Gündem
5 yaşındaki Melike’yi işkence ederek öldürüp göle attılar: Baba ve üvey anne ilk kez hakim karşısında

Arnavutköy’deki Sazlıbosna Baraj Gölü’nde 2018 yılında poşete konulmuş halde cesedi bulunan 5 yaşındaki kız çocuğu hakkındaki soruşturma, o tarihte kimliği tespit edilemediği için Daimi Suçlar Bürosu’na devredilmişti.
2024 yılının Kasım ayına kadar faili meçhul olarak kalan dosya, 12 yaşındaki E.E.’nin Esenyurt’taki okulundaki rehber öğretmenine, “Babam kardeşim Melike’yi öldürüp, poşete koydu. Onu da götürüp göle attı” demesi üzerine yeniden açıldı. Öğretmenin durumu polise bildirmesi sonrasında çocuğun pedagog eşliğinde alınan ifadesinden yola çıkan polis ekipleri, cesedi bulunan Melike Eşiyok’un babası Cahit Eşiyok, annesi Meryem Ataman ve Cahit Eşiyok’un eski eşi Zehra Öztürker’i gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayla ilgili Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanını ilk duruşması bugün görüldü. Duruşma salonunda tutuklu sanık Meryem Ataman ve avukatlar hazır bulunurken, diğer tutuklu sanıklar Cahit Eşiyok ve Zehra Öztürkler duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi(SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
ANNE: “DİĞER ÇOCUKLARIMI KORUMAK İÇİN SUSTUM”
Kimlik tespitleri ile başlayan duruşmada ilk olarak savunması alınan anne Meryem Ataman, “Ben diğer çocuklarımı korumak için sustum. 2018’de Melike’nin öldüğünü öğrendim. Bana Cahit söyledi. Zehra evden gidince, beni arayıp çocuklara bakamadığını söyledi. Eve gittiğimde Melike’nin öldüğünü öğrendim. Vücudunda morluklar vardı. ‘Polise gitsem bizi suçlarlar’ diyerek korkusundan gitmediğini söyledi. ‘Eğer polise gidersen seni de öldürürüm’ dedi. Çocuklarıma zarar vermesin diye sustum. Zaten çocuklar büyüyünce onlar anlatsın istedim. Çocukların öğretmene anlattığını öğrenince Melike’nin kimliğini yanımda taşımaya başladım. Çünkü çocuklar öğretmene anlatmıştı ve olayı pazartesi ortaya çıkaracaklardı. Çocukların saçları kesilmişti, gözlerinin altı mosmordu. Aç susuz bırakılmışlar. Gidip şikayet edemedim. Çünkü tehdit edildim. Gidecek yerim de yoktu” dedi.
SANIK CAHİT EŞİYOK: VİCDAN AZABI ÇEKİYORUM
Daha sonra savunması alınan sanık Cahit Eşiyok, “Üstüme atılı hiçbir suçu kabul etmiyorum. Ben polis ekiplerine her şeyi anlattım. Ölen çocuk benim çocuğum. Vicdan azabı çekiyorum. 2017 yılında Meryem ile boşandık. O sırada diğer sanık Zehra ile birlikte 7-8 ay kadar çocuklarla birlikte yaşadık. Çocuklarıma düşkün olduğum için velayeti ben aldım. Çocuklar Zehra ve ben, başka bir eve taşındık. İlk başta her şey çok güzeldi, ama sonra Zehra çocuklara kızmaya başladı” dedi.
“Bu sebeple Zehra ile tartışmalarımız artmaya başladı” diyen Cahit Eşiyok, “Bana, ‘Çocukları anneye ver. Bizim huzurumuz kalmadı’ dedi. Ben de, ‘Olmaz’ dedim. Bir gün Zehra beni arayıp, ‘Çocuklardan bıktım. Yine altına kaçırdılar. Ben artık bakmayacağım’ dedi. Ben de, ‘Bakmazsan bakma’ dedim. Bir gün oğlum H. ile kızım E. bana, Zehra’nın Melike’yi çarşafla peteğe bağladığını söyledi. Bunun üzerine Zehra ile kavga ettik ve çocukları alıp evden çıktım. O gece arabada yattık. Melike bana, ‘Ben o kadını sevmiyorum. Eve geri dönmeyelim’ dedi. Ben de yaşı küçük diye dikkate almadım. H.E ve E.E’ye, ‘Kadın size kötü davranıyor mu?’ diye sordum. Onlar da, ‘Yok’ dediler. O yüzden onları dinleyip, eve geri döndüm. Eve döndükten 2-3 gün sonra Zehra beni arayıp, çocuklardan şikayetçi oldu. Salona tuvaletini yaptıkları için kızıp, çocukları dövdüm. 2 gün sonra, bu sefer de Melike altına kaçırmış. Gittim, üstünü değiştirdim. Yine bir gün yemek yerken kusmaya başladılar. Zehra, ‘Benim inadıma yapıyorlar’ deyip bağırıp çağırdı ve biz yine tartıştık” dedi.
MELİKE’NİN NASIL ÖLDÜĞÜNÜ ANLATTI
Melike’nin öldüğü günü anlatan sanık Cahit Eşiyok, “Kızım Melike’nin öldüğü gün işteydim. Sabah ben işe gittikten 2 saat sonra Zehra beni arayıp, Melike’nin nefes almadığını ve eve gelmem gerektiğini söyledi. Ağabeyime rica ettim. Beni eve bıraktı. Eve vardığımda Zehra kapıyı açtı. Melike’nin yattığı odaya gittim. Yatağında sırt üstü yatıyordu. Tepki ve cevap alamadım. Kalp atışını dinledim, nabız yoktu. Kalp masajı yapmaya çalıştım. Öldüğüne emin olduktan sonra, bağırarak ağlamaya başladım. Hastaneye götürmek istedim, ama Zehra bana, ‘Sakin ol. Çocuk ölmüş. Hastaneye götürsek de geri gelmeyecek’ dedi. ‘Nasıl oldu bu?’ diye sorduğumda, bana Melike’nin kendisinden su istediğini, içerken öksürüp, fenalaştığını söyledi. Zehra bana, ‘Hastaneye götürsek bizi hapse atarlar. Bizim öldürdüğümüzü düşünürler. Denize atalım’ dedi. Ben de, ‘Öyle olmaz gömelim’ dedim. Kızımı yıkarken dizinde morluklar vardı. Zehra’ya sorduğumda, ‘Parkta düştü’ dedi. Bu morluklar ölmeden 10 gün önce vardı. Çocuğumu banyoya götürdüm. Yıkadım, yatak çarşafıyla kefen niyetine sardım. Büyük bir poşet vardı onun içine koydum. ‘Nasıl götüreceğiz?’ diye sorduğumda Zehra, ‘Birisi var, araç kiralıyor’ dedi. Beraber gidip, arabayı aldık. Melike’nin cansız bedeni odadaydı. Kapıyı kilitledik. Sonra eve geldik. Akşam havanın kararmasını bekledik. Hava kararınca yola çıktık. Bir mezarlığa gittik. Dolu mezarı kazmaya çalıştım, ama sinirim boşaldı. Kazamadım. Sonra farklı bir mezarlığa gittik, ama benim araçtan inecek durumum yoktu. Pes edip eve geldik. Ertesi gün oldu. Biz Sazlıbosna Barajına gittik. Cesedi araçtan çıkardım. Gölün ortasına denk gelecek şekilde poşeti getirdim. 2 taş koyarak suya bıraktım. Kendime geldikten sonra pişman oldum. Ağlamaya başladım. Zehra, ‘Başka eve taşınalım’ dedi. Biz de taşındık” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARA EZİYET ETTİĞİNİ FARK ETTİM”
Savunmasında diğer sanık Zehra’nın çocuklarına eziyet ettiğini fark ettiğini söyleyen Cahit Eşiyok, “Ben Zehra’dan, ‘Acaba o mu öldürdü?’ diye şüphelenmeye başladım. Bir türlü çocuklarımla baş başa kalmamıza izin vermiyordu. Bir gün Zehra’nın evden çıktığını öğrendim. Hemen eve döndüm. Eve gittiğimde, oğlum H.E. ve kızım E. E’nin saçlarını kestiğini, ikisini de dövdüğü için oğlumun altına kaçırdığını ve çocukları tazyikli soğuk suyla yıkadığını gördüm. Zehra’yı arayıp, eve çağırdım. Geldiğinde her şeyi bildiğimi söyleyip, ‘Nasıl böyle bir şey yaparsın?’ dedim. Dizlerime kapandı, özür diledi. Ben de ona vurmaya başladım Saçlarından tutup balkona sürükledim. Balkondan atmaya çalıştım. Bana direndi. Beni itti, ben yere de düşünce kaçıp, dışarı çıktı. Zehra’nın gitmesinden sonra Meryem’i arayıp, eve dönmesini istedim. Bu aşamada amacım çocukları Meryem’e bırakıp, Zehra’yı öldürmekti. Meryem’i ablasından aldım. Evin önüne gelene kadar Melike’nin öldüğünü söylemedim. Evin önünde her şeyi anlattım. Ağlamaya başladık beraber. Çocuklar Meryem’i görünce çok sevindiler” dedi.
“TEK BAŞINA ARABAYA KOYDU VE GÖTÜRDÜ”
Üzerine atılan suçlamaları kabul etmeyen sanık Zehra Öztürker ise savunmasında, “Melike yemeğini yemediği için Cahit elini kaldırdı. Ben engel oldum, sonra işe gitti. O gün Melike tüm gün yattı. Hiçbir şey yemedi. O gün Cahit odaya girdi. Melike’nin eli, ayağı buz gibiymiş. Ben o sırada mutfakta kahvaltı hazırlıyordum. Yanıma geldi, ‘Melike hareket etmiyor’ dedi. Cahit, tek başına Melike’yi arabaya bindirdi ve götürdü. Nereye gömdü bilmiyordum. ‘Hastaneye gidelim’ dediğimde, ‘Sen karışma. Seni de öldürürüm, çocuklarını da’ dedi.
“KARDEŞİMİN ÖLÜMÜNÜ KAPI ARALIĞINDAN İZLEDİK”
Duruşmada hayatını kaybeden Melike Eşiyok’un kardeşleri H.E. ve E.E.’nin de pedagog eşliğinde ifadeleri alındı. H.E. ifadesinde, “Biz kapı aralığından gördük. Kardeşim koltukta yatıyordu. Ayağında ve kolunda kesik vardı. Babamın bacağının yanında çekiç vardı. Zehra da babamın yanına sürekli buz götürüyordu. Biz o zaman bir şey yapamadık, küçüktük. Bizi babam da, Zehra da dövüyordu. Annem, Melike’yi babamın öldürdüğünü bilmiyordu. Biz söyleyince, babam onu tehdit etti. Bana ve kardeşlerime çok işkence yaptılar. Zehra benim ayağıma çekiçle vuruyordu. Bizi sürekli dövdükleri için altımıza kaçırıyorduk. Diğer kardeşim E.’yi, soyarak yağmurda beklettiler. Günlerce susuz ve aç kaldık. Melike’ye hiç yemek vermiyorlardı” dedi.
Diğer kardeş E.E. ise, “Babamla Zehra, Melike’yi öldürdü. Babam Melike’yi zincirle elinden tutup, sırtüstü yatırıp öldürdü. Tüm sinirlerini Melike’den çıkarıyorlardı. Kıyafetlerimizi çıkarıp bizi soğuk suyla yıkıyorlardı. Bizi sopayla her gün dövüyorlardı” dedi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİ
Tüm tarafların savunma ve ifadelerinin tamamlanmasının ardından duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanıklar Cahit Eşiyok ve Zehra Öztürker’in ‘Altsoydan çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılmasına, çocukların annesi Meryem Ataman’ın ise yargılandığı ‘Suçluyu kayırma’ suçundan beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi. Mütalaayı değerlendiren mahkeme heyeti, sanık Meryem Ataman’ın tahliye edilmesine karar vererek, sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmesi amacıyla duruşmayı 2 Mayıs tarihine erteledi.
Gündem
Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: O anneye 12 yıl hapis cezası
Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: O anneye 12 yıl hapis cezası
Tarih: 13 Mayıs 2026 | Saat: 01:30

Kastamonu’yu Sarsan Olayın Kronolojisi
Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kastamonu’nun Kuzeykent Mahallesi Karadut Sokak’ta yaşandı. Çöp konteynerinin yanından gelen sesleri fark eden vatandaşlar, poşetin içinde yeni doğmuş bir erkek bebek buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, bebeğe ilk müdahaleyi yaptıktan sonra Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Doktorların yoğun çabaları sonucu bebek hayata döndürüldü.
Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü’nün yürüttüğü titiz soruşturmada, bebeğin annesinin olay tarihinde 17 yaşında olan C.Ç. olduğu tespit edildi. Genç kızın, hamileliğini 9 ay boyunca ailesinden gizlediği, evin tuvaletinde tek başına doğum yaptığı ve bebeğin öldüğünü düşünerek çöp poşetine koyduğu ortaya çıktı. İddialara göre C.Ç., poşeti akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen babasına vererek evin yakınındaki konteynere bıraktırdı.
Yargılama Süreci ve Mahkemenin Kararı
C.Ç. hakkında “alt soydan kendisini savunamayacak kişiye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Duruşmada savcı, sanık için müebbet hapis cezası talep etti. Mahkeme heyeti, suçun vasfını ve sanığın yaşını dikkate alarak cezayı belirledi. Mahkeme, önce müebbet hapis cezasına hükmetti; ancak suçun teşebbüs aşamasında kalması ve sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması gerekçesiyle cezayı 12 yıla indirdi. Sanık C.Ç., son sözünde pişman olduğunu belirterek tahliyesini talep etti ancak mahkeme bu talebi reddetti.
Korkunç Detay: Bebeği Akli Dengesi Yerinde Olmayan Babaya Attırdı
Soruşturma dosyasına yansıyan en çarpıcı detay, C.Ç.’nin doğum sonrası bebeği çöp poşetine koyduktan sonra babasına vererek “bunu at” dediği yönündeki ifadesi oldu. Baba hakkında akli dengesinin yerinde olmadığına dair sağlık raporu bulunurken, bu durum olayın planlanma boyutunu da tartışmaya açtı. Bebeğin babası olarak belirlenen K.G. ise duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etti.
Minik Bebek Şimdi Güvende
Olayın ardından Ankara’da tedavisi tamamlanan ve sağlığına kavuşan bebek, devlet koruması altına alınarak deneyimli bir koruyucu aileye teslim edildi. Bebeğin vasisi S.K., “Bebeğin vasiliğini aldığımdan ötürü çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Hukuki Değerlendirme ve Toplumsal Tepki
Karar, hukuki çevrelerde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ceza hukukçuları, mahkemenin verdiği cezanın olayın vahametiyle orantılı olduğunu ancak “pişmanlık” ve “yaş indirimi” tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini belirtiyor. Öte yandan karar, yeni doğan bebekleri korumaya yönelik devlet politikalarının ve toplumsal farkındalığın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gündem
Samsun Havza’da Sağanak Felaketi: Dereler Taştı, 12 Yaralı, Valilik ‘Can Kaybı Yok’ Dedi
Samsun Havza’da Sağanak Felaketi: Dereler Taştı, 12 Yaralı, Valilik ‘Can Kaybı Yok’ Dedi
Haber Giriş Tarihi: 13 Mayıs 2026, | 05:00

Samsun’un Havza ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan kuvvetli sağanak yağış, ilçe merkezinde su taşkınlarına ve sele neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kodlu uyarısının ardından başlayan yağış, kısa sürede Hacı Osman ve Tersakan derelerini taşırdı. Samsun Valiliği, olayda herhangi bir can kaybı olmadığını, 12 kişinin hafif yaralandığını ve ekiplerin aralıksız çalıştığını duyurdu.
Sular Cadde ve Sokakları Göle Çevirdi
Saat 18.00 sıralarında aniden bastıran ve yaklaşık 10 dakika süren yoğun yağış, ilçe merkezindeki 4 mahalleyi doğrudan etkiledi. Taşan dere suları cadde ve sokakları göle çevirirken, çok sayıda ev ve iş yerinin zemin ile bodrum katlarını su bastı. Yollarda oluşan şiddetli akıntı nedeniyle park halindeki onlarca araç sürüklendi ve maddi hasar meydana geldi.
12 Kişi Hastaneye Kaldırıldı, 83 Yaşındaki Ali Amca Müşahedede
Sel sularından korunmaya çalışırken vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan 12 kişi, kendi imkanları ve sağlık ekiplerinin yardımıyla Havza Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunmayan yaralılardan 11’i ayakta tedavi edilirken, dramatik bir kurtuluş hikayesi dikkat çekti. Yükselen sulardan korunmak için bir binanın kenarındaki demir profillere tutunarak uzun süre su içinde bekleyen 83 yaşındaki Ali Ö., yaşı gereği müşahede altına alındı.

Samsun Valisi Orhan Tavlı: “Can Kaybımız Yok, Hasar Tespiti Sürüyor”
Samsun Valisi Orhan Tavlı, selin hemen ardından bölgeye gelerek incelemelerde bulundu ve basın mensuplarına açıklamalar yaptı. Olayda can kaybı olmamasının en büyük teselli olduğunu belirten Vali Tavlı, “Valilik, AFAD, Büyükşehir Belediyesi, DSİ, Karayolları, ilçe belediyesi, emniyet ve jandarma ekiplerimiz hızla bölgeye sevk edildi. Şu an yağış çekilmiş durumda, iş yerlerine ve araçlara gelen zararları tespit ediyoruz. Tüm kurumlarımızın sahadaki çalışmaları sabaha kadar devam etti” dedi.
17 İlçede AFAD Merkezleri Aktif Edildi
Samsun Valiliği, meteorolojik uyarı sonrası ilgili afet gruplarının Samsun Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde toplanarak hızla harekete geçtiğini bildirdi. Valilik koordinasyonunda 17 ilçe AFAD Merkezi aktif hale getirilirken, tüm belediyeler ve kaymakamlıklar teyakkuz durumuna geçirildi. Bölgeye AFAD, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü ve çok sayıda sağlık ile güvenlik ekibi sevk edildi.
Selden Etkilenen 3 Okulda Eğitime Ara Verildi
Yaşanan sel felaketi eğitimi de etkiledi. Sel sularından zarar gören ve temizlik çalışmaları devam eden 25 Mayıs İlkokulu, Çayırözü İlkokulu ve Merkez İlkokulu’nda eğitime 1 gün ara verildiği duyuruldu. Öte yandan Çorum’dan da bölgeye takviye ekipler gönderildiği bildirildi.
Valilikten Vatandaşlara “Geçmiş Olsun” ve Uyarı Çağrısı
Samsun Valiliği, resmi açıklamasında su taşkınlarından etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, acil durum ihbarları için 112 Acil Çağrı Merkezi’nin kullanılması gerektiğini hatırlattı. Açıklamada, il genelinde çalışmaların aralıksız sürdüğü ve vatandaşların ekiplerin uyarılarına titizlikle uyması gerektiği vurgulandı.
FatihDoğanMedya / Özel Haber
Gündem
Hamas’ın 7 Ekim’de Aile Üyelerini Cinsel İşkenceye Zorladığı Ortaya Çıktı: “Çığlıkları Duyuyorsunuz, Sonra Sessizlik”
Hamas’ın 7 Ekim’de Aile Üyelerini Cinsel İşkenceye Zorladığı Ortaya Çıktı: “Çığlıkları Duyuyorsunuz, Sonra Sessizlik”
Tarih: 13 Mayıs 2026 | Saat: 04:30

Yeni yayımlanan ve iki buçuk yıllık bir soruşturmanın ürünü olan 300 sayfalık rapor, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırılarında cinsel şiddeti sistematik bir şekilde kullandığını belgeledi. Raporda, aile bireylerinin birbirlerine cinsel eylemlerde bulunmaya zorlandığına dair tüyler ürpertici ifadeler yer aldı.
KUDÜS – 7 Ekim 2023′te Hamas öncülüğünde İsrail’in güneyine düzenlenen ve yaklaşık 1.200 kişinin hayatını kaybettiği, 250’den fazla kişinin rehin alındığı saldırılara ilişkin kapsamlı yeni bir rapor yayımlandı. “Susturulamayanlar” (Silenced No More) adlı rapor, Hamas’ın cinsel şiddeti savaşın sistematik bir silahı olarak kullandığını ve bu vahşetin aileleri hedef alan bir boyuta ulaştığını gözler önüne serdi.
Raporda en çarpıcı bölümlerden biri, Hamas militanlarının aile üyelerini birbirlerine cinsel saldırıda bulunmaya zorladığı yönündeki tanık ifadeleri oldu. Bu eylemler, raporda “aileyi sosyal ve duygusal bir birim olarak yok etmeyi amaçlayan suçlar” anlamına gelen “kinocidal cinsel şiddet” (kinocidal sexual violence) olarak tanımlandı.

Saldırının en karanlık anlarına tanıklık edenlerden biri olan Raz Cohen, Nova Müzik Festivali’nde yaşananları şöyle anlattı: “Adamlar bir kadını araçtan çıkardı… zorla kıyafetlerini çıkardı ve tecavüz etti… Onu defalarca bıçakladılar, öldürdüler… Ölümünden sonra da tecavüz etmeye devam ettiler.”
Bir diğer tanık Darin Komarov ise, bölgeden gelen sesleri unutamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çığlıkları duyuyorsunuz. Hemen yanı başınızda. Ve sonra… sessizlik.”
“Derin İnsani Bağları Silah Haline Getirdiler”
İsrail merkezli 7 Ekim Suçları Sivil Komisyonu tarafından yürütülen ve 430’dan fazla tanığın ifadesine, 10.000’den fazla fotoğraf ve yaklaşık 2.000 saatlik video analizine dayanan rapora göre, Hamas militanları 13 farklı cinsel şiddet yöntemi kullandı. Bunlar arasında tecavüz, toplu tecavüz, cinsel işkence, genital mutilasyon, cesetlere yönelik cinsel saldırılar ve aile üyeleri önünde gerçekleştirilen eylemler yer aldı.
Raporda özellikle vurgulanan bir diğer nokta, Hamas’ın bu eylemleri sistematik ve koordineli bir şekilde gerçekleştirdiği oldu. Komisyon Başkanı Dr. Cochav Elkayam-Levy, “Cinsel şiddet, hesaplanmış bir stratejiydi; olağanüstü bir gaddarlıkla uygulandı” dedi.
Komisyon, Gazze’ye kaçırılan rehinelerin esaret altında da cinsel şiddete maruz kaldığını raporladı. Agam Goldstein adlı 17 yaşındaki bir rehine, bir aydan uzun süren esaretini, “Sizi yıkan küçük şeylerdir. Bedeniniz üzerinde ve onunla nasıl ilgileneceğiniz konusunda hiçbir kontrolünüz olmadığında…” sözleriyle anlattı.
BM Raporları da Doğruluyor
Yeni raporun bulguları, Birleşmiş Milletler’in daha önceki tespitleriyle de örtüşüyor. BM Genel Sekreteri’nin Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten’in 2024 yılında yayımladığı rapor, 7 Ekim’de cinsel şiddet uygulandığına inanmak için “makul sebepler” olduğunu belirtmişti.
BM raporu, Hamas ve diğer silahlı grupların İsrail topraklarında tecavüz, toplu tecavüz ve insanlık dışı muamele gerçekleştirdiğini, rehinelerin de benzer şiddete maruz kaldığını ortaya koymuştu.
Hukuki Süreç Başlıyor
Komisyon, belgelenen eylemlerin savaş suçu, insanlığa karşı suç ve soykırım eylemleri kapsamına girdiğini belirtti. Bu kapsamda İsrail Parlamentosu, 7 Ekim suçlarını yargılamak üzere özel bir mahkeme kurulmasını öngören yasayı onayladı. Yasa, cinsel suçları açıkça dava edilecek eylemler arasında sayıyor.
Hamas ise bugüne kadar 7 Ekim’de cinsel şiddet uygulandığını reddetti.
-
Gündem5 gün önceKağıthane’de kayınvalidesi tarafından öldürülen damadın, eşini tehdit ettiği görüntüler ortaya çıktı
-
Gündem1 hafta önceKocaeli’de Dehşet: ‘Gel Annem’ Diyerek Çağırdı, Kedinin Yüzüne Yağ Çözücü Sıktı! O Anlar Kamerada
-
Gündem1 hafta önceŞişli’de Gelinini Öldüren Kayınvalidenin Kan Donduran İfadesi: “Namusumu Temizledim”
-
Gündem2 gün önceManisa’da Yürek Yakan Asansör Kazası: 24 Yaşındaki Genç Baba Sıkışarak Can Verdi
-
Politika1 hafta önceAntalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 14 tutuklama
-
Spor6 gün önceMersin Tarsus’ta Boks Antrenörü Tufan Suaşan Evinde Ölü Bulundu
-
Gündem5 gün önceMardin’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 ölü
-
Gündem6 gün önceZihinsel engelli kızına istismar iddiasıyla şikayet için gittiği polis merkezinde fenalaşan anne öldü
