44 milyon TL’lik altın izi kayboldu: Haluk Levent’e tüm yetki verildi, kasa boş çıktı
Tarih: 12 Ağustos 2026
Saat: 15:30
Okuma Süresi: 3 dakika
Ajanslar

Ahbap Derneği’ne yönelik başlatılan soruşturmada ortaya çıkan para trafiği Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Dernek kasasından çıkan 44 milyon TL’nin önce dolara, ardından fiziki altına çevrildiği, tüm süreçte tek yetkili kişinin ise Haluk Levent olduğu belirlendi. Ancak 6 Ağustos’ta banka kasasının açılmasıyla ortaya çıkan manzara herkesi şaşkına çevirdi: Kasada ne altın ne dolar ne de 44 milyon TL vardı. Kasadan çıkanlar ise bir kutu Tylolhot, vitamin hapları ve bir kitaptan ibaretti.
Yönetim kurulundan üç kritik karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği yönetim kurulunun ocak 2026’da art arda aldığı üç karar mercek altına alındı.
14 Ocak 2026’da alınan ilk karar, dernek hesabındaki 44 milyon TL’nin enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek amacıyla altına çevrilmesini öngörüyordu. Ancak kararın ilginç bir ayrıntısı vardı: Altın doğrudan Türk lirasıyla alınmayacak, önce 1 milyon dolara çevrilecek, ardından bu dövizle altın satın alınacaktı.
Haluk Levent’e verilen sınırsız yetki
Aynı gün alınan ikinci yönetim kurulu kararıyla, satın alınacak altınların muhafazası için banka kiralık kasası tutulmasına karar verildi. Kasanın anahtarının Haluk Levent’e teslim edilmesi ve sürecin tamamında Levent’in tek yetkili kılınması kararlaştırıldı.
Döviz bürosundan 1 milyon doların fiziken teslim alınması, altınların kuyumcudan satın alınması ve banka kasasına yerleştirilmesi dahil tüm işlemlerde Haluk Levent’in imzası ve yetkisi tek başına yeterli sayıldı.
44 milyon TL’nin açıklaması: “Gazze için elden alınan 1 milyon USD”
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise banka havalesinin açıklama kısmına yazılan ifade oldu. Derneğin banka hesabından 14 Ocak 2026’da bir döviz bürosuna yapılan 44 milyon TL’lik havale “Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi” olarak kaydedildi.
Bu açıklama, yapılan işlemin insani yardım amacı taşıdığı izlenimi verse de soruşturma, paranın gerçekte nereye gittiğini ve bu açıklamanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırıyor.
İki gün sonra altına çevrildi
Para trafiği bununla sınırlı kalmadı. 16 Ocak 2026’da alınan üçüncü yönetim kurulu kararıyla, fiziki olarak teslim alınan 1 milyon doların bir kuyumcudan altın satın almak için kullanılmasına karar verildi. Altınları kuyumcudan teslim alma yetkisi yine Haluk Levent’e verildi.
Soruşturma dosyasına göre Levent, derneğin 44 milyon TL’sinin çevrildiği 1 milyon doları altına dönüştürdü ve satın alınan fiziki altınları bizzat teslim aldı. Altınların Ahbap Derneği’nin VakıfBank Feriköy Şubesindeki kiralık kasasında muhafaza edilmesi gerekiyordu.
Kasa açıldı, altın yok
Soruşturmanın en çarpıcı anı 6 Ağustos 2026’da yaşandı. Derneğe ait kiralık kasa; bir polis memuru, bir kuyumcu bilirkişi ve derneğin mal varlığı yönetim kayyım heyetinde görevli iki avukatın huzurunda açıldı. Açılış anı video kaydına alındı.
Dosyadaki tespitlere göre, 44 milyon TL ile başlayıp 1 milyon dolara, oradan da fiziki altına dönüştürüldüğü belirtilen varlıklara kasada rastlanmadı. Kasadan çıkanlar ise şunlardı: Bir kutu Tylolhot, bir kutu vitamin hapı, iki kutu ilaç ve bir adet kitap.
Soruşturma sürüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu para ve altınların kim veya kimlerin tasarrufuna geçtiğini ve işlemlerin hukuki niteliğini tespit etmek için detaylı inceleme yürütüyor. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde yeni boyutlar kazanması bekleniyor.
Bu haberde okuyucuların merak ettiği sorular
44 milyon TL nereye gitti?
Soruşturma kapsamında henüz net bir bilgiye ulaşılamadı. Paranın dövize, ardından altına çevrildiği belirtilse de kasada hiçbir şey bulunamadı.
Haluk Levent’in sorumluluğu ne?
Yönetim kurulu kararlarıyla paranın döviz bürosundan teslim alınması, altınların kuyumcudan satın alınması ve kasa anahtarının muhafazası dahil tüm süreçte tek yetkili kişi olarak gösterildi.
Kasadan neden sadece ilaç ve kitap çıktı?
Bu soru soruşturmanın temelini oluşturuyor. 44 milyon TL’lik varlığın kasada bulunmaması, paranın başka bir yere aktarılmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.











