Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

Özgür Özel, iftar sofrasında Erdoğan’a seslendi: Hurmanın fiyatı 335 kat artmış, Tayyip Bey’e selam olsun

Yayımlandı

üzerinde

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu Sofra Hepimizin” iftar programında; “Tayyip Bey’i de üzmemek için altın hesabını bir kenara bırakıyorum. Ve ona hepinizin huzurunda yeni bir hesap yapıyorum. Altın hesabı değil, hurma hesabı. Hurmanın kilosu Sayın Erdoğan geldiğinde 2002 yılında 2 liraymış, bugün 670 TL olmuş. Yani hurmanın fiyatı 22 yılda 335 kat artmış. En düşük emekli maaşı, bu iktidardan önce 108 kilo hurma alırken bugün sadece 21 kilo hurma alıyor. Buradan Tayyip Bey’e selam olsun. Allah orucunu kabul etsin. Ramazanı iyi geçsin. Ama iktidara geldiği gün 108 kilo hurma alan en düşük emekli maaşı, bugün 21 kilo hurma alıyorsa bu emekliler nasıl geçinsin Tayyip Bey, nasıl geçinsin” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Belediyesi’nin ev sahipliğini yaptığı, CHP Kadın Kolları’nın düzenlediği “Bu Sofra Hepimizin” iftar programına katıldı. Özel’e Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar eşlik etti.

Programa ev sahipliği yapan Beşikçioğlu, vatandaşlara hayırlı Ramazanlar diledi. Ardından konuşan Yavaş ise “Hepinize iyi akşamlar diliyorum. Hayırlı ramazanlar diliyorum. Biliyorsunuz toplumumuzun en önemli günlerden birisi Ramazan ayı. Dayanışmanın, paylaşmanın en önemli olduğu günler. Bugünlerde tabii sadece kendimiz oruç tutmakla kalmıyoruz. Kötü sözlere, kötü düşüncelere karşı da oruç tutuyoruz. Ben hepinize nice ramazanlara bayramlara ve güzel günlere ulaşmak dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

Özgür Özel: “Hiç değilse iftar sofralarındaki konuşmalarda sert siyaset dilini bir terk edelim”

“Hepinize iyi akşamlar. Mübarek Ramazan’ın ilk gününde oruçlar tutuldu. Biraz önce ilk iftarı hep birlikte burada yaptık. Bu organizasyon, bu akşam burada bir arada olmamız Kadın Kolları Genel Başkanımızın, onun yöneticilerinin büyük emeğiyle oldu. İlk iftarda sizlerle bir arada olmak, bugünü sizlerle paylaşmak istedik. Mübarek ramazanın en iyi şekilde geçmesini diliyoruz” diyerek sözlerine başlayan Özel, şunları söyledi:

“Aynı sofrada bir arada oturmaktan büyük mutluluk duyduğum dört güzel evladımızla, anneleriyle sohbet ettik. Herkesin farklı farklı dertleri, hepimizin konuşması gereken çok fazla konu var. Ama iftar sofrası olunca, aylardan ramazan olunca siyaseti çok sert yapmamak, kötü söz söylememek, kötü söz duymamak, duyurmamak, vatandaşın derdi bu kadar boyunu aşmışken bu ayda hiç değilse keskin siyasi tartışmalardan uzak durmak lazım. Geçtiğimiz günlerde rahmetli Necmettin Erbakan’ın oğluyla bir saat sohbet ettik benim onu ziyaretimde. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Başbakan rahmetli Ecevit’ti. Yardımcısı rahmetli Erbakan’dı. Taban tabana zıt görüşler. Bir arada oturmuşlardı ve ülkeleri için koalisyon kurmuşlardı. Bu kurdukları koalisyonla dünyanın en zor işini beraber başardılar. Bütün dünya ‘Yapamazsınız’ dediği halde, Amerika’nın tehditlerine rağmen kimseyi dinlemeyip yavru vatandan gelen çığlığı, sesi cesaretle duydular ve gittiler Kıbrıs Barış Harekatı’nı başardılar. Ambargolardan, saldırılardan, tehditlerden, üstten konuşmalardan hiç çekinmediler. Cesaretliydiler ama bu cesaretleri birbirlerine ya da diğer siyasi rakiplerine kötü söz söylemeyi, hakaret etmeyi gerektirmiyordu. Ecevit de Erbakan da nezaketleriyle hatırlanıyorlar, biliniyorlar. Sonrasında da Türkiye’de çok siyasetçi geldi, geçti bu makamlara. Ama siyasetin dilinin bu dönem kadar gitgide gitgide bu dönem kadar kötü ve sert, rekabetin devlet imkanlarıyla birlikte çok acımasız, haksız olduğu bir zemin hiç olmamıştı. Ben Genel Başkanı olduğum süreci bir vesile ettim. 31 Mart büyük seçim başarısını, ki Türkiye’nin rekortmenlerinden biri burada duruyor. Yüzde 60’a yakın oyla Başkent’i kazandı Mansur Başkan. Bunları vesile ettik. Dedik ki, ‘Biz birinci partiyiz artık. Siyasetin diline de siyasi rekabetin şekline de dikkat edilsin, ilk adımları da biz atalım.’ Millet takdir etti, çok doğru buldu. Ama yaşanan o süreci doğru bulmayan, kutuplaşmadan nemalanan, kötü sözle, kavgayla tarafları birbirinden ayırmaya çalışan bir strateji maalesef yine devreye girdi. Bugün de biraz önce Mansur Başkan söyledi. Ramazanı vesile kılıp yine biz hiç değilse iftar sofralarındaki konuşmalarda sert siyaset dilini bir terk edelim bakalım. Belki milletin takdirinden bunu yeniden birilerinin değerlendirme fırsatı olur diye düşünüyoruz.

“Karşıdaki Trump olunca ‘Aman bir şey söylemeyeyim’ derseniz işte bugün olduğu gibi Filistin’i yalnız bırakırsınız”

Burada konuşulacak şey esas olarak, 1,5 yıldan bu yana Filistin’de yaşanan ateşkes anlaşmasıyla birazcık olsun durulan katliamlar. 1,5 yılda 20 bini çocuk 50 bin Filistinli, İsrail tarafından katledildi. Geçtiğimiz ramazanlarda ‘Aman İsrail’le ticareti kesin, İsrail’le ticareti durdurun’ diye yalvarıyorduk. O zamanlar inkar edenler sonra ortaya çıktı ki neler neler olmuş. Şimdi de maalesef dün neler yaptı, neler oluyor görüyorsunuz. Bütün dünya şaşkınlıkla, ibretle izliyor. Ama Amerikan Başkanı Trump bu sefer de ‘Gazze güzel yermiş. Oralara oteller yapacağım, plajlar yapacağım. Gazzelileri de etraftaki diğer ülkelere yollayacağım, orayı boşaltacağım’ diyor. Buna çok net, çok sert, öyle sana – bana burada söylenen sözlerin bir kıymet-i harbiyesi yok. Bu tavra karşı ta Yaser Arafat’la Bülent Ecevit zamanından başlayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Filistin’in yanında, Filistin halkının dostu, onların mücadelesini sahiplenen tutumu bugün Trump’ın bu akıl dışı, insanlık dışı, vicdan dışı tutumuna karşı 1974 Barış Harekatı’ndaki cesareti göstermeyi gerektirir. Kötü söz söylemek, siyasi rakiplerine hakaretler etmek, siyasi rakiplerini hapse atmak cesaret değildir. Cesaret, durman gereken yerde durmak, söylemen gereken sözü söylemek, karşıdaki Trump olunca ‘Aman bir şey söylemeyeyim, ağzımızın tadı kaçmasın. Amerika’nın desteği her zaman bana lazım. Ülkemden çok partimin çıkarını gözetirim’ derseniz işte bugün olduğu gibi Filistin’i yalnız bırakırsınız. Onun üzerinde hesaplar yapmaya başlarlar.

“Amerikan askerleri, o postallar, Anadolu’yu kirletemedi”

Bugün 1 Mart. Bundan 22 yıl önce TBMM’de bir tezkere oylandı ve reddedildi. Her sene mezarı başına gittiğimizde rahmetli Baykal’ı anıyoruz. Ama 22 yıl önce yapılan 1 Mart oylamasını şöyle çok kısaca hatırlatmam lazım. 22 yıl önce bugünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın o tarihte Amerika Birleşik Devletleri’ne verdiği bir sözden ötürü… Amerika Irak’ı işgale hazırlanırken, ki sonra işgal oldu ve milyonlarca Müslüman öldürüldü. Amerikan askerlerini Mersin Limanı’ndan alıp bizim sınırlarımızın içinden Irak’a sokmaya söz vermişti. Bunun tezkeresi Meclis’e geldi, kendi milletvekillerinin sayısı rahatlıkla bu tezkereyi geçirmeye yetiyordu. Meclis’i Sayın Bülent Arınç yönetiyordu ve Deniz Bey, ‘Bu topraklara, Amerikan postalı bir basarsa bir daha gitmez. Biz burada Amerikan askeri istemiyoruz. Irak’ın işgaline Türkiye üzerinden gidilmesini asla izin veremeyiz’ özünde bir konuşmayı çok etkili şekilde yaptı. Sayın Bülent Arınç, birkaç kez konuşması bittiğinde süresini uzattı ve en nihayetinde yapılan oylamada 99 AK Partili milletvekili bütün CHP’li milletvekilleri ile birlikte oy kullandılar. O Amerikan askerleri, gelseler belki de bir daha hiç gitmeyecekti. Amerikan askerleri, o postallar, Anadolu’yu kirletemedi. Irak’taki katliamın bizim üzerimizden yapılmasına engel oldu. O gün bugün, 22 yıldır o tezkerenin içeriği, 10 yıl geçmesi gerekiyordu Meclis kuralları gereğince. 10’uncu yıl ‘Açıklayın’ dendi, oy verdiler ve reddettiler. Her sene isteniyor, her sene reddediliyor. Çünkü şu görülmesin istiyorlar. O gün bizimle birlikte oy kullanan 99 Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilinin hiçbiri bir daha milletvekili olamadı. O gün bugün açıklanmayan tutanaklarda Deniz Baykal’ın o konuşması asla ve asla aleniyet kazanamadı. Ben 22’nci yılında, o gün oyunu kullanıp da bugün hayatta olmayan başta Sayın Baykal olmak üzere tüm milletvekillerini rahmetle, minnetle anıyorum. O noktada irade gösteren milletvekillerinin bugün yaşayanlarına da buradan; Etimesgut’tan, bu mübarek günde Müslüman kanının akmasına Türkiye’nin alet edilmesine engel oldukları için yürekten bir selam gönderiyorum.

“Ramazan kolisi geçen sene bugün 950 liraydı. Şimdi bin 610 lira”

Son sözüm, bizim masada da konu geçim derdiydi. Hiç şüphem yok, bütün masalarda ve Türkiye’nin dört bir yanındaki iftar sofralarında ya da güçlükle yapılan iftarlarda konu hayat pahalılığı ve ekonomi. Biz bunu tüm yönleriyle anlatıyoruz. Biliyorsunuz altın hesabında emeklilerin durumu; 2002’den bugüne 8 çeyrek altın alabilirken en düşük emekli maaşı, bugün 2,5 çeyrek altına düştü. Her emeklinin 5,5 çeyrek altını kayıp. Yine sekiz temel ürünün, yani ayçiçek yağı, bulgur, pirinç, makarna, nohut, un, kıyma ve çayın içinde bulunduğu ramazan kolisi geçen sene bugün 950 liraydı. Şimdi bin 610 lira. Vatandaşlarımıza bu ramazanda Allah yardımcı olsun. Çünkü devlet yardımcı olmuyor. Ama yardımcı olanlar var. Kim var? Etimesgut Belediye Başkanı var. Sayın Mansur Yavaş var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok kıymetli belediye başkanları var. Hiç şüphe yok ki AK Partili, MHP’li, İYİ Partili, DEM Partili belediye başkanlarının da emekleri, çabaları var bu yoksulluğu ortadan kaldırmak için. Parti ayırmadan bu yokluğa, yoksulluğa bu zor günde kim katkı sağlıyorsa… En çok katkı sağlayanlardan biri yanımda, biri karşımda olmak üzere tüm belediye başkanlarına, partileri ne olursa olsun yürekten teşekkür ediyorum.

“Hurmanın kilosu Sayın Erdoğan geldiğinde 2002 yılında 2 liraymış, bugün 670 TL olmuş”

Tayyip Bey altın hesabına çok kızıyor. ‘Bırak altın hesabını’ diyor. Ben de dedim ya ‘Ramazan’da kalp kırmayacağız, kimseyi üzmeyeceğiz.’ Tayyip Bey’i de üzmemek için altın hesabını bir kenara bırakıyorum. Ve ona hepinizin huzurunda yeni bir hesap yapıyorum. Altın hesabı değil, hurma hesabı. Hepimiz bugün elimizi uzattık bir hurma aldık. O bir hurmayla oruçlarınızı açtınız. O hurmanın kilosu Sayın Erdoğan geldiğinde 2002 yılında 2 liraymış, bugün 670 TL olmuş. Yani hurmanın fiyatı 22 yılda 335 kat artmış. En düşük emekli maaşı, bu iktidardan önce 108 kilo hurma alırken bugün sadece 21 kilo hurma alıyor. Buradan Tayyip Bey’e selam olsun. Allah orucunu kabul etsin. Ramazanı iyi geçsin. Ama iktidara geldiği gün 108 kilo hurma alan en düşük emekli maaşı, bugün 21 kilo hurma alıyorsa bu emekliler nasıl geçinsin Tayyip Bey, nasıl geçinsin? Sayın Erdoğan geldiğinde, 2002 yılında ramazan pidesi 2 liraymış. Bugün 80 TL. Tam 40 kat artmış. 2002’de 1 TL’ye 200 gramlık pideden 2,5 tane alınırken, yani 500 gram, bugün 1 TL’ye 12,5 gram yani bir tırnak kadar pide alınıyor. Bir ekmek 20 gram. 12,5 gram pide alınabiliyor. O yüzden bu yokluğun, bu yoksulluğun, bu sıkıntıların bir an önce ortadan kalkması için bizler hepimiz çok çalışmak durumundayız. Sizler de emekliye, asgari ücretliye, esnafa, memura, çiftçiye sahip çıkmayıp zenginleri koruyan kollayanları değil; bundan sonra yoksulun ve sıkıntıda olanın derdini bilenleri, o derdi çözecekleri başa getirmelisiniz. Böyle de olacağına yürekten inanıyorum.”

Politika

SON DAKİKA: RESMİ GAZETE’DE KAPSAMLI ATAMA KARARLARI! EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ, 4 İLE YENİ VALİ ATANDI

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: RESMİ GAZETE’DE KAPSAMLI ATAMA KARARLARI! EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ, 4 İLE YENİ VALİ ATANDI

· Yayın Tarihi: 30 Nisan 2026
· Saat: 05:15


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kritik kararname ile İçişleri Bakanlığı’nın üst düzey kadrolarında deprem etkisi yaratan değişiklikler yaşandı. Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alınarak merkeze çekilirken, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan getirildi. Kararnameyle Ankara, Aydın, Adıyaman ve Nevşehir’in valileri değişti; 7 ilin emniyet müdürü için yeni görevlendirmeler yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan ve 30 Nisan 2026 tarihli 33239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/123 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gece yarısı yayımlanan kararname, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki en kritik görevlerde köklü bir değişimin sinyalini verdi.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BAYRAK DEĞİŞİMİ: ALİ FİDAN DÖNEMİ

Türkiye’nin emniyet teşkilatının başına sürpriz bir isim getirildi. Mevcut Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, İçişleri Bakanlığı emrine alınarak pasif bir göreve çekildi. Demirtaş’ın yerine ise 23 Mayıs 2023’ten bu yana Nevşehir Valiliği görevini yürüten deneyimli mülki idare amiri Ali Fidan atandı.

Peki, yeni Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan kimdir? 1970 Bolu/Gerede doğumlu olan Fidan, 1992’de İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Kariyerinde dikkat çeken en önemli detay ise daha önce Milli Savunma Bakanlığı’nın ilk sivil müsteşarı olarak görev almış olması. Uzun yıllar İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında çeşitli kademelerde bulunan Fidan, Düzce Valiliği’nin ardından Nevşehir Valiliği görevini sürdürüyordu.

DOMİNO ETKİSİYLE 4 İLİN VALİSİ DEĞİŞTİ

Kararname, valiliklerde tam bir domino etkisi yarattı. Görev yeri değişen valiler ve yeni görev yerleri şöyle:

MEVCUT GÖREVİ                                      ADI SOYADI                                YENİ GÖREVİ
Emniyet Genel Müdürü                         Mahmut Demirtaş.                    İçişleri Bakanlığı Emri
Nevşehir Valisi                                        Ali Fidan                                     Emniyet Genel Müdürü
Aydın Valisi                                             Yakup Canbolat                          Ankara Valisi
Adıyaman Valisi                                     Osman Varol                               Aydın Valisi
İstanbul Güngören Kaymakamı        Abdullah Küçük                          Adıyaman Valisi
Göç İdaresi Başkanı                             Hüseyin Kök                                 Nevşehir Valisi

Ankara’nın Yeni Valisi Yakup Canbolat: Kamuoyunun yakından takip ettiği Ankara Valiliği’ne, Aydın Valisi Yakup Canbolat atandı. Daha önce Hakkari ve Konya valilikleri de yapan Canbolat, başkentin yeni mülki idare amiri oldu. Canbolat’ın boşalttığı Aydın Valiliği koltuğuna ise Adıyaman Valisi Osman Varol oturdu.

Yeni Atanan İsimler Dikkat Çekti: Osman Varol’un yerine Adıyaman’a, İstanbul’un Güngören ilçesinde kaymakamlık yapan Abdullah Küçük getirilerek önemli bir terfi aldı. Ali Fidan’ın Emniyet Genel Müdürü olmasıyla boşalan Nevşehir Valiliği’ne ise bürokrasinin güçlü isimlerinden Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök atandı.

7 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ İLE İLGİLİ KRİTİK KARARLAR

Atama kararları sadece valiliklerle sınırlı kalmadı. Emniyet teşkilatında da kapsamlı bir revizyon yapıldı. Ankara, Mersin ve Siirt İl Emniyet Müdürleri doğrudan Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınarak pasif görevlere çekildi. İşte illere göre yeni emniyet müdürleri:

· Ankara İl Emniyet Müdürü: Maksut Yüksek (Eski Konya Emniyet Müdürü)
· Konya İl Emniyet Müdürü: Necmettin Koç (Eski Yozgat Emniyet Müdürü)
· Mersin İl Emniyet Müdürü: Fahri Aktaş (Eski Manisa Emniyet Müdürü)
· Manisa İl Emniyet Müdürü: Adnan Karayel (Eski Elazığ Emniyet Müdürü)
· Elazığ İl Emniyet Müdürü: Aydın Karan (Polis Başmüfettişi)
· Yozgat İl Emniyet Müdürü: Tuncay Pekin (Polis Başmüfettişi)
· Siirt İl Emniyet Müdürü: Mehmet Özdemir (Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü)

BAKANLIK MERKEZ TEŞKİLATI VE MGK’DA DA DEĞİŞİM

Kararname bunların yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın kritik birimlerinde de değişiklik öngördü. Personel Genel Müdürlüğü’ne Mehmet Gökhan Zengin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne ise Mehmet Levent Kepçeli getirildi. İki isim de yardımcılıktan terfi ederek bu görevlere atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde boş bulunan iki genel sekreter yardımcılığı pozisyonuna Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.

2026/123 SAYILI KARARIN PERDE ARKASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla 29 Nisan 2026’da alınan ve 30 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan bu kararlar, devlet kademelerinde “rutin revizyon” olarak nitelense de, üst düzey bürokrasideki hareketlilik dikkat çekici boyutta. Özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü gibi stratejik bir kuruma, MSB kökenli ve mülki idare tecrübesi ağır basan bir ismin atanması, güvenlik politikalarında yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Yetkililer, yeni göreve gelen tüm bürokratlara başarılar dilerken, devir-teslim törenlerinin bugün itibarıyla başlaması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti

Yayımlandı

üzerinde

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti

· Haber Tarihi: 23 Mart 2025
· Saat: 12:30

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Silivri’de bir araya geldi. Saat 09.00’da başlayan görüşme 3 saat sürdü; Özel, açıklama yapmadan saat 12.00’de cezaevinden ayrıldı.

Türkiye siyaseti tarihi bir dönemeçten geçerken, gözler Silivri’ye çevrildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek üzere Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi. Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) aktardığı bilgilere göre, kritik ziyaretin perde arkası merak konusu oldu.

SABAH 09.00’DA BAŞLADI, 3 SAAT SÜRDÜ

Fatihdoğanmedya Haber Merkezi’nin  CHP lideri Özgür Özel’in konvoyu, sabah saat tam 09.00 sıralarında Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na giriş yaptı. Genel Başkan Özel’in, beraberindeki parti kurmaylarıyla birlikte yoğun güvenlik önlemleri altında cezaevi kampüsüne alındığı öğrenildi.

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasındaki görüşme tam 3 saat sürdü. Kritik zirvenin ardından CHP lideri, saat 12.00 sıralarında cezaevinden ayrıldı.

BASINA KAPALI, AÇIKLAMAYA KAPALI

Ziyaret sonrası cezaevi çıkışında gazetecilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Özgür Özel, herhangi bir açıklama yapmadı. Basın mensuplarının “Görüşme nasıl geçti?”, “Kamuoyuna bir mesajınız olacak mı?” ve “Partinin yol haritası netleşti mi?” şeklindeki sorularını yanıtsız bırakan Özel, yüzünde ciddi bir ifadeyle aracına binerek Silivri’den ayrıldı.

Açıklama yapılmaması, siyasi kulislerde “Erken seçim stratejisi”, “İmamoğlu’nun adaylık durumu” ve “Parti içi yeni dönem planlaması” sorularını gündeme getirdi. Siyasi analistler, 3 saatlik uzun görüşmenin yalnızca bir moral ziyareti olmadığını, CHP’nin önümüzdeki günlerde atacağı kritik adımlara dair kapsamlı bir yol haritasının ele alındığını değerlendirdi.

GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA SONRASI İLK YÜZ YÜZE TEMAS

Bu ziyaret, Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasının ardından iki lider arasındaki ilk yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçti. CHP’deki “Değişim” hareketinin iki önemli aktörü olan Özel ve İmamoğlu’nun bu buluşması, özellikle erken seçim tartışmalarının yoğunlaştığı ve siyasi gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle büyük önem taşıyor.

Parti içinde dayanışma mesajı olarak yorumlanan ziyaretin, sessizlikle sonuçlanması ise stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. CHP cephesinin, önümüzdeki saatlerde veya günlerde bu görüşmeye ilişkin daha geniş bir kamuoyu açıklaması yapması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”

Yayımlandı

üzerinde

CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara Tarihi “Hodri Meydan”: “55 Milletvekilinin İstifasını Getirmeyen Namerttir”

Tarih: 21 Nisan 2026, Pazartesi | Saat: 18:30

ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında iktidara yönelik dozunu artırdığı bir meydan okumada bulundu. Uzun süredir “ara seçim” çağrılarını yineleyen Özel, bu kez resti daha da büyüterek, “Ara seçimin tarihini ilan edin, 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına sandık koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir” ifadelerini kullandı. Özel’in bu çıkışı, siyasi kulislerde “erken seçim için düğmeye basıldığı” yorumlarına yol açarken, iktidar kanadından ise “seçim gündemimizde yok” yanıtı geldi.

“Çakallık Yapmayın, Seçimden Kaçmayın”

TBMM’deki grup toplantısında kürsüye gelen Özgür Özel, sözlerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarını hatırlatarak başladı. Ardından asıl gündemi olan ara seçim konusuna geçen CHP lideri, iktidar kanadının seçimden kaçtığını savundu. Mevcut Anayasa’ya göre Meclis’te 30 sandalyenin boşalması halinde ara seçimin zorunlu hale geldiğini belirten Özel, iktidarın çeşitli “çakallıklarla” bu süreci engellemeye çalıştığını iddia etti.

Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan seslendiği konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Ara seçimin tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı tüm istifaları kabul edeceğinizi, orada çeşitli çakallıklarla ve birtakım numaralarla ara seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin; 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına ara seçim sandığı koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir. Hodri meydan. Buradan büyük bir özgüvenle söylüyoruz. Ara seçime de varız, genişletilmiş ara seçime de varız. Erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız biz.”

CHP liderinin bu sözleri, partisinin sadece zorunlu sayı olan 30’a razı olmadığını, seçimin coğrafi temsiliyetini genişletmek adına 50’nin üzerinde milletvekilini gözden çıkarabileceğini gösteren en güçlü sinyal olarak yorumlandı.

Yasal Çerçeve ve Siyasi Denklem

Peki ara seçim hangi şartlarda yapılabiliyor? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 78. maddesine göre, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmiş olması ve genel seçimlere bir yıldan fazla süre bulunması gerekiyor. Mevcut takvim bu şartları karşılarken, en kritik eşik TBMM’de 30 milletvekilliğinin boşalması. Şu anda Meclis’te 8 sandalye boş durumda. Yani 22 milletvekilinin daha istifa etmesi durumunda ara seçim zorunlu hale geliyor.

CHP’de daha önce 22 milletvekilinin istifa ettirileceği konuşulurken, Özel’in bugünkü çıkışıyla bu sayıyı 50-55 bandına çıkarması, partinin seçim konusunda “her şeyi göze aldığı” şeklinde yorumlandı.

Özel, grup toplantısının ardından ara seçim gündemiyle yarın (22 Nisan) saat 14.30’da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir görüşme gerçekleştireceğini de duyurdu. Ancak Kurtulmuş daha önce yaptığı açıklamada, ara seçim kararının Meclis Başkanlığı’nın değil, TBMM Genel Kurulu’nun yetkisinde olduğunu vurgulamıştı.

İktidar Cephesinden Yanıtlar: “Gündemimizde Yok”

Özgür Özel’in meydan okumasına iktidar cephesinden yanıt gecikmedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Özel’in ara seçim söylemini “takıntılı” olarak nitelendirirken, “Türkiye’nin ara seçim diye bir gündemi söz konusu değil” açıklamasında bulundu. Yazıcı ayrıca Özel’in, Erdoğan’ın 2003’te ara seçimle Meclis’e geldiği iddiasının “zırva” olduğunu, bu seçimin ara seçim değil, yenileme seçimi olduğunu savundu.

MHP lideri Devlet Bahçeli ise aynı gün kendi grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Vakitsiz seçim çağrısı basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır” diyerek ara seçim iddialarına kapıyı kapatmıştı. Özel, Bahçeli’nin bu sözlerine yanıt olarak ise, “Sayın Bahçeli ittifakın bileşendir, AK Parti-MHP oyunun eski AK Parti oyunu vermediğini bilmektedir. Yapılacak seçimin kayıp olduğunu görmektedir” ifadelerini kullandı.

Grup Toplantısının Diğer Gündem Başlıkları

Özel’in konuşması yalnızca ara seçimle sınırlı kalmadı. CHP lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamalarını “hadsiz” olarak nitelendirdi. Barrack’ın Ortadoğu’da “işe yarayan tek modelin monarşi olduğu” yönündeki sözlerini eleştiren Özel, “Bu topraklarda güçlü lider monarşisi gerektiği söylenirken sessiz kalanlara sesleniyorum; aslında saflar netleşiyor” diye konuştu.

Ayrıca madencilere destek veren ve iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, okullarda yaşanan şiddet olaylarını da “sosyal çöküşün göstergesi” olarak yorumladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar