Hürmüz Boğazı’nda İnsani Kriz Derinleşiyor: 6 Bin Denizci Mahsur
Tarih: 28 Ağustos 2026 | Okuma Süresi: 5 dakika
REUTERS

Altı Aydır Süren Çatışmalar Denizcileri Esir Aldı
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik ortak saldırısıyla başlayan savaşın altıncı ayına girilirken, Hürmüz Boğazı’ndaki insani kriz her geçen gün daha da derinleşiyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) son verilerine göre, yaklaşık 6 bin denizci ve 500 ticari gemi, Basra Körfezi’nde mahsur kalmış durumda.
Çatışmaların başlamasının ardından İran’ın boğazı fiilen kapatmasıyla birlikte, bölgedeki deniz trafiği çökme noktasına geldi. Savaş öncesinde dünya petrolünün beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatının geçtiği bu stratejik su yolunda, günlük gemi geçiş sayısı şubat ayındaki ortalama 95’ten, mart başında boğazın kapatılmasının ardından günlük ortalama 10’a kadar geriledi. Haziran ayında ABD ile İran arasında imzalanan geçici mutabakatla geçişler kısa süreliğine 36’ya çıksa da,temmuz ayında çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte bu sayı 15’e kadar düştü. 27 Temmuz ile 2 Ağustos arasındaki haftada ise boğazdan yalnızca 84 gemi geçiş yapabildi; bu rakam, çatışma öncesi haftalık ortalama 700 gemi trafiğinin yalnızca yüzde 10’una denk geliyor.
“Gemilerde Mahsur Kalmak Hapishanede Olmak Gibi”
Mahsur kalan denizcilerin büyük çoğunluğu Hindistan ve Filipinler gibi ülkelerden geliyor. Hindistan dünyanın en büyük ikinci denizci tedarikçisi konumunda bulunurken, Filipinler 460 bin denizciyle bu alanda ilk sırada yer alıyor.
Hintli bir denizcilik sendikası yetkilisi, durumu “hapishanede olmak” olarak nitelendirirken,IMO’ya göre çatışmaların başladığı günden bu yana bölgede en az 17 denizci hayatını kaybetti ve bu ölümlerin çoğu İran’ın düzenlediği saldırılarda gerçekleşti. Son altı ayda bölgede yaşanan saldırı ve olaylarda en az 20 denizci ve liman çalışanının daha yaşamını yitirdiği bildiriliyor.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, durumu “vahim bir insani ve insan hakları krizi” olarak tanımlayarak,tarafları mahsur kalan denizcilerin güvenliğini sağlamaya ve tahliyelerine imkan tanımaya çağırdı. Türk’ün sözcüsü Shabia Mantoo, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, bazı gemi sahiplerinin mürettebatı gemilerde terk ederek onları yiyecek, su, yakıt, tıbbi bakım, elektrik ve aileleriyle iletişim kurma imkanından yoksun bıraktığını açıkladı. En az dokuz gemideki 93 mürettebatın bu şekilde terk edildiği belirtiliyor.
IMO’nun Tahliye Girişimi Akamete Uğradu
IMO, haziran ayında Basra Körfezi’nde mahsur kalan 11 binden fazla denizciyi tahliye etmek için kapsamlı bir girişim başlattı. Ancak bu çaba, bir gemiye düzenlenen saldırının ardından kısa süre içinde durdurulmak zorunda kaldı. CBS News’in aktardığına göre, şu ana kadar yalnızca 136 gemi ve yaklaşık 2 bin 900 denizci tahliye edilebildi ve haziran ayı sonundan bu yana hiçbir tahliye gerçekleştirilemedi.
IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, altı aylık savaşın ardından yaptığı açıklamada, “bölgedeki binlerce denizcinin artan risk ve belirsizlik koşulları altında yaşamaya ve çalışmaya devam ettiğini” belirterek,çatışmanın küresel yakıt ve emtia tedarik zincirlerinde ciddi kesintilere yol açtığına dikkat çekti.
Boğazda “Karanlık” Geçişler Artıyor
Güvenlik endişeleri nedeniyle gemiler, boğazda giderek daha riskli rotalar kullanmak zorunda kalıyor. Savaş öncesinde gemiler, IMO tarafından belirlenen merkezi rotayı takip ederken, şimdi iki ana rota bulunuyor: İran kıyılarına yakın kuzey rotası ve Umman kıyıları ile mayınlanmış olabilecek bölgeler arasındaki güney rotası.
En dikkat çekici gelişme ise “karanlık” geçiş olarak adlandırılan ve gemilerin transponderlarını kapattığı, sinyallerin karıştırıldığı ya da uydu görüntülerinin eksik olduğu rotalardaki artış. Savaş öncesinde yüzde 1’in altında olan bu tür geçişlerin oranı, 8 Temmuz’dan itibaren üçte ikiye fırladı. İran Devrim Muhafızları ayrıca 1.400 kilometrekarelik bir “tehlikeli bölge” ilan ederek bu alanda mayın bulunabileceği uyarısında bulundu.
Petrol Fiyatları ve Küresel Tedarik Zinciri Tehdit Altında
Hürmüz Boğazı’ndaki bu krizin etkileri yalnızca mahsur kalan denizcilerle sınırlı kalmıyor. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 90’ı deniz yoluyla taşınıyor. IMO Genel Sekreteri Dominguez’in de vurguladığı gibi, “denizciler güvenli bir şekilde çalışamazsa, küresel tedarik zincirleri ve dünyadaki tüm ülkeler nihai olarak bundan etkilenecek”.
Petrol fiyatları, boğazdaki belirsizlik nedeniyle varil başına 120 dolara kadar yükseldi. Avrupa’da doğalgaz fiyatları da benzer şekilde artış gösterirken, küresel enerji piyasaları tedirginliğini koruyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, boğazın mayınlardan arındırıldığını ve “açık olduğunu” iddia etse de, İran’ın ticari gemilere yönelik tehdidi, geçişleri savaş öncesi seviyelerin çok altında tutmaya devam ediyor.
Boğazın Geleceği Belirsizliğini Koruyor
İran, 9 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, ABD şartlarını kabul edene kadar Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını yineledi. Buna karşılık, İran ile Umman arasında boğazda yeni bir güzergah düzenlemesi konusunda anlaşmaya varıldığı ve anlaşmanın son aşamaya geldiği bildiriliyor. Ancak İran, bu düzenlemenin yanı sıra ABD’nin diğer şartlarını da yerine getirmesi gerektiğinde ısrar ediyor.
Çatışmalar devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı’ndaki bu insani dramın sona ermesi beklenmiyor. BM ve IMO’nun acil çağrılarına rağmen, binlerce denizci belirsizlik içinde, gemilerde mahsur kalmaya devam ediyor. Uluslararası toplumun bu krize yönelik somut adımlar atıp atmayacağı ise önümüzdeki günlerin en önemli sorusu olarak duruyor.








