Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Çifte Cinayet Sonrası Çorbacıya Gitti: Ahmet Sarı’nın İfadesi Kan Dondurdu

Yayımlandı

üzerinde

Çifte Cinayet Sonrası Çorbacıya Gitti: Ahmet Sarı’nın İfadesi Kan Dondurdu

Olay Tarihi: 10 Aralık 2025, Akşam Saatleri
Son Güncelleme: 21 Aralık 2025
 Okuma Süresi: 3 dakika

Adıyaman’ın Besni ilçesinde yaşanan bir çifte cinayetin ardından, failin polisteki ifadesi şoke etti. Eşi ve bacanağını silahla öldüren Ahmet Sarı (54), cinayetlerin ardından motosikletiyle ilçe dışına çıkarak bir çorbacıda çorba içtiğini anlattı.

Olayın Gelişimi ve İhbar

Olay, 10 Aralık 2025 akşamı, Besni’ye bağlı Aşağı Sarhan Mahallesi’nde meydana geldi. Boyacılık yapan Ahmet Sarı ile eşi Selvi Sarı (47) ve bacanağı Muharrem Arslan (55) arasında bir tartışma başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Ahmet Sarı, bir tabancayla eşi ve bacanağına ateş etti ve ardından olay yerinden kaçtı.

Çevreden gelen ihbar üzerine adrese sevk edilen polis ve sağlık ekipleri, eve girdiklerinde kanlar içinde yatan Selvi Sarı ve Muharrem Arslan’ın cansız bedenleriyle karşılaştı. İki kişinin de olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.

Zanlının Kaçışı ve Yakalanışı

İncelemelere göre, psikolojik sorunları olduğu öğrenilen Ahmet Sarı, cinayetlerin ardından motosikletiyle Besni’den komşu Gölbaşı ilçesine geçti. Burada bir otele yerleşen Sarı, polisin otelde düzenlediği operasyonla yakalandı. Besni İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Ahmet Sarı’nın Şoke Eden İfadesi

Emniyetteki sorgusunda olay anını ve sonrasını anlatan Ahmet Sarı’nın verdiği detaylar, sorguyu yapanları bile şaşkına çevirdi.

· Tartışmanın Nedeni: Sarı, ifadesine olay günü evin tadilatı için eşi Selvi’den yardım istediğini, ancak eşinin kendisine yardım etmeyip işe gittiğini söyleyerek başladı. Eşinin akşam eve dönmesiyle bu konuda tartışma çıktı.
· Olay Anı: Tartışma sırasında eşinin bağırması üzerine bacanağı Muharrem Arslan’ın eve geldiğini belirten Sarı, “Muharrem evdeyken ‘Sen benim kocam değilsin, namussuzsun‘ dedi” ifadelerini kullandı. Arslan’ın kendilerine müdahale ederek “Ayıp, sen ne yapıyorsun bırak” demesi üzerine sinirlendiğini iddia etti.
· Cinayet: Kontrolünü kaybettiğini söyleyen Sarı, “Ahırdan aldığım, evin dışına bıraktığım tabancayı aldım. Hatırlamadığım sayıda ateş ettim” diyerek cinayeti itiraf etti.
· Cinayet Sonrası Sıradanlık: En çok dikkat çeken detay ise cinayet sonrasıydı. Ahmet Sarı, iki kişiyi öldürdükten sonra evden çıkıp motosikletiyle Gölbaşı’na gittiğini ve orada bir çorbacıya girerek çorba içtiğini anlattı. Bu davranış, olayın vahameti ile tezat oluşturarak kamuoyunda büyük tepki topladı.

Cenaze İşlemleri

Hayatını kaybeden Selvi Sarı ve Muharrem Arslan’ın cenazeleri, Besni Devlet Hastanesi’ndeki otopsi işlemlerinin ardından, Mustafa Baba Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.

Adıyaman’da Art Arda Gelen Şiddet Olayları

Bu olay, Adıyaman’da kısa süre içinde yaşanan ikinci şiddet olayı oldu. Daha önce, 20 Aralık’ta Kahta ilçesinde Mehmet Aluç isimli şahıs, boşanma aşamasında olduğu eşi Emine Aluç’u sokak ortasında bıçaklayarak öldürmüştü. Bu iki vaka, bölgedeki aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet olaylarının ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Gündem

Çöp evden çıkarılıp, barınma merkezine yerleştirildi; görünümü değişti

Yayımlandı

üzerinde

Çöp evden çıkarılıp, barınma merkezine yerleştirildi; görünümü değişti

Tarih: 8 Mayıs 2026, Cuma
Saat: 11:30

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde dramatik bir olay yaşandı. Evi icra yoluyla satıldıktan sonra 1 yıl boyunca dışarı çıkmayan ve biriktirdiği çöplerle yaşayan 60 yaşındaki Süleyman Kavaklı, belediye ekiplerinin titiz çalışmasıyla hem sağlığına hem de yeni bir yuvaya kavuştu.

İşte çöp evden barınma merkezine uzanan o hikayenin detayları ve Süleyman amcanın inanılmaz değişimi.

KÖTÜ KOKU İHBARI EKİPLERİ HAREKETE GEÇİRDİ

Olay, Gebze Mustafa Paşa Mahallesi 707’nci Sokak’taki 5 katlı bir binanın 2’nci katında meydana geldi. Daireden gelen dayanılmaz kötü koku üzerine apartman sakinleri, 6 Mayıs 2026 Salı günü durumu Gebze Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne ve muhtara bildirdi.

İhbar üzerine adrese giden ekipler, kapıyı açtıklarında gözlerine inanamadı. Evin tavanına kadar ulaşan çöp yığınlarıyla karşılaşan zabıta, bitkin haldeki Süleyman Kavaklı’yı güçlükle fark etti. Olay yerine derhal Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri sevk edildi ve hummalı bir çalışma başlatıldı.

1 YIL SONRA GELEN TEMİZLİK

Süleyman Kavaklı’nın, kendisine belediye ve komşular tarafından getirilen yiyecekleri dahi biriktirdiği ve bu süreçte hiç dışarı çıkmadığı belirlendi. Ekipler, evden kamyon dolusu çöp çıkardı. Daha önce belediye ekipleri tarafından 4 kez temizlendiği öğrenilen daire, bu kez tamamen boşaltıldı ve detaylı bir şekilde ilaçlanarak dezenfekte edildi.

“BUNDAN SONRA BİZE EMANETSİN”

Sağlık kontrolü için Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Süleyman Kavlaklı, buradaki tedavisinin ardından taburcu edildi. Onu yalnız bırakmayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi ekipleri, “Senin yanındayız, bundan sonra bize emanetsin” diyerek yaşlı adamı İzmit Kuruçeşme Mahallesi’ndeki Barınma ve Konaklama Merkezi’ne götürdü.

Burada adeta yeniden doğan Süleyman amcanın önce kişisel bakımları yapıldı. Bir yılın ardından ilk kez sakal ve saç tıraşı olan yaşlı adam, sağlıklı ve temiz bir görünüme kavuştu. Görevlilerin sıcak ilgisi karşısında duygulanan Kavaklı’nın gözyaşlarını tutamadığı anlar ise kameralara yansıdı.

AİLESİNDEN GELEN YARDIMI REDDETMİŞ

Yaşanan dramın perde arkası ise yürek burktu. 20 yıl önce eşinden ayrılan ve şehir dışında yaşayan 2 kız çocuğu babası olan Süleyman Kavaklı’nın, sağlık sorunları nedeniyle hareket kabiliyetinin kısıtlandığı öğrenildi. Sık sık bayıldığını belirten Kavaklı, “Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum” sözleriyle içinde bulunduğu zor durumu anlattı.

Öte yandan yaşlı adamın, ailesinden ve akrabalarından gelen tüm yardım tekliflerini geri çevirdiği, hatta kendisine ulaşmaya çalışanları evine kabul etmediği belirtildi.

Süleyman K. Olayının Kronolojisi

Tarih/Süreç Gelişme
1,5 Yıl Önce Dairesi icra yoluyla satıldı.
1 Yıl Önce Hiç dışarı çıkmamaya ve çöp biriktirmeye başladı.
6 Mayıs 2026 Kötü koku ihbarı üzerine evde bitkin halde bulundu, evi temizlendi.
7-8 Mayıs 2026 Hastane kontrolünün ardından Barınma Merkezi’ne yerleştirildi ve kişisel bakımı yapıldı.

Olayın Yankıları ve Sosyal Medya

Süleyman amcanın hikayesi, kısa sürede sosyal medyada ve yerel basında geniş yankı buldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin insan odaklı yaklaşımı takdir toplarken, yalnızlık ve yaşlılık konuları bir kez daha gündeme geldi. Kullanıcılar, belediye ekiplerine teşekkür ederek Süleyman amcaya geçmiş olsun dileklerini iletti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Huzur Vadisi Değil, Dehşet Vadisi: Yaşlı Bakım Merkezinde Skandal Görüntüler

Yayımlandı

üzerinde

Huzur Vadisi Değil, Dehşet Vadisi: Yaşlı Bakım Merkezinde Skandal Görüntüler

Tarih: 08 Mayıs 2026, Cuma
Saat: 09:48

İstanbul Beylikdüzü’nde faaliyet gösteren özel bir yaşlı bakım merkezinde, güvenlik kameralarına ve cep telefonu kayıtlarına yansıyan görüntüler Türkiye’nin vicdanını sızlattı. Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşlı ve bakıma muhtaç hastalara yönelik fiziksel şiddet uygulandığı, bir personelin hastanın yüzüne tükürdüğü ve yaralanmaların sahte raporlarla örtbas edilmeye çalışıldığı iddia edildi. Görüntülerin eski bir çalışan tarafından sızdırılmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçerek kuruma müfettiş gönderdi ve olaya karışan personelin iş akdini feshetti.

Kamera Kayıtları Dehşeti Saniye Saniye Kaydetti

Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki merkezde kaydedilen güvenlik kamerası görüntülerinde, bir bakım personelinin yaşlı bir hastayı iterek yere düşürdüğü ve hastanın çarpmanın etkisiyle başından yaralandığı net bir şekilde görüldü. Olayın ardından, hastanın kafasını kendisinin vurduğu yönünde tutanak tutularak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiği öne sürüldü.

Skandal bununla da sınırlı kalmadı. Başka bir cep telefonu kaydında, bir bakım personelinin fiziksel şiddetin yanı sıra yaşlı bir hastanın yüzüne tükürdüğü insanlık dışı anlar yer aldı. İddialar arasında, yaşanan dehşetin ardından kurum yetkililerinin güvenlik kamerası kayıtlarını sildiği de bulunuyor.

Eski Çalışan Konuştu: “Olayların Üstü Kapatıldı”

Söz konusu merkezde 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalışan ve 27 Nisan 2026’da istifa eden Havin Nur Kuş, yaşananların buzdağının görünen kısmı olduğunu belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kuş, istifasından sadece 2-3 saat sonra kendi sorumluluğundaki bir hastaya şiddet uygulandığını ifade etti.

“İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluşuyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın, bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor.”

Eski çalışanın ihbarı üzerine ortaya çıkan görüntüler, kurumdaki tek sorunun şiddet olmadığını da gözler önüne serdi. Bakım merkezinde uzun süredir devam eden hijyen sorunları ve bitmek bilmeyen uyuz vakaları da kamuoyunda büyük infial yarattı.

Bakanlıktan Sert Tepki: İş Akdi Feshedildi, Teftiş Başlatıldı

Kamuoyundan yükselen tepkilerin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı devreye girdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“27.04.2026 tarihinde meydana gelen olayın Bakanlığımıza intikal etmesiyle birlikte ivedilikle teftiş başlatılmıştır. İlgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Engelli bireylerimize yönelik her türlü kötü muameleye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmektedir.”

Bakanlık, şiddet mağduru engelli bireyin hastaneye sevkinin sağlandığını ve tedavi sürecinin titizlikle takip edildiğini belirtirken, kuruma yönelik idari soruşturmanın genişletildiğini duyurdu.

Kamuoyunda Büyük İnfial

Olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı ve birçok kullanıcı bakım merkezlerindeki denetim eksikliğine dikkat çekti. Uzmanlar, özel bakım kurumlarında yaşanan bu tür olayların önlenmesi için sıkı denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiğini belirterek, suçluların en ağır cezayı alması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tüm adımların atılacağını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Çatışma ortasında kalan Rümeysa’nın ölümünde 13 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 5 sanığa müebbet talebi

Yayımlandı

üzerinde

Çatışma ortasında kalan Rümeysa’nın ölümünde 13 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 5 sanığa müebbet talebi

Yayın Tarihi: 8 Mayıs 2026, 10:09

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde, nişanlısının evine yemek yemeye giden 19 yaşındaki Rümeysa Sanpur’un iki aile arasındaki silahlı çatışmanın ortasında kalarak hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. 8 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla kabul edilen iddianamede, yaşları 18’den küçük 5’i çocuk toplam 18 sanıktan 13’ü için ağırlaştırılmış müebbet, 5’i için ise müebbet hapis cezası talep edildi.

Olayın Geçmişi ve İddianamenin Detayları

Feci olay, 21 Kasım 2025 akşamı Lüleburgaz’ın Gündoğu Mahallesi’nde meydana geldi. Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur’un kızı olan Rümeysa Sanpur, nişanlısı S.D.’nin ailesiyle yemek yemek için onların evine gitmişti. İddiaya göre, Sanpur’un nişanlısının ailesiyle aralarında daha önceden başlayan bir husumet bulunan bir grup, eve silahlarla ateş açtı. Evdekilerin de karşılık vermesiyle çıkan çatışmanın ortasında kalan Rümeysa Sanpur, vücuduna isabet eden iki kurşunla ağır yaralandı. Kaldırıldığı Lüleburgaz Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. İddianamede, Sanpur’un ölümüne neden olan kurşunun 16 yaşındaki N.C.B.’nin tabancasından çıktığının kriminal raporla kesinleştiği belirtildi.

Sanık İfadeleri ve Tehdit İddiaları

İddianamenin en çarpıcı kısımlarından birini, tetiği çeken N.C.B.’nin ifadeleri oluşturdu. N.C.B., kendisini azmettiren kişinin E.B. olduğunu öne sürdü. N.C.B. ifadesinde, E.B.’nin kendisini telefonla arayarak “Gideceksiniz, vuracaksınız, vurmazsanız ailenize zarar veririm” sözleriyle tehdit ettiğini söyledi. Ayrıca olay öncesinde tanımadığı bir kişinin kendilerine zorla kırmızı-beyaz renkli haplar içirdiğini de iddia etti. Öte yandan, N.C.B.’nin kendisini tehdit ve zorla yönlendirmekle suçladığı E.D. ve oğlu B.D. ise tüm bu iddiaları kesin bir dille reddetti.

Olayın şahitlerinden Rümeysa’nın annesi Nüket Sanpur ise yürek burkan ifadesinde, saldırıdan hemen önce motosikletli iki kişinin “Herkes toplanacak, çapraz ateşe alınacak, hepsi taranacak, öldüresiye vuracağız” şeklinde konuştuklarını duyduğunu belirtti. Kızının yanına gittiğinde onu yerde bulduğunu söyleyen acılı anne, tüm sanıklardan şikayetçi oldu.

Hukuki Süreç: Birleştirilen Dosyalar ve Ağır Ceza Talepleri

Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü titiz soruşturmada, sanıklardan 5’inin 18 yaşından küçük olması nedeniyle dosyalar ayrıldı ancak daha sonra eylemlerin bir bütün olduğu gerekçesiyle Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirildi. Savcılık, çatışmanın tüm tarafları için “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs” suçunun işlendiğine kanaat getirirken, asıl talep Rümeysa Sanpur’un ölümü üzerinde yoğunlaştı. İddianamede, aralarında yetişkin sanıklar B.B., D.B., E.B., K.B. ve S.İ.’nin de bulunduğu 13 kişi hakkında, “kadına karşı olası kastla öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. O.D., Y.D., M.D., S.D. ve T.D.’nin de aralarında olduğu 5 sanık hakkında ise müebbet hapis cezası talep edildi.

Acı Bir Tesadüf: Kadına Şiddete Karşı Pankart Taşımıştı

Bu acı olayın ardından ortaya çıkan bir detay ise yaşanan trajediyi daha da derinleştirdi. Rümeysa Sanpur’un, ölümünden sadece 13 gün önce, 8 Kasım 2025’te Lüleburgaz’ın kurtuluş yıl dönümü etkinliklerinde babasının başkanı olduğu derneğin kortejinde “Kadına ve çocuğa şiddete hayır” yazılı pankartı gururla taşıdığı ortaya çıktı. Genç kız, sevenlerinin gözyaşları arasında kırmızı duvağıyla toprağa verilirken, ailesi ve yakınları sanıkların en ağır cezayı alması için adalet çağrısında bulundu. Sanıklar, önümüzdeki günlerde Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar