Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Güney Afrika’da dev timsahın midesinden terlik ve insan kalıntıları çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Güney Afrika’da dev timsahın midesinden terlik ve insan kalıntıları çıktı

Tarih: 07 Mayıs 2026, 10.30

Olayın Gelişimi: Sel Sularında Başlayan Arayış

Güney Afrika’nın Mpumalanga eyaletindeki Komati Nehri’nde, şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketi sırasında kaybolan 59 yaşındaki iş insanı Gabriel Batista’yı arama çalışmaları, polisi şoke eden bir bulguyla sonuçlandı. Bölgede insansız hava araçları (drone) ve helikopterlerle yürütülen haftalık yoğun taramanın ardından ekipler, karnı aşırı derecede şişmiş, hareketsiz bir Nil timsahını fark etti.

Polis Dalgıç Birimi Komutanı Yüzbaşı Johan Potgieter, timsahın drone ve helikopter gürültüsüne rağmen yerinden kıpırdamamasının ve güneşin altında hareketsiz kalmasının, “yakın zamanda beslendiğine dair tipik işaretler” olduğunu belirtti. Bunun üzerine, yaklaşık 4,5 metre uzunluğunda ve 500 kilogram ağırlığındaki dev sürüngenin etkisiz hale getirilmesi için gerekli izinler alındı.

Helikopterli Operasyon ve Nekropsi

Tehlike arz eden operasyonda, Yüzbaşı Potgieter bir helikopterden sarkıtılarak nehir kıyısına indirildi. Ölü timsahın çevresinde canlı timsahlar dolaşırken, cesede bağlanan halatlar sayesinde dev hayvan helikopterle bölgeden havaya kaldırılarak taşındı. Kruger Ulusal Parkı’nda yapılan nekropsi (hayvan otopsisi) sonucunda ise mideden çıkanlar soruşturmanın seyrini değiştirdi.

Timsahın midesinde, Gabriel Batista’ya ait olduğu değerlendirilen parçalanmış insan kalıntılarının (iki kol, kaburga parçaları ve doku kalıntıları) yanı sıra 6 farklı çift terlik ve ayakkabı bulundu. Uzmanlar, insan dokusunun sindirilmesine karşın plastik temelli ayakkabıların midede bozulmadan kalabildiğini vurguladı.

DNA Bekleniyor, Soru İşaretleri Büyüyor

Polis yetkilileri, bulunan insan kalıntılarının resmi olarak Gabriel Batista’ya ait olup olmadığının DNA testi sonuçlarıyla netlik kazanacağını açıkladı. Asıl şok edici detay ise mideden çıkan terlikler ve ayakkabılar oldu. Polis sözcüsü Albay Mavela Masondo, söz konusu 6 çift terliğin hiçbirinin kayıp iş insanı Batista’ya ait olmadığını belirtti. Bu durum, timsahın bölgede daha önce yaşanan başka kayıp vakalarıyla da bağlantılı olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Bölge Halkına Uyarı ve Soruşturmanın Seyri

Olayın ardından yetkililer, timsah popülasyonunun yoğun olduğu Komati Nehri çevresinde yaşayan vatandaşları sel ve taşkın dönemlerinde suya yaklaşmamaları konusunda bir kez daha uyardı. Polis, mideden çıkan bulguların bölgede daha önce kaybolan kişilerle eşleşip eşleşmediğine dair kapsamlı bir soruşturma başlatırken, olay Güney Afrika basınında geniş yankı uyandırdı.

Gündem

Sultangazi’de Çatı Yangını Felakete Dönüştü: Alevler 6 Binaya Sıçradı

Yayımlandı

üzerinde

Sultangazi’de Çatı Yangını Felakete Dönüştü: Alevler 6 Binaya Sıçradı

Tarih: 21 Haziran 2026
Saat: 18.30


İstanbul Sultangazi’de 5 katlı bir apartmanın çatısında başlayan yangın, kısa sürede büyüyerek çevredeki 6 binaya daha sıçradı. Mahalle sakinlerine korku dolu anlar yaşatan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

Yangın Esentepe Mahallesi’nde Panik Yarattı

Sultangazi Esentepe Mahallesi 2377’nci Sokak’ta saat 15.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle 5 katlı bir apartmanın çatısında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, rüzgarın da etkisiyle çevrede bulunan 6 binaya daha sıçradı. Mahalle sakinleri büyük panik yaşarken, yangının kısa sürede tüm sokakta etkili olması endişeye neden oldu.

İtfaiye Seferber Oldu

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, acil sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yoğun müdahalenin ardından alevler kontrol altına alınarak söndürüldü. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, yangında ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı belirlendi.

Binalarda Hasar Oluştu

Alevlerin sıçradığı binalarda maddi hasar meydana gelirken, yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. Mahalle sakinleri, yangının daha büyük felaketlere yol açmadan söndürülmesinin rahatlığını yaşadı.

Görgü Tanığı: “Büyük Bir Tehlike Vardı”

Yangının başladığı binada yaşayan Orhan Erkişi, o anları şöyle anlattı:

“Ben evden çıktığım zaman ilk etapta duman gördüm, aşağıda araçlar vardı, alevler bir anda yükseldi. İtfaiyeyi aradım, hemen geldiler. Büyük bir tehlike vardı, arabalar yanacaktı neredeyse. Ben alt katta oturuyorum. Herhangi bir yaralanma yok çok şükür.”

Ye tkililerden Açıklama BekleniyorYangınla ilgili soruşturma başlatılırken, yetkililerin önümüzdeki saatlerde detaylı bir açıklama yapması bekleniyor. Olay yerinde incelemelerini sürdüren ekipler, yangının çıkış sebebini belirlemek için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Yangın çıkan traktördeki patlama anı kamerada

Yayımlandı

üzerinde

<h1>Yangın çıkan traktördeki patlama anı kamerada

Haberin Tarihi: 21.06.2026
Haberin Saati: 16:00

Hatay’ın Erzin ilçesinde, seyir halindeki bir traktörde çıkan yangın sırasında meydana gelen patlama, cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Olay, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesi’ndeki bir çiftlikte sabah saatlerinde yaşandı. İddiaya göre, tarlada ilerleyen traktörün motor kısmından henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükselmeye başladı. Durumu fark eden sürücü, aracı durdurarak güvenli bir mesafeye çekildi ve hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu.

Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alevlere müdahale etmek için yoğun çaba sarf etti. Ancak yangın büyürken, traktörde beklenmedik bir patlama meydana geldi. Patlamanın şiddetiyle araçtan dumanlar yükselirken, o anlar çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendi.

İtfaiye ekiplerinin yaklaşık yarım saat süren müdahalesinin ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Ancak traktör, patlama ve yangın nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

​ÖZEL DOSYA: YARDIMIN KARANLIK YÜZÜ – 2. BÖLÜM: Paranın İzini Sürmek ve Şeffaflık Duvarı

Yayımlandı

üzerinde

​ÖZEL DOSYA: YARDIMIN KARANLIK YÜZÜ –

2. BÖLÜM: Paranın İzini Sürmek ve Şeffaflık Duvarı

​Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026 | Saat: 17:10

Editör :Fatih Doğan

​Paranın İzini Sürmek: Yardım Endüstrisinde Şeffaflık Duvarı ve Görünmez Kesintiler

​Bağışçının İyi Niyeti, Sistemin Kazancı mı?

​Küresel yardım sektörü, yıllık yüz milyarlarca dolarlık hacmiyle dünyanın en büyük “endüstrilerinden” biri haline geldi. Ancak 1. bölümde ele aldığımız “vicdani sömürü” sadece buzdağının görünen kısmıydı. Bugün, yardım kuruluşlarının mali raporlarının arka planına, yani bağışçıların “doğrudan ihtiyaç sahibine gidiyor” zannettiği o fonların gerçekte nasıl “eridiğine” odaklanıyoruz.

​Yardım, bir hizmet sektörü müdür, yoksa bir dayanışma biçimi mi? Eğer bir hizmet sektörü ise, hizmet bedeli neden “görünmez” kılınıyor?

Operasyonel Giderlerin Gizli Anatomisi

​Bir bağışçı, bir afet bölgesine 1.000 TL bağışladığında, bu paranın tamamının yiyecek, ilaç veya barınma için kullanıldığını düşünür. Oysa finansal gerçekler çok daha farklı bir tablo çiziyor.

​Lojistik ve Bürokrasi “Vergisi”: Bağışın ulaştığı noktaya kadar; nakliye şirketleri, depo kiralama hizmetleri ve yerel aracı kurumlar üzerinden %20 ile %40 arasında değişen “operasyonel komisyonlar” kesilmektedir.

​İdari Giderlerin Şişirilmesi: Uluslararası STK’ların yıllık raporlarında “idari giderler” kalemi genellikle çok masum görünür. Ancak bu kalemin altına; lüks merkez ofis kiraları, yönetim kurulu üyelerinin seyahat masrafları ve geniş bir beyaz yakalı ordusunun maaşları girmektedir.

​Reklam ve Fon Toplama Harcamaları: Bir kuruluş, bağış toplamak için milyonlarca dolarlık dijital reklam kampanyaları yapıyorsa, bu harcama “bağışçı kazanma maliyeti” olarak raporlanır. Yani bağışınız, sizin gibi başka bağışçılar bulmak için harcanmaktadır.

“Şeffaflık Duvarı” Nasıl Örülüyor?

​Yardım kuruluşlarını denetlemek, neden devlet kurumlarını denetlemekten daha zor? Çünkü çoğu STK, “özel kuruluş” statüsünü kullanarak finansal verilerini genel kategoriler altında gizleme hakkına sahip.

​Genelleyici Raporlama: Bir raporda “İnsani Yardım Harcaması: 5 Milyon Dolar” ifadesi, aslında paranın nereye, hangi fiyattan ve kimden alındığını gizleyen bir örtüdür.

Yerel Paydaş Manipülasyonu: Sınır ötesi veya az gelişmiş bölgelerdeki yardımlarda, fonlar yerel bir partner kuruluşa aktarılır. Bu noktadan sonra iz takibi biter. O yerel kurumun parayı nereye harcadığı, çoğu zaman büyük kuruluşlar için bir “sorumluluk alanı” değil, bir “risk transferi” yöntemidir.

Döviz ve Kur Oyunları: Yardım malzemeleri uluslararası piyasalardan satın alınırken, kur farkları ve “satın alma fiyatı üzerindeki şişirmeler” aracılığıyla büyük fonlar, resmi kayıtlarda görünmeden el değiştirebilmektedir.

Veri Analizi – Denetim Boşluğu

​FatihDoğanMedya olarak yaptığımız incelemelerde, büyük ölçekli STK’ların verilerini aşağıda özetledik:

​Neden Sessiz Kalınıyor?

​Sistemin çarkları, bağışçıların “sorgulama” yetisini kaybetmesi üzerine kuruludur. Bir yardım kuruluşunu eleştirmek, toplumsal algıda “yardıma karşı olmak” gibi yorumlanabileceği için çoğu gazeteci bu dosyayı açmaktan çekinir. Biz FatihDoğanMedya olarak, şeffaflığı talep etmenin, yardıma değil, yardımı sömüren sisteme karşı bir duruş olduğunu savunuyoruz.

 

​Sonuç ve 3. Bölüme Bakış

​Paranın izini sürmek, yardım kuruluşlarının gerçek yüzünü anlamak için tek yoldur. Ancak 3. Bölümde, bu karanlık tabloyu aydınlatacak “Dijital Denetim Modeli” ve “Blockchain ile Şeffaf Bağış” gibi geleceğin çözüm önerilerini masaya yatıracağız.

 

 

 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar