Sağlık
Elektronik sigarada gizli tehlike. Bir tanesi bile hasta eder
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Artık çok küçük yaşlarda çocukların kullandığını bile duyuyoruz, görüyoruz. Hatta bunları sigaradan daha masummuş gibi bir havayla kullananlar da var. Peki siz bize anlatır mısınız elektronik sigaralar nasıl etkiliyor sağlığı? İçeriğinde ne var?
ELEKTRONİK SİGARA NEDİR?
Prof. Dr. Özlü: Elektronik sigara dediğimiz aslında nikotin buharı salan aygıtlar. Maalesef son zamanlarda özellikle gençlerin sıklıkla tercih ettiği bir alışkanlık haline gelmeye başladı. Biliyorsunuz 18 yaşın altına tütün ürünlerinin satılması bütün dünyada yaygın olarak yasak. Dolayısıyla gençler bu nikotin bağımlılığından korunuyordu. Genel itibarıyla 20 yaşın üzerinde çok nikotin bağımlığı gelişmiyor. Genelde sigara içenleri sorguladığımız zaman bunların 20 yaşından önce nikotin bağımlılığı geliştirdiği ortaya çıkıyor. Bu açıdan 18 yaş sınırının faydasını görüyorduk. Fakat maalesef e-sigaralar daha erken yaşlarda nikotin bağımlılığı oluşturarak daha sonra da sigara içme yönünde bir bağlantıyla bu süreci devam ettiren atlama taşı rolü üstlendi.
ELEKTRONİK SİGARA ZARARLI MI?
E-sigaraların masum olduğu tamamıyla bir yalan. Bu konuda yapılmış çok çalışma var. Yayınlar devam ediyor. En çok bilinen ve çok sayıda kişinin öldüğü de bilinen evali dediğimiz akut akciğer hasarı oluşturuyor. Bir sigarayla da oluşabiliyor. Bu durumla ilgili çok sayıda vaka da bildirilmiş. Bunun dışında da uzun vadede kalp damar sistemi, akciğerler ve vücutta yaşayan hücreler üzerine olumsuz etkileri olduğu yönünde veriler giderek artıyor. Bu e-sigara dediğimiz cihazlar da tek tip cihazlar değil. Bunların çok farklı türleri var. Nikotin içerenlerinin yanında içermeyenleri de var, tütün içerenleri var, bir çok katlı maddesi var, aroma vericiler var. Gençlerin başlamasını sağlamak için çeşitli tat ve kokularla tatlandırılıyor ve içine ilave edilen bu maddelerin de aynen sigara olan maddeler gibi kanserojen etkisi olduğunu ya da canlı hücreler üzerinde hasar verici özelliği olan maddeler olduğunu biliyoruz. E-sigaraların uzun vadedeki etkileri de yeni çalışmalarla ortaya çıkacak. Hatta pasif etkileri bile çalışılmış durumda. Kendisi e-sigara kullanmasa bile buharına maruz kalan kişilerde de etkilenmelerin olduğu yönünde çalışmalar var.
Kullananlar nikotini buhar olarak alıyorlar, peki sigarayla arada nasıl bir fark oluyor?
Prof. Dr. Özlü: Sigarada tütünün yanması sonrasında duman oluşuyor. Buradaysa tütün yok, nikotin var ve nikotinin içinde tat verici çeşitli kimyasallar ekleniyor. Bazılarında tütün de var ama o ısıtılıyor. Bunun yayıgınlaşmasının sebebi tütün sektörünün daralması. Sigarayla ortaya çıkan sağlık sorunlarının çok yaygınlaşması ve bu daralan pazarı nasıl canlandırabiliriz düşüncesiyle e-sigaralar üretiliyor. Aslında e-sigaraları üreten tütün firmaları değil ama üretimden hemen sonra tütün firmaları sahiplenmiş durumdalar. E-sigaralar sigara içilmeyen ortamlarda kullanılarak nikotin sağlamaya devam ediyor. Gençlerin nikotin bağımlılığını artırarak sigara kullanımını artırmak için, hem de sigara kullananların sigara içilmeyen ortamlarda yasağı delerek nikotin bağımlılığının devamını sağlama rolüne sahip e-sigaralar.
Sigarayı bırakmaya çalışanların da e-sigaraya döndüğünü görüyoruz, ama herhalde bu da yanlışı devam ettirmek gibi öyle değil mi?
ELEKTRONİK SİGARA SİGARAYI BIRAKTIRIR MI?
Prof. Dr. Özlü: E-sigaraların sigarayı bırakmak için kullanıması doğru değil. Nikotini kullanan bıraktırma tedavileri var ama onlar sadece tedavi amacıyla üretilmiş, dozajı belli, kullanım prosedürü belirlenmiş ve bir hekim kontrolünde belirli bir süre için geçici olarak kullanılan ilaçlar. Oysa e-sigaralar bir kere ilaç değil. Sabit bir dozu yok, sabit bir cinsi yok. Piyasada satılan elektronik sigaraların nikotin düzeyi birbirinden o kadar farklı ki. İçinde kullanılan kimsayalların dozu belli değil, yan etklileri belli değil, kişi içtiği zaman ne kadar içeceği belli değil. Gerçek hayatta bunları kullananların sigaraya devam etme yönünde eğilim gösterdiği görülmüş.
ABD’de yapılan bir araştırmada, elektronik sigara kullanan ergenlik çağındaki gençler, insan sağlığına zararlı metallerden kurşun ve uranyuma maruz kalma riski konusunda uyarıldı. Bu metallerin vücuda etkisi ne?
Prof. Dr. Özlü: Biliyorsunuz kurşun akut zehirlenme de yapabilir, kronik birikim ve ona bağlı zehirlenme de yapabilir. Uranyum zaten radyoaktif bir madde. Ama sadece bu iki maddeyle de sınırlı değil. Nitrozaminler var, biyoaktif dediğiniz biyolojik ortamda hücre hasarına yol açan pek çok madde var. Bunlarla ilgili yapılmış çok sayıda çalışma var. Tek doz maruz kalmada bile kalp atışını hızlandırdığı, damar kasını kastığı, tansiyonu yükselttiği, nabız sayısını artırdığı, kalp ritmini artırdığı ve akciğer fonksiyonlarını, beyin foksiyonlarını olumsuz etkilediği yönünde, hatta depresyon gibi ruhsal sonuçlara gitmeye başladığı yönünde çalışmalar var.
Elektronik sigara kullananların akciğerlerinde su topluyor deniliyor. Direkt olarak akciğerde nasıl bir etki bırakıyor?
ELEKTRONİK SİGARA NASIL ZARAR VERİYOR?
Prof. Dr. Özlü: E-sigara kullananlarda e-sigaraların içinde yer alan bazı maddelere tepkisel olarak geliştiği tahmin edilen bir akut hasar tablosu var ve ciddi bir şekilde akciğerde ödeme yol açıyor dediğiniz gibi ve ciddi bir solunum tablosuna yol açıyor ve bu hasar bazen de ölüme kadar gidebiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl 8 milyondan fazla kişi ”tütün salgını” sonucu hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 1,2 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. WHO, tütün salgınını dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olarak görüyor.
Prof. Dr. Özlü: Bir de dediğiniz durum var, bizim dual kullanım dediğimiz. Sigara ve e-sigaranın birlikte kullanımı. Maalesef bu da giderek yaygınlaşıyor. E-sigaralarda yer alan nikotin düzeyi aslında normal sigaralardan bulunan nikotin düzeyinden daha yüksek. Bu dual kullanımda etkilerin daha da potansiyalize olduğu yönünde bilgiler uyarılar var.
Sağlık
KONGO’DA EBOLA SALGINI BÜYÜYOR: İKİ EYALETE DAHA SIÇRADI
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
KONGO’DA EBOLA SALGINI BÜYÜYOR: İKİ EYALETE DAHA SIÇRADI
13 Temmuz 2026. 13:15
REUTERS

Ölü sayısı 702’ye yükselirken, salgının gerçek boyutunun resmî verilerin 4 katı olabileceği uyarısı yapıldı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgını, kuzeydoğudaki iki eyalete daha sıçradı. Ülkenin kamu sağlığı enstitüsünün son raporuna göre, daha önce salgının görülmediği Haut-Uele ve Tshopo eyaletlerinde ilk kez vakalar tespit edildi.
Resmî verilere göre ülke genelinde doğrulanmış vaka sayısı 1.926’ya, can kaybı ise 702’ye yükseldi. Tshopo’da dört vaka kaydedilirken, bunlardan ikisi ölümle sonuçlandı. Haut-Uele’de ise bir kişi hayatını kaybetti.
Salgın daha önce ağırlıklı olarak Ituri eyaletinde yoğunlaşmıştı; Kuzey Kivu ve Güney Kivu’da da vakalar görülüyordu. Yeni eyaletlerin raporlara dahil edilmesi, virüsün coğrafi olarak genişlediğinin en somut göstergesi oldu.
BAŞKENT KİSANGANİ RİSK ALTINDA
Tshopo’nun başkenti Kisangani, Kongo’nun en büyük şehirlerinden biri. Kentte tespit edilen vakalar, salgının kentsel alanlara yayılma potansiyeline ilişkin endişeleri artırdı. Haut-Uele ise Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti ile sınır komşusu. Bu durum, virüsün komşu ülkelere sıçrama riskini de gündeme getiriyor.
Kongo Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü, 11 Temmuz tarihli raporunda, “Mevcut araştırmalar, bu iki eyalette tespit edilen tüm vakaların Ituri’deki Niania bölgesinden ithal edildiğini gösterse de, bu iki eyaletin salgın bölgesi olarak kabul edilmesi gerekli ve uygundur” ifadelerine yer verdi.
GERÇEK BOYUT ÇOK DAHA BÜYÜK OLABİLİR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, salgının gerçek boyutunun resmî verilerin iki ila dört katı olabileceği uyarısında bulundu. Her beş yeni Ebola vakasından dördünün mevcut hastalarla bilinen bir bağlantısının bulunmaması, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayıldığına işaret ediyor.
Ebola, enfekte kişi veya hayvanların vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşan, çoğunlukla ölümcül seyreden bir viral hastalık. Yüksek ateş, kusma ve iç-dış kanamalar en bilinen belirtileri arasında yer alıyor.
Kongo yönetimi, salgının kontrol altına alınması için temas takibi ve kısıtlama önlemlerini genişletirken, uluslararası sağlık örgütleri bölgeye ek destek gönderme hazırlığında.
Sağlık
Sigarayı Bırakanlara Devlet Desteği: 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç! Esenlik Merkezleri Geliyor
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Sigarayı Bırakanlara Devlet Desteği: 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç! Esenlik Merkezleri Geliyor
Haber Tarihi: 4 Temmuz 2026
Yayın Saati: 02:30
ANKA

ANKARA – Sağlık alanında iki önemli düzenleme birden Resmi Gazete’de yayımlandı. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara müjde niteliğindeki Cumhurbaşkanı Kararı ile tedavi gören en fazla 1 milyon hastaya, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz ilaç desteği sağlanacak. Aynı gün yürürlüğe giren Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile de koruyucu ve geliştirici sağlık hizmetlerinin sunulacağı esenlik merkezleri ve üniteleri kurulacak.
Sigara Bırakma Tedavisinde Yeni Dönem
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, sigarayı bırakma tedavisi alan hastalar, sayıları 1 milyonu geçmemek şartıyla ve herhangi bir sosyal güvencelerinin olup olmadığına bakılmaksızın, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ilaçlardan ücretsiz faydalanabilecek.
Düzenleme kapsamında hastalara; Nikotin Replasman Preparatları ile Bupropion HCl, Vareniklin ve Sitizin içerikli ilaçlar, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri aracılığıyla ulaştırılacak. Söz konusu ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtılacak. Kararın uygulanmasından Sağlık Bakanı sorumlu olacak.
Uzmanlar, bu adımın Türkiye’de tütün bağımlılığıyla mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Sigarayı bırakmak isteyen ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi olamayan binlerce vatandaşın bu destekten yararlanması bekleniyor.
Esenlik Merkezleri ile Sağlıklı Yaşam Hizmetleri Yaygınlaşıyor
Aynı gün Resmi Gazete’de yayımlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile tedavi amacı taşımayan koruyucu, geliştirici, destekleyici ve rehabilite edici sağlıklı yaşam hizmetleri için yeni bir model oluşturuldu. Bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini geliştirmeye yönelik bu hizmetler, “esenlik merkezi” veya “esenlik ünitesi” adı altında sunulacak.
Merkezler Nerede Açılacak?
Esenlik merkezleri ve üniteleri; konaklama tesisleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli bakım merkezleri ve spor kulüpleri bünyesinde açılabileceği gibi müstakil binalarda da faaliyet gösterebilecek. Müstakil olarak açılacak merkezlerin en az 500 metrekare, ünitelerin ise en az 300 metrekare kapalı alana sahip olması gerekecek. Ruhsatlandırma işlemleri il sağlık müdürlükleri tarafından yapılacak.
Hangi Hizmetler Sunulacak?
Esenlik merkezlerinde sunulacak uygulamalar, bireyin yaşı, genel sağlık durumu, yaşam tarzı ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek. Yönetmelik kapsamında sunulacak hizmetler arasında şunlar yer alıyor:
· Dil ve konuşma terapisi
· Egzersiz ve fiziksel aktivite hizmetleri
· Çamur terapisi
· Fizyoterapi hizmetleri
· Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları (GETAT)
· Psikolojik destek hizmetleri
· Deniz suyu ve deniz kaynaklı tedavi yöntemleri
· Hiperbarik oksijen tedavisi
· Rehabilitasyon hizmetleri
· Sanat terapileri
· Güneş terapisi
· Termal sağlık terapileri (kaplıca)
· Tuz terapisi
Hekim Zorunluluğu ve Güvenlik Önlemleri
Esenlik merkezlerinde tam zamanlı hekim bulunması zorunlu olacak ve hekimlerden biri merkezin sorumlu hekimi olarak görev yapacak. Olası acil durumlar için merkezler, bir hastane veya tıp merkeziyle iş birliği içinde çalışacak ve bünyelerinde acil müdahale odası bulunduracak. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri ise hizmet alımı yoluyla sağlanabilecek.
Sağlık Turizmine Katkı Hedefleniyor
Yeni modelle, dünyada giderek yaygınlaşan “sağlıklı ve kaliteli yaş alma” (longevity) uygulamalarının Türkiye’ye kazandırılması ve bu alanda sağlık turizmi hizmetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, Türkiye’nin termal kaynaklar ve doğal güzelliklerle birleşen bu yeni hizmet modeliyle sağlık turizminde önemli bir çekim merkezi haline gelebileceğini belirtiyor.
Sağlık
Zayıflama İğnesi Hamile mi Bırakıyor? “Ozempic Bebekleri” Tartışması Nedir?
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Zayıflama İğnesi Hamile mi Bırakıyor? “Ozempic Bebekleri” Tartışması Nedir?
Tarih: 01.07.2026
Saat: 17:30
Euronews
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Son yıllarda kilo verme amacıyla Ozempic ve benzeri zayıflama iğnelerini kullanan bazı kadınların beklenmedik şekilde hamile kaldıklarını sosyal medyada paylaşması, “Ozempic bebekleri” tartışmasını alevlendirdi. Peki bu iddiaların arkasında yatan gerçek ne? Zayıflama iğneleri gerçekten hamile bırakıyor mu? İşte uzman görüşleri ve bilimsel veriler ışığında konunun detayları…
Kilo Kaybı Doğurganlığı Artırıyor Olabilir
Doktorlara göre, fazla kilo özellikle kadınlarda doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Fazla kilo, insülin direnci ve polikistik over sendromu (PCOS) gibi durumlar kadınlarda adet düzensizliği ve yumurtlama sorunlarına yol açabiliyor.
Cleveland Clinic uzmanları, vücut kitle indeksindeki artışın doğurganlığı azalttığını, kilo kaybının ise üreme sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Funda Göde de bu görüşü destekleyerek, “Kilo kaybı yumurtlama düzenini toparlayabilir. Zayıflama ile birlikte hormonal denge sağlandığında, özellikle polikistik over hastalarında yumurtlama düzenli hale gelebilir” dedi.
Araştırmacılar ayrıca zayıflama iğnelerinde bulunan bileşenlerin erkeklerde de doğurganlık üzerinde olumlu etkileri olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu konuda kesin bilimsel kanıt bulunmuyor.
Doğum Kontrol Haplarının Etkisini Azaltabilir
Bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli ihtimallerden biri, zayıflama iğnelerinin doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesi. Zayıflama iğneleri mide boşalmasını yavaşlatarak yiyeceklerin sindirim sisteminde daha uzun süre kalmasını sağlıyor. Aynı mekanizmanın ağız yoluyla alınan bazı ilaçların kana karışma sürecini de etkileyebileceği düşünülüyor.
Geçmiş bir araştırmada, zayıflama iğnelerinin bazı ilaçların kandaki en yüksek seviyeye ulaşma zamanını ve miktarını değiştirebildiği görüldü. Bunlar arasında doğum kontrol haplarının yanı sıra kan sulandırıcılar ve kolesterol ilaçları da yer aldı. Özellikle bazı etken maddelerin, doğum kontrol hapının emilimini yaklaşık dört saat geciktirdiği ve etkin maddelerden birinin kandaki düzeyini yüzde 20 azalttığı tespit edildi.
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), Mounjaro gibi ilaçların doğum kontrol haplarını daha az etkili hale getirebileceği uyarısında bulunarak, kadınların implant veya rahim içi araç (RİA) gibi oral olmayan doğum kontrol yöntemleri kullanmalarını tavsiye ediyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Uzmanlar, beklenmedik gebeliklerin tek nedeninin ilaçlar olduğunun henüz kanıtlanmadığını vurguluyor. Cambridge Üniversitesi’nden metabolizma uzmanı Prof. Giles Yeo, milyonlarca kişinin zayıflama iğnesi kullandığı düşünüldüğünde, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda beklenmedik gebelik sayısının artmasının normal olduğunu söylüyor.
Imperial College London’da üreme endokrinolojisi araştırmacısı Dr. Channa Jayasena ise, “Obezite kadınlarda doğurganlığı azaltır. Bu nedenle, GLP-1 ilaçları alan obezite hastası kadınların hamile kalma olasılığı, kilo vermeden önceki hallerine göre daha yüksektir” diyerek durumu özetliyor.
Doç. Dr. Funda Göde de benzer şekilde, “Kilo kaybı sonrası hormonal denge sağlandığında, özellikle PCOS’ta yumurtlama düzeni hızla geri dönebilir. Bu durum gebelik isteyenler için olumlu görünse de korunma yöntemleri kullanılmadığında plansız gebelik riskini artırabilir” uyarısında bulunuyor.
İlaç Üreticisinden Açıklama
Ozempic’in üreticisi Novo Nordisk, “semaglutid” etken maddesinin gebelik döneminde kullanılmaması gerektiğini belirterek, hamilelik planlayan kadınların ilacı en az iki ay önceden bırakmasının tavsiye edildiğini açıkladı. Uzun süre etkili GLP-1 ilaçları, bırakıldıktan sonra vücutta ortalama 5-6 hafta aktif kalmaya devam ettiği için planlı gebelikten en az 2 ay önce kesilmesi uluslararası kılavuzlarda öneriliyor.
Şirket ayrıca Ozempic’teki etken maddelerin doğum kontrol haplarının emilimini anlamlı düzeyde azalttığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığını ileri sürdü. Bununla birlikte, zayıflama iğneleri kullanan kişilerin diğer ilaçlarla olası etkileşimler konusunda doktorlarına bilgi vermeleri gerektiği vurgulandı.
Hamilelere ve Emzirenlere Uyarı
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), hamileleri ve emzirme döneminde olan kadınları zayıflama iğnelerinden uzak durmaları konusunda uyardı. Kurum, ilacın bebekleri etkileyip etkilemeyeceğini bilmek için yeterli güvenlik verisi olmadığını kaydetti. “Bu ilaçları kullanırken hamile kalan herkes sağlık uzmanıyla konuşmalı ve ilacı mümkün olan en kısa sürede bırakmalı” ifadelerine yer verildi.
Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Uzmanlar, zayıflama iğneleri kullanan kadınların mutlaka prezervatif gibi ek korunma yöntemleri kullanmalarını öneriyor. Doç. Dr. Funda Göde, “Hekimlerin yönlendirmesiyle doğum kontrol haplarının etkisini azaltan ilaçları kullananlar, tedavinin başlangıcında ve her doz artışından sonra 4 hafta boyunca ek korunma yöntemleri tercih etmelidir” diyerek uyarıyor.
Özetle: Zayıflama iğnelerinin doğrudan hamile bıraktığına dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Ancak kilo kaybının doğurganlığı artırması ve ilaçların doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesi, plansız gebelik riskini yükseltebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, zayıflama iğnesi kullanan kadınların mutlaka doktorlarına danışarak ek korunma yöntemleri kullanmalarını tavsiye ediyor.
-
Gündem6 gün önceÇanakkale’de Dehşet: Eşini 50 Bıçak Darbesiyle Yaralayan Doktor Tutuklu, “Tahliyemi İstiyorum” Dedi
-
Gündem4 gün önceErdoğan’dan NATO Liderlerine Tarihi Hediye: İşte O Özel Revolverin İlk Gerçek Fotoğrafları!
-
Magazin5 gün önceECE İRTEM’İN ÖLÜM NEDENİ ORTAYA ÇIKTI: KANINDA 395 MG/DL ALKOL ÇIKTI
-
Gündem5 gün önceKırklareli’nde Eski Koca Dehşeti! Parkta Silahlı Saldırı: Anne Katledildi, 4 Yaşındaki Kızı Ağır Yaralandı
-
Son Dakika5 gün önceABD’den İran’a Büyük Saldırı! 80’den Fazla Hedef Vuruldu, Misilleme Ateşi Başladı
-
Gündem4 gün önceKilis’te Pes Dedirten Skandal: Market Raflarında 10 Yıllık Kurtlanmış Ürünler!
-
Gündem3 gün önceArnavutköy’de Kanlı Aile Faciası: Boşandığı Eşi ve Oğlunu Öldürüp İntihar Etti
-
Spor4 gün önceFransa’da Devler Ligi Rüzgarı! Mbappe ve Dembele Yarı Finale Taşıdı: 2-0
