Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

Özgür Özel, iftar sofrasında Erdoğan’a seslendi: Hurmanın fiyatı 335 kat artmış, Tayyip Bey’e selam olsun

Yayımlandı

üzerinde

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu Sofra Hepimizin” iftar programında; “Tayyip Bey’i de üzmemek için altın hesabını bir kenara bırakıyorum. Ve ona hepinizin huzurunda yeni bir hesap yapıyorum. Altın hesabı değil, hurma hesabı. Hurmanın kilosu Sayın Erdoğan geldiğinde 2002 yılında 2 liraymış, bugün 670 TL olmuş. Yani hurmanın fiyatı 22 yılda 335 kat artmış. En düşük emekli maaşı, bu iktidardan önce 108 kilo hurma alırken bugün sadece 21 kilo hurma alıyor. Buradan Tayyip Bey’e selam olsun. Allah orucunu kabul etsin. Ramazanı iyi geçsin. Ama iktidara geldiği gün 108 kilo hurma alan en düşük emekli maaşı, bugün 21 kilo hurma alıyorsa bu emekliler nasıl geçinsin Tayyip Bey, nasıl geçinsin” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Belediyesi’nin ev sahipliğini yaptığı, CHP Kadın Kolları’nın düzenlediği “Bu Sofra Hepimizin” iftar programına katıldı. Özel’e Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar eşlik etti.

Programa ev sahipliği yapan Beşikçioğlu, vatandaşlara hayırlı Ramazanlar diledi. Ardından konuşan Yavaş ise “Hepinize iyi akşamlar diliyorum. Hayırlı ramazanlar diliyorum. Biliyorsunuz toplumumuzun en önemli günlerden birisi Ramazan ayı. Dayanışmanın, paylaşmanın en önemli olduğu günler. Bugünlerde tabii sadece kendimiz oruç tutmakla kalmıyoruz. Kötü sözlere, kötü düşüncelere karşı da oruç tutuyoruz. Ben hepinize nice ramazanlara bayramlara ve güzel günlere ulaşmak dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

Özgür Özel: “Hiç değilse iftar sofralarındaki konuşmalarda sert siyaset dilini bir terk edelim”

“Hepinize iyi akşamlar. Mübarek Ramazan’ın ilk gününde oruçlar tutuldu. Biraz önce ilk iftarı hep birlikte burada yaptık. Bu organizasyon, bu akşam burada bir arada olmamız Kadın Kolları Genel Başkanımızın, onun yöneticilerinin büyük emeğiyle oldu. İlk iftarda sizlerle bir arada olmak, bugünü sizlerle paylaşmak istedik. Mübarek ramazanın en iyi şekilde geçmesini diliyoruz” diyerek sözlerine başlayan Özel, şunları söyledi:

“Aynı sofrada bir arada oturmaktan büyük mutluluk duyduğum dört güzel evladımızla, anneleriyle sohbet ettik. Herkesin farklı farklı dertleri, hepimizin konuşması gereken çok fazla konu var. Ama iftar sofrası olunca, aylardan ramazan olunca siyaseti çok sert yapmamak, kötü söz söylememek, kötü söz duymamak, duyurmamak, vatandaşın derdi bu kadar boyunu aşmışken bu ayda hiç değilse keskin siyasi tartışmalardan uzak durmak lazım. Geçtiğimiz günlerde rahmetli Necmettin Erbakan’ın oğluyla bir saat sohbet ettik benim onu ziyaretimde. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Başbakan rahmetli Ecevit’ti. Yardımcısı rahmetli Erbakan’dı. Taban tabana zıt görüşler. Bir arada oturmuşlardı ve ülkeleri için koalisyon kurmuşlardı. Bu kurdukları koalisyonla dünyanın en zor işini beraber başardılar. Bütün dünya ‘Yapamazsınız’ dediği halde, Amerika’nın tehditlerine rağmen kimseyi dinlemeyip yavru vatandan gelen çığlığı, sesi cesaretle duydular ve gittiler Kıbrıs Barış Harekatı’nı başardılar. Ambargolardan, saldırılardan, tehditlerden, üstten konuşmalardan hiç çekinmediler. Cesaretliydiler ama bu cesaretleri birbirlerine ya da diğer siyasi rakiplerine kötü söz söylemeyi, hakaret etmeyi gerektirmiyordu. Ecevit de Erbakan da nezaketleriyle hatırlanıyorlar, biliniyorlar. Sonrasında da Türkiye’de çok siyasetçi geldi, geçti bu makamlara. Ama siyasetin dilinin bu dönem kadar gitgide gitgide bu dönem kadar kötü ve sert, rekabetin devlet imkanlarıyla birlikte çok acımasız, haksız olduğu bir zemin hiç olmamıştı. Ben Genel Başkanı olduğum süreci bir vesile ettim. 31 Mart büyük seçim başarısını, ki Türkiye’nin rekortmenlerinden biri burada duruyor. Yüzde 60’a yakın oyla Başkent’i kazandı Mansur Başkan. Bunları vesile ettik. Dedik ki, ‘Biz birinci partiyiz artık. Siyasetin diline de siyasi rekabetin şekline de dikkat edilsin, ilk adımları da biz atalım.’ Millet takdir etti, çok doğru buldu. Ama yaşanan o süreci doğru bulmayan, kutuplaşmadan nemalanan, kötü sözle, kavgayla tarafları birbirinden ayırmaya çalışan bir strateji maalesef yine devreye girdi. Bugün de biraz önce Mansur Başkan söyledi. Ramazanı vesile kılıp yine biz hiç değilse iftar sofralarındaki konuşmalarda sert siyaset dilini bir terk edelim bakalım. Belki milletin takdirinden bunu yeniden birilerinin değerlendirme fırsatı olur diye düşünüyoruz.

“Karşıdaki Trump olunca ‘Aman bir şey söylemeyeyim’ derseniz işte bugün olduğu gibi Filistin’i yalnız bırakırsınız”

Burada konuşulacak şey esas olarak, 1,5 yıldan bu yana Filistin’de yaşanan ateşkes anlaşmasıyla birazcık olsun durulan katliamlar. 1,5 yılda 20 bini çocuk 50 bin Filistinli, İsrail tarafından katledildi. Geçtiğimiz ramazanlarda ‘Aman İsrail’le ticareti kesin, İsrail’le ticareti durdurun’ diye yalvarıyorduk. O zamanlar inkar edenler sonra ortaya çıktı ki neler neler olmuş. Şimdi de maalesef dün neler yaptı, neler oluyor görüyorsunuz. Bütün dünya şaşkınlıkla, ibretle izliyor. Ama Amerikan Başkanı Trump bu sefer de ‘Gazze güzel yermiş. Oralara oteller yapacağım, plajlar yapacağım. Gazzelileri de etraftaki diğer ülkelere yollayacağım, orayı boşaltacağım’ diyor. Buna çok net, çok sert, öyle sana – bana burada söylenen sözlerin bir kıymet-i harbiyesi yok. Bu tavra karşı ta Yaser Arafat’la Bülent Ecevit zamanından başlayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Filistin’in yanında, Filistin halkının dostu, onların mücadelesini sahiplenen tutumu bugün Trump’ın bu akıl dışı, insanlık dışı, vicdan dışı tutumuna karşı 1974 Barış Harekatı’ndaki cesareti göstermeyi gerektirir. Kötü söz söylemek, siyasi rakiplerine hakaretler etmek, siyasi rakiplerini hapse atmak cesaret değildir. Cesaret, durman gereken yerde durmak, söylemen gereken sözü söylemek, karşıdaki Trump olunca ‘Aman bir şey söylemeyeyim, ağzımızın tadı kaçmasın. Amerika’nın desteği her zaman bana lazım. Ülkemden çok partimin çıkarını gözetirim’ derseniz işte bugün olduğu gibi Filistin’i yalnız bırakırsınız. Onun üzerinde hesaplar yapmaya başlarlar.

“Amerikan askerleri, o postallar, Anadolu’yu kirletemedi”

Bugün 1 Mart. Bundan 22 yıl önce TBMM’de bir tezkere oylandı ve reddedildi. Her sene mezarı başına gittiğimizde rahmetli Baykal’ı anıyoruz. Ama 22 yıl önce yapılan 1 Mart oylamasını şöyle çok kısaca hatırlatmam lazım. 22 yıl önce bugünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın o tarihte Amerika Birleşik Devletleri’ne verdiği bir sözden ötürü… Amerika Irak’ı işgale hazırlanırken, ki sonra işgal oldu ve milyonlarca Müslüman öldürüldü. Amerikan askerlerini Mersin Limanı’ndan alıp bizim sınırlarımızın içinden Irak’a sokmaya söz vermişti. Bunun tezkeresi Meclis’e geldi, kendi milletvekillerinin sayısı rahatlıkla bu tezkereyi geçirmeye yetiyordu. Meclis’i Sayın Bülent Arınç yönetiyordu ve Deniz Bey, ‘Bu topraklara, Amerikan postalı bir basarsa bir daha gitmez. Biz burada Amerikan askeri istemiyoruz. Irak’ın işgaline Türkiye üzerinden gidilmesini asla izin veremeyiz’ özünde bir konuşmayı çok etkili şekilde yaptı. Sayın Bülent Arınç, birkaç kez konuşması bittiğinde süresini uzattı ve en nihayetinde yapılan oylamada 99 AK Partili milletvekili bütün CHP’li milletvekilleri ile birlikte oy kullandılar. O Amerikan askerleri, gelseler belki de bir daha hiç gitmeyecekti. Amerikan askerleri, o postallar, Anadolu’yu kirletemedi. Irak’taki katliamın bizim üzerimizden yapılmasına engel oldu. O gün bugün, 22 yıldır o tezkerenin içeriği, 10 yıl geçmesi gerekiyordu Meclis kuralları gereğince. 10’uncu yıl ‘Açıklayın’ dendi, oy verdiler ve reddettiler. Her sene isteniyor, her sene reddediliyor. Çünkü şu görülmesin istiyorlar. O gün bizimle birlikte oy kullanan 99 Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilinin hiçbiri bir daha milletvekili olamadı. O gün bugün açıklanmayan tutanaklarda Deniz Baykal’ın o konuşması asla ve asla aleniyet kazanamadı. Ben 22’nci yılında, o gün oyunu kullanıp da bugün hayatta olmayan başta Sayın Baykal olmak üzere tüm milletvekillerini rahmetle, minnetle anıyorum. O noktada irade gösteren milletvekillerinin bugün yaşayanlarına da buradan; Etimesgut’tan, bu mübarek günde Müslüman kanının akmasına Türkiye’nin alet edilmesine engel oldukları için yürekten bir selam gönderiyorum.

“Ramazan kolisi geçen sene bugün 950 liraydı. Şimdi bin 610 lira”

Son sözüm, bizim masada da konu geçim derdiydi. Hiç şüphem yok, bütün masalarda ve Türkiye’nin dört bir yanındaki iftar sofralarında ya da güçlükle yapılan iftarlarda konu hayat pahalılığı ve ekonomi. Biz bunu tüm yönleriyle anlatıyoruz. Biliyorsunuz altın hesabında emeklilerin durumu; 2002’den bugüne 8 çeyrek altın alabilirken en düşük emekli maaşı, bugün 2,5 çeyrek altına düştü. Her emeklinin 5,5 çeyrek altını kayıp. Yine sekiz temel ürünün, yani ayçiçek yağı, bulgur, pirinç, makarna, nohut, un, kıyma ve çayın içinde bulunduğu ramazan kolisi geçen sene bugün 950 liraydı. Şimdi bin 610 lira. Vatandaşlarımıza bu ramazanda Allah yardımcı olsun. Çünkü devlet yardımcı olmuyor. Ama yardımcı olanlar var. Kim var? Etimesgut Belediye Başkanı var. Sayın Mansur Yavaş var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok kıymetli belediye başkanları var. Hiç şüphe yok ki AK Partili, MHP’li, İYİ Partili, DEM Partili belediye başkanlarının da emekleri, çabaları var bu yoksulluğu ortadan kaldırmak için. Parti ayırmadan bu yokluğa, yoksulluğa bu zor günde kim katkı sağlıyorsa… En çok katkı sağlayanlardan biri yanımda, biri karşımda olmak üzere tüm belediye başkanlarına, partileri ne olursa olsun yürekten teşekkür ediyorum.

“Hurmanın kilosu Sayın Erdoğan geldiğinde 2002 yılında 2 liraymış, bugün 670 TL olmuş”

Tayyip Bey altın hesabına çok kızıyor. ‘Bırak altın hesabını’ diyor. Ben de dedim ya ‘Ramazan’da kalp kırmayacağız, kimseyi üzmeyeceğiz.’ Tayyip Bey’i de üzmemek için altın hesabını bir kenara bırakıyorum. Ve ona hepinizin huzurunda yeni bir hesap yapıyorum. Altın hesabı değil, hurma hesabı. Hepimiz bugün elimizi uzattık bir hurma aldık. O bir hurmayla oruçlarınızı açtınız. O hurmanın kilosu Sayın Erdoğan geldiğinde 2002 yılında 2 liraymış, bugün 670 TL olmuş. Yani hurmanın fiyatı 22 yılda 335 kat artmış. En düşük emekli maaşı, bu iktidardan önce 108 kilo hurma alırken bugün sadece 21 kilo hurma alıyor. Buradan Tayyip Bey’e selam olsun. Allah orucunu kabul etsin. Ramazanı iyi geçsin. Ama iktidara geldiği gün 108 kilo hurma alan en düşük emekli maaşı, bugün 21 kilo hurma alıyorsa bu emekliler nasıl geçinsin Tayyip Bey, nasıl geçinsin? Sayın Erdoğan geldiğinde, 2002 yılında ramazan pidesi 2 liraymış. Bugün 80 TL. Tam 40 kat artmış. 2002’de 1 TL’ye 200 gramlık pideden 2,5 tane alınırken, yani 500 gram, bugün 1 TL’ye 12,5 gram yani bir tırnak kadar pide alınıyor. Bir ekmek 20 gram. 12,5 gram pide alınabiliyor. O yüzden bu yokluğun, bu yoksulluğun, bu sıkıntıların bir an önce ortadan kalkması için bizler hepimiz çok çalışmak durumundayız. Sizler de emekliye, asgari ücretliye, esnafa, memura, çiftçiye sahip çıkmayıp zenginleri koruyan kollayanları değil; bundan sonra yoksulun ve sıkıntıda olanın derdini bilenleri, o derdi çözecekleri başa getirmelisiniz. Böyle de olacağına yürekten inanıyorum.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

MHP Lideri Bahçeli’den Sert Çıkışlar: ‘CHP’de İki Meşruiyet İddiası’, ‘ABD Bekle Biz Geliyoruz’

Yayımlandı

üzerinde

MHP Lideri Bahçeli’den Sert Çıkışlar: ‘CHP’de İki Meşruiyet İddiası’, ‘ABD Bekle Biz Geliyoruz’

Tarih: 09 Haziran 2026
Saat: 12:30

Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında CHP’yi hedef alarak “iki ayrı meşruiyet iddiası” olduğunu söyledi, terörsüz Türkiye vurgusu yaptı ve milli takım için hazırlatılan yeni marşı duyurdu: “ABD bekle biz geliyoruz.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında muhalefeti ve CHP’yi eleştiren Bahçeli, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde bugün iki ayrı yön, iki ayrı meşruiyet iddiası var” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine yönelik kararlılık mesajı verirken, A Milli Takım için hazırlatılan yeni marşı da ilk kez partililerine dinletti.

“CHP’de İki Ayrı Meşruiyet İddiası Var”

Bahçeli, konuşmasının büyük bir bölümünü muhalefet partisi CHP’ye ayırarak, partideki iç karışıklıklara dikkat çekti. “Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı, diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmektedir” diyen Bahçeli, ana muhalefet liderine seslendi:

“Bu noktada CHP’ye ve Özgür Özel’e düşen, ateşe kürekle gitmek değil, aklıselim hareket etmektir.”

Bahçeli, yerel yönetimlerde yaşanan yolsuzluk iddialarına da değinerek, “CHP’li belediyelerde rüşvet, görevi kötüye kullanma ve yolsuzluk vakaları patlak vermektedir. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin rantlarla ve yönetim zafiyetleriyle anılır hale gelmesi ibretlik bir tablodur. Yerelde başlayan bu çözülme CHP Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür” vurgusunu yaptı

“Terörsüz Türkiye Hedefinde Kararlılık”

Bahçeli, terörle mücadelede kararlılık mesajı vererek, “Terörsüz Türkiye hedefi hayatidir. İç cepheyi sağlam tutmak zorundayız” dedi. Lider, bu hedef doğrultusunda kardeşlik hukukunu milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini belirtti.

“ABD’ye Gidiyoruz”: Milli Takım’a Destek Marşı

Grup toplantısına damga vuran anlardan biri de, Bahçeli’nin 2026 FIFA Dünya Kupası için ABD’ye gidecek A Milli Takım’a destek amacıyla hazırlattığı yeni marş oldu.

Partisinin grup toplantısında kürsüye çıkan Bahçeli, “Türk Milli Takımı’nın ABD’de dünya kupasına katılması münasebetiyle birçok çevreler bazı marşların yarışmasını açmıştı. Geçmişte söylenen bazı şeylerin tekrarıyla takımımızı yolcu etmeyi düşünüyorlardı. Böyle bir dönemde ülkücü hassasiyetini gözeterek ülkücü sanatçılarımızdan rica ettim ve ‘Bir marş hazırlayın’ dedim” ifadelerini kullandı.

Marşın son mısrasına atıfta bulunan Bahçeli, “Son mısradaki gibi ‘ABD bekle, biz geliyoruz’ diyorum” diyerek İbrahim Hacıosmanoğlu liderliğindeki milli takıma başarılar diledi.

Marşı hazırlayan ülkücü sanatçılara teşekkür eden Bahçeli, “O sanatçıları tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum” dedi.

“Küresel Şer Çevreleri İş Başında”

Ortadoğu’daki son gelişmelere de değinen MHP lideri, bölgede artan gerilime işaret ederek, “Yakın coğrafyada harlanan ateş, sınırları aşan, gökleri karartan, denizleri kabartan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür” uyarısında bulundu. Bahçeli, “Bölgemizin topraklarına fitne tohumları ekmek, asırlık komşuları birbirine kırdırmak, devletleri içeriden zayıflatmak, enerji yollarını gasp etmek isteyen küresel şer çevreleri iş başındadır. Bir olacağız, diri olacağız, aynı bayrağın altında istikbale yürüyeceğiz” dedi.

Bahçeli’nin Konuşmasından Satır Başları

· Milli Takım Marşı: Ülkücü sanatçılara hazırlatılan yeni marş, grup toplantısında dinletildi.
· CHP Eleştirisi: “CHP’de iki ayrı meşruiyet iddiası var. Özgür Özel’e düşen aklıselim hareket etmektir.”
· Terörle Mücadele: “Terörsüz Türkiye hedefi hayatidir. Kardeşlik hukukunu milli güvenlik olarak görüyoruz.”
· Ortadoğu: “Bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır.”
· Yerel Yönetimler: “CHP’li belediyeler rüşvet, yolsuzluk ve yönetim zafiyetleriyle anılır hale gelmiştir.”

 

Okumaya Devam Et

Politika

CHP Grup Toplantısı’na ziyaretçi alınmayacak

Yayımlandı

üzerinde

CHP Grup Toplantısı’na ziyaretçi alınmayacak

Tarih: 09.06.2026
Saat: 12.30

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, artan parti içi gerilim nedeniyle dikkat çeken bir adım atarak, CHP Grup Toplantısı’na ziyaretçi alınmayacağını bildirdi. Karar, toplantı öncesinde Meclis giriş kapılarında oluşan “ciddi güvenlik riski” gerekçesine dayandırıldı.

Kurtulmuş tarafından CHP Genel Başkanlığı ve CHP Grup Başkanlığı’na gönderilen resmi yazıda, TBMM İçtüzüğü’nün 164. maddesinin birinci fıkrası hatırlatılarak, “Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait bina, bahçe ve arsaların iç ve dış güvenliğiyle ilgili tertip ve tedbirleri almakla yükümlüdür” hükmü anımsatıldı.

Meclis Girişlerinde Yoğunluk ve Gerilim

Karar öncesinde Meclis’in Dikmen ve Çankaya kapılarında, iki kanadı destekleyen partililer arasında gerginlik yaşandı. Kapılarda bariyerler oluşturulurken, bazı vatandaşların engelleri aşarak içeri girme çabası polis ekiplerince engellendi.

Bu yoğunluk ve zaman zaman arbeye dönüşen görüntüler, Meclis yönetimini harekete geçiren temel etken oldu.

İki İsim, İki Farklı Toplantı

Bugünkü gelişmeler, CHP’de 21 Mayıs’ta mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararıyla başlayan iki başlı yönetim krizinin bir yansıması olarak okunuyor. Sabah saatlerinde iki cepheden de karşılıklı açıklamalar geldi:

· TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, saat 13.30’da Meclis’te yapılacak toplantıda konuşacağını duyurdu ve destekçileriyle birlikte Meclis’e gelerek grup salonunda toplandı.
· Eski Genel Başkan ve mutlak butlan kararıyla yeniden genel başkan sayılan Kemal Kılıçdaroğlu ise toplantısını saat 14.00’te CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştireceğini açıkladı. Partililere seslenen Kılıçdaroğlu, “Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir” çağrısı yaptı.

Kurtulmuş’tan Kapsamlı Açıklamalar

Kararın hemen öncesinde konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, partinin iç çatışmasının Meclis Başkanlığı’nın tasarruf alanında olmadığını vurguladı. Kurtulmuş, “Bu mesele, Meclis Başkanlığını ilgilendiren bir mesele değildir. Bu, bir siyasi partinin iç meselesidir, taraf olmayız, olamayız” ifadelerini kullanırken, güvenlik tedbirleri konusunda anayasadan doğan yetkisini kullandığını belirtti.

Daha önce yaptığı açıklamalarda Meclis Başkanlığı’nın her iki tarafın yazılı başvurularını usulüne uygun şekilde işleme koyduğunu hatırlatan Kurtulmuş, yasal mevzuat gereği Genel Başkanların kendi grup toplantılarında konuşmasının önünde engel olmadığını da eklemişti.

Okumaya Devam Et

Politika

Filyos Çayı’na Düşen CHP İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten’in Cansız Bedeni Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Filyos Çayı’na Düşen CHP İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten’in Cansız Bedeni Bulundu

Tarih: 08.06.2026
Saat: 09:30 (Güncelleme: 11:30)

Karabük’te facia: Mola verdi, bir daha geri dönmedi

Karabük’te dün gece saatlerinde yaşanan olay, siyasi camiayı ve tüm Karabük halkını yasa boğdu. Yenice ilçesinden Karabük istikametine seyreden CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten (72), yolculuk sırasında mola vermek için araçtan indi. Ancak bir anlık dengesizlik, hayatını kaybetmesine neden oldu.

Olay nasıl meydana geldi?

Edinilen bilgilere göre Erten, beraberindekilerle birlikte 78 ACD 559 plakalı otomobille Yenice ilçesinden Karabük yönüne giderken, Karabük-Zonguldak kara yolunun Pirinçlik-Çakırlar mahalleleri yakınlarında mola vermek için aracı durdurdu. Araçtan inen Erten, Filyos Çayı kenarında bir süre durduğu sırada ayağının kayması sonucu suya düştü ve kısa sürede akıntıya kapılarak gözden kayboldu.

Gece boyu süren arama çalışmaları

Olayın hemen ardından Erten’in yanındakilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, jandarma, AFAD, UMKE ve itfaiye ekipleri sevk edildi. 50 personel, 15 araç, 2 dron ve 1 bot ile gece boyunca aralıksız sürdürülen arama çalışmaları, sabah saatlerinde acı haberi getirdi.

Cansız bedeni HES kapağına takılı halde bulundu

Sabah saat 09.30 sıralarında, Erten’in cansız bedenine, düştüğü noktadan yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki bir hidroelektrik santralinin (HES) kapağına takılı halde ulaşıldı. Ekipler tarafından botla sudan çıkarılan Erten’in cenazesi, inceleme yapılmak üzere morga kaldırıldı.

CHP’den ilk açıklama

Olayın duyulması üzerine CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar ve Merkez İlçe Başkanı Ali Yaşar ile birlikte birçok partili, arama çalışmalarını yakından takip etti. Parti yetkilileri, Erten’in ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.

Mustafa Erten kimdir?

Mustafa Erten, CHP Karabük İl Başkanlığı’nda Örgütlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Parti içerisinde saygın bir isim olan Erten’in, yıllardır siyasi çalışmaların içinde aktif rol aldığı biliniyor. 72 yaşındaki Erten, evli ve çocuk sahibiydi.

Yetkililerden uyarı

Yetkililer, özellikle yağışlı havalarda su kenarlarında bulunurken aşırı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatarak, zeminin kaygan olabileceğine karşı vatandaşları uyardı.

Bu acı olay, bir kez daha göstermiştir ki doğanın gücü karşısında bir anlık dikkatsizlik telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabiliyor.

Mustafa Erten için bugün Karabük’te bir taziye evi kurulacağı ve cenaze töreninin yarın öğle namazını müteakip kılınacağı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar