Gündem
Rusya’dan özgür bir yaşam için kaçan genç Çeçen kadın nasıl öldü, failleri kim?
Rusya’dan özgür bir yaşam için kaçan genç Çeçen kadın nasıl öldü, failleri kim?
Tarih: 23 Kasım 2025
Saat: 0330 (Europe/Istanbul)
Okuma süresi: 4 dakika
Kategori: Dünya / İnsan Hakları
Yerevan’da bulunan Çeçen genç kadın Aishat Baymuradova’yı kim öldürdü? Resmi soruşturmada net cevap yok — aktivistler “namus cinayeti” ve zorla geri getirilme şüphesiyle uyarıyor
Rusya’nın Çeçenya bölgesinden kaçıp Ermenistan’a sığınan 23 yaşındaki Aishat (Ayshat) Baymuradova’nın Yerevan’daki bir evde ölü bulunması, cinayetin failleri konusunda belirsizliği koruyor. Ermeni polisi olayın aydınlatılması için soruşturma başlattı; insan hakları örgütleri ve bölge aktivistleri, Baymuradova’nın ya ailesi ya da kendisini geri getirdiği iddia edilen kişiler tarafından öldürülmüş olabileceğini söylüyor. Chechen yöneticileri ise iddiaları reddedip sivil hak savunucularını suçlamaya başladı.

Olayın kısa kronolojisi
-
15 Ekim 2025: Arkadaşları Baymuradova’yı en son Instagram’dan tanıştığı bir arkadaşıyla görüşmek üzere çıktığını söyleyerek gördüklerini bildiriyor; ardından haber alınamıyor.
-
20 Ekim 2025: Yerevan’daki kiralık bir dairede Baymuradova’nın cesedi bulundu; Ermeni polisi soruşturma başlattı. İlk raporlarda “boğulma/boğulmuş olma” ve “şüpheli ölüm” ifadeleri yer aldı; aktivistler “boğdurulma/boğularak öldürülme” iddiasını da gündeme getirdi.
“Kim öldürdü?” — Resmi durum
Resmi makamlar (Ermeni polisi) olayın failleri hakkında net bir isim açıklamadı; soruşturma sürüyor. Şu ana kadar polis tarafından resmi olarak kimlik ve fail beyanı yapılmadı. Dolayısıyla resmi olarak “kim öldürdü” sorusuna yanıt yok.
Aktivistlerin ve bağımsız medyanın iddiaları
-
İnsan hakları örgütleri ve bölge medyası, Baymuradova’nın Instagram aracılığıyla kandırılarak veya “arkadaş” görünümlü kişiler tarafından bir tuzağa çekilerek görüşmeye çağrıldığını; bu kişilerin Çeçenya bağlantılı kişilerle ilişkili oldukları yönünde şüpheler olduğunu bildiriyor. Bu nedenle bazı aktivistler, Baymuradova’nın zorla geri getirilme (forcible return) ya da akrabaları tarafından düzenlenen bir “namus cinayeti” sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini söylüyor. Novaya Gazeta Europe+1
-
NC SOS ve benzeri Kuzey Kafkasya yardım kuruluşları, benzer vakalarda akrabaların veya Çeçenya bağlantılı aktörlerin genç kadınları yurt dışından dahi izleyip bulabildiğine dikkat çekiyor; bu vakayı da bu bağlamda değerlendiriyorlar.
Chechnya yetkililerinin açıklaması
Chechnya’nın insan hakları yetkilileri ve bazı yerel temsilciler, olayla ilgili olarak NGO’ları ve “kriz merkezlerini” suçlamaya başladı; yetkililer, dış aktörlerin bu tür vakaları “abarttığını” iddia ediyor ve olayı hak savunucularının “Çeçenya’yı karalama” çabası olarak nitelendiriyor. Bu açıklamalar, faillerin kim olduğuna dair net bir kanıt sunmuyor; daha çok suçlamalar ve karşı-suçlamalar düzeyinde.
Benzer vakalar — sistematik bir sorun mu?
Son haftalarda yurtdışına kaçtıktan sonra şüpheli şekilde ölen veya geri götürülen Çeçen kadınlara ilişkin birden fazla olay medyada yer aldı. Örneğin Aliya Ozdamirova vakası (Gürcistan’dan Rusya’ya geri döndükten sonra cenazesinin kaldırılması) gibi olaylar, aktivistler tarafından “uluslararası takiple, zorla getirme ve aile içi/namus cinayetleri” örnekleri arasında sayılıyor. Uzmanlar, bu tür olayların tesadüfi olmadığını, bölgesel baskı ve Kafkasya’daki geleneksel yapıların etkisini gösterdiğini belirtiyor.
Ne biliyoruz, ne bilmiyoruz — açık sorular
-
Biliyoruz: Baymuradova Yerevan’da ölü bulundu; Ermeni polisi soruşturuyor; aktivistler “namus cinayeti” ve zorla geri getirilme şüphesi taşıyor.
-
Bilmiyoruz: Kimlerin doğrudan fail olduğu, hangi yöntemle öldürüldüğü konusunda adli bir resmi raporun (otopsi sonuçları ve şüpheli isimler) medyaya veya polise açık şekilde yansımış olması. Bu bilgiler soruşturma sonucunda netleşecek.
Uzman yorumu (kaynaklara dayanarak kısa analiz)
Hak savunucuları ve bağımsız bölge medyası, benzer vakalardaki örüntüleri dikkate alarak, ailenin ya da aileyle bağlantılı aktörlerin (bazen Kafkasya’daki güçlü çevrelerle bağlantılı kişiler) genç kadınları takip edip baskı kurabildiğini, bazen de yurt dışındaki izleri kesme veya geri getirme girişimlerinin cinayetle sonuçlandığını aktarıyor. Ancak tek tek vakalarda fail tespiti adli süreçlerle belirlenecektir; medya ve NGO raporları güçlü şüpheler bildiriyor ama adli kanıtın yerini alamaz
Sonuç — “Kim öldürdü?” sorusuna kısa yanıt
Resmi olarak: bilinmiyor. Ermeni polis soruşturmayı sürdürüyor. Bağımsız insan hakları örgütleri ve bölge medyası, Baymuradova’nın akrabaları veya onu geri getirttiği iddia edilen kişilerce öldürülmüş olabileceğini; bazı yerel yetkililerin ise olayı sivil toplum kuruluşlarının sorumluluğuna yıkmaya çalıştığını bildiriyor. Olaya ilişkin kesin cevap ancak adli soruşturma, otopsi ve delillerin açıklanmasıyla verilebilir.
Gündem
Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı
Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı
Tarih: 17 Haziran 2026
Saat: 22:15 (Güncellenme)
Kastamonu’da etkili olan şiddetli sağanak yağış sırasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım düştü. Çıkan yangın kısa sürede büyürken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.
KASTAMONU – Kentte akşam saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken, Kuzeykent Mahallesi’nde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım isabet etti. Yıldırımın düşmesiyle birlikte tesiste yangın çıktı.

Edinilen bilgiye göre, saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, şiddetli gök gürültülü sağanak sırasında spor kompleksinin çatısına düşen yıldırım, binanın dış kaplama malzemelerini tutuşturdu. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, tesisin dış cephesini ve çatısını sararak binayı adeta alev topuna çevirdi.
O sırada çevrede bulunan vatandaşlar, gökyüzünü kaplayan yoğun dumanları ve yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Kastamonu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
İtfaiye ekipleri, spor salonunun dört bir yanını saran alevleri kontrol altına alabilmek ve yangının iç kısımlara sıçramasını önlemek adına çok yönlü müdahale başlattı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak caddeyi trafiğe kapatırken, itfaiye ekiplerinin alevlere yönelik çalışmaları sürüyor.
Yangının çıktığı tesisin, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde cimnastik salonu olarak kullanılan çadırdan kurulu bir yapı olduğu öğrenildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın kontrol altına alınırken, salonun kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yetkililer, olayla ilgili inceleme başlatıldığını ve yangının çıkış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Gündem
Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi
Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi
TARİH: 17 Haziran 2026
SAAT: 11:11

DİYARBAKIR – Yaz mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte kentte sıcaklıklar 37 dereceye kadar yükseldi. Termometrelerin zirve yaptığı bu günlerde, sıcaktan bunalan çocukların gözdesi yine tarihi Anzele Parkı oldu. Girilmesi yasak olmasına rağmen çocuklar, park içerisinde bulunan süs havuzlarına koştu.
Sur ilçesinde yer alan tarihi Anzele Parkı’nda biri büyük diğeri küçük iki havuz bulunuyor. Uyarılara rağmen havuzlara giren çocuklar, gün boyu burada vakit geçirerek serinlemeye çalışıyor. Özellikle evlerinde klima ve yeterli serinleme imkanı bulamayan ailelerin çocukları, bu tarihi mekanı adeta yazlık bir plaja dönüştürdü.

“AYAKLARIMIZ PARÇALANIYOR”
Havuzda serinlemeye çalışan çocuklardan Emir Çakmak, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Çakmak, “Gaziler semtinden buraya haftada bir dolmuşa binip geliyorum. Artık sezonumuz açıldı, gelip yüzüyoruz. Belediyeden tek ricam var; gelip bu taşları çıkartsınlar. Ayaklarımız parçalanıyor. Hava sıcak, evimiz sıcak. Gelip burada yüzüyoruz. Tehlikeli olsa da insanlar gelip serinliyor. Kimileri büyük havuzda, kimileri küçük havuzda yüzüyor. Kendilerini serinletip evlerine dönüyorlar” dedi.

“EVDE SICAKTAN PİŞİYORUZ”
Yenişehir ilçesinden gelen Harun Kaymak ise evlerindeki zor şartları anlattı. Kaymak, “Hava çok sıcak. Hepimiz arkadaşız, buraya gelmişiz. Evde klima çalışmıyor, adeta ateş gibi. Her gün gelmek istiyorum ama gelemiyorum. Haftada bir gün geliyorum. Evde sıcaktan pişiyoruz” diye konuştu.
Yetkililer, süs havuzlarının yüzme amaçlı olmadığı ve sağlık açısından risk taşıdığı konusunda uyarılarda bulunurken, çocuklar ise serinleyebilecekleri alternatif bir alan bulamadıklarını ifade ediyor.
Gündem
Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler
Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler
Tarih: 17.06.2026 | Saat: 10:45
İstanbul’un en işlek noktalarından Galata Köprüsü’nde 80’li yılların meşhur kumar yöntemi ‘Bul karayı al parayı’ yeniden sahnelendi. İki şüpheli, turistlerin ve vatandaşların gözü önünde kurdukları tezgâhla kumar oynatırken, bir turistin gözlük kamerasına yakalandı. Şüphelilerin ‘Money’ diyerek euro istemesi ise dikkat çekti.
Olay, 11 Haziran Perşembe günü öğle saatlerinde Beyoğlu Galata Köprüsü üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Tahsin K. (61) ve A.Y. isimli iki şüpheli, köprü üzerinde kurdukları düzenekle vatandaşlara 1980’li yıllarda yaygın olarak kullanılan ve halk arasında “Bul karayı al parayı” olarak bilinen yöntemle kumar oynattı.

Gözlük kamerasına yakalandılar
O anlar, köprüde bulunan bir turistin gözlük kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde, oyunu oynatan şüphelilerden birinin “Gören var mı beyler”, “Boşlara para vermem beyler”, “Doluyu bulan alır gider”, “Söylemek yok, söylerseniz oyunu bozar giderim”, “Sallar oynatırım iyi zar kaybederim” diyerek oyunu başlattığı duyuluyor.
‘Money’ diyerek euro istediler
Oyun sırasında Tahsin K., oyunu izleyen turistlerden birine dönerek “Money money” diyerek para istedi. Turistin Türk lirası uzatması üzerine ise “Olmaz euro” diyerek Türk lirası yerine döviz vermesi gerektiğini söyledi. Oyunu oynayanlardan bir kişi dolu çubuğu bulduğunda verdiği parayı geri alırken, oyunu oynatan kişi “Çubuğu geri ver” diyerek adamı uyardı.
Tezgâhın yanında bulunan A.Y.’nin de oyuna para bırakıp oynaması dikkat çekti.
Polis şüphelileri suçüstü yakaladı
Görüntüler ve gelen ihbar üzerine harekete geçen Beyoğlu Mobil Park Polisi ekipleri, iki şüpheliyi kumar oynattıkları sırada gözaltına aldı. Emniyete götürülen Tahsin K. ile A.Y. hakkında “Dolandırıcılık” suçundan adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Tahsin K.’nin daha önceden poliste 8 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.
‘Bul karayı al parayı’ nedir?
1980’li yıllarda sokak aralarında sıkça görülen “Bul karayı al parayı” yöntemi, üzerinde siyah nokta bulunan çubuğu bulanın parayı kazandığı bir şans oyunu olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, bu oyunun tamamen bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu ve oyunu oynatanların kazanma ihtimalini manipüle ettiğini belirtiyor. Kumar oynatanların bu yolla günde yaklaşık 5 bin lira para kazandığı öğrenildi.
-
Gündem6 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Magazin3 gün önceKızılcık Şerbeti’nin Işıl’ı Ece İrtem Hayatını Kaybetti!
-
Gündem4 gün önceMuğla’da KADES İhbarına Giden Polis Memuru Şehit Oldu
-
Gündem3 gün önceŞırnak’ta 13 Yaşındaki Kız Güvercinlerle İlgilenirken Balkondan Düştü: O Anlar Kamerada
-
Gündem1 hafta önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Teknoloji3 gün önceBeyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı
-
Gündem1 hafta önceKonya’da yatak fabrikasında yangın; 1 itfaiye eri şehit oldu
