Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Sarıkamış Faciası’nın 111. Yılı: Tarihin En Acılı Sayfalarından Birinde Yaşananlar ve Şehit Sayısı Tartışmaları

Yayımlandı

üzerinde

Sarıkamış Faciası’nın 111. Yılı: Tarihin En Acılı Sayfalarından Birinde Yaşananlar ve Şehit Sayısı Tartışmaları

Tarih: 22 Aralık 2025
Okuma Süresi:5 dakika| Saat: 04:30

Bugün, Birinci Dünya Savaşı’nın en acıklı sayfalarından biri olan Sarıkamış Harekatı’nın ve on binlerce şehidin anısının 111. yılı. 1914 yılının 22 Aralık’ında başlayan ve ağır kış şartlarında gerçekleşen bu harekatta yaşananlar, kuşaktan kuşağa aktarılan bir hüzün ve tartışma konusu olmaya devam ediyor. Geleneksel anlatıda, 90 bin askerin tek kurşun atmadan donarak şehit olduğu ifade edilse de, son yıllarda bu rakamın doğruluğu tarihçiler ve araştırmacılar tarafından yoğun bir şekilde sorgulanıyor.

 

Harekatın Arka Planı ve “Kaçınılmaz” Savunma

1914 yılının Aralık ayında, Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa, doğuda Rus ilerleyişini durdurmak ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda kaybedilen toprakları, özellikle Kars’ı geri almak için bir harekât planladı. Plan, Rusları sürpriz bir karşı taarruzla mağlup etmeye dayanıyordu.

Enver Paşa’nın torunu Osman Mayatepek’e göre, bu harekat tamamen bir “vatan müdafaası” idi ve kaçınılmazdı. Mayatepek, 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’nın, Kasım 1914’te Köprüköy ve Azap muharebelerinde Rusları yenmesine rağmen onları takip etmek yerine orduyu geri çekmesinin büyük bir hata olduğunu iddia ediyor. Ona göre, bu takip gerçekleşseydi Sarıkamış Harekatı’na gerek kalmayacaktı.

Plan ve Trajik Sonuç: Allahuekber Dağları’nda Donuş

Plan, üç kolordu halindeki 3. Ordu’nun, Allahuekber Dağları’nı aşarak Rus kuvvetlerini Sarıkamış’ta kuşatması üzerine kuruluydu. Ancak, ağır kış şartları, lojistik yetersizlikler ve bazı komutanların verilen emirlere uymaması planın altını oydu.

Askerlerin çoğu yazlık üniformalıydı ve sıcaklık yer yer -30 dereceye kadar düşüyordu. Hafız Hakkı Paşa komutasındaki 10. Kolordu, verilen emirlerin aksine farklı bir istikamete yöneldi ve ağır tipiye yakalanarak büyük zayiata uğradı. Yarbay Köprülülü Şerif İlden, “Sarıkamış” adlı kitabında o anları, “Yol kenarında karların içinde çömelmiş bir asker… dişleriyle kemiriyordu. zavallı çıldırmıştı” sözleriyle tasvir ediyor.

Şehit Sayısı: 90 Bin, 78 Bin, 23 Bin mi?

Sarıkamış denilince akla gelen ilk ve en tartışmalı rakam “90 bin şehit” ifadesidir. Ancak, bu konuda farklı kaynaklar birbirinden oldukça farklı rakamlar vermektedir:

· Geleneksel ve Yaygın Anlatı: Pek çok kaynak, 60 bini donarak olmak üzere toplam 78 bin şehit verildiğini belirtir.
· Resmi Tarih ve Revizyonist Görüş: Enver Paşa’nın torunu Osman Mayatepek, 90 bin rakamının bir “yalan” olduğunu iddia eder. Ona göre bu rakam, 9. Kolordu Kurmay Başkanı Şerif Bey’in 1922’de yayınladığı hatıratında ortaya attığı ve daha sonra siyasi malzeme haline gelen bir uydurmadır. Tarihçi Murat Bardakçı da, “75 bin kişilik bir ordunun 90 bin şehit vermesinin matematiksel olarak imkansız olduğunu” vurgular.
· Alternatif Rakamlar: Bazı tarihçiler ve araştırmacılar, Rus kayıtlarına da dayanarak şehit sayısının 23 bin civarında olduğunu, toplam zayiatın (yaralı, esir, kayıp) ise en fazla 60 bin olabileceğini öne sürmektedir. Hürriyet yazarı Murat Bardakçı, ordunun mevcudunun 75 bin civarında olduğunu belirterek 90 bin şehit iddiasını sorgulamaktadır.

Olayın Farklı Kaynaklara Göre Özeti:

Görüş / Kaynak
Şehit Sayısı
Ana Vurgu

Kars İl Milli Eğitim Müdürlüğü
78 bin(60 bini donarak)
Yaşanan trajedinin boyutu ve vatan savunması

Enver Paşa’nın Torunu (Osman Mayatepek)
90 bin bir yalandır;çok daha az
Harekatın bir vatan müdafaası olduğu ve komuta hataları

Tarihçi Murat Bardakçı (Hürriyet)
90 bin matematiksel olarak imkansız
Rakamın abartılı olduğu ve harekatın iyi planlandığı

Düşünce Mektebi / Yeni Şafak Yazarı
~16 bin şehit
90 bin ifadesinin bir kara propaganda aracı olduğu

Sansür ve Sonrası: Gerçekler Yıllar Sonra Ortaya Çıktı

Harekatın başarısızlığı sonrası Enver Paşa, tarihi bir sansür uygulayarak basında konuyla ilgili hiçbir haber çıkmasına izin vermedi. Türk kamuoyu, yaşanan dramı ancak harekâta katılan Kurmay Yarbay Köprülülü Şerif (İlden)’in anılarının 1922’de Akşam Gazetesi’nde tefrika edilip “Sarıkamış” adıyla kitap olmasıyla öğrenebildi.

Günümüzde Anma ve Tarihsel Miras

Her yıl Aralık ayının son haftasında, Sarıkamış Şehitleri için anma törenleri düzenlenmektedir. Bu törenler, tarihimizin bu acı olayını hatırlamak ve kahramanlıkları saygıyla yâd etmek için bir fırsat sunar.

Sarıkamış, sadece sayılarla ifade edilemeyecek derin bir insanlık trajedisidir. Rakamlar ne olursa olsun, vatan için en zor koşullarda canlarını feda eden her bir askerin hatırası, milli hafızamızda önemli bir yer tutmaya devam edecektir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

12’nci Yargı Paketi TBMM’ye Sunuldu: Duruşmalara 3 Ay Sınırı Geliyor

Yayımlandı

üzerinde

12’nci Yargı Paketi TBMM’ye Sunuldu: Duruşmalara 3 Ay Sınırı Geliyor

Tarih: 22.06.2026
Saat: 12:45

AK Parti’nin hazırladığı kanun teklifiyle yargılamalarda süre sınırlaması, icra takibinde yeni zorunluluk ve miras davalarında öncelikli satış gibi kritik düzenlemeler Meclis gündemine taşındı.

Duruşmalar Arası Süre 3 Ay ile Sınırlanıyor

AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, kamuoyunda “12’nci Yargı Paketi” olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ni TBMM Başkanlığı’na sunduklarını açıkladı.

Teklifin en dikkat çeken maddesi, hukuk davalarında iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak 3 ayı geçemeyecek olması. Akbaşoğlu, düzenlemeyle “yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, adaletin hızlanmasını ve yargıya olan güvenin artırılmasını” hedeflediklerini belirtti. Uzmanlar, bu adımın Türkiye’de uzun süredir eleştirilen yargı süreçlerinin hızlanmasına önemli katkı sunacağını ifade ediyor.

İcra Takibinde Yeni Dönem: Önce İdareye Yazılı Başvuru

Paketteki bir diğer önemli değişklik icra takibine ilişkin. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince idare aleyhine hükmedilen para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi yapılması dönemi sona eriyor.

Yeni düzenlemeye göre vatandaşların alacağına zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuruda bulunulması ve hesap numarasının bildirilmesi zorunlu hale getiriliyor. İdareye tanınan bir aylık süre içinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilecek. Akbaşoğlu, bu adımla “devletin üzerindeki gereksiz mali külfetlerin ortadan kaldırıldığını” vurguladı.

Miras Davalarında Aile Yadigârları Korunuyor

Ortaklığın giderilmesi ve mirasçılar arası öncelikli satış başlığı altında önemli düzenlemeler getiriliyor. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satışında, birinci açık artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapılması hüküm altına alınıyor. Bu düzenlemeyle “aile yadigârı malların, malın bedelinin yüzde yüzü üzerinden öncelikle mirasçılar arasında kalmasına imkan sağlanıyor”.

İdari Yargıda Tek Hakim Uygulaması Genişliyor

İdari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek uzaması sorununa da çözüm getiriliyor. Bölge idare mahkemelerine, ilk derece mahkemelerinin kararlarının sonucu hukuka uygunsa sadece gerekçe hatasından dolayı kararı kaldırmak yerine gerekçeyi düzelterek uyuşmazlığı hızla bitirme imkanı tanınıyor.

Ayrıca idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenebilecek davaların kapsamı genişletiliyor. 2026 yılı için konusu 486 bin lirayı geçmeyen iptal ve tam yargı davaları ile öğrenci ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından karara bağlanacak.

Yargıtay’ın Bozma Yetkisine Sınırlama

Teklifle Yargıtay’ın bozma yetkisi de yeniden düzenleniyor. İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar, sadece görevsiz ya da yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulamayacak. Akbaşoğlu, bu düzenlemeyle “dosyaların mahkemeler arasında gidip gelerek sürüncemede kalmasının önüne geçildiğini” ifade etti.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırılıyor

Uygulamada büyük tartışmalara neden olan belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılıyor. Bunun yerine kısmi dava açan vatandaşlara, ıslah hakkını kullanmaksızın tahkikatın sonuna kadar alacağın kalan kısmını talep etme hakkı getiriliyor.

Adli Tıp Kurumu’nda Yeni Yapılanma

Adli Tıp Kurumu’na ilişkin düzenlemeyle kurumun bilimsel ve idari kapasitesi güçlendiriliyor. İhtisas Kurulu Başkan ve üyeliklerine atanmak için tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da alanında doktora derecesi şartı kanunla açıklığa kavuşturuluyor. Grup başkanlıkları ve ihtisas dairesi başkanlıkları için görev süreleri 4 yılla sınırlandırılıyor.

“Türkiye Yüzyılı’nın Adalet Vizyonu”

Akbaşoğlu, açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4’üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi’ne atıfta bulunarak, “‘Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı’ hedefimizi tüm dünyaya ilan etmiştik. Bugün bu somut adımla vizyonumuzu daha da ileriye taşıyacağız” dedi.

Kanun teklifinin önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmesi ve ardından Genel Kurul’a gelmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Sorular sızdırıldı, 2 milyon öğrenci yeniden sınava girdi

Yayımlandı

üzerinde

Hindistan’da Sınav Skandalı: 2 Milyon Aday Yeniden Ter Döktü, Telegram’a Erişim Yasaklandı

22.06.2026 02:13


Hindistan’da doktor olma hayali kuran 2 milyondan fazla öğrenci, soru kitapçıklarının sızdırıldığı iddiasıyla iptal edilen tıp fakültesi giriş sınavına yeniden girdi. Dünyanın en zorlu sınavlarından biri olarak kabul edilen bu maraton, adeta bir güvenlik operasyonuna dönüştü. Sınav merkezleri havaalanlarını aratmayan önlemlerle donatılırken, Telegram’da soruların satıldığı iddiaları üzerine ülke genelinde popüler mesajlaşma uygulamasına erişim geçici olarak durduruldu. Mahkeme ise yasağı “haklı” bularak onayladı.

 Dünyanın En Zorlu Sınavına İkinci Kez Girdiler

Hindistan’da tıp fakültelerine girişin kapısı niteliğindeki NEET sınavı, bu yıl adeta bir kabusa dönüştü. Soru kitapçıklarının sızdırıldığı iddiası üzerine ilk sınav sonuçları iptal edildi ve milyonlarca aday yeniden ter dökmek zorunda kaldı. Pazar günü sınav merkezlerine akın eden öğrenciler, üst araması, biyometrik kontrol ve metal dedektörlerinden geçirildi. Merkezlerin dışında polis ve paramiliter güçler yoğun güvenlik önlemi aldı.

Bir öğrenci yaşadığı travmayı şu sözlerle dile getirdi:

“Binlerce öğrenci bu uzun sürecin ardından duygusal olarak tükenmiş durumda. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz ama çoğumuz zihinsel olarak zorlanıyoruz.”

Hint gazeteci ve haber sunucusu Rajdeep Sardesai ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Son birkaç ayda her birinizin yaşadığı travmayı ancak hayal edebiliriz.” ifadelerini kullandı.

 Telegram’a Sürpriz Yasak

Skandalın boyutları büyüdükçe hükümetten dikkat çekici bir hamle geldi. Yeni sınava ait soruların Telegram üzerinden satıldığı iddiaları üzerine, Hindistan yönetimi ülkenin en popüler mesajlaşma uygulamalarından birine erişimi geçici olarak askıya aldı. Telegram’ın mahkemeye yaptığı itiraz ise cuma günü reddedildi; yargıçlar yasağın haklı olduğuna hükmetti. Karar, internet özgürlüğü savunucularının tepkisini çekse de yetkililer kararlı duruşlarını sürdürüyor.

 Sadece %5’lik Şans

Hindistan’daki tıp fakültelerine giriş kontenjanları oldukça sınırlı. Adayların yalnızca yüzde 5 ila 6’sı bu kontenjanlardan birine yerleşebiliyor. Bu nedenle milyonlarca genç, yıllarını hazırlığa ayırıyor; pahalı kurslara gidiyor ve uzun saatler boyunca çalışıyor. Yeniden sınava giren adaylardan Tarun, sosyal medyada “İyi yaptım ama göreceğiz. Sınav geçen seferkinden daha zordu.” paylaşımında bulundu.

Hindistan Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan ise yeniden yapılan sınavın “adil ve şeffaf” olacağı sözünü verdi. Hükümet, soru sızıntısı iddialarına ilişkin kapsamlı bir soruşturma başlattı.

 Sınav Sistemine Güven Sarsıldı

Tıp sınavı skandalı, Hindistan’ın devasa sınav sistemine yönelik güveni sarsan tartışmalar zincirinin son halkası oldu. Ülkede her yıl on milyonlarca kişi, üniversitelere ve kamu işlerine erişim için merkezi sınavlara giriyor. Bu sınavlar, birçok kişi için sınıf atlama ve daha iyi bir gelecek umudu anlamına geliyor.

Bu ayın başlarında ise 400 binden fazla öğrenci, ülkenin en önemli okul bitirme sınavında yeni dijital puanlama sisteminin ardından ortaya çıkan notlandırma hataları nedeniyle sınav kağıtlarının kopyalarını talep etti. Öğretmenler, sınavları değerlendirirken çoğu zaman yazılımı hâlâ anlamaya çalıştıklarını söyledi.

 Hiciv Grubundan Sert Tepki

Tartışmalara, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi’nin adına gönderme yapan yeni bir hiciv grubu da dahil oldu. Kendisine “Cockroach Janata Party” (Hamamböceği Halk Partisi) adını veren grup, sınav sistemindeki aksaklıklara ve gençler arasındaki işsizlik sorununa duyulan öfkenin sembollerinden biri haline geldi. Grubun kurucusu Abhijeet Dipke, “Bu başarısızlık görmezden gelinemez. Bunun sonuçları olmalı.” dedi. Hareket kısa sürede Instagram’da 22 milyondan fazla takipçiye ulaştı. Protestolarda ise göstericiler Eğitim Bakanı’nın istifasını talep etti.

Indian Express gazetesi de yetkilileri eleştirerek, “önlem planlaması yapmak yerine neden hasar kontrolüne bu kadar çok kaynak harcandığını” sorguladı. Gazete, yeniden değerlendirme, sınavların tekrarlanması ve öğrencilerde yaratılan kaygının maliyetine dikkat çekti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kına gecesinde kalabalığa pompalı tüfekle ateş açıldı: 14 yaşındaki Ayaz öldü, 4 kişi yaralandı

Yayımlandı

üzerinde

Kına gecesinde kalabalığa pompalı tüfekle ateş açıldı: 14 yaşındaki Ayaz öldü, 4 kişi yaralandı

Tarih: 21 Haziran 2026
Saat: 22:40

İzmir’in Ödemiş ilçesinde bir okul bahçesinde düzenlenen kına gecesinde pompalı tüfekle kalabalığa ateş açılması sonucu 14 yaşındaki Ayaz Çimen hayatını kaybetti, aralarında saldırganın eşinin de bulunduğu 4 kişi yaralandı.

İzmir’in Ödemiş ilçesi Emir Mahallesi’ndeki bir ilkokulun bahçesinde dün akşam saatlerinde kına gecesi coşkusu korkunç bir şiddet olayına dönüştü. Sezgin B. ile Yağmur S. çiftinin kına gecesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle E.D. (43), pompalı tüfekle eğlenen kalabalığa rastgele ateş açtı.

Silahın şarapnel saçmaları, aralarında 14 yaşındaki Ayaz Çimen, Hüseyin Ö. (23), Hasan B. (30), şüphelinin eşi Ümmühan D. (45) ve Osman Ö.’nün (72) bulunduğu 5 kişiye isabet etti.

Hastanede yaşam savaşını kaybetti

İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ve jandarma ekipleri, yaralıları ambulanslarla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen Ayaz Çimen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Yaralılardan şüphelinin eşi Ümmühan D.’nin durumunun ağır olduğu ve hayati tehlikesi bulunduğu için İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi.

Kaçan şüpheli kırsal alanda yakalandı

Olayın ardından kaçan E.D., jandarma ekiplerince kırsal alanda kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli, jandarmadaki sorgusunun ardından adli makamlara sevk edilecek. Jandarma olayla ilgili soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar