Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Bankalara Borç Yapılandırma Süresi 2 Yıl Daha Uzatıldı: Firmalar İçin Soluk Aldıracak Karar!

Yayımlandı

üzerinde

Bankalara Borç Yapılandırma Süresi 2 Yıl Daha Uzatıldı: Firmalar İçin Soluk Aldıracak Karar!

Yayın Tarihi ve Saati: 25 Aralık 2025, 08:00
Okuma Süresi: Yaklaşık 4 dakika

Bankalara borcu bulunan şirketlere hayati bir nefes geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, finansal yeniden yapılandırmalara ilişkin süre iki yıl daha uzatıldı. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun kritik Geçici 32. maddesinin uygulama süresi, 28 Aralık 2025’ten itibaren 28 Aralık 2027’ye kadar uzadı. Bu karar, ödeme güçlüğü çeken binlerce ticari işletmeye borçlarını yeniden yapılandırma fırsatı sunuyor.

 

Kararın Detayları: Hangi Süre Uzatıldı?

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı (Karar Sayısı: 10765), 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 32. maddesinin uygulanma süresinin 28 Aralık 2025 tarihinden itibaren iki yıl uzatılmasını öngörüyor. Pratikte bu, söz konusu finansal yeniden yapılandırma mekanizmasının 28 Aralık 2027 tarihine kadar geçerli olacağı anlamına geliyor.

Geçici 32. Madde Ne İşe Yarıyor?

Bu madde, Türkiye’de faaliyet gösteren bankalar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri gibi kuruluşlardan kredi kullanmış ve ödeme güçlüğü içine düşmüş borçlulara bir imkân tanıyor. İlgili kuruluşlar, BDDK tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre hazırlanan “Çerçeve Anlaşmalar” çerçevesinde, bu borçluların kredi borçlarını yeniden yapılandırabiliyor. Madde, yeniden yapılandırmaya ilişkin usul ve esasları düzenliyor ve uygulama süresi başlangıçta iki yıl olarak belirlenmişti. Cumhurbaşkanına bu süreyi iki yıl daha uzatma yetkisi verilmişti; bugünkü kararla bu yetki kullanılmış oldu.

Kimler Bu Yapılandırmadan Yararlanabilir?

· Haklarında iflas kararı bulunmayan,
· İlgili finansal kuruluşlarla (bankalar, finansman şirketleri vb.) bir “Çerçeve Anlaşma” imzalamış olan,
· Tüm ticari işletmeler bu haktan yararlanabilecek.

Yapılandırma Hangi Tedbirleri Kapsayabilir?

Finansal yeniden yapılandırma kapsamında borçlulara şu kolaylıklar sağlanabiliyor:

· Kredi borçlarının vadesinin uzatılması,
· Kredilerin yenilenmesi veya ilave yeni kredi verilmesi,
· Anapara, faiz, temerrüt faizi ve kâr paylarında indirim yapılması veya bu alacaklardan vazgeçilmesi,
· Alacakların kısmen veya tamamen iştirake (şirket payına) dönüştürülmesi,
· Borcun, nakdi veya ayni bir bedel karşılığında devri veya temliki,
· Borçluya ait gayrimenkul, makine gibi ayni değerler karşılığında borcun tasfiyesi.

Başvuru Nasıl Yapılır?

1. Borçlu firma, talep ettiği yapılandırmaya ilişkin detaylı bir ödeme planı ve nakit akışı projeksiyonu içeren bir fizibilite raporu hazırlar.
2. Bu raporla birlikte, içinde yer aldığı çerçeve anlaşmasını imzalamış en yüksek alacaklı ilk 3 finansal kuruluştan birine başvurur.
3. Başvuruyu alan kuruluş, talebi değerlendirir. Eğer başvuruyu “bankacılık teamüllerine aykırı, kötü niyetli veya kabul edilemez” bulursa, gerekçelerini belirterek diğer alacaklı kuruluşlardan oylama talep edebilir. Süreç bu şekilde ilerler.

 

Uzman Yorumu ve Sonuç

Ekonomistler, bu uzatma kararının, özellikle pandemi sonrası dönemde nakit akışı sıkıntısı çeken KOBİ’ler ve diğer ticari işletmeler için kritik bir destek olduğunu vurguluyor. Sürenin uzatılması, hem borçlu firmalara nefes aldıracak hem de bankacılık sektöründeki potansiyel temerrüt risklerinin yönetilmesine katkı sağlayacak.

Firmaların, bu fırsattan yararlanmak için zaman kaybetmeden hazırlık yapmaları ve başvuru sürecini başlatmaları öneriliyor. Süre 2027 sonuna kadar devam etse de, erken başvuru ve sağlam bir fizibilite raporu, yapılandırma talebinin kabul şansını artıracaktır.

Ekonomi

TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı

Yayımlandı

üzerinde

TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı

Tarih: 24 Haziran 2026

Saat: 14:30

TÜİK

Editör : Çilem Rüzgar

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Verilere göre, Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişiye yükseldi. Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu.

Göç Tablosu Tersine Döndü

TÜİK’in 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri, Türkiye’nin göç profiline dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Yurt dışından Türkiye’ye gelenlerin sayısı 2024’e göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Buna karşılık, Türkiye’den yurt dışına gidenlerin sayısı yüzde 5 azalışla 403 bin 216 olarak kaydedildi.

Böylece Türkiye, 2025 yılında net göç veren ülke konumunu korurken, gelen ve giden arasındaki makasın daraldığı dikkat çekti.

Kimler Geliyor, Kimler Gidiyor?

TÜİK verilerine göre, Türkiye’ye göç eden 393 bin 829 kişinin 91 bin 952’sini Türk vatandaşları, 301 bin 877’sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. Yani her 4 göçmenden 3’ü yabancı uyruklu.

Türkiye’den yurt dışına göç eden 403 bin 216 kişinin ise 155 bin 119’u Türk vatandaşı, 248 bin 97’si yabancı uyruklu oldu.

Cinsiyet Dağılımı: Erkekler Önde

Göç hareketlerinde erkek nüfusun ağırlığı dikkat çekiyor:

· Türkiye’ye gelenlerin yüzde 56,6’sı erkek, yüzde 43,4’ü kadın.
· Türkiye’den gidenlerin yüzde 55,3’ü erkek, yüzde 44,7’si kadın.

Gençler Göçün Başrolünde

Yaş gruplarına göre yapılan analiz, göçün genç nüfus üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

Türkiye’ye gelenlerde en büyük payı yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubu alırken, bunu yüzde 13,7 ile 25-29 yaş ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grupları izledi.

Türkiye’den gidenlerde ise ilk sırada yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu yer aldı. Ardından yüzde 12,5 ile 20-24 yaş ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grupları geldi.

İstanbul’un Göç Üssü Konumu Değişmiyor

İller bazında bakıldığında, İstanbul’un göçün merkezi olma özelliği sürüyor. Türkiye’ye gelen göçmenlerin yüzde 42,2’si İstanbul’a yerleşti. İstanbul’u sırasıyla:

· Antalya yüzde 9,1
· Ankara yüzde 6,7
· İzmir yüzde 3,1
· Bursa yüzde 2,9

takip etti.

Ne Anlama Geliyor?

Uzmanlar, Türkiye’ye göçteki yüzde 25’lik artışın jeopolitik gelişmeler, ekonomik faktörler ve Türkiye’nin göç rotalarındaki konumuyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Öte yandan Türkiye’den göçün azalması, son yıllarda yurt dışına çıkışlardaki düşüş trendinin devam ettiğini gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı

Yayımlandı

üzerinde

TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı

Tarih: 24 Haziran 2026
Saat: 10:11

TÜİK

Editör Fatih Doğan

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre güven endeksi hizmet sektöründe aylık bazda yüzde 1,4 artış kaydetti

TÜİK’in Haziran ayı verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi hizmet sektöründe bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 110,5 değerine ulaştı. Perakende ticaret sektöründe ise endeks yüzde 0,3 yükselerek 112,8 olurken, inşaat sektöründe yüzde 1,1 artışla 83 seviyesinde gerçekleşti.

Hizmet sektöründeki iyimserlik, alt kalemlere de yansıdı. Buna göre:

· Son üç aylık dönemde iş durumu yüzde 1,1 arttı
· Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 2,7 yükseldi
· Gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 0,3 artış gösterdi

Perakende ve inşaatta karmaşık tablo

Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 0,4 artarken, mevcut mal stok seviyesi yüzde 2,7 yükseldi. Ancak gelecek üç aylık döneme ilişkin iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 1,6 geriledi.

İnşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 0,2 azalırken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 4 arttı. Bu durum, inşaat firmalarının önümüzdeki dönemde istihdamı artırmayı planladığına işaret ediyor.

Ekonomiye güven taze mi geliyor?

TÜİK verileri, hizmet sektörünün ekonomik aktivitedeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Özellikle turizm, taşımacılık ve bilişim gibi alt sektörlerdeki canlanmanın, endeksteki yükselişte etkili olduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, hizmet sektöründe talep artışının devam etmesi durumunda büyümeye olumlu katkı sağlayacağını belirtirken, perakende stoklarındaki yükseliş ve gelecek beklentilerindeki gerilemenin yakından takip edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Yayımlandı

üzerinde

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 15:43

DHA

Üretici isyan etti: “100 ton beklerken 20 ton aldık, girdiler iki kat arttı”

HATAY  – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde şeftali üreticileri, bahçede 15 TL’ye sattıkları ürünün semt pazarlarında 60 TL’den alıcı bulmasına isyan ediyor. Aradaki fark tam 4 kat! Üreticiler, doğal afetler nedeniyle rekoltenin düştüğünü, girdi maliyetlerinin ise iki kat arttığını belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.

REKOLTE BEKLENTİSİ YERLE BİR OLDU

Reyhanlı’da hasadı devam eden şeftalide üreticiler, bu yıl beklenenin çok altında bir rekolte ile karşı karşıya. Üreticilerden Zeydan Şanverdi, yaşanan doğal afetleri şu sözlerle anlattı:

“Bu yıl bahçemizde 100 ton rekolte beklerken, don ve ayaz nedeniyle rekoltemiz 20 tona kadar geriledi. Geçen yıla göre girdi maliyetlerimiz 2 kat arttı ancak gelirimiz artmadığı için büyük mağduriyet yaşıyoruz.”

Şanverdi, bahçede 15 TL’ye alıcı bulan şeftalinin semt pazarlarında 60 TL’ye satılmasının kendilerini üzdüğünü, pazar ve marketlerin üreticiden daha fazla kazandığını söyledi.

TÜCCARDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Şeftali tüccarı Emre Şanverdi ise fiyat farkının nakliye ve işçilik masraflarından kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti:

“Bahçede 15 TL’ye aldığımız ürün, nakliye ve işçilik masraflarıyla yerine ulaşana kadar maliyeti 30 TL’yi buluyor. Bu yıl çok dolu yağdığı için rekolte düştü, kaliteli meyve yetişmedi. Şu an bu meyvenin dalında kilosu 45-50 TL olması gerekirken 10-15 TL’ye düştü. Biz çiftçilerden daha yüksek fiyata almayı çok isterdik ama ucuza alıp pahalıya satma lüksümüz yok.”

İHRACAT ROTASI ORTA DOĞU

Kentte hasadı yapılan şeftalilerin iç piyasanın yanı sıra Irak ve Suriye başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine gönderildiği öğrenildi. Bölgedeki yoğun talep, fiyatların pazarda yüksek seyretmesinde etkili olurken, üreticiler ise emeğinin karşılığını alamadığından yakınıyor.

ÇİFTÇİNİN ÇILESİ BİTMEK BİLMİYOR

Artan maliyetler, düşen rekolte ve bahçe ile pazar arasındaki devasa fark, Hataylı şeftali üreticilerini zor durumda bırakıyor. Üreticiler, yetkililere seslenerek destek beklediklerini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar