Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

“Mansur Yavaş’tan TBMM ve Referandum Vurgusu: PKK’nın Fesih Kararı Sonrası Lozan Çıkışı”

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması

“PKK’nın kendini feshetme kararı sonrası Mansur Yavaş, TBMM’nin sürece öncelikle dahil edilmesini ve gerekirse referandumla halkın kararı alınmasını önerdi. Yavaş, Lozan Antlaşması’na asla taviz verilemeyeceğini vurgulayarak Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.”

PKK’nın fesih ve silah bırakma kararı sonrası Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yaptığı açıklamalar, hem TBMM’nin sürece dahil edilmesi hem de gerektiğinde halk oylamasına başvurulması önerisiyle siyaset gündeminde geniş yankı buldu. Yavaş, terörle mücadelenin zaferle sonuçlandığını vurgularken, Lozan Antlaşması’na asla taviz verilemeyeceğini de özellikle belirtti. Bu gelişmeler, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı, anayasal çerçevede yapılması gereken hukuki düzenlemeler ve kamuoyunun doğrudan katılımı bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirdi.

1. PKK’nın Fesih ve Silah Bırakma Kararı

Terör örgütü PKK, 5–7 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirdiği sözde kongrenin ardından silah bırakma ve örgütü feshetme kararı aldığını duyurdu . Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıllardır süren ve kararlılıkla yürütülen mücadelesinin bir sonucu olarak değerlendirilirken , sürecin bir “tarihi dönemeç” olduğu vurgulandı .

2. Mansur Yavaş’ın İlk Değerlendirmesi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Terörsüz Türkiye hepimizin özlemi ve hedefidir” ifadelerine yer verdi. Yavaş, “Ülkemizin teröre ve terör örgütlerine aman vermeyen politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdiğimiz mevcut duruma karşı çıkmamız mümkün değildir” diyerek, başarının devlet politikasının bir yansıması olduğuna dikkat çekti

3. TBMM’nin ve Referandumun Rolü

Yavaş, sürecin “yegâne adresinin” Türkiye Büyük Millet Meclisi olması gerektiğini belirterek, hukuki düzenlemeler için TBMM’ye işaret etti . Ayrıca, “Yapılacak düzenlemelerin gerekmesi halinde referanduma başvurularak halkın karar vermesi sağlanmalıdır” önerisinde bulunarak, doğrudan demokrasinin önemine vurgu yaptı .

4. “Lozan” Vurgusu

Açıklamalarında Lozan Antlaşması’na atıfta bulunan Yavaş, “Hiçbir şartta, hiçbir koşulda bu gerçek tartışma konusu yapılamaz” diyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası antlaşmalardaki kazanımlarının tartışmaya açılamayacağını kaydetti . Bu çıkış, Lozan’ın Türkiye’nin egemenlik ve hukuk düzenindeki merkezi yerine dikkat çekti .

5. Siyasi ve Toplumsal Tepkiler

Kararın ardından farklı siyasi aktörlerden destek ve eleştiriler geldi. AKP’li eski Bakan Süleyman Soylu, kararı “tarihi bir gün” olarak nitelendirirken , muhalefet partilerinden çeşitli itirazlar ve ek güvenlik tedbirleri çağrıları yükseldi. Kamuoyunda ise sürecin şeffaf ve hukuka uygun yürütülmesi yönünde geniş bir mutabakat gözlendi.

6. Sonuç ve Beklentiler

PKK’nın fesih kararı, Türkiye’nin terörle mücadelesinde kritik bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti. Mansur Yavaş’ın TBMM ve referandum vurgusu, anayasal zeminin ve halkın karar alma mekanizmalarının işlemesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Lozan çıkışı ise uluslararası antlaşma çerçevesinde Türkiye’nin konumunu koruma kararlılığını perçinledi. Önümüzdeki süreçte, Meclis’in alacağı aksiyonlar ve gerekirse halk oylamasına gidilmesi, hem yasal düzenlemelerin meşruiyeti hem de toplumsal uzlaşı açısından belirleyici olacak.

Politika

Bahçeli: Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değil

Yayımlandı

üzerinde

Bahçeli: Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değil

Tarih: 10 Mart 2026 · Saat: 12:30

Yazar / Editör: FatihDoganMedya Haber Merkezi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran kaynaklı olduğu belirtilen ve Türk hava sahasına giren iki füzeyin etkisiz hâle getirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir” diyerek sert uyarıda bulundu. Bahçeli, olayın “taciz, tahrik veya tertip” olup olmadığının netleşeceğini belirterek bölgesel güvenlik hassasiyetine dikkat çekti.

Açıklamada, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’yi yakından etkilediği vurgulandı; Bahçeli, iyi komşuluk hukukunun korunmasını isteyip “kasti bir tavrın olmadığına inanmak” istediklerini ifade etti. Ancak aynı zamanda “Türkiye’nin yolgeçen hanı olmadığını” ve kimsenin keyfi olarak füze ateşleyeceği bir ülke göremeyeceğini belirtti.

Olayın arka planı ve askeri tepki: İran’dan ateşlendiği belirtilen mühimmatların Türk hava sahasına yönelmesi ve hava savunma unsurlarınca etkisiz hâle getirilmesi, Ankara’da güvenlik yetkililerinin alarma geçmesine neden oldu. Bölgedeki değerlendirmeler ve diplomatik temasların sürdüğü aktarılıyor.

Ne oldu?

  • 9 Mart gecesi/10 Mart sabahına doğru İran kaynaklı olduğu öne sürülen mühimmatlar, Türk hava sahasına yöneldi; hava savunma sistemleri müdahale etti ve tehdit bertaraf edildi.

  • Konuya ilişkin resmi ve siyasi değerlendirmeler devam ediyor; Bahçeli’nin açıklaması, bölgesel tansiyon ve diplomasi gündemini yeniden öne çıkardı.

Analiz — Ne anlama geliyor?
Bahçeli’nin sert uyarısı, hem iç siyasette hem dış ilişkilerde Türkiye’nin güvenlik hassasiyetini vurguluyor. Yetkililerin olayın kasıtlı mı yoksa menzil sapması gibi teknik bir sorun mu olduğunu netleştirmesi, sonraki diplomasi ve askeri adımları belirleyecek.

Okumaya Devam Et

Politika

Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev telefonda görüştü — Nahçıvan’daki saldırı ele alındı

Yayımlandı

üzerinde

Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev telefonda görüştü — Nahçıvan’daki saldırı ele alındı

05.03.2026 · 17:45

İletişim Başkanlığı’nın açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı ile Azerbaycan lideri arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Nahçıvan bölgesine yönelik saldırı ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarafların dayanışma ve koordinasyon konularında fikir teatisinde bulunduğu bildirildi.

  • Görüşme, her iki liderin de karşılıklı bilgi alışverişi yapması ve olayın ardından atılacak adımların değerlendirilmesi amacıyla gerçekleşti. Yetkililer, liderlerin bölgedeki gerilimin tırmanmasının önlenmesine vurgu yaptığını aktardı.

  • Konuşmada istihbarat paylaşımı ve diplomatik kanalların kullanılarak ikili iş birliğinin güçlendirilmesi konuları gündeme geldi. Ayrıca insani durum ve halkın güvenliğinin sağlanmasına yönelik koordinasyon talepleri üzerinde duruldu.

  • Resmi kaynaklar, Türkiye’nin Azerbaycan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Politika

Kemal Kılıçdaroğlu : Netanyahu’ nun İran ve bölgede yaşayan hakları kışkırtma planlarına geçit vermeyeceğiz 

Yayımlandı

üzerinde

Kemal Kılıçdaroğlu : Netanyahu’ nun İran ve bölgede yaşayan hakları kışkırtma planlarına geçit vermeyeceğiz

01.03.2026. 22:30

Kılıçdaroğlu mesajında, uluslararası hukuka vurgu yaparak Türkiye’nin bölgesel istikrar, egemenlik hakları ve halkların can güvenliği konularında hassasiyetinin altını çizdi. “Bu kavga haysiyet ve hürriyet kavgasıdır; başka bir şeye benzemez” ifadelerini kullanan lider, diplomasinin’ öncelenmesi gerektiğini savundu. Açıklama sosyal medyada geniş yankı buldu; muhalefet ve sivil toplum çevrelerinden destek ve eleştiriler geldi.

Haberin arka planı: İsrail ve ABD’ye yönelik gerilimlerin artması, bölgesel aktörler arasında endişe yaratmış durumda. Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı, diplomatik kanalların açık tutulması çağrısına ek olarak, Türkiye iç politikasında bir uyarı niteliği taşıyor: lider, Türkiye’nin üniter yapısına ve halkların birliğine yönelik herhangi bir dış müdahaleyi reddettiklerini vurguladı. Analistler, bu tür söylemlerin hem iç kamuoyuna hem de dış aktörlere yönelik sembolik bir politika mesajı içerdiğini belirtiyor.

Ne diyor, ne anlama geliyor?

  • Kılıçdaroğlu’nun sözleri, bölgedeki askerî çatışma riskine karşı diplomasi ve bölgesel işbirliğinin önemine işaret ediyor.

  • “Kışkırtma” vurgusu, sivillerin olası zararına ve etnik/mezhepsel gerilimlerin tırmanmasının önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

  • Siyasi etkisi olarak açıklama, muhalefetin dış politika duyarlılığını ve iktidara yönelik dengeleyici bir söylemi gösteriyor.

Sonuç ve izlenecek adımlar: Türkiye’nin resmi diplomatik tutumu, hükümet kaynakları ve dışişleri kanalları üzerinden netleşecek. Bölgedeki gelişmeler çok hızlı değiştiği için (askerî operasyonlar, karşılıklı açıklamalar), ilgili bakanlıklar ve uluslararası aktörlerin açıklamaları takip edilmeli.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar