Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Çilingir sofrası fotoğrafını paylaşırken “pahalı yiyecekler yok” dedi, hakkında alkol reklamı soruşturması açıldı

Yayımlandı

üzerinde

Çilingir sofrası fotoğrafını paylaşırken “pahalı yiyecekler yok” dedi, hakkında alkol reklamı soruşturması açıldı

 

Tarih: 15.05.2026
Saat: 15:19

ANKA

Haber: Gençağa KARAFAZLI

Reklam

Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Şükrü Mısırlıoğlu, sosyal medyada arkadaşlarıyla kurduğu mütevazı çilingir sofrasını paylaştı. “Ejder meyvesi, manda yoğurdu, karides gibi pahalı yiyeceklerle hiç işimiz olmadı” sözleriyle hayat pahalılığına gönderme yapan Mısırlıoğlu, bu paylaşımı nedeniyle “alkol reklamı yaptığı” iddiasıyla karşı karşıya kaldı.

ANKARA – Sosyal medyada yaptığı bir paylaşım, emekli bir vatandaşın hayatını altüst etti. Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki Çaykur emeklisi Şükrü Mısırlıoğlu, arkadaşlarıyla yediği mütevazı bir çilingir sofrasının fotoğrafını Facebook hesabından paylaştı. Ancak bu paylaşım, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “alkol reklamı” soruşturmasına konu oldu. Mısırlıoğlu, 82 bin liradan 3 milyon 291 bin liraya kadar devasa bir idari para cezasıyla burun buruna geldi.

· “Ejder Meyvesi, Manda Yoğurdu” Sözüne Soruşturma Açıldı
· Savunması: “Özendirme Amacı Taşımıyor, Hesabımda Yaş Sınırı Var”
· “Tam Bir Komedi, Tam Bir Trajedi, Tam Bir Dram”

“Ejder Meyvesi, Manda Yoğurdu” Sözüne Soruşturma

Olay, Mısırlıoğlu’nun kişisel Facebook hesabında yaptığı bir paylaşımla başladı. Emekli işçi, dostlarıyla kurduğu sofrada çekilen fotoğrafa şu notu düştü: “İsraf yapmayın, porsiyonları küçültün’ diyorlar. İyi de bizim porsiyonlar hiç büyümedi ki. Ejder meyvesi, manda yoğurdu, karides ve diğer pahalı mamüllerle hiç işimiz olmadı. Rakı, salata, inek yoğurdu hepsi bu…”

Reklam

ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı bilgilere göre, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı, bu paylaşımı ve Mısırlıoğlu’nun geçmişte yaptığı bira, viski veya rakı içerken çekilmiş diğer fotoğraflarını “alkol reklamı” olarak değerlendirdi. Bakanlık, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun alkol reklamını yasaklayan 6. maddesi uyarınca emekliye bir tebligat gönderdi. Tebligatta, ihlalin cezasının 82 bin liradan başlayıp 3 milyon 291 bin liraya kadar çıkabileceği belirtildi ve Mısırlıoğlu’ndan 15 gün içinde savunma yapması istendi.

Savunması: “Özendirme Amacı Taşımıyor, Hesabımda Yaş Sınırı Var”

Mısırlıoğlu, süresi içinde avukatı aracılığıyla Bakanlığa savunmasını sundu. Savunmasında, paylaşımlarının hiçbir ticari amacının bulunmadığını, özendirme veya reklam kastı taşımadığını vurguladı. Söz konusu çilingir sofrası fotoğrafını, vefat eden bir arkadaşını anmak amacıyla paylaştığını ifade etti.

Ayrıca, hesabında yaş sınırlaması bulunduğunu, içeriklerin özendirici unsurlar içermediğini ve soruşturma başlatılır başlatılmaz ilgili gönderileri kaldırdığını belirtti. Savunma dilekçesinde, “Bu nedenlerle reklam unsurları oluşmadığından hakkımda idari para cezası uygulanmamasını arz ve talep ederim” ifadelerine yer verdi.

“Tam Bir Komedi, Tam Bir Trajedi, Tam Bir Dram”

Yaşadığı süreci ANKA Haber Ajansı’na anlatan Mısırlıoğlu, büyük bir şaşkınlık ve tepki içinde. “Tam bir komedi, tam bir trajedi, tam bir dram. Yazıktır. Çektiğimiz kadar çektik, bıktırmayın insanları” diyen Mısırlıoğlu, hakkında açılan soruşturmayı anlamakta güçlük çekiyor.

Reklam

“Benim fabrikam yok, tekel bayim yok, gazinom yok. Hiçbir şeyim yok. ‘Alkol reklamı yapıyorsun’ diye soruşturma açıldı. Niye açıldı onu da bilmiyorum. Üretici olsam, gazinom olsa, tamam haklısın ama hiçbir şey yokken, bir fotoğraf attım diye reklam mı yapmış oluyorum?” sözleriyle isyan eden emekli, “Ben eve iki ekmek alırken üçüncüyü düşünen bir insanım” diyerek ekonomik durumunun da ortada olduğunu belirtti.

Mısırlıoğlu’nun en büyük sitemi ise sürekli bir baskı altında hissetmesi: “Diyorsunuz ki ‘kapatın şu Facebook’u, yerinizde rahat rahat oturun. Ağzınızı da açmayın.’ Geçinme zoruyla uğraşan bir insana bu yapılmaz.”

Olayın Perde Arkası: Bir Sosyal Medya Paylaşımının Anatomisi

Soruşturmaya konu olan fotoğraflardan birinde Mısırlıoğlu’nun elinde rakı bardağıyla akrabasının yanında poz verdiği, bir diğerinde ise elinde bir şişe viski tuttuğu görülüyor. Asıl tartışma yaratan kare ise, hayatını kaybeden bir arkadaşını anmak için kurulan çilingir sofrası. Mısırlıoğlu, bu paylaşımındaki “ejder meyvesi, manda yoğurdu” gibi ifadelerle aslında hayat pahalılığına ve gösterişli tüketime tepki göstermişti. Ancak ironik bir şekilde, bu sözleri soruşturmanın fitilini ateşledi. Emekli işçi, daha önce Cumhurbaşkanlığı resepsiyonlarında ikram edilen ejder meyvesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tükettiği bilinen manda yoğurdu gibi lüks gıdalara yaptığı atıf nedeniyle hedef alınmış olabileceğini düşünüyor.

Yasal Çerçeve: 4250 Sayılı Kanun Ne Diyor?

4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesi, alkollü içkilerin her türlü reklam ve tanıtımını yasaklıyor. Kanun, sosyal medya paylaşımlarını da bu kapsamda değerlendiriyor. Yasağın ihlali durumunda uygulanacak idari para cezası, 2026 yılı için 82 bin TL ile 3 milyon 291 bin TL arasında değişiyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı

Yayımlandı

üzerinde

500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı

Haberin Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:54
Okuma Süresi: 4 dakika

DHA 

İstanbul’da 23 haftalıkken yalnızca 500 gram ağırlığında dünyaya gelen Doruk bebek, yoğun bakımda geçen 5 aylık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Minik bebek, doğumunun ardından 470 grama kadar düşen kilosunu 2 kilo 900 grama çıkarmayı başardı.

Gece Gelen Sancıyla Başlayan Zorlu Süreç

İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki sağlık çalışanı Burcu Yıldız’ın hamileliği, 23. haftasında beklenmedik bir şekilde sona erdi. Bir gece şiddetli ağrı şikayetiyle İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’e başvuran anne adayı, bebeğinin doğum kanalına girdiğini öğrendi. Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Nihat Demir ve ekibi tarafından acil olarak doğuma alınan Burcu Yıldız, o anları şöyle anlattı:

Reklam

“Hamileliğim gayet normal şekilde ilerlerken detaylı ultrasona gideceğimiz günün öncesinde sancım oldu. Ama ben bunu doğum sancısı olarak görmedim, normal bir ağrı sandım. Meğerse çok şiddetli bir ağrıymış; ama herhalde ağrı eşiğimin yüksekliğinden dolayı az hissetmişim. Ertesi gün ultrasona gittiğimde bebeğin kanalda olduğunu öğrendik.”

Doğumdan Sonra 3 Ay Entübe Kaldı

Doruk adı verilen bebek, doğumun hemen ardından entübe edilerek yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı. Yaklaşık 500 gram olan minik bebek, fizyolojik kilo kaybıyla 470 grama kadar düştü. Tam 3 ay boyunca mekanik ventilasyona bağlı kalan Doruk’a akciğer gelişimi için surfaktan tedavisi uygulandı, beslenmesi ise damar yoluyla sağlandı.

Anne Burcu Yıldız, o zorlu günlerde umutlarını kaybettiklerini itiraf etti:

“Doğduktan sonra biz onun yaşama ihtimalinin çok düşük olduğunu bildiğimiz için ilk 3 ay geleceğe dair hiçbir umut beslemedik. Oğlum Doruk’u entübe süreci bittikten 3 ay sonra kucağımıza aldık. O an çok mutluydum, çok güzel geçti.”

23 Haftalık Bebeklerde Yaşam Şansı Yüzde 45

Doruk’un doğumu, tıp dünyasında kritik bir eşik olan 23. haftada gerçekleşti. Prof. Dr. Nihat Demir, bu gebelik haftasındaki bebeklerin yaşam şansına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

Reklam

“28 haftanın altında doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe hayatta kalma şansları azalıyor. 23 haftalık bebeklerde genellikle yaşam şansı yüzde 45 civarında. Yani yaklaşık yüzde 45’i hayata tutunabiliyor.”

Normal Doğum Beyin Kanaması Riskini Artırdı

Doruk’un doğumunun normal yolla gerçekleşmesi, beyin kanaması riskini önemli ölçüde artırdı. Prof. Dr. Demir, bu konudaki endişelerini şöyle dile getirdi:

“23 haftalık bebeklerde en çok korktuğumuz durumlardan biri beyin kanamasıdır. Doruk normal doğumla doğduğu için beyin kanaması riski çok yüksekti. Normalde sezaryen doğumla dünyaya gelmesini teşvik ederiz ki bu risk minimalize olsun.”

Neyse ki Doruk’ta gelişen beyin kanaması evre 1 ve evre 2 düzeyinde hafif kaldı. Prof. Dr. Demir, “Doruk, beyin kanaması konusunda hiç etkilenmemiş gibi görünüyor. Bu minimal düzeyde kalması bizi şaşırtan ve sevindiren bir durum” dedi.

Reklam

5 Ayda 2 Kilo 900 Grama Ulaştı

Zorlu yoğun bakım sürecinin ardından Doruk’un gelişimi hız kazandı. 4. ayda 2 kilo 400 grama, 5. ayda ise 2 kilo 900 grama ulaşan minik bebeğin oksijen ihtiyacı da tamamen ortadan kalktı. Sağlık ekibinin takibinin ardından taburcu edilen Doruk, ailesine kavuştu.

2 Yaşına Kadar Multidisipliner Takip Sürecek

Doruk’un taburculuk sonrası takibi de titizlikle sürdürülecek. Prof. Dr. Demir, önümüzdeki süreci şöyle anlattı:

“Doruk’u yaklaşık 2 yaşına kadar akranlarıyla karşılaştırmayacağız. Sadece kendi içinde, düzeltilmiş yaş dediğimiz bir tabloyla takip edeceğiz. Göz, fiziksel, nörolojik ve kardiyolojik gelişimleri multidisipliner bir şekilde izlenecek.”

Reklam

Doruk’tan Herkese Umut Olan Hikâye

Minik Doruk’un hayata tutunma mücadelesi, prematüre bebek aileleri için büyük bir umut kaynağı oldu. Anne Burcu Yıldız, yaşadıkları duyguları şu sözlerle özetledi:

“En büyük destekçim tabii ki eşim ve ailem oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Doruk’la çok sağlıklı bir şekilde, onun sağlığının elverdiği sürece her şeyi beraber yapmak istiyoruz.”

Prof. Dr. Nihat Demir ise Doruk’un tedavi sürecinde yaşadıkları duyguları paylaşarak, “Doruk, doruklara hep bakarak yükseldi. Hep bize pozitif enerji verdi” dedi.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında

Yayımlandı

üzerinde

Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında

Tarih: 14 Ağustos 2026
Saat: 11:37
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Kırıkkale’de 2025 yılının Mayıs ayında bir evin derin dondurucusunda parçalanmış halde bulunan Hüseyin Okumuşoğlu’na ait ceset, aradan geçen sürenin ardından adalet teşkilatının kararlılığıyla yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 16 şüpheli sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.

16 Mayıs 2025: Korkunç Manzara

Korkunç olay, 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale’de evi bulunan ev sahibi C.Ç., kiracısı M.V.’den kira ücretini alamayınca kiracısını aradı. Telefona çıkan M.V.’nin kızı, annesinin 3 Mayıs’ta vefat ettiğini söyledi. Bunun üzerine il dışından Kırıkkale’ye gelen ev sahibi, çilingir yardımıyla dairenin kapısını açtırdı. İçeri girdiğinde karşılaştığı manzara ise dehşet vericiydi: Buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış bir ceset bulunmuştu.

Reklam

2014’ten Beri Kayıp

Ekiplerin yaptığı incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlendi. Evde satır ele geçirildi. Kırıkkale Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından cesedin kimliği netleşti: 2014 yılında kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu’na aitti.

Faili Meçhul Masası Devreye Girdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirildiğini açıkladı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.

Eş Zamanlı Operasyon: 16 Gözaltı

Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi. Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra, bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.

Bakan Gürlek’ten Kararlılık Mesajı

Bakan Gürlek, soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi: “Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp

Yayımlandı

üzerinde

Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp

Haberin Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11.22 
Okuma Süresi: 3 Dakika

İHA 

Giresun’un Keşap ilçesinde dün etkili olan şiddetli sağanak ve sel felaketi hayatı felç etti. Karabulduk beldesinde araçlarıyla seyir halindeyken derenin taşması sonucu sel sularına kapılan dayı ile yeğeninden haber alınamıyor. AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı.

Karadeniz’in kaderiyle yüzleştiği o anlardan biri daha yaşandı Giresun’da. Dün öğle saatlerinden itibaren etkisini gösteren gök gürültülü sağanak, kenti adeta teslim aldı. Yağışların en şiddetli vurduğu noktalardan biri ise Keşap ilçesine bağlı Karabulduk beldesi oldu. Derelerin coşmasıyla birlikte yollar göle dönerken, Keşap-Karabulduk beldesi yolunda seyir halindeki bir araç, sel sularına kapıldı.

Reklam

Edinilen bilgilere göre; araçta bulunan Ahmet Yılmaz (50), Mehmet Akkaya (45) ve Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16) isimli üç kişi, dere yatağının aniden taşması sonucu suların ortasında kaldı. Ahmet Yılmaz, kendi imkanlarıyla araçtan çıkarak canını kurtarırken, bilgisayar öğretmeni olduğu öğrenilen Mehmet Akkaya ile yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu sulara kapılarak gözden kayboldu.

Olayın hemen ardından bölgeye sevk edilen AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, iş makineleri eşliğinde Karadere köyü mevkiinde arama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekiplerin yoğun çabasına rağmen, sel sularına kapılan araç hurda yığınına dönerken, iki kişiye ulaşılamadı.

Valilikten Son Durum Açıklaması

Giresun Valiliği, yaşanan felaketin ardından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Valilik açıklamasında, dün öğle saatlerinden sonra başlayan sağanakların il genelinde 13 ilçede etkili olduğu ve toplamda 162 ihbar alındığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Keşap-Karabulduk il yolunda sel nedeniyle oluşan tahribatın giderilmesi için yol açma çalışmalarının sürdüğü, trafik akışının ise kontrollü olarak sağlandığı ifade edildi.

Yetkililer, bölgede 783 personel ve 332 araç ile çalışmaların devam ettiğini vurgularken, Tirebolu ve Espiye ilçelerinde iki köyde enerji kesintisi yaşandığını da aktardı. AFAD Başkanlığı’ndan su üstü arama ve dalgıç ekipleri talep edilirken, çalışmaların güvenli şekilde sürdürülebilmesi için tüm imkanların seferber edildiği kaydedildi.

Reklam

Seller Sadece Keşap’la Sınırlı Kalmadı

Giresun genelinde etkili olan şiddetli yağışlar, yalnızca Keşap ilçesinde değil; Espiye, Yağlıdere ve merkeze bağlı Duroğlu beldesinde de yaşamı olumsuz etkiledi. Derelerin taşmasıyla birlikte su seviyesi tehlikeli boyutlara ulaşırken, birçok yerleşim yerinde su baskınları meydana geldi. Yağışların sabaha karşı durmasıyla birlikte sular çekilirken, hasar tespit çalışmaları da başlatıldı. Vatandaşlar, maddi hasarın yanı sıra kayıp yakınlarının haberini bekliyor.

Giresun Sel Felaketi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Giresun’da selde kaç kişi kayıp?
Keşap ilçesinin Karabulduk beldesinde meydana gelen sel felaketinde 2 kişi kayıptır.

2. Kayıp kişiler kimlerdir?
Kayıp kişiler, bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya (45) ve yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16)’dur.

3. Arama çalışmaları devam ediyor mu?
Evet, AFAD, AKUT ve İHH ekipleri iş makineleri eşliğinde bölgede arama çalışmalarını sürdürmektedir.

Reklam
Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar