Gündem
Pendik’te Korkunç Trafik Kazası: Otomobil TIR’ın Altına Girdi, 4 Öğretmen Hayatını Kaybetti

Açıklama: İstanbul Pendik’te, Kuzey Marmara Otoyolu Kurnaköy gişeler mevkiinde yaşanan korkunç kazada, hızla ilerleyen bir otomobil TIR’ın altına girerek 4 öğretmenin hayatına son verdi. Olayın tüm detayları ve resmi açıklamalar makalemizde.
Kaza Detayları ve Olayın Geçmişi
Nisan 2025 sabahı, İstanbul’un Pendik ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu Kurnaköy gişeleri mevkiinde meydana gelen trajik kazada, hızla seyreden 67 SF 722 plakalı otomobil, ödeme yapmak için durmuş olan TIR’ın altına girerek büyük felakete yol açtı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 1 saat süren yoğun çalışmaları sonucunda, otomobilden çıkarılan 4 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Kaybedilenlerin isimleri; Sadi Tanberk (69), Ayşen Yıldız (73), Vahide Kalyoncu (63) ve Özgür Yıldız (59) olarak açıklandı.
Öğretmenlerin Hayatına Veda
Kazanın kurbanları arasında eğitim camiasında görev yapan öğretmenler bulunuyor. Özellikle Vahide Kalyoncu, öğretmenliğinin yanı sıra spor faaliyetlerine (futbol ve voleybol) olan ilgisiyle de biliniyordu. Öğretmenlerin cenazeleri, ekiplerin titiz çalışmaları sonucu çıkarılarak Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Buradan, otopsi ve DNA örnekleri alınarak işlemlerinin tamamlanmasının ardından, Vahide Kalyoncu’nun cenazesinin Zonguldak’a, diğerlerinin ise Düzce’ye gönderileceği bildirildi.
Kaza Anı ve Kamera Görüntüleri
Gişelerde yer alan mobese kameraları, kazanın anlık görüntülerini saniye saniye kaydederek olayın korkunç detaylarını gözler önüne serdi. Kayıtlarda, hızla ilerleyen otomobilin, geçiş için sırada bekleyen TIR’ın arkasından çarparak aracın altına girdiği anlar yer alıyor. Görüntüler, kaza anında yaşanan panik ve ani müdahaleyi net biçimde yansıttı.
Resmi Açıklamalar ve Güvenlik Uyarıları
Kazanın hemen ardından, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kamera görüntülerinde görüldüğü üzere, sabah saatlerinde gişelerde meydana gelen bu feci kazada 4 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini” duyurdu. Yerlikaya ayrıca, bayram tatili süresince yaşanan diğer trafik kazalarına da değinerek, vatandaşları trafik kurallarına uymaları ve aşırı hız yapmamaları konusunda uyardı. Özellikle bayram tatilinde meydana gelen trafik kazalarında 7 günde 62 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 bin 388 kişinin yaralandığı bilgisi de paylaşıldı.
Kazanın Olası Nedenleri Üzerine Uzman Görüşleri
Kazayla ilgili yapılan ilk değerlendirmelerde, yüksek hız ve dikkatsizlik öne çıkarıldı. Uzmanlar, sürücünün ani bir dikkat dağınıklığı yaşadığı ya da araçta teknik bir arıza olabileceğini belirterek, fren izlerinin olmamasının dikkat çektiğini ifade etti. Bu durum, sürücünün ani ve kontrolsüz bir hareket sonucu TIR’a çarptığını düşündürdü. Kamera görüntülerinde fren lambasının yanmadığı, aracın ani şerit değişikliği yapmadığı gözlemlendiği için, olayın sürücünün panik anında meydana gelen spontane bir hareket sonucu gerçekleştiği değerlendiriliyor.
Bayram Tatili ve Öğretmenlerin Seyahat Planları
İlginç bir detay olarak, kazanın meydana geldiği sabah, öğretmenlerin tatil dönüşü yolda olduğu öğrenildi. Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Umman’a gezmeye giden öğretmenlerden Vahide Kalyoncu ve Özgür Yıldız’ın, tatil dönüşünde havalimanında araçlarını bırakarak diğer iki öğretmen Sadi Tanberk ve Ayşen Yıldız Tanberk’i alarak Zonguldak Ereğli’ye gitmek için yola çıktıkları bildirildi. Bu durum, kazanın sadece bir trafik felaketi olmadığını, aynı zamanda eğitim camiası için de derin bir kayıp olduğunu gösteriyor
Trafik Güvenliği ve Alınması Gereken Önlemler
Bu üzücü olay, trafik güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle yoğun trafik bölgelerinde ve gişe gibi kritik noktalarda, araç sürücülerinin daha dikkatli olmaları gerektiği vurgulanıyor. Yetkililer, trafik kurallarına harfiyen uyulması, hız sınırlarının aşılmaması ve emniyet kemeri kullanımının önemi konusunda sürekli uyarılarda bulunuyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın açıklamalarında da belirtildiği üzere, denetim ekiplerinin gece ve gündüz demeden çalıştığı, ancak sürücülerin bilinçsizce risk almasının kazalara davetiye çıkardığı ifade ediliyor.
Sonuç ve Hukuki Süreç
Kazanın ardından olay yerinde başlatılan çalışmalar kapsamında, sürücünün ve kazayla ilgili diğer unsurların detaylı incelemesinin sürdüğü bildirildi. Olayın ardından, kazaya karışan araçların ve olay yerinin titizlikle incelendiği, alınan verilerin ve görüntülerin hukuki süreçte delil olarak kullanılacağı açıklandı. Cenazelerin otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, ailelere gerekli destek ve tazminat süreçlerinin başlatılması bekleniyor.
Kapanış
Pendik’te yaşanan bu feci kaza, yalnızca trafik güvenliği konusundaki eksiklikleri gözler önüne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun en değerli varlıkları olan öğretmenlerimizi kaybetmenin acısını da derinleştiriyor. Bu tür üzücü olayların tekrarlanmaması için trafik denetimlerinin artırılması, sürücü bilincinin yükseltilmesi ve yol güvenliğinin maksimum seviyeye çıkarılması için gerekli tüm önlemlerin alınması büyük önem taşıyor.
Gündem
Eski eşi tarafından boğulan Hanım’ın ağabeyi: Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür
Eski eşi tarafından boğulan Hanım’ın ağabeyi: Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür
Tarih: 23.06.2026
Saat: 14:01
DHA

ANTALYA – Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, eski eşi Hızır Çelik tarafından eşarbıyla boğularak öldürülen 2 çocuk annesi Hanım Biçer’in (30) cinayetinde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Davanın ikinci duruşmasında konuşan maktulün ağabeyi Recep Biçer, sanığın aldatma iddiasına isyan ederek, “Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür?” dedi.
Olay Gecesi ve Cinayet Anı
Cinayet, 11 Eylül 2025’te saat 01.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Olaydan bir hafta önce yeni evine taşınan Hanım Biçer, eski eşi Hızır Çelik ile eve geldi. İkili arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çelik, Biçer’i eşarpla boğduktan sonra yastıkla yüzünü kapatarak etkisiz hale getirdi.
Cinayetin ardından yaklaşık 3 saat evde kalan Çelik, daha sonra olay yerinden ayrıldı. Yaklaşık 16 saat sonra ise Hanım Biçer’in kardeşini arayarak, “Eşimi öldürdüm, gidip teslim olacağım” dedi ve telefonu kapattı. Bunun üzerine yakınlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Eve gelen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Hanım Biçer’in hayatını kaybettiğini belirledi. Biçer’in cansız bedeni otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
Hızır Çelik ise Döşemealtı Polis Merkezi’ne giderek teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İlk ifadesinde, eşinin kendisini tehdit ederek para istediğini, bu nedenle tartışma çıktığını ve öldürdüğünü söylediği belirtildi.
Güvenlik Kamerası Görüntüleri Ortaya Çıktı
Hanım Biçer’in son anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Biçer ve Çelik’in siteye birlikte girdikleri, Biçer’in kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği görülüyor. Bir süre sonra Hızır Çelik’in evden tek başına, elinde poşetle çıktığı ve merdivenden indikten sonra bir süre eve baktığı, ardından siteden uzaklaştığı anlar kameraya kaydedildi.

Ağabeyin İsyanı: “En Ağır Cezayı İstiyorum”
Davanın ikinci duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, maktulün ağabeyleri Resul Biçer ve Recep Biçer ile taraf avukatları katıldı.
Maktulün ağabeyi Recep Biçer, mahkemede yaptığı konuşmada sanığın daha önce kendisini arayarak eşinin kendisini aldattığını iddia ettiğini belirtti. Biçer, “Sanık çevremizdeki herkese Hanım’ı öldüreceğini söylemişti. Hatta bir düğüne gitmiştik. Hanım’a, ‘Düğüne gidersen çocukları öldürür, videosunu çeker sana atarım’ demiş. Kız kardeşim bu nedenle düğüne katılmadı” dedi.
Recep Biçer ayrıca, sanığın daha önce kendisine yönelik tehditlerini de anlattı: “Bunu duyan büyük kardeşim Resul, sanığa ve ağabeyine ulaşmış, neden böyle yaptığını sormuş. Sanık da ona, ‘Ben onunla karşılaşabilseydim balkondan atar, intihar süsü verirdim’ demiş”. Biçer, “Sanıktan şikayetçiyim. En ağır ceza neyse almasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Aldatma İddiasına Sert Tepki
Sanık avukatının sorusu üzerine söz alan Recep Biçer, sanığın aldatma iddiasına dayanak gösterdiği mesajla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Biçer, “Biz, ‘Kardeşimizin telefon hattı senin adına olduğu için, madem böyle bir şey varsa dokümanını çıkar, delil olarak bize göster’ dedik. Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür?” dedi.
Biçer, sanığın kendisine boşanmadan önce gösterdiği mesajda “Nasılsın canım” yazdığını ancak muhatabın isminin olmadığını, sadece bir numara bulunduğunu belirtti. Bu durumu maktule sorduğunda ise Hanım Biçer’in, “Telefon hattı zaten sanığa ait, bir şey varsa çıkarıp getirsin” dediğini ve mesajı atmadığını söylediğini aktardı.
Sanıktan Savunma: “Suçlamaları Kabul Etmiyorum”
Duruşmada söz alan sanık Hızır Çelik ise suçlamaları reddetti. Maktulün ailesiyle sorunlar yaşadığını ileri süren Çelik, “Bu insanlar baş edilebilecek insanlar değildi. Recep Biçer’in başkalarıyla kötü bir hayat sürdüğünü biliyorum” dedi.
Çelik ayrıca, maktulün çocuklarına şiddet uyguladığını iddia ederek, “Ben onun yerine çocuklarıma annelik yapıyordum. Çünkü o çocuklarıma şiddet uyguluyordu, kendi kendine jilet atıyordu” ifadelerini kullandı. Ancak mahkeme heyeti, sanık Hızır Çelik’in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Tanık Beyanları ve Yeni Gelişmeler
Duruşmada dinlenen tanıklardan biri olan sanığın kız arkadaşı Svitlana L., olaydan bir gün sonra haberdar olduğunu söyledi. Olay günü Çelik’in 2 çocuğuyla evine geldiğini anlatan Svitlana L., akşam saatlerinde sanığın telefonuna bir fotoğraf geldiğini belirtti: “Saat 21.00 civarındaydı. Sanığa Telegram ya da WhatsApp’tan bir fotoğraf geldi. Baktığımda sanık Hızır’ın eski eşinin bir sahilde oturduğunu gördüm. Hızır bana, ‘Acil gitmem gerekiyor, gitmezsem eşim kendini öldürecek’ dedi”.
Svitlana L., sanığın sabaha karşı 04.00-04.30 civarında eve geldiğini, aşırı telaşlı ve ağladığını, “Caddede aşırı trafik olduğunu, birisiyle kavga ettiğini ve birisini öldürdüğünü söyledi. Eşini öldürdüğünü bir gün sonra haberlerden öğrendim” diyerek ifade verdi.
“Çocuklarına Düşkünlüğünü Kullandı”
Recep Biçer, kardeşinin çocuklarına çok düşkün olduğunu belirterek, sanığın bu zafiyeti kullandığını ifade etti: “Velayet davası açmıştı. Sanık da ‘Tamam, çocukları sana vereyim’ demiş ve bir plan yapmış. Kardeşimin çocuklarına düşkünlüğünü kullanarak onu götürüp, bu olayı işledi”.
Mahkeme heyetinin sanık hakkındaki tutukluluk kararının devamına hükmetmesinin ardından dava ertelendi. Hanım Biçer’in ailesi, adalet arayışlarının sürdüğünü ve sanığın en ağır cezayı almasını beklediklerini dile getirdi.
Gündem
Madra Dağı’nda ÇED Skandalı: 66 Bin Ağaç Kesilecek, Siyanürlü Maden Büyüyor
Madra Dağı’nda ÇED Skandalı: 66 Bin Ağaç Kesilecek, Siyanürlü Maden Büyüyor
Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 14:30
ANKA

Nurol Holding’in iştiraki TÜMAD Madencilik’in Balıkesir İvrindi’deki altın madenine kapasite artışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ‘ÇED Olumlu’ kararı çıktı. Proje kapsamında Madra Dağı’nda 66 bin 410 ağaç kesilecek, maden sahası 452 hektar daha genişletilecek.
Balıkesir’in İvrindi ilçesi sınırlarında, Kuzey Ege Havzası ile Susurluk Havzası’nı birbirinden ayıran havza sınırında yer alan Madra Dağı’nda yeni bir çevre krizi patlak verdi. Nurol Holding iştiraki TÜMAD Madencilik’in işlettiği “İvrindi Altın ve Gümüş Maden Ocağı ve Cevher Zenginleştirme Tesisi” için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “ÇED Olumlu” kararı verildi.
Kararla birlikte, şirketin 2016’dan bu yana işlettiği madenin 835,53 hektar olan ÇED alanı, 452,44 hektar daha artırılarak toplam 1.287,97 hektara çıkarılacak. Genişlemenin tamamı orman alanı olarak kayıtlarda yer alıyor.
155 Milyon Ton Liç Kapasitesi
Kapasite artışıyla birlikte mevcutta yıllık 7,76 milyon ton olan cevher üretimi 15,5 milyon tona iki katına çıkarılacak. Maden ömrü boyunca çıkarılacak toplam cevher miktarı ise 75,3 milyon tondan 115,3 milyon tona yükselecek. Mevcut 75,3 milyon ton kapasiteli yığın liç tesisinin kapasitesi de 155,3 milyon tona çıkarılacak.
Projenin maliyetinin 4,5 milyar lira olması planlanıyor.
66 Bin 410 Ağaç Kesilecek, 166 Bin Dikilecek İddiası
ÇED raporuna göre kapasite artışı kapsamında 66 bin 410 ağaç kesilecek. Raporda buna karşılık 166 bin ağaç dikilmesinin planlandığı belirtilse de, çevre örgütleri bu taahhüdün hayata geçirilip geçirilmeyeceği konusunda ciddi şüpheler taşıyor.
Proje alanı, 1/100.000 ölçekli Balıkesir Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı içerisinde “orman ve tarım arazilerinde” bulunuyor. Ayrıca maden sahası, 15,1 km mesafede sulama amaçlı Ardıçtepe Barajı ve planlama aşamasındaki Küçükılıca Barajı’nın yağış suyu çekme alanında yer alıyor.
TÜMAD’ın Tartışmalı Geçmişi
TÜMAD Madencilik, daha önce de Çanakkale Kaz Dağları Kirazlı bölgesindeki altın madeni projesiyle geniş çaplı ağaç katliamı ve siyanür kullanımı iddialarıyla gündeme gelmişti. Şirket, Kanadalı Alamos Gold firmasının Türkiye’deki iştirakini ve Kirazlı, Ağı Dağı ile Çamyurt projelerini satın alarak faaliyet alanını genişletmişti.
Nurol Holding ayrıca İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü gibi devasa yap-işlet-devret projelerinin yüklenicisi olarak da biliniyor.
Çevre Örgütlerinden Tepki
Çevre örgütleri, TÜMAD’ın kapasite artışı projesine ilişkin İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısının ardından Bakanlık önünde basın açıklaması yaparak “ÇED süreci sonlandırılsın, proje iptal edilsin” çağrısında bulundu. Açıklamaya katılanlar, “İklimi değil, sistemi değiştir”, “TÜMAD Madra’dan defol” yazılı dövizler taşıdı.
Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, “TÜMAD Madencilik, Kuzey Ege’nin yaşam damarları üzerinde, Kazdağları ekosisteminin güney uzantısı olan Madra Dağı’nda faaliyet gösteriyor. 1300 hektara yaklaşan orman arazisi siyanürlü maden sahasına dönüştürülecek” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bölge halkı da madenin yeraltı sularını kuruttuğu, tarım alanlarını olumsuz etkilediği gerekçesiyle uzun süredir şikayetçi.
Gündem
Sokak Ortasında Öldürülen Bahar Aksu’nun Videosunu Atıp Kızını ve Eski Eşini Tehdit Eden Eşe Dosta Ders Niteliğinde Ceza
Sokak Ortasında Öldürülen Bahar Aksu’nun Videosunu Atıp Kızını ve Eski Eşini Tehdit Eden Eşe Dosta Ders Niteliğinde Ceza
Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 14:30
Anka

Ankara 55. Asliye Ceza Mahkemesi, yıllar önce boşandığı kadına ve kızına, sokak ortasında işlenen kadın cinayeti videosu göndererek ölüm tehditlerinde bulunan Talat Öztürk hakkında emsal niteliğinde bir karara imza attı. Mahkeme, sanığa “kadına karşı tehdit” suçundan 10 ay 9 gün hapis cezası verirken, cezada ertelemeye gitmedi ve takdiri indirim uygulamadı.
“Sıradaki Kendini Hazırlasın” Mesajıyla Dehşet Saçtı
Ankara’da 10 yıl önce boşanan Talat Öztürk ile H.E., 2024 yılında H.E.’nin yeniden evlenmesinin ardından sanığın tehditlerine maruz kaldı. Anne ve kızının engelleme çabalarına rağmen sahte hesaplar açarak sistematik tehdit ve hakaretlerine devam eden Öztürk, son olarak kızı Başak Öztürk’e geçtiğimiz yıl İstanbul’da eski eşi tarafından sokak ortasında öldürülen Bahar Aksu’nun öldürülme anlarına ilişkin videoyu içeren haberi gönderdi. Mesajına “Sıradaki kendini hazırlasın” notunu ekleyen sanık, eski eşini ve öz kızını açıkça ölümle tehdit etti.
Korku dolu anları yaşayan Başak Öztürk, annesiyle birlikte polis merkezine giderek şikayetçi oldu.
Mezarlık ve Mermi Fotoğraflarıyla Psikolojik Savaş
Başak Öztürk ifadesinde, babasının 2024 yılından itibaren kendisini ve annesini aralıksız tehdit ettiğini anlattı. Babasının sadece Bahar Aksu videosuyla yetinmediğini, sürekli olarak mezarlık fotoğrafları ve mermi görselleri paylaştığını belirten genç kadın, “Bizim hakkımızda paylaşımlar yapıyor, sürekli beni ve annemi öldüreceğini söylüyor” dedi.
İddianamede Şok İfadeler: “Kurşun Adres Sormaz”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın müştekilere gönderdiği mesajlarda “o mermi sana değildi, şarjörde tam on tane var”, “ben can yakacağım”, “kurşun adres sormaz” gibi ürkütücü ifadeler kullandığı ortaya çıktı.
Mahkemeden Caydırıcı Karar: Erteleme Yok, İndirim Yok
Ankara 55. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyaya sunulan ekran görüntüleri, mağdur beyanları ve sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarını birlikte değerlendirerek suçun sabit olduğuna hükmetti. Mahkeme kararında, sanığın değişik zamanlarda çok sayıda tehdit mesajı gönderdiği ve aynı eylemle birden fazla mağduru hedef aldığı belirtilerek eylemin zincirleme suç niteliğinde olduğu vurgulandı.
Mahkeme, Talat Öztürk hakkında “kadına karşı tehdit” suçundan önce 11 ay hapis cezası verdi. Zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza 13 ay 22 güne çıkarıldı. Ardından haksız tahrik indirimi uygulanarak ceza 10 ay 9 güne düşürüldü. Ancak mahkeme, sanığın kastının yoğunluğu, eylemlerindeki ısrarı ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. Ayrıca cezanın ertelenmesi, adli para cezasına çevrilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması taleplerini de reddederek caydırıcı bir karara imza attı.
Yargıtay Emsalleri ve Uzman Görüşü
Uzmanlar, mahkemenin bu kararının kadına yönelik şiddet ve tehdit suçlarında “caydırıcılık” açısından önemli bir emsal teşkil ettiğini belirtiyor. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sanal ortam üzerinden gönderilen ölüm tehditleri de “tehdit suçu” kapsamında değerlendiriliyor ve mağdurun üzerinde oluşturduğu korku ve panik hali cezanın belirlenmesinde ağırlaştırıcı sebep olarak kabul ediliyor.
-
Magazin1 hafta önceKızılcık Şerbeti’nin Işıl’ı Ece İrtem Hayatını Kaybetti!
-
Gündem1 hafta önceMuğla’da KADES İhbarına Giden Polis Memuru Şehit Oldu
-
Teknoloji1 hafta önceBeyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı
-
Gündem1 hafta önceŞırnak’ta 13 Yaşındaki Kız Güvercinlerle İlgilenirken Balkondan Düştü: O Anlar Kamerada
-
Magazin1 hafta önceOyuncu Ece İrtem’in Son Görüntüleri Ortaya Çıktı!
-
Gündem1 hafta önceTOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!
-
Magazin1 hafta önce60. Uluslararası Tekirdağ Kiraz Festivali’nde Coşku Dorukta: Kolpa ve Buray Sahne Aldı
-
Gündem1 hafta önceMeteoroloji’den Son Dakika Uyarısı: Sıcaklıklar Hızla Yükseliyor! 3 Bölgede Sağanak Alarmı
