Ekonomi
Powell’dan faiz indirimi açıklaması: “Yaygın bir destek yoktu”

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan düşürerek yüzde 4-4,25 aralığına indirmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.
İşsizlik oranının düşük kalmaya devam etse de yükseliş gösterdiğini belirten Powell, istihdam artışlarının yavaşladığını ve istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını söyledi.
Powell, istihdam artışındaki yavaşlamanın önemli bir kısmının daha düşük göç ve daha düşük iş gücüne katılım nedeniyle iş gücü artışındaki gerilemeyi yansıtıyor olabileceğini, yine de iş gücü talebinin zayıfladığını ve son dönemdeki istihdam yaratma hızının işsizlik oranını sabit tutmak için gerekli olan “başa baş” seviyesinin altında göründüğünü anlattı.
Ücret artışının da yavaşlamaya devam etse de hala enflasyonun üzerinde seyrettiğine işaret eden Powell, “Genel olarak, hem iş gücü arzında hem de talebinde belirgin bir yavaşlama yaşanması olağan dışı bir durum. Daha az dinamik ve bir miktar zayıflamış bu iş gücü piyasasında, istihdama yönelik aşağı yönlü riskler artmış görünüyor.” dedi.
TARİFE ELEŞTİRİSİ
Powell, enflasyonun ise son dönemde hızlandığını ve bir miktar yüksek seyretmeye devam ettiğini belirtti.
Fed Başkanı Powell, hizmet sektöründe ise dezenflasyonun devam ettiğinin görüldüğünü aktardı.
Kısa vadeli enflasyon beklentilerinin bu yıl boyunca tarifelerle ilgili haberler doğrultusunda hem piyasa hem de anket bazlı göstergelerde yansıtıldığı şekilde genel olarak yükseldiğini belirten Powell, uzun vadeli beklentilerin çoğunun ise hala yüzde 2’lik enflasyon hedefiyle uyumlu kalmaya devam ettiğini kaydetti.
“TÜKETİCİ HARCAMALARINDA YAVAŞLAMA VAR”
Powell, son göstergelerin ekonomik faaliyetteki büyümenin de ılımlı hale geldiğini gösterdiğini belirterek, “Büyümedeki yavaşlama büyük ölçüde tüketici harcamalarındaki yavaşlamayı yansıtıyor” diye konuştu.
Hükümet politikalarındaki değişiklikler olmaya devam ettiğini belirten Powell, bunların ekonomi üzerindeki etkilerinin belirsizliğini koruduğunu ifade etti.
Powell, “Yüksek tarifeler bazı mal kategorilerinde fiyatları yukarı çekmeye başladı, ancak bunların ekonomik faaliyet ve enflasyon üzerindeki genel etkileri henüz belli değil” dedi.
Makul bir temel senaryonun tarifelerin enflasyon üzerindeki etkilerinin nispeten kısa süreli olacağı yani tek seferlik bir fiyat artışı yaşanacağı yönünde olduğunu belirten Powell, ancak enflasyonist etkilerin daha kalıcı olma ihtimalinin de bulunduğunu, bunun değerlendirilip yönetilmesi gereken bir risk olduğunu aktardı.
“KISA VADEDE ENFLASYON RİSKLERİ YUKARI YÖNLÜ”
Powell, “Kısa vadede, enflasyon riskleri yukarı yönlü, istihdam riskleri ise aşağı yönlü, bu zorlu bir durum.” dedi.
İstihdama yönelik aşağı yönlü risklerin artmasıyla risk dengesinin değiştiğini belirten Powell, “Bu doğrultuda, bu toplantıda daha nötr bir politika duruşuna doğru bir adım daha atmanın uygun olduğuna karar verdik” diye konuştu.
Powell, Banka’nın bugünkü kararıyla olası ekonomik gelişmelere zamanında yanıt vermek için iyi bir konumda olmaya devam ettiğini ifade etti.
”POLİTİKADA HIZLI DEĞİŞİKLİK GEREKTİĞİNİ HİSSETMİYORUM”
Yıl boyunca iş gücü piyasasının sağlam durumda olması dolayısıyla para politikasını kısıtlayıcı bir seviyede tutabildiklerini işaret eden Powell, risk dengesinin enflasyondan istihdama doğru kaydığını ifade etti.
Powell, 25 baz puanın üzerinde bir faiz indiriminin hangi koşullar altında gerekeceğine yönelik soru üzerine, “Bugün 50 baz puanlık bir indirim için hiç de yaygın bir destek yoktu” dedi.
Son 5 yılda büyük faiz artışları ve büyük faiz indirimleri yaptıklarını anımsatan Powell, bunun politikanın hızlı şekilde yeni bir noktaya taşınması gerektiğinde yapıldığını, ancak şu anda böyle bir durum hissetmediğini dile getirdi.
Powell, “Bu yıl şimdiye kadarki politikamızın doğru olduğunu düşünüyorum. Gümrük vergileri, enflasyon ve iş gücü piyasasının nasıl gelişeceğini bekleyip görmekle doğru bir karar verdik. Şu anda, istihdam yaratımındaki düşüş ve iş gücü piyasasındaki diğer zayıflama belirtilerine tepki gösteriyoruz” diye konuştu.
Ekonomi
TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı
TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı
Tarih: 24 Haziran 2026
Saat: 14:30
TÜİK
Editör : Çilem Rüzgar

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Verilere göre, Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişiye yükseldi. Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu.
Göç Tablosu Tersine Döndü
TÜİK’in 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri, Türkiye’nin göç profiline dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Yurt dışından Türkiye’ye gelenlerin sayısı 2024’e göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Buna karşılık, Türkiye’den yurt dışına gidenlerin sayısı yüzde 5 azalışla 403 bin 216 olarak kaydedildi.
Böylece Türkiye, 2025 yılında net göç veren ülke konumunu korurken, gelen ve giden arasındaki makasın daraldığı dikkat çekti.
Kimler Geliyor, Kimler Gidiyor?
TÜİK verilerine göre, Türkiye’ye göç eden 393 bin 829 kişinin 91 bin 952’sini Türk vatandaşları, 301 bin 877’sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. Yani her 4 göçmenden 3’ü yabancı uyruklu.
Türkiye’den yurt dışına göç eden 403 bin 216 kişinin ise 155 bin 119’u Türk vatandaşı, 248 bin 97’si yabancı uyruklu oldu.
Cinsiyet Dağılımı: Erkekler Önde
Göç hareketlerinde erkek nüfusun ağırlığı dikkat çekiyor:
· Türkiye’ye gelenlerin yüzde 56,6’sı erkek, yüzde 43,4’ü kadın.
· Türkiye’den gidenlerin yüzde 55,3’ü erkek, yüzde 44,7’si kadın.
Gençler Göçün Başrolünde
Yaş gruplarına göre yapılan analiz, göçün genç nüfus üzerinden şekillendiğini gösteriyor.
Türkiye’ye gelenlerde en büyük payı yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubu alırken, bunu yüzde 13,7 ile 25-29 yaş ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grupları izledi.
Türkiye’den gidenlerde ise ilk sırada yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu yer aldı. Ardından yüzde 12,5 ile 20-24 yaş ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grupları geldi.
İstanbul’un Göç Üssü Konumu Değişmiyor
İller bazında bakıldığında, İstanbul’un göçün merkezi olma özelliği sürüyor. Türkiye’ye gelen göçmenlerin yüzde 42,2’si İstanbul’a yerleşti. İstanbul’u sırasıyla:
· Antalya yüzde 9,1
· Ankara yüzde 6,7
· İzmir yüzde 3,1
· Bursa yüzde 2,9
takip etti.
Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlar, Türkiye’ye göçteki yüzde 25’lik artışın jeopolitik gelişmeler, ekonomik faktörler ve Türkiye’nin göç rotalarındaki konumuyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Öte yandan Türkiye’den göçün azalması, son yıllarda yurt dışına çıkışlardaki düşüş trendinin devam ettiğini gösteriyor.
Ekonomi
TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı
TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı
Tarih: 24 Haziran 2026
Saat: 10:11
TÜİK
Editör Fatih Doğan

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre güven endeksi hizmet sektöründe aylık bazda yüzde 1,4 artış kaydetti
TÜİK’in Haziran ayı verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi hizmet sektöründe bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 110,5 değerine ulaştı. Perakende ticaret sektöründe ise endeks yüzde 0,3 yükselerek 112,8 olurken, inşaat sektöründe yüzde 1,1 artışla 83 seviyesinde gerçekleşti.
Hizmet sektöründeki iyimserlik, alt kalemlere de yansıdı. Buna göre:
· Son üç aylık dönemde iş durumu yüzde 1,1 arttı
· Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 2,7 yükseldi
· Gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 0,3 artış gösterdi
Perakende ve inşaatta karmaşık tablo
Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 0,4 artarken, mevcut mal stok seviyesi yüzde 2,7 yükseldi. Ancak gelecek üç aylık döneme ilişkin iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 1,6 geriledi.
İnşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 0,2 azalırken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 4 arttı. Bu durum, inşaat firmalarının önümüzdeki dönemde istihdamı artırmayı planladığına işaret ediyor.
Ekonomiye güven taze mi geliyor?
TÜİK verileri, hizmet sektörünün ekonomik aktivitedeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Özellikle turizm, taşımacılık ve bilişim gibi alt sektörlerdeki canlanmanın, endeksteki yükselişte etkili olduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlar, hizmet sektöründe talep artışının devam etmesi durumunda büyümeye olumlu katkı sağlayacağını belirtirken, perakende stoklarındaki yükseliş ve gelecek beklentilerindeki gerilemenin yakından takip edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.
Ekonomi
HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!
HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!
Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 15:43
DHA

Üretici isyan etti: “100 ton beklerken 20 ton aldık, girdiler iki kat arttı”
HATAY – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde şeftali üreticileri, bahçede 15 TL’ye sattıkları ürünün semt pazarlarında 60 TL’den alıcı bulmasına isyan ediyor. Aradaki fark tam 4 kat! Üreticiler, doğal afetler nedeniyle rekoltenin düştüğünü, girdi maliyetlerinin ise iki kat arttığını belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.
REKOLTE BEKLENTİSİ YERLE BİR OLDU
Reyhanlı’da hasadı devam eden şeftalide üreticiler, bu yıl beklenenin çok altında bir rekolte ile karşı karşıya. Üreticilerden Zeydan Şanverdi, yaşanan doğal afetleri şu sözlerle anlattı:
“Bu yıl bahçemizde 100 ton rekolte beklerken, don ve ayaz nedeniyle rekoltemiz 20 tona kadar geriledi. Geçen yıla göre girdi maliyetlerimiz 2 kat arttı ancak gelirimiz artmadığı için büyük mağduriyet yaşıyoruz.”
Şanverdi, bahçede 15 TL’ye alıcı bulan şeftalinin semt pazarlarında 60 TL’ye satılmasının kendilerini üzdüğünü, pazar ve marketlerin üreticiden daha fazla kazandığını söyledi.

TÜCCARDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
Şeftali tüccarı Emre Şanverdi ise fiyat farkının nakliye ve işçilik masraflarından kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti:
“Bahçede 15 TL’ye aldığımız ürün, nakliye ve işçilik masraflarıyla yerine ulaşana kadar maliyeti 30 TL’yi buluyor. Bu yıl çok dolu yağdığı için rekolte düştü, kaliteli meyve yetişmedi. Şu an bu meyvenin dalında kilosu 45-50 TL olması gerekirken 10-15 TL’ye düştü. Biz çiftçilerden daha yüksek fiyata almayı çok isterdik ama ucuza alıp pahalıya satma lüksümüz yok.”

İHRACAT ROTASI ORTA DOĞU
Kentte hasadı yapılan şeftalilerin iç piyasanın yanı sıra Irak ve Suriye başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine gönderildiği öğrenildi. Bölgedeki yoğun talep, fiyatların pazarda yüksek seyretmesinde etkili olurken, üreticiler ise emeğinin karşılığını alamadığından yakınıyor.
ÇİFTÇİNİN ÇILESİ BİTMEK BİLMİYOR
Artan maliyetler, düşen rekolte ve bahçe ile pazar arasındaki devasa fark, Hataylı şeftali üreticilerini zor durumda bırakıyor. Üreticiler, yetkililere seslenerek destek beklediklerini ifade etti.
-
Gündem3 gün önceKartal’da Dehşet: Kiracısıyla Kavga Eden Ev Sahibi Bıçaklandı, Hayatını Kaybetti
-
Gündem4 gün önceOrdu’da Korkunç Cinayet: Tartıştığı Eşini Manavda Bıçaklayarak Öldürdü, Bir Kişiyi de Ağır Yaraladı
-
Gündem4 gün önceEski eşi tarafından boğulan Hanım’ın ağabeyi: Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür
-
Spor1 hafta önceSON DAKİKA: Meydanlarda Toplu Maç İzlemeye Yasak Geldi! İşte Detaylar
-
Ekonomi1 hafta önceHALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM
-
Gündem3 gün önceKüçükçekmece’de Kurye Kılığında Kanlı Saldırı: ‘Evrak İmzalaman Gerekiyor’ Dediler, Kurşun Yağdırdılar
-
Ekonomi6 gün önceOTİS’ten Afyonkarahisar’da Sendikalı İşçi İçin Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Ceza Oldu”
-
Gündem2 gün önceErzincan’da Kan Donduran Cinayet: Eski Eş ve Yanındaki Adam Pompalı Tüfekle Öldürüldü
