Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üniter yapıyı tartıştırmayız

Yayımlandı

üzerinde

Cumhurbaşkanı , Arnavutluk ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

NTV ekibinden Funda Görey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını aktardı.

Tiran’da gerçekleşen Avrupa Siyasi Topluluğu’nun 6’ncı zirvesinde “Yeni bir dünyada, yeni Avrupa” temasıyla Avrupa’nın karşı karşıya olduğu sorunları ele aldıklarını anlatan Erdoğan, “Avrupa’nın ekonomik ve askeri güvenliği, rekabetçiliğin korunması ve göç gibi ortak sınamalar ve bunlara mukabelede bulunmak üzere iş birliği yöntemleri değerlendirildi.” dedi.

“RUSYA-UKRAYNA TEMASLARINA DAİR BİLGİ PAYLAŞTIM”

Arnavutluk’ta gerçekleşen zirvede, ‘nin Avrupa’nın güvenliği, refahı ve istikrarı için kilit rol oynadığının altını çizdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için son günlerde sürdürdüğümüz temaslara dair bilgi paylaştım.” şeklinde konuştu.

Avrupa Güvenlik Mimarisi ve Savunma Sanayii alanındaki mekanizmaları yeniden ele aldıklarını söyleyen Erdoğan, “Tüm bu alanlarda daha derin iş birliğinin önündeki siyasi engellerin ve ön yargılı tutumların artık geride bırakılması zamanı gelmiştir. Aksi takdirde Avrupa’nın çok ihtiyaç duyduğu dönüşümü yakalaması mümkün olmayacak ve rekabet gücü her anlamda çok daha azalacaktır.” dedi.

“TÜM TARAFLARIN DESTEĞİNİ BEKLİYORUZ”

Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmak için yürütülen sürece, Avrupa Birliği dahil tüm tarafların desteğini beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılara dikkat çektiğini de ifade etti.
Erdoğan, “Netanyahu hükümeti üzerindeki baskının artırılması için eldeki tüm araçları kullanmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

“DOSTUM TRUMP’IN KARARI ÖRNEK OLMALI”

Suriye’nin terörden temizlenmesi, yaptırımların kaldırılarak inşa faliyetlerine başlanması için Avrupa’nın da sorumluluk alması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD Başkanı Sayın Trump’ın Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması kararını bu bağlamda çok önemli ve anlamlı buluyorum. Dostum Trump’ın kararının, Avrupa Birliği başta olmak üzere ilgili tüm taraflara örnek olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin Erdoğan’a yönelttiği sorular ve cevapları ise şöyle:

SORU: Sayın Devlet Bahçeli’yle birlikte 50 yıllık bir kâbusu bitirdiniz. Bu, aslında Nobel Barış Ödülü gerektiren bir adım, bir devrim. Çünkü PKK, tarihinde ilk kez, fesih ile birlikte, silah bıraktığını açıkladı. Bundan sonra beklenti ya da beklentilerimiz ne olacak? Tam olarak ne olduğunda biz “tamam işte oldu” diyeceğiz?

Terörsüz ‘nin nihai hedefi bellidir. Silahları gömmek. Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması, fesih kararının eksiksiz biçimde uygulanması, illegalitenin terk edilmesi şart. Alınan kararların tatbikini çok yakından takip edeceğiz. Şehitlerimizin manevi hatırasına, şehit yakını ve gazilerimizin haklarına halel getirmeden terörsüz ’ye kavuşacağız. Terörün, Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkmasıyla birlikte yepyeni bir dönemin kapısı aralanacaktır. Bakın, terör belası yıllarca bu ülkenin ayağına vurulmuş bir prangaydı. Hızımızı azaltan, ayaklarımızı bağlayan zincirleri kırmaya başladık. Terör örgütünün, bulunduğu bölgeleri terk etmesiyle Güneydoğu’da, Doğu’da halaylar niye çekildi? Bütün bu halayların bir anlamı vardı. Artık Doğu’ya, Güneydoğu’ya huzur geldi diye benim vatandaşım orada halaylar çekti. Bölgeye gelen bu huzuru, bu refahı Tayyip Erdoğan kendi için istemiyor, ülkesi için istiyor, bölgesi için istiyor. Şunu bir defa çok iyi bilmemiz lazım. Bütünüyle bu bölgede ekonomik ayağa kalkış, bu huzur iklimiyle beraber olacak. Benim Doğu’daki, Güneydoğu’daki halkımın yaşamı çok daha farklı bir hale gelecek. Hem ticari hayat canlanacak hem de benim vatandaşım caddelerde, sokaklarda nefes alacak. Yaylalar canlanacak, ayağa kalkacak. Çobanlarımız yaylada sürüsüyle beraber güvenli şekilde hayat sürdürebilecek. Ülkemin dört bir yanında da artık huzur, tam anlamıyla hissedilecek. Birkaç cılız ses çıkıyor, vatandaşımız sürece sahip çıktıkça bu sesler de kesilecek. Beklentimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere kapanmasıdır.

SORU: Bu sürecin devamı için, Suriye’de Şam yönetimi ile yapılan anlaşmanın sonuçlarına mı bakılacak? Yine Bağdat ve Erbil yönetimlerinin teröristlerin silah bırakması ve bu silahların teslimi ile ilgili süreçlerdeki rolleri neler olacak?

Bundan sonra örgütün feshi ve silahların teslimi ile ilgili çalışmaların nasıl yapılacağı, devletimizin güvenlik birimlerinin takibindedir. Sınırlarımız dışındaki teröristlerin silahlarının ne şekilde teslim edileceği ile ilgili komşularımızdaki muhataplarıyla da görüşmeler yürütülüyor. Bağdat ve Erbil yönetiminin bu süreçte nasıl yer alacağına ilişkin planlamalar var. Silahların teslimi ve örgütün tamamen tasfiyesi gerçekleştiğinde ise birlik ve beraberliğimizi güçlendiren adımlarla terörün tamamen Türkiye gündeminden çıkışı sağlanacaktır. Annelerin, babaların yüreklerine su serpilecektir. Şiddetin tamamen devreden çıkması, sivil siyasetin güçlenmesini beraberinde getirecek. Türkiye’nin hedeflerine daha kolay ulaşması mümkün olacaktır. Bu adım, aynı zamanda Irak ve Suriye’nin de huzuruna, kalkınmasına, istikrarına hizmet edecektir. Biz halihazırda Suriye yönetimi ile çok iyi ilişkilere sahibiz. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara iki kez Türkiye’ye geldi. Son derece verimli görüşmelerimiz oldu. Sorduğunuz soruyla ilgili ilk etapta Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, İstihbarat Başkanımız İbrahim Kalın ve Savunma Bakanımız Yaşar Güler görüşmeler yaptılar. Temaslarımız sürüyor. İnşallah umduklarımıza vasıl olacağız.

SORU: Sayın Cumhurbaşkanım son grup konuşmanızda Terörsüz Türkiye ile ilgili gelinen noktayı çok başarılı bulduğunuzu söylemiştiniz. Bu başarının altında da 86 milyon nüfusumuzun yattığını vurgulamıştınız. Bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu başarıda milletin ne tür bir fonksiyonu, rolü oldu?

Milletin içinde olmadığı, milletin fonksiyonel olmadığı bir zafer düşünülebilir mi? Şu anda benim en Doğu’dan en Batı’ya, en Kuzey’den en Güney’e vatandaşım bu işin içinde. Millet bu işin içinde. Bu kararlılıkta milletimin çok çok büyük payları var. Allah milletimden razı olsun. Hep beraber bu gelişmeleri, bu oluşumu paylaşıyoruz ve paylaşmaya da devam edeceğiz. Nitekim bu sürecin içerisinde eğer büyük bir heyecanla, büyük bir coşkuyla Doğu, Güneydoğu halay çekebiliyorsa, Hakkâri’ye kadar, Iğdır’a kadar bu halaylar çekiliyorsa, demek ki artık bu iş onların ciğerlerinden geliyor. Bu heyecanı, bu coşkuyu işte caddelerdeki halaylarla dile getiriyorlar. Teröre karşı milletimizin tamamı dimdik durdu. Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar sadece devlet politikalarıyla olmadı; milletimizin kararlılığı ve dayanışmasıyla da oldu. Bu mücadelenin neticesi bizi Terörsüz Türkiye’yi inşa sürecine getirdi. Dolayısıyla bu sonuç, milletin tamamının başarısıdır. Bu başarıda hiçbir ayrıma, hiçbir istisnaya yer yoktur. Terörle mücadeledeki başarımızda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör örgütüne karşı devletinin yanında yer alan bölge insanımızın payı vardır. Karadeniz’e teröristlerin girmesine engel olan insanımızın payı vardır. Bazı dönemler hemen her gün şehit cenazelerinin kalktığı İç Anadolu insanımızın payı vardır. Ekonomiye katkısıyla savunma sanayimizin gelişmesini sağlayan Marmara’nın, Ege’nin, Akdeniz’in payı vardır. Milletimizin başarısı derken 86 milyonun ortak kararlılığıyla elde edilen bir başarıdan söz ediyorum. Malazgirt ruhuyla geleceğimizi hep birlikte inşa ediyoruz ve edeceğiz. Gençlerimiz, çocuklarımız terörün gölgesinde değil; özgür, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamalıdır. İktidar ve ittifak olarak tek arzumuz, onlara huzurlu ve güvenli bir Türkiye; güvenli ve müreffeh bir bölge bırakmaktır.

SORU: PKK terör örgütünün yapmış olduğu son açıklamada, biliyorsunuz Lozan’a bir vurgu yapılmıştı. Bu Lozan’a vurgu yapılması sonrasında sanki bu açıklamayı iktidar yapmışçasına tepkiler gelmeye başladı, eleştiriler gelmeye başladı. Hatta muhalefet Lozan’la ilgili çok böyle sert tepki gösterirken CHP lideri Özgür Özel, “Bu açıklamanın altında ve Devlet Bahçeli’nin imzası var” dedi. Oysa siz son grup toplantısında hani tabiri caizse 10 adım daha muhalefete yaklaşmıştınız ve orada bu sürece CHP’nin lideri Özgür Özel’in de vermiş olduğu desteği takdirle yad etmiştiniz. Fakat sizin bu açıklamanızdan sonra böyle bir açıklama geldi. Bunu nasıl değerlendireceğiz? Bu dil böyle mi devam edecek?

Ben hiçbir konuşmamda bu gelişmelerin Lozan’la ilişkisinin olup olmadığına dair en ufak bir ifade kullanmadım. Sizler duydunuz mu benden? Ne millete seslenişlerde böyle bir beyanım oldu, ne dar kapsamlı toplantılarda bu tür bir açıklama yaptım. Böyle bir şey düşünmedik. Bunun Terörsüz Türkiye ile yakından uzaktan alakası yok. Bunlar maalesef duymuyorlar, uyduruyorlar. Bu gelişmeler karşısında Doğu ve Güneydoğu’daki halkımın yaklaşımını çok önemsiyorum. Onlar da zaten Diyarbakır’da gereken cevabı verdi. Bizim muhatabımız milletimizdir, bölgedeki kardeşlerimizdir. Bizim ne dediğimiz, neyi desteklediğimiz, neyi öncelediğimizi de milletimiz çok iyi bilir. Bizim gündemimizde, terörün tamamen devre dışı, saf dışı bırakılması var. Terör örgütünün kendini feshetmesi, silahı bırakması var. Bunun eksiksiz, sorunsuz ve yol kazası yaşanmadan gerçekleşmesine odaklanıyoruz. Devletimizin birliği, bütünlüğü, üniter yapısı, rejimi, bayrağı, resmi dili gibi konuların tartışmaya açılmasına rıza göstermeyiz. Kimsenin tereddüdü olmasın, devletimiz, hükümetimiz gündemine hakimdir. Cumhur İttifakı tam bir dayanışma içindedir.

SORU: İstanbul’da Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Volodimir Zelenskiy arasındaki görüşme ihtimali tarihi bir fırsat olarak görülmüştü. Siz, gerek arabuluculuk noktasında gerekse kalıcı bir ateşkes ve barışın sağlanması noktasında dünyada en samimi ve yoğun gayreti gösteren dünya liderisiniz. Bu görüşmelerin gerçekleşememesi, Putin ve Zelenskiy arasındaki görüşmenin olmaması hangi faktörlere bağlı acaba? Nerede aksaklık yaşandı? Bundan sonra sürecin yine olumlu bir noktaya gelinebilmesi için hangi adımların atılması gerekir? Sizin beklentiniz nedir efendim?

Burada bizden kaynaklı herhangi bir durum söz konusu değil. Burada aktif konumda olan liderler kimlerdir diye baktığımız zaman, Sayın Putin burada önemli bir başat aktör. Sayın Trump da aynı şekilde başat aktör. Sayın Zelenskiy de aynı durumda. Biz bunların hepsine çağrımızı yaptık. İstanbul’da iki ülkenin heyetlerini bir araya getirmemiz 24 Şubat 2022’de başlayan savaşın sona ermesi ve bölgede barışın tesisi için son derece önemli. Biz başından beri savaşın sona ermesi için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu zirve de gayretlerimizin nihayetinde barışın kapılarını açacak önemli bir adım olarak planlandı. Türkiye olarak adil ve kalıcı barış için gayret gösteriyoruz. Sadece “savaş bitsin” demekle kalmıyor, bunun için yöntem öneriyor, zemin hazırlıyor, çağrılar yapıyoruz. Öncelikle savaşın sona ermesi için silahların susması, diplomasinin konuşması lazımdır. Barış müzakereleri başlamalı, bu fırsat kaçırılmamalıdır. Bu savaşın çatışmalarla, silahlarla bir neticeye ulaşması mümkün değildir. Barış görüşmelerinden kesin bir sonuç almak en büyük arzumuz. Dolayısıyla biz bu savaşın nihayete ermesi için arabuluculuk rolümüzü sürdürmeye kararlıyız. Taraflar arasında diyalog kanallarının açık tutulması ve müzakerelerin devam etmesi için her türlü çabayı göstereceğiz.

SORU: ABD direkt Hamas ile görüşerek Hamas’ın elindeki Amerikalı vatandaşı serbest bırakması Netanyahu’yu açıkçası biraz kızdırdı. Netanyahu’ya yönelik Avrupa’dan da tepki sesleri artmış durumda. Siz de son konuşmanızda “Gazze için yüreklere su serpen müjdeli haber almayı umut ediyoruz” dediniz. Gazze’ye sizin girişimleriniz sayesinde Kurban Bayramı’ndan önce müjdeli bir haber gelebilir mi?

Biz şu anda Kızılay’ımızla, kendi altyapımızla Gazze’ye her türlü gıda yardımını yapıyoruz, yapmaya devam ediyoruz. 7’den 70’e o çoluk çocuk, kadın, erkek Gazzelilerin ellerinde tencere, tava ile nasıl yemek sırasına girdiklerini görüyorsunuz. Orada adeta açlığa mahkûm edilen bir millet var ve bunlara yönelik neler yapıldığını görüyoruz, görüyorsunuz. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve bölgeye yönelik gıda yardımını yapmış durumdayız. Sağ olsun Kızılay’ımız orada çok ciddi bir görev icra ediyor. Ellerinde ciddi miktarda konserve kavurma var. Bu konservelerle Kızılay o fakir fukaranın, aç açıkta kalmış olanların imdadına yetişmenin gayretinde. İşte Kurban Bayramı geliyor. Kurban Bayramı ile birlikte de yine inşallah bölgeye gerek et olarak, gerek kurban olarak yardımlarımızı ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Aynı şekilde yine konserve türü yardımlarla oralara ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız. Gazze bu noktada gerçekten çok mağdur, çok mahrum. Allah yardımcıları olsun. Gazze’nin bir gün bile kaybedecek zamanı yok. Bunu her platformda dile getiriyoruz. Biz görüştüğümüz her lidere, her muhatabımıza bunu anlatıyoruz. Gazze’deki İsrail saldırganlığı durdurulmalı. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz. Bölgede kalıcı barışın yolu iki devletli çözümden geçer. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin kurulması en etkin yoldur. Daha fazla yıkımla, bombayla, ölümle varılacak bir yer yok. İsrail vatandaşlarının güvenliğini, her gün onlarca Gazzeli çocuğu, kadını, masumu katlederek sağlayamaz. Bu cinnet halini ne kadar erken terk ederlerse, herkes için o kadar iyi olur.

SORU: Gazze konusundan sonra aslında onunla çok ilintilenecek bir konu Keşmir meselesi. Türkiye, Hindistan ve Pakistan arasında kronikleşmiş daha çok defa savaş sebebi olmuş Keşmir meselesinde de bir arabulucu görevi üstlenecek mi?

Bu konuyla ilgili de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Nitekim bu son gelişmelerde biz Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile her türlü görüşmeleri yaptık. Ne yapabiliriz? Biz size nasıl yardımcı olabiliriz? Bunları kendileriyle konuşarak planladık. Ona göre adımlarımızı attık. Hamdolsun belli bir yere de iş geldi. Sonunda barıştılar. Sükûnet ortamı neyse ki sağlandı. Gerilimin yeniden tırmanmaması için meselelerin itidalli bir şekilde ele alınması tarafları çözüme yaklaştırabilir. Türkiye olarak uluslararası kuruluşların da dahil olduğu, insan haklarını temel alan bir yaklaşımla sorunun çözüme kavuşmasını arzu ediyoruz. Taraflardan talep gelmesi halinde biz tabii ki üzerimize düşeni yaparız. Biz barış istiyoruz, iki komşu arasında gerilim olmasın istiyoruz.

SORU: ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye 300 milyon doları aşan havadan havaya füze satışına onay verdiğini açıkladı. Bu CAATSA yaptırımlarının aşılması anlamında bir ilk adım mıdır? Devamı gelir mi? F-35 süreci hızlanır mı? Ve onun ötesinde son dönemde yaşanan gelişmeler Türkiye-Amerika ilişkileri açısından iş birliğinin daha da güçleneceği anlamına mı geliyor? Yeni bir döneme mi giriliyor?

CAATSA’da şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, bir yumuşama var. ABD Başkanı Sayın Donald Trump ile ve Türkiye’ye yeni atanan ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ı kabulümüzde kendisiyle bunları görüştük, konuştuk. Öyle zannediyorum ki CAATSA sürecini de çok daha süratli aşacağız. Bizim iki büyük müttefik NATO üyesi olarak aramızda savunma alanında hiçbir kısıtlama, engel olamaması lazım. Alınan karar, bu bakımdan çok isabetli bir karardır. Stratejik ortaklığımızın ruhuna aykırı olan tüm engellerin kaldırılması, en büyük beklentimiz. Bu yönde atılan her olumlu adım bizim için kıymetli. Devamının geleceğine de inanıyorum. Dostum Trump’ın göreve gelmesiyle birlikte bu konularda daha açık, daha yapıcı, daha samimi bir iletişime kavuştuk. Savunma sanayiinden ekonomik ilişkilere, bölgesel güvenlikten küresel sorunlara kadar Amerika Birleşik Devletleri ile ortak çıkarlarımız var. İş birliğimizi her zaman olduğu gibi karşılıklı saygı ve anlayış temelinde devam ettireceğiz. Bölgemizde ve dünyada istikrarın tesisi için Türkiye-ABD ortaklığı hayati öneme sahip. Bu doğrultuda, yapıcı ve sonuç odaklı bir diyalog zemini oluşturmanın gayretindeyiz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Manisa Kula’da Zincirleme TIR Kazası: 2 Ölü, 4 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Manisa Kula’da Zincirleme TIR Kazası: 2 Ölü, 4 Yaralı

Yayın Tarihi: 19 Haziran 2026
Yayın Saati: 01:47

Yağış nedeniyle kayganlaşan yolda üç aracın karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. Devrilen TIR yolu 3 saat boyunca trafiğe kapattı.

Manisa’nın Kula ilçesinde etkili olan yağışın ardından kayganlaşan yolda meydana gelen zincirleme trafik kazası yürekleri dağladı. İzmir-Uşak kara yolu Kavacık rampasında 3 aracın karıştığı feci kazada 2 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi de yaralandı.

Edinilen bilgiye göre kaza, dün akşam saat 19.15 sıralarında Manisa Kula ilçesi Kavacık rampasında meydana geldi. Yağış nedeniyle kayganlaşan yolda Nadir Salmanov (56) idaresindeki 99 ZC 168 plakalı tiner yüklü TIR, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce Osman Aktaş idaresindeki 06 AU 2777 plakalı TIR’a, ardından Rüstem B. (38) yönetimindeki 20 PV 447 plakalı hafif ticari araca arkadan çarptı.

Zincirleme kazanın şiddetiyle 99 ZC 168 plakalı TIR yol kenarındaki tarlaya devrildi, diğer TIR ise yan yatarak yolu tamamen kapattı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.

Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, hafif ticari araçta yolcu olarak bulunan Aytekin Akkaya ile TIR sürücüsü Nadir Salmanov’un hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan hafif ticari aracın sürücüsü Rüstem B., araçta bulunan Bülent K. (25) ve Adem K. (44) ile diğer TIR’ın sürücüsü Osman A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kula Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumları hakkında henüz net bir bilgi edinilemezken, tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.

Hayatını kaybeden iki kişinin cenazeleri olay yeri incelemesinin ardından aynı hastanenin morguna konuldu. Devrilen TIR nedeniyle karayolunda uzun araç kuyruğu oluşurken, ekiplerin bölgede yaptığı inceleme ve yol temizleme çalışmalarının ardından yol yaklaşık 3 saat sonra kontrollü olarak ulaşıma açıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, yetkililer sürücüleri olumsuz hava koşullarında dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Eyüpsultan’da Otoparka Silahlı Saldırı: 1 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Eyüpsultan’da Otoparka Silahlı Saldırı: 1 Yaralı

Tarih: 19 Haziran 2026
Yayın Saati: 01:30

İstanbul Eyüpsultan’da iki motosikletle gelen dört şüpheli, özel bir otoparka ateş açtı. Saldırıda bir kişi yaralanırken, polis kaçan şüphelileri yakalamak için geniş çaplı soruşturma başlattı.

Olay Gece Yarısı Meydana Geldi

Eyüpsultan’ın Yeşilpınar Mahallesi’nde dün gece saat 23.00 sıralarında korku dolu anlar yaşandı. İddiaya göre, plakaları öğrenilemeyen iki motosikletle Yeşilpınar Merkez Camii’nin altındaki özel otoparka gelen dört şüpheli, rastgele ateş açarak bölgeyi sokağa çevirdi.

Açılan ateş sonucu otoparkta bulunan bir kişi yaralandı. Saldırganlar ise olay yerinden hızla uzaklaşarak geldikleri motosikletlerle kaçtı.

Polis ve Sağlık Ekipleri Sevk Edildi

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Delil Toplama Çalışmaları Başlatıldı

Olay yerine gelen polis ekipleri, otoparkta detaylı inceleme yaptı. Yerde bulunan çok sayıda boş kovan tek tek numaralandırılarak delil olarak toplandı. Ayrıca çevredeki güvenlik kameraları incelemeye alınarak, kaçan şüphelilerin kimlik tespiti ve yakalanması için çalışma başlatıldı.

Soruşturma Devam Ediyor

Polis ekipleri, saldırganların motosikletlerle hangi güzergâhı kullanarak kaçtıklarını belirlemek ve olası bir organizasyon bağlantısını araştırmak için geniş çaplı soruşturmayı sürdürüyor.

Olayla ilgili gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Gündem

Muğla Fethiye’de Komşu Kavgası Kanlı Bitti: 1 Ölü, 2 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Muğla Fethiye’de Komşu Kavgası Kanlı Bitti: 1 Ölü, 2 Yaralı

Tarih: 19 Haziran 2026
Saat: 01:00

Olay, Fethiye’nin Eldirek Mahallesi’nde iki komşu arasında bahçe kapısı nedeniyle çıkan tartışmanın silahlı kavgaya dönüşmesiyle yaşandı. Ramazan Çalışkan (42) hayatını kaybederken, eşi ve 13 yaşındaki kızı yaralandı. Şüpheli O.K. (62) jandarmaya teslim oldu.

Muğla Fethiye’de dehşet saçan bir komşu kavgası yaşandı. Eldirek Mahallesi’nde komşu oldukları öğrenilen O.K. (62) ile Ramazan Çalışkan (42) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşünce O.K., av tüfeğiyle harekete geçti.

Edinilen bilgiye göre, O.K. evinin önünde bulunan Ramazan Çalışkan ve beraberindeki aile üyelerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu Ramazan Çalışkan olay yerinde hayatını kaybederken, eşi E.Ç. (40) ve 13 yaşındaki kızı E.Ç. vücutlarına isabet eden saçmalarla ağır yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Ramazan Çalışkan’ın olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi. Yaralı anne ve kız çocuğuna olay yerinde ilk müdahale yapıldıktan sonra ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Anne E.Ç.’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayın ardından kaçan şüpheli O.K., kendi evine giderek saklandı. Jandarma ekiplerinin çalışması sonucu saklandığı evde teslim olan O.K., gözaltına alındı.

Edinilen ilk bilgilere göre, kavganın bahçe kapısından kaynaklanan bir ses nedeniyle çıktığı iddia ediliyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar