şartlar da belirlendi. Kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ihtiyaç duyacağı kadarı astsubay çavuşluğa atanabilecek.

Sicil Sistemine Yeni Esaslar Getirildi

Uzman Erbaş Kanunu’na “sicil” başlığı eklendi. Buna göre uzman erbaşların sicil yılı, ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar sürecek. Sicil tam notu 100 olacak ve sicilin olumlu sayılması için sicil notunun yüzde 60 ve üzerinde olması gerekecek.

Askerlikten Muaf Olanlara Başvuru İmkanı

Düzenlemeyle, şehit yakınları başta olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaşlık başvurularında hak kaybı yaşamaması amaçlandı. Ayrıca 26 Haziran 2019’da askerlik süresinin kısaltılması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış çavuş, onbaşı ve erlerin uzman erbaş olabilmesi için “müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak” şartı yeterli olacak.

Askeri Mahal Tanımı Genişletildi

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle askeri mahal tanımı genişletildi. Orduevleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina sayılacak.

Harcırah ve Ek Ders Düzenlemesi

Harcırah Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, askeri birliklerde harekatta harcırah kapsamında gündelik alan personelden bazılarına ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.

Son Dakika Gelişmeleri İçin Bizi Takip Edin

Uzman Erbaş Kanunu ile ilgili gelişmeleri ve detayları FatihDoğanMedya olarak yakından takip ediyoruz. Konuyla ilgili yeni gelişmeler oldukça sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Gündem

BEYKOZ BELEDİYE BAŞKANI ALAATTİN KÖSELER’E BİR TUTUKLAMA KARARI DAHA

Yayımlandı

üzerinde

BEYKOZ BELEDİYE BAŞKANI ALAATTİN KÖSELER’E BİR TUTUKLAMA KARARI DAHA

Tarih: 3 Temmuz 2026
Saat: 01:45

FatihDoğanMedya

İhale ve imar yolsuzlukları soruşturmasında yeni gelişme

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler hakkında, “rüşvet alma” ve “icbar suretiyle irtikap” suçlarından bir tutuklama kararı daha verildi. Daha önce “ihaleye fesat karıştırma” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarıyla tutuklu yargılanan Köseler, yeni soruşturma kapsamında nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “imar yolsuzluğu”, “irtikap” ve “rüşvet” suçlarına yönelik yürüttüğü soruşturmada, dönemin Yapı Kontrol ve İmar Müdürü Ali Cihan Sakman ile etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan dönemin Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün anlatımları incelendi. Bu beyanlar doğrultusunda Köseler ve Sakman’ın tutuklanması talebiyle hakimliğe başvuruldu. Hakimlik, her iki şüphelinin de tutuklanmasına hükmetti.

Soruşturmada dönemin Başkan Danışmanı Levent Özdinç hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

Davanın geçmişi

Alaattin Köseler, Beykoz Belediyesi’nde mal ve hizmet alımı, personel ve ihale süreçlerinde yaşanan usulsüzlük iddiaları nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma”, “zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlarından tutuklu yargılanıyordu.

Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş için 25 yıldan 77 yıl 9’ar aya kadar hapis cezası talep etmişti. Savcı mütalaasında Köseler’i “örgüt lideri” kapsamında değerlendirerek, örgütte işlenen tüm suçlardan sorumlu olduğunu belirtmişti.

Duruşmayı CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu izleyici olarak takip etti.

Mahkeme heyeti, savcılığın talebi doğrultusunda Köseler, Gümüş ve iş insanı Uğur İnci’nin tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Tutuklu sanıklardan Havva Dindar ise adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Davanın bir sonraki duruşması 13 Temmuz’a ertelendi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Diyanet’ten Cuma Hutbesinde Deniz Göktaş’a Sert Gönderme: “Kutsallarımız Mizah Altında Alaya Alınıyor”

Yayımlandı

üzerinde

Diyanet’ten Cuma Hutbesinde Deniz Göktaş’a Sert Gönderme: “Kutsallarımız Mizah Altında Alaya Alınıyor”

Yayın Tarihi: 2 Temmuz 2026
Yayın Saati: 23:45

FatihDoğanMedya 

Diyanet İşleri Başkanlığı, yarın tüm camilerde okutulacak cuma hutbesinde ünlü komedyen Deniz Göktaş’ın ‘Ölü Deniz’ adlı stand-up gösterisini hedef aldı. Hutbede, “kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması” ifadesiyle Göktaş’a gönderme yapıldığı dikkat çekti.

ANKARA – Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaz Kur’an Kursları” başlığıyla yayımladığı cuma hutbesinde dikkat çeken bir çıkışa imza attı. Yarın Türkiye genelindeki tüm camilerde okutulacak hutbede, modern çağın getirdiği tehditler sıralanırken, “kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması” vurgusu yapıldı.

Hutbede isim verilmemekle birlikte, yakın zamanda yurtdışından dönüşünde gözaltına alınan ve ters kelepçeli görüntüleri servis edilen Deniz Göktaş’ın ‘Ölü Deniz’ adlı stand-up gösterisinin hedef alındığı belirtiliyor.

Hutbede Neler Denildi?

Diyanet’in hutbesinde şu ifadelere yer verildi:

“Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar, batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır.”

Anne babalara seslenilen hutbede, çocukların karşı karşıya kaldığı tehditlere dikkat çekilirken, çarenin ilim ve hikmetle çocuklara ulaşmak olduğu vurgulandı. Hutbede ayrıca Hz. Muhammed’in, “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır” hadisiyle ailelere seslenildi.

Deniz Göktaş Kimdir?

Deniz Göktaş, stand-up gösterileriyle tanınan komedyen. Son dönemde yurtdışından Türkiye’ye dönüşünde gözaltına alınması ve emniyete ters kelepçeli görüntüleriyle gündeme gelmişti. ‘Ölü Deniz’ adlı gösterisi, mizah anlayışıyla geniş yankı uyandırmıştı.

Sosyal Medyada Tepkiler

Diyanet’in hutbesi sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Kimi kullanıcılar Diyanet’in mizaha yönelik bu çıkışını eleştirirken, kimileri ise hutbede çocukların korunmasına yönelik mesajları takdir etti. Özellikle “isim vermeden hedef gösterme” tartışmaları Twitter’da (X) yoğun şekilde konuşuluyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar