Son Dakika
CHP Parti Meclisi’ne Seçilen Berkay Gezgin için Siyasi Yasak Talep Edildi

Açıklama:
CHP Parti Meclisi listesine dahil edilen Berkay Gezgin için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından siyasi yasak talep ediliyor. İşte olayın gelişimi, iddianame detayları, protesto süreci ve CHP’nin tepkilerine dair kapsamlı inceleme.
Giriş
Türkiye’nin siyasi gündemini yeniden alevlendiren gelişmeler arasında, CHP Parti Meclisi listesine girmiş olan 22 yaşındaki Berkay Gezgin için siyasi yasak talebinin gündeme gelmesi dikkat çekiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, tutuklu bulunan Gezgin’e ve tutuklanan diğer 138 şüpheli öğrenciye yönelik iddianame kapsamında siyasi yasak kararı istediği öğrenildi. Bu talep, hem hukuki hem de siyasi arenada ciddi tartışmalara yol açarken, CHP içerisindeki ve kamuoyundaki tepkiler de büyüyor.
Olayın Gelişimi
Protestolar ve Tutuklamalar
Ekrem İmamoğlu’nun 2019 seçimlerinde kullandığı “Her şey çok güzel olacak” sloganını popüler hale getiren Berkay Gezgin, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protesto dalgasında önemli bir rol oynadı. Saraçhane’de düzenlenen eylemlerde gençlerin güvenlik güçlerinin uyarılarına rağmen dağılamaması sonucunda, tutuklanma süreci hızlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Mart tarihinde tutuklanan 139 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, bu isimlerin siyasi yasakla cezalandırılmasını talep etti.
İddianame ve Siyasi Yasak Talebi
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, protesto eylemlerine katılan gençlerin Cumhurbaşkanına hakaret ettiği ve güvenlik kuvvetlerine yönelik uyarıların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, siyasi yasak talebinde bulunulduğu belirtiliyor. Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesine atıfta bulunularak, bu suçlardan hüküm giymesi durumunda, tutuklanan öğrencilerin kamu görevlerine aday olamayacakları, hatta muhtarlık gibi yerel görevlerde bile bulunamayacakları ifade ediliyor.
Berkay Gezgin Kimdir?
Gençlik ve İlk Çıkışlar
Berkay Gezgin, 22 yaşında genç bir aktivist olarak tanınmakta ve 2019 yerel seçimleri öncesinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile özdeşleşen “Her şey çok güzel olacak” sloganını kullanmasıyla dikkat çekti. Genç yaşına rağmen, sosyal medya ve protesto eylemleri aracılığıyla kamuoyunun ilgisini üzerine çekmeyi başardı. Bu popüler slogan, onun simgesel bir figür haline gelmesine ve siyasi arenada yer edinmesine zemin hazırladı
Parti Meclisi Listesine Dahil Edilmesi
CHP’nin 21. Olağanüstü Kurultayı sırasında Genel Başkan Özgür Özel’in anahtar listesinde yer alan Berkay Gezgin, bu sayede parti meclisine aday gösterildi. Tutuklu olmasına rağmen aday gösterilmesi, CHP’nin gençlik politikalarına ve alternatif söylemlere verdiği önemi ortaya koyuyor.
İddianame ve Hukuki Süreç
Savcılığın Talep Ettiği Cezai Yaptırımlar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklanmış 139 şüpheli arasında yer alan Berkay Gezgin için, siyasi yasak istendiğini kamuoyuna duyurdu. İddianamede, protesto eylemlerinde gözaltına alındıkları ve güvenlik güçlerinin defalarca uyarılmasına rağmen dağılmayan kalabalığa yönelik yapılan müdahaleler detaylandırıldı. Bu durum, sadece siyasi yasak değil, aynı zamanda kamu görevlerinden de men edilme riskini doğuruyor
Hukuki Tartışmalar ve Savunma
Berkay Gezgin’in avukatları, emniyet kayıtlarına dayanan belgelerle, gezginin iddia edilen tarihte olay yerinde bulunmadığını, bunun aksine önceki saatlerde gözaltına alındığını savunuyor. Bu durum, iddianamedeki suçlamaların hukuki açıdan tartışılabilir olduğunu gösteriyor. İddianamenin içeriği, kanıtların detaylı incelenmesi ve mahkeme sürecinde netlik kazanması beklenirken, genç aktivist için ortaya atılan siyasi yasak talebi, gelecekteki siyasi kariyerini ciddi şekilde etkileyebilir.
CHP ve Kamuoyunun Tepkileri
Parti İçi ve Sosyal Medya Yansımaları
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, konuyla ilgili sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan PM üyemiz Berkay Gezgin’e siyasi yasak konulmasını talep etti” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Bulut, bu karara sert eleştiriler yönelterek, “Dört duvar arasındaki Berkay’dan bile korkuyorsanız, iktidarınızın sonu geldi demektir” ifadelerini kullanarak, uygulanan baskıya karşı sert bir mesaj verdi.
Kamuoyu ve Akademik Çevrelerden Gelen Eleştiriler
Siyasi yasak talebi, hem akademik çevreler hem de kamuoyu tarafından eleştiri konusu olmaya başladı. Gençlik hareketlerine ve demokratik katılıma destek veren birçok ses, bu uygulamanın demokratik hakları kısıtlayıcı nitelikte olduğunu belirtiyor. Sosyal medyada yayılan paylaşımlar, protesto eylemlerine katılan gençlerin ve siyasi aktivistlerin üzerlerine getirilecek ek kısıtlamalardan endişe duyulduğunu gösteriyor.
Olası Sonuçlar ve Gelecek Beklentileri
Kamuda Görev Alamama Riski
Eğer ileri sürülen siyasi yasak kararı kesinleşirse, Berkay Gezgin ve aynı iddianame kapsamındaki diğer gençler, ileride kamu görevlerine (örneğin, milletvekilliği, belediye başkanlığı veya muhtarlık gibi) aday olamayacak. Bu durum, hem kişisel siyasi kariyerleri hem de gençlik hareketlerinin geleceği açısından ciddi sınırlamalar getirebilir.
Hukuki Sürecin Seyri
Mahkeme süreci ilerledikçe, iddianamenin detayları daha net bir şekilde ortaya çıkacak ve savunma tarafının sunduğu belgelerin değerlendirilmesiyle gerçekler aydınlanacaktır. Hukuki tartışmaların seyrine bağlı olarak, siyasi yasak kararı yerel ve ulusal siyaseti etkileyecek önemli bir mihenk taşı olabilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Berkay Gezgin, genç yaşında tanınan bir aktivist olarak; CHP Parti Meclisi listesine aday gösterilmesi ve tutuklu olmasına rağmen gösterdiği siyasi duruşuyla dikkat çekiyor. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kapsamında, genç aktivist için talep edilen siyasi yasak; kamuda görev alamama gibi ciddi sonuçları beraberinde getirebilir. CHP içindeki ve kamuoyundaki tepkiler, bu kararın ilerleyen günlerde siyaset arenasında geniş yankı uyandıracağını işaret ediyor. Hukuki süreç ve ilgili delillerin netleşmesiyle birlikte, genç aktivist Berkay Gezgin ve benzeri isimlerin siyasi yolculukları yeniden şekillenebilir.
Gelişmeleri yakından takip etmek, hem hukuki hem de siyasi dinamikleri anlamak açısından önem taşırken, demokratik katılım ve gençlik hareketlerinin desteklenmesi gerektiği yönündeki eleştiriler de gündeme gelmeye devam ediyor.
Son Dakika
Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı
Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı
Yayın Tarihi 23 Nisan 2026
Saat 22:30

Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 40 kişiye mezar olan Sami Bey Apartmanı’nın firari müteahhidi Abdullah Aybaba, yıllar süren kaçak yaşamının ardından Tayland’ın Pattaya kentinde Interpol’ün düzenlediği operasyonla gözaltına alındı.
FATİH DOĞAN / FATİHDOĞANMEDYA – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin Adana’daki en ağır yıkım hikâyelerinden biri olan Sami Bey Apartmanı’nın müteahhidi Abdullah Aybaba, hakkındaki kırmızı bülten kararına rağmen kayıplara karışmıştı. 76 yaşındaki Aybaba, polisin 3 yılı aşkın süredir devam eden titiz takibi sonucu 23 Nisan 2026 tarihinde Tayland’ın turizm merkezi Pattaya’da kaldığı otel odasında yakalandı.
Kırmızı Bültenle Aranıyordu
Abdullah Aybaba, depremin hemen ardından yurt dışına kaçmıştı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, binanın yapımında standartlara aykırı malzemeler kullandığı ve kolon kesme iddialarıyla gündeme gelen müteahhit hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Aybaba’nın adı, bu süreçte Interpol tarafından uluslararası seviyede arananlar listesine (kırmızı bülten) eklenmişti.
Pattaya’da Operasyon Anı
Tayland Göçmenlik Bürosu yetkililerinden alınan bilgilere göre, Aybaba’nın bir süredir Pattaya’da ikamet ettiği ve turistik vizeyle ülkede bulunduğu tespit edildi. İhbar üzerine harekete geçen Tayland polisi, 76 yaşındaki firariyi Chon Buri eyaletine bağlı Pattaya’da kaldığı adrese düzenlenen baskınla yakaladı. Aybaba’nın vizesinin iptal edildiği ve Türkiye’ye iadesi için hukuki sürecin başlatıldığı bildirildi.
Nasıl Bir Yıkım Yaşanmıştı?
Adana’nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan ve depreme dayanıklı olduğu iddia edilen 16 katlı Sami Bey Apartmanı, 7.7 büyüklüğündeki ilk sarsıntıda adeta kâğıt gibi katlanarak yerle bir oldu. Bu yıkımda 40 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı. Apartmanda 12 yakınını yitiren Seda Fidancan, o günleri şu sözlerle anlatmıştı: “Binanın raylı sistem ve depreme dayanıklı olduğunu söyleyince satın aldık. Bina ilk sarsıntıda yıkıldı.”
Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte yalnızca Abdullah Aybaba değil, kızı Eda Aybaba Çelik ve dönemin belediye görevlileri de “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanıyor. Kızı Eda Aybaba Çelik’in ise hâlen firari olduğu ve İngiltere’de yaşadığı biliniyor.
Son Dakika
SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”
SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”
21 Nisan 2026, 23:45

Milli Savunma Bakanlığı, Ankara Temelli’de eğitim uçuşu yapan CH-47 Chinook tipi ağır nakliye helikopterinin kaza kırıma uğradığını duyurdu. Yapılan açıklamada personelin durumunun iyi olduğu bildirildi.
ANKARA – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), başkent Ankara’nın Temelli bölgesinde Kara Havacılık Komutanlığı’na ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopteri’nin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı vurgulandı.
MSB’den Peş Peşe Açıklama
MSB’nin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir.”
Açıklamada, olayın hemen ardından bölgeye intikal eden teknik ekiplerin incelemelerine başladığı, kazanın kesin nedeninin yapılacak detaylı araştırmalar sonucunda kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
Olay Yerinde Güvenlik Önlemleri Artırıldı
Edinilen bilgilere göre, kaza kırımın meydana geldiği Ankara’nın Temelli bölgesinde geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı. Kaza Kırım Timi’nin olay yerinde incelemelerini sürdürdüğü, helikopter enkazı üzerinde teknik personelin çalışmalarına devam ettiği öğrenildi. İlk belirlemelere göre, kazanın iniş esnasında meydana geldiği ve helikopterin sert iniş yaptığı bildiriliyor.
CH-47 Chinook: TSK’nın “Uçan Kalesi”
Kaza kırıma uğrayan CH-47 Chinook, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki en önemli ağır nakliye helikopterlerinden biri olarak biliniyor. “Uçan Kale” olarak da adlandırılan bu helikopterler, 10 tonun üzerinde yük taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.
Boeing firması tarafından üretilen CH-47F Chinook’lar, tam teçhizatlı 33 ila 55 asker taşıyabiliyor. Saatte 302 kilometre hıza ulaşabilen helikopterler, kendi yakıt depolarıyla 2 saat 15 dakika havada kalabiliyor. TSK envanterinde 2016 yılından itibaren yer alan Chinook’lar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın ağır nakliye ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılıyor.
Helikopterler, askeri birliklerin yanı sıra topçu ünitesi, mühimmat ve zırhlı araçların taşınmasında da kritik rol üstleniyor. Gerektiğinde mobil ileri mühimmat veya yakıt ikmal noktası olarak da hizmet verebilen Chinook’lar, her türlü hava koşulunda görev yapabilme kabiliyetiyle öne çıkıyor.
Gözler Soruşturmada
Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için başlatılan idari ve teknik soruşturmanın önümüzdeki günlerde tamamlanması bekleniyor. Uzmanlar, kaza kırım olaylarında teknik arıza, pilotaj hatası ve çevresel faktörler başta olmak üzere çok yönlü bir inceleme yapılacağını belirtiyor.
MSB yetkilileri, gelişmelerle ilgili kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini duyurdu.
Son Dakika
SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı
SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı
Tarih: 19 Nisan 2026, Pazar | Saat: 19:45

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen ve 1’i öğretmen 9 kişinin hayatını kaybettiği menfur silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) harekete geçti. Bakanlık, yürütülen idari soruşturma kapsamında Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’u görevden aldı. Boşalan koltuğa ise Bakan Başdanışmanı ve eski Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın atandığı öğrenildi.
MEB’den Resmi Açıklama Geldi
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıya ilişkin sürecin Bakanlık tarafından yakından takip edildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Olayın tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı başmüfettişlerince yürütülen inceleme ve soruşturma, çok yönlü olarak devam etmektedir. Menfur olayı müteakiben başlatılan idari süreçler kapsamında soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini teminen Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alınmıştır.”
Bakanlık, konunun tüm yönleriyle titizlik ve hassasiyetle ele alındığını vurgulayarak, sürece yönelik gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını da duyurdu.
Ne Olmuştu?
Olay, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana geldi. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli (14), emniyet müdürü olan babası Uğur Mersinli’ye ait 5 silah ve 7 şarjörü alarak eğitim gördüğü okula geldi. Sınıflara tek tek giren saldırgan, 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere toplam 9 kişiyi katletti.
Saldırının ardından saldırganın babası Uğur Mersinli gözaltına alınarak tutuklandı. Kent genelinde eğitim-öğretime 2 gün ara verilirken, Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitim faaliyetleri durduruldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan yardımcıları ve genel müdürlerin katılımıyla acil bir toplantı gerçekleştirdi.
Görevden Almanın Perde Arkası: Skandal Yazışmalar Ortaya Çıktı
MEB’in resmi açıklamasında görevden alma gerekçesi “soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi” olarak gösterilse de, perde arkasında çok daha farklı gelişmeler yaşandığı ortaya çıktı.
Halk TV’nin ulaştığı özel bilgilere göre; görevden alınan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’un, kadın öğretmenlere yönelik skandal yazışmalar gerçekleştirdiği belirlendi. Söz konusu yazışmalarda Baydur’un, görüşme talebini “Uygun olmaz” diyerek reddeden bir kadın eğitimciye ısrarlı bir şekilde taciz mesajları gönderdiği görüldü. Bu gelişme, görevden alma kararının arkasında yalnızca okul saldırısı soruşturmasının değil, aynı zamanda etik ihlallerin de bulunduğu yorumlarına neden oldu.
Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar Oldu
Erhan Baydur’un görevden alınmasının ardından boşalan Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna kimin oturacağı merak konusuydu. MEB kulislerinden sızan bilgilere göre, Bakan Yusuf Tekin’in talimatıyla bu kritik göreve Turan Akpınar atandı.
Turan Akpınar kimdir?
Aslen Kastamonu Devrekanili olan Turan Akpınar, eğitim hayatına Gazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nde aldığı eğitimlerle başladı. Meslek yaşamına 1990 yılında Bingöl’de sınıf öğretmeni olarak adım atan Akpınar; İstanbul Beykoz’da okul müdürlüğü ve şube müdürlüğü, ardından Zonguldak Ereğli, Sivas, Adana ve Ankara gibi stratejik illerde İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptı. 14 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Ankara İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan Akpınar, son olarak Bakan Başdanışmanlığı görevini yürütüyordu. Eğitim bürokrasisinin en deneyimli isimlerinden biri olarak gösterilen Akpınar’ın, Kahramanmaraş’taki yaraları sarmak için hızla göreve başlaması bekleniyor.
FatihDoğanMedya Değerlendirmesi
Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahim olay, eğitim sistemimizin güvenlik açıklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hızlı bir refleksle idari soruşturma başlatması ve İl Milli Eğitim Müdürü’nü görevden alması, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına önemli bir adımdır. Ancak Baydur hakkında ortaya çıkan skandal yazışmalar, atama süreçlerinde liyakat ve etik değerlerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın deneyimli bir bürokrat olması, kentteki eğitim camiası için umut vericidir. Önümüzdeki günlerde Bakanlık müfettişlerinin hazırlayacağı rapor, hem okul güvenliği hem de idari sorumluluklar açısından belirleyici olacaktır. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
-
Gündem3 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem7 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem2 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem3 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem6 gün önce -
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem6 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem6 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
