Sağlık
Ciltte görülen çinko eksikliği belirtileri: Nedenleri ve çözümleri

Çinko, hücre büyümesini destekleyerek, iltihabı kontrol altına alarak ve yara iyileşmesini hızlandırarak cildimizin sağlıklı kalmasında önemli rol oynayan temel bir mineraldir.
Vücutta yeterli çinko eksikliği olduğunda, etkiler genellikle ilk olarak ciltte görülür. “Çinko ve Cilt Bozuklukları” başlıklı bir çalışma, yaygın belirtiler arasında kuru, pullu lekeler, kabuklu döküntüler, saç dökülmesi ve yavaş iyileşen yaralar olduğunu vurgulamaktadır. Bazı insanlar çinko emilimini etkileyen rahatsızlıkları kalıtımsal olarak alırken, bazılarında yetersiz beslenme, kronik hastalık veya yetersiz beslenme nedeniyle eksiklikler gelişir. Bu cilt değişikliklerini erken fark etmek önemlidir çünkü çinko takviyesi veya beslenmedeki iyileştirmeler genellikle semptomları tersine çevirebilir ve sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlayabilir.
ÇİNKO EKSİKLİĞİNE BAĞLI CİLT BELİRTİLERİ
Vücut açıklıkları çevresinde kuru, pullu lekeler
Ağız, eller, ayaklar ve diğer açıklıkların çevresinde kuru, pürüzlü veya pullu bölgeler görülebilir. Bu lekelere genellikle saç dökülmesi ve bazen sindirim sorunları eşlik eder.
Kırmızı, kabuklu döküntüler
Ağız, anüs, eller ve ayakların çevresinde kırmızımsı, kabuklu döküntüler gelişebilir. Yaygın cilt tahrişlerine veya kontakt dermatite benzeyebilirler.
Beslenme sorunlarına bağlı döküntüler
Yetersiz beslenmenin neden olduğu bazı döküntüler çinko eksikliğine bağlı cilt değişiklikleri gibi görünebilir, ancak genellikle çinko takviyesiyle iyileşir.
Saç incelmesi veya saç dökülmesi
Çinko eksikliği, saçlarda belirgin bir incelmeye veya saç dökülmesine yol açabilir ve bu durum genellikle takviyeden sonra tersine döner.
Yavaş iyileşen yaralar
Çinko seviyeleri düşük olduğunda cildin onarım süreçleri yavaşladığı için kesikler, yaralar veya ülserlerin iyileşmesi daha uzun sürebilir.
ÇİNKO CİLT SAĞLIĞINI NASIL DESTEKLER?
Çinko, vücuttaki 1.000’den fazla enzimatik süreçte rol oynar. Bunlara, dış deri tabakasının ana hücreleri olan keratinositlerin sağlığını koruyanlar da dahildir. İltihabı düzenlemeye, saç büyümesini desteklemeye ve yara iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olur. Çinko ayrıca cildi enfeksiyonlardan koruyan Langerhans hücrelerine, dermisin oluşumuna yardımcı olan fibroblastlara ve cilt rengini belirleyen melanositlere de fayda sağlar. Yeterli çinko olmadığında bu işlevler bozulur ve cilt döküntülere, yavaş iyileşmeye ve saç dökülmesine karşı savunmasız hale gelir.
ÇİNKO EKSİKLİĞİ NEDENLERİ
Akrodermatit enteropatika, Ehlers-Danlos sendromu veya geçici yenidoğan çinko eksikliği gibi bazı bozukluklar, çinko emilimini veya taşınmasını bozarak belirgin cilt sorunlarına yol açar.
Kötü beslenme, kronik hastalıklar, alkolizm ve malabsorpsiyon, çinko seviyelerini düşürebilir ve cildi semptomların ilk görüldüğü bölgelerden biri haline getirebilir.
Düşük çinko alımı olmasa bile, ciltteki çinko taşıma proteinlerindeki mutasyonlar veya sorunlar döküntülere, iltihaplanmaya ve enfeksiyonlara karşı artan duyarlılığa neden olabilir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER?
Çinko takviyeleri
Doktora danışıldıktan sonra ağızdan veya topikal çinko takviyeleri alındığında, genellikle döküntülerde, saç büyümesinde ve yara iyileşmesinde gözle görülür iyileşmeler sağlar.
Diyet değişiklikleri
Et, deniz ürünleri, kuruyemişler, tohumlar ve baklagiller gibi çinko açısından zengin besinler tüketmek, sağlıklı cilt ve genel vücut fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olabilir.
Altta yatan rahatsızlıkların tedavisi
Malabsorbsiyon, beslenme eksiklikleri veya genetik sendromların ele alınması, uzun vadeli iyileşme için önemlidir.
Erken tanı ve müdahale
Cilt değişikliklerinin erken fark edilmesi ve çinko eksikliğinin doğrulanması, zamanında tedaviyi mümkün kılar ve genellikle cilt komplikasyonlarını tersine çevirir ve normal cilt sağlığını geri kazandırır.
Cilt sağlığının yanı sıra, çinko bağışıklık, üreme sağlığı ve genel gelişimde de hayati bir rol oynar. Bu, yeterli çinko seviyelerinin korunmasını sadece görünüm için değil, aynı zamanda uzun vadeli sağlık için de gerekli kılar.
Sağlık
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
25.03.2026 – 22:29

İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı. Türkiye Endometriozis ve Adenomyozis Derneği öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen uygulama, Endometriozis Farkındalık Ayı çerçevesinde hayata geçirildi.
Uygulamanın, hastalığın toplumda daha görünür hale gelmesine katkı sunması amaçlandı. Yetkili kurumlardan alınan izinler doğrultusunda yapılan ışıklandırma sonrası köprü, gece boyunca sarı renge büründü. Sarı ışıklarla aydınlatılan FSM Köprüsü, dronla da havadan görüntülendi.
Endometriozis, birçok kadının yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu tür farkındalık çalışmalarıyla hem hastalığa dikkat çekilmesi hem de erken tanı ve bilinçlenmenin desteklenmesi hedefleniyor. Köprüde gerçekleştirilen sembolik aydınlatma, farkındalık mesajını İstanbul semalarına taşıdı.
Sağlık
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Tarih.Saat: 08 Mart 2026 · 09:41.

Antalya’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinde görev yapan ambulans şoförü Gülser Akıtürk, direksiyon başında geçen her saniyenin hayatla ölüm arasında fark yaratabildiğini söyledi. Akıtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesleğinin zorluklarını ve ekip olarak yaşadıkları yoğunluğu anlattı.

Ekip işi, zaman yarışı
Akıtürk, sağlık sektöründe 16 yıllık tecrübesi olduğunu; ambulans şoförlüğünü ise son 3 yıldır yaptığını belirtti. Görev sırasında yalnızca “araç kullanmak” değil, aynı zamanda arka kabindeki ekibin hızlı ve güvenli müdahalesine zemin hazırlamanın da sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Direksiyon başına geçtiğimizde saniyelerle yarışıyoruz; çünkü arka kabinde hayata tutunmaya çalışan bir hasta ve onu bekleyen aileler var” dedi.

Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele
Akıtürk, zaman zaman “kadın ambulans kullanabilir mi” gibi önyargılarla karşılaştıklarını ancak bunun görevini ve ekip ruhunu etkilemediğini ifade etti. Yol verme sorunları veya ambulans içinde hasta olup olmadığını sorgulayan sürücülerle zaman zaman karşılaştıklarını, fakat mesai başladığında kendisini “işini bilen bir sağlık çalışanı” olarak gördüğünü söyledi.

Ekip arkadaşları ve görev tanımı
Akıtürk’ün ekibinde doktor Ela Zülal Karatoy ve acil tıp teknisyeni Hatice Yılmaz bulunuyor. Hatice Yılmaz, olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıklarını, ortamın çoğu zaman yoğun ve stresli olduğunu; müdahale sonrası hastayı hızla ambulansa alıp en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalıştıklarını anlattı. Doktor Karatoy ise 112 servisinin sahaya çıkan bir hizmet olduğunu hatırlatarak, “Hasta size gelmiyor, siz hastanın ayağına gidiyorsunuz” diye konuştu.

Sonuç: Görünmeyen kahramanlar
Akıtürk ve ekibi, 8 Mart vesilesiyle kadına yönelik şiddetin sona ermesi temennisinde bulunurken, toplumun acil sağlık ekiplerinin çalışma koşullarına ve zamana karşı yürüttükleri mücadeleye dikkat çekilmesini istedi. Vatandaşlardan ambulanslara yol vermede ve acil ekiplerin çalışmalarına saygı göstermede daha dikkatli olmaları talep edildi.
Sağlık
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.
Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?
Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:
-
Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).
-
Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.
-
Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.
-
Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun
İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.
Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının
Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın
Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.
Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi
-
Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.
-
Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.
-
Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.
-
Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.
-
Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.
-
Gündem4 gün önceCezaevinde Şok Olay: Başgardiyan Hayal Evinde Darp İzleriyle Ölü Bulundu, 1 Gözaltı
-
Gündem7 gün önceHarabe Evde Bulunan Nazar’ın 7 Yıl Sonra ‘Anne’ Dediği Rebecca’nın Oğlu Olduğu DNA Testiyle Kesinleşti
-
Magazin1 hafta önceErol Köse kimdir? Yapımcı Erol Köse Sarıyer’de 16’ncı kattan düşerek öldü
-
Gündem1 hafta önceEvlilik dışı bebeğinin evde ölü doğduğunu iddia eden kadın ile bebeği gömdüğü öne sürülen annesi tutuklandı
-
Gündem1 hafta önceIsparta’da feci kaza: Nişanlı çift Mustafa Kılıç ve Gizem Ateş hayatını kaybetti
-
Gündem3 gün önceHatay’da korkunç cinayet: Annesini darbederken engel olan eşini bıçaklayarak öldürdü
-
Gündem1 hafta önceAntalya’da evinde ölü bulunan Oğuz Demiralay’ın ailesi yasa boğuldu: Annesi feryat etti
-
Gündem4 gün önceSancaktepe’de Yeni Doğmuş Bebek Cesedi Bulundu
