Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sağlık

Tıp Literatürüne Geçecek Vaka: İç Organları Göğüs Kafesinde Doğan Reyyan Bebek, 57 Günlük Yaşam Savaşını Kazandı

Yayımlandı

üzerinde

Tıp Literatürüne Geçecek Vaka: İç Organları Göğüs Kafesinde Doğan Reyyan Bebek, 57 Günlük Yaşam Savaşını Kazandı

Tarih: 27 Nisan 2026, Pazar | 14:45

Mardin’de dünyaya gelen ve nadir görülen bir doğumsal anomali olan “Konjenital Diyafram Hernisi” (diyafram fıtığı) teşhisi konulan Reyyan bebek, iç organlarının göğüs kafesine yerleşmesi nedeniyle başlayan 57 günlük zorlu yaşam mücadelesinden zaferle çıktı. Uzmanlar, 37 haftalıkken 2 kilo 750 gram olarak doğan ve entübe edilerek tedavi altına alınan bebeğin taburcu edilmesini “mucize” olarak nitelendiriyor.

Mardin’de yaşayan bir ailenin erken doğumla dünyaya gelen bebekleri Reyyan, doğar doğmaz doktorların dikkatli müdahalesi sayesinde hayata tutundu. Gebeliğin 37. haftasında sezaryenle alınan Reyyan bebek, doğumun hemen ardından ciddi solunum yetmezliği yaşadı. Yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki ilk muayene ve tetkiklerde, bebeğin bağırsak, mide ve dalak gibi iç organlarının diyaframdaki bir açıklıktan geçerek göğüs kafesine yerleştiği tespit edildi. Bu durum, akciğerlerin gelişimini engelleyerek bebeğin nefes almasınıneredeyse imkansız hale getiriyordu.

“Altın Saatler”de Kritik Müdahale

Doğumun hemen ardından dakikalar içinde entübe edilen Reyyan bebek, Mardin’deki hastanenin tam donanımlı yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yaşam destek ünitesine bağlandı. Kalbi ve akciğerleri, göğüs boşluğunu dolduran organların baskısı altında olan minik kız bebeğin tedavi süreci multidisipliner bir ekiple başlatıldı. Yenidoğan uzmanları, çocuk cerrahları ve anestezi uzmanlarından oluşan ekip, küçük bedenin ameliyata hazır hale gelmesi için 57 gün boyunca adeta zamanla yarıştı.

Tedavi sürecinin en kritik aşamasını, başarıyla gerçekleştirilen yüksek riskli operasyon oluşturdu. Diyaframdaki doğumsal açıklığın kapatıldığı ve organların karın boşluğuna nazikçe yerleştirildiği ameliyat, minik Reyyan için dönüm noktası oldu. Uzmanlar, bu tür vakalarda ameliyat zamanlamasının hayati önem taşıdığını belirterek, “Organların akciğerlere yaptığı baskının süresi ve şiddeti, bebeğin hayatta kalma oranını doğrudan etkiliyor” açıklamasını yaptı.

57 Günlük Yoğun Bakım Maratonu

Ameliyatın ardından kritik 48 saati atlatan Reyyan bebek, sonrasında 57 gün süren uzun bir yoğun bakım süreci geçirdi. Solunum cihazından kademeli olarak ayrılan, önce kendi kendine nefes almayı öğrenen ve ardından anne sütüyle beslenmeye başlayan Reyyan’ın her bir adımı, sağlık ekibi tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Ziyaretlerin kısıtlı olduğu süreçte ailenin umudunu hiç kaybetmediğini belirten doktorlar, taburculuk gününde duygusal anlar yaşandığını söyledi.

Tedaviyi yürüten başhekimlik, tıp dünyasında nadir karşılaşılan bu vakanın başarıyla sonuçlanmasının, bölgedeki sağlık hizmetlerinin geldiği noktayı göstermesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. Reyyan bebek, sağlık çalışanlarının alkışları ve ailesinin sevinç gözyaşları eşliğinde taburcu edilerek evine gönderildi. Minik kızın rutin kontrolleri devam etse de, artık yaşıtları gibi sağlıklı bir şekilde nefes alabiliyor.

Sağlık

DOKTORLAR DİLİMDEKİ ‘AFTI’ ÖNEMSEMEDİ – SONRA NEREDEYSE BENİ ÖLDÜRÜYORDU

Yayımlandı

üzerinde

DOKTORLAR DİLİMDEKİ ‘AFTI’ ÖNEMSEMEDİ – SONRA NEREDEYSE BENİ ÖLDÜRÜYORDU

Yayın Tarihi: 15 Mayıs 2026, 22:30


“Basit bir aft” deyip geçtiğiniz o yara, aslında sinsi bir tümörün ilk habercisi olabilir. İngiltere’de yaşayan 30 yaşındaki Grace Brand’in dramatik hikâyesi, “Nasılsa geçer” diyerek önemsenmeyen bir dil yarasının nasıl bir ölüm kalım savaşına dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

İLK AĞRI “STRESTENDİR” DEDİ, 6 HAFTA BOYUNCA GÖRMEZDEN GELDİ

Grace Brand, 2025 yılının Nisan ayında dilinin sağ tarafında, arka dişlerinin yakınında hafif bir ağrı hissetmeye başladı. Yeni bir eve taşınmanın ve uzun çalışma saatlerinin getirdiği yoğun stres nedeniyle ortaya çıkan “inatçı bir aft” olduğunu düşünerek aynada kontrol etme gereği bile duymadı. Ne var ki günler haftaları kovaladı, ağrı azalmak bir yana giderek şiddetlendi ve konuşmasını etkilemeye başladı.

ECZACI SAYESİNDE KIRILMA ANI

Aradan tam 6 hafta geçmesine rağmen yaranın iyileşmediğini fark eden Brand, bir eczaneye giderek ağrı kesici bir ilaç almak istedi. Eczacının “Aftlar genellikle 3 hafta içinde iyileşir, hemen bir doktora görünmelisiniz” uyarısı, genç kadının hayatını kurtaran dönüm noktası oldu. Eczacının ısrarıyla doktora başvuran Brand, hızla biyopsi ve ileri görüntüleme tetkiklerine yönlendirildi.

TEŞHİS: 2. EVRE DİL KANSERİ

Yapılan biyopsi ve taramalar sonucunda 29 Temmuz 2025’te Grace Brand’e 2. evre dil kanseri teşhisi kondu. Tümör dilin yan yüzeyine yerleşmiş ve çevre dokulara yayılım potansiyeli taşıyordu. Doktorları, kanserli dokuyu temizlemek için dilinin yaklaşık yarısının alınmasını gerektiren bir cerrahi operasyon planlamak zorunda kaldı.

UZMANLARDAN KRİTİK “2 HAFTA” UYARISI

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Melih Güven Güvenç, dil kanserinin erken tanısı için en önemli kriteri şöyle özetliyor:

“Eğer dilinizin üzerinde kenarları düzensiz, ülserleşmiş bir yara çıkmışsa ve söz konusu yara haftalar hatta aylar boyunca gerilemiyor, aksine daha da büyüyorsa mutlaka bir Kulak Burun Boğaz Uzmanı’na başvurmalısınız.”

Prof. Dr. Güvenç, basit aftların genellikle birkaç gün içinde gerileyip iyileştiğini, 2 haftayı aşan her türlü ağız yarasının mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

DİL KANSERİNİN 5 ÖNEMLİ BELİRTİSİ

1. Dilde iyileşmeyen yara: 2 haftadan uzun süren, kenarları düzensiz ve ülserleşmiş yaralar
2. Boyunda şişlik: Tümörün lenf bezlerine sıçramasıyla ortaya çıkan, giderek büyüyen şişlik
3. Yutkunma ve çiğnemede zorlanma: Özellikle yemek yerken kulağa vuran ağrı
4. Dilde hissedilen anormal sertlik: Tümörün mukoza altından ilerlemesiyle oluşan sert doku hissi
5. Konuşma bozuklukları ve ses değişiklikleri: Dilin hareket kabiliyetinin kısıtlanmasına bağlı gelişen artikülasyon sorunları

“SAĞLIKLIYIM” RAPORUNDAN 1 HAFTA SONRA KANSER TEŞHİSİ

Grace Brand’in yaşadıkları münferit bir vaka değil. ABD’nin Denver kentinde yaşayan 36 yaşındaki Mark, yıllık rutin sağlık kontrolünden “tamamen sağlıklı” raporu aldıktan sadece 1 hafta sonra dil kanseri teşhisi aldı. Standart kan ve idrar testlerinin tamamen normal çıkmasına rağmen, geçmeyen ağız yarası için ısrarla biyopsi talep etmesi sayesinde hastalığı 1. evrede yakalanabildi. Operasyonda dilinin bir bölümü ve boynundaki 41 lenf nodu alınan Mark, “Kendinizi herkesten ve her test sonucundan daha iyi tanırsınız – ısrarcı olun” mesajını veriyor.

ERKEN TEŞHİS İLE İLERİ EVRE ARASINDAKİ YAŞAM FARKI

Bilimsel veriler, dil kanserinde erken teşhisin yaşamsal önemini net rakamlarla ortaya koyuyor:

· Erken evrede (Evre 1): 5 yıllık sağ kalım oranı %80’in üzerinde
· İleri evrede: 5 yıllık sağ kalım oranı %50’nin altına düşüyor
· Genel ortalama: Oral kanserlerde genel 5 yıllık sağ kalım oranı sadece %56 seviyesinde (Birleşik Krallık verileri)

TÜRKİYE’DE DE TABLO FARKSIZ

Türkiye’de de dil ve ağız kanserlerinde geç tanıya bağlı dramatik artış dikkat çekiyor. İstanbul’da yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Güvenaltun, kırık dişinin neden olduğu bir yarayı aylarca önemsemedi. Yara zamanla kansere dönüştü ve boyundaki lenflere sıçradı. Geç kalındığı için ağrıdan uyuyamaz, konuşamaz ve yemek yiyemez hale gelen Güvenaltun’un hikâyesi, “basit bir yara” denilerek geçiştirilen belirtilerin nelere mal olabileceğinin Türkiye’deki çarpıcı bir örneği oldu.

DİL KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ

· Tütün ve alkol kullanımı: En önemli risk faktörleri (sigara, pipo, tütün çiğneme)
· HPV (Human Papilloma Virüsü): Özellikle genç hastalarda artıştan sorumlu tutuluyor
· Kötü ağız hijyeni ve kronik travma: Kırık dişler, uyumsuz protezler ve diş taşları sürekli tahrişe yol açarak risk oluşturuyor
· Genetik yatkınlık: Ailede baş-boyun kanseri öyküsü

UZMANINDAN ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYELER

Prof. Dr. Melih Güven Güvenç’in uyarıları:

1. 2 hafta kuralı: Ağızda 14 günden uzun süren her yara mutlaka KBB uzmanına gösterilmeli
2. Ayna kontrolü: Haftada bir kez iyi bir ışık altında dilin tüm yüzeylerini kontrol edin
3. Biyopsi şart: Kesin tanı ancak yaradan alınan parçanın patolojik incelemesiyle konur
4. Görüntüleme: MR, BT ve PET tetkikleri kanserin yaygınlığını belirlemede kullanılır

Editörün Notu: Grace Brand’in yaşadıkları, hepimizin “basit bir aft” diyerek geçiştirdiği ağız yaralarına bakışımızı sorgulamamız gerektiğini gösteriyor. Geçmeyen bir yaranız varsa, lütfen beklemeyin – yarın çok geç olabilir.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Ankara’da Mide Bulandıran Operasyon: Sağlıksız Koşullarda Üretilen 40 Ton Et Tam Piyasaya Sürülecekken Ele Geçirildi

Yayımlandı

üzerinde

Ankara’da Mide Bulandıran Operasyon: Sağlıksız Koşullarda Üretilen 40 Ton Et Tam Piyasaya Sürülecekken Ele Geçirildi

15.05.2026 – 01:00

Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kızılcahamam’daki bir et entegre tesisine düzenledikleri baskında halk sağlığını hiçe sayan büyük bir skandalı ortaya çıkardı. Hijyenik olmayan şartlarda üretildiği tespit edilen ve piyasa değeri 50 milyon TL’yi aşan 40 ton et ürününe el konulurken, ürünleri satışa hazırlayan 2 kişi gözaltına alındı.

Ankara İl Jandarma Komutanlığı, vatandaşların sağlığını korumaya yönelik çalışmaları kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Edinilen istihbaratı değerlendiren ekipler, Kızılcahamam ilçesine bağlı Belpınar Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir et entegre tesisine operasyon düzenledi. Jandarma ve İlçe Tarım Müdürlüğü yetkililerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği denetimlerde, işletmenin adeta bir “gıda terörü”ne imza attığı belirlendi.

Tesiste yapılan aramalarda, halk sağlığını ciddi şekilde tehdit edecek hijyenik olmayan koşullarda üretilmiş tam 40 ton et ürünü ele geçirildi. Uzman ekipler tarafından yapılan ilk incelemelerde, ürünlerin son tüketim tarihlerinin geçtiği ve insan sağlığı için ciddi riskler taşıdığı tespit edildi. Ele geçirilen et ürünlerinin piyasa değerinin ise yaklaşık 50 milyon 655 bin lira olduğu öğrenildi.

Sağlıksız ürünleri kanuna aykırı yöntemlerle piyasaya sürme hazırlığı yapan işletme sahipleri R.E. ve O.Ö. suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında “halk sağlığını tehlikeye atmak” ve “gıda güvenliğine aykırı üretim yapmak” suçlarından adli tahkikat başlatıldığı öğrenildi. Ele geçirilen 40 ton et ürünü, yetkililerin denetiminde imha edilmek üzere tesisten kaldırıldı.

Aynı soruşturma kapsamında, Yenimahalle ilçesi Demetevler Mahallesi’nde faaliyet gösteren O.E.Ö’ye ait bir iş yerinde de arama yapıldı. Burada yapılan aramalarda ise 1.5 ton kaçak zeytinyağı ele geçirildi. Yetkililer, gıda güvenliğini tehdit eden bu tür faaliyetlere karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Almanya’yı Sarsan Skandal: Çocuk Doktoruna 130 Ayrı Cinsel İstismar Suçlaması

Yayımlandı

üzerinde

Almanya’yı Sarsan Skandal: Çocuk Doktoruna 130 Ayrı Cinsel İstismar Suçlaması

Yayınlanma Tarihi 13 Mayıs 2026
Saat 22:35

Almanya’yı sarsan çocuk istismarı skandalıyla ilgili olarak, Brandenburg eyaletinde görev yapan bir çocuk doktorunun 130 ayrı cinsel suç vakasından yargılanacağı haberini FatihDoğanMedya okurları için derledik.

Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Havelland bölgesinde görev yapan 45 yaşındaki bir çocuk doktoru, “ağır çocuk istismarı ve tecavüz” dahil olmak üzere 130 ayrı cinsel suçtan hakim karşısına çıkıyor. Potsdam Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle ilgili olarak, suçların büyük bölümünün doktorun görev yaptığı hastanelerde ve mesai saatleri içerisinde işlendiği öne sürüldü.

12 Yıllık Dehşet: Suçlar 2013-2025 Arasında İşlendi

Potsdam Savcılığı’nın hazırladığı kapsamlı iddianameye göre, suçlamalara konu olan olaylar Aralık 2013 ile Kasım 2025 tarihleri arasında, yaklaşık 12 yıllık bir zaman diliminde meydana geldi. Rathenow ve Nauen kentlerindeki hastanelerde görev yapan doktorun, cinsel istismar eylemlerini “mesleki faaliyetlerini yürüttüğü sırada” gerçekleştirdiği kaydedildi. İddianamede şüpheli hakkında “ağır çocuk istismarı”, “tecavüz” ve “cinsel özgürlüğe karşı çeşitli suçlar” başlıkları altında 130 ayrı fiil yer alıyor.

Bir Annenin Şikayeti Skandalı Ortaya Çıkardı

Skandalın gün yüzüne çıkması, Kasım 2025’te bir çocuğun annesinin yaptığı şikayetle başladı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, doktorun evinde ve iş yerinde yaptıkları aramalarda çok sayıda dijital veri taşıyıcısına el koydu. Bu cihazlar üzerinde yapılan teknik incelemeler, başka çocuklara yönelik istismar şüphelerini de beraberinde getirdi. Mahkeme, tekrarlama tehlikesini gerekçe göstererek şüpheli doktoru tutukladı. 45 yaşındaki doktor, Kasım 2025’ten bu yana tutuklu bulunuyor.

Hastane Yönetimi İç Soruşturma Başlattı

Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Havelland Klinik Grubu, derhal bir iç soruşturma başlattığını duyurdu. Klinik yönetimi, çocuk hastaların muayenesi sırasında “dört göz prensibi” olarak bilinen ve iki personelin hazır bulunmasını zorunlu kılan kuralın ihlal edildiğini tespit etti. Havelland Klinik Grubu Tıbbi Direktörü Mike Lehsnau, “Bu suçlamalar, hasta ve ailelerinin güvenini derinden sarsmaktadır” açıklamasında bulundu.

Yargı Süreci Başladı: Kararı Potsdam Eyalet Mahkemesi Verecek

İddianame, Potsdam Eyalet Mahkemesi’ne sunuldu. Mahkeme heyeti, dosyayı inceleyerek ana davanın açılıp açılmayacağına karar verecek. Bu aşamada savcılık ve Brandenburg polisi, olası yeni mağdurların tespiti için soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor.

HABER MERKEZİ

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar