Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Tanımadığı Kadına “Duygusal” Mesajlar Attı — Mahkeme ‘Cinsel Taciz’ Dedi, Yargıtay Cezayı Yetersiz Buldu

Yayımlandı

üzerinde

FATİHDOĞANMEDYA | 17 Ağustos 2025 — Haber / HUKUK     SAAT 14:46

Özet: Tanımadığı bir kadına rastgele ve ısrarla duygusal içerikli mesajlar gönderen kişi, mağdurun şikâyeti üzerine “cinsel taciz” suçundan yargılandı. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK m.105 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına mahkûm etti; dosya Yargıtay’a taşındı ve Yargıtay verilen cezayı yetersiz buldu


Giriş — Olayın Perde Arkası

İddialara göre sanık, tanımadığı bir kadının cep telefonuna rastgele ulaşarak duygusal içerikli iletiler gönderdi. Mağdurun şikâyeti üzerine soruşturma başlatıldı; ilk derece mahkemesi, gönderilen mesajların cinsel amaçlı rahatsızlık oluşturduğunu ve TCK 105 kapsamında cinsel taciz suçunu teşkil ettiğini kabul ederek sanığı mahkûm etti. Mahkeme kararı, üst incelemeye taşındı

Hukuki Dayanak — TCK Madde 105 ve Mesajların Suç Sayılması

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi, “bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden” kişiye, mağdur şikâyeti halinde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörür. İletişim araçları (telefon, SMS, e-posta, sosyal medya vb.) yoluyla yapılan cinsel amaçlı rahatsızlık eylemleri de maddenin kapsamına girer.

Mahkeme Kararı ve Yargıtay’ın Tepkisi

İlk derece mahkemesi sanığı TCK 105 uyarınca 3 ay — 2 yıl arası hapis ile cezalandırdı. Ancak dosyanın Yargıtay’a taşınması sonrasında temyiz incelemesi yapıldı; Yargıtay, yerel mahkemenin tayin ettiği cezayı yetersiz bularak kararı değerlendirmeye aldı/bozdu. Yargıtay içtihatlarında özellikle telefon ve mesaj yoluyla ısrarla yapılan cinsel içerikli yaklaşımlar konusunda cezanın artırılabileceğine ilişkin örnek kararlar bulunmaktadır; benzer olaylarda Yargıtay, cezayı eksik bulup artırma yoluna gitmiştir.

Neden “Sadece Flört” Değil?

Yargıtay örf ve içtihatlarında flört girişimleri ile cinsel taciz arasında ayrım yapılırken şu kriterlere dikkat edilir: fiilin şiddeti, ısrar derecesi, mağdurun maruz kaldığı rahatsızlık-sıkıntı, mesajların içeriğinin cinsel amaç taşıyıp taşımadığı ve failin iletişiminin mağdur üzerinde baskı/rahatsızlık oluşturup oluşturmadığı. Bu ölçütler çerçevesinde, mağdurun rızası ve rahatsızlık beyanı belirleyici olur.

Hukuki Süreç ve Mağdur Hakları

  • Şikâyete bağlılık: TCK 105’te düzenlenen cinsel taciz suçu şikâyete bağlıdır; mağdurun şikâyeti üzerine soruşturma başlatılır. Ayrıca uygulamada zamanaşımı ve şikâyet süresi gibi usuli hususlar önemlidir.

  • Deliller: Mesaj içerikleri, gönderim saatleri, telefon kayıtları, ekran görüntüleri ve tanık beyanları delil olarak kullanılır.

  • Cezai sonuçların ötesi: İşyerinde veya okulda benzer davranışların tespitinde idari/iş hukukuna ilişkin yaptırımlar (işten çıkarma, disiplin) gündeme gelebilir.

Uzmanlar Ne Diyor? (Genel Çerçeve)

Ceza hukuku uzmanları, elektronik iletişim yoluyla yapılan ısrarlı ve cinsel içerikli mesajların mahkemelerce cinsel taciz kapsamında değerlendirilmesinin yaygınlaştığını; hakimlerin somut olayın tüm çıplak gerçeklerini (mesajların niteliği, tekrar sıklığı, mağdurun psikolojik etkilenmesi vb.) gözettiğini belirtiyor. Yargıtay uygulamaları, özellikle ısrar ve mağdurun ciddi huzursuzluk yaşadığı hallerde cezanın artırılabileceğini gösteriyor.

Ne Anlama Geliyor? Toplumsal ve Hukuki Mesaj

Bu karar zinciri, istem dışı elektronik iletişimle karşılaşan kişilerin şikâyet hakkının ve korunma isteminin hukuken karşılık bulduğuna işaret ediyor. Aynı zamanda yargının, iletişim teknolojilerinin kötüye kullanımına karşı daha hassas yaklaştığı ve “sözde flört” kılıfı altında ısrarla yapılana tolerans göstermediği yönünde bir eğilim vardır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor

Yayımlandı

üzerinde

Hudut Kartalları Türkiye-İran sınırını 7/24 koruyor

Iğdır — 31 Ocak 2026 • 09:54

Türkiye’nin Iğdır hattında görev yapan “Hudut Kartalları”, yerli ve milli savunma sistemleri ile Türkiye–İran sınırını 7 gün 24 saat izliyor; termal kameralar, elektro-optik kuleler, dron-tıkaç ve mayın arama timleriyle yasa dışı geçişlere ve kaçakçılığa karşı anbean önlem alınıyor

  • 2021’den bu yana Iğdır, Ağrı, Van ve Hakkari’de sınır hattına modüler beton duvarlar, hendekler ve jiletli teller inşa edildi; önce mayın temizliği gerçekleştirildi.

  • Hudut hattı; harekete duyarlı sensörler, termal kameralar, gece görüş cihazları, elektro-optik kuleler, fotokapanlar, sismik sensörler ve insansız kara araçları ile donatıldı. Keşif-gözetleme faaliyetleri kesintisiz yürütülüyor.

  • Hava tehditlerine karşı dronsavar sistemleri, hava savunma topları ve uçaksavar kapasiteli zırhlı araçlar konuşlandırıldı; İHA/SİHA ve diğer keşif uçuşları sürüyor.

  • Milli Savunma Bakanlığı açıklamasına göre sınır hattına 203 elektro-optik kule, 43 asansörlü kule kurulumu tamamlandı; yaklaşık 380 km modüler duvar ve 553 km hendek çalışmaları yapıldı.

  • Saha faaliyetlerinde mayın ve bomba arama köpekleri, METİ (Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha) timleri ve keskin nişancı birlikleri aktif görev yapıyor.

  • Hudut Kartalları

Iğdır Aralık ilçesi, Ağrı Dağı eteklerinde konuşlu 7’nci Hudut Bölüğü’nün sorumluluk sahasında görev yapan Hudut Kartalları, anlık uyarı ve canlı görüntü aktarımlarıyla olası geçiş noktalarını takip ediyor; kritik durumlara anında müdahale edebilen timler hazır bekliyor.

  • Konum: Iğdır (Aralık) — Ağrı Dağı etekleri.

  • Görev: Yasa dışı geçiş, kaçakçılık, terör tehdidine karşı 7/24 gözetleme.

  • Donanım: Termal kamera, elektro-optik kule, dron, dronsavar, METİ, mayın köpeği.

  • Altyapı: 380 km duvar, 553 km hendek, 203 elektro-optik kule (MSB bilgisi)

Sınırda fiziksel ve teknolojik entegrasyon, hem kaçakçılığın hem de terörist geçişlerinin tespit ve müdahale kapasitesini artırıyor. İleri gözetleme sistemleri ve yerli savunma çözümleri sahada etkinlik sağlarken, zorlu iklim ve arazi koşullarında insan unsurunu destekleyecek otomasyon ve uzaktan izleme kritik rol oynuyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı

Yayımlandı

üzerinde

İzmir’de barajlar yeniden dolmaya başladı

Tarih.Saat: 31.01.2026 — 11:56

İzmir — Son günlerde kent genelinde etkili olan yağışlar, uzun süredir düşük seviyelerde seyreden baraj havzalarını yeniden canlandırdı. İZSU verilerine göre Tahtalı Barajı’nda geçen ay yüzde 1’in altına düşen aktif doluluk, ocak ayı yağışlarının ardından %5,51 seviyesine yükseldi. Bereketli yağışlara rağmen genel tablo geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ geride görünüyor.

 Hangi baraj ne durumda?

DHA aracılığıyla paylaşılan İZSU verilerine göre öne çıkan rakamlar şöyle:

  • Tahtalı Barajı: %5,51 aktif doluluk.

  • Balçova Barajı: %26,54.

  • Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajı: %27,38.

  • Ürkmez Barajı: %11,73 (geçen yıla göre gerileme).

  • Güzelhisar Barajı: %43,37 (en yüksek doluluk).

  • Gördes Barajı: Aktif su seviyesi tespit edilmedi (sıfır kaydı).
    Bu veriler İZSU’nun son ölçümlerine dayanıyor; DHA haberinde bu rakamlar İZSU verileri olarak aktarıldı.

Uzmanların ve yetkililerin uyarısı

Yetkililer artışın olumlu bir işaret olduğunu ancak tek seferlik yağışların kalıcı bir çözüm sağlamayacağını vurguluyor. Uzmanlar, su yönetiminde uzun vadeli planlama, tarımsal sulamada verimlilik artışı ve vatandaşların su tasarrufuna dikkat etmesinin gerektiğini belirtiyor.

Ne değişecek?

Kısa vadede baraj doluluklarında görülen artış kentin içme suyu ihtiyacını biraz rahatlatabilir; ancak mevsim normallerine dönülmesi ve ek yağışlar olmadan kalıcı bir düzelme beklenmiyor. İZSU ve yerel yönetimler, verilerin günlük olarak takip edildiğini ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.

Okumaya Devam Et

Gündem

SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Yayımlandı

üzerinde

SAVCILIK İDDİASI: GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜ OLAY GÜNÜ “CİNAYET” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Tarih: 31.01.2026 • Saat: 13:00

Yalova’da 6. kat penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut (Güllü) soruşturmasında, Cumhuriyet Başsavcılığı olayın ilk gününde ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini ve şüpheliler hakkında teknik/fiziki takibin başlatıldığını bildirdi. Kızı Tuğyan Ü. Gülter tutuklanırken, arkadaşı Sultan N. Ulu’ya ev hapsi verildi.

26 Eylül 2025 tarihinde Yalova Çınarcık’ta 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitiren Gül Tut (sahne adıyla Güllü) hakkında yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Olayı soruşturan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, polis ve bilirkişinin ilk ön incelemesinin ardından ölümün “cinayet” şüphesiyle değerlendirildiğini açıkladı.

Savcılık, olayın ilk aşamasında Güllü’nün evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’yu o gün gözaltına almayıp, daha fazla somut delil elde etmek amacıyla 24 saat teknik ve fiziki takip altına aldığını bildirdi.

Kimler şüpheli? Önlemler ve adli süreç

  • Tuğyan Ü. Gülter (kız): İfadelerindeki çelişkiler ve delillerin değerlendirilmesi sonucu “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.

  • Sultan N. Ulu (arkadaş): Soruşturmada önce tanık, sonrasında dosyada yer alan ifadeler ve bir ses kaydı nedeniyle şüpheli konumuna geldi; mahkeme öncesi ev hapsi verildi. Dosyaya giren bir telefon görüşmesinde “İtiraf edeceğim” dediği kayda geçirildi.

Başsavcılığın olayın başlangıcında şüpheli konumundakilere müdahale yerine takip uygulamasını tercih etmesi, “daha fazla somut delil” sağlama amaçlı operasyonel bir değerlendirme olarak açıklandı.

Bilirkişi ve otopsi raporuna göre Güllü’nün sol arka baldırlık bölgesinde tespit edilen morluk, olay anında pencereden itildiği sırada bacağın pencere pervazına çarpması sonucu oluştuğu yönünde değerlendirildi. Otopside tırnak aralarından alınan numunelerde boğuşma izine rastlanmadığı bildirildi. Bu bulgular, soruşturmanın adli tıp bileşeni olarak dosyada yer alıyor.

Soruşturmanın seyrine ilişkin kronoloji

  • 26.09.2025: Güllü, Çınarcık’ta pencereden düşerek hayatını kaybetti.

  • Olay günü: Polis ve bilirkişi ön incelemesi; başsavcılığın “cinayet” şüphesiyle soruşturmayı değerlendirmesi.

  • Sonraki dönemde: Kız ve arkadaşının ifadeleri alındı; ifadelerdeki çelişkiler ve teknik takip sonucu tutuklama ve adli kararlar (tutuklama / ev hapsi) uygulandı.

Savcılığın olayın ilk gününde “cinayet” şüphesiyle işlem başlatması, soruşturmanın niteliğini ve olası cezai sorumluluk boyutunu doğrudan etkiliyor. Ayrıca teknik ve fiziki takibin tercih edilmesi, başlangıçta delil tespiti ve kaçma şüphesi gibi unsurların soruşturma stratejisinde öncelikli olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar