Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

FETÖ Zanlısı Doktor Zoroğlu: 25 Yıl 8 Ay Hapis | İstanbul Psikiyatri Kliniğinde Şok İddialar3

Yayımlandı

üzerinde

FETÖ Zanlısı Doktor Zoroğlu’ya Ağır Hapis Cezası

İstanbul’da yer alan bir psikiyatri kliniğinde yaşanan korkunç olayda, FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen doktor Zoroğlu, çocuklara hayvan ilaçları verilerek ailelere yönelik cinsel istismar tuzağı kurmakla suçlanarak mahkemeden 25 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu gelişme, hem toplumsal hem de hukuki açıdan geniş yankı uyandırdı.


Olayın Arka Planı ve Suçlamalar

Psikiyatri Kliniğinde Yaşananlar

  • Olay Yeri: İstanbul’da bir psikiyatri kliniği
  • Suç İddiaları: Doktor Zoroğlu’nun, çocuklara hayvan ilaçları verilerek onların sağlığını tehlikeye attığı; ailelere ise cinsel istismar tuzağı kurduğu ileri sürülüyor.
  • FETÖ Bağlantısı: Zanlısının FETÖ örgütü ile bağlantısı nedeniyle suçlamalara ulusal ve uluslararası boyutta ilgi gösteriliyor.

Suçlamaların Detayları

  • Çocukların Sağlığı: İddialara göre, çocuklara hayvan ilaçlarının verilmesi, ciddi sağlık riskleri ve kalıcı zararlar doğurabilir.
  • Ailelere Yönelik İstismar: Doktor Zoroğlu’nun, aileleri cinsel istismara maruz bırakacak şekilde manipüle ettiği öne sürülen yöntemler, toplumda büyük infial yarattı.
  • Hukuki Süreç: Mahkeme, suçlamaları titizlikle değerlendirerek, olayın toplumsal zararlarını göz önünde bulundurdu.

Mahkeme Süreci ve Karar

Yargılama Süreci

  • Delillerin İncelenmesi: Mahkeme, klinikte yapılan işlemler ve tanık ifadeleri doğrultusunda geniş çaplı bir soruşturma yürüttü.
  • Uzman Görüşleri: Psikiyatri ve tıbbi etik alanında uzman kişiler, delillerin incelenmesinde önemli rol oynadı.
  • Kamuoyu ve Medya İlgisi: Olay, medya tarafından yakından takip edilirken, kamuoyunda büyük tepki topladı.

Kararın Ayrıntıları

  • Cezanın Süresi: Doktor Zoroğlu, 25 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
  • Hukuki Gerekçeler: Mahkemenin kararı, özellikle çocukların sağlığının ve aile bütünlüğünün korunması gerekliliğine dayanıyor.
  • İtiraz Süreci: Kararın açıklanmasının ardından, zanlının avukatları itiraz sürecini başlatmış bulunuyor. Bu durum, sürecin ilerleyen dönemlerinde yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Toplumsal ve Hukuki Yankılar

Toplum Üzerindeki Etkiler

  • Güven Krizi: Bu tür iddialar, sağlık ve eğitim sistemine olan güveni derinden sarsarken, aileler arasında büyük endişeye neden oldu.
  • Hukuki Önlemler: Olay, benzer vakaların önlenmesi için hukuki düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının gözden geçirilmesine yol açtı.

Hukuki ve Etik Boyut

  • Etik İhlaller: Doktor Zoroğlu’nun eylemleri, tıbbi etik kuralların ihlali olarak görülürken, meslektaşları ve kamuoyu tarafından sert tepki alıyor.
  • Yargı Sürecinin Önemi: Mahkemelerin bu tür vakaları titizlikle ele alması, toplumda adaletin sağlanması açısından kritik önem taşıyor.

Uzman Görüşleri ve Gelecek Beklentileri

Uzmanlardan Açıklamalar

  • Psikiyatri Uzmanları: Olayın, çocukların psikolojik gelişimi üzerinde kalıcı etkileri olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
  • Hukukçular: Kararın, benzer vakaların önlenmesi ve tıbbi denetimlerin sıkılaştırılması açısından emsal teşkil edeceği belirtiliyor.

Gelecekte Alınacak Önlemler

  • Denetim ve İzleme: Sağlık kurumları ve devlet kurumları, benzer olayların yaşanmaması için denetim mekanizmalarını güçlendirecek.
  • Hukuki Reformlar: Bu tür olayların önüne geçebilmek için yasal düzenlemelerde yapılacak olası değişiklikler, adalet sistemine olan güveni artırmayı hedefliyor.

Sonuç: Adalet ve Toplumsal Güven

Doktor Zoroğlu’ya verilen 25 yıl 8 ay hapis cezası, adaletin tecelli etmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Hem sağlık sektöründe hem de kamu güvenliği açısından alınan bu sert karar, benzer suçların önüne geçmek ve toplumsal düzeni sağlamak adına kritik bir mesaj niteliği taşıyor.

Olayın tüm detayları ve ilerleyen süreç hakkında güncel bilgilere ulaşmak, konuya ilişkin gelişmeleri takip etmek açısından önem arz ediyor. Bu bağlamda, hem hukuki sürecin hem de toplumsal yansımaların yakından izlenmesi gerekmektedir.

Gündem

Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı

Yayımlandı

üzerinde

Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı

Tarih: 17 Haziran 2026
Saat: 22:15 (Güncellenme)


Kastamonu’da etkili olan şiddetli sağanak yağış sırasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım düştü. Çıkan yangın kısa sürede büyürken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.

KASTAMONU – Kentte akşam saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken, Kuzeykent Mahallesi’nde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım isabet etti. Yıldırımın düşmesiyle birlikte tesiste yangın çıktı.

Edinilen bilgiye göre, saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, şiddetli gök gürültülü sağanak sırasında spor kompleksinin çatısına düşen yıldırım, binanın dış kaplama malzemelerini tutuşturdu. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, tesisin dış cephesini ve çatısını sararak binayı adeta alev topuna çevirdi.

O sırada çevrede bulunan vatandaşlar, gökyüzünü kaplayan yoğun dumanları ve yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Kastamonu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekipleri, spor salonunun dört bir yanını saran alevleri kontrol altına alabilmek ve yangının iç kısımlara sıçramasını önlemek adına çok yönlü müdahale başlattı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak caddeyi trafiğe kapatırken, itfaiye ekiplerinin alevlere yönelik çalışmaları sürüyor.

Yangının çıktığı tesisin, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde cimnastik salonu olarak kullanılan çadırdan kurulu bir yapı olduğu öğrenildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın kontrol altına alınırken, salonun kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Yetkililer, olayla ilgili inceleme başlatıldığını ve yangının çıkış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi

Yayımlandı

üzerinde

Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi

TARİH: 17 Haziran 2026
SAAT: 11:11

DİYARBAKIR – Yaz mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte kentte sıcaklıklar 37 dereceye kadar yükseldi. Termometrelerin zirve yaptığı bu günlerde, sıcaktan bunalan çocukların gözdesi yine tarihi Anzele Parkı oldu. Girilmesi yasak olmasına rağmen çocuklar, park içerisinde bulunan süs havuzlarına koştu.

Sur ilçesinde yer alan tarihi Anzele Parkı’nda biri büyük diğeri küçük iki havuz bulunuyor. Uyarılara rağmen havuzlara giren çocuklar, gün boyu burada vakit geçirerek serinlemeye çalışıyor. Özellikle evlerinde klima ve yeterli serinleme imkanı bulamayan ailelerin çocukları, bu tarihi mekanı adeta yazlık bir plaja dönüştürdü.

“AYAKLARIMIZ PARÇALANIYOR”

Havuzda serinlemeye çalışan çocuklardan Emir Çakmak, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Çakmak, “Gaziler semtinden buraya haftada bir dolmuşa binip geliyorum. Artık sezonumuz açıldı, gelip yüzüyoruz. Belediyeden tek ricam var; gelip bu taşları çıkartsınlar. Ayaklarımız parçalanıyor. Hava sıcak, evimiz sıcak. Gelip burada yüzüyoruz. Tehlikeli olsa da insanlar gelip serinliyor. Kimileri büyük havuzda, kimileri küçük havuzda yüzüyor. Kendilerini serinletip evlerine dönüyorlar” dedi.

“EVDE SICAKTAN PİŞİYORUZ”

Yenişehir ilçesinden gelen Harun Kaymak ise evlerindeki zor şartları anlattı. Kaymak, “Hava çok sıcak. Hepimiz arkadaşız, buraya gelmişiz. Evde klima çalışmıyor, adeta ateş gibi. Her gün gelmek istiyorum ama gelemiyorum. Haftada bir gün geliyorum. Evde sıcaktan pişiyoruz” diye konuştu.

Yetkililer, süs havuzlarının yüzme amaçlı olmadığı ve sağlık açısından risk taşıdığı konusunda uyarılarda bulunurken, çocuklar ise serinleyebilecekleri alternatif bir alan bulamadıklarını ifade ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler

Yayımlandı

üzerinde

Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler

Tarih: 17.06.2026 | Saat: 10:45

İstanbul’un en işlek noktalarından Galata Köprüsü’nde 80’li yılların meşhur kumar yöntemi ‘Bul karayı al parayı’ yeniden sahnelendi. İki şüpheli, turistlerin ve vatandaşların gözü önünde kurdukları tezgâhla kumar oynatırken, bir turistin gözlük kamerasına yakalandı. Şüphelilerin ‘Money’ diyerek euro istemesi ise dikkat çekti.

Olay, 11 Haziran Perşembe günü öğle saatlerinde Beyoğlu Galata Köprüsü üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Tahsin K. (61) ve A.Y. isimli iki şüpheli, köprü üzerinde kurdukları düzenekle vatandaşlara 1980’li yıllarda yaygın olarak kullanılan ve halk arasında “Bul karayı al parayı” olarak bilinen yöntemle kumar oynattı.

Gözlük kamerasına yakalandılar

O anlar, köprüde bulunan bir turistin gözlük kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde, oyunu oynatan şüphelilerden birinin “Gören var mı beyler”, “Boşlara para vermem beyler”, “Doluyu bulan alır gider”, “Söylemek yok, söylerseniz oyunu bozar giderim”, “Sallar oynatırım iyi zar kaybederim” diyerek oyunu başlattığı duyuluyor.

‘Money’ diyerek euro istediler

Oyun sırasında Tahsin K., oyunu izleyen turistlerden birine dönerek “Money money” diyerek para istedi. Turistin Türk lirası uzatması üzerine ise “Olmaz euro” diyerek Türk lirası yerine döviz vermesi gerektiğini söyledi. Oyunu oynayanlardan bir kişi dolu çubuğu bulduğunda verdiği parayı geri alırken, oyunu oynatan kişi “Çubuğu geri ver” diyerek adamı uyardı.

Tezgâhın yanında bulunan A.Y.’nin de oyuna para bırakıp oynaması dikkat çekti.

Polis şüphelileri suçüstü yakaladı

Görüntüler ve gelen ihbar üzerine harekete geçen Beyoğlu Mobil Park Polisi ekipleri, iki şüpheliyi kumar oynattıkları sırada gözaltına aldı. Emniyete götürülen Tahsin K. ile A.Y. hakkında “Dolandırıcılık” suçundan adli işlem başlatıldı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Tahsin K.’nin daha önceden poliste 8 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.

‘Bul karayı al parayı’ nedir?

1980’li yıllarda sokak aralarında sıkça görülen “Bul karayı al parayı” yöntemi, üzerinde siyah nokta bulunan çubuğu bulanın parayı kazandığı bir şans oyunu olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, bu oyunun tamamen bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu ve oyunu oynatanların kazanma ihtimalini manipüle ettiğini belirtiyor. Kumar oynatanların bu yolla günde yaklaşık 5 bin lira para kazandığı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar