Gündem
Tekel bayii cinayetinde 4 sanığa 2’şer kez müebbet hapis

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanıklar Tarık, Azat, Servet ve Murat Özer tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Müştekiler Solmaz Erzen, Cantürk Erzen ve Yusuf Erzen ile tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu.
Duruşmaya, olayda hayatını kaybeden Yunus Emre Erzen’in başka suçtan tutuklu ağabeyi Mehmet Erzen de müşteki olarak katıldı.
Tutuklu sanık Tarık Özer savunmasında, “Yaptığım eylem tamamen içgüdüseldi. Oğlumu, kardeşimi, kendimi müdafaa etmenin peşine düştüm.” dedi.
Öldürme kastının olmadığını öne süren Özer, “Batuhan Bayındır’ı ben öldürmedim, kim öldürdüyse ortaya çıksın. Öldürmediğim bir insan için bana ceza vermeyin. Ben olay nedeniyle maktulün ailesinden özür diliyorum. Kendi canımızı kurtarmak için böyle bir müdahalede bulundum. Kafasına ateş etmedim, öldürmek istesem bunu yapardım. Ayaklarına ateş ettim. Ben birini öldürecek bir insan değilim. Boşu boşuna herkesin hayatı mahvoldu gitti. Ortaya silah çıkınca ben şuurumu kaybettim. Kardeşimi, kendimi, oğlumu korudum.” diye kendini savundu.
Tutuklu sanık Azat Özer, müşteki Cantürk Erzen ile ölen Yunus Emre Erzen’i tanımadığını, olayı hatırlamadığını ve müdahale etmemesi halinde amcasının öldürüleceğini savunarak, olaydan dolayı çok pişman olduğunu söyledi.
Tutuklu sanık Murat Özer, Erzen’in silahı hazır şekilde beklediğini ve kendi canını kurtarmak için olaya dahil olduğunu ileri sürdü.
Tutuklu sanık Servet Özer “Benim Cantürk Erzen ile farklı bir hukukum vardır. Ben oğluyla bir sorun yaşadım. Ona karşı benim ve kardeşimin bir saygısızlığı olmadı. Kurşunlar bana gelseydi araya giren adam öldü diyeceklerdi. Ben hiçbir şey yapmadığım halde tutuklu yargılanıyorum. Benim hakkımda bir delilleri varsa söylesinler.” diye konuştu.
Duruşma sırasında müşteki Mehmet Erzen, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle salondan dışarı çıkarıldı. Erzen, jandarma eşliğinde dışarı çıkarıldığı sırada sanık avukatlarına su şişesi fırlatıp, tepki gösterdi.
4 SANIĞA İKİŞER KEZ MÜEBBET HAPİS
Kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Tarık, Murat, Azat ve Servet Özer’i, Yunus Emre Erzen ve Batuhan Bayındır’a yönelik “kasten öldürme” suçunu işledikleri gerekçesiyle 2’şer kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Heyet, bu 4 sanığa müşteki Yusuf Erzen’e yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan da 11’er yıl hapis cezası verdi.
Sanıklar Tarık ve Azat Özer’in ayrıca “ruhsatsız silah taşıma ve bulundurma” suçundan 1’er yıl 6’şar ay hapisle cezalandırılmasını kararlaştıran heyet, tutuksuz sanıklar Nimetullah Özer, Hüsamettin Ahmetoğlu, Adem Kılıç ve Erdal Adıyaman’ın da “suçluyu kayırma” suçundan 1’er yıl 6’şar ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Heyet, tutuksuz sanıklar Ercan Topçu ve Vedat Erkin’in ise “suçluyu kayırma” suçundan beraatlerine hükmetti.
Mahkeme heyeti, sanıklar Tarık, Murat, Azat ve Servet Özer’in tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırdı.
NE OLMUŞTU
Güzelyurt Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi’ndeki tekel bayisinde 28 Temmuz 2023’te çakın kavgada, şüpheliler tarafından silahla ateş açılması sonucu Yunus Emre Erzen olay yerinde, Batuhan Bayındır da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, Yusuf Erzen de yaralanmıştı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Tarık Özer, Murat Özer, Azat Özer ve Servet Özer’in, Yunus Emre Erzen’e yönelik “tasarlayarak kan gütme saikiyle kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Batuhan Bayındır’a yönelik “kasten öldürme” suçundan müebbet, Yusuf Erzen’e yönelik “tasarlayarak kan gütme saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 13’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyordu.
Sanıkların ayrıca “kişilerin hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek veya patlayıcı madde kullanmak” suçundan 6’şar aydan 3’er yıla kadar, “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan da 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu.
İddianamede, tutuksuz sanıklar Adem Kılıç, Erdal Adıyaman, Ercan Topçu, Vedat Erkin, Nimetullah Özer ve Hüsamettin Ahmetoğlu’nun da “suçluyu kayırma” suçundan 6’şar aydan 5’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları öngörülüyordu.
Gündem
Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor
Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor
Iğdır — 31 Ocak 2026 • 09:54

Türkiye’nin Iğdır hattında görev yapan “Hudut Kartalları”, yerli ve milli savunma sistemleri ile Türkiye–İran sınırını 7 gün 24 saat izliyor; termal kameralar, elektro-optik kuleler, dron-tıkaç ve mayın arama timleriyle yasa dışı geçişlere ve kaçakçılığa karşı anbean önlem alınıyor
-
2021’den bu yana Iğdır, Ağrı, Van ve Hakkari’de sınır hattına modüler beton duvarlar, hendekler ve jiletli teller inşa edildi; önce mayın temizliği gerçekleştirildi.
-
Hudut hattı; harekete duyarlı sensörler, termal kameralar, gece görüş cihazları, elektro-optik kuleler, fotokapanlar, sismik sensörler ve insansız kara araçları ile donatıldı. Keşif-gözetleme faaliyetleri kesintisiz yürütülüyor.

-
Hava tehditlerine karşı dronsavar sistemleri, hava savunma topları ve uçaksavar kapasiteli zırhlı araçlar konuşlandırıldı; İHA/SİHA ve diğer keşif uçuşları sürüyor.
-
Milli Savunma Bakanlığı açıklamasına göre sınır hattına 203 elektro-optik kule, 43 asansörlü kule kurulumu tamamlandı; yaklaşık 380 km modüler duvar ve 553 km hendek çalışmaları yapıldı.
-
Saha faaliyetlerinde mayın ve bomba arama köpekleri, METİ (Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha) timleri ve keskin nişancı birlikleri aktif görev yapıyor.

-
Hudut Kartalları
Iğdır Aralık ilçesi, Ağrı Dağı eteklerinde konuşlu 7’nci Hudut Bölüğü’nün sorumluluk sahasında görev yapan Hudut Kartalları, anlık uyarı ve canlı görüntü aktarımlarıyla olası geçiş noktalarını takip ediyor; kritik durumlara anında müdahale edebilen timler hazır bekliyor.
-
Konum: Iğdır (Aralık) — Ağrı Dağı etekleri.
-
Görev: Yasa dışı geçiş, kaçakçılık, terör tehdidine karşı 7/24 gözetleme.
-
Donanım: Termal kamera, elektro-optik kule, dron, dronsavar, METİ, mayın köpeği.
-
Altyapı: 380 km duvar, 553 km hendek, 203 elektro-optik kule (MSB bilgisi)

Sınırda fiziksel ve teknolojik entegrasyon, hem kaçakçılığın hem de terörist geçişlerinin tespit ve müdahale kapasitesini artırıyor. İleri gözetleme sistemleri ve yerli savunma çözümleri sahada etkinlik sağlarken, zorlu iklim ve arazi koşullarında insan unsurunu destekleyecek otomasyon ve uzaktan izleme kritik rol oynuyor.
Gündem
İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı
İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı
Tarih.Saat: 31.01.2026 — 11:56

İzmir — Son günlerde kent genelinde etkili olan yağışlar, uzun süredir düşük seviyelerde seyreden baraj havzalarını yeniden canlandırdı. İZSU verilerine göre Tahtalı Barajı’nda geçen ay yüzde 1’in altına düşen aktif doluluk, ocak ayı yağışlarının ardından %5,51 seviyesine yükseldi. Bereketli yağışlara rağmen genel tablo geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ geride görünüyor.

Hangi baraj ne durumda?
DHA aracılığıyla paylaşılan İZSU verilerine göre öne çıkan rakamlar şöyle:
-
Tahtalı Barajı: %5,51 aktif doluluk.
-
Balçova Barajı: %26,54.
-
Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajı: %27,38.
-
Ürkmez Barajı: %11,73 (geçen yıla göre gerileme).
-
Güzelhisar Barajı: %43,37 (en yüksek doluluk).
-
Gördes Barajı: Aktif su seviyesi tespit edilmedi (sıfır kaydı).
Bu veriler İZSU’nun son ölçümlerine dayanıyor; DHA haberinde bu rakamlar İZSU verileri olarak aktarıldı.
Uzmanların ve yetkililerin uyarısı
Yetkililer artışın olumlu bir işaret olduğunu ancak tek seferlik yağışların kalıcı bir çözüm sağlamayacağını vurguluyor. Uzmanlar, su yönetiminde uzun vadeli planlama, tarımsal sulamada verimlilik artışı ve vatandaşların su tasarrufuna dikkat etmesinin gerektiğini belirtiyor.
Ne değişecek?
Kısa vadede baraj doluluklarında görülen artış kentin içme suyu ihtiyacını biraz rahatlatabilir; ancak mevsim normallerine dönülmesi ve ek yağışlar olmadan kalıcı bir düzelme beklenmiyor. İZSU ve yerel yönetimler, verilerin günlük olarak takip edildiğini ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.
Gündem
SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Tarih: 31.01.2026 • Saat: 13:00

Yalova’da 6. kat penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut (Güllü) soruşturmasında, Cumhuriyet Başsavcılığı olayın ilk gününde ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini ve şüpheliler hakkında teknik/fiziki takibin başlatıldığını bildirdi. Kızı Tuğyan Ü. Gülter tutuklanırken, arkadaşı Sultan N. Ulu’ya ev hapsi verildi.
26 Eylül 2025 tarihinde Yalova Çınarcık’ta 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitiren Gül Tut (sahne adıyla Güllü) hakkında yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Olayı soruşturan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, polis ve bilirkişinin ilk ön incelemesinin ardından ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini açıkladı.
Savcılık, olayın ilk aşamasında Güllü’nün evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’yu o gün gözaltına almayıp, daha fazla somut delil elde etmek amacıyla 24 saat teknik ve fiziki takip altına aldığını bildirdi.

Kimler şüpheli? Önlemler ve adli süreç
-
Tuğyan Ü. Gülter (kız): İfadelerindeki çelişkiler ve delillerin değerlendirilmesi sonucu “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.
-
Sultan N. Ulu (arkadaş): Soruşturmada önce tanık, sonrasında dosyada yer alan ifadeler ve bir ses kaydı nedeniyle şüpheli konumuna geldi; mahkeme öncesi ev hapsi verildi. Dosyaya giren bir telefon görüşmesinde “İtiraf edeceğim” dediği kayda geçirildi.

Başsavcılığın olayın başlangıcında şüpheli konumundakilere müdahale yerine takip uygulamasını tercih etmesi, “daha fazla somut delil” sağlama amaçlı operasyonel bir değerlendirme olarak açıklandı.
Bilirkişi ve otopsi raporuna göre Güllü’nün sol arka baldırlık bölgesinde tespit edilen morluk, olay anında pencereden itildiği sırada bacağın pencere pervazına çarpması sonucu oluştuğu yönünde değerlendirildi. Otopside tırnak aralarından alınan numunelerde boğuşma izine rastlanmadığı bildirildi. Bu bulgular, soruşturmanın adli tıp bileşeni olarak dosyada yer alıyor.

Soruşturmanın seyrine ilişkin kronoloji
-
26.09.2025: Güllü, Çınarcık’ta pencereden düşerek hayatını kaybetti.
-
Olay günü: Polis ve bilirkişi ön incelemesi; başsavcılığın “cinayet” şüphesiyle soruşturmayı değerlendirmesi.
-
Sonraki dönemde: Kız ve arkadaşının ifadeleri alındı; ifadelerdeki çelişkiler ve teknik takip sonucu tutuklama ve adli kararlar (tutuklama / ev hapsi) uygulandı.
Savcılığın olayın ilk gününde “cinayet” şüphesiyle işlem başlatması, soruşturmanın niteliğini ve olası cezai sorumluluk boyutunu doğrudan etkiliyor. Ayrıca teknik ve fiziki takibin tercih edilmesi, başlangıçta delil tespiti ve kaçma şüphesi gibi unsurların soruşturma stratejisinde öncelikli olduğunu gösteriyor.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem3 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
