Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Suriye Devrimi Birinci Yılına Girerken: Değişimin Motoru Suriye Halkı

Yayımlandı

üzerinde

Suriye Devrimi Birinci Yılına Girerken: Değişimin Motoru Suriye Halkı

8 Aralık 2025 | Okuma Süresi: 4 dk

FATİH DOĞAN YAZDI

ŞAM — Tam bir yıl önce, 8 Aralık 2024’te, başkent Şam’ın Beşşar Esed rejiminin kontrolünden çıkmasıyla Suriye’de yeni bir tarihi dönem başladı. 1963’ten bu yana ülkeyi yöneten Baas iktidarının sona ermesi, 2011’de barışçıl gösterilerle başlayan uzun ve çetin mücadelenin bir dönüm noktası oldu. Bugün, Suriye devriminin birinci yılında, ülke hem tarihi bir rejim değişikliğinin yarattığı umutlarla hem de derin yaraları sarma ve yeni bir siyasi düzen inşa etme sınavıyla karşı karşıya.

Devrim, 2011 Mart’ında Deraa’da rejimin tutukladığı çocuklara yönelik işkence iddialarına karşı başlayan protestolarla ateşlendi. Onlarca yıllık siyasi baskı, yolsuzluk, işsizlik ve mezhepçi politikalara karşı bir ayaklanmaya dönüştü. Rejimin protestolara şiddetle karşılık vermesi, ülkeyi uzun yıllar süren bir iç savaşa sürükledi.

Devrimin Ardından Kritik Bir Yıl: İşte Önemli Dönüm Noktaları

Devrimin zaferinin ardından geçen bir yıl, yeniden inşa, siyasi geçiş ve uluslararası ilişkilerin yeniden tesis edilmesi açısından yoğun olaylara sahne oldu.

· 8 Aralık 2024: 61 yıllık Esed rejimi, muhalif güçlerin başkent Şam’ı ele geçirmesiyle çöktü. Beşşar Esed’in Rusya’ya kaçtığı bildirildi.
· 29 Ocak 2025: Suriye Devrim Zafer Konferansı’nda, geçici lider Ahmed eş-Şara, geçiş dönemi cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.
· 6-12 Mart 2025: Rejim yanlısı militanların Lazkiye ve Tartus çevresinde başlattığı “Batı Suriye Çatışmaları” yaşandı. Çatışmalar ve mezhepçi şiddet olaylarında yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Şara, olayları “düşmüş rejimin kalıntılarının” kışkırtması olarak niteledi.
· 10 Mart 2025: Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG), geçiş hükümeti ile kapsamlı bir mutabakat imzalayarak yeni yapıya entegre olma sürecini başlattı.
· 13 Mart 2025: Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, geçiş dönemini düzenleyen ve Suriye’yi başkanlık sistemiyle yönetilen bir devlet olarak tanımlayan geçici anayasayı onayladı.
· Mayıs-Haziran 2025: Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık, Suriye’ye uygulanan ekonomik yaptırımları insani ve siyasi reformları desteklemek amacıyla kademeli olarak kaldırmaya başladı.
· 11-19 Temmuz 2025: Süveyda’da, Dürzi toplumu ile geçiş hükümeti yanlısı silahlı gruplar arasında çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü. İsrail, Dürzilere destek amaçlı askeri müdahalelerde bulundu.
· 5 Ekim 2025: Esed rejiminin devrilmesinden sonraki ilk yasama organı seçimleri yapıldı. 11 ilde gerçekleşen seçimlerde 210 milletvekili için 1574 aday yarıştı.
· 10 Kasım 2025: Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Washington DC’de ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden inşasının sinyali olarak değerlendirilen görüşme, 2000 yılından bu yana gerçekleşen ilk üst düzey buluşma oldu.

İlk Yılın Bilançosu: Başarılar ve Zorlu Sınavlar

Devrim sonrası ilk yıl, birbiriyle iç içe geçmiş umut verici gelişmeler ve derin sorunlara işaret ediyor.

Yeniden İnşa ve Normalleşme Adımları
Şam’da günlük yaşam normale dönmeye,pazar yerleri ve kamu hizmetleri işlemeye başladı. Uluslararası uçuşlar başkent havalimanından yeniden başladı. Avrupa ülkeleri, İspanya ve Almanya öncülüğünde Şam’daki büyükelçiliklerini 13 yıl sonra yeniden açtı.

Güvenlik ve İstikrarın Kırılganlığı
Devrimin en büyük sınavı,güvenliğin sağlanması ve şiddet döngüsünün kırılması oldu. Özellikle Mart 2025’te Esed yanlısı grupların başlattığı ayaklanma ve ardından gelen şiddet olayları, geçiş sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Ayrıca Temmuz 2025’teki Dürzi çatışmaları, ülkedeki etnik-dini gerilimlerin devam ettiğini ortaya koydu. İnsan hakları örgütleri, özellikle kıyı bölgelerinde Nusayri sivillere yönelik hedef alınmış saldırılar ve katliamlar konusunda raporlar yayımladı.

Ekonomik Canlanma ve Uluslararası İlişkiler
Yeni yönetim,uluslararası yalnızlığı sona erdirmek ve ekonomiyi canlandırmak için aktif bir diplomasi yürüttü. ABD ve AB’nin yaptırımları kademeli olarak kaldırması, ekonomik toparlanma için umut verdi. Cumhurbaşkanı Şara, yaptırımların kalkmasının istikrar ve ekonomik toparlanma için hayati olduğunu vurguladı.

Göç ve Geri Dönüşler
Türkiye’den açıklanan resmi verilere göre,8 Aralık 2024’ten 2025 Kasım ayına kadar 550 binden fazla Suriyeli, gönüllü olarak ülkelerine döndü. Bu dönüşler, savaş sonrası normale dönüşün önemli bir göstergesi olarak kaydedildi.

Uluslararası Toplumun Yaklaşımı ve Gelecek Vizyonu

Uluslararası toplum, yeni Suriye yönetimine temkinli ama destekleyici bir yaklaşım sergiliyor. Avrupa Birliği, geçiş hükümetini “Suriyelilere dayanan ve Suriyelilerin sahip olduğu barışçıl ve kapsayıcı bir geçişi” desteklemeye hazır olduğunu belirtti. Ancak azınlıkların korunması ve insan hakları ihlalleri konusunda hesap verilebilirliğin sağlanması çağrısında bulunuyor.

Birleşik Krallık Parlamentosu’nun bir araştırma brifingi, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yönetimin, kökeni El-Kaide’ye dayanan ve birçok ülke tarafından terör örgütü olarak tanımlanan Hey’et Tahrir el-Şam’ın (HTS) üyelerinden oluştuğuna dikkat çekti. Batılı ülkeler, bu grubu “eylemleriyle” değerlendireceklerini ve sivilleri ve azınlıkları koruma taahhüdüne bağlı kalacağını açıkladı.

Suriye’nin geleceği, siyasi istikrarın kalıcı olarak sağlanması, yıkılan altyapının ve kurumların yeniden inşası, milyonlarca mültecinin güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşünün organize edilmesi ve ulusal uzlaşının tesis edilmesi gibi devasa görevleri başarmasına bağlı görünüyor. Devrimin birinci yılı, bu zorlu yolculuğun sadece başlangıcı. Değişimin gerçek motoru olan Suriye halkı, barış ve özgürlük umudunu yeniden inşa etmek için mücadeleye devam ediyor.

Gündem

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Yayımlandı

üzerinde

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.

Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.

Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.

Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayımlandı

üzerinde

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti

Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı

Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.

Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar

Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.

Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Adli Süreç ve Olası Ceza

Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.

Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.

Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma

Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.

Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi

Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Yayımlandı

üzerinde

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…

İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.

Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.

Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?

Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.

Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu

Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.

Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.

Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar