Sağlık
Vatikan: Papa’nın sağlık durumunda hafif iyileşme var

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus’un sağlık durumunun kritikliğini korumasına karşın hafif bir iyileşme gözlemlendiği bildirildi.
Vatikan, ay başında geçirdiği şiddetli bronşit nedeniyle 11 gündür Roma’daki Gemelli Hastanesi’nde yatan ve burada çift taraflı zatürre teşhisi konan 88 yaşındaki Papa’nın sağlık durumuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
“Papa’nın sağlık durumu kritik olmasına rağmen hafif bir iyileşme gözlemleniyor. Bugün de astım benzeri solunum krizi yaşanmadı ve bazı laboratuvar testlerinde iyileşme görüldü. Hafif böbrek yetmezliği takibi endişe verici bir durum teşkil etmiyor. Oksijen desteği almaya devam etmekle birlikte, oksijen akım hızı ve yüzdesi hafifçe azaltıldı. Doktorlar, klinik tablonun karmaşıklığını göz önünde bulundurarak, ihtiyatlı bir yaklaşımla henüz kesin bir tahminde bulunmuyor.”
Vatikan’ın açıklamasında, Papa’nın öğleden sonra ise çalışma faaliyetlerine yeniden başladığı ve akşam saatlerinde de sıradan bir günde yaptığı gibi yine Gazze’deki bir kilisenin rahibiyle görüştüğü belirtildi.
Sabah yapılan Vatikan açıklamasında da Papa’nın geceyi sakin geçirdiği, sabah ise tedavilerinin sürdüğü, ağrısının olmadığı ve kendisinin iyi bir ruh hali içinde bulunduğu kaydedilmişti.
Öte yandan Roma’da ikamet eden kardinaller, Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin öncülüğünde, Papa’nın sağlığı için dua etmek üzere bu akşam Vatikan’ın Aziz Petrus Meydanı’nda bir araya gelecek.
PAPA, 14 ŞUBAT’TAN BU YANA HASTANEDE TEDAVİ GÖRÜYOR
Papa Franciscus, 9 ve 12 Şubat’ta halka açık iki etkinlikte, bronşit geçirdiğini ve nefes almakta güçlük çektiğini ifade ederek, konuşma yapamamış ve yardımcılarından konuşma metinlerini okumalarını istemişti.
14 Şubat’ta Gemelli Hastanesi’ne kaldırılan Papa için solunum yollarında polimikrobiyal enfeksiyon olduğu bildirilmişti.
Vatikan, 18 Şubat’ta Papa’da çift taraflı zatürre geliştiğini ve klinik durumunun karmaşık bir tablo çizdiğini açıklamıştı.
Doktorları 21 Şubat’taki açıklamalarında, “tamamen tehlikeyi atlatmasa da Papa’nın hayati tehlikesinin bulunmadığını belirtmişlerdi.
22 Şubat’ta astım krizi geçiren Papa’nın durumunun “kritik olduğu” ifade edilirken, dünkü Vatikan açıklamasında ise “Papa’nın solunumla ilgili başka bir kriz yaşamadığı, hafif bir böbrek yetmezliği başlangıcının gözlendiği, burundan yüksek akımlı oksijen takviyesi aldığı” bildirilmişti.
SON YILLARDA SAĞLIK SORUNLARI ARTTI
2013’ten bu yana Katoliklerin ruhani lideri olan Papa Franciscus, ilk kez 2021’de Gemelli Hastanesi’ne yatmış ve kalın bağırsak ameliyatı geçirmişti.
Nefes darlığı şikayeti ve karın duvarına protez yerleştirilmesi operasyonu olmak üzere iki kez daha aynı hastanede tedavi gören Papa, diz ağrıları sebebiyle son yıllarda tekerlekli sandalye kullanıyor.
Sağlık
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
25.03.2026 – 22:29

İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı. Türkiye Endometriozis ve Adenomyozis Derneği öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen uygulama, Endometriozis Farkındalık Ayı çerçevesinde hayata geçirildi.
Uygulamanın, hastalığın toplumda daha görünür hale gelmesine katkı sunması amaçlandı. Yetkili kurumlardan alınan izinler doğrultusunda yapılan ışıklandırma sonrası köprü, gece boyunca sarı renge büründü. Sarı ışıklarla aydınlatılan FSM Köprüsü, dronla da havadan görüntülendi.
Endometriozis, birçok kadının yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu tür farkındalık çalışmalarıyla hem hastalığa dikkat çekilmesi hem de erken tanı ve bilinçlenmenin desteklenmesi hedefleniyor. Köprüde gerçekleştirilen sembolik aydınlatma, farkındalık mesajını İstanbul semalarına taşıdı.
Sağlık
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Tarih.Saat: 08 Mart 2026 · 09:41.

Antalya’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinde görev yapan ambulans şoförü Gülser Akıtürk, direksiyon başında geçen her saniyenin hayatla ölüm arasında fark yaratabildiğini söyledi. Akıtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesleğinin zorluklarını ve ekip olarak yaşadıkları yoğunluğu anlattı.

Ekip işi, zaman yarışı
Akıtürk, sağlık sektöründe 16 yıllık tecrübesi olduğunu; ambulans şoförlüğünü ise son 3 yıldır yaptığını belirtti. Görev sırasında yalnızca “araç kullanmak” değil, aynı zamanda arka kabindeki ekibin hızlı ve güvenli müdahalesine zemin hazırlamanın da sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Direksiyon başına geçtiğimizde saniyelerle yarışıyoruz; çünkü arka kabinde hayata tutunmaya çalışan bir hasta ve onu bekleyen aileler var” dedi.

Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele
Akıtürk, zaman zaman “kadın ambulans kullanabilir mi” gibi önyargılarla karşılaştıklarını ancak bunun görevini ve ekip ruhunu etkilemediğini ifade etti. Yol verme sorunları veya ambulans içinde hasta olup olmadığını sorgulayan sürücülerle zaman zaman karşılaştıklarını, fakat mesai başladığında kendisini “işini bilen bir sağlık çalışanı” olarak gördüğünü söyledi.

Ekip arkadaşları ve görev tanımı
Akıtürk’ün ekibinde doktor Ela Zülal Karatoy ve acil tıp teknisyeni Hatice Yılmaz bulunuyor. Hatice Yılmaz, olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıklarını, ortamın çoğu zaman yoğun ve stresli olduğunu; müdahale sonrası hastayı hızla ambulansa alıp en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalıştıklarını anlattı. Doktor Karatoy ise 112 servisinin sahaya çıkan bir hizmet olduğunu hatırlatarak, “Hasta size gelmiyor, siz hastanın ayağına gidiyorsunuz” diye konuştu.

Sonuç: Görünmeyen kahramanlar
Akıtürk ve ekibi, 8 Mart vesilesiyle kadına yönelik şiddetin sona ermesi temennisinde bulunurken, toplumun acil sağlık ekiplerinin çalışma koşullarına ve zamana karşı yürüttükleri mücadeleye dikkat çekilmesini istedi. Vatandaşlardan ambulanslara yol vermede ve acil ekiplerin çalışmalarına saygı göstermede daha dikkatli olmaları talep edildi.
Sağlık
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.
Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?
Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:
-
Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).
-
Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.
-
Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.
-
Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun
İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.
Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının
Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın
Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.
Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi
-
Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.
-
Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.
-
Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.
-
Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.
-
Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.
-
Gündem6 gün önceCezaevinde Şok Olay: Başgardiyan Hayal Evinde Darp İzleriyle Ölü Bulundu, 1 Gözaltı
-
Gündem1 hafta önceHarabe Evde Bulunan Nazar’ın 7 Yıl Sonra ‘Anne’ Dediği Rebecca’nın Oğlu Olduğu DNA Testiyle Kesinleşti
-
Gündem1 hafta önceEvlilik dışı bebeğinin evde ölü doğduğunu iddia eden kadın ile bebeği gömdüğü öne sürülen annesi tutuklandı
-
Gündem5 gün önceHatay’da korkunç cinayet: Annesini darbederken engel olan eşini bıçaklayarak öldürdü
-
Gündem6 gün önceSancaktepe’de Yeni Doğmuş Bebek Cesedi Bulundu
-
Gündem1 hafta önceTakla Atan Otomobilde Feci Son: 19 Yaşındaki Sürücü Hayatını Kaybetti
-
Gündem1 hafta önceVezirköprü’de fren arızası iddia edilen kamyon zincirleme kazaya neden oldu: 19 yaralı
-
Ekonomi1 hafta önceBursa’da altın düşüşü kuyumcuları doldurdu: Esnaf camına “Vallahi billahi yok” yazdı
