Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Görücü Usulü Evlilik Vahşete Dönüştü: “Oğlunu Öldürdüm, Gel Cenazeni Götür”

Yayımlandı

üzerinde

Görücü Usulü Evlilik Vahşete Dönüştü: “Oğlunu Öldürdüm, Gel Cenazeni Götür”

18 Aralık 2025 – 13:51 | Son Güncelleme: 18.12.2025 – 14:00
Okuma Süresi:4 dakika

Burdur’un Bucak ilçesinde damadı Deniz Top’u tüfekle öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Ali Şengül’ün (64) ömür boyu hapis istemiyle yargılandığı dava başladı. Fotoğraf: Burdur, (DHA)

Aile içi şiddet zinciri, görücü usulüyle kurulan bir yuvada başlayan gerilimlerin nasıl trajediyle sonuçlanabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Burdur’da kayınpeder, damadını tüfekle öldürdü.

Burdur’un Bucak ilçesinde, 10 yıl önce görücü usülüyle kurulan bir evlilik, aile içi şiddet ve tehditlerin ardından cinayetle sonuçlandı. Damadını tüfekle öldüren kayınpeder Ali Şengül hakkındaki davanın ilk duruşması görüldü. Olay, 20 Ağustos’ta Fatih Mahallesi 1606’ncı Sokak’ta yaşandı.

Mahkeme salonundaki ifadeler, aile içi çatışmaların ve şiddet sarmalının boyutunu tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Tarafların anlatımları, olay öncesinde aylardır süren tehditler, uzaklaştırma kararları ve artan gerilimi gözler önüne serdi.

Davada Tarafların Çarpıcı İfadeleri

Duruşmada sanık Ali Şengül, maktulün babası Şeref Top, annesi Ümmahan Top ve eşi Hülya Top ifade verdi. Her bir tarafın savunması, olayın farklı yönlerini ve derinleşen aile dramını ortaya koydu.

Sanık Kayınpederin Savunması: “Kendimi Savundum”

Tutuklu sanık Ali Şengül savunmasında, damadı Deniz Top’un sorumluluklarını yerine getirmediğini öne sürdü:

· İş Istikrarsızlığı: “Belediyede işe başlattım, 10 gün çalıştı ayrıldı. Çimento fabrikasında 2 ay çalıştı bıraktı”.
· Maddi Sıkıntılar: Damadın ve babasının TIR alarak borçlandığını, kendisinin de onları kira derdinden kurtardığını belirtti.
· Tehditler ve Şiddet: “Kızıma ‘Sizi öldüreceğim’ dediği için uzaklaştırma kararı aldırdım. ‘Uzaklaştırmayı kaldırmazsanız sizi öldürürüm’ diye tehdit etti” ifadesini kullandı.
· Olay Günü: Damadın kendisine tüfekle saldırdığını, boğuşma sırasında tüfeğin eline geçtiğini ve korkutmak amacıyla ateş ettiğini iddia etti.

Maktulün Babasının Suçlaması: “Bilerek ve Tasarıyla Öldürdü”

Deniz Top’un babası Şeref Top ise sanığın savunmasını yalanlayarak çarpıcı ifadelerde bulundu:

· Önceden Planlanmış Cinayet: “Ali Şengül, oğlumu tasarlayarak öldürdü” dedi.
· Tehditlerin Kanıtı: Sanığın daha önce kendisine “Oğlunu öldüreceğim, buradan cenazesini götüreceksin” dediğini öne sürdü.
· Olay Sonrası: Cinayet işlendikten sonra Ali Şengül’ün telefonla arayarak “Oğlunu öldürdüm. Gel cenazeni götür” dediğini iddia etti.

Dul Kalan Eşin İtirafı: “Şiddet Vardı Ama Katlanıyordum”

Olayın en çarpıcı tanıklıklarından biri, maktulün eşi Hülya Top’tan geldi. 10 yıl önce görücü usulü evlendiklerini belirten Hülya Top, evliliklerinin ilk 5-6 yılının sorunsuz geçtiğini, ancak eşinin TIR almasıyla sorunların başladığını anlattı.

“Sürekli şiddet vardı ama katlanıyordum” diyen Hülya Top, eşinin işe gitmediği için cezalar aldığını ve uzaklaştırma kararı aldırdığını ifade etti. Kendisine yönelik “Uzaklaştırma kararını kaldırmazsan seni öldürürüm” tehditlerinde bulunulduğunu da mahkemede aktardı.

Görücü Usulü Evlilikler ve Toplumsal Gerçekler

Yaşanan bu trajik olay, geleneksel görücü usulü evliliklerin potansiyel risklerini bir kez daha gündeme getirdi. Görücülük, gelin ve damadın öncelikle aile üyeleri tarafından seçildiği bir evlilik türü olarak tanımlanıyor.

Türkiye’de aile yapısı üzerine yapılan araştırmalar, boşanmaların önemli nedenleri arasında aile bireylerinin evliliğe müdahalesinin (%40) ön sıralarda yer aldığını gösteriyor. Ayrıca, boşanma nedenleri arasında şiddetin de %34 gibi önemli bir orana sahip olduğu görülüyor.

Duruşma Sonrası Gelişmeler ve Yargı Süreci

Tanıkların dinlenmesinin ardından Burdur 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık Ali Şengül’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Olayın ardından gözaltına alınan Ali Şengül, “Kasten öldürme” suçundan tutuklanmıştı. İki çocuk babası Deniz Top’un cenazesi ise Ağlasun ilçesinde toprağa verilmişti.

Aile İçi Şiddet ve Hukuki Süreçler

Bu olay, aile içi şiddet vakalarında hukuki koruma mekanizmalarının önemini bir kez daha vurguladı. Mağdurenin uzaklaştırma kararı aldırmış olması, şiddet durumunda başvurulabilecek yasal yolların varlığını gösterse de, bu kararların uygulanması ve takibinin hayati önem taşıdığı gerçeğini de ortaya koydu.

Sonuç ve Toplumsal Yansımalar

Burdur’da yaşanan bu trajedi, geleneksel aile yapıları, evlilik kurumuna bakış ve aile içi çatışmaların yönetimi konularında derin düşüncelere yol açtı. Görücü usulü evlilikler gibi kültürel pratiklerin modern

Gündem

Novorossiysk Açıklarında Türk Mürettebatlı Gemiye Dron Saldırısı: 22 Kişi Tahliye Edildi

Yayımlandı

üzerinde

Novorossiysk Açıklarında Türk Mürettebatlı Gemiye Dron Saldırısı: 22 Kişi Tahliye Edildi

Tarih: 3 Ağustos 2026
Saat: 22:45
Okuma Süresi: 2 dakika

İHA

Karadeniz’de gerilim tırmanıyor. Rusya’nın Novorossiysk Limanı’ndan Samsun’a doğru seyreden NADEZHDA adlı Ro-Ro gemisi, dron saldırısına uğradı. Aralarında 13 Türk vatandaşının bulunduğu 22 mürettebat tahliye edilirken, saldırıda 3 personelin ağır yaralandığı bildirildi. Gemide yangın çıkarken, bölgedeki risk nedeniyle kurtarma operasyonu başlatılamadı.

Olay, 3 Ağustos 2026 tarihinde Novorossiysk Limanı’nın yaklaşık 20 deniz mili açığında meydana geldi. İlk belirlemelere göre, dron saldırısı geminin yaşam mahalli ile baş kısmında hasara yol açtı ve yangın çıkmasına neden oldu.

NADEZHDA gemisinde, 13’ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebat bulunuyordu. Gemide ayrıca Azerbaycanlı ve Hintli personelin de görev yaptığı öğrenildi.

Tahliye Operasyonu

Saldırının ardından Novorossiysk Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile yapılan görüşmeler sonucunda, gemideki denizciler Rusya Federasyonu’na ait deniz unsurları tarafından güvenli bir şekilde tahliye edildi. Tahliye edilen 22 mürettebat Novorossiysk Limanı’na götürüldü.

Ancak ilk bilgilere göre, tahliye edilen personelden 3’ünün sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi.

Yangın ve Kurtarma Çalışmaları

Gemide çıkan yangının halen devam ettiği öğrenildi. Yetkililer, bölgede yeni bir dron saldırısı riski bulunması nedeniyle gemiye yönelik kurtarma operasyonunun henüz başlatılamadığını açıkladı.

Yetkililerden Açıklama

Konuyla ilgili resmi makamlar, gelişmeleri yakından takip ettiklerini bildirerek denizcilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Açıklamada, mürettebatın en kısa sürede sağlıkla ailelerine kavuşması temennisinde bulunuldu.

Bölgede Artan Risk

Karadeniz’de ticari gemilere yönelik dron saldırıları son dönemde endişe verici bir şekilde artış gösteriyor. Uzmanlar, bölgedeki çatışma ortamının sivil deniz taşımacılığını doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekiyor. NADEZHDA gemisine yönelik saldırı da bu artan riskin son örneği olarak kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Malatya’da Minibüs ile TIR Çarpıştı: 3’ü Ağır 18 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Malatya’da Minibüs ile TIR Çarpıştı: 3’ü Ağır 18 Yaralı

Tarih: 03.08.2026
Saat: 22:13
Okuma Süresi: 2 dakika

DHA


Malatya’nın Battalgazi ilçesinde tarım işçilerini taşıyan bir minibüs, seyir halindeki TIR’a arkadan çarptı. Feci kazada 3’ü ağır olmak üzere 18 kişi yaralandı. Çarpmanın şiddetiyle minibüs TIR’ın altına girerken, bölgeye çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi.

Kaza Akşam Saatlerinde Meydana Geldi

Kaza, 3 Ağustos 2026 akşam saatlerinde Battalgazi ilçesine bağlı Yenice Mahallesi’nde yaşandı. Sürücülerinin kimlikleri henüz öğrenilemeyen 44 J 1148 plakalı minibüs ile 44 KG 111 plakalı TIR çarpıştı. Tarım işçilerini taşıdığı belirtilen minibüs, arkadan çarptığı TIR’ın altına girdi.

Yaralılar Hastanelere Kaldırıldı

Kazayı gören çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, UMKE, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırılan 18 yaralıdan 3’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Yaralıların tedavisi hastanelerde sürüyor.

Trafik Kontrollü Olarak Açıldı

Kaza nedeniyle bir süre trafiğe kapanan yol, ekiplerin çalışmasının ardından kontrollü olarak tek şeritten ulaşıma açıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Arkadaşının evinde tüfekle vurulan 5 yaşındaki Karan, 16 günlük yaşam mücadelesini kazandı

Yayımlandı

üzerinde

Arkadaşının evinde tüfekle vurulan 5 yaşındaki Karan, 16 günlük yaşam mücadelesini kazandı

Tarih: 03.08.2026
Saat: 20:01
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Olay 7 Temmuz akşamı meydana geldi

Olay, 7 Temmuz 2026’da saat 18.00 sıralarında Beylikdüzü’ndeki müstakil bir evin bahçesinde yaşandı. İddiaya göre, okul çıkışında arkadaşının ailesinin daveti üzerine onların evine giden 5 yaşındaki Karan Aydınlısoy, bahçedeki havuzda arkadaşlarıyla oynarken açılan ateş sonucu sırtına isabet eden havalı tüfek mermisiyle ağır yaralandı.

O anları tarif eden baba Cenk Aydınlısoy, çocuklar havuzdayken çok şiddetli üç el silah sesi duyduklarını ve bir anda Karan’ın arkasından kan fışkırdığını gördüğünü söyledi. Kanlar içindeki oğlunu kucağına alan baba, Karan’ı en yakın hastaneye götürdü.

Mermi akciğeri parçaladı, kalbin damarlarının yanında durdu

Acil serviste yapılan ilk incelemelerde, sırtından giren merminin Karan’ın akciğerini parçaladığı, kalbine giden ana damarların ise hemen yanında durduğu belirlendi. Yoğun bakımda 16 gün boyunca yaşam mücadelesi veren küçük çocuk, bu süreçte çok sayıda tomografi ve çeşitli tetkiklerden geçirildi.

Tedavisinin ardından 22 Temmuz 2026’da taburcu edilen Karan’ın, vücudundaki merminin çıkarılması için yaklaşık üç hafta sonra ameliyat edileceği öğrenildi. Baba Cenk Aydınlısoy, merminin kaburgayı kırdığını, akciğeri parçaladığını ve kalbe çok yakın bir noktada durduğunu belirterek, doktorların kalbin büyümesi gerektiği için merminin alınmasının şart olduğunu söylediklerini aktardı.

Ailenin o anki korku dolu bekleyişi

Karan’ın annesi Naz Aydınlısoy, o anki korku dolu anları şu sözlerle anlattı:

“Biz çocukları okuldan aldık ve orada saat 18.00 sularında havuza girdiler. Eşim ile arkadaşının babası havuzda bekliyordu. Ben balkondan çocukların videosunu, fotoğrafını anı olarak çekiyordum. Ben arkamı dönüp telefonu masaya koyduğumda Karan’ın çığlıklarını duydum. Eşim ‘silah sesi geldi’ dedi. Karan’ın arkasından kan geliyor, kan fışkırıyor. Havuz kanlar içindeydi.”

Anne Naz Aydınlısoy, kanı temizlerken sırtında kocaman bir delik gördüğünü ve o an hayatının durduğunu söyledi. Hastaneye giderken Karan’ın bilincinin kapanmaması için çabaladığını, “Kapanırsa bilinci, Karan bir daha uyanamaz diye korkuyordum” diyerek yaşadığı dehşeti dile getirdi.

“Anne ben hırsız mıydım?”

Karan’ın yaşadığı travmanın boyutları ise yürek burkuyor. Anne Naz Aydınlısoy, oğlunun sürekli “Anne ben hırsız mıydım? Ben kötü müydüm ki bana birisi silahla ateş etti?” diye sorduğunu belirterek, “Ben bunu nasıl açıklayacağım bilmiyorum. Çünkü biz hep polislerde silah olur bizi korumak için diye anlattık” dedi.

Aile, evde yatarken bile çocukların “Anne birisi gelip bize silahla ateş eder mi?” diye sorduğunu, büyük bir travma yaşadıklarını ifade etti.

Şüpheli tutuklandı, aile en ağır cezayı istiyor

Soruşturma kapsamında havalı tüfeği ateşlediği belirlenen 17 yaşındaki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba Cenk Aydınlısoy, merminin yandaki villada oturan 17 yaşındaki şahsın babasının ruhsatlı profesyonel dürbünlü havalı tüfeğini alarak atış yapması sonucu geldiğini öğrendiklerini söyledi.

Aile, hem şahsın hem de silahın sorumluluğunu taşıyan ailesinin en ağır cezayı almasını talep ediyor. Cenk Aydınlısoy, “Böyle bir silah ailenin sorumluluğunda olmalı, bunu eve koydularsa saklamaları lazım. Onun eline geçmemesi lazım” dedi. Ayrıca karşı taraftan özür dilemek için gelenleri kabul etmediklerini, “Böyle bir şeyin ne özrü olur ne geçmiş olsunu olur” diyerek hukuki sürecin devam edeceğini vurguladı.

3 hafta sonra hayati riskli bir ameliyat

Karan taburcu olmuş olsa da önünde kritik bir süreç var. Vücudundaki merminin çıkarılması için yaklaşık üç hafta içinde hayati risk taşıyan bir ameliyat planlanıyor. Anne Naz Aydınlısoy, “Ben çocuğumu ameliyat odasına gönderdiğimde nasıl nefes alacağım onu düşünüyorum. Umarım ameliyatı iyi geçer” diyerek endişesini dile getirdi.

Aile, hem hukuki hem tıbbi sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.

Beylikdüzü’nde bir yaz akşamı, arkadaşının evinin bahçesinde havuzda oynarken sırtına isabet eden havalı tüfek mermisiyle ağır yaralanan 5 yaşındaki Karan Aydınlısoy, 16 gün boyunca yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kazandı. Akciğeri parçalanan, kalbine giden ana damarların hemen önünde duran mermiyle hayata tutunan küçük çocuk taburcu edildi. Ancak önünde hayati risk taşıyan bir ameliyat daha var. Olayı gerçekleştiren 17 yaşındaki şüpheli ise tutuklandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar