Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

“Bermuda’nın En Büyük Gizemi Şeytan Üçgeni Değilmiş! Okyanusun Dibinde 20 Km’lik ‘Canavar’ Yatıyor”

Yayımlandı

üzerinde

“Bermuda’nın En Büyük Gizemi Şeytan Üçgeni Değilmiş! Okyanusun Dibinde 20 Km’lik ‘Canavar’ Yatıyor”

Tarih ve Saat: 16 Aralık 2025, 01:30
Tahmini Okuma Süresi:4 dakika

Atlantik’in derinliklerinde, bilim insanları “dünyadaki hiçbir şeye benzemeyen” devasa bir yapı keşfetti. 30 milyon yıldır sırrını koruyan bu oluşum, Bermuda Adaları’nın neden batmadığını açıklayabilir.

Atlantik Okyanusu’nun mavi suları, onlarca yıldır Bermuda Şeytan Üçgeni efsaneleriyle anılıyordu. Ancak yeni bir bilimsel keşif, bölgenin su altında kalan çok daha büyük bir gizemini ortaya çıkardı. Bilim insanları, Bermuda’nın okyanus tabanının altında, 20 kilometre kalınlığında ve dünyada benzeri görülmemiş dev bir kaya katmanı tespit etti.

Bu olağanüstü keşif, Geophysical Research Letters dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, 31 milyon yıldır aktif olmayan volkanik bir bölge olan Bermuda’nın, nasıl olup da okyanus yüzeyinin yaklaşık 500 metre üzerinde yükselen bir çıkıntı (swell) üzerinde dengede durduğunu nihayet açıklayabileceklerini düşünüyor.

Jeolojik Bir Anomali: Bermuda Neden Batmıyor?

Normalde, bir volkanik ada zinciri, mantodan yükselen sıcak bir “hotspot” (sıcak nokta) üzerinde oluşur. Tektonik plaka hareket ettikçe, volkan aktivitesi durur ve ada, soğuyan kabuğun ağırlaşmasıyla zamanla sönüp batar. Hawaii takımadaları bu sürecin klasik bir örneğidir.

Ancak Bermuda bu kuralı bozuyor. Son volkanik patlamasından onlarca milyon yıl sonra bile ada, Atlantik tabanından 1.640 fit (500 metre) yüksekte durmaya devam ediyor. Bu durum, bilim dünyasında uzun süredir bir gizem olarak kabul ediliyordu.

Carnegie Bilim Enstitüsü’nden sismolog William Frazer ve Yale Üniversitesi’nden Jeffrey Park liderliğindeki ekip, bu gizemi çözmek için yerkabuğunun derinliklerine baktı.

Deprem Dalgaları İle Görüntüleme

Araştırmacılar, Bermuda’daki bir sismik istasyondan toplanan verileri analiz etti. Bu istasyon, dünyanın dört bir yanında meydana gelen 396 büyük depremin titreşimlerini kaydetmişti. Bilim insanları, bu depremlerden yayılan ve Dünya’nın iç katmanlarından geçerek gelen sismik dalgaları inceledi. Dalgaların farklı kaya türlerinden geçerken değişen hızları ve yönleri, adanın altındaki 50 kilometrelik bir derinliğe kadar detaylı bir görüntü oluşturmalarını sağladı.

Dev Katmanın Keşfi

Elde edilen görüntü, beklenmedik bir yapıyı ortaya çıkardı. Okyanusal kabuğun altında, normalde üst manto kayalarının başlaması gereken sınırda, 12.4 mil (20 kilometre) kalınlığında devasa bir kaya katmanı tespit edildi. Frazer, “Bermuda’da, kabuğun altında, Bermuda’nın üzerinde oturduğu tektonik plakanın içinde yerleşmiş bu başka bir katman var” diyerek keşfin sıra dışılığını vurguladı.

Bu katman, çevresindeki manto kayalarından daha az yoğun. Bu hafiflik, tıpkı suyun üzerinde yüzen bir sal gibi, Bermuda’nın bulunduğu okyanus kabuğu bölümünü yukarı doğru itiyor olabilir.

“Dünyada Başka Örneği Yok”

Keşfedilen katmanın kalınlığı, dünyanın başka hiçbir yerinde gözlemlenmemiş düzeyde. Peki bu dev yapı nasıl oluştu? Araştırmacılar birkaç olasılık üzerinde duruyor:

· Magmanın Yer Altında Katılaşması: Bermuda aktif bir volkanik bölgeyken, yüzeye ulaşamayan magma, kabuğun hemen altında birikerek zamanla devasa bir “plüton” (katılaşmış magma kütlesi) oluşturmuş olabilir.
· Hafif Malzeme Birikimi: Derinlerden yükselen ve uçucu elementlerce zengin eriyikler, üst mantoyu değiştirerek geride daha hafif bir artık malzeme bırakmış olabilir.
· Süperkıta Kalıntısı: Araştırmaya dahil olmayan, Smith Koleji’nden jeolog Sarah Mazza, bu benzersizliğin nedeninin, Bermuda’nın eski süperkıta Pangea’nın kalbi üzerinde yer alması olabileceğini söylüyor. Mazza, “Pangea’nın oluşumu sırasında mantonun derinliklerine itilen karbonca zengin malzeme, Bermuda’nın volkanik kayalarının kaynağı olabilir” diye ekliyor. Bu, Pasifik’teki volkanik adalardan farklı bir köken anlamına geliyor.

Efsane ile Bilim: Şeytan Üçgeni Gerçeği

Bu çığır açıcı jeolojik keşif, Bermuda Şeytan Üçgeni olarak bilinen ve gemilerle uçakların gizemli şekilde kaybolduğu iddia edilen popüler efsaneden tamamen ayrı ve bilimsel bir konu. Ancak her ikisi de bölgenin gizemli atmosferini besliyor.

TÜBİTAK Bilim Genç sitesinin de aktardığı gibi, Bermuda Üçgeni’ndeki kayıp iddiaları genellikle doğal nedenlerle açıklanabiliyor:

· Ani ve Şiddetli Hava Koşulları: Bölge, hızla gelişen tropik fırtınalara ve Körfez Akıntısı’nın neden olduğu sert denizlere sahne olabiliyor.
· İnsan Hatası ve Teknik Sorunlar: En ünlü kayıp vakalarından biri olan 1945’teki Flight 19, eğitim uçuşundaki beş ABD donanma uçağının pusula arızaları ve yakıtlarının bitmesi sonucu kaybolmasıydı.
· Yoğun Trafik: Bölge, dünyanın en işlek deniz ve hava güzergahlarından birinde yer alıyor. İstatistiksel olarak, bu kadar çok geminin ve uçağın geçtiği bir bölgede kaza sayısının nispeten yüksek olması beklenen bir durum. Lloyd’s of London gibi sigorta şirketleri bile bölge için ekstra bir risk primi uygulamıyor.

Araştırmacı Larry Kusche’nin 1975’te yayımladığı “Bermuda Üçgeni Gizemi: Çözüldü” adlı kitabı, birçok kayıp hikayesinin abartıldığını, yanlış rapor edildiğini veya basitçe insan hatasına bağlı olduğunu belgeleriyle ortaya koymuştu.

Bilim Işığında Yeni Bir Sayfa

Bermuda’nın altındaki dev yapının keşfi, bilim için heyecan verici bir gelişme. Frazer, şimdi benzer katmanların dünyanın başka yerlerinde olup olmadığını araştırmayı planlıyor. Bu keşif, sadece bir adanın jeolojik tarihini aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Dünya’nın iç dinamiklerini, tektonik plaka davranışlarını ve süperkıta döngülerinin gezegenimizin derinliklerini nasıl şekillendirdiğini anlamamıza yardımcı oluyor.

Bermuda suları, efsanelerin aksine, bilimin çözmeye çalıştığı muazzam ve karmaşık doğal olaylara ev sahipliği yapıyor. Suyun üstündeki “şeytan üçgeni” efsanesi çürütülmüş olsa da, suyun altındaki bu 20 kilometrelik dev yapı, Dünya’mızın ne kadar şaşırtıcı olabileceğinin yeni ve somut bir kanıtı.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı

Yayımlandı

üzerinde

Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı

Tarih: 17 Haziran 2026
Saat: 22:15 (Güncellenme)


Kastamonu’da etkili olan şiddetli sağanak yağış sırasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım düştü. Çıkan yangın kısa sürede büyürken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.

KASTAMONU – Kentte akşam saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken, Kuzeykent Mahallesi’nde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım isabet etti. Yıldırımın düşmesiyle birlikte tesiste yangın çıktı.

Edinilen bilgiye göre, saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, şiddetli gök gürültülü sağanak sırasında spor kompleksinin çatısına düşen yıldırım, binanın dış kaplama malzemelerini tutuşturdu. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, tesisin dış cephesini ve çatısını sararak binayı adeta alev topuna çevirdi.

O sırada çevrede bulunan vatandaşlar, gökyüzünü kaplayan yoğun dumanları ve yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Kastamonu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekipleri, spor salonunun dört bir yanını saran alevleri kontrol altına alabilmek ve yangının iç kısımlara sıçramasını önlemek adına çok yönlü müdahale başlattı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak caddeyi trafiğe kapatırken, itfaiye ekiplerinin alevlere yönelik çalışmaları sürüyor.

Yangının çıktığı tesisin, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde cimnastik salonu olarak kullanılan çadırdan kurulu bir yapı olduğu öğrenildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın kontrol altına alınırken, salonun kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Yetkililer, olayla ilgili inceleme başlatıldığını ve yangının çıkış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi

Yayımlandı

üzerinde

Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi

TARİH: 17 Haziran 2026
SAAT: 11:11

DİYARBAKIR – Yaz mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte kentte sıcaklıklar 37 dereceye kadar yükseldi. Termometrelerin zirve yaptığı bu günlerde, sıcaktan bunalan çocukların gözdesi yine tarihi Anzele Parkı oldu. Girilmesi yasak olmasına rağmen çocuklar, park içerisinde bulunan süs havuzlarına koştu.

Sur ilçesinde yer alan tarihi Anzele Parkı’nda biri büyük diğeri küçük iki havuz bulunuyor. Uyarılara rağmen havuzlara giren çocuklar, gün boyu burada vakit geçirerek serinlemeye çalışıyor. Özellikle evlerinde klima ve yeterli serinleme imkanı bulamayan ailelerin çocukları, bu tarihi mekanı adeta yazlık bir plaja dönüştürdü.

“AYAKLARIMIZ PARÇALANIYOR”

Havuzda serinlemeye çalışan çocuklardan Emir Çakmak, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Çakmak, “Gaziler semtinden buraya haftada bir dolmuşa binip geliyorum. Artık sezonumuz açıldı, gelip yüzüyoruz. Belediyeden tek ricam var; gelip bu taşları çıkartsınlar. Ayaklarımız parçalanıyor. Hava sıcak, evimiz sıcak. Gelip burada yüzüyoruz. Tehlikeli olsa da insanlar gelip serinliyor. Kimileri büyük havuzda, kimileri küçük havuzda yüzüyor. Kendilerini serinletip evlerine dönüyorlar” dedi.

“EVDE SICAKTAN PİŞİYORUZ”

Yenişehir ilçesinden gelen Harun Kaymak ise evlerindeki zor şartları anlattı. Kaymak, “Hava çok sıcak. Hepimiz arkadaşız, buraya gelmişiz. Evde klima çalışmıyor, adeta ateş gibi. Her gün gelmek istiyorum ama gelemiyorum. Haftada bir gün geliyorum. Evde sıcaktan pişiyoruz” diye konuştu.

Yetkililer, süs havuzlarının yüzme amaçlı olmadığı ve sağlık açısından risk taşıdığı konusunda uyarılarda bulunurken, çocuklar ise serinleyebilecekleri alternatif bir alan bulamadıklarını ifade ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler

Yayımlandı

üzerinde

Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler

Tarih: 17.06.2026 | Saat: 10:45

İstanbul’un en işlek noktalarından Galata Köprüsü’nde 80’li yılların meşhur kumar yöntemi ‘Bul karayı al parayı’ yeniden sahnelendi. İki şüpheli, turistlerin ve vatandaşların gözü önünde kurdukları tezgâhla kumar oynatırken, bir turistin gözlük kamerasına yakalandı. Şüphelilerin ‘Money’ diyerek euro istemesi ise dikkat çekti.

Olay, 11 Haziran Perşembe günü öğle saatlerinde Beyoğlu Galata Köprüsü üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Tahsin K. (61) ve A.Y. isimli iki şüpheli, köprü üzerinde kurdukları düzenekle vatandaşlara 1980’li yıllarda yaygın olarak kullanılan ve halk arasında “Bul karayı al parayı” olarak bilinen yöntemle kumar oynattı.

Gözlük kamerasına yakalandılar

O anlar, köprüde bulunan bir turistin gözlük kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde, oyunu oynatan şüphelilerden birinin “Gören var mı beyler”, “Boşlara para vermem beyler”, “Doluyu bulan alır gider”, “Söylemek yok, söylerseniz oyunu bozar giderim”, “Sallar oynatırım iyi zar kaybederim” diyerek oyunu başlattığı duyuluyor.

‘Money’ diyerek euro istediler

Oyun sırasında Tahsin K., oyunu izleyen turistlerden birine dönerek “Money money” diyerek para istedi. Turistin Türk lirası uzatması üzerine ise “Olmaz euro” diyerek Türk lirası yerine döviz vermesi gerektiğini söyledi. Oyunu oynayanlardan bir kişi dolu çubuğu bulduğunda verdiği parayı geri alırken, oyunu oynatan kişi “Çubuğu geri ver” diyerek adamı uyardı.

Tezgâhın yanında bulunan A.Y.’nin de oyuna para bırakıp oynaması dikkat çekti.

Polis şüphelileri suçüstü yakaladı

Görüntüler ve gelen ihbar üzerine harekete geçen Beyoğlu Mobil Park Polisi ekipleri, iki şüpheliyi kumar oynattıkları sırada gözaltına aldı. Emniyete götürülen Tahsin K. ile A.Y. hakkında “Dolandırıcılık” suçundan adli işlem başlatıldı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Tahsin K.’nin daha önceden poliste 8 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.

‘Bul karayı al parayı’ nedir?

1980’li yıllarda sokak aralarında sıkça görülen “Bul karayı al parayı” yöntemi, üzerinde siyah nokta bulunan çubuğu bulanın parayı kazandığı bir şans oyunu olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, bu oyunun tamamen bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu ve oyunu oynatanların kazanma ihtimalini manipüle ettiğini belirtiyor. Kumar oynatanların bu yolla günde yaklaşık 5 bin lira para kazandığı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar