Gündem
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı
Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | 15:30

Gülistan Doku soruşturması kapsamında “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesine ulaşıldı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Sonel, “Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Tecavüz iddiası iğrenç bir durumdur” dedi. Öte yandan Sonel’in ifadesi, baz kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişiyor
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (20) kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir dönüm noktası yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki suçlamaları reddederken verdiği ifadede bazı dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.
“Gülistan Doku’yu tanımıyorum”
Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını, kendisiyle bir iletişiminin olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.
“Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir.”
Sonel, bu ifadeleriyle, Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesiyle ilgili çelişkili bir durum ortaya koydu. Doku’nun çalıştığı kafede Sonel’e ait baz kayıtlarının bulunması, savcılığın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

“Ben bu tabancayla birisini vurdum” iddiasına yalanlama
Mustafa Türkay Sonel, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadesinde geçen iddialara da sert tepki gösterdi. Celal Altaş, jandarmada verdiği ifadede, oğlu Umut’un kendisine “Ben bu tabancayla birisini vurdum” dediğini öne sürmüştü.
Sonel, bu iddiayı kesin bir dille reddetti:
“Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi.”
Tecavüz iddialarına sert tepki
Sonel, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz iddialarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur.”
Sonel, jandarmada verdiği ifadede ise “Benim de kız kardeşim var, bu tecavüz kelimesini duydukça iğreniyorum” dedi. Ayrıca silahlara merakı olmadığını, bahsedilen Uzi veya Akrep tarzı silahların aracında bulunmadığını belirtti.
“Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar”
Sonel, ifadesinde Doku ailesine yönelik duygusal ifadeler de kullandı:
“Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.”
Tutuklama süreci ve soruşturmadaki son durum
Mustafa Türkay Sonel, 14 Nisan 2026’da İstanbul’da gözaltına alınmış, 18 Nisan’da ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklanmıştı. Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.
Soruşturma kapsamında şu ana kadar 15 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski polis memuru Gökhan Ertok ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov gibi isimler de bulunuyor.
Baz kayıtları ve tanık ifadeleriyle çelişkiler
Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi, soruşturma dosyasındaki bazı delillerle çelişiyor. Sonel, Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesine rağmen Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia ediyor. Ayrıca Sonel’in, 5 Ocak 2020 günü firari şüpheli Umut Altaş ile aynı araçta olduğu PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları da dosyada yer alıyor.
Sonel, 5 Mayıs 2020 tarihinde Elazığ’dan Tunceli’ye gelişinin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli’den Elazığ’a çıkışının görülmediği hususunda ise “bir diyeceğim yok” demekle yetindi.
Arka plan: Gülistan Doku’nun kayboluşu
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla dosya yeniden açıldı ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.
Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla işlem yapılırken, Mustafa Türkay Sonel hakkında ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamaları yöneltiliyor.
Fatih Doğan Medya – Güvenilir haberciliğin adresi.
Gündem
Tunceli’de İnşaat Faciası: Üzerine Beton Blok Düşen İşçi Zülfü Uygur Hayatını Kaybetti
Tunceli’de İnşaat Faciası: Üzerine Beton Blok Düşen İşçi Zülfü Uygur Hayatını Kaybetti
Tarih: 4 Haziran 2026
Saat: 10:34

Tunceli merkez Esentepe Mahallesi’nde yapımı devam eden bir inşaatta çalışan 56 yaşındaki işçi Zülfü Uygur’un üzerine beton blok düştü. Ağır yaralanan Uygur, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Tunceli’de yürekleri dağlayan bir iş kazası yaşandı. Esentepe Mahallesi’nde devam eden bir inşaat projesinde, 56 yaşındaki inşaat işçisi Zülfü Uygur’un üzerine henüz belirlenemeyen bir nedenle büyük bir beton blok düştü. Olay anında ağır yaralanan talihsiz işçi, mesai arkadaşlarının yardımıyla bloğun altından çıkarıldı ve olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerine teslim edildi.
Ağır yaralı olarak Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Uygur, ilk müdahalesinin ardından Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakımda doktorların tüm çabasına rağmen Zülfü Uygur kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayın ardından inşaat alanında geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Yetkililer, kazanın meydana geliş nedenini ve iş güvenliği önlemlerinin yeterliliğini mercek altına alırken, işçi arkadaşları büyük bir yasa boğuldu. Görgü tanıkları, olayın bir anda geliştiğini ve kurtarma çabalarının yetersiz kaldığını ifade etti.
“İş Cinayeti” Tartışmaları Yeniden Alevlendi
Yaşanan acı olay, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. İSİG Meclisi’nin verilerine göre, 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. 2026 yılının sadece ilk üç ayında ise bu sayı 432’ye ulaştı. İnşaat sektörü, en fazla ölümlü kazanın yaşandığı sektör olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, “iş kazası” olarak nitelendirilen bu olayların aslında alınmayan önlemler nedeniyle birer “iş cinayeti” olduğunu vurguluyor.
Konuyla ilgili konuşan bir iş güvenliği uzmanı, “Beton blok düşmesi gibi bir olayın yaşanması, sahada gerekli bağlama, sabitleme ve uyarı sistemlerinin olmadığını gösteriyor. Her işçinin hayatı, alınacak basit önlemlerle korunabilir. Bu ihmaller zinciri bir kez daha bir canımıza mal oldu” dedi.
Yetkililerden Açıklama
Olayla ilgili soruşturma başlatan Cumhuriyet Başsavcılığı, inşaatın iş güvenliği uzmanı, işveren vekili ve şantiye şefi hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan adli işlem başlatılmasını değerlendiriyor. Tunceli Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, “Kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için gerekli adımlar atılmıştır” ifadelerine yer verildi.
Sosyal Medya Yorumları
Zülfü Uygur’un acı haberini alan vatandaşlar, sosyal medyada büyük bir tepki gösterdi. Binlerce kullanıcı, “bir can daha gitti” etiketiyle paylaşımlar yaparak iş güvenliği denetimlerinin artırılmasını talep etti. Bir kullanıcı, “Her gün bir işçi cenazesi kaldırıyoruz. Bu ülkede işçi ölümleri durmuyor. Yetkililer artık sessiz kalmamalı” yorumunda bulundu.
Benzer Kazalar
Tunceli’deki bu acı olay, inşaat sektöründe yaşanan benzer faciaları da akıllara getirdi. Geçtiğimiz aylarda İstanbul Tuzla’da bir inşaatta 5. kattan beton zemine düşen bir işçi feci şekilde can vermişti. Şanlıurfa’da beton dökümü sırasında inşaatın çökmesi sonucu 2 işçi yaşamını yitirmiş, 3 işçi yaralanmıştı.
Sonuç
Tunceli’deki bu elim olay, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye’de ciddi bir denetim ve uygulama eksikliği olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Zülfü Uygur’un acı haberi, iş cinayetlerinin önlenmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Gündem
Samsun’da Geri Dönüşüm Tesisine Tüfekli Saldırı: Kimyasal Sızıntı Bölgeyi Felç Etti, 6 Polis Hastanelik Oldu
Samsun’da Geri Dönüşüm Tesisine Tüfekli Saldırı: Kimyasal Sızıntı Bölgeyi Felç Etti, 6 Polis Hastanelik Oldu
Tarih: 4 Haziran 2026
Saat: 03.35

Samsun’un Tekkeköy ilçesinde bulunan 19 Mayıs Sanayi Sitesi’nde dün akşam yaşanan silahlı saldırı, çevre felaketini andıran bir kimyasal sızıntıya yol açtı. Bir kişinin tüfekle ateş açması sonucu solvent ve tiner dolu 4 depo delinirken, yayılan zehirli gazdan etkilenen 6 polis memuru hastaneye kaldırıldı. Olayın ardından bölgede 1 kilometrelik alan güvenlik şeridine alınırken, şüpheli gözaltına alındı. (DHA)
Mermiler Kimyasal Depolara İsabet Etti
Olay, 3 Haziran 2026 akşamı saat 20.30 sıralarında 19 Mayıs Sanayi Sitesi’ndeki bir geri dönüşüm tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, U.G. isimli şahıs, kendi iş yerinin bitişiğindeki O.K.’ye ait geri dönüşüm tesisine tüfekle ateş açtı. Savrulan mermiler, iş yerinde bulunan ve her biri 1 ton kapasiteli solvent ile tiner dolu 4 depoya isabet etti. Depoların delinmesiyle birlikte kimyasal maddeler hızla çevreye yayıldı.
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, “Kasten yaralama” ve “Çevreyi kirletmek” suçlarından işlem yapılacağını duyurdu.

Panik Anları: 1 Kilometrelik Alan Boşaltıldı
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler, yoğun kimyasal koku nedeniyle büyük zorluk yaşadı. Yayılan gazdan etkilenen 6 polis memuru, rahatsızlanınca ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Güvenlik gerekçesiyle bölgeyi çevreleyen 1 kilometrelik alan girişe kapatılırken, AFAD ekipleri sızıntıyı kontrol altına almak için yoğun çaba sarf etti.
ÖNEMLİ: Yetkililer, bölgedeki esnaf ve vatandaşları kapalı alanlardan uzak durmaları, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamaları konusunda uyardı.
Şüpheli Yakalandı, 6 Polis Taburcu Oldu
Olayın ardından kısa sürede harekete geçen polis ekipleri, saldırgan U.G.’yi kullandığı tüfekle birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin ifadesinde, henüz belirlenemeyen bir nedenle hedef aldığı iş yerine ateş ettiğini söylediği öğrenildi.
Kimyasal sızıntıdan etkilenen 6 polis memuru ise hastanede yapılan ilk müdahalelerin ardından sağlık durumları iyi olduğu gerekçesiyle taburcu edildi. Polislerin zehirlenme derecesinin hafif olduğu, tedbir amaçlı gözlem altında tutuldukları belirtildi.
Uzmanlardan Kimyasal Sızıntı Uyarısı
Çevre Mühendisleri Odası yetkilileri, solvent ve tiner gibi maddelerin yoğun solunmasının kısa sürede bilinç kaybı ve solunum yetmezliğine yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Yetkililer, sanayi bölgelerinde bu tür kimyasalların depolanması sırasında güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguladı.
HABERİ PAYLAŞ:
✅ WhatsApp’tan Gönder
✅ Telegram’da Paylaş
✅ Twitter’da Paylaş
✅ Facebook’ta Paylaş
Gündem
Şanlıurfa’da silahlı kavgayı ayırmaya çalışan anne öldü, oğlu yaralandı
Şanlıurfa’da silahlı kavgayı ayırmaya çalışan anne öldü, oğlu yaralandı
Tarih: 04 Haziran 2026
Saat: 02:45

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde, iki grup arasında çıkan silahlı kavgaya müdahale etmek isteyen bir anne, pompalı tüfekten çıkan saçmaların hedefi olarak hayatını kaybetti. Aynı saldırıda 15 yaşındaki oğlu ağır yaralandı. Olayla ilgili 4 şüpheli gözaltına alındı.
Kavgayı Ayırmak İsterken Kurşunların Hedefi Oldular
Kanlı olay, dün akşam saatlerinde Karaköprü ilçesi Akpiyar Mahallesi 403. Cadde üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz bilinmeyen bir nedenle karşı karşıya gelen iki grup arasında önce sözlü tartışma başladı. Kısa sürede büyüyen tartışma, pompalı tüfeklerin de kullanıldığı silahlı kavgaya dönüştü. Kavgayı ayırmak isteyen 45 yaşındaki Heriman Altundağ ve 15 yaşındaki oğlu S.A., ateşlenen pompalı tüfekten çıkan saçmalarla ağır yaralandı.

Anne Kurtarılamadı
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralı anne ve oğlu, bölgedekiler tarafından özel araçlarla Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Acil serviste yoğun çabalarla tedaviye alınan yaralılardan Heriman Altundağ, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Oğlu S.A.’nın ise hastanedeki tedavisi devam ediyor.
4 Gözaltı, Soruşturma Sürüyor
Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, kavgaya karıştığı belirlenen 4 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin emniyetteki ifade işlemleri sürerken, olayla ilgili tahkikatın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.
Bu acı olay, Şanlıurfa’da silahın körüklediği şiddetin ne denli trajik sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaynak: AA / FATİHDOĞANMEDYA HABER MERKEZİ
-
Son Dakika1 hafta önceABD Merkez Komutanlığı, ABD ordusunun İran’ın güneyindeki hedeflere yeni hava saldırıları başlattığını açıkladı.
-
Ekonomi1 hafta önceBodrum’a bayram tatilinin ilk 3 gününde 67 bin araç giriş yaptı
-
Gündem1 hafta önceCHP sitesinde Özgür Özel’e ait içerikler siteden kaldırılırken Kılıçdaroğlu’nun özgeçmişi yayımlandı
-
Gündem1 hafta önceÖZGÜR ÖZEL’DEN KRİTİK ÇAĞRI: “KEMAL BEY HIZLA KONGRE YAPARSA SARAYIN OYUNUNU BOZAR”
-
Sağlık1 hafta önceKurban Bayramı’nın İlk Gününde Acı Bilanço: Tam 13 Bin 513 Kişi Hastanelik Oldu! Bakan Memişoğlu’ndan “Aceleci Kasap” Uyarısı
-
Magazin7 gün önceKanye West İstanbul’da: Megastarı Erdem Karahan Karşıladı, Dev Konser Öncesi Şehirde Nefesler Tutuldu
-
Gündem1 hafta önce🚨 SON DAKİKA | Giresun’da Derede Kaybolan Amcayı Arama Çalışmaları 3. Gününde: Ekipler Zamana Karşı
-
Gündem1 hafta önceOsmaniye 4.2 ile Sallandı: AFAD ve Kandilli Verileri Açıklandı
