Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ekrem İmamoğlu için tutuklama talep edildi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Soruşturma kapsamında gözaltında bulunan İBB Başkan Danışmanı ve İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un da emniyette verdiği ifadeye ulaşıldı.

Ongun’un 131 sayfalık ifadesi 12 saat sürdü.

İfade başında etkin pişmanlık hükümleri için bilgilendirilen ve sonrasında “Tarafınıza anlatılan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyor musunuz?” sorusu yöneltilen Ongun, “Herhangi bir suç işlemediğim için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum.” cevabını verdi.

Ongun, aylık gelirinin 350 bin lira olduğunu söyledi.

Ongun, “İBB tarafından ürün/hizmet alımı veya satımı amacıyla gerçekleştirilen ihalelere katıldınız mı veya herhangi bir ihale sürecinde bulundunuz mu?” sorusunu, “İBB Başkan Danışmanı hiçbir ihaleye katılmaz. İhale süreçlerinde de bulunmaz. Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak katıldığım herhangi bir ihale yoktur. Çünkü yönetim kurulu başkanları ihale yetkilisi değildir. Sadece Medya AŞ’ye gelir getirici az sayıda ihale bana imzaya gelir.” cevabını verdi.

Sorgusunda Ongun’a, kendisiyle aynı soruşturma kapsamında şüpheli konumunda bulunan 99 şüphelinin fotoğrafları gösterilerek, tanıyıp tanımadığı soruldu.

Ongun, kendisini danışmanı olarak tanıtan ve operasyondan iki hafta önce yurt dışına çıktığı belirlenen şüpheli Emrah Bağdatlı’yı 2009’dan beri bir arkadaşının ortağı olması sebebiyle tanıdığını, herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını iddia etti.

Bir tanığın açık hava reklam alanlarının Kültür AŞ üzerinden kiralanması sürecinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddiası sorulan Ongun, iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi.

Ongun’a bir tanığın şu ifadesi okundu:

“İBB zabıtaları zaman zaman şehir genelinde izinli ya da izinsiz, reklam panolarını kesip sökerek yeni bir süreç başlatır. Böylece yeni ihaleler veya sözleşmeler imzalamaya zemin hazırlar. Bu şekilde rant sağlanır. Murat Kapki (şüpheli), Eco Reklam ve Ecevit Advertcity gibi reklam firmalarıyla ilişkili bir isimdir. Yanında çalışan Bekir Özmen ve İsmail Yırtıcı gibi kişilerle birlikte reklam alanında faaliyet göstermektedir. Murat Kapki, İBB Başkanlığına Ekrem İmamoğlu seçildikten sonra büyük bir servet sahibi olmuştur. Şehir merkezindeki üst geçitler ve stratejik noktalardaki reklam alanlarını pazarlaması dikkat çekicidir. Normalde bu tür yerler için yüksek kiralar ödenmesi gerekirken çok daha az bedellerle Murat Kapki bu işleri alarak hayatın olağan akışına aykırı şekilde karlar elde etmiştir… Hüseyin Köksal (şüpheli), Beylikdüzü’nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. İmamoğlu’nun seçim sponsorluğunu yapmasıyla birlikte Urban Medya gibi firmalarla ilişkileri gelişmiştir ve bu kirli ilişkiler içinde rüşvet döngüsüyle işlerini yürütmektedir. İlbak ailesi de Kültür AŞ’nin İstanbul’daki billboard ihalelerini alarak dikkat çekmektedir. İlbakların şirketi 1990’larda küçük bir ajansken bir anda büyük bir holdinge dönüşmüştür. Şu an bildiğim kadarıyla Amerika’da 10 AVM’leri mevcuttur. İlbakların da Ekrem İmamoğlu’na yatkın olduklarından ötürü belediyeden gayriresmi ve usulsüz şekilde ihale ve işler aldıkları bu sektördeki herkes tarafından bilinir. Subaşı ailesi de aynı şekilde İmamoğlu’yla yakınlığı olan bir ailedir. Eyüp Subaşı (şüpheli), oğlu Muhammed Subaşı açık hava reklam sektöründe etkin rol almaktadır. Bu kişilerin Taşçı ailesinden Kabil Taşçı (şüpheli) gibi küçük üreticilerle yakın ilişkileri mevcuttur. Kabil Taşçı’ya naylon fatura kestirerek gayriresmi para kazandırmaktadırlar. Bildiğim kadarıyla gayriresmi kazanılan bu paraların bir kısmıyla fon oluşturularak seçim döneminde Ekrem İmamoğlu’nun afişleri, miting organizasyonları, seçim otobüslerinin temini ve giydirme işlemleri finanse edilmektedir. Hatta seçim döneminde harçlık adı altında sokakta vatandaşlara bu paralar verilerek oy kazandırılmaya çalışılmaktadır. Naylon fatura kesme yöntemiyle İmamoğlu’nun kurduğu bu organizasyonun çok büyük paralar götürdükleri bilinmektedir. Bu bahsettiğim sahte fatura kesen kişi veya şirketlere alt sağlayıcı olarak fatura kesen GYN organizasyon yetkilisi Mehmet A. ve Murat Ş. isimli şahıs ve şirketlerdir. Bu organizasyonun başında İmamoğlu’nun yönlendirmesiyle Murat Ongun ve Serdar Taşçı bulunmaktadır.”

“İÇERİĞİ DOĞRU OLMAYAN SÖYLEMLERİ REDDEDİYORUM”

Ongun, tanık ifadesine karşı, “Tanığın ismi bana bildirilmediği için hangi husumetle yapılmış bir iftira olduğunu söyleyemiyorum. Benimle birlikte sözde organizasyonun başında olduğu iddia edilen Serdar Taşçı isimli şahsı tanımam. Bu ismi ilk defa burada duydum. Yine iddialarda ismi geçen GYN organizasyon yetkilisi Mehmet A. ve Murat Ş. isimli şahısları tanımam. İddialarda ismi geçen şahısların ve firmaların İBB’yle ticari ilişkileri olabilir. Bunları bilmem söz konusu değildir. İddialar teyide muhtaçtır. İçeriği doğru olmayan söylemleri reddediyorum.” savunmasını yaptı.

Bir tanığın “Açık hava reklam işleriyle ilgili Serdal Taşkın, Ekrem İmamoğlu’nun ekibinde yer alan Murat Ongun, Murat Kapki, Hüseyin Köksal, Necati Özkan, Fatih Keleş isimli şahıslarla haftada en az iki gün bir araya gelip Beylikdüzü’nde toplanırlardı. Bu toplantılarda açık hava reklam işleriyle ilgili iş, ihale ve gayrimeşru hususlar konuşulurdu. Toplantı sonrası Ongun ve Taşkın ellerinde içi para olduğunu düşündüğüm çantalarla çıkarlardı.” iddiasını ise Ongun ifadesinde yalanladı.

Reklam ihaleleri yönettiği iddiasına ilişkin Ongun, “Sayın İmamoğlu’nun en yakınındaki kişi olarak adımın ihalelerle anılmasını istemiyordum. Bunun somut örneği billboard ihalesidir. Bu ihaleyi Medya AŞ yapabilecekken, Kültür AŞ’ye anlattığı gerekçeyle devri yapıldı. Bir organizasyon ve yolsuzluk yapacak olsam kendi yönettiğim ihaleyi başka bir iştirak şirketine vermem hayatın doğal akışına aykırıdır.” cevabını verdi.

Ongun, bir tanığın CHP Kurultayı’na ilişkin “… Yanlarında delegelere vermek üzere getirdikleri çanta dolusu paralar vardı. Seçimi Özgür Özel kazansın diye delegelere para dağıttılar. Buna bizzat şahit oldum. Ayrıca kurultayda bazı delegelere siyasi rüşvetler de verildi…” iddiası üzerine, “CHP Kurultayı ile ilgili iddialar hazımsızca atılan iftiralardır.” dedi.

“BAĞDATLI’YA İLİŞKİN İDDİALAR ASILSIZ”

Ongun’a, soruşturma kapsamında ifadesi alınan bir tanığın, “…Emrah Bağdatlı, Murat Ongun’un en yakın arkadaşıdır. İmamoğlu İBB Başkanı olunca Murat Ongun’un başında olduğu Medya AŞ’den işler kendisine verildi. Advertcity reklam firması İmamoğlu İBB Başkanı olduktan sonra kuruldu. Görünüşte Murat Kapki ve Ahmet Köksal sahibidir. Ancak asıl sahipleri İmamoğlu, Kapki ve Köksal’dır. Şirketin eski genel müdürü Ahu Gülbay şirketin yapısını ve yaptıklarını öğrenince kendisini işten çıkardılar. Şirketin ticaret sicilindeki adı BVA Reklam ve Danışmanlıktır. Ticaret sicili numarası ise 238247-5’tir. Şirketin belediyeden yüksek tutarlarda ihale aldığı ancak asıl işinin sahte faturalar düzenleyerek gayriresmi parayı şirkete soktuğunu Servet anlatmıştır yine Hüseyin Köksal’a ait Karsal örme isimli firma ve Advercity isimli firmalar adına düzenlenen faturalarla kayıtsız paraları sisteme soktuklarını öğrendim. Servet ile yaptığım görüşmelerin bir kısmını ses kayıtlarını aldım. Bunları dosyaya sunacağım. Para sayma görüntüleri yayınlanınca Servet bu paraların Kültür AŞ’den aldığı paralar olduğunu, Servet itirafçı olacağını söyledi. Ancak ifadesinde bunları inkar etti. Hala Hüseyin Köksal’ın yanında çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Ancak bu yapının birçok kirli işine kendisi vakıftır.” şeklindeki beyanı soruldu.

ONGUN: HUSUMETLE YAPILMIŞ İFTİRA

Ongun, bunun üzerine, “Tanığın ismi bana bildirilmediği için hangi husumetle yapılmış bir iftira olduğunu söyleyemiyorum. ‘Emrah Bağdatlı Murat Ongun’un en yakın arkadaşıdır. İmamoğlu İBB başkanı olunca Murat Ongun’un başında olduğu Medya AŞ’den kendisine işler verildi’ şeklindeki iddialara ilişkin demek isterim ki, savcılığınızın 17 Şubat 2025 tarihli Medya AŞ’ye gönderdiği ‘İhale alan şirketlere ilişkin belgeleri talep’ yazısına kurumumuz tarafından istenilen günde yanıt verilmiştir. Bu yazılar resmi evrakta mevcuttur. Medya AŞ tarafından bilgilendirmemde 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarında ihale almaya hak kazanan Emrah Bağdatlı’nın dört yılda 7 milyon lira civarında ihale aldığı anlaşılmıştır. Savcılık yazısında sorulan Emrah Bağdatlı’ya ait olan ‘Karpuz’ isimli şirketin ise İBB ve iştiraklerinden hiçbir ihale almadığı görülmüştür. Doğal olarak yöneticisi olduğum Medya AŞ şirketinin Emrah Bağdatlı’nın olağanüstü zenginleşmesine vesile olduğu iddiası asılsızdır.” cevabını verdi.

Gizli tanık Meşe’nin, “Birinci yöntem olarak dönemin reklam müdürü olan Kaan Sürmegöz üzerinden yapılan usulsüzlüklerdir. Reklam vermek isteyen kişi ya da kişiler Kaan Sürmegöz’e gelirler. Sürmegöz Murat Ongun’dan ilgili reklam çalışması ile ilgili görüş alır. Murat Ongun olumlu görüş vermeden İBB sınırları içerisinde bir reklam çalışması yapmak mümkün değildir. İlgili yönetmeliklerde 15 bin lira olan bir alanı 10 katı bazı durumlarda 20 katı fiyatlar talep ediyorlardı. Örnek olarak yönetmeliklere göre belediyeye yatırılması gereken 100 bin liralık bir reklam alanı için Kaan Sürmegöz 1 milyon lira talep ediyordu. Murat Ongun’dan onay aldıktan sonra Ongun reklam verilmesini uygun görürse 1 milyon liralık rakamı 500 bin liraya indirip resmi vergiler de geçerli 100 bin lirayı belediyeye yatırtıp aradaki 400 bin lirayı dört farklı yöntemle başka alanlara aktarıyorlardı. Yöntem birde aradaki 400 bin lirayı fark, nakliye ya da hediye saat ve benzeri masraflar için Murat Ongun ve yakın çevresinin harcamalarına götürülüyordu. Üçüncü yöntem olarak her ne kadar Murat Ongun ile Dilek İmamoğlu’nun ilişkileri iyi olmasa da Dilek İmamoğlu’nun kendi hayatını sürdürmesi için İstanbul Vakfı Dilek İmamoğlu’nun kontrolüne verilmiştir. Bu üçüncü yöntemde Murat Ongun devre dışı kalıp kalan örneklemdeki 400 bin lira gibi bir rakam İstanbul Vakfına yatırılmaktadır. İstanbul Vakfının o dönemki Genel Müdürü Perihan Yücel tarafından alınan bu bağışlar Dilek İmamoğlu’nun etkinlik masrafları hayatın akışındaki masrafları ya da ihale olmadan iş alındığı için vakıftan tedarikçi firmalardan kalan miktarlar kullanılarak o dönemki Dilek İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Sibel Yıldızbaş tarafından Perihan Yücel ile koordine olarak gerekli harcamalar yapılırdı. Dördüncü olarak İBB Reklam Müdürlüğüne gidilmeden direkt Medya AŞ’ye reklam vermek isteyen kişi ya da kişiler gider ilk kontak kişisi Elif Güven’dir. Daha büyük kişilerde Pınar Türker’e başvurularak yine Murat Ongun’un değerlendirilmesi olumlu olursa 100 bin liralık reklam alanı için Medya AŞ’ye 500 bin lira ilgili kişilerce ödenirdi Medya AŞ sonrasında geri kalan parayı tedarikçi firmalar aracılığıyla kendilerine almaktadır. Çevre Koruma Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü içerisinde İlker Aslan’ın başında bulunduğu Ufuk İnan, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Dursun Subaşı tarafından birçok yolsuzluk yapılmaktadır, ihale ve doğrudan temin işlerindeki yolsuzlukları İSTAÇ üzerinden gerçekleştirmektedirler. Deniz Hizmetleri Müdürlüğü üzerinden ise 2872 sayılı kanun kapsamında cezalar kapsamında mağdurları çağırarak çok fahiş fiyatlarda ceza yazacaklarını söyleyerek bu kişilerle bu cezalar üzerinden pazarlık yapmaktadır. Pazarlık neticesinde cüzi bir miktarını resmi cezalandırıp geri kalan kısmını ise İBB Kasımpaşa Ek Hizmet Binası Deniz Hizmetleri Müdürü’nün odasında elden çanta ile alıyorlar. İlker Aslan, Dursun Subaşı, Ufuk İnan ve Murat Ongun Beylikdüzü’nden kalan dostluklarını buradaki rüşvet ve yolsuzluk çarkında da devam ettirmektedirler.” ifadesi de sorguda okundu.

Ongun buna ilişkin, “Gizli tanık Meşe isimli şahsın ifadesinde geçen iddialar hakkında söylemek isterim ki daha önce birkaç kez tekrarladığım gibi İBB ve Medya AŞ’nin reklam ihale prosedürleri çok nettir ve defalarca denetlenmiştir. O yüzden her seferinde farklı farklı dile getirilen yalan ifadelere gerekli tüm yanıtları verdiğimi düşünüyorum. İstanbul Vakfı ya da başkanımızın eşi Dilek Hanım’ın adının ilk kez reklam işine karıştırıldığını üzülerek duydum. Bilgim ve görgü dahilinde hiç böyle bir şey yoktur. İSTAÇ veya Deniz Hizmetleri Müdürlüğü ile görev alanım gereği hiçbir ilgim yoktur dile getirilen iftiraların da tek bir kanıtı yoktur.” şeklinde savunma yaptı.

KAMU ZARARI İDDİASI

Kültür AŞ ve Medya AŞ’nin usulsüzlüklere kılıf yapılarak, 260 milyar 755 milyon 755 bin lira artı KDV kamu zararına sebep olunduğu iddiasına ilişkin Ongun, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“4 günlük gözaltı sonrası bu kadar fazla iddia içeren, içerisinde çeşitli rakamlar, ihaleler bulunan bir raporu sağlıklı bir şekilde değerlendirmem mümkün olmadığı gibi bahse konu ihalelere ilişkin benim doğrudan sorumluluğum da bulunmamaktadır.

Bununla beraber Medya AŞ diğer iştirakler gibi defaten Sayıştay, mülkiye müfettişleri ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından denetimden geçmiştir. Böyle bir kamu zararı bugüne kadar tespit edilememiştir. Eğer edilmişse de mutlaka İBB hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve dava süreci başlamıştır. Başlamamışsa da bu sürecin görevim ve konumum gereği muhatabı ben değilim.”

İHALELER SORULDU

Sorgusunda Ongun’a İBB’nin iştiraki olan Kültür AŞ ve Medya AŞ unvanlı şirketlerin yapmış oldukları ihalelerle ilgili temin edilen ihale dosyaları üzerinden yapılan incelemelere yönelik bazı sorular yöneltildi.

Ongun, bu sorulara şöyle cevap verdi:

“Bugün gözaltına alınışımın üçüncü günü, ifademin ise onuncu saatinde bu kadar iddiayı teker teker değerlendirebilmem doğal olarak hayatın olağan akışına aykırıdır. Ancak anladığım kadarıyla savcılık makamı benim özellikle daha önceden tanıdığım Emrah Bağdatlı ve Mustafa Nihat Sütlaç’a ihale verilmesine yardımcı olduğumu öne sürer nitelikte bilgilendirme değerlendiriyor.

Emrah Bağdatlı’nın Medya AŞ’den aldığı işlerin 4 yıla yayılı maddi değerinin herhangi bir zenginlik yaratmayacağı alenidir. İki ticari kuruluş arasında yapılmış bir antlaşmaya dayanmaktadır. Benim kamu yetkimi kullandığım bir husus yoktur.

Medya AŞ’nin ihale ve satın alma sorumlusu sayın Fatoş Ayık, 2011 yılında Medya AŞ kurulurken işe girmiş 3 sicil nolu bir çalışandır. Reklam alanlarından sorumlu İBB yetkilisi Emlak Daire Başkanı Kaan Sürmegöz önceki dönemden devam eden devlet memurudur. Ben reklam ya da reklam alanlarıyla ilgili bir organizasyon kurmak istesem herhalde AK Parti döneminden kalan bürokrat ve çalışanların yerine başka bir ekip kurardım fakat böyle bir tasarrufum olmamıştır.

Bana yönelik yasa dışı bütün suçlamaları sonuna kadar reddediyorum. Medya AŞ’nin gelirinin artması kamu kuruluşunun artması şahsi bir gelir artışı olmamıştır. İş ve işlemlerimizde kamu menfaatini koruduğumuz için suçlandığımızı düşünüyorum.”

Yetkilisi olduğu İBB iştirak şirketinin İBB’den almış olduğu ihalelerin süreci hakkında ifade vermesi istenen Ongun, ihale yetkisinin kendisinde olmadığını savunarak, İBB’nin 30 iştirak şirketi olduğunu söyledi.

Kendilerinden önceki dönemlerde de daire başkanlıklarının pek çok ihalesini iştirak şirketlerinin aldığını gördüklerini ve bunun kamu faydası gözeten bir uygulama olduğunu ifade eden Ongun, şunları kaydetti:

“İştirak şirketleri dolaylı da olsa kamu kuruluşu niteliğindedir. İBB gibi çok önemli bir kuruluşun tüm iş ve işlemlerine İstanbullular adına en yüksek kalitede yapma mecburiyeti vardır. İştirak şirketleri bu işlerin sağlıklı kaliteli ve çalışan hakkını gözeterek yaptırmak üzerine kurmuştur. Şu anda İBB’nin 70 bin civarında toplu sözleşmeli personeli vardır.

İmamoğlu döneminden önce kurulmuş bu sistemle hem istihdam yaratılmış hem de kayıt dışı personel çalıştırılmasının önüne geçilmiştir. Bu öncelikli kamu ve işçi adına bir avantajdır. İştirak şirketleri idareden aldığı toplu işlerin bazı bölümlerini kendisi hallederken uzmanlık ve insan kaynağı-teknik ekipman gerektiren bazı bölümlerini ise farklı şirketlere ihale edebilir.

Medya AŞ bu ihaleleri yaparken kamu ihale kanununa göre ihaleye çıkma zorunluluğu bulunmamasına rağmen biz yönetime geldikten sonra tüm bu bahsettiğim işlerde ihaleye çıkılmıştır. Dolayısıyla daha şeffaf daha liyakatli bir işleyiş için seçtiğimiz bu yolun karşımıza bir suçlama olarak gelmesine anlam veremiyorum.”

Gizli tanık Meşe’nin ifadesinde geçen hususlarla ilgili “İstanbul Senin uygulamasıyla ele geçirilen verileri kim ya da kimler kullandı? Bu veriler kim ya da kimlere satıldı?” sorusuna Ongun, İstanbul Senin uygulamasıyla ilgili teknik konularda bilgisinin bulunmadığını, verilerin kendisiyle veya “Reklam İstanbul” isimli firmayla paylaşıldığı iddialarının iftira olduğunu savundu.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

LGS’de Şampiyonlar Belli Oldu! 452 Öğrenci 500 Tam Puan Aldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

LGS’de Şampiyonlar Belli Oldu! 452 Öğrenci 500 Tam Puan Aldı

10 Temmuz 2026 | 13:50

FatihDoğanMedya 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 13 Haziran 2026’da gerçekleştirilen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarını “meb.gov.tr” adresinden erişime açtı. Açıklanan sonuçlara göre, sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan 452 öğrenci 500 tam puan alarak Türkiye birincisi oldu.

 LGS 2026’da Kaç Öğrenci Tam Puan Aldı?

Sözel alandan 50, sayısal alandan 40 olmak üzere toplam 90 sorunun yöneltildiği merkezi sınavda, tüm soruları doğru cevaplayan 452 öğrenci 500 tam puan alma başarısı gösterdi.

Tam puan alan öğrenciler, 383 farklı sınav binasında LGS’ye katıldı. Böylece başarının ülke geneline yayıldığı görüldü.

 Yıllara Göre Tam Puan Alan Öğrenci Sayıları

Yıl            Tam Puan Alan Öğrenci Sayısı
2018.                             18
2019                             565
2020                             181
2021                            97
2022                           194
2023                           562
2024                           413
2025                          719
2026                          452

Kaynak: MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü

 Türkiye Birincilerinden Örnek Başarı Hikayeleri

Göktuğ Kavzoğlu – Bursa

Bursa’da Şehit Mehmet Koray Pınar Ortaokulu 8/A sınıfı öğrencisi Göktuğ Kavzoğlu, sınavdaki tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı ve Türkiye birincileri arasında yer aldı.

Kavzoğlu, başarısının sırrını şu sözlerle anlattı:

“Çok zor bir süreçti. 1 buçuk sene boyunca uzun bir hazırlık dönemi geçirdim. Uykusuz geceler, sabaha kadar test çözmeler… Öncelikle yanlışlarımı öğrendim ve sonrasında yanlışlarımın üzerine gittim. Deneme sonuçlarımın analizlerini yaptım. Eğer yanlışları bilmiyorsanız doğruları bulamazsınız.”

Sınav anına ilişkin ise “Sınav anını yönetmek çok önemliydi, ben bunu başardım” diyerek stres yönetiminin önemine vurgu yaptı.

Okul Müdürü Sinan Sevinç ise, “Bu başarı asla tesadüf değildir; planlı çalışmanın, idareci, öğretmen ve veli iş birliğinin meyvesidir” dedi.

Sefa Fırat – Elazığ

Elazığ’da İhsan Tangülü Ortaokulu mezunu Sefa Fırat da LGS’de tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı.

Fırat, yaklaşık 4 yıldır sınava hazırlandığını belirterek, “Emeklerimin karşılığını almak beni çok mutlu etti” dedi. Gelecek hedefini ise şöyle açıkladı:

“Ülkeme katkı sağlamak için mühendis olmak istiyorum. Yerli ve milli konuda ülkeme destek olmak istiyorum. Bu sınav bir son değil. Bundan sonra da hayatın içinde önemli hedefler var.”

Okul Müdürü Alpay Güler ise “Sefa’yı farklı kılan sadece akademik başarısı değil, aynı zamanda ahlakı, kişiliği ve örnek davranışlarıdır” diyerek öğrencisini övdü.

Erzincan’dan 3 Türkiye Birincisi

Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ahmet Kaan Kılıç, Gül Çelebi ve Deniz Altınbaş’ın LGS’de tüm soruları doğru yanıtlayarak Türkiye birincisi olduğunu duyurdu.

Vali Aydoğdu, “Bugün Türkiye birincisi olan evlatlarımızı, ailelerini ve bu başarıya emek veren bütün eğitim camiamızı yürekten kutluyorum” ifadelerini kullandı.

 Tam Puan Alanların Ders Not Ortalamaları

MEB’in “2026 LGS Kapsamındaki Merkezi Sınav Raporu”na göre, tam puan alan öğrencilerin okul başarıları da oldukça yüksek düzeyde:

Ders Not Ortalaması
Matematik 99,79
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 99,73
Fen Bilimleri 99,73
Yabancı Dil 99,65
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 99,59
Türkçe 99,40

Kaynak: MEB

LGS 2026 Sınav İstatistikleri

· Başvuru sayısı:      1 milyon 22 bin 658 öğrenci
· Katılım sayısı:        994 bin 358 aday
· Katılım oranı:           %97,23
· Sınav merkezleri: Yurt içinde     81 il, 920 ilçe, 4 bin 244 okul; yurt dışında 8 ülke, 11 sınav merkezi

 LGS Tercih Takvimi

LGS kapsamında yapılacak ortaöğretim kurumları tercih süreci 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü başlayıp 27 Temmuz 2026 Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar devam edecek.

Yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos 2026 tarihinde açıklanacak.

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Okumaya Devam Et

Gündem

Erdoğan’dan NATO Liderlerine Tarihi Hediye: İşte O Özel Revolverin İlk Gerçek Fotoğrafları!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Erdoğan’dan NATO Liderlerine Tarihi Hediye: İşte O Özel Revolverin İlk Gerçek Fotoğrafları!

Tarih: 9 Temmuz 2026
Saat: 17:15

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne damga vuran diplomatik jestte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm liderlere isimlerinin işlendiği özel üretim Gümüşay .357 Magnum revolver hediye etti. İşte o çok konuşulan silahın ilk gerçek fotoğrafları ve liderlerin hediyeye verdiği tepkiler…

Ankara’da gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlere takdim ettiği özel hediyeler tüm dünyanın gündemine oturdu. Zirveye katılan her bir lidere, üzerlerine isimleri özenle işlenmiş ve yanlarında birer kutu mühimmat bulunan özel üretim revolverler hediye edildi.

İşte O Silah: Gümüşay .357 Magnum

Hediye edilen silahın, Türk savunma sanayisinin nadide parçalarından biri olan Gümüşay .357 Magnum revolver olduğu ortaya çıktı. 1990’lı yıllarda Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından sınırlı sayıda üretilen bu model, koleksiyoncular tarafından oldukça değerli görülüyor.

Silahlar, üzerinde Türk bayrağı ve NATO logosu bulunan özel tasarım ahşap kutularda sunuldu. Kutuda ayrıca Türkçe ve İngilizce olarak “Ülkemizde üretilen ilk revolver tipi tabanca Gümüşay” yazılı bir plaket de yer aldı. Liderlerin ülkelerine sorunsuz bir şekilde götürebilmesi için gerekli tüm ihracat belgeleri de önceden hazırlandı.

Liderlerin Tepkileri ve Ülkelerindeki Yasal Süreç

Her ne kadar jest olarak değerlendirilse de, bazı liderler ülkelerindeki katı silah yasaları nedeniyle bu özel hediyeleri yanlarında götüremedi.

· İngiltere Başbakanı Keir Starmer: Uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, silahı ülkesine götürmesinin yasal olmadığını belirterek hediyeyi Türkiye’de bırakmak zorunda kaldı. İngiliz yetkililer, silahın etkisiz hale getirildikten sonra İngiltere’ye gönderilebileceğini ifade etti.
· Kanada Başbakanı Mark Carney: Kanada hükümeti, Carney’e hediye edilen revolverin ülkeye sokulmayacağını ve Kanada Kraliyet Atlı Polisi’ne (RCMP) teslim edilerek ateşlenemeyecek şekilde etkisiz hale getirileceğini duyurdu. Yetkililer, silahın daha sonra uygun bir kamu kurumunda veya müzede sergilenmesinin değerlendirildiğini açıkladı.
· İtalya Başbakanı Giorgia Meloni: Meloni’nin revolveri ise Roma’daki Başbakanlık Sarayı Palazzo Chigi’de diğer resmi hediyelerle birlikte muhafaza ediliyor.
· Avrupa Birliği Liderleri: Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’ya verilen silahlar da güvenlik ekipleri tarafından teslim alındı. Bu silahların da Belçika’nın güvenlik prosedürlerine uygun şekilde muhafaza edileceği belirtildi.

Sadece Silah Değil, Kitap da Hediyeydi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlere takdim ettiği hediyeler yalnızca revolverlerle sınırlı kalmadı. Erdoğan, aynı zamanda liderlere İngilizce olarak hazırlanan biyografi kitabını imzalı bir mektupla birlikte hediye etti.

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Okumaya Devam Et

Gündem

Kilis’te Pes Dedirten Skandal: Market Raflarında 10 Yıllık Kurtlanmış Ürünler!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Kilis’te Pes Dedirten Skandal: Market Raflarında 10 Yıllık Kurtlanmış Ürünler!

Haberin Tarihi: 09.07.2026
Haberin Saati: 16:55

İHA 

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Zabıta ekiplerinin rutin denetiminde ortaya çıkan tablo kan dondurdu. Son kullanma tarihi tam 10 yıl önce dolmuş, üzerinde kurtlar ve böcekler bulunan yüzlerce ürün, raflardan toplanarak imha edildi.

Kilis’te bir markette gerçekleştirilen denetimler, gıda güvenliği konusunda akıllara durgunluk veren bir skandalı gün yüzüne çıkardı. Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kentteki bir markette yaptıkları rutin kontrollerde, son kullanma tarihi 2016 yılında dolmuş ve bazılarında kurtlanma ile böceklenme tespit edilen yüzlerce ürün ele geçirdi.

RAFLARDA 10 YILLIK ÜRÜN ŞOKU

Zabıta ekiplerinin yaptığı detaylı incelemelerde, market raflarında satışa sunulan ürünler arasında son kullanma tarihi 10 yıl önce geçmiş gıdaların da bulunduğu belirlendi. Ambalajları eskiyen ve içerisinde fiziksel bozulmalar meydana gelen ürünlerin yanı sıra, bazı gıda maddelerinde böcek ve kurt larvaları tespit edilmesi yetkilileri harekete geçirdi.

ZABITA PERSONELİNDEN ÇARPICI AÇIKLAMA

Denetim sırasında açıklamalarda bulunan zabıta personeli, vatandaşlardan gelen “Bu kadar tarihi geçmiş ürün varsa neden denetim yapılmıyor?” eleştirilerine yanıt verdi. Yetkili, söz konusu iş yerinin düzenli olarak denetlendiğini belirterek, “Kayıtlarımızda da görüldüğü gibi bu iş yerine sık sık denetim gerçekleştiriyoruz. Ancak iş yeri sahibi, eski tarihli ürünleri denetimlerden sonra saklayıp daha sonra yeniden raflara koyuyor” ifadelerini kullandı.

CEZA YAĞDI, ÜRÜNLER İMHA EDİLDİ

Halk sağlığını hiçe sayan bu uygulama karşısında zabıta ekipleri, tarihi geçmiş ürünleri satışa sunduğu tespit edilen iş yeri hakkında Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası uyguladı. El konulan yüzlerce sağlıksız ürün, gerekli tutanak işlemlerinin ardından imha edildi.

Kilis Belediyesi yetkilileri, halk sağlığını tehdit eden ürünlerin satışına kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, denetimlerin aralıksız devam edeceğini ve gerekli cezai işlemlerin uygulanacağını duyurdu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar