Teknoloji
“Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi ay tutulmasıyla bağlantılı”: Ölüm günü belirlenebilir

Uzay ajansının astronomik modelleri, bir ay tutulmasının MS 3 Nisan 33 Cuma günü Kudüs üzerinde ayı kırmızıya çevirdiğini gösteriyor ki bu tarih pek çok bilim insanının Hz. İsa’nın ölümüyle ilişkilendirdiği bir tarih.
İsa’nın çarmıhta asılı olduğu sırada gerçeküstü gökyüzünü anlatan bir İncil ayeti olan Matta 27.45’in bir çevirisinde, “Öğleden öğleden sonra üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü” yazıyor.
ANTİK TUTULMAYI TESPİT ETTİ
New York Post’un haberine göre ilk olarak Oxford Üniversitesi araştırmacıları Colin Humphreys ve W. Graeme Waddington tarafından ortaya atılan tutulma teorisi şimdi TikTok’ta alevleniyor.
“Hıristiyan metinleri İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra ayın kana dönüştüğünden bahseder. Muhtemelen ayın kırmızımsı bir renk aldığı bir ay tutulmasına atıfta bulunuyor” diyen NASA, gökyüzü izleme teknolojilerinin gün batımından kısa bir süre sonra Kudüs’te görülebilen antik tutulmayı tespit ettiğini de sözlerine ekledi.
İnananlar için bu, İncil’deki kehanet pasajlarının çarpıcı bir yankısı: “Rab’bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce güneş karanlığa, ay kana dönüşecek.”
Bazı akademisyenler bu ayetlerin ikinci gelişi öngördüğünü iddia ederken, Humphreys ve Waddington gibi diğerleri de bu ayetlerin İsa’nın öldüğü gün yaşanan ürkütücü olayları anlattığına inanıyor.
“İNCİL’DEKİYLE UYUMLU”
Araştırmaları, İncil’in kanonunun dışındaki eski Hıristiyan metinlerinden bir başka tüyler ürpertici ayete işaret ediyor.
Yeni Ahit apokrifinin bir parçası olan Pilatus’un Raporu’ndan bir pasaj: “Çarmıha gerildiğinde güneş karardı; yıldızlar göründü ve tüm dünyada insanlar altıncı saatten akşama kadar kandiller yaktı; ay kan gibi göründü” diyor.
Humphreys ve Waddington bunun, ay tutulmasının eski kutsal kitaplarda görülen ve kaydedilen ay tutulmasının ta kendisi olduğu fikrini desteklediğini söylüyor.
Petrus’un “güneş karanlığa dönüşecek” sözünün doğrudan Matta 27.45’e atıfta bulunduğunu ve İncillerde bildirilen üç saatlik kesintiyle uyumlu olduğunu savunuyorlar. NASA’nın verilerinin parçaları bir araya getirmeye yardımcı olduğunu söylüyorlar.
Elçilerin İşleri 2.20’nin bir çevirisi şöyle: “Rab’bin büyük ve görkemli günü gelmeden önce güneş karanlığa, ay kana dönüşecek.”
Çarmıha gerilişten 50 gün sonra Havari Petrus tarafından söylenen bu pasaj, Joel 2.28-31’in uyardığı gibi, Eski Ahit’ten bir başka ateş ve kükürt tahminini anlatıyor.
İKİ KERE DÜŞÜNDÜRÜYOR
İncil ve bilim her zaman aynıgörüşte olmasa da, bu nadir örtüşme inananların ve şüphecilerin iki kere düşünmesine neden oluyor. Özellikle de Hıristiyanların İsa’nın çarmıha gerilişini andıkları Kutsal Cuma gününde.
Kutsal Cuma her zaman Paskalya Pazarından iki gün öncesine denk geliyor ve bu gün baharın ilk gününden sonraki ilk dolunaya göre belirleniyor. Bu sistem İsa’nın çarmıha gerildiğine inanılan Yahudi bayramı olan Hamursuz Bayramı ile aynı hizaya gelmeyi amaçlamaktadır.
İncillere göre İsa, Fısıh Bayramı’ndan sonraki pazar günü dirilmiştir ve ilk Hıristiyanlar Paskalya’nın her zaman aynı şekilde olmasını sağlayarak bayramı sadece İncil’e değil, ayın kendisine de bağlamışlardır.
Bu yıl, NASA’nın göksel bir dürtüsü bazılarını meraklandırdı: Kudüs’ün üzerindeki gökyüzü başından beri hikayeyi anlatıyor muydu?
Teknoloji
TikTok Sansür İddiaları ile Sallantıda: UpScrolled Yükselişe Geçti
TikTok Sansür İddiaları ile Sallantıda: UpScrolled Yükselişe Geçti
Tarih: 1 Şubat 2026. 00:01

Popüler kısa video platformu TikTok, son dönemde siyasi içeriklere yönelik sansür ve manipülasyon iddialarıyla gündemde. Özellikle Filistin-İsrail çatışmasına dair içeriklerde tarafsızlığını koruyamadığı öne sürülen platform, kullanıcılarını hızla kaybediyor. Bu boşluğu doldurmak için Filistin kökenli bir geliştirici tarafından hayata geçirilen UpScrolled adlı yeni uygulama ise büyük ilgi görerek Apple App Store’da TikTok’un önüne geçti ve bir numaraya yerleşti.
TikTok’ta Sansür Fırtınası
TikTok, uzun süredir özellikle İsrail-Filistin çatışması başta olmak üzere siyasi içerikler konusunda eleştirilerin odağındaydı. Çok sayıda kullanıcı ve içerik üreticisi, platformun Filistin yanlısı ve İsrail karşıtı paylaşımların görüntülenme oranlarını kasıtlı olarak düşürdüğünü iddia ediyor.
· Oracle Faktörü: TikTok’un ABD’deki operasyonlarını satın alan Oracle şirketinin İsrail yanlısı bir tutum sergilediği biliniyor. Bu durum, sansür iddialarını güçlendiren önemli bir faktör olarak görülüyor.
· Siyasi İçerik Engeli: Platform, yalnızca Orta Doğu’ya yönelik içeriklerle sınırlı kalmadı. TikTok, ABD’nin Minnesota eyaletinde düzenlenen gösterilerde, dönemin Başkanı Donald Trump’ı eleştiren içerikleri engellemekle de suçlandı.
Bu iddialar, platformun “tarafsız bir içerik evreni” vaadini sorgulatırken, birçok kullanıcının gözünü alternatif arayışlara çevirmesine neden oldu.
UpScrolled’ın Yıldızı Parlıyor
TikTok’taki güven erozyonu, yeni bir rakibin hızla yükselmesine zemin hazırladı. Filistin kökenli Avustralyalı yazılım geliştirici Issam Hijazi tarafından kurulan UpScrolled, “özgür ve sansürsüz paylaşım” sloganıyla kullanıcıların karşısına çıktı.
Uygulama, TikTok’un aksine siyasi ve toplumsal içeriklere müdahale etmeyeceğini taahhüt ediyor. Kullanıcı algoritmalarının şeffaflığına vurgu yapan UpScrolled, kısa sürede özellikle TikTok’tan memnun olmayan kitlenin ilgisini çekmeyi başardı.
Bu ilgi, somut bir başarıya dönüştü. UpScrolled, Apple’ın App Store listelerinde TikTok’u geride bırakarak “En Çok İndirilenler” kategorisinde bir numaraya oturdu. Bu ani yükseliş, sosyal medya kullanıcılarının içerik moderasyonu konusundaki hassasiyetlerini ve alternatif arayışlarının ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdi.
Sosyal Medyanın Geleceği ve Kullanıcı Tercihleri
UpScrolled’ın bu ani başarısı, sosyal medya ekosistemi için önemli soruları da beraberinde getiriyor. Kullanıcılar artık yalnızca eğlence odaklı içerikler değil, aynı zamanda özgürce fikirlerini paylaşabilecekleri ve tartışabilecekleri platformlar arıyor.
· Güven ve Şeffaflık: UpScrolled gibi platformlar, büyük teknoloji şirketlerinin içerik politikalarına duyulan güvensizliği fırsata çeviriyor.
· Pazarın Parçalanması: Bu gelişmeler, tek bir dominant platformun hükmettiği sosyal medya düzeninden, niş ve ilkelere sahip alternatif platformlara doğru bir kayışın habercisi olabilir.
TikTok’un bu krizi nasıl yöneteceği ve kullanıcı güvenini yeniden kazanıp kazanamayacağı merak konusu. Ancak şu an için rakamlar, birçok kullanıcının “terk et” tuşuna bastığını ve yeni oluşumlara şans verdiğini gösteriyor.
bilim ve teknoloji
Bilim dünyasını sarsan iddia: Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün olabilir!
Bilim dünyasını sarsan iddia: Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün olabilir!
27 Ocak 2026 Saat: 02:00

Gizemli “kozmik sicimler”, geçmişe yolculuğun anahtarı mı? Fizikçiler, evrenin doğuşundan kalan bu izlerin sırrını çözmeye çalışıyor.
Zamanda yolculuk, yıllardır bilim kurgunun en popüler konularından biri. Peki, bu hayal gerçeğe dönüşebilir mi? Son dönemde fizikçiler, evrenin doğuşundan kalan ve “kozmik sicim” adı verilen gizemli yapıların, teorik olarak zaman yolculuğunu mümkün kılabileceğini tartışıyor. Bu iddia, bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken, gözler gökyüzüne çevrildi.
Kozmik Sicim Nedir?
Kozmik sicimler, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı sıcak ve yüksek enerjili halinden bugünkü daha düşük enerjili yapıya geçerken, uzay-zaman dokusunda oluştuğu düşünülen kalıntılar. Bilim insanları, bu yapıları hızla genişleyen deride oluşan çatlaklara ya da donan buzun içindeki kırıklara benzetiyor. Proton kadar ince, inanılmaz derecede yoğun ve ışık yılları boyunca uzanabilen bu yapılar, evrenin en büyük gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Zamanda Yolculuk Nasıl Mümkün Olabilir?
Teorik fizikçilere göre, iki paralel ve sonsuz uzunluktaki kozmik sicim birbirinin yanından geçerse, uzay-zamanı bükerek “kapalı zaman benzeri eğriler” oluşturabilir. Bu eğriler, teoride bir kişinin uzayda belirli bir yolu izleyerek, yola çıktığı andan daha erken bir zamana geri dönmesini sağlayabilir. Bu fikir ilk olarak 1991’de Princeton Üniversitesi’nden fizikçi J. Richard Gott tarafından ortaya atıldı. En çarpıcı nokta ise, bu tür zaman döngülerinin Einstein’ın genel görelilik denklemlerinin kabul ettiği matematiksel çözümler arasında yer alması. Yani mesele sadece bilim kurgudan ibaret değil; en azından teorik olarak fizik yasalarına aykırı değil.
Pratikteki Engeller Neler?
Tufts Üniversitesi’nden fizikçi Prof. Ken Olum, heyecanı fazla abartmamak gerektiği konusunda uyarıyor. Böyle bir senaryonun çalışması için ışık hızına yakın hareket etmek gerekiyor ki, bu bugünkü teknolojiyle neredeyse imkansız. Ayrıca, Gott’un modelinde sicimlerin “sonsuz uzunlukta” olması şartı pratikte büyük bir çıkmaz yaratıyor. “Kimse sonsuz uzunlukta bir şey inşa edemez” diyen Olum, bu yüzden modelin birebir uygulanabilir olmadığı görüşünde.
Kozmik Sicimler Gerçekten Var Mı?
Tüm bu tartışmaların kilit noktası, kozmik sicimlerin henüz doğrudan gözlemlenmemiş olması. Ancak bilim dünyası umutlu. Kuzey Amerika Nanohertz Yerçekimi Dalgaları Gözlemevi (NANOGrav), milisaniyelik pulsar adı verilen yıldızların sinyallerindeki küçük sapmaları inceleyerek uzay-zamandaki titreşimleri ölçüyor. 2020’de tespit edilen bir sinyal, kara delik kaynaklı yerçekimi dalgalarına benzemediği için dikkat çekmişti. Olum’a göre bu sinyal, “kozmik süpersicimler” ile uyumlu olabilir. Eğer gelecekte NANOGrav ya da 2034’te fırlatılması planlanan uzay tabanlı gözlemevi LISA, kozmik sicimlerin varlığını doğrularsa, bu keşfin etkisi devrimsel olabilir.
Bilim İnsanları Ne Diyor?
Cornell Üniversitesi’nden emekli fizik profesörü Henry Tye, kozmik sicimlere diğer zaman yolculuğu fikirlerine (örneğin solucan delikleri) kıyasla daha sıcak bakıyor. “Zaman yolculuğu olası görünmüyor, ama tamamen imkânsız da demem” diyen Tye, geçmişe yolculuğun teorik olarak hala tamamen dışlanmadığını söylüyor.
Sonuç
Zamanda yolculuk henüz gerçek değil, ancak kozmik sicimler gibi evrenin en eski kalıntıları, bu hayali teorik fizik düzleminde mümkün kılıyor. Bilim insanları, gözlemevleriyle evreni tarayarak bu gizemli yapıları arıyor. Eğer bir gün kozmik sicimler keşfedilirse, sadece zaman yolculuğu değil, evrenin doğuşuna dair tüm bildiklerimiz de değişebilir.
Teknoloji
Dünya’nın Mevsim Düzeni Sanıldığı Gibi Değil: Yan Yana Bölgeler Bile Farklı Ritimlerle Yaşıyor
Dünya’nın Mevsim Düzeni Sanıldığı Gibi Değil: Yan Yana Bölgeler Bile Farklı Ritimlerle Yaşıyor
Bilim insanları, doğanın takviminin dört mevsim şablonuna sığmayacak kadar karmaşık olduğunu 20 yıllık uydu verileriyle kanıtladı.
🌍 Haber Tarihi: 22 Aralık 2025 – 21:30 | ⏱️ Okuma Süresi: 4 dk

Son yapılan çığır açıcı bir araştırma, Dünya’nın mevsimsel döngülerinin okulda öğretildiği gibi düzenli ve senkronize olmadığını ortaya koydu. California Üniversitesi Berkeley ekibi tarafından 20 yıllık uydu verileri kullanılarak hazırlanan yeni küresel harita, ilkbahar-yaz-sonbahar-kış döngüsünün birçok bölgede, hatta yan yana alanlar arasında bile aynı anda yaşanmadığını gösteriyor.
Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı ve basit mevsim şablonlarına dayalı iklim modellerinin, tarım planlamasının ve ekolojik tahminlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Doğanın Karmaşık Takvimi: Yan Yana, Ama Farklı Ritimde
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, coğrafi olarak çok yakın bölgelerin bile “farklı doğa saat dilimlerinde” yaşayabilmesi. Yani aynı enlemde, benzer rakımda veya aynı yarımkürede olmak, mevsimsel değişimlerin senkron ilerleyeceği anlamına gelmiyor.
Çarpıcı bir örnek: ABD’deki Phoenix ve Tucson
· Mesafe: Sadece 160 kilometre civarı.
· Fark: Tucson, yaz musonunun etkisiyle yağışı yaz aylarında daha belirgin yaşarken, Phoenix’in yağış dağılımı farklı bir takvim izleyebiliyor.
· Etki: Bu fark, sadece hava durumunu değil; bitkilerin canlanma zamanını, polen dönemlerini ve böceklerden kuşlara kadar birçok türün davranışını zincirleme şekilde etkiliyor.
Biyoçeşitlilik Sıcak Noktaları ile Çakışıyor
Harita, bu “uyumsuz mevsim” bölgelerinin önemli bir kısmının, dünyanın biyoçeşitlilik açısından en zengin ve en hassas bölgeleri olan “biyoçeşitlilik sıcak noktaları” ile çakıştığını ortaya koydu. Bu bir tesadüf değil.
Araştırmacılara göre, kaynakların (yağış, yeşerme, çiçeklenme) yakın mesafelerde farklı zamanlarda ortaya çıkması, türlerin beslenme ve üreme düzenini değiştirerek uzun vadede ekosistemleri şekillendiriyor, evrimi etkileyebiliyor.

Akdeniz İklim Kuşağında İki Aylık Gecikme
Çalışma, dünyanın Akdeniz iklimi görülen beş ana bölgesinde (Kaliforniya, Şili, Güney Afrika, Güney Avustralya ve Akdeniz Havzası) şaşırtıcı bir desen tespit etti.
Bu bölgelerdeki ormanların büyüme döngülerinin zirvesi, diğer birçok ekosisteme göre yaklaşık 2 ay gecikmeli gerçekleşiyor. “Ilıman ve yağışlı kış, sıcak ve kurak yaz” kalıbı, burada doğanın takvimini farklı ayarlıyor.
Tarım ve Ekonomiye Doğrudan Etkileri
Araştırma, bu düzensizliğin sadece doğal yaşamı değil, insan ekonomisini de etkilediğini gösteriyor.
Kolombiya’daki kahve bölgelerinde, dağların iki yakasında, bir günlük yol mesafesindeki çiftlikler arasında hasat ve çiçeklenme döngüleri aylarca sapma gösterebiliyor. Bu durum, tarımsal planlamayı ve üretimi doğrudan etkiliyor.
İklim Modelleri ve Gelecek Uyarısı
Araştırmacılar, bu bulguların mevcut iklim modelleri ve öngörüler için önemli bir uyarı taşıdığını vurguluyor. Bugün birçok ekolojik tahmin, tarım planlaması ve hastalık modelleri, “genel mevsim şablonları” üzerinden ilerliyor.
Oysa yan yana bölgeler farklı doğa takvimleriyle çalışıyorsa, iklim krizinin etkilerini (kuraklık, zararlı türlerin yayılımı, orman yangınları) anlamak ve öngörmek için çok daha ince detaylı ve yerel verilere dayalı modellemeler şart.
Araştırmanın Önemli Çıkarımları
· Mevsim, tek bir takvim değil: Coğrafya, bitki örtüsü ve yerel iklim dinamiklerinin birlikte yazdığı karmaşık bir program.
· Biyoçeşitlilikle bağlantı: Mevsimsel uyumsuzluk, biyolojik çeşitliliğin oluşumunda ve sürdürülmesinde kilit bir rol oynuyor olabilir.
· Tarım ve ekonomi etkilenir: Çiçeklenme ve hasat zamanlarındaki yerel farklılıklar, gıda üretimini ve güvenliğini doğrudan etkileyebilir.
-
Gündem4 gün önceKomşusunu 6 Parçaya Bölüp Dere Yatağına Attı
-
Gündem1 gün önceEmekli polis dehşet saçtı: Eşini ve MHP Karapürçek İlçe Başkanı’nı öldürdü
-
Gündem3 gün önceİzmir’de tarımsal kalkınma kooperatiflerine operasyon: 13 gözaltı
-
Gündem5 gün önceBolu’da akran zorbalığı kamerada: “Önce para istediler, sonra parka götürüp dövdüler”
-
Gündem1 hafta önceKayıp Olarak Aranan Kadın Ağaçta Ölü Bulundu
-
Gündem6 gün önceEşinin kaldırım taşıyla darbettiği Nazlı: “Çıkarsa yarım bıraktığı işi tamamlar”
-
Gündem1 hafta önceSenegalli öğrencileri taşıyan minibüs alt yola uçtu: 17 yaralı
-
Gündem5 gün önceDepremde eşi ve 4 çocuğunu kaybeden baba: “Onlar kurtuldu, ben öldüm”
