Sağlık
Sancaktepe’de “erken doğum” iddiası: Özel hastanedeki kadın doğum uzmanı Dr. P.Ç. hakkında soruşturma başlatıldı
Tarih.Saat: 20 Eylül 2025, 17:00 (İstanbul)
Okuma süresi: 3 dakika
Haber kaynağı: FATİHDOGANMEDYA — ÖZEL HABER
İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde faaliyet gösteren bir özel hastanede görevli kadın doğum uzmanı Dr. P.Ç. hakkında, bazı hastaların bilgisi dışında vajinal yoldan ilaç uygulanarak erken doğuma (32–36. haftalarda) yönlendirildikleri iddiaları gündeme geldi. Gelen şikâyetler sonrası Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin hastanede inceleme başlattığı, kadın doğum servisi/poliklinik ve doğumhanenin geçici olarak kapatıldığı bildirildi.

İddiaların detayları
-
Haber kaynaklarında yer alan iddialara göre, Dr. P.Ç.’nin muayene sırasında bazı hastalara bilgileri dışında vajinal yoldan ilaç uyguladığı ve bunun bir bölümde doğumların zamanından önce başlamasına yol açtığı öne sürüldü. Bu iddialar üzerine ihbarların yapıldığı ve soruşturma başlatıldığı belirtildi.
-
Bazı haberlerde, 2015–2025 döneminde hastanede gerçekleşen yaklaşık 8 bin doğumun bir kısmının 32–36. haftalarda gerçekleştiği iddia edildi. Bu sayılar iddia olarak aktarılmakta; resmi teyit için soruşturma sonuçları bekleniyor.
Sağlık Bakanlığı ve hastane tarafı
-
Haberlerde Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin hasta dosyaları ve tıbbi kayıtları incelemeye aldığı; inceleme kapsamında personel ifadelerinin alındığı ve idari soruşturma başlatıldığı belirtildi. Ayrıca bazı yayınlar kadın doğum servisi ve doğumhanenin süresiz kapatıldığını aktarıyor. Resmi açıklamalar henüz kapsamlı biçimde yayımlanmadı.
Not: Şu anda (haber kaynaklarında bildirilen) süreç iddia/şikâyet aşamasındadır; soruşturma devam ettiği için suç isnadı resmî mahkeme kararlarıyla teyit edilmeden kesin hüküm verilmemelidir.
İddia edilen ilaca ilişkin tıbbi not (Cytotec / misoprostol iddiası)
Bazı haberlerde uygulandığı öne sürülen Cytotec (misoprostol) gibi prostaglandin içerikli ilaçların vajinal kullanımının doğum indüksiyonu açısından dikkat gerektirdiği; uygun olmayan kullanımın anne ve bebek için ciddi riskler taşıyabileceği uzman kaynaklarda yer alır. Bunlar arasında uterin hiperstimülasyon, uterin rüptür riski ve fetusa/anneye bağlı komplikasyonlar sayılmaktadır. (Bu bilgiler, iddianın doğru olması hâlindeki potansiyel tıbbi riskleri açıklamaya yöneliktir — iddianın doğruluğu soruşturma sonucunda belirlenecektir.)
Hukuki/idarî süreç
Haberlerde, soruşturma kapsamında idari süreçler başlatıldığı ve bazı yayınların savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu aktardığı görülüyor. Resmî adım ve kararların varlığı ile kapsamı ancak ilgili kurumların (İl Sağlık Müdürlüğü, savcılık, hastane yönetimi) yapacağı açıklamalarla netleşecektir.
Kimlik, mahremiyet ve kaynak kullanımı
-
Haberde adı geçen hekim Dr. P.Ç. biçiminde kısaltma ile yer almaktadır; medyada kullanılan ismin tam hâli ve kişisel bilgiler haber kaynaklarında farklı biçimlerde aktarılmış olabilir. Bu haber, kamuya yansıyan iddiaları tarafsız biçimde aktarmayı amaçlamaktadır; suç isnadı ve cezai sorumluluk tespiti resmî soruşturma/savcılık süreci ile kesinleşir.
Ne yapıldı / ne bekleniyor?
-
İlgili haberlerde Sağlık Bakanlığı ekiplerinin inceleme yaptıkları, hasta kayıtlarını inceledikleri ve personel ifadeleri aldıkları bildiriliyor. Resmî kurum açıklamaları ve savcılığın tutanağı beklenmektedir; bu belgeler kamuya açıklandığında iddiaların kapsamı ve sonuçları netleşecektir.
Sağlık
Yaz Aylarında Vücut Sağlığını Korumak: Doğru Bilinen 5 Hata
Yaz Aylarında Vücut Sağlığını Korumak: Doğru Bilinen 5 Hata
Yayın Tarihi: 27 Haziran 2026, 01 :15
FatihDoğanMedya

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, değişen beslenme düzeni ve tatil telaşı sağlığımızı tehdit eden riskleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak havalarda vücut sağlığını korumak için yapılan bazı hataların sandığımızdan daha ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. İşte yaz aylarında doğru bilinen ve sıklıkla yapılan 5 önemli hata…
1. Susamayı Bekleyerek Su İçmek
Yaz aylarında en sık yapılan hataların başında susamayı bekleyerek su içmek geliyor. Vücut susuz kaldığında susama hissi devreye girer ancak bu, vücudun zaten su kaybına uğradığının bir işaretidir. Uzmanlar, susama hissi oluşmadan düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yetersiz sıvı alımı halsizlik, baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve ödem gibi sorunlara zemin hazırlayabilir. Sıcak havalarda terleme yoluyla vücuttan daha fazla su ve mineral kaybı yaşanır. Bu nedenle gün içerisinde susamayı beklemeden, düzenli aralıklarla su içmek hayati önem taşır. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul, yaz aylarında 2,5-3 litre su tüketiminin altına inilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Uzman Görüşü: Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kafeinli içeceklerin suyun yerini tutmadığını vurgulayarak, “Su içmek elzemdir. Eğer sade su içmeyi sevmiyorsanız içine dilimlenmiş meyveler ekleyerek tüketebilirsiniz” diyor. Uzman Diyetisyen Asya Naz Al ise “Yazın beslenme düzeni vücuttaki su ve elektrolit dengesini korumaya yönelik olmalıdır” uyarısında bulunuyor.
2. Geç Saatte Yemek Yeme Alışkanlığı
Yazın günlerin uzamasıyla birlikte akşam yemek saatleri giderek geç saatlere kayıyor. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul’a göre, geç saatte yemek yeme alışkanlığı yaz aylarında kilo alımının en önemli nedenlerinden biri.
Vücudun biyolojik bir saati vardır ve metabolizma belirli saatlerde en çok enerji harcar. Geç saatlerde alınan besinler, vücut tarafından depolanmaya yönlendirilir ve bu da özellikle alt karın bölgesinde yağlanmaya neden olur. Uzmanlar, uykuya geçmeden en az 4 saat önce yemek yemenin sonlandırılmasını ve uyku saatinin 23.30’u geçmemesini öneriyor.
Uzman Görüşü: İç hastalıkları uzmanları, yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde özellikle yaşlılar, çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı olanların dışarı çıkmamalarını önerirken; beslenme uzmanları bu dönemlerde su tüketimine odaklanılmasını, hafif ve sulu besinlerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.
3. En Sıcak Saatlerde Egzersiz Yapmak
Sağlıklı bir yaşam için egzersiz yapmak elbette önemli ancak yaz aylarında en sıcak saatlerde spor yapmak ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşe çıkmak ve bu saatlerde egzersiz yapmak oldukça tehlikeli.
Sıcak ve nemli havada yapılan egzersizler vücut sıcaklığının daha da artmasına neden olabilir. Bu durumda vücut kendini soğutmak için terlemeye başlar ancak aşırı terleme ile birlikte ciddi sıvı ve mineral kaybı yaşanır. Uzmanlar, yaz aylarında egzersiz saatlerinin sabah erken veya akşam serin saatlere kaydırılması gerektiğini vurguluyor.
Uzman Görüşü: Spor hekimliği uzmanları, yaz aylarında egzersiz yaparken sabah erken veya akşam serin saatlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca sporcuların egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında düzenli olarak su içmesi hayati önem taşıyor.
4. Güneş Kremi Kullanımındaki Yanlışlar
Güneş koruyucu krem kullanmak yaz aylarının olmazsa olmazı ancak yanlış güneş kremi kullanımı cilt sağlığını tehdit eden önemli bir hata. En sık yapılan hataların başında yeterli miktarda ürün kullanmamak geliyor. Dermatologlar, yüz için yaklaşık bir çay kaşığı güneş kremi kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Bir diğer yaygın hata ise güneş kremini yalnızca yaz aylarında kullanmak. UV ışınları yazın olduğu kadar kışın da cilde zarar verir. Ayrıca güneş koruyucunun her 2-3 saatte bir yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Güneş kremini aracın içinde veya doğrudan güneş altında bırakmak da ürünün koruyucu etkisini yok eden bir diğer hatadır.
Uzman Görüşü: Dermatologlar, güneş kremi seçerken geniş spektrumlu, en az SPF 30 koruma faktörüne sahip ürünleri tercih etmenizi öneriyor. Uzmanlar ayrıca güneş kreminin sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.
5. Klima Kullanımını Abartmak
Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezi klima, bilinçsiz kullanıldığında sağlığımızı tehdit eden en büyük risklerden biri haline geliyor. Klimanın önünde uzun süre durmak veya klimayla uyumak kas, boyun ve sırt ağrıları, eklem tutulmaları, boğaz enfeksiyonu, sinüzit, alerji hatta zatürre gibi ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor.
Ani sıcaklık değişimleri solunum yolu rahatsızlıklarına ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Klima kullanırken ortam sıcaklığının dış ortam sıcaklığı ile arasındaki farkın 7-8 dereceyi geçmemesine dikkat edilmeli ve doğrudan hava akımına maruz kalınmamalıdır.
Uzman Görüşü: Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Pınar Yıldız, doğru klima kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. “Dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkı 6-8°C’yi geçmemeli” diyen Doç. Dr. Yıldız, klima üfleme yönünün doğrudan insana değil, tavana veya yan duvarlara doğru ayarlanması gerektiğini ifade ediyor. Çocuk ve yaşlılar için 23-26°C aralığının en güvenli seçenek olduğunu belirten uzman, klimaların uzun süreli kullanımında filtrede bakteri ve küf birikimi olabileceğini ve bunun ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabileceğini vurguluyor. Ayrıca bakımsız klimaların Lejyoner Hastalığı riskini beraberinde getirdiği uyarısında bulunuy
Yaz aylarında sağlıklı ve zinde kalmanın yolu, doğru bilinen bu yanlışlardan uzak durmaktan geçiyor. Unutmayın, sağlığınızı korumak için küçük önlemler büyük farklar yaratır.
Sağlık
Evde Sağlık ve Palyatif Bakımda Yeni Dönem: Resmi Gazete’de Yayımlandı
Evde Sağlık ve Palyatif Bakımda Yeni Dönem: Resmi Gazete’de Yayımlandı
23 Haziran 2026 | 03:30

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik”, 23 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile Türkiye’de evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinde köklü bir değişim başlıyor.
Kronik hastalar artık evinde tedavi görecek
Yeni yönetmelikle birlikte, yaşamı tehdit eden, kronik veya ilerleyici hastalığı olan palyatif bakım hastalarının tedavileri, hastaneye yatış gerekmiyorsa artık ev ortamında kesintisiz sürdürülebilecek.
Hastanelerde tedavi planı oluşturulan ve ilk tıbbi uygulaması başarıyla gerçekleştirilen hastalar, hekim onayı alındığı takdirde sonraki tedavi süreçlerini kendi evlerinde sağlık personeli eşliğinde devam ettirebilecek. Özellikle kardiyovasküler, nörolojik ve ileri evre kronik rahatsızlıkları bulunan bireyler, konfor alanlarından ayrılmadan tedavi olma imkanına kavuşacak.
Evde verilecek hizmetler neler?
Yönetmeliğe göre evde sunulacak sağlık hizmetleri şöyle sıralanıyor:
· Yara ve yanık bakımı ile medikal sonda uygulamaları
· Tüm tetkiklerin evde alınması ve laboratuvar değerlendirmeleri
· Mama, ilaç ve tıbbi bez raporlarının evden yenilenmesi
· Reçetelerin düzenlenmesi ve uygun görülen girişimsel işlemler
Bütünleşik sağlık modeli geliyor
Yeni düzenleme, tıbbi bakımın kesintisizliğini esas alan bütünleşik bir hizmet modelini hayata geçiriyor. Evde sağlık, palyatif bakım, aile hekimliği ve yataklı tedavi hizmetleri tek bir çatı altında birleştiriliyor.
Evde Sağlık Yönetim Sistemi (ESYS) merkezli olarak; Aile Hekimliği (AHBS), Hastane (HBYS) ve Uzaktan Hasta Değerlendirme (UHDS) sistemleri birbirine bağlanacak. Bu entegrasyon sayesinde hasta verileri anlık olarak tüm sağlık kurumlarıyla paylaşılabilecek.
Başvurular artık çok daha kolay
Evde sağlık hizmeti başvuruları artık ESHİM (444 3833) ve Bakanlığın diğer dijital kanalları üzerinden çok daha kolay yapılabilecek. Sistemde bürokrasiyi azaltmak adına ilk kez yapılan evde sağlık başvuruları, doğrudan aile hekimine düşecek.
Yönetmeliğin kapsamı geniş
Yönetmelik; Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, belediyeler ve özel sağlık kuruluşlarındaki palyatif bakım hizmetleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında sunulan evde sağlık hizmetlerini kapsıyor.
Yönetmelikte ayrıca ESKOM (Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi) ve YAŞAM (Sağlıklı Yaş Alma Merkezleri) gibi yeni birimler tanımlanarak, yaşlı bireylerin evde sağlık ihtiyaçlarının belirlenmesi ve izlenmesi hedefleniyor.
Uyum süreci 1 yıl
Halihazırda faaliyet gösteren evde sağlık ve palyatif bakım birimlerinin, yeni yönetmelik hükümlerine en geç 1 yıl içinde uyum sağlaması gerekecek.
Magazin
Yüzüne Çivi Gibi İğneler Batırdı! Gülben Ergen’in Son Hali Görenleri Şaşkına Çevirdi
Yüzüne Çivi Gibi İğneler Batırdı! Gülben Ergen’in Son Hali Görenleri Şaşkına Çevirdi
Tarih: 11 Haziran 2026, Perşembe
Yayın Saati: 14:20

Ünlü şarkıcı Gülben Ergen, bayram tatilinde Güney Kore’ye gitti. Hem kültürel geziler yapıp hem de geleneksel tıp yöntemlerini deneyimleyen Ergen, akupunktur seanslarını sosyal medyadan paylaştı. Yüzüne ve sırtına çivi gibi iğneler batırılan ünlü ismin son hali takipçilerinden tam not aldı.
Gülben Ergen, tatilini Güney Kore’de geçirdi.
Geleneksel Kore tıbbının önemli bir parçası olan akupunkturu deneyimledi.
Yüzüne ve sırtına uzun iğneler batırılan Ergen’in paylaşımlarına “Şifa olsun” yorumları yağdı.
Ünlü isim, “Akupunkturlu, sağlıklı, incelmeli bir tatil oldu” dedi.

GÜNEY KORE’DE GELENEKSEL TIP MOLASI
Bayram tatilini farklı bir rotaya taşıyan Gülben Ergen, soluğu Güney Kore’de aldı. Ünlü şarkıcı, burada sadece gezmekle kalmadı; aynı zamanda geleneksel Kore tıbbı ile de tanıştı.
Uzak Doğu kültürüne ve sağlık yöntemlerine ilgi duyduğu bilinen Ergen, tatilinin bir bölümünü akupunktur tedavisi alarak geçirdi.

YÜZÜNE VE SIRTINA ONLARCA İĞNE
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla gündeme oturan Gülben Ergen, yüz bölgesine ve sırtına uzun iğneler batırıldığı anları takipçileriyle paylaştı.
Fotoğraf ve videolarda, ünlü ismin yüzünde ve sırtında çiviye benzeyen iğnelerin olduğu görüldü. Ergen’in bu görüntüleri, kısa sürede binlerce beğeni ve yorum aldı.
“Akupunkturlu, sağlıklı, incelmeli bir tatil oldu.”
— Gülben Ergen

TAKİPÇİLERİNDEN “ŞİFA OLSUN” YORUMLARI
Gülben Ergen’in paylaşımlarına kısa sürede çok sayıda yorum geldi. Takipçileri, ünlü şarkıcıya “Şifa olsun”, “Yüzünüze huzur yansımış” gibi mesajlar gönderdi.
Özellikle kadın takipçilerin akupunktur hakkında meraklı sorular sorması dikkat çekti. Ergen’in tatilini hem dinlenerek hem de sağlığına yatırım yaparak geçirmesi beğeni topladı.
AKUPUNKTUR NEDİR VE NE İŞE YARAR?
Akupunktur, özellikle Çin ve Kore tıbbında yüzyıllardır uygulanan bir tedavi yöntemidir. Vücuttaki belirli noktalara ince iğneler batırılarak enerji akışının düzenlenmesi hedeflenir.
Baş ağrısından kronik yorgunluğa, stres yönetiminden cilt gençleştirmeye kadar birçok alanda kullanılır. Gülben Ergen’in tercih ettiği bu yöntem, son yıllarda ünlüler arasında da oldukça popüler hale geldi.
-
Gündem4 gün önceKartal’da Dehşet: Kiracısıyla Kavga Eden Ev Sahibi Bıçaklandı, Hayatını Kaybetti
-
Gündem5 gün önceOrdu’da Korkunç Cinayet: Tartıştığı Eşini Manavda Bıçaklayarak Öldürdü, Bir Kişiyi de Ağır Yaraladı
-
Gündem5 gün önceEski eşi tarafından boğulan Hanım’ın ağabeyi: Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür
-
Spor1 hafta önceSON DAKİKA: Meydanlarda Toplu Maç İzlemeye Yasak Geldi! İşte Detaylar
-
Ekonomi1 hafta önceHALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM
-
Gündem3 gün önceErzincan’da Kan Donduran Cinayet: Eski Eş ve Yanındaki Adam Pompalı Tüfekle Öldürüldü
-
Gündem4 gün önceKüçükçekmece’de Kurye Kılığında Kanlı Saldırı: ‘Evrak İmzalaman Gerekiyor’ Dediler, Kurşun Yağdırdılar
-
Ekonomi1 hafta önceOTİS’ten Afyonkarahisar’da Sendikalı İşçi İçin Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Ceza Oldu”
