Sağlık
Mahkemeden vatandaş lehine kritik karar: Özel hastane, ‘acil hal’ tedavisi için aldığı 120 bin lirayı faiziyle iade edecek
Mahkemeden vatandaş lehine kritik karar: Özel hastane, ‘acil hal’ tedavisi için aldığı 120 bin lirayı faiziyle iade edecek
Haber Tarihi: 18 Aralık 2025, Perşembe • Okuma Süresi: 3 dakika 15:00

İzmir’de, nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvurup bir ay yoğun bakımda tedavi gören bir hastadan alınan 120 bin liranın hukuka aykırı olduğuna hükmedildi. Mahkeme, yapılan tüm müdahalelerin “acil hal” kapsamında olduğunu belirterek, paranın faiziyle birlikte hasta yakınlarına geri ödenmesine karar verdi. Karar, istinaf mahkemesince de onanarak kesinleşti.
Yoğun Bakım Sonrası Gelen Ağır Fatura
Olay, 2022 yılında İzmir’de yaşayan A.İ.’nin başına geldi. Nefes darlığı şikayetiyle gittiği bir özel hastanenin acil servisinde kendisine “masif pulmoner emboli” (akciğerde yaygın pıhtı) teşhisi konuldu ve durumu ağır olan A.İ., derhal yoğun bakıma alındı.
Yaklaşık bir ay süren yoğun bakım tedavisi boyunca, hastanın eşi T.İ.’den yapılan müdahaleler gerekçesiyle parça parça toplam 120 bin lira tahsil edildi. Tedavi sürecini atlatan hasta iyileşirken, ailenin önüne ödenen bu yüklü miktarın hukuki durumu soru işareti olarak kaldı.
Tüketici Mahkemesi ve Bilirkişi Süreci
Hastanın eşi T.İ., avukatı Aleyna Güler Esen aracılığıyla konuyu yargıya taşıdı. İzmir 7’nci Tüketici Mahkemesi’nde açılan davada, olay bilirkişi heyetine intikal etti.
Bilirkişilerin yaptığı inceleme, hastaya uygulanan tüm tedavi ve müdahalelerin “acil hal” kapsamında kaldığını ortaya koydu. Bu kritik tespit, davada belirleyici oldu.
Mahkeme Kararı: “Acil Hal Bitene Kadar Ücret Alınamaz”
Tüketici Mahkemesi, bilirkişi raporunu değerlendirerek özel hastanenin talep ettiği ve tahsil ettiği ücretin mevzuata aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme, 120 bin liranın, yasal faiziyle birlikte hasta yakınlarına iadesine karar verdi.
Kararın gerekçesinde, Sağlık Uygulama Tebliği’ne atıfta bulunularak, acil servise giriş yapıldığında “acil hal sona erene kadar yapılan hiçbir işlemden özel hastanenin ücret alamayacağı” vurgulandı.
Hastanenin karara yaptığı itiraz, İzmir Bölge Adaliye Mahkemesi 13’üncü Hukuk Dairesi (İstinaf) tarafından incelendi. İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek itirazı reddetti. Böylelikle, paranın faiziyle iadesine ilişkin karar kesinleşmiş oldu.
Vatandaşlar İçin Kritik Uyarı
Davacı avukatı Aleyna Güler Esen, kararın tüm vatandaşlar için önemli bir referans oluşturduğunu söyledi. Esen, “Acil servise giriş yapıldığında, acil hal sonlanana kadar yapılan hiçbir işlem için özel hastane ücret talep edemez ve alamaz” diyerek şu bilgileri paylaştı:
· Bu durum, Sağlık Uygulama Tebliği’nde açıkça düzenlenmiş bir haktır.
· Benzer bir durumla karşılaşan vatandaşlar, Tüketici Mahkemeleri’ne başvurabilir.
· Ödenen bedelin miktarına göre Tüketici Hakem Heyetleri’ne de müracaat edilebilir.
Kararın Hukuki Çerçevesi
Bu karar, özellikle “acil hal” tanımının ve buna bağlı mali hakların netleştirilmesi açısından önem taşıyor. Sağlık mevzuatı, hayati tehlike arz eden ve ani müdahale gerektiren durumlarda hastanın önce tedavi edilmesini, mali işlemlerin ise sonraya bırakılmasını öngörüyor. Mahkeme kararı, bu prensibi vurgulayarak, vatandaşların sağlık hakkının ekonomik kaygılarla sekteye uğratılamayacağını hukuki olarak tescil etmiş oldu.
Özet
İzmir’deki bu karar, acil sağlık durumlarında vatandaşların haklarını güçlendiren önemli bir emsal oluşturdu. Özetle:
· Olay: Bir hasta, acil serviste başlayan ve yoğun bakımda devam eden tedavisi için 120 bin lira ödedi.
· Mahkeme Süreci: Bilirkişi, tedavinin tamamının “acil hal” kapsamında olduğunu belirledi. Mahkeme de hastanenin ücret talebinin yasaya aykırı olduğuna hükmetti.
· Kesin Karar: Hastanenin itirazı üst mahkeme tarafından reddedildi ve paranın faiziyle birlikte iade edilmesi kararı kesinleşti.
· Hastane Yükümlülüğü: Yürürlükteki mevzuata göre, acil durum sona erene kadar özel hastaneler ücret talep edemez ve alamaz.
Sağlık
Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var
Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var
16.02.2026 · 11:45

Selçuk Üniversitesi Sarayönü yerleşkesinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, mor ve mavi gibi doğal renklere sahip buğday genotiplerinden yüksek antioksidan içeriğine sahip fonksiyonel bisküvi prototipleri üretildiğini ortaya koydu. Proje ekibi, renkli buğdayların hücresel düzeyde yenileyici ve koruyucu etkilere sahip olabileceğini; şeker hastalığı (diyabet), Alzheimer ve kanser gibi kronik hastalıklara yönelik geliştirilecek gıda ürünlerinde önemli bir ham madde potansiyeli sunduğunu belirtiyor.
Projenin omurgası: saha seçimi, analiz ve hedefler
TÜBİTAK-1002 destekli projede tarladan laboratuvara geçen süreçte 20 farklı siyah, mor ve mavi buğday genotipi incelendi; adaptasyon, verim ve bisküvilik kalite kriterlerine göre en uygun türler belirlendi. Proje kapsamında elde edilen bulgulara göre üretilen bisküviler GDO içermiyor ve rengini yapay renklere değil, tohumun kendi genetiğine borçlu. Seri üretim için ilk prototiplerin 2026 yılı itibarıyla geliştirilip test edildiği açıklandı.
Akademik ekip ve teknoloji transferi
Çalışma, Doç. Dr. Hayati Akman liderliğinde yürütüldü; teknolojik analizler için ise işbirliği yapılan kurumlar arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve proje ortakları yer aldı. Proje raporlarında, ideal “bisküvilik” buğdayın ekmeklik veya makarnalık buğdaydan farklı protein, gluten ve un akışkanlığı özelliklerine sahip olması gerektiği vurgulandı.
Sağlık iddiaları ve bilimsel temeller
Projenin sağlık analizlerini yürüten Prof. Dr. Gökhan Zengin, mavi ve mor buğdaylardan üretilen ürünlerin antioksidan kapasitesine dikkat çekti; ekip, hücresel yenilenme ve bağışıklık desteği gibi etkinliklerin laboratuvar düzeyinde gösterilmeye başlandığını belirtti. Araştırmacılar, bu sonuçların gıda takviyesi ve fonksiyonel gıda ürünleri geliştirirken yol gösterici olacağını söylüyor.
Yerel üretim, katma değer ve gelecek planları
Sarayönü (Konya) kırsalında iki yıllık adaptasyon denemeleriyle bölge koşullarına dayanıklı genotiplerin seçildiği, bunun yerel çiftçi gelirine pozitif katkı ve ülke çapında katma değer yaratma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Araştırma ekibi, bisküviyle sınırlı kalmayıp renkli buğdaylardan gevrek, granola ve un karışımları gibi farklı fonksiyonel ürünler geliştirmeyi hedefliyor.
Sağlık
30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi
30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi
Tarih — Saat: 13 Şubat 2026 — 11:36

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yıllardır yatağa bağımlı yaşayan ve halk arasında “fil hastalığı” olarak bilinen lenfödem nedeniyle yaklaşık 300 kiloya ulaşan Engin Akbadal, tedavi için Ankara’ya sevk edildi. Evden çıkarılabilmesi için bazı duvarlar sökülürken, yaklaşık 30 kişilik ekip ve özel obez ambulansıyla nakli gerçekleştirildi.
Sarıoğlan’daki yaşamını tek odada sürdüren Akbadal, 12 yıl önce başlayan kilo artışı sonucu yürüyemez hale geldi ve son 5 yıldır evden çıkamıyordu. DHA haberine göre, tedavisi için yapılan koordinasyon sonucunda hasta etli müdahale ekipleriyle güvenli şekilde ambulansa yerleştirilip Ankara’ya sevk edildi.

Sarıoğlan’da yaşayan ve geçimini zamanında hamallık yaparak sağlayan Akbadal’ın durumu yıllar içinde ağırlaştı; teşhis sürecinin uzaması ve uygun tedaviye ulaşamaması sonucu vücut ağırlığı yaklaşık 300 kiloya çıktı. Evden çıkarma sırasında, hastanın rahatça dışarı alınabilmesi için evdeki bazı duvarlar genişletildi; mobil ekip, gönüllüler ve sağlık personelinden oluşan yaklaşık 30 kişi birlikte çalıştı. Nakil, özel tasarlanmış obez ambulansıyla yapıldı; yolculuk hedefi Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ydi.

Hastanın sözleri ve destek çağrısı
Akbadal, DHA’ya yaptığı açıklamada tedavi için umutlu olduğunu, eş ve çocuklarıyla dışarı çıkıp normal hayata dönmeyi arzuladığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan videonun ardından yardım talepleri artmış; yerel ve ulusal ölçekte destek verenler sayesinde sevk kararı alındı. (Muhabir: Furkan Kavuklu).
Tedavi ve sonraki adımlar
Sağlık ekipleri, lenfödem (lymphoedema) tedavisinin multidisipliner yürütülmesi gerektiğini belirtiyor: cerrahi girişimler, fizyoterapi, ödem kontrol programları ve süreklilik gerektiren bir izlem planı söz konusu. Akbadal’ın Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ndeki (referans hastane: Etlik Şehir Hastanesi) değerlendirme ve tedavi planı sonrası uzun dönem rehabilitasyon ihtiyacı doğabilir.
Yerel dayanışma
Hastanın ailesine ve nakil sürecine destek verenler arasında adı geçen yerel aktörlerden biri Baki Ersoy olarak belirtildi; sosyal medya ve yerel kanallar vasıtasıyla sürece destek verildi. Olay, yerel dayanışmanın ve sosyal medyanın gerçek yaşamı değiştirebilen etkisini gösterdi. Baki Ersoy
Sağlık
İç organları göğüs kafesinde doğan bebek ameliyatla sağlığına kavuştu
İç organları göğüs kafesinde doğan bebek ameliyatla sağlığına kavuştu
Niğde / Kayseri — 07 Şubat 2026, 12:50

Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A. isimli erkek bebek, diyafram yırtığı (konjenital diyafram hernisi) nedeniyle karın içi organlarının göğüs boşluğunda doğması üzerine Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Çocuk cerrahisi ekibinin başarılı ameliyatı ve yenidoğan yoğun bakım takibiyle bebek sağlığına kavuşup taburcu edildi.
Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A.’nın yapılan kontrollerinde diyafram kasında yırtık saptandı; ince bağırsak, kalın bağırsak, mide ve karaciğerin bir kısmı göğüs boşluğuna (toraks) çıkmış durumda bulundu. Acil olarak Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edilen bebek, pediatrik cerrahi ekibi tarafından ameliyata alındı.

Ameliyat ve takip
Cerrahi müdahalede göğüste bulunan organlar karın boşluğuna geri alınarak diyafram kası dikildi. Operasyonun ardından yenidoğan ve pediatri birimleriyle koordineli bakım sürdürüldü; başarılı operasyonun ve üst düzey yenidoğan bakımının ardından M.A.A. taburcu edildi.

Uzmanlardan notlar
Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Erman Dörterler, diyafram hernisinin anne karnında da tespit edilebildiğini, doğan bebeklerin çoğunun solunum sıkıntısı yaşadığını ve kayıpların olabildiğini vurguladı. Ayrıca, hastanede pediatriyle sıkı iş birliğiyle ameliyat sonrası bakımın hayati önem taşıdığını belirtti.
Kayseri Şehir Hastanesi Yenidoğan Klinik Şefi Prof. Dr. Ahmet Özdemir ise merkezde 57 kuvözle 4. düzey yenidoğan yoğun bakım kapasitesi bulunduğunu, fetal ultrason ve fetal ekokardiyografi ile ön tanı koyulduğunda doğumun daha hazırlıklı gerçekleştiğini anlattı.
Bilmeniz gerekenler
-
Konjenital diyafram hernisi (diyafram yırtığı) nadir görülen bir durumdur; yaklaşık 10 bin doğumda 1 oranında rapor edilir. Risk faktörleri kesin olmamakla birlikte erken gebelik, annelik yaşı, uygunsuz ilaç kullanımı ve sigara gibi etkenler daha sık gözlenebilir.
-
Gebelik takibinin düzenli yapılması ve fetal incelemelerin zamanında olması erken teşhis ve yönlendirme açısından kritiktir.
-
Gündem1 hafta önceMuğla’da gece kiraladıkları teknede kalan Bahar Taş ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceSel sularına kapılan otomobilden kaçan şüpheli aranıyor
-
Gündem7 gün önceAnnesini, kızını ve eşini öldürüp intihar eden hükümlü, cezaevinden 11 günlüğüne izinli çıkmış
-
Gündem3 gün önceKasımpaşa’da 5’inci kattan düşen 21 yaşındaki Kübra yaşamını yitirdi — Annesi sinir krizi
-
Gündem5 gün önceAyrılmak isteyen kız arkadaşını otomobilde boğup teslim oldu
-
Gündem3 gün önceManisa’da dehşet: eşi uykusunda boğazı kesilerek öldürüldü
-
Gündem1 hafta önceBursa’da Akıl Almaz Cinayet: Tartıştığı Eniştesini Sokak Ortasında 8 Kurşunla Öldürdü
-
Gündem1 hafta önceDondurma ısmarlama bahanesiyle ölüme götürmüş
