Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

bilim ve teknoloji

NASA’dan uzayda ilk tıbbi tahliye

Yayımlandı

üzerinde

NASA’dan uzayda ilk tıbbi tahliye

Tarih.Saat: 15.01.2026 — 11:46

NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan bir astronotun Dünya’da ileri tetkik ve tedavi gerektiren bir sağlık sorunu yaşaması üzerine, kurum tarihinin ilk “tıbbi tahliye” kararını uyguladı. Crew-11 ekibini taşıyan SpaceX kapsülü beklenenden önce Dünya’ya döndü; iniş Büyük Okyanus açıklarında San Diego yakınlarında planlandı.

NASA yetkilileri, istasyonda görevli bir astronotun 7 Ocak’ta başlayan sağlık sorunu nedeniyle daha kapsamlı muayene ve tetkik amacıyla yer ortamına getirilmesinin gerektiğini açıkladı. Sağlık durumu gizlilik gerekçesiyle açıklanmayan astronotun “stabıl ve iyi bakıldığı” bildirildi.

Kararın ardından Crew-11 ekibini taşıyan SpaceX Dragon kapsülü planlanandan bir ay önce istasyondan ayrıldı. Kapsülde NASA’dan Zena Cardman ve Mike Fincke, Japonya’dan Kimiya Yui ile Rusya’dan Oleg Platonov yer alıyordu; mürettebatın erken dönüşü, istasyon görev gücünü geçici olarak azaltıyor.

NASA, tahliyeyi “önlem amaçlı, acil olmayan” bir karar olarak tanımladı ve iniş ile kurtarma prosedürlerinin standart uygulamalar çerçevesinde yürütüleceğini belirtti. Ekip, planlandığı gibi San Diego açıklarında Büyük Okyanus’a iniş yapacak; iniş sonrası astronotlar sağlık kontrolü için uzman ekiplerce karşılanacak.

Kurum yetkilileri, istasyonun operasyon planlarında geçici değişikliklere gidileceğini, planlanan uzay yürüyüşlerinin (EVA) yeni ekip gelene kadar erteleneceğini söyledi. NASA, tıbbi tahliye gibi durumların teoriye göre her birkaç yılda bir öngörüldüğünü fakat kurum tarihinde ilk kez uygulandığını vurguladı.

  • Ne oldu? ISS’te bir astronotun Dünya’da ileri tetkik gerektiren durumu nedeniyle Crew-11 erken döndü.

  • Kim döndü? Zena Cardman, Mike Fincke (ABD); Kimiya Yui (Japonya); Oleg Platonov (Rusya).

  • Nerede inecek? San Diego açıkları — Büyük Okyanus.

  • Durum ciddiyeti: Yetkililer “acil ölümcül durum yok” vurgusu yaptı; kapsamlı yer tetkikleri için iniş sonrası süreç işletilecek.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bilim ve teknoloji

1600 Yıllık Mumyanın Karnından Homeros’un ‘İlyada’sı Çıktı!

Yayımlandı

üzerinde

1600 Yıllık Mumyanın Karnından Homeros’un ‘İlyada’sı Çıktı!

TARİH: 26 Nisan 2026,  23:50

Arkeoloji dünyası, Mısır’da bir ilke tanıklık ediyor. Bilim insanları, 1600 yıllık bir mumyanın karın boşluğuna yerleştirilmiş bir papirüs parçasının, tarihin en ünlü destanı olan Homeros’un “İlyada”sına ait olduğunu tespit etti.

Mısır’ın Minya vilayetinde yer alan ve antik çağlarda önemli bir Greko-Romen merkezi olan Oxyrhynchus (günümüzde El-Bahnasa) bölgesinde kazı yapan arkeologlar, mumyalama ritüellerine dair bilinenleri kökünden değiştirecek bir keşfe imza attı.

Barselona Üniversitesi Antik Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü (IPOA) tarafından yürütülen kazılarda, 22. sektördeki 65 numaralı mezarda (Tomb 65) bulunan bir erkek mumyasının karnına, mumyalama işlemi sırasında bilinçli olarak bir papirüs yerleştirildiği ortaya çıktı. Kasım-Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen kazı sezonunda bulunan papirüs üzerindeki yazıtlar, uzmanları hayrete düşürdü.

Büyü yerine edebiyat: Bir ilk gerçekleşti

Yapılan filolojik analizler sonucunda, Yunanca yazılan papirüsün, Homeros’un Truva Savaşı’nı anlattığı meşhur İlyada Destanı’nın 2. Kitabı’na ait olduğu belirlendi. Özellikle, Akha ordusunun Truva’ya gitmek üzere toplanan gemilerinin listelendiği meşhur “Gemiler Kataloğu” bölümünü içeren bu metin, bir mumyanın içinden çıkan ilk edebi metin olarak tarihe geçti.

Daha önceki kazılarda da mumyaların göğüs veya karın boşluğuna yerleştirilmiş Yunanca papirüsler bulunmuştu ancak bunların tamamı büyü veya defin ritüelleri ile ilgili dini metinlerdi. Barselona Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ignasi-Xavier Adiego, keşfin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bu, bir Yunan papirüsünü mumyalama sürecinde bulduğumuz ilk sefer değil. Ancak şimdiye kadar içerikleri her zaman büyüseldi. Asıl yenilik, cenaze bağlamında edebi bir papirüs bulmak.”

Defineciler yağmalamıştı ama papirüsü kaçırmışlar

Alandaki diğer bulgular da oldukça dikkat çekici. Aynı mezarda, ölen kişilerin öbür dünyada tanrılarla konuşabilmesi için dillerinin üzerine yerleştirilmiş üç adet altın dil ve bir adet bakır dil bulundu. Mezarın geçmişte defineciler tarafından yağmalandığı tespit edilse de, hırsızların gözünden kaçan bu nadide papirüs ve değerli objeler günümüze ulaşmayı başardı.

Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, mezarda ayrıca geometrik motiflerle süslü rengarenk keten sargılar ve çok renkli ahşap lahitlerin de belgelendiği ifade edildi.

Antik dünyanın çöplüğü: Oxyrhynchus

Keşfin yapıldığı Oxyrhynchus antik kenti, arkeoloji dünyasında “papirüs cenneti” olarak biliniyor. 19. yüzyılın sonlarından bu yana bölgede, aralarında kayıp edebi eserlerin de bulunduğu yaklaşık 500.000’den fazla papirüs parçası gün yüzüne çıkarıldı. Bu yeni keşifle birlikte bölgenin önemi bir kez daha tescillenmiş oldu.

Okumaya Devam Et

bilim ve teknoloji

Mısır’da 10 bin yıllık “açık hava” arkeolojik alan keşfedildi

Yayımlandı

üzerinde

Mısır’da 10 bin yıllık “açık hava” arkeolojik alan keşfedildi

Yayın: 15 Şubat 2026 | 12:00

Mısır’ın Sina Yarımadası’nda, doğal bir kaya sığınağı ve tavanındaki zengin kaya resimleri ile kitabelerden oluşan, yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve 10 bin yıllık geçmişe işaret eden yeni bir arkeolojik alan bulundu. Keşif; hayvan figürleri, av sahneleri, Nabataean dili ve Arapça yazıtlar ile tarih öncesinden İslam dönemine kadar uzanan katmanlar içeriyor.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güney Sina bölgesindeki Umm Irak Platosu yakınlarında daha önce kayıt dışı olan yaklaşık 100 metre uzunluğunda bir kaya sığınağı tespit edildi. Sığınak; tavanındaki kırmızı ve gri pigmentli hayvan figürleri, geometrik semboller, avcılık ve günlük yaşam sahneleri ile dikkat çekiyor.

Bakanlık, bazı çizimlerin ve kazıma yazıtların 10 bin yıl öncesine kadar uzandığını; diğer katmanların ise MÖ 5.500 ile İslam dönemine kadar tarihlediğini bildirdi. Ayrıca alanda taş aletler, ocak izleri ve hayvan kalıntıları gibi günlük yaşamı gösteren materyaller bulunduğu

Uzun kronolojik süreye yayılan bu görsel ve yazılı katmanlar, bölgenin binlerce yıl boyunca hem yerleşim hem de kültürel etkileşim merkezi olduğunu, insan topluluklarının sanat, ekonomiler ve göç yolları açısından nasıl değiştiğini göstermesi bakımından “açık hava doğal müzesi” niteliği taşıyor. Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy’nin açıklamasında keşfin Sina’nın kültürel haritasına önemli bir katkı olduğu vurgulandı.

Koruma ve erişim planı

Bakanlık, alanın korunması için bir envanter çalışması başlattığını, buluntu ve çizimlerin belgelenmesi, yüzey analizleri ve gerekli konservasyon tedbirlerinin öncelikli olduğunu duyurdu. Bölgenin hassasiyeti nedeniyle ziyarete açılma veya turizme entegrasyon kararları uzman görüşleri ve yerel toplulukların katılımıyla belirlenecek.

Okumaya Devam Et

bilim ve teknoloji

Mars’tan gelen 4,5 milyar yıllık gök taşında su izi

Yayımlandı

üzerinde

Mars’tan gelen 4,5 milyar yıllık gök taşında su izi

Tarih.Saat: 08.02.2026 · 17:18

Danimarka Teknik Üniversitesi araştırmacıları, Mars kökenli olduğu bilinen “Black Beauty” (NWA 7034) kodlu gök taşını X-ray CT ve Nötron CT gibi temassız ileri görüntüleme yöntemleriyle tarayarak, taşın içinde gömülü yüksek oranda hidrojen ve su bileşenleri tespit etti. Bilim insanları, küçük mineral bölgelerinin (numunenin yalnızca %0,4’ü) taşın içindeki toplam su miktarının yaklaşık %11’ini barındırdığını belirtti; bu da Mars’ın erken dönemlerinde sıvı suyun daha yaygın olduğuna işaret ediyor.

ne bulundu, nasıl tespit edildi?

Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Estrid Naver liderliğindeki ekip, Black Beauty (NWA 7034) adlı, Dünya’ya ulaşmış en su-zengini Mars örneklerinden biri olarak bilinen meteoriti zarar vermeden taradı. Araştırmacılar, taşın içinde “H-Fe-ox” (hidrojen bakımından zengin demir oksihidroksit) adı verilen küçük kaya parçacıkları tespit etti; bu parçacıkların taşın toplam su içeriğinde beklenenden çok daha büyük bir payı olduğu hesaplandı.

Bu temassız X-ray CT ve Nötron CT yöntemleri, özellikle korunmuş veya sınırlı numuneler üzerinde ayrıntılı iç yapı analizi yapmaya olanak tanıyor — araştırmacılar, gelecekte Mars’tan Dünya’ya getirilecek örnekler için aynı yöntemin kullanılmasını öneriyor.

NWA 7034 (Black Beauty)

NWA 7034, 2011’de Sahra bölgesinde bulunmuş ve bilim çevrelerinde “Black Beauty” takma adıyla anılan bir Mart kökenli breş (breccia) örneği. Bu örnek, Mars kaynaklı olmasının yanı sıra içerdiği su bileşikleri bakımından önceki Mars meteoriti örneklerinden ayrılıyor; parçalarının yaşları 4,4–4,5 milyar yıl civarına kadar çıkabiliyor ve meteoritin bileşimi Mars kabuğuna dair önemli ipuçları veriyor.

Bilime katkısı ve çıkarımlar

  • Daha geniş su varlığı kanıtı: Araştırmanın en çarpıcı sonucu, küçük hacimli ancak su-zengini minerallerin taşın toplam su içeriğinde büyük paya sahip olması. Bu, Mars yüzeyinde veya kabuğunda geçmişte sıvı suyun daha yaygın olduğu tezini güçlendiriyor.

  • Numune koruma önemi: Temassız tomografi teknikleri, özellikle Dünya’ya yeni getirilecek kıymetli Mars numunelerinin hasar görmeden analiz edilmesi için kritik araçlar sunuyor. Araştırmacılar, uzay ajanslarının ileride yapacağı numune dönüş projelerinde bu yaklaşımları kullanmayı hedefliyor.

  • Bilimsel ve kamuoyu açısından ne anlama geliyor?

Bu tür bulgular, Mars’ın jeolojik geçmişine ve olası (geçmiş) habitata dair modellerin güncellenmesine neden olabilir. Eğer Mars’ın erken dönemlerinde daha geniş alanlarda sıvı su bulunmuşsa, bunun yaşamın ortaya çıkması için elverişli koşullar yaratıp yaratmadığı sorusu daha da önem kazanır. Ancak mevcut sonuçlar tek başına yaşam kanıtı sağlamıyor; daha çok gezegenin 4,5 milyar yıl önceki hidrolojik ve jeokimyasal tarihine ışık tutuyor.

Bilmeniz gerekenler

  • Meteoritin yaşı: NWA 7034’ün bileşenleri 4,4–4,5 milyar yıl yaşında parçalar içeriyor.

  • Tespit yöntemleri: X-ray CT ve Nötron CT ile numuneye zarar vermeden iç yapı ve mineral faz dağılımı incelendi.

  • Bulguların önemi: Numunenin küçük bir kısmında yoğun su bileşenleri bulunması, Mars’ın bir dönem sıvı su içeren geniş alanlara sahip olabileceğinin güçlü bir işareti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar