bilim ve teknoloji
NASA 1971’de Ay’a gönderilen tohumlardan serpilen ve dünyanın farklı noktalarına dikilmiş olan Ay ağaçlarının izini sürüyor.
NASA 1971’de Ay’a gönderilen tohumlardan serpilen ve dünyanın farklı noktalarına dikilmiş olan Ay ağaçlarının izini sürüyor.

NASA, yarım asırlık bir uzay botaniği gizemini aydınlatıyor. 1971’de Ay’ın yörüngesinde tur attırılan tohumlardan yetişen ve dünyanın dört bir yanına dağılan efsanevi ‘Ay Ağaçları’nın güncel bir haritasını yayımladı.
NASA’nın resmi araştırmacılarından Dave Williams’ın kişisel bir keşif tutkusuyla 1996’da başlattığı proje, bugün 83 ağacın kimliğini ve koordinatlarını belirledi. Apollo 14 görevinin 50. yıl dönümünde paylaşılan harita, Brezilya’dan İsviçre’ye, Japonya’dan ABD’nin dört bir yanındaki okul bahçelerine ve devlet kurumlarına kadar uzanan bir coğrafyayı kapsıyor.

Uzayda 34 Tur Atan Tohumlar
Hikaye, 31 Ocak 1971’de fırlatılan Apollo 14 göreviyle başlıyor. Ay modülü pilotu Edgar Mitchell ve komutan Alan Shepard Ay yüzeyinde yürürken, komuta modülü pilotu Stuart Roosa (eski bir Orman Servisi çalışanı) yörüngedeki görevini sürdürüyordu. Roosa’nın kişisel eşyaları arasında, yaklaşık 500 adet ağaç tohumu bulunuyordu.
Uzaya Giden Tohum Türleri:
· Kızılçam (Loblolly Pine)
· Douglas Göknarı
· Sekoya
· Çınar (Sycamore)
· Tatlı Sakız Ağacı
Bu tohumlar, Ay’ın etrafında tam 34 kez dolaştı. Amaç, uzay ortamının ve ağırlıksızlığın bitki gelişimi üzerindeki etkilerini incelemekti.
Dünyaya Dönüş ve Dünyaya Yayılış
Dünyaya dönüş sonrası beklenmedik bir kaza yaşandı: Tohumların bulunduğu teneke kutu patlayarak açıldı ve birçok tohum kullanılamaz hale geldi. Sağlam kalan tohumlar, ABD Orman Hizmetleri’ne teslim edildi ve filizlendirildi. Yaklaşık 420 sağlıklı fide, 1975 ve 1976 yıllarında, çoğunlukla ABD’nin 200’üncü yıl dönümü kutlamalarının bir parçası olarak, okullara, üniversitelere, parklara ve devlet dairelerine dikildi. Bazıları ise diplomatik hediyeler olarak Brezilya, İsviçre ve Japonya gibi ülkelere gönderildi.
Ancak zamanla, bu ağaçların neredeyse tamamının kaydı kayboldu ve varlıkları neredeyse bir efsaneye dönüştü.
Kayıp Ağaçların Peşinde Bir NASA Çalışanı
1996 yılında, üçüncü sınıf öğretmeni Joan Goble ve öğrencileri, üzerinde “Ay Ağacı” yazan bir plaket buldular. Goble’ın NASA’ya gönderdiği e-posta, Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden Dave Williams’a ulaştı. Williams’ın da çoğu meslektaşı gibi bu ağaçlardan haberi yoktu.
Williams, kişisel bir misyon üstlendi. Gazete kupürlerini tarayarak, halktan bilgi toplayarak ve NASA’nın sitesinde bir kayıt sayfası oluşturarak sistematik bir araştırma başlattı. Onun bu çabası, 22 ağaçla başlayan listenin, 83 doğrulanmış Ay Ağacı’na ulaşmasını sağladı.
Dünyadaki Ay Ağaçlarından Bazı Önemli Noktalar
ABD’deki Konumlar:
· Washington Square, Philadelphia: İlk dikilenlerden bir çınar ağacı (1975).
· Kennedy Uzay Merkezi, Florida: Bir çınar ağacı (1976).
· Beyaz Saray, Washington DC: Diplomatik amaçla dikilen ağaçlardan biri.
· Kaliforniya, Berkeley: Tilden Doğa Alanı’nda bir sekoya.
· Alabama, Huntsville: U.S. Space and Rocket Center’da 5 çınar ve 2 çam.
ABD Dışındaki Konumlar:
· İsviçre ve Brezilya: Uluslararası Dostluk Ormanı ve diğer bölgelere dikilen ağaçlar.
· Japonya: İmparatorluğa diplomatik hediye olarak gönderilen ağaçlar.
Not: Ağaçların yaklaşık üçte biri (toplamda 21’i) bugüne kadar ölmüş durumda. Ancak araştırmacı Williams, bu ölümlerin çoğunun fırtına, hastalık veya bakım eksikliği gibi sıradan nedenlerden kaynaklandığını, uzay yolculuğuyla doğrudan bir bağlantıları olmadığını belirtiyor.
Siz de Bir Ay Ağacı Keşfedebilirsiniz
NASA, halktan gelen bilgilerle listesini genişletmeye devam ediyor. Eğer bir parkta, okul bahçesinde veya devlet binası önünde, üzerinde “Ay Ağacı”, “Moon Tree” veya Apollo 14 ifadeleri bulunan bir plaket görürseniz, bu ağacın NASA’nın kayıtlarındaki yerini almasına yardım edebilirsiniz.
bilim ve teknoloji
1600 Yıllık Mumyanın Karnından Homeros’un ‘İlyada’sı Çıktı!
1600 Yıllık Mumyanın Karnından Homeros’un ‘İlyada’sı Çıktı!
TARİH: 26 Nisan 2026, 23:50

Arkeoloji dünyası, Mısır’da bir ilke tanıklık ediyor. Bilim insanları, 1600 yıllık bir mumyanın karın boşluğuna yerleştirilmiş bir papirüs parçasının, tarihin en ünlü destanı olan Homeros’un “İlyada”sına ait olduğunu tespit etti.
Mısır’ın Minya vilayetinde yer alan ve antik çağlarda önemli bir Greko-Romen merkezi olan Oxyrhynchus (günümüzde El-Bahnasa) bölgesinde kazı yapan arkeologlar, mumyalama ritüellerine dair bilinenleri kökünden değiştirecek bir keşfe imza attı.

Barselona Üniversitesi Antik Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü (IPOA) tarafından yürütülen kazılarda, 22. sektördeki 65 numaralı mezarda (Tomb 65) bulunan bir erkek mumyasının karnına, mumyalama işlemi sırasında bilinçli olarak bir papirüs yerleştirildiği ortaya çıktı. Kasım-Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen kazı sezonunda bulunan papirüs üzerindeki yazıtlar, uzmanları hayrete düşürdü.
Büyü yerine edebiyat: Bir ilk gerçekleşti
Yapılan filolojik analizler sonucunda, Yunanca yazılan papirüsün, Homeros’un Truva Savaşı’nı anlattığı meşhur İlyada Destanı’nın 2. Kitabı’na ait olduğu belirlendi. Özellikle, Akha ordusunun Truva’ya gitmek üzere toplanan gemilerinin listelendiği meşhur “Gemiler Kataloğu” bölümünü içeren bu metin, bir mumyanın içinden çıkan ilk edebi metin olarak tarihe geçti.
Daha önceki kazılarda da mumyaların göğüs veya karın boşluğuna yerleştirilmiş Yunanca papirüsler bulunmuştu ancak bunların tamamı büyü veya defin ritüelleri ile ilgili dini metinlerdi. Barselona Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ignasi-Xavier Adiego, keşfin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bu, bir Yunan papirüsünü mumyalama sürecinde bulduğumuz ilk sefer değil. Ancak şimdiye kadar içerikleri her zaman büyüseldi. Asıl yenilik, cenaze bağlamında edebi bir papirüs bulmak.”

Defineciler yağmalamıştı ama papirüsü kaçırmışlar
Alandaki diğer bulgular da oldukça dikkat çekici. Aynı mezarda, ölen kişilerin öbür dünyada tanrılarla konuşabilmesi için dillerinin üzerine yerleştirilmiş üç adet altın dil ve bir adet bakır dil bulundu. Mezarın geçmişte defineciler tarafından yağmalandığı tespit edilse de, hırsızların gözünden kaçan bu nadide papirüs ve değerli objeler günümüze ulaşmayı başardı.
Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, mezarda ayrıca geometrik motiflerle süslü rengarenk keten sargılar ve çok renkli ahşap lahitlerin de belgelendiği ifade edildi.
Antik dünyanın çöplüğü: Oxyrhynchus
Keşfin yapıldığı Oxyrhynchus antik kenti, arkeoloji dünyasında “papirüs cenneti” olarak biliniyor. 19. yüzyılın sonlarından bu yana bölgede, aralarında kayıp edebi eserlerin de bulunduğu yaklaşık 500.000’den fazla papirüs parçası gün yüzüne çıkarıldı. Bu yeni keşifle birlikte bölgenin önemi bir kez daha tescillenmiş oldu.
bilim ve teknoloji
Mısır’da 10 bin yıllık “açık hava” arkeolojik alan keşfedildi
Mısır’da 10 bin yıllık “açık hava” arkeolojik alan keşfedildi
Yayın: 15 Şubat 2026 | 12:00

Mısır’ın Sina Yarımadası’nda, doğal bir kaya sığınağı ve tavanındaki zengin kaya resimleri ile kitabelerden oluşan, yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve 10 bin yıllık geçmişe işaret eden yeni bir arkeolojik alan bulundu. Keşif; hayvan figürleri, av sahneleri, Nabataean dili ve Arapça yazıtlar ile tarih öncesinden İslam dönemine kadar uzanan katmanlar içeriyor.
Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güney Sina bölgesindeki Umm Irak Platosu yakınlarında daha önce kayıt dışı olan yaklaşık 100 metre uzunluğunda bir kaya sığınağı tespit edildi. Sığınak; tavanındaki kırmızı ve gri pigmentli hayvan figürleri, geometrik semboller, avcılık ve günlük yaşam sahneleri ile dikkat çekiyor.

Bakanlık, bazı çizimlerin ve kazıma yazıtların 10 bin yıl öncesine kadar uzandığını; diğer katmanların ise MÖ 5.500 ile İslam dönemine kadar tarihlediğini bildirdi. Ayrıca alanda taş aletler, ocak izleri ve hayvan kalıntıları gibi günlük yaşamı gösteren materyaller bulunduğu
Uzun kronolojik süreye yayılan bu görsel ve yazılı katmanlar, bölgenin binlerce yıl boyunca hem yerleşim hem de kültürel etkileşim merkezi olduğunu, insan topluluklarının sanat, ekonomiler ve göç yolları açısından nasıl değiştiğini göstermesi bakımından “açık hava doğal müzesi” niteliği taşıyor. Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy’nin açıklamasında keşfin Sina’nın kültürel haritasına önemli bir katkı olduğu vurgulandı.
Koruma ve erişim planı
Bakanlık, alanın korunması için bir envanter çalışması başlattığını, buluntu ve çizimlerin belgelenmesi, yüzey analizleri ve gerekli konservasyon tedbirlerinin öncelikli olduğunu duyurdu. Bölgenin hassasiyeti nedeniyle ziyarete açılma veya turizme entegrasyon kararları uzman görüşleri ve yerel toplulukların katılımıyla belirlenecek.
bilim ve teknoloji
Mars’tan gelen 4,5 milyar yıllık gök taşında su izi
Mars’tan gelen 4,5 milyar yıllık gök taşında su izi
Tarih.Saat: 08.02.2026 · 17:18

Danimarka Teknik Üniversitesi araştırmacıları, Mars kökenli olduğu bilinen “Black Beauty” (NWA 7034) kodlu gök taşını X-ray CT ve Nötron CT gibi temassız ileri görüntüleme yöntemleriyle tarayarak, taşın içinde gömülü yüksek oranda hidrojen ve su bileşenleri tespit etti. Bilim insanları, küçük mineral bölgelerinin (numunenin yalnızca %0,4’ü) taşın içindeki toplam su miktarının yaklaşık %11’ini barındırdığını belirtti; bu da Mars’ın erken dönemlerinde sıvı suyun daha yaygın olduğuna işaret ediyor.
ne bulundu, nasıl tespit edildi?
Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Estrid Naver liderliğindeki ekip, Black Beauty (NWA 7034) adlı, Dünya’ya ulaşmış en su-zengini Mars örneklerinden biri olarak bilinen meteoriti zarar vermeden taradı. Araştırmacılar, taşın içinde “H-Fe-ox” (hidrojen bakımından zengin demir oksihidroksit) adı verilen küçük kaya parçacıkları tespit etti; bu parçacıkların taşın toplam su içeriğinde beklenenden çok daha büyük bir payı olduğu hesaplandı.
Bu temassız X-ray CT ve Nötron CT yöntemleri, özellikle korunmuş veya sınırlı numuneler üzerinde ayrıntılı iç yapı analizi yapmaya olanak tanıyor — araştırmacılar, gelecekte Mars’tan Dünya’ya getirilecek örnekler için aynı yöntemin kullanılmasını öneriyor.
NWA 7034 (Black Beauty)
NWA 7034, 2011’de Sahra bölgesinde bulunmuş ve bilim çevrelerinde “Black Beauty” takma adıyla anılan bir Mart kökenli breş (breccia) örneği. Bu örnek, Mars kaynaklı olmasının yanı sıra içerdiği su bileşikleri bakımından önceki Mars meteoriti örneklerinden ayrılıyor; parçalarının yaşları 4,4–4,5 milyar yıl civarına kadar çıkabiliyor ve meteoritin bileşimi Mars kabuğuna dair önemli ipuçları veriyor.
Bilime katkısı ve çıkarımlar
-
Daha geniş su varlığı kanıtı: Araştırmanın en çarpıcı sonucu, küçük hacimli ancak su-zengini minerallerin taşın toplam su içeriğinde büyük paya sahip olması. Bu, Mars yüzeyinde veya kabuğunda geçmişte sıvı suyun daha yaygın olduğu tezini güçlendiriyor.
-
Numune koruma önemi: Temassız tomografi teknikleri, özellikle Dünya’ya yeni getirilecek kıymetli Mars numunelerinin hasar görmeden analiz edilmesi için kritik araçlar sunuyor. Araştırmacılar, uzay ajanslarının ileride yapacağı numune dönüş projelerinde bu yaklaşımları kullanmayı hedefliyor.
-
Bilimsel ve kamuoyu açısından ne anlama geliyor?
Bu tür bulgular, Mars’ın jeolojik geçmişine ve olası (geçmiş) habitata dair modellerin güncellenmesine neden olabilir. Eğer Mars’ın erken dönemlerinde daha geniş alanlarda sıvı su bulunmuşsa, bunun yaşamın ortaya çıkması için elverişli koşullar yaratıp yaratmadığı sorusu daha da önem kazanır. Ancak mevcut sonuçlar tek başına yaşam kanıtı sağlamıyor; daha çok gezegenin 4,5 milyar yıl önceki hidrolojik ve jeokimyasal tarihine ışık tutuyor.
Bilmeniz gerekenler
-
Meteoritin yaşı: NWA 7034’ün bileşenleri 4,4–4,5 milyar yıl yaşında parçalar içeriyor.
-
Tespit yöntemleri: X-ray CT ve Nötron CT ile numuneye zarar vermeden iç yapı ve mineral faz dağılımı incelendi.
-
Bulguların önemi: Numunenin küçük bir kısmında yoğun su bileşenleri bulunması, Mars’ın bir dönem sıvı su içeren geniş alanlara sahip olabileceğinin güçlü bir işareti.
-
Gündem2 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem6 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem2 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem3 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem6 gün önce -
Gündem6 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem6 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
