Gündem
Gazze’de İsrail Katliamı: Okul Saldırısı Sonrası Çok Sayıda Ölü ve Yaralı

Açıklama: Gazze’de sivillerin sığındığı okul, İsrail tarafından hava saldırısına uğradı. Çok sayıda sivil, kadın ve çocuk hayatını kaybederken, uluslararası toplum tepkilerini artırdı. İşte detaylar…
Giriş
Gazze Şeridi’nde devam eden çatışmaların son döneminde, sivillerin sığındığı bir okul, İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen hava saldırısı sonucu büyük yıkıma uğradı. Bu saldırı, bölgedeki insan hakları ihlallerinin en acımasız örneklerinden biri olarak uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Olayla ilgili ilk raporlar, okulda bulunan yerinden edilmiş siviller arasında çok sayıda ölü ve yaralı olduğunu bildiriyor.
Olayın Gelişimi
Saldırının Gerçekleştiği Anlar
Gazze’de yerinden edilmiş sivillerin korunma amacıyla toplandığı bir okul, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen hava saldırısına maruz kaldı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, İsrail savaş uçakları tarafından okul alanına füzeler veya yüksek patlayıcı etkili mühimmat fırlatıldı. Okul, uzun süredir yerinden edilen ailelerin, kadınların ve çocukların sığındığı bir sığınak olarak biliniyordu. İlk belirlemelere göre, saldırı sonucu okul alanında toplanan siviller arasında çok sayıda can kaybı yaşandı.
Saldırıda Yaşananlar
Olayın meydana geldiği bölgede bulunan yerel sağlık yetkilileri, saldırı sonrası olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, okulun hem çatısının çökmesi hem de içerideki sivil grupların ağır yaralandığını belirtti. Hemen ardından bölgeye gelen sağlık ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışmalar başlattı. Saldırıda ölen ve yaralananların arasında kadın, çocuk ve yaşlı sivillerin bulunduğu bildirildi.
Ölü ve Yaralı Sayıları
Farklı kaynaklardan elde edilen verilere göre, okul saldırısında ölenlerin sayısı 20 ile 25 arasında değişirken, yaralı sayısının ise 80 ile 100 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Her ne kadar İsrail yetkilileri saldırının hedefinde Hamas ve diğer militan unsurlar olduğunu iddia etseler de, yerel kaynaklar ve uluslararası gözlemciler, saldırının sivil halk üzerinde yıkıcı etkiler bıraktığını vurguluyor.
Uluslararası Tepkiler
Birleşmiş Milletler ve İnsan Hakları Kuruluşları
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, saldırıyı “tamamen kabul edilemez” olarak nitelendirirken, uluslararası insan hakları kuruluşları da İsrail’i sivillere yönelik saldırılardan sorumlu tutuyor. Birçok raporda, okul saldırısının uluslararası insancıl hukuk kurallarını ihlal ettiği ve savaş suçunu akla getirdiği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Politik Tepkiler
-
Avrupa Birliği: AB dışişleri yetkilileri, Gazze’de sivillerin korunması gerektiğini vurgulayarak, saldırının derin kınandığını ifade etti. AB, tarafların derhal ateşkes sağlaması çağrısında bulundu.
-
Orta Doğu Ülkeleri: Birçok Arap ülkesi, saldırıyı “katliam” olarak nitelendirerek, uluslararası toplumun olayın ciddiyetine müdahale etmesi gerektiğini belirtti.
-
ABD: ABD yönetimi, İsrail’in güvenlik endişelerini dile getirirken, aynı zamanda sivillerin korunması konusunda daha dikkatli davranılması çağrısında bulundu.
-
Diğer Uluslararası Kuruluşlar: İnsan hakları örgütleri ve BM, saldırının tekrarlanmasının önlenmesi için bağımsız soruşturmalar başlatılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini savunuyor.
Bölgedeki İnsani Kriz ve Sonuçlar
Gazze’deki okul saldırısı, bölgedeki insani krizin sadece bir yansıması olarak görülüyor. Uzun süredir devam eden çatışmalar, yerinden edilmiş milyonlarca Filistinlinin temel yaşam alanlarını yok ederken; sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin aksamasına sebep oluyor. Saldırı sonrası bölgedeki sağlık ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmaya çalışırken, uluslararası yardım kuruluşları bölgeye insani yardım ulaştırmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Eğitim ve Gelecek Üzerindeki Etkiler
Okullar, sadece eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda yerinden edilmiş sivillerin sığınak noktaları olarak da kullanılıyor. Bu tür saldırılar, bölgedeki çocukların eğitim hayatını ve geleceklerini derinden etkiliyor. Uzun vadede, sürekli eğitim altyapısının zarar görmesi, yeni nesillerin bilgi ve beceri eksikliği yaşamalarına yol açabilir.
Psikolojik ve Toplumsal Etkiler
Bu tür saldırılar, sivil halk arasında derin travmalara, psikolojik bozukluklara ve toplumsal kırılmalara neden oluyor. Gazze’de her gün yaşanan şiddet, bölge halkının güvenlik duygusunu zedeliyor; sosyal dokuda meydana gelen bozulma, uzun yıllar boyunca etkisini sürdürebilir.
Sonuç
Gazze’deki okul saldırısı, bölgedeki insani kriz ve çatışmanın acımasız yüzünü gözler önüne seriyor. İsrail’in saldırıda militan unsurları hedef aldığı iddiaları tartışılırken, sivillerin ve özellikle çocukların hayatlarının kaybedilmesi uluslararası toplumda büyük üzüntü ve öfkeye neden oluyor. Uluslararası kuruluşların ve bölgesel aktörlerin bu saldırıyı kınaması, çatışmaların sona erdirilmesi ve sivillerin korunması yönünde adımların atılması çağrısı, bu trajik olayın ardından artmış durumda.
Özetle, Gazze’de yaşanan bu okul saldırısı; insancıl değerlerin, uluslararası hukukun ve temel insan haklarının ihlal edildiği bir felaketi temsil ediyor. Bölgedeki tüm tarafların, sivillerin korunması için derhal harekete geçmesi ve kalıcı bir barış sürecine yönelik adımların atılması, gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması açısından büyük önem taşımaktadır.
Gündem
72 Gündür Kayıp Uğur’un Ailesinden Yürek Burkan Çağrı: “Biz Karanlıktayız, Lütfen Bize Bir Işık Olun”
72 Gündür Kayıp Uğur’un Ailesinden Yürek Burkan Çağrı: “Biz Karanlıktayız, Lütfen Bize Bir Işık Olun”
TARİH: 03 Mayıs 2026, 07:30

HATAY – Hatay’ın Antakya ilçesinde, Van’dan çalışmaya gelen 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’ın, kaldığı apart otelin penceresinden çıkarak kaybolmasının üzerinden tam 72 gün geçti. Geride kalan sürede yürütülen tüm arama çalışmalarına rağmen genç adamdan haber alınamazken, ağabey Tarık Çalışkan’ın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yaptığı yürek burkan çağrı, olayın gizemini bir kez daha gündeme taşıdı.
GECE 03:00’TE PENCEREDEN ÇIKTI, BİR DAHA DÖNMEDİ
Olay, 19 Şubat 2026 tarihinde Antakya’nın Serinyol Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Uğur Çalışkan, Van’dan çalışmak amacıyla Hatay’a gelerek kuzenleriyle birlikte bir apart otelin 2. katında kalmaya başladı. Kaybolduğu gece sabaha karşı henüz bilinmeyen bir nedenle odasının penceresinden çıkarak bahçeye indi. Binanın dış cephesine tırmanarak yeniden odaya dönmeye çalıştığı güvenlik kameralarınca kaydedilen Çalışkan, başarılı olamayınca karanlığa karıştı. Sabah saatlerinde Uğur’u odada göremeyen kuzenleri, güvenlik kamerası kayıtlarını inceledikten sonra polise kayıp başvurusunda bulundu.
ORMANLIK ALANDA BULUNAN KIYAFETLER ŞÜPHEYİ ARTIRDI
Kayıp ihbarının hemen ardından bölgede jandarma, AFAD ve gönüllü arama ekiplerinden oluşan geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Aramaların 7. gününde, Serinyol yakınlarındaki dağlık ormanlık bir arazide Çalışkan’a ait olduğu belirlenen tişört, hırka, telefon ve cüzdan katlanmış bir şekilde bulundu. Uğur’un terliği de arama çalışmalarının 15. gününde ekipler tarafından tespit edildi. Ancak aradan geçen 72 günde, bulunan bu kişisel eşyalara rağmen gencin kendisine ait en ufak bir ize rastlanamadı.
AĞABEY “BİPOLAR” İDDİALARINI YALANLADI
Kayboluşun ardından bazı basın organlarında Uğur Çalışkan’ın bipolar bozukluk (manik depresif) tanısı olduğuna dair haberler yayınlanması, acılı ailenin tepkisini çekti. Ağabey Tarık Çalışkan, bu iddiaları kesin bir dille reddederek şunları söyledi: “Kesinlikle Uğur bipolar hastası değildir. Kendisine konulmuş herhangi bir tanı yok. Bu iddiaları kabul etmiyoruz.” Tarık Çalışkan, kardeşinin kaybolmasının ardında psikolojik bir rahatsızlıktan ziyade henüz aydınlatılamamış başka nedenler olabileceğine dikkat çekti.
İÇİŞLERİ BAKANI’NA DUYGU DOLU ÇAĞRI
Yaşadığı çaresizliği ve ailenin içinde bulunduğu perişan durumu kamuoyuyla paylaşan ağabey Tarık Çalışkan, sözlerini doğrudan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltti: “Buradan sayın İçişleri Bakanlığımıza sesleniyorum. Sayın Mustafa Çiftçi, lütfen biz karanlıktayız. Lütfen bize bir ışık olun. Bu ışığımızı yakın.” Gözyaşları içinde konuşan ağabey, yetkililerden insani bir görev olarak yardım beklediklerini belirterek, “Ormandaysa neden bulunamadı, şehirdeyse neden tespit edilemedi? Bizi görün, bizi duyun. Bir aile perişan durumda. Lütfen, Uğur nerede?” ifadelerini kullandı.
Olayla ilgili soruşturma ve arama çalışmaları çok yönlü olarak sürdürülmeye devam ediyor.
Gündem
Osmanbey Metro İstasyonu’nda Feci Ölüm: Raylara Düşen 22 Yaşındaki Dalyan G. Hayatını Kaybetti
Osmanbey Metro İstasyonu’nda Feci Ölüm: Raylara Düşen 22 Yaşındaki Dalyan G. Hayatını Kaybetti
Tarih/Saat: 3 Mayıs 2026, Cumartesi – 01:55

İstanbul’un en yoğun metro hatlarından M2 Yenikapı–Hacıosman Hattı’nın Osmanbey İstasyonu’nda 2 Mayıs akşamı meydana gelen olayda, 22 yaşındaki Dalyan G. raylara düşerek olay yerinde yaşamını yitirdi. Polis ve sağlık ekiplerinin incelemelerinin ardından, metro seferleri normale dönerken, istasyonun geçici olarak kapatıldığı belirtildi.
OLAYIN GELİŞİMİ
Olay, 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 22.00 sıralarında M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı’nın Osmanbey İstasyonu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, istasyonda bulunan 22 yaşındaki Dalyan G., henüz belirlenemeyen bir nedenle metronun raylarına düştü.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hemen polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, güvenlik önlemleri çerçevesinde metro istasyonunun giriş ve çıkışlarını geçici olarak kullanıma kapattı.
OLAY YERİNDE CAN VERDİ
Bölgeye ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde Dalyan G.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerinin olay yeri inceleme ekipleri tarafından yapılan detaylı çalışmaların ardından, gencin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
METRO SEFERLERİ AKSADI, İSTASYON KAPATILDI
Yaşanan trajik olayın ardından M2 Yenikapı–Hacıosman hattındaki metro seferleri bir süre aksadı. Metro İstanbul’un resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Osmanbey İstasyonu işletmeye kapatılmıştır. Araçlarımız Osmanbey İstasyonu’nda durmayarak seferine devam edecektir” denildi.
Seferler, ekiplerin istasyondaki incelemelerini tamamlaması ve cenazenin morga nakledilmesinin ardından normale döndü. Metro İstanbul yetkilileri, istasyonun ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını belirtti.
Polis ekipleri, olayın kesin nedenini belirlemek için soruşturma başlattı. Genç yaşta sona eren bir hayat, İstanbul için hüzünlü bir hatırlatma oldu.
Gündem
Artvin Çığ Faciasında 122 Gün Sonra Umut! Kayıp Bülent Gezer İçin AFAD’dan 13 Kişilik Özel Ekip İş Başında
Artvin Çığ Faciasında 122 Gün Sonra Umut! Kayıp Bülent Gezer İçin AFAD’dan 13 Kişilik Özel Ekip İş Başında
TARİH: 03.05.2026
SAAT: 06:45

Artvin’in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025’te 6 çobanın kar altında kaldığı çığ faciasında kaybolan Bülent Gezer’i arama çalışmaları, 122 günlük zorunlu aranın ardından yeniden başladı. Olumsuz hava koşulları ve yüksek çığ riski nedeniyle 3 Ocak’ta durdurulan aramalar, AFAD’ın 13 kişilik özel ekibiyle tekrar start aldı. Çalışmaları yerinde takip eden anne Şengül Gezer’in “Yarın oğlumu bulacağız, Allah’ın izniyle” sözleri yürek burktu.
Türkiye, 2025 yılının son gününde Artvin’den gelen acı haberle sarsılmıştı. Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyü sınırlarındaki Aksu Dağı’nda meydana gelen çığ faciasında hayatta kalma mücadelesi veren 6 çobandan 3’ü sağ olarak kurtarılmış, Suat Temel ve Kerimullah Azizulla isimli çobanlar hayatını kaybetmişti. Aynı faciada kaybolan Bülent Gezer’den ise 122 gündür haber alınamıyordu.
3 Ocak’ta Durdurulmuştu
ANKA’nın haberine göre, AFAD ve jandarma ekipleri, bölgede aralıksız süren olumsuz hava koşulları ve yüksek çığ riski nedeniyle arama çalışmalarını 3 Ocak 2026 tarihinde geçici olarak durdurmak zorunda kalmıştı. Aradan geçen 122 günün ardından, bahar aylarının gelmesiyle birlikte bölgede çığ riskinin azalması, beklenen umut kapısını araladı. Artvin’den Aksu Dağı’na sevk edilen 13 kişilik uzman AFAD ekibi, güvenlik önlemleri kapsamında kontrollü şekilde arama faaliyetlerine başladı.

Bugünkü Çalışmalar Sonlandırıldı, Yarın Devam Edilecek
AFAD ekipleri, arama çalışmalarının ilk gününde son görülme noktası merkez alınarak drone destekli geniş çaplı bir tarama yaptı. Kadavra köpekleri ve derin görüntüleme cihazlarıyla donatılan ekip, eriyen kar örtüsünün avantajını kullanarak bölgeyi adeta karış karış inceledi. Yetkililer, bugünkü çalışmaların gün ışığının kaybolmasıyla sonlandırıldığını, yarın sabahın ilk ışıklarıyla birlikte arama faaliyetlerine kaldıkları yerden devam edileceğini bildirdi.

“Oğlumu Bulacaklar, Çok Sevinçliyim”
Acılı bekleyişin simgesi haline gelen anne Şengül Gezer, arama çalışmalarının yeniden başlamasıyla birlikte bölgeye gelerek çalışmaları anbean takip etti. Duygularını FatihDoganMedya muhabiriyle paylaşan anne Gezer, oğluna kavuşacağı günün hayaliyle şu ifadeleri kullandı:
“Allah’ın izniyle çalışmalar başladı. Yarın oğlumu bulacağız, Allah’ın izniyle. Devletimiz sayesinde oğlumu bulacağız. 120 gün geçti, bölgede şartlar uygun değildi. Şimdi gelişti. Oğlumu çıkaracaklar, Allah’ın izniyle. Çok sevinçliyim.”
Anne Gezer’in umut dolu bekleyişi, arama noktasında bulunan ekiplere de duygusal anlar yaşattı. 4 aydan uzun süredir evladının yolunu gözleyen acılı annenin “Çok sevinçliyim” sözleri, Türkiye’nin dört bir yanında bu acıya ortak olan vatandaşların yüreğine dokundu.
Çığ Faciasının Acı Bilançosu
31 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Aksu Dağı’nda bulunan 6 çoban aniden kopan devasa bir çığ kütlesinin altında kalmıştı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, zorlu mücadele sonucu 3 çobanı yaralı ancak sağ olarak kurtarmayı başarmıştı. Ancak facianın acı bilançosu ağır oldu; Suat Temel ve Kerimullah Azizulla’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, Bülent Gezer’in akıbeti meçhul kalmıştı. Aşırı kar yağışı, tipi ve sürekli çığ tehlikesi nedeniyle arama çalışmaları 3 Ocak’ta geçici olarak durdurulmuş ve 122 gün boyunca beklenen haber bir türlü gelmemişti.
FatihDoganMedya olarak, Aksu Dağı’ndaki arama çalışmalarını anbean takip ediyor, acılı ailenin umutla beklediği haberi siz değerli okurlarımıza ilk ağızdan aktarmaya devam ediyoruz.
-
Gündem4 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem1 hafta önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem5 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem4 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem4 gün önceBURSA’DA 7 YILLIK ESRARENGİZ KAYIPTAN MUTLU SONA: KÜÇÜK NAZAR, HİÇ GÖRMEDİĞİ KIZ KARDEŞİNE SARILDI
-
Gündem1 hafta önce -
Gündem1 hafta önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem1 hafta önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
