Sağlık
MHRS dünyada tek — Günde 1,7 milyon hastaya randevu
MHRS dünyada tek — Günde 1,7 milyon hastaya randevu
FatihDoganMedya | Haber Merkezi
23 Kasım 2025, 11:30 — Okuma süresi: 3 dakika
Özet: Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden günlük ortalama 1,7 milyon randevu verildiğini ve sistemin “dünyada bu seviyede hizmet veren tek planlama” olduğunu açıkladı. Bakanlık verileri ve resmi açıklamalar, MHRS kullanımındaki artışı ve bazı bekleyen randevu sorunlarının gerilediğini işaret ediyor.

Bakan açıkladı: 1,7 milyon randevu, “dünyada tek” sistem iddiası
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Meclis ve basın açıklamalarına göre Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden günde ortalama 1.700.000 hastaya randevu oluşturuluyor. Memişoğlu, MHRS kapasitesini anlatırken sistemin “dünyada bu seviyede hizmet veren tek planlama” olduğuna vurgu yaptı.
Resmi veriler: hacim ve tarihçe
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2011’den bu yana MHRS üzerinden üretilen randevu sayısı milyarlar düzeyinde. Bakanlığın Meclis konuşmasında 2025’in ilk 10 ayında MHRS’ye ait 339 milyon randevu ve sistemde toplamda milyarlarca işlem yapıldığı belirtildi; yıllık/aylık dalgalanmalar olsa da günlük ortalama 1,7 milyon rakamı resmi kaynaklarda yer alıyor.
Vatandaşın şikâyeti — Bakanın yanıtı
Son dönemde “randevu alamıyorum” şikâyetleri gündeme gelirken, Bakan Memişoğlu bu iddialara yanıt vererek randevu sorunlarının büyük oranda azaldığını; bekleyen hasta sayısının düzeltilen düzenlemeler ve aile hekimleri katkısıyla gerilediğini söyledi. Bakanlık yetkilileri, bekleyen hasta sayılarının ve yoğunlukların önceki döneme göre belirgin şekilde düştüğünü aktardı.
MHRS nedir, neden “tek”?
-
MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi): Türkiye çapındaki kamu ve anlaşmalı sağlık kuruluşlarının randevu trafiğini tek merkezden yöneten yazılım ve organizasyon yapısı.
-
“Dünyada tek” iddiası: Resmi açıklamalarda MHRS’nin ülke çapındaki tüm hastaneleri tek merkezde toplayan, kamu kaynaklarıyla geliştirilen ilk ve örnek sistemlerden biri olduğu vurgulanıyor. Bu iddia, benzer sistemlerin varlığına rağmen kapsam ve entegrasyon düzeyi açısından MHRS’nin örnek gösterildiğini belirtiyor. (Sistem hakkındaki resmi değerlendirmeler ve ödül/başarı duyuruları Sağlık Bakanlığı/Sağlık Bilgi Sistemleri kaynaklarında yer alıyor.)
Kısa değerlendirme — Ne değişti, ne eksik?
-
Artı: Günlük 1,7 milyon randevu hacmi, MHRS’nin yüksek erişilebilirlik ve ölçeklenebilirlik sağladığını gösteriyor; aile hekimleriyle entegrasyonun artırılması, bekleyen randevuları hızlandırıyor.
-
Eksi: Vatandaşların “istekli doktora randevu bekleme” alışkanlığı hâlâ bazı kuyrukların oluşmasına yol açıyor; bölgesel doktor yoğunlukları ve branş bazlı sıkışmalar tamamen giderilmiş görünmüyor.
Hızlı bilgiler (haber kutusu)
-
Günlük ort. MHRS randevusu: 1.700.000.
-
2025 ilk 10 ay: 339 milyon MHRS randevulu işlem
-
Bakanlık değerlendirmesi: Randevu sorunlarında azalma, bazı bekleyen kayıtlar hâlen mevcut.
Okur için notlar
-
MHRS üzerinden randevu almak için Sağlık Bakanlığı’nın resmi MHRS portalı veya e-Devlet mobil/web uygulaması kullanılabiliyor. Resmi duyurular ve teknik güncellemeler Sağlık Bakanlığı kaynaklarından takip edilmeli.
Yazar: FatihDoganMedya Haber Merkezi
Sağlık
500 ml portakal suyu, 60 günde genleri değiştirdi — Portakal suyu içmek faydalı mı?
500 ml portakal suyu, 60 günde genleri değiştirdi — Portakal suyu içmek faydalı mı?
FatihDoganMedya — Sağlık
Tarih: 4 Aralık 2025 · Saat: 14:35 · Okuma süresi: ~3 dakika
Yeni bir çalışmaya göre günlük 500 ml (yaklaşık iki büyük bardak) pastörize portakal suyu tüketimi, 60 gün sonunda bağışıklık hücrelerinde binlerce genin ifade seviyesini (aktivitelerini) değiştirdi. Araştırmacılar bu değişikliklerin iltihap, kan basıncı düzeni ve yağ metabolizmasıyla ilişkili genleri etkilediğini; dolayısıyla kalp-damar sağlığına potansiyel olumlu yansımaları olabileceğini bildiriyor. Ancak uzmanlar, çalışmanın sınırlılıklarına ve portakal suyunun doğal şeker içeriğine dikkat çekiyor

Araştırmanın kısa özeti — ne yapıldı, ne bulundu?
-
Çalışmada yetişkin gönüllüler günde 500 ml saf pastörize portakal suyu içti; takip 60 gün sürdü. Kan örneklerinden bağışıklık hücreleri (PBMC) alınarak gen ifade profilleri incelendi.
-
Genomik analiz, binlerce genin ifadesinde değişim gösterdi; bazı raporlara göre 1.700–3.700 arası farklı ifadelenmiş genden söz ediliyor. Bu genlerin bir kısmı özellikle iltihap (IL6, IL1B, NLRP3), kan basıncı düzeni (SGK1, NAMPT) ve yağ/glikoz metabolizması (GSK3B, RIPK1) ile ilişkilendirildi.
Ne anlama geliyor? “Genleri değiştirdi” demek tehlikeli mi?
Bilimsel terminolojide burada kastedilen, DNA’nın mutasyona uğraması değil; genlerin ne kadar aktif olduğu — yani hangi genlerin “açıldığı/kapandığı” — üzerinde değişimler gözlenmesi. Bu tür değişimler genelde besin maddeleri, flavonoidler ve antioksidanlar aracılığıyla görülebilir ve doğrudan kalıcı DNA hasası anlamına gelmez. Yine de bu sonuçlar beslenmenin hücresel düzeyde etkileri olduğunu gösteriyor.
Kimler için iyi, kimler için dikkatli olmalı?
-
Potansiyel faydalar: Çalışma, özellikle iltihabı azaltan yollar ve kan basıncıyla ilişkili genlerde olumlu değişimler olduğunu gösteriyor; bu da uzun vadeli kalp sağlığı göstergeleriyle uyumlu olabilir. Bazı raporlar vücut ağırlığına göre farklı etkiler görüldüğünü; kilolu bireylerde yağ metabolizması iyileşmesi, zayıf/normal bireylerde ise anti-inflamatuar etki daha belirgin olabildiğini bildiriyor.
-
Dikkat edilmesi gerekenler: Portakal suyu doğal şeker (fruktoz/glukoz) içerir; diyabet, insülin direnci veya kan şekeri takibi gerektiren durumları olanlar için günlük büyük miktarlarda meyve suyu risk oluşturabilir. Uzmanlar, 100% taze/pastörize ama “ilave şekersiz” ürünler tercih edilmesini; risk taşıyanların doktoruyla konuşmasını öneriyor.
Çalışmanın sınırlılıkları — sonuçları nasıl yorumlamalıyız?
-
Küçük örneklem büyüklüğü ve katılımcı profili (çoğu raporda genç erişkinler / tek coğrafi havza) sonuçların genelleştirilmesini kısıtlıyor.
-
Gen ifade değişimleri umut verici “biyolojik gösterge” olsa da doğrudan klinik sonuçlar (kalp krizi azaltma, uzun dönem mortalite düşüşü gibi) için daha geniş, uzun süreli çalışmalara ihtiyaç var.
Uzman görüşü
Beslenme bilimciler portakal suyunun içerdiği hesperidin, C vitamini ve antioksidanlar sayesinde hücresel düzeyde etkiler oluşturabileceğini kabul ediyor; fakat günlük beslenmede tüm meyvenin (lif içeriği nedeniyle) su yerine tercih edilmesinin genel öneriler arasında olduğunu belirtiyorlar. Yine de ölçülü, ilave şekersiz ve bir beslenme planı içinde kullanıldığında portakal suyu fayda sağlayabilir.
Sağlık
Tütün Bağımlılığının Bilançosu: Türkiye’nin Sessiz Krizi
Tütün Bağımlılığının Bilançosu: Türkiye’nin Sessiz Krizi
Tarih / Saat: 3 Aralık 2025, 15:30 (TSİ)
Okuma süresi: ~5 dakika
Yazar: FatihDoganMedya Haber Merkezi
Her gün yüzlerce kişi tütün nedeniyle yaşamını yitiriyor; sigara kullanım oranları son yıllarda azalmıyor, aksine bazı verilere göre yeniden yükselme eğiliminde. Sağlık maliyeti, kaybedilen hayatlar ve genç kuşakta artan tüketim alarm veriyor. Türkiye’nin tütün bilançosu; can, ekonomi ve gelecek perspektifinden ağır.

Ana Gövde
1) Ölüm rakamları ve sağlık yükü
2021 verilerine göre tütüne bağlı ölümler yılda yaklaşık 85 bin kişiye ulaşıyor; bunun önemli bir kısmı doğrudan içicilikten, bir kısmı ise pasif içiciliğe bağlı ölümlerden kaynaklanıyor. Tütün, kardiyovasküler hastalıklar, kronik akciğer hastalıkları ve birçok kanser türünün başlıca tetikleyicisi olmaya devam ediyor.
2) Yaygınlık: kim, nerede, ne kadar?
Resmi sağlık araştırmaları 15 yaş ve üzeri nüfusta günlük tütün ürünü kullananların oranının %26–%30 bandında seyrettiğini gösteriyor; erkeklerde oranlar kadınlara göre çok daha yüksek. Toplam aktif kullanıcı sayısı on milyonlar seviyesinde. Gençlerde ve kadınlarda gözlenen artış ise ayrı bir risk sinyali.
3) Tüketim ve satış trendleri
Sektör raporları ve pazar verileri, son dönemde toplam sigara satış miktarının (paket/adet bazında) yükseldiğine işaret ediyor; 2010’dan bu yana noktasal dalgalanmalar olsa da 2022–2023 verileri tüketimde artış sinyali veriyor. Bu durum vergi ve fiyat politikalarının, kaçak/sırt pazarın ve yeni ürün gruplarının (slim/özel formlar) etkisini sorgulatıyor.
4) Ekonomik maliyet: doğrudan + dolaylı
Tütünün sağlık sistemine ve ekonomiye yükü milyarlarca lira olarak hesaplanıyor. Bazı analizler Türkiye için yıllık onlarca milyar TL düzeyinde doğrudan ve dolaylı maliyet (tedavi, işgücü kaybı, erken ölümler) olduğunu gösteriyor; bu yük kamu bütçesini ve aile ekonomilerini baskılıyor.
5) Genç kuşak ve başlangıç yaşı
Gençlerde deneme, sosyal etki ve ürün çeşitliliğinin (aromalı, ince/slim, elektronik alternatifler) etkisiyle başlanma yaşı düşebiliyor. Erken başlayanlarda bağımlılık daha güçlü, bırakma başarısı daha düşük oluyor; bu da uzun vadeli sağlık ve ekonomik kayıpları büyütüyor.
6) Ne yapılmalı? (Kısa politika rehberi)
-
Vergi ve fiyat politikalarının düzenli, hedefe yönelik ve kaçakla mücadele ile desteklenmesi.
-
Kapalı/ açık alanlarda denetim güçlendirilmesi, reklam ve erişim kısıtlarının etkin uygulanması.
-
Gençliğe yönelik yoğun önleme programları ve okullarda bağımlılık eğitimi.
-
Ücretsiz veya düşük maliyetli bırakma destek programlarının yaygınlaştırılması (nikotin replasmanı, danışmanlık).
-
Sivil toplum ve sağlık kuruluşlarıyla koordineli izleme ve veri paylaşımı. (Strateji belgeleri bu yönleri öne çıkarıyor.)
Bilmeniz gereken kilit rakamlar (hızlı bakış)
-
Yıllık tütün kaynaklı ölümler: ~85.000.
-
15+ yaş tütün kullanım oranı (kaynaklara göre değişken; TÜİK: ~%28 civarı).
-
Yıllık ekonomik maliyet (tahmini): onlarca milyar TL düzeyinde (Tobacco Atlas verileri ile uyumlu).
Uzman yorumu (kısa, tarafsız)
Sağlık otoriteleri ve bağımlılık çalışmaları; tütünle mücadelede hem önleme hem de bırakma desteğinin birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Tek tek önlemler (ör. sadece reklam yasağı) etkili ama yetersiz; çok bileşenli bir yaklaşım şart.
Sağlık
HAVAALANLARI VE AVM’LERE YERLİ “OTOMATİK ŞOK” DÖNEM
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: ASELSAN imzalı otomatik şok cihazları 2026–2028 döneminde yoğun alanlarda kademeli olarak yaygınlaşacak
02.12.2025, 19:20 (TSİ) — FatihDoganMedya
Okuma süresi: 3 dk
-
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) programının yaygınlaştırılacağını açıkladı.
-
2026–2028 stratejik planı kapsamında; havaalanları, AVM’ler, istasyonlar ve yoğun kamusal alanlarda cihaz sayısı kademeli artırılacak.
-
ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yerli cihazın kullanıcı dostu arayüz, Türkçe sesli yönlendirme ve ritim analizi özellikleri olduğu bildiriliyor.

Bakanlıktan “hayat köprüsü” vurgusu
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bugün düzenlenen OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) tanıtımında, ani kalp durması vakalarında müdahalenin saniyelerle ölçüldüğünü belirterek, ASELSAN ile geliştirilen yerli otomatik şok cihazlarının 2026–2028 yılları arasında havaalanları, alışveriş merkezleri, yolcu terminalleri, istasyonlar ve benzeri yoğun alanlarda kademeli olarak artırılacağını açıkladı. Bakan, uygulamayla “acil sağlık zincirinin ilk halkasının” güçlendirileceğini söyledi.
Cihazın öne çıkan teknik ve kullanım özellikleri
Basına yansıyan teknik açıklamalara göre yeni OED cihazları:
-
Ritmi otomatik analiz ederek şok gerekip gerekmediğine karar verecek,
-
Kullanıcıyı adım adım yönlendiren Türkçe sesli komut sistemine sahip olacak,
-
Kullanıcı dostu arayüzü ve akıllı yönlendirme ile halkın ilk müdahalesini kolaylaştıracak. Bu özellikler, cihazın ambulans gelene kadar hastanın hayata tutunmasını sağlayacak “yaşam köprüsü” işlevini güçlendiriyor.
Uygulama takvimi ve önceliklendirme
Bakanlığın hazırladığı yönetmelik ve stratejik plana göre (2026–2028 dönemini kapsayan uygulama):
-
2026: Büyük tesisler ve yüksek yolcu/nüfus yoğunluğuna sahip merkezlerde ilk dağıtım ve eğitim programları,
-
2027: Kapsamın genişletilmesi; kamu kurumları, spor salonları ve üniversite kampüsleri,
-
2028: Daha geniş erişim; istasyonlar, bazı ticari alanlar ve kritik noktalarda zorunlu bulunurluk hedefleniyor
Eğitim, bakım ve erişim
Bakanlık yetkilileri, cihazların yerleştirilmesinin yanı sıra:
-
halka yönelik temel yaşam desteği (KPR) eğitimi kampanyaları,
-
cihazların periyodik kontrol ve bakım planları,
-
acil durum yönlendirmesinin dijital haritalarda gösterilmesi gibi destek adımlarının da planlandığını belirtiyor. Bu sayede cihaz bulunduğunda zaman kaybı en aza indirilecek
Neden önemli?
Ani kardiyak durmalarda ilk müdahale süresi, hayatta kalma oranlarını doğrudan etkiliyor. Kamuya açık alanlarda erişilebilir defibrilatör sayısının artırılması, ambulans gelene kadar geçen kritik dakikalarda yaşam kurtarıcı olabiliyor. Bakanlığın hedefi, bu süreci hem teknolojik hem de toplumsal eğitimle destekleyerek erişimi artırmak.
Uzman yorumu
Tıp çevreleri, cihazların yaygınlaşmasının olumlu olacağını, ancak etkin bir program için düzenli bakım, halka eğitim ve cihaz yerlerinin kolay bulunabilirliği gerektiğini vurguluyor. (Uzman görüşleri ilerleyen saatlerde yayınlanan tam röportajlarda yer alacak.)
-
Gündem1 hafta önceİstanbul’da hangi yollar kapanıyor — Papa 14. Leo’nun ziyareti nedeniyle trafik tedbirleri ve alternatif güzergahlar
-
Son Dakika7 gün önceEskişehir’de 37 yaşındaki Beyza Yavuz, arkadaşının evinde ölü bulundu
-
Teknoloji1 hafta önceAy ve Satürn Bu Hafta Sonu Akşam Gökyüzünde Birlikte Parlıyor — İstanbul’dan Nasıl Görünür?
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe — Ferencváros | Kadıköy’de kritik Avrupa Ligi randevusu
-
Gündem1 hafta önceÇanakkale’de hijyen skandalı — Onaysız et/sakatat tesisi mühürlendi, yüzlerce kilo ürün imha edildi
-
Gündem1 hafta önceSON DAKİKA — Dünyanın beklediği ziyaret: Papa Leo XIV Türkiye’de
-
Ekonomi1 hafta önceSuriyeliler para ödeyecek: Ücretsiz sağlık hizmeti sona eriyor
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe — Ferencváros: Chobani’de gerilim 1-1’le sona erdi
